11

Tunahan Emre Bilgin: Christopher sana ‘no lan!’ dese ne fark eder?

Özgürlüğüne düşkünsün… Gerçekte ne kadar özgürsün?
Tutkun yok… Bulmak için ne yapıyorsun?
Ya da buldun… Tutkun hayatının ne kadar merkezinde?

Mesela, hayalini kurduğun iş için bugünden attığın somut adımlar ne?
O uğurda yaptıkların sana eziyet mi geliyor, yoksa zorluklar keyif mi veriyor?

Başkalarının gözünde adam olma uğruna, kendi hayatını mı öteliyorsun?

Mesela;
Yönetmen olmak istiyorsun…
Örnek aldığın dünyaca ünlü ve saygı duyulan bir yönetmenle tanışmak için dokuz bin km’lik yolu bisikletle gider misin? Üstelik yönetmenin senden haberi bile yokken!

Tunahan Emre Bilgin.

1993 İstanbul doğumlu. Kendisini daha çok ait hissettiği yer, anne ve babasının doğduğu topraklar olan Artvin. ÖSYM’den tam burslu girdiği Okan Üniversitesi Turizm ve Otelcilik’ten terk! Kafası iyi çalışıyor ama aklı sokaklarda.

Yetişkinlerin ağzıyla; o tam bir “serseri!”

UtopicFarm ve FormatC gibi sosyal medya ajanslarında çalışmış. Film ve dizi setlerinde çalışıyor ve sevdiği müzik gruplarının gönüllü fotoğrafçılığını ve video prodüksiyonlarını yapıyor. Akustikhane’de bir sezon boyunca kameraman. Son dönemlerde Sofar Sounds Istanbul’da yönetmen olarak yer alıyor.

Megadeth, Trivium, Guns N Roses, Jessie J, Enrique Iglesias, Pitbull, Scorpions ve birçok yerli grubu, canlı konser performansı esnasında fotoğraflıyor.

2012 yazında ise, dokuz gün süren 750 km’lik Bosna Hersek – Hırvatistan turu yapıyor. 2013 yazında Roger Waters’ı fotoğraflamak için, İstanbul’dan Sofya’ya dört günde 623 kilometre pedal sallıyor.

Fotoğrafçılık ve bisiklet en büyük sevdaları. Kafasına göre kendi projelerini çeken, gerilla bir yönetmen olmak ise en çılgın tutkusu.

Bu üçü birleşince, Christopher Nolan‘la tanışabilme umduyla, bisikletle İstanbul’dan Los Angeles’e gitme hayali kuruyor. Nolan hani şu “Harvard’ta alakasız bir bölümde okuyacağıma, çaycı olurum!” diyen Doğan Can Gündoğdu‘nun da kafayı taktığı; Batman, Inception, The Dark Knight, The Prestige ve Memento gibi baba filmlerin yönetmeni.

Adam öğrenci. Parası yok. Ancak bunu dert etmiyor. Hayalini bir proje gibi tasarlıyor ve kurguluyor. Projesine verdiği isim: #TeaWithChrisNolan [Chris Nolan ile çay içmek!]

Bisikletiyle 36 şehir, 13 ülke ve 3 kıta geçecek… Altı ay boyunca toplam 9 bin km pedal sallarken fotoğraf ve video çekecek. Yaşadıklarını paylaşacak ve sonunda bir belgesel üretecek.

Chris Nolan?ın şu aralar post-prodüksiyonuna devam ettiği filmi Interstellar, 7 Kasım’da vizyona giriyor. Tunahan da tüm zamanlamasını işte bu tarihe göre yapıyor. Filmin galasının Hollywood Los Angeles’ta olacağını ve Nolan’ın da doğal olarak galada boy göstereceğini varsayıyor. Yani Tunahan onu görmek ve tanışmak için kendi fırsatını kendi yaratmış oluyor.

Projesini sosyal medyada paylaşıyor. Amacı hem projesini Nolan’a duyurmak ve onun “tamam gel tanışalım” demesini sağlamak, hem de yol harcamaları için maddi destek bulmak.

Athena, Okan Bayülgen ve Sarp Apak gibi çok sayıda ünlüyle videolar çekiyor.

Ve sponsor olarak Pepsi?nin [Lipton Ice Tea] Tunahan‘ı bulması gecikmiyor. Tunahan Pepsi’ye “eyvallah, ama beni parayla satın alamazsınız” diyor: “Projemi elletmem, bana müdahale etmenize de asla izin vermem!” Lipton Ice Tea için arada bir içerik üretecek, o kadar. Bunun karşılığında altı aylık tüm yeme-içme, konaklama, çekim ve iletişim masrafları karşılanıyor.

Tunahan, son dakikada bir aksilik olmazsa, 14 Haziran 2014 Cumartesi günü İstanbul’dan yola çıkıyor. İngiltere’ye varınca, bir kargo gemisiyle New York’a geçecek. Oradan da L.A.

Chris Nolan’dan şimdiye kadar bir ses çıkmadı. Çıkmaması Tunahan için sıkıntı mı? Asla! Günün sonunda Nolan’la tanışmak, onun için sadece güzel bir bahane!

O, altı ay boyunca yolda yaşayacağı heyecanlara, tanışacağı ve hikayelerini dinleyeceği yüzlerce insana, çekeceği fotoğraflara, videolara ve belki de en önemlisi, özgür olmanın dibine vurmanın keyfini yaşayacak. Sonunda Nolan’la bir çay içebilirse de… Kaymaklı kadayıf!

Hayatını tutku ve hayallerin uğruna yaşar ve yönlendirirsen… Bu uğurda bugüne kadar edindiğin deneyimlerle yetinmez, zorluklarda pes etmez ve hep daha fazlasını istersen… Ve en önemlisi, ciddiyet ve disiplinle atacağın adımları planlar ve sonrasında da cesaretle yola çıkarsan…

İşte o zaman, hiçbir şey hayal olarak kalmıyor. Sen de başkalarının sana uygun gördüğü değil, kendi mutlu olduğun hayatı yaşıyorsun.

Tunahan’la, Fikir Atölyesi‘nde uzunca bir süredir aksattığımız 20 Soruluk Söyleşi yaptık:

1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Kimin ve neden?

Bildiğim kadarıyla değilim.

2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?

Tır şoförlüğü.

3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Ne tür beyaz yalanlar söylersin?

Üçüncü bir kişiye doğru söylemem sevdiklerimin hayatını olumsuz etkileyecekse, o üçüncü kişiye yalan söylerdim. Konuya göre ise sevdiklerime dürüstçe fikirlerimi anlatırdım öte yandan. Mesela, Sofya’ya bisikletle gitmediğimi anneme söylemedim!

4. En son “___ özelliğinden dolayı seninle gurur duyuyorum” lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?

Kız arkadaşıma, dobra olma özelliğiydi.

5. Aynı lafı [“seninle gurur duyuyorum”] en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?

Tanımadığım birinden. Hayallerim için gösterdiğim çabadan ötürü söylenmişti.

6.  Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?

Yok.

7. Lisedeki takma adın neydi? Sevmiş miydin?

Lisede takma adım yoktu desem?

8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?

Eğitim sistemini tasvip etmeyen biri olarak, okul yaptırmaktan önce, eğitime farklı bir şekilde destek olmak isterdim.

9.  Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan ne öğrenmek isterdin?

Christopher Nolan. Ne öğrenmek isterdim sorusuna henüz cevabım yok. Önce bir çay içelim!

10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Kim o kişi ve onu kendine örnek alıyor musun?

Evet, hem de çok sayıda. Örnek alma konusuna gelince, bir insanı tamamen örnek almak gibi bir durum söz konusu değil. Birçok insanı farklı açılardan örnek alıyorum diyebiliriz.

11. Hiç kimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa bugüne kadar neden gizli kaldı?

Sanırım yok. Herhangi bir özelliğimi bir kişi de olsa, çok kişi de olsa gördü, görüyor.

12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?

Bana emrivaki yapılması. Alttan alıyorum genelde.

13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Aynısını tekrar yaşama ihtimalin var mı?

Yedi yaşında ilk defa bisikletim olmuştu, ertesi gün çalınmıştı. Başka da söyleyebileceğim bir hayal kırıklığım yok.

14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?

Cevapsız.

15. Hangi markalara tutkunsun?

Sevmedim bu soruları :D

16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?

Sanırım Artvin’de yaşıyor olmak.

17.  Seni; benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki benzer kişilerden farklı kılan ne var?

Burnumun dikine, sonuçlarına katlanacak cesaretle gitmek sanırım.

18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?

Hayır, aramam.

19. Hangi filmdeki hangi karakterin rolü, gerçekte senin hayatın olmasını isterdin?

Da Vinci’s Deamons’taki Da Vinci karakteri. (Ama dizi bu)

20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?

Konusu uzay olurdu da adını bilemedim.

Bonus soru 1.) Bugün hayatının son günü olsaydı; normalde yapacağın şeylerden hangilerini yapmaz, yerine neler yapardın?

Şehirde yaptığım her şeyi bırakıp Artvin’e gider, manzaraya karşı bir sigara yakardım.

Bonus Soru 2.) Geride nasıl bir miras bırakmak istersin?

Anılmak ve hatırlanmak gibi bir miras değil, o kesin. Belki bu ruh halimi aşılayabilmek bir şekilde, ya da aşılanmasını sağlamak. Ama anonim olarak.

Yorumlar 11

  1. Pingback: Bisikletiyle hayallerinin peşinde… | potkal

  2. Aygün

    Tunahan benimle yaşıtsın ve bu kadar sahipsin.. Yazını okudukça kendimi hayatımın yeniden başladığını hiss etdim.. Her şeyi Bıraktığım yerden davam etdirebileceyimi hiss etdim.. Bunun için sana minnetdarım ??

  3. Ozan Gürkan Peltek

    umarım kazasız belasız halledersin haberlerini bekliyorum.

  4. Mustafa Emin Palaz

    Kralsın Tunahan,
    Hayal kuranlarla hayalini yaşayanlar arasındaki farksın ;)
    Benim Nolan gibi olmasa da Richard Branson yolculuğum var, bakalım becerebilecek miyim :)
    Yolumuz açık olsun

  5. Başak Ölmez Çabuk

    Son anlarini, manzaraya karşı bir sigara yakip tutturecek kadar olgunluğa sahip olman bile yeter. Işte bu adamı bu yüzden seviyor ve takdir ediyorum! Umarim, Nolan seninle çay içip derinliğine inme fırsatını kaçırmaz…

Düşünceni Paylaş!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir