2010 Kasım ayındaki tüm yazılar

Hayatın Bekleme Odasında Uyurken, Yaşadığını Düşünmek!

Tüm Zamanların En İyi 250 Filmi listemize 227.ci sıradan giren, Richard Linklater’ın yazıp yönettiği, 2001 yapımı bir film var: Waking Life (Hayata Uyanmak).

Hani şu retoskop (gerçek oyuncularla çekip, sonradan her kareye ayrı animasyon yapma) tekniği ile ortaya çıkan ve “Dream is destiny!” (Rüya yazgıdır!) mesajıyla da başlayan film.

Rüyalar yazgı mıdır gerçekten? Ya hepimiz gerçekten kocaman bir rüyanın içindeysek?

Einstein’in ‘Serbest Düşen Asansör’ isimli bir düşünce deneyi var.

Çok yüksek bir gökdelenin tepesinden bindiğiniz asansörün ipleri kopsa ve artan bir hızda aşağı düşmeye başlasanız. Asansördeki insanların tüm ömrü de bu kadar olsa. Yani asansörde doğup, aşağı düşünce sona eren bir yaşam süresi. Ve bu nesiller boyunca devam etse.

Yani, ‘düşen asansör’ bu kişilerin hayattayken bildikleri tek gerçek olacak ve ‘yerçekimi’ denen kuvvet onların bilinçlerinde var olmayacak.

Aşağı düşen asansörde göz hizasından serbest bırakılan bir kalem, aynı noktada havada süzülecek ve ona dokunmadığınız sürece de göz hizanızda kalacaktır. İki kütle de (siz ve kalem) aynı hızda aşağı doğru düşüyorsunuz.
» Yazının devamı

Aşağılanma pahasına, yok edebilir misin eskileri?

Vermediğini bile bile istemek,
Almadığını bile bile vermek.

Reddedeceğini bile bile sormak,
İstemediğini bile bile kalmak…

Gururu bir kenara atıp,
Diğerlerinin sana yakıştırmadığı…

Kendini ‘değersiz’ hissetme pahasına,
Olabilir misin öteki?

Geçmişini söylemeden şu anki halinle tanışmak,
Bugünkü sen’i tanımak için…

Yazarı sen olsan da,
Unutabilir misin geride kalan zafer hikayelerini?

Yenilere yer açmak için,
Bugünkü seni sevmek için…

Aşağılanma pahasına,
Yok edebilir misin eskileri?

Erdil Yaşaroğlu ve Sosyal Medya!

Dün Webrazzi Summit‘te, Erdil Yaşaroğlu ve Arda Kutsal ile “Nasıl Oluyor da Oluyor…?” isimli bir sohbetimiz oldu. İzleyenler ne düşündü merak ediyorum ancak biz epey keyifli anlar yaşadık.

Erdil Yaşaroğlu gerçekten kendisiye son derece barışık, samimi ve zeki bir adam. Her soruya içtenlikle cevaplar verdi, espriler yaptı ve tahmin ediyorum seyircilere eğlenci anlar yaşattı.

Arda da aylar süren emekler sonucunda ve müthiş bir takım çalışmasıyla harika bir organizasyona imza attı. Sosyal Medya sektöründeki gelişmeleri takip edenler adına iyi bir gün oldu. Tebrikler Webrazzi.

Biz de Fikir Atölyesi’nde bir önceki yazımızda “Erdil Yaşaroğlu ve Arda Kutsal’a “sosyal medya ve yaşamlara etkisi” üzerine soracağınız soruları, 3 Kasım Çarşamba günü sahnede sizin adınızı vererek soracağım. Zaman kısıtıyla soramadıklarımız olursa da, daha sonra Erdil ve Arda’dan cevapları yazılı göndermelerini rica edeceğiz.” demiştik.

Sizden gelen soruların bir kısmını sahnede sorma şansım oldu. Webrazzi sohbetin videosunu yayınladığında, o da bu yazı içinde bir güncelleme ile yerini alacak.

Erdil, sağolsun sizin sorduğunuz soruların birçoğunu hemen yazılı olarak cevaplamış bugün. Arda’nın cevapları da gelince, bir güncelleme daha olacak.

İşte bir önceki yazıda sorduğunuz sorulara Erdil’in söyledikleri:
» Yazının devamı