2009 Aralık ayındaki tüm yazılar

Gelsin 2010, Bildiği Gibi Gelsin!

Fikir Atölyesi’nin geleneklerinden oldu, 2007, 2008 ve 2009 için yapmıştık. Bu da 2010 için…

Üç soruya birlikte cevap veriyoruz:

1.) 2009 deyince ne hatırlıyorsun?

2.) Aynı soruyu, mutlu bir insan olarak, bir yıl sonra bugün nasıl cevaplamayı isterdin?

3.) Yüz yüze olsaydın, bir üstteki yorumu yazan kişinin verdiği cevaplara dayanarak ona ne derdin?

Nasıl bir kaos içindeysem, kendimle hesaplaştığım bu yazıları her sene sonunda yazmak, kastığı gibi mutlu da ediyor her nedense! Kaoslara ve zamanın bu denli hızlı akmasına artık eskisi gibi tepki göstermez olduğumu farkediyorum.

Neyin işaretidir bu bilmem de; varsın bitsin 2009, varsın gelsin 2010 diye şarkı söylemek geliyor içimden. Söylüyorum da! :)
» Yazının devamı

Dudakların Kımıldıyor Ancak Ne Dediğini Duyamıyorum.

Merhaba
İçeride kimse var mı?
Başını salla beni duyabiliyorsan
Evde kimse var mı?

Hadi ama,
Kendini kötü hissettiğini duyuyorum
Acını yatıştırabilir
Ve tekrar ayağa kalkmanı sağlayabilirim

Rahatla
Önce biraz bilgiye ihtiyacım var
Yalnızca temel şeyler
Bana neresinin acıdığını gösterebilir misin?
» Yazının devamı

Dünyanın En Tehlikeli Eğlencesi!

Geçenlerde bir gazetede vardı. İnternette bir arkadaşlık sitesine üye bir ağbi “ilgi açlığı çeken” dokuz tane orta yaşlı hatuna “istedikleri ilgiyi” verirken, çaktırmadan para ve kredi kartlarını alıyormuş. Sonra onların paralarıyla da onlara hediyeler alıyor, gönüllerini hoş tutuyormuş! Yakalandığında ise dediği: “beş aya kalmaz çıkarım.”

Aynı gazetedeki diğer bir manşet haber ise bir medyumdu: “Galatasaray bana 10 milyon TL versin, Kadıköy’deki büyüyü çözeyim!”

Kaynak: bobiler.org

Örnek çok, bir o kadar da eğlenceli: » Yazının devamı

Köpek Kadar Olamamak!

Gerçek bir hikayeden esinlenilen, belgesel havasında bir film izledim geçenlerde. Türkçeye ‘Kutup Macerası’ olarak çevrilen; “Eight Below.

Bırakın yakınlarımızı, en can arkadaşlarımızdan, hatta bazen ailemizden göremediğimiz bir bağlılık, sevgi, dostluk ve tutkuyu yaşatıyor film. Hem de köpeklerden…

Sonradan anlıyorsunuz ki burun direğinin sızlama nedeni esasında filmdeki kareler değil; kendi yaptıklarımız. Veya yapmadıklarımız…

İlginçtir, ‘Eight Below’ bana üç sene önceki “Geride Nasıl Bir Miras Bırakmak İstersin?” yazısındaki hikayeyi hatırlattı:
» Yazının devamı