Bir anneyi dinledim bu gece. Saatlerce hem de. İlk kocasından bir erkek, ikinci kocasından bir kız çocuğu sahibi. İş kadını, halen üst seviyelerde lider bir yönetici. Hem iş kadını, hem bir anne… Canım kadar sevip bu sevgimi yeterince gösteremeden kaybettiğim annem geldi sık sık gözümün önüne. Babam geldi; şu an evinde emekli hayatı geçirip, hayatının geri kalanını dinlenerek geçirmeyi tercih …
Link Önerin!
Birkaç gün önce, sessiz sedasız yeni bir şey başlattık Fikir Atölyesi’nde. “Link Önerin!” Sitenin sol üstünde göreceksiniz. Çıkış noktası basit. Çok sayıda “Tunç; senin yazıların güzel de, biz de bir şeyler paylaşabilmek istiyoruz bu atölyede” mail’i almam. “Senin yazdığın yazılara yorum yazabilmenin ötesinde, bizim de bir yerlerde okuyup, paylaşmaya ve tartışmaya değer bulduğumuz konular oluyor” diyorlardı. Haklılar! İşte o yüzden …
Bir Gün Hepimiz Metallica Olacağız!
“Led Zeppelin, Pink Floyd, Metallica. Bunlardan birinin konserinde ve kulisinde olmak.” “Nefesimi Kesecek Anlar…”da yazmışım zamanında. Listeden biri gerçek oldu. Kulis kısmı olmasa da, Metallica İstanbul konserini önlerden izleme fırsatı buldum. Konseri özetliyorum: muh-te-şem! Anlatmaya kelimelerin yetmediği, yaşanılması gereken… Bittiğinde pek bir şey hatırlamadığınız ama yaşadıklarınızın esasında beyninizin derinliklerine kazıldığını bildiğiniz anlar. Bu adamlar yaşlanmıyor mu? Veya bu adamlar sahne …
Kuşakabin!
Bu, yaz mevsimi rehaveti ile yazılmış bir yazıdır : ) Daha önemli işleriniz varsa, vakit kaybı yaratmayalım size! Yoksa ben de istemez miyim sizlere Steve&Barry’deki gibi bir başarısızlık hikayesini veya dünyanın tepesindeki Türklerin nasıl o tepelere çıktığını anlatmayı? Başka bir ruh halinde oluyorum yazları. Ciddiyetsiz konular daha bir ilgimi çeker oluyor nedense. Her geçen sene de mevsimlerin hakimiyeti artıyor üzerimde. …
Okşayan Eli İtip, Tekmeleyen Ayağı Neden Öper İnsanoğlu?
İnsanız ve insan olmanın da sanırım gedikleri var. Onlar bizim açık noktalarımız. Programlama dilinde geçen ‘bug’lar gibi… “Kaçanın kovalanması, kovalananın kaçtıkça değere binmesi” çoğumuzun defalarca yaşadığı, yaşarken pek anlamasak da, sonradan hep onay verdiğimiz bir önerme. Doğru. Gönül kaçanı kovalıyor gerçekten. Birini seviyorsunuz (çokca sevgili anlamında olsa da, bir arkadaş için bile olabilir) o da bunu anlayınca kaçmaya başlıyor sizden. …
5 Temmuz Buluşmamız Yorumlarla Canlı Yayında!
Ufak bir bahane ile sanalda başladık, şimdi gerçek olmak üzere: bu, Fikir Atölyesi’nin ilk sokak etkinliği. Az sonra Nevizade Bade Restaurant’da olacağım. Saat: 19:00’dan sonra da Atölye’nin okuyucuları gelmeye başlayacak. Büyük çoğunluğu ile ilk kez karşılaşacak olmanın bana verdiği çok hoş bir heyecan da var tabii. Geleceğini söyleyen (şu dakika itibariyle) 85 kişi olmuşuz. Bade’de bir dizüstü bilgisayarımız var. Bu …
Ah Bir de Anlayabilseydik Onu.
Şöyle bir bakar mısınız ne kadar çok “benzer”, ne kadar çok “aynı tarz insan” var etrafımızda. Çünkü en risksiz olanı bu. Benzer olmak kolay. Çoğunluğun yaptığını yapmak, başarısız olunması durumunda kabul edilebilir hazır mazeretleri de beraberinde getiriyor. Sonra birbirine benzer insanların “yapacak bir şey yok” dediğinde kafalar sallanıp; “evet, doğru” deniyor. Çünkü herkes öyle onların etrafında. Dünyaları o kadar! “Sıradışı” …
Size Bir Sözüm Vardı!
Blog ödülleri sonrası, 11 Mayıs tarihli “Bir Kez Daha Hissettirdiniz Varlığınız?… Ne Mutlu!” yazısında verdiğim bir rakı-balık sözüydü bu. Şöyle demiştik: “Maalesef ödüller biraz zayıf. Ana sponsor Microsoft’un bu konudaki tutumu kendi marka büyüklüklerine pek yakışmadı. O zaman ben de bu ödüllerle yetinmeyip bu dört okurumu rakı-balığa davet ediyorum =) Gerçekten! Bütçem müsait olsa da, oyunumuza katılan herkesi davet edebilsem. …
Antoni Gaudi
“Bir dehayı mı yoksa budalayı mı mezun ediyoruz, bilmiyorum.” Bu söz School of Architecture of Barcelona’nın rektörü profesör Elias Rogent’ın, mezuniyet töreninde (1878) ona söyledikleri. O ise yanındaki arkadaşına dönüp: “benim şimdiden bir mimar olduğumu söylüyorlar.” diyor gülerek. La Rambla’daki sokak göstericileri ve Theo‘dan sonra Barselona’nın bende bıraktığı son iz; Gaudi. Antoni Gaudi. Bir adam, tek başına bir şehrin silüetini …
La Rambla, İstiklal Caddesi ve Siya Siyabend.
Theo‘dan sonra “La Rambla” Barselona’da beni en çok etkileyen ikinci şey oldu. Caddenin kendisi değil de, yaşattıklarıydı daha çok akılda kalan. Plaça de Catalunya’dan başlayıp, Barselona limanına açılan meydandaki Christoffel Columbus anıtında son bulan bu geniş ve uzun caddenin cafe’leri, restoranları, dükkanları vs değildi ilgimi çeken. Veya çoğu Avrupa şehrinin ünlü caddelerinde gördüğümüz, onca kalabalığın aynı anda yürümesine rağmen sizle …
Theo’nun Hatırlattıkları.
Geçen hafta kısa bir kaçamak yaptım. Bugüne kadar çok duyup hiç görme şansım olmayan Barselona’ya. Yalnızdım. Tercihim bu yöndeydi. Bol bol yürüyüp yeni şeyler keşfetmek için sonsuz özgürlüğü ve kimseye bağlanmamayı seviyorum arada. İyi de oluyor… Neyse, gelelim Barça’ya… İstanbul’la çok benzer bir iklime sahip ve deniz kenarında. Neredeyse tek benzerlikler de bunlar. İnsanları mutlu genelde. Taksi şöförü siz arabaya …
Bir Kez Daha Hissettirdiniz Varlığınızı… Ne Mutlu!
23 Nisan’daki yazımızda bahsettiğimiz 2008 Blog Ödülleri yarışmasının sonuçları 10 Mayıs’da gerçekleşen Blog Konferansı sonrasında açıklandı. Fikir Atölyesi ‘Reklam ve Pazarlama’ kategorisinde birinci seçilmiş. Buna değer bulunmak bana çok hoş duygular yaşatsa da, bu yarışmanın bence gerçek kazananları katılan, oy veren, blog yazan ve onları takip eden herkes. Yani “sizsiniz” kazanan. Teşekkür ederim hepinize, teker teker. On farklı kategoride dereceye …
Tadına Doyum Olmayan Yerlerde Olacağız Biz, Eskisinden Daha Çok!
Reklam yüzünden canlı yayına geç giren veya galibiyet sevinci yaşayanları göremediğimiz maçlar, söylenen saatte televizyonu açtığınız halde yine reklamlar yüzünden başlamayan filmler, diziler; program süresi ile yarışan reklam kuşakları, ekranın dört tarafını saran yanar dönerli reklam bantları, on dakika süren “sunar” ve “sundu”lar… İşte gına getiren bu sevimsiz reklamlar yüzünden ve daha da önemlisi internette fazlası varken artık televizyon neden …
Bu Sefer AHHH! Size Ödül Verecek.
Türkiye’mizde artan blog sayısı ile beraber ilk kez büyük çaplı bir yarışma düzenleniyor. Bundan sonra her yıl tekrarlanacağı söylenen ve Microsoft’un ana sponsorluğudaki bu yarışmanın adı: Blog Ödülleri 2008. Amaçlarını ise kendi ağızlarından şöyle ifade etmişler: “Türk Blog Dünyası”nın gelişimine katkıda bulunmak amacıyla organize edilen “Blog Ödülleri”, sürekli ve özgün blog içeriğini artırmayı ve böylece Türkiye’de internet sektörünün de ilerlemesine …
