Can Yücel’in eski ama güzel bir fantezisi var. Hayatı tersten yaşasaydık ya diyor. Dirilmek doğum, doğum da ölüm olsaydı… Kendim için hayal ettim nasıl olurdu bu… Hayal etmek zorladı zorlamasına da, düşündürttü bir o kadar da. Başkasının yaşamı değil, kendi hayatımdı oysa fantezisini kurmaya çalıştığım. Neyse, önce dilerseniz Can Yücel’in o yazısını bir hatırlayalım, sonrasında da devam edelim: “Yaşamın en …
Hiç Bitmeyen Söyleşi!
Pazarlama Dünyası’ndan sevgili Mustafa Duran, Şubat ayının konuğu yapmış beni. Söyleştik biraz. Keyifli de oldu. Pazarlamadan inovasyona, Shubuo’dan reklamcılığa farklı konulara değindik kısa kısa. Az biraz da Tunç Kılınç var içinde. Bu söyleşiye denk gelen okurlar mail atıp bunu blogumuzda da yayınlamamı istediler. Kırmayalım onları… Ancak ek olarak farklı bir uygulama da yapalım. Bu söyleşiyi devam ettirelim! Varsa sizin de …
Nefesimi Kesecek Anlar?
Zorlandığım bir liste yapıyorum son bir iki gündür. İlk başta kolay deyip, sonra öyle olmadığını anladığım… Bugünden sonra nefesimi keseceğini düşündüğüm an’lar listesi bu. Sağlığım yerindeyken, ölmeden önce yapmak istediklerim. Burada da niyetli bir şekilde paylaşıyorum sizlerle. Hem kendi kendime söz verip bunu kayda almak, hem de sizlere biraz daha kendimi açabilmek adına. Eğer sizin beyninizi de alabilirsem bir iki …
Teslim Olmak…
Ne güzel bir duygudur bazen.. Bırakmak kendini karşındakine. Bir sonraki adımı merak etmeksizin, bırakmak.. Ne olursa olsun diyebilmek. Bırakmak. Sadece bırakmak… Senin güçsüzlüğün müdür? Yoksa “güç”le açıklanamayacak başka bir duygu mu bu? Bilmem. Bilmemek belki de teslim olmanın diğer adı.
Derdin mi çok? Benden de mi çok?
Sorun ettiğimiz şeyler, onları kafamızda büyüttüğümüzden. Etmediklerimiz ise onların küçük kalmasını biz öyle tercih ettiğimizden… Trafikte çıldırmak örneğin. “Sinirlen” komutunu beyne veren yine biz değil miyiz? Her ne kadar dış etkenler bizi kışkırtsa da; “ben bunları daha önce de gördüm, sonuç değişmiyor; salla” diyebilmek çok mu büyük bir beceri istiyor? [Adım adım ilerleyen trafik, esasında kendimizle baş başa kalabildiğimiz ender …
Gelsin 2008, Bildiği Gibi Gelsin!
Geçen sene bugün, 2007 için demiştik bunu. Ne çabuk geçti 365 gün. Yeni hikayelere gebe yepyeni bir 365 gün var şimdi de… Yaptığımız eğlenceli bir uygulama vardı. O yazıda 3 soru sormuştuk. Şimdi yine aynısını yapalım. [Özellikle ilk yazıya gelen 44 yorum sahibinin hedeflerini ne kadar hayata soktuklarını görmek çok ilginç olacak. Buna zaten benden başlıyoruz.] Bu sene bu yazıya …
Sizler Benim Tutkumsunuz.
Fikir Atölyesi doğduğunda ‘bebekliği nasıl geçecek, ömrü ne kadar olacak, ona bakma ve büyütme güç ve sabrım olacak mı’ soruları kafamı meşgül ederken, bugün ikinci senesini bitirdiğini görünce içimde hoş bir duygu oluşuyor. Esasında keyif alarak ve tutkuyla yaptığınız bir iş için bu süre, göz açıp kapamayla geçecek kadar kısa. “Geride Nasıl Bir Miras Bırakmak İstersin?” başlıklı yazımızın içinde Ralph …
Hayal Dünyamızı Yönetmeye Çalışanların Dayattıkları Seçimler…
Binlerce reklam kirliliği arasından sıyrılabilen, yaratıcı iletişim yapan markalara saygım büyük olsa da, son zamanlarda reklam dünyasına karşı daha bir tedirgin durmaya başladım. Herkes en iyi, en yeni, en paranın karşılığını veren, en eğlenceli, en kaliteli, en büyük, en size yakışan, en en en… Bu suni dayatmalar işe yarıyor olmalı ki; bizler etkilenmeye devam ediyoruz, onlar da ısrara… Banner’lar izin …
Kahramanınızla Yaptığınız ‘Hayali Sohbetler’ Bir Gün Gerçek Olsa!
Yaratıcılık ve fark yaratma üzerine üniversitelerde yaptığımız sohbetlerde, hayatta hepimizin kahramanlarının olmasının önemi üzerine konuşuyoruz. Özgün yaşamları, yaratıcı yaklaşımları veya başarılarıyla bizi heyecanlandıran kahramanlar… Sonra, “benim içinde olduğum bu durumda veya yaşadığım problemde kahramanım olsa ne yapardı, bana ne derdi?” sorusu işimize yarıyor. Seçtiğimiz kahramanı zaten iyi tanıyoruz. Bu yüzden onunla yapacağımız “hayali konuşmamızda” bize vereceği cevabı da öngörmemiz güç …
İçim Acıyor. Kelimeler Yetmiyor.
“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbâlinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbâlde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve …
Aşk; Hoşumuza Giden Bedenlerin İçine Hayal Ettiğimiz Ruhları Yerleştirmenin Adı mı?
Fikir Atölyesi’ne anlamlı, düşündüren hatta zaman zaman başka diyarlara götüren o kadar güzel yorumlar geliyor ki.. Her sabah, her gece, her fırsatım olduğumda çocuklar gibi heyecanla okuyorum onları. Geçenlerde “Yüz Yıl Sonra Dünyada Bambaşka İnsanlar Olacak” yazımıza gelen bir yorum da aldı beni benden… 21. yorum, yazan Deniz. “Hayata çok da başkalarını katmamak gerekiyor bence. İlle de her gün beni …
Dostlarım! Dünyada Hiç Dost Yoktur.
Ben değil, Aristo etmiş bu lafı. Aman tanrım, ne kadar çarpıcı, ne kadar sert bir tokat. Napoleon da kalkmış; “Kişinin dostu yoktur, mutluluğa ortak olmak isteyenler vardır.” demiş! Kendimizi mi kandırdık hep? Evlilikler mesela… Dostlukların sözleşme ile bağlanması mıdır? Yok yok, gerek yok bu kadar acımasız olmaya. Her ne kadar çevremizde gıpta ile baktığımız, birbirine deliler gibi aşık (veya sevgiyle …
Yüz Yıl Sonra Dünyada Bambaşka İnsanlar Olacak.
Esasında hayat o kadar basit ki. Zorlaştıran, sorunları zaman zaman içinden çıkılmaz haline getiren hep bizleriz. Kendi beynimiz. Biz istemezsek kimse bizi üzemez. İzin veren bizleriz. Sonra üzülen, pişman olan da. Tılsımlı kelime sanırım “huzur.” Kendimizle, yaşadığımız gerçeklerle barışık olma halinin adı bu. Hepimiz bir şekilde onun peşindeyiz. Huzurluyken mutluyuz çünkü. Nefes aldığımızı hissettiğimiz anlar onlar. “İyi ki varım” dediğimiz… …
Benim Beyne Bir Güncelleme Gerek!
Tatile çıkmak güzel bir duygu… En son bir haftalık tatili geçen sene Amsterdam’a, PSV – Galatasaray maçını bahane ederek yapmıştım. “Amsterdam’dan Canlı Kucak” ve “Red Light District, Marijuhana, Scooter Taxi ve GS” edindiğim izlenimleri sizlerle paylaştığım yazılar olmuştu. Bu aralar biraz yelken ilgimi çekiyor ancak anlamıyorum! Eğitim falan almışlığım yok, sanırım niyetim de. Alaylı olacağım ben :) Bundan yaklaşık iki …
Kafam Karıştı!
Biliyorsunuz Abraham Maslow’un bir ihtiyaçlar teorisi var. Bir piramit. En alttan yukarıya doğru bakarsak; Kişinin yemek, içmek, barınak, seks gibi “fiziksel” ihtiyacı, can ve mal varlığı gibi “güvenlik” ihtiyacı, sevme, sevilme ve ait olma gibi “sosyal” ihtiyacı, saygı görme ve başarı gibi “benlik” ihtiyacı ve son olarak da ideallerini hayata sokma ve kişisel gelişim gibi “kendini gerçekleştirme” ihtiyacı. Bu ihtiyaçlar …
