Yazar Arşivi
Köpek Kadar Olamamak!
Gerçek bir hikayeden esinlenilen, belgesel havasında bir film izledim geçenlerde. Türkçeye ‘Kutup Macerası’ olarak çevrilen; “Eight Below.”
Bırakın yakınlarımızı, en can arkadaşlarımızdan, hatta bazen ailemizden göremediğimiz bir bağlılık, sevgi, dostluk ve tutkuyu yaşatıyor film. Hem de köpeklerden…
Sonradan anlıyorsunuz ki burun direğinin sızlama nedeni esasında filmdeki kareler değil; kendi yaptıklarımız. Veya yapmadıklarımız…
İlginçtir, ‘Eight Below’ bana üç [...]
Tüm Zamanların En İyi Filmleri!
Hadi gelin birlikte bir liste oluşturalım. Mutlaka izlenmesi gereken filmler listesi.
Kime göre?
Tabii ki bize göre. Yani size!
Bu aralar deli gibi film izliyorum. Her nedense yıllarca az seyretmişliğin acısını çıkarırcasına… O yüzden sizden gelecek öneriler değerli. Hem bu sayede Fikir Atölyesi okurlarının film tercihlerini de çıkartmış oluruz.
Filmler, Türk veya yabancı olabilir. Yeni veya eski, bağımsız veya [...]
Beni sevdiğinizi biliyorum. Ancak başka seçeneğiniz olmadığını da…
Bu, ‘büyümü sancıları’ içinde olan birinin, anne ve babasına hitaben yazdığı bir mektuptur. Tek amacı, ileride kendisine hatırlatmaktır. Başka amacı yoktur!
“beni tanımıyorsunuz.
tanıma çabanız, size öğretilenlerden ibaret.
veya, kendi ailenizden gördüğünüz kadar işte.
yeterli değil.
ve siz farkında değilsiniz.
en acı veren taraf ise,
tanıdığınızı sanıp, bana hep doğruları söylemeniz.
kendi doğrularınızı…
onlar da nedense hep “yapmamam” gerekenler.
ve o kadar çoklar ki…
ben sanırım [...]
Neden?
bundan sonrası için.
yapacakların için.
işte bunun için;
bir neden.
tamam da,
neden?
yani,
neden neden?
beyin nasıl programlanmış ki?
neden varsa iyi,
yoksa kötü…
tersi olsa bir an için.
Faili Meçhul Kıyak Otoparkta!
Faili Meçhul Kıyak – FMK – oyunumuza başlayalı sekiz ay olmuş. Güzel de olmuş :)
Şimdi çektiğimiz ufak bir video var, onu sizinle paylaşmak istiyorum:
Bir prodüksiyon şirketinin yardımı ile sabah gün ağarmadan başladık, öğlene doğru da işimiz bitmişti. Eğlenceden yorgunluğu unuttuk!
Yine bir prodüksiyon şirketi destek verirse, size çekmek istediğimiz diğer FMK’lar hakkında fikir vermek istiyorum:
Haydi Hep Beraber Maçka’ya!
New York metrosunda yaklaşık 200 kişinin, işlerine geç gitme pahasına, dakikalarca büyülenerek izledikleri iki sokak çalgıcısının verdiği ilhamla doğmuştu ‘Stand By Me‘ projesi.
Mark Johnson, birbirinden farklı din, ırk ve kültürden oluşan bu 200 kişinin, nasıl müzik sayesinde kendi ‘farklılıklarının’ üstesinden gelebildiğine o an çıplak gözlerle şahit olmuş ve bunu daha sonra bir müzik belgeseline dökmüştü: [...]
Bakmayın Gözyaşıma, Açgözlüyüm Esasında.
Yıl: 1992. Yer: Birleşmiş Milletler Dünya Zirvesi, Rio de Janerio.
O tarihte 12 yaşında olan Kanadalı Severn Suzuki, üç arkadaşıyla birlikte para toplayıp toplantıya geliyor ve alıyor mikrofunu eline.
Kayıtlara “Birleşmiş Milletler’de dünyayı altı dakikalığına susturan kız çoçuğu” olarak geçen Severn, ayakta alkışlanan ve hatta bazı delegelerin gözyaşı dökmesine neden olan bir konuşma yapıyor.
O delegeler, bugün çoğunun [...]
Ahmak Ben!
Bir önceki yazıda ilk kez duyurduğum Fikir Atölyesi kitabının nasıl olacağı henüz netleşmemiş olsa da, kitapta yer alacak yazılarda içeriğe katkı sağlayan bazı yorumlara yer vermeyi çok istiyorum. Yazan kişinin de bıraktığı isimle. Bakalım bunun kurgusunu nasıl becereceğiz!
Kurgu demişken, hayata karşı duruşu, düşünce şekli ve bugüne kadar yaptıklarıyla çok takdir ettiğim yazar, editör, senarist ve [...]
Fikir Atölyesi Bir Kitap Olsa?
Fikrinize ihtiyacım var.
Bir zamandır zihnimde benimle döğüşen bir kitap projesi var. Bu blogun ürettiği içerikten çıkacak bir kitap.
Ancak tabii ki yazıların direkt alınıp baskıya verilmesinden bahsetmiyorum, bunun için kitaba gerek yok. Kurgusuyla, okuru içine katmasıyla, ebadıyla, özgün tasarım ve düzenlemesiyle çıkacak bir kitap olmalı bu.
Peki, sizce ne olmalı? Nasıl olmalı?
Aklınıza gelen fikirleri duymak isterim. Kurguyla [...]
Kendimi Hiç, Bu Denli ‘Hiç’ Hissetmemiştim.
“Tunç, hapiste seni saran en güçlü duygu ‘hiçlik.’ Kendini o kadar hiç hissediyorsun ki, normal hayatta bunu tadabilmek mümkün değil.”
Bu laf, “Ben Hapisteyken!” yazımızda bahsettiğim, yaklaşık bir ay boyunca Bayrampaşa Cezaevinde kalan, hiçliği dibine kadar yaşayan o arkadaşıma ait. Bu da dizinin ikinci ve son yazısı olsun.
Hapishaneleri dışarıdan gelecek tehditlere karşı asker, içeride ise cezaevi [...]

