En İyi 250 Film!

Tüm Zamanların En İyi Filmleri” yazımızla, son 2.5 aydır, bizi en çok etkileyen filmlerden oluşan bir liste oluşturuyoruz. Sizden gelen 246 yorumda, yaklaşık 800 farklı film önerisi çıktı.

Aşağıdaki resimde bu filmlerin tamamı var. En çok tekrar edenlerin puntosu daha büyük.

en_iyi_250_film

Biraz daha okunaklı olabilmesi adına ise ilk 250 filmi ayrıca bir liste olarak göreceksiniz.

Şimdi bir sinema salonu bizi toparlasa ve hep beraber en tepedeki Fight Club‘ı tekrar izlememizi sağlasa :) Maksat birlikte olmak, arada da film izlemek! Çıkar mı böyle yüreği büyük bir sinema işletmecisi?

Unutmadan, ben de bu sayede gaza gelip müthiş filmler seyretmeye devam ediyorum. Sanırım karar verdim: yönetmen olmak istiyorum ben :) Evet evet, yönetmen!

Çaycılıktan söktöre başlamak için eğer geç kaldıysam… O zaman tepeden inmenin bir yolunu bulmalı :)

İşte Fikir Atölyesi okurlarına göre tüm zamanların en iyi 250 filmi:
» Yazının devamı

Kartalın Yeniden Doğuşu… Yok Öyle Bir Şey!

Değişim, yenilenme, acı yoksa kazanç da yok, fedakarlık, yeniden doğuş, sıfırlamak, vazgeçmek, sil baştan, reset atmak… İşte bu konular gündeme geldiğinde, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada dolaşan bir efsane var. Kartalların hayat sürelerini uzatmak için girdikleri acı dolu dönemi anlatan, ilham veren bir hikaye.

Derler ki:

“Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır.

Kartalın yaşı 40′a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır. Tüyleri kartlaşır, kalınlaşır ve kanatlarına takılmaya başlar.

Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.

Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir. Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.

Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır.
» Yazının devamı

Gelsin 2010, Bildiği Gibi Gelsin!

Fikir Atölyesi’nin geleneklerinden oldu, 2007, 2008 ve 2009 için yapmıştık. Bu da 2010 için…

Üç soruya birlikte cevap veriyoruz:

1.) 2009 deyince ne hatırlıyorsun?

2.) Aynı soruyu, mutlu bir insan olarak, bir yıl sonra bugün nasıl cevaplamayı isterdin?

3.) Yüz yüze olsaydın, bir üstteki yorumu yazan kişinin verdiği cevaplara dayanarak ona ne derdin?

Nasıl bir kaos içindeysem, kendimle hesaplaştığım bu yazıları her sene sonunda yazmak, kastığı gibi mutlu da ediyor her nedense! Kaoslara ve zamanın bu denli hızlı akmasına artık eskisi gibi tepki göstermez olduğumu farkediyorum.

Neyin işaretidir bu bilmem de; varsın bitsin 2009, varsın gelsin 2010 diye şarkı söylemek geliyor içimden. Söylüyorum da! :)

» Yazının devamı

Dudakların Kımıldıyor Ancak Ne Dediğini Duyamıyorum.

Merhaba
İçeride kimse var mı?
Başını salla beni duyabiliyorsan
Evde kimse var mı?

Hadi ama,
Kendini kötü hissettiğini duyuyorum
Acını yatıştırabilir
Ve tekrar ayağa kalkmanı sağlayabilirim

Rahatla
Önce biraz bilgiye ihtiyacım var
Yalnızca temel şeyler
Bana neresinin acıdığını gösterebilir misin?

» Yazının devamı

Dünyanın En Tehlikeli Eğlencesi!

Geçenlerde bir gazetede vardı. İnternette bir arkadaşlık sitesine üye bir ağbi “ilgi açlığı çeken” dokuz tane orta yaşlı hatuna “istedikleri ilgiyi” verirken, çaktırmadan para ve kredi kartlarını alıyormuş. Sonra onların paralarıyla da onlara hediyeler alıyor, gönüllerini hoş tutuyormuş! Yakalandığında ise dediği: “beş aya kalmaz çıkarım.”

Aynı gazetedeki diğer bir manşet haber ise bir medyumdu: “Galatasaray bana 10 milyon TL versin, Kadıköy’deki büyüyü çözeyim!”

Kaynak: bobiler.org

Örnek çok, bir o kadar da eğlenceli:
» Yazının devamı

Köpek Kadar Olamamak!

Gerçek bir hikayeden esinlenilen, belgesel havasında bir film izledim geçenlerde. Türkçeye ‘Kutup Macerası’ olarak çevrilen; “Eight Below.

Bırakın yakınlarımızı, en can arkadaşlarımızdan, hatta bazen ailemizden göremediğimiz bir bağlılık, sevgi, dostluk ve tutkuyu yaşatıyor film. Hem de köpeklerden…

Sonradan anlıyorsunuz ki burun direğinin sızlama nedeni esasında filmdeki kareler değil; kendi yaptıklarımız. Veya yapmadıklarımız…

İlginçtir, ‘Eight Below’ bana üç sene önceki “Geride Nasıl Bir Miras Bırakmak İstersin?” yazısındaki hikayeyi hatırlattı:

» Yazının devamı

Tüm Zamanların En İyi Filmleri!

Hadi gelin birlikte bir liste oluşturalım. Mutlaka izlenmesi gereken filmler listesi.

Kime göre?
Tabii ki bize göre. Yani size!

Bu aralar deli gibi film izliyorum. Her nedense yıllarca az seyretmişliğin acısını çıkarırcasına… O yüzden sizden gelecek öneriler değerli. Hem bu sayede Fikir Atölyesi okurlarının film tercihlerini de çıkartmış oluruz.

Filmler, Türk veya yabancı olabilir. Yeni veya eski, bağımsız veya anime, hatta belgesel… Her ne olursa, kısıtlama yok. Sadece sizi en çok etkileyen ve mutlaka görülmesi gereken dediklerinizden olsun, yeterli. Tek ricam filmin orijinal dilindeki adını yazmanız. IMDb bunun için iyi bir kaynak olabilir.

Sayı için ise sınır yok. İster tek film ismi yazın, ister onbeş! Bu sayede birbirimizi daha iyi tanımış olmakla kalmaz, henüz izlemediğimiz bazı filmleri de izlenecekler listemize almış oluruz.

Bize göre, tüm zamanların en iyi filmleri…

» Yazının devamı

Beni sevdiğinizi biliyorum. Ancak başka seçeneğiniz olmadığını da…

Bu, ‘büyümü sancıları’ içinde olan birinin, anne ve babasına hitaben yazdığı bir mektuptur. Tek amacı, ileride kendisine hatırlatmaktır. Başka amacı yoktur!

“beni tanımıyorsunuz.
tanıma çabanız, size öğretilenlerden ibaret.
veya, kendi ailenizden gördüğünüz kadar işte.

yeterli değil.
ve siz farkında değilsiniz.

en acı veren taraf ise,
tanıdığınızı sanıp, bana hep doğruları söylemeniz.
kendi doğrularınızı…
onlar da nedense hep “yapmamam” gerekenler.
ve o kadar çoklar ki…

ben sanırım büyüyorum.
kafam karışık.
kim olduğumu anlamaya çalışıyorum.
neden nefes aldığımı…


» Yazının devamı

Neden?

bundan sonrası için.
yapacakların için.
işte bunun için;
bir neden.

tamam da,
neden?

yani,
neden neden?

beyin nasıl programlanmış ki?
neden varsa iyi,
yoksa kötü…

tersi olsa bir an için.

» Yazının devamı

Faili Meçhul Kıyak Otoparkta!

Faili Meçhul Kıyak – FMK – oyunumuza başlayalı sekiz ay olmuş. Güzel de olmuş :)

Şimdi çektiğimiz ufak bir video var, onu sizinle paylaşmak istiyorum:

Bir prodüksiyon şirketinin yardımı ile sabah gün ağarmadan başladık, öğlene doğru da işimiz bitmişti. Eğlenceden yorgunluğu unuttuk!

Yine bir prodüksiyon şirketi destek verirse, size çekmek istediğimiz diğer FMK’lar hakkında fikir vermek istiyorum:

» Yazının devamı

3 / 24123451020... Son »