ikibinaltı
Geçmişin geride kaldığı,
yarının endişelerini duymayacağımız,
her günü yaşamaya değer keyifli anları ile dolu,
kocaman bir yıl olsun 2006.
Sağlıcakla…
Yaratıcı Curriculum Vitae
Profesyonel iş hayatımın büyük bölümünde yönetici olarak çalışırken, insan yönetiminden de sorumlu oldum doğal olarak. Bu arada bıraktım kurumsal firmalarda bir profesyonel olarak çalışmayı, dolayısıyla ay sonlarında hesaba yatan maaş da olmuyor artık!
Üniversitelerden mezun olanların çok sayıda başvuru yaptığı, büyük ve tanınan firmalardı bunlar hep. Yeni bir çalışma arkadaşına ihtiyacınız olduğunda, gerek kendi İnsan Kaynakları bölümünüzden, gerekse beyin avcılarından yüzlerce (abartısız) özgeçmiş geliyor önünüze (ki bunlar - bir dereceye kadar - aradığınız kriterlere göre filtrelenmiş hali). Siz de 3-5 adayı çağırıyorsunuz görüşmeye, uyarsa da alıyorsunuz bir kişiyi.
Şimdi, sen yıllarca oku, ezberle, sınav streslerine gir, bitir okulu. Ve herşeyi tek bir kağıt parçasına dök, ondan sonra da buna CV (Curriculum Vitae) de, resume de, özgeçmiş de… Gönder gönderebildiğin kadar çok yere ve dua etki ki çağırsın seni birileri görüşmeye.
Yüzlerce kağıt parçasından biri oluveriyor birden tüm özgeçmişiniz. İnsanın kendisine yaptığı ne büyük bir aşağılamadır bu…
Peki nasıl ayırt edileceksiniz, ne olacak da başkasını değil, sizi çağıracaklar görüşmeye.
Çözüm “farklı” olmakta. (Devlet kurumları veya onlardan farkı olmayan şirketler için geçerli değil tabii ki burada yazdıklarım.)
Blog’lama
Ne olduğunda değil, ancak uygulamasında o kadar yeniyim ki, öğrenmek bile keyif veriyor. Aklımdan geçtiği gibi, dönüp bir daha okumadan, kısaca içimden geldiği gibi..
Belki hergün, belki daha seyrek.. Umarım severim, girer hayatıma.
Silmem bu ilk yazıları da.

