Çıplak Kalma !
İnternet’te insanların fayda sağladıkları, keyif aldıkları ve parçası olmak isteyecekleri topluluklar yaratıp yaratıcı fikirlerini hayata geçiriyorlar.
Çok çalışıp, çok eğleniyorlar.
Ve şimdi de güzel paralar kazanıyorlar!
Eşinle Gel; Birbirinizi Oyalarsanız!
İliklerimize kadar işlemiş klişeler var günlük yaşantımızda. Farkında bile değiliz ki sorgulayalım.
Bir davetiye alıyorsunuz; düğün, açılış, party, her neyse. Üzerinde ’sayın falanca falanca ve eşi.’ Davet eden sizin evli olmadığınızı biliyorsa (ve bu durumda sizi hala davet ediyorsa) bu durumda zarfta sadece sizin isminiz yazıyor.
Herneye davet ediliyorsanız ve beni yalnız değil, eşimle çağırıyorsanız; bunun tercümesi şunlar olabilir mi?:
Sende Ne Değişmiyorsa, Sen O’sun…
Yaşadığımız toplumun bizden istedikleriyle ve hatta acımasız yaptırımlarıyla, beklentilerimiz hep yukarı çekilmeye, olmayan sorunlar da sorun olmaya başlamıyor mu?
Meğer bilinmeyen, açığa çıkmayı bekleyen ne çok arzularımız varmış bizim. Karmaşıklaşmaya başladıkça herşey, başlıyoruz ödünler de vermeye; en çok da basit olmaktan, basit yaşamaktan oluyor bu fedakarlıklar. Boğuluyoruz kendi yarattığımız sorunların içinde.
Sonra da düşüyoruz çözümün peşine, adına da “değişim” diyerek. O ilk halimizi, saf halimizi arıyoruz bilmeden. Yaşlandıkça öğreniyoruz tekrardan küçülmeyi. Mutlu oluyoruz becerebildiğimiz, özümüze dönebildiğimiz ölçüde.
Kabile Aranıyor!
Alex Tew’in bir milyonluk dolarlık fikrinden sonra ilgimi çeken en iyi fikirlerden biri.
“Tribe wanted“: Kabile aranıyor.
5.000 kişi, emsalsiz bir kabile, gerçek bir ada…

Dünyanın hertarafından gelecek 5.000 kişi ile yaratılacak bir sanal topluluk daha sonra sanal olmaktan çıkıp gerçek bir kabile hayatı yaşayabilir mi?
Zeyno Günenç – Oyuncu
- Balerin olmak istemiş; oyuncu olmuş.
- Anne olmak istemiş; “Dominat Teyze” olmuş.
- Uzun ömürlü bir evlilik istemiş; Okan Bayülgen ile bir evlilik macerası olmuş.
- “Çocuklar Duymasın” istemiş; duymuşlar!
20 Soruluk Söyleşiler‘deki konuğumuz Zeyno Günenç‘den bahsediyorum. ‘Gönenç’ soyadı ile yanlış bildiğimiz Zeyno Günenç.
İstersen Yaparsın
“Planımız Puerto Rico’ya gitmekti, ancak havaalanına geldiğimizde uçuş iptal edilmişti. Herkes söyleniyor ve şikayet ediyordu. Kimse bir şey yapmıyordu. O zaman ben yapmaya karar verdim.
Birisi yapmalıydı.
2.000 dolara bir charter kiraladım. Bu parayı oradaki kişi sayısına böldüm. Adam başı 39 dolar.
Bir siyah tahta alıp üzerine şunları yazdım:
Yaratıcılık Başa Bela!
Yurtdışındaki meşrubat makinalarını buzdan yapılmış para ile kandırma yaratıcılığını gösteren medar-ı iftiharlarımızı (!) duymuşsunuzdur.
Düşünsenize bu makinalardaki paraları toplama sorumluluğunda olan kişinin içine düştüğü durumu. Zorlama yok, kırma dökme yok, buz eriyip buharlaştığından arkada kalan bir iz de yok. Fakat hasılatta açık var. Ancak denetimler sıklaştırılınca, para haznesindeki ıslaklığı görünce anlayabiliyorlar durumu.
Bu da bazı beleşcilerin futbol maçlarına biletsiz girmek için buldukları yaratıcı (!) çözüm:
Haşmet Babaoğlu – Gazeteci, yazar, sosyolog.
- Aşk yazarı değil; ilişkiler yazarı.
- Spor yorumcusu değil; futbol yorumcusu.
- Sosyal değil; asosyal.
- Komik değil; melankolik.
- Polyanacı değil, sosyolog.
- Kaplan değil; kedi.
- ‘Baba’ değil; mütevazi.
- Muhalif değil: yaşamdan taraf.
- Herşey hafif; sevmek ağır.
- Yanlışlarla kazanmak değil; doğrularla kaybetmek.
- Bir ses gelseydi değil; sese kulak verseydik.
- Dindar değil; şükür eden.
- Akıl birliği değil; akılların birliği.
Aç Kal, Budala Kal.
“Farklı düşünme, yaratıcı düşünce, yaratıcı tasarım.”
İşte Apple Macintoch ve iPod’un yaratıcısı Steven Paul Jobs‘un başarısındaki anahtar kavramlar.
“Liderle takipciyi birbirinden ayıran en önemli özellik yenilikçiliktir (innovation)” diyor Jobs.
Yakalandığı kanserden dolayı ölümle burun buruna gelince “Her gününü, hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, günün birinde haklı çıkarsın” deyişini yaşamının da parolası yapmış.
Steve Jobs “Aç kal, budala kal” diyor gençlere.
Barış Akkiriş – Dünya Gezgini
Hayaller zor ama yapılabilen şeyler olunca hayata anlam ve motivasyon katıyor. Amaçsızca yaşamak, “vakit öldürmek”, herkesle aynı şeyleri yapıyor olmak 28 yaşındaki Barış için değil.

En büyük hayali, yaşamının da amacı haline gelince vermiş kararını: “Gidiyorum çok uzaklara; dünyayı kendi gözlerimle keşf etmeye.”
Barış Akkiriş 7 aydır tek başına yollarda…

