2010 Haziran ayındaki tüm yazılar
Duyuyorsunuz, değil mi?
Hep bir şeyler anlatıyor bana.
Her defasında farklı.
Hep bir öncekinden daha derin.
Her defasında yeniden.
İfade tek, dediği çok.
Gözümü alamıyorum!
Size de şu an dedikleri var.
Duyuyorsunuz, değil mi?
1985 Haziran’ında National Geographic Dergisi’ne kapak olan, Afgan Kızı Şarbat Gula.
Steve McCurry‘nin deklanşöründen.17 sene sonra tekrar bulunmasının hikayesi ise:
Afghan Girl Revealed.
Kendini bir şey sanmazsan, kaybedecek şeyin de olmuyor!
Dokuz yıl önce Kaş’a yerleşen bir Hollandalı amca, ‘neden Kaş‘ soruma şu cevabı verdi: “Tembellik ve kolay hayat.”
Gerçekten de insanın kalp atışlarının azaldığı, zaman kavramının anlamsızlaştığı, büyük şehir hayatından kaçıp yerleşenlerin bolca bulunduğu bir Akdeniz kasabası burası. Dolayısıyla herkesin en büyük meşgalesi konuşmak. Tanı tanıma, yanındaki kişilerle biranın köpüğü nasıl oluşuyordan başlayıp, dünyayı kurtarmaya giden bir muhabbet diyarı.
Meydan’da geç saatlere kadar dolu kalan mekan Mavi Bar, işte bu sohbetlerin bolca yaşandığı, Kaş’ın sembol yerlerinden biri. Hemen karşısında ise insanların sıra sıra oturduğu, epey uzun, beton duvardan oluşma bir kaldırım var. Gelip geçen seyrediliyor bu Beton Bar’dan!
Emre Tanrıverdi ile Beton Bar’da oturuyoruz geçen gece. Ben etrafı gözlemlerken, o elinde ufak deftere bir şeyler çiziyor. Birden içimdeki velet muzurluk yapmalısın deyince, alıp Emre’nin kafasındaki şapkayı, ters çevirip koyuyorum önüme.
Evet, bir dilenci oluyorum aniden!
» Yazının devamı
Kimseden bir şey beklememek!
- Anlatacak ne çok şey var, dinleyense ne az. [Konuşan hep ben olsam!]
- Sözümü kesme sakın! [Benim anlattıklarım daha değerli.]
- Vallahi cin fikirleri olan, hayata farklı pencereden bakan biriyim. [Kimse anlamıyor, o ayrı!]
- Nasıl oluyor da ben herkese destek olurken, ihtiyacım olduğunda herkes sırt çeviriyor? [Sıra bana da gelecek!]
- Sendeki imkanlar şimdi bende olsa! [Nasıl biri olurdum acaba?]
- Sen kısa şortla gezerken, ben… [Neler gördüm, neler yaşadım!]]
- Adamı gözünden tanırım. [Önyargı değil, 'deneyim' bunun adı!]
- Bitti. [Kaybeden o!]
Neden bu kadar zor insanın kendini aynada görebilmesi; savunmasız ve çırıl çıplak. Neyse onu itiraf etmesi işte; huzurla… Sonra da sevmesi o gördüğünü, bu değil dediklerini değiştirmesi… Başkası değil, sadece kendisi için.
» Yazının devamı




