Yaratıcılık/Fikirler

27 Şubat Dünya FMK Günü!

27 Şubat - Dünya FMK Günü!Geçen sene bugünlerde; “Çok şeyin bir günü var; hadi gelin biz de ‘Faili Meçhul Kıyak‘ oyunumuzun başlangıç tarihi olan 27 Şubat’ı “Dünya FMK Günü” ilan edelim” demiş ve sonrasında heyecanımı dile getirmeye çalışmışım:

İleriki yıllarda tüm kıtalara yayılmış bir 27 Şubat… İnsanların kendini belli etmeden, tanımadıkları kişilerin yüzünü gülümsettiği bir dünya oyun günü! Müthiş bir şey olmaz mı?

Ufak şeylerle, tanımadığımız insanları mutlu ederek, mutlu oluyoruz. FMK kısaca bu.

Çıkar düşünmeksizin, birilerine ufak bir güzellik yapıyoruz ve o kişi bunu kimin yaptığını bilmiyor. Arkanızda bıraktığınız ise sadece bir FMK kartı.

» Yazının devamı

Taksim Muzurlukları :)

27 Şubat ‘Dünya FMK Günü‘ için beş arkadaş, Taksim’de 50-60 parça ‘Faili Meçhul Kıyak‘ yapıp, epey iyi vakit geçirdik.

Bazı FMK’ları ise video’ya alma şansım oldu:

Bir gece öncesinde evde yapılan hazırlıklarınsa keyfi başkaydı.
» Yazının devamı

En Çok Beğenilen FMK Fikrine Apple iPad!

Şu an duygularımı anlatacak kelime bulamıyorum!

Aynen Has FMK!‘da olduğu gibi, “Faili Meçhul Kıyak” fikrine ilk günden beri gönülden inanan başka bir iş adamı beni arayıp, ‘27 Şubat – Dünya FMK Günü!‘nün bilinirliğini arttırmak ve toplumsal bir harekete çevirmek için ufak bir şey yapmak istediğini söyleyince…

Evet itiraf ediyorum, bir kez daha nefesim kesildi.

Şöyle bir oyun oynayalım, adına da “27 Şubat FMK Fikrine iPad” diyelim dedik.

27 Şubat Dünya FMK Günü!” için yapmayı planladığınız veya aklınıza gelen en güzel FMK fikrini Facebook’daki Fikir Atölyesi sayfamızdaki şu not‘a yorum olarak yazıyorsunuz, en çok oyu (beğeni/like) alacak bir kişi de “Apple iPad 64GB (Wi-Fi + 3G)” kazanıyor. Sizin bireysel olarak yapmayı planladığınız veya yapmak isteyeceğiniz Faili Meçhul Kıyak fikrindan bahsediyorum.

Yazan siz, oylayan yine siz… Bense sadece izleyici rolündeyim.
» Yazının devamı

27 Şubat – Dünya FMK Günü!

27 Şubat - Dünya FMK Günü!Çok şeyin bir günü var; hadi gelin biz de ‘Faili Meçhul Kıyak‘ oyunumuzun başlangıç tarihi olan 27 Şubat’ı “Dünya FMK Günü” ilan edelim :)

Müthiş bir şey olmaz mı, 27 Şubat‘ın, ileriki yıllarda dünyaya mal olmuş, insanların kendini belli etmeden, tanımadıkları kişilerin yüzünü gülümsettiği bir gün olarak kutlanması? Hayali bile heyecan verici.

Bugünden sonra da Faili Meçhul Kıyak’larımız tabii ki sadece 27 Şubat’la limitli kalmayacak. Oyunumuz bugün, zaman ve mekan limiti olmaksızın oynanabiliyor zaten, bu aynen devam etsin.

Özel bir günümüz olsun ‘umudu’muzun arkasında; FMK’ın bilinirliğini arttırmak ve sonuçta daha fazla insanın yüzünün gülümsemesine katkı sağlamak var. [Önümüzdeki yıllarda belki en heyecan veren FMK fikrini önceden birlikte seçer ve 27 Şubat'ta hep beraber o fikri hayata geçiririz. Ancak sanırım bunun için henüz erken.]

Ufak şeylerle, tanımadığımız insanları mutlu ederek, mutlu oluyoruz. FMK kısaca bu.

Çıkar düşünmeksizin, birilerine ufak bir güzellik yapıyoruz ve o kişi bunu kimin yaptığını bilmiyor. Arkanızda bıraktığınız ise sadece bir FMK kartı.
» Yazının devamı

Cep Telefonu Bunları da Yapsa!

Gürültülü yerlerde cep telefonu ile konuşmak zordur ya, ne kadar yüksek sesle konuşursak konuşalım, karşı taraf zorlanır hep bizi duymakta.

Hele bir de kulaklıklar yanınızda değilse.

Biz de çoğu kez cep telefonunu kulaktan uzaklaştırıp, alttaki mikrofu ağıza götürerek konuşmaya çalışırız. Tuhaf da bir görüntü oluşturur bu!

O sırada, telefon kulakta olmadığı için de, karşı taraf bize bir şey diyorsa duyamayız.

Bilirsiniz işte o durumları.

Uzayan Mikrofon:

Şimdi, bu cep telefonlarının altında ufak bir tuş olsa. Basınca, ucunda hassas mikrofon olan esnek ve uzayabilen bir metal çıksa! Konuşma bitince de, girer o tekrar yerine.
———-
Aynı şekilde o gürültülü ortamlarda, sesi karşıya göndersek bile, duymak da zordur.
» Yazının devamı

Dragons’ Den Türkiye. Yaratıcı iş fikirleri için bir fırsat mı?

“İş fikrim var, param yok! Biri bana destek olsa, bak gör neler yapardım.”

“Yaratıcı fikrim var, ne yapacağımı bilmiyorum.” Veya;

“Çalıştığım şirkette fikirlerimi dinleyen yok. Kurumsal hayatta yaratıcılık gerçekten zor işmiş. Ben de fikirlerimi kendim hayata geçiririm.” diyorsanız…

Bloomberg HT kanalında yayınlanacak olan “Dragons’ Den Türkiye” isimli girişimcilik programı sizin için olabilir!

Reyting uğruna yapılan göz yaşı, ayılma bayılma, aşağılama veya yakın çekim gibi saçmalıklardan uzak; net ve direkt iletişim tarzı ile Dragons’ Den, İngiltere’de BBC Kanalı’nın sekiz sezondur en çok izlenen programlarından biri.

Dragons’ Den‘deki adıyla ‘ejderler‘, kendi girişimci ruhlarıyla sıfırdan zengin olmuş yatırımcılar. Beş kişiler; biri kadın. Karşılarına hisse karşılığı para koparmak için gelen girişimcilerin iş fikirlerini dinledikten sonra yatırım kararlarını açıklıyorlar:

Varım” veya “yokum!” » Yazının devamı

Özgelecek. Hem de En Özü!

Hani şu iş başvurularında firmalara CV veya özgeçmiş gönderiyoruz ya, bu aralar yine kafamı bir şeyler kurcalıyor.

Tüm CV’lerin ortak noktası, hep ve sadece “geçmişimiz” hakkında bilgi vermesi. Nerede okuduk, nerede çalıştık, ne işler yaptık, hangi sertifikaları aldık… İyi güzel de, bizim geçmişte yaptıklarımız, girmek istediğimiz şirketin geleceğine katkısı ne?

Hem olası katkımızı hesap etme işini nasıl bırakabiliriz ki başkalarına? [Hele bir de, maalesef, büyük firmalarda CV eleme işini çömez İnsan Kaynakçıları yaparken!]

Ofis programlarını kullanma eğitimine katılıp, sertifika aldığımızı yazıyoruz mesela. Veya bilmem ne semineri… O dönem için bunlar iyi şeyler olabilirdi de, bugünkü CV’de hala bunlar yer alıyorsa, biraz acayip kaçmıyor mu?

Hem zaten geçmişte ben, hangi şart ve imkanlarda o becerdiklerimi becerdim ki? O zamanlarda mesela ekonomi ne durumdaydı, sattığımız ürün veya hizmete talep var mıydı, benim müdürümle ilişkim nasıldı? Sahi, baştan ben o işe zaten nasıl kabul edilmiştim ki?

Bunlar pek yazmaz CV’lerde.

Özgeçmiş yazmak kolay. Google’da “örnek cv” diye aratmak yetiyor. Özgelecek yazmamak içinse bahanemiz hazır! “Gelecek” ya o, nereden bileyim? [Birazdan size bir "özgelecek örneği" vereceğim.]

Ancak öncelikle bir şey sormak istiyorum.

CV’lerde kendimiz hakkında samimi, dürüst ve merak uyandıran lafları yazmaya neden sakınıyoruz? Mesela; » Yazının devamı

İnsan Bilincinin Optik Yanılgısı.

- Mesela tıp okullarında günde bir saatlik ders olsa ve arkanızda oturan arkadaşınız size masaj yapsa. Evet, masaj! İşte bu yüzden hastasının ayağına masaj yapan bir doktor göremiyoruz bugün.

- Mesela hastaneler, hastaların ve çalışanların oylarıyla haftanın “en kaba, en huysuz doktorunu” seçip duvara kocaman bir resmini assalar. Hiçbir doktor bu oylamada “kazanan” olmayı istemeyecektir.

- Mesela hastane koridorlarına şarkı söylemeden girilmese…

Bunlar, “insanlığın kendisini” en büyük ilaç yapmak isteyen Adams’ın onlarca fikrinden bazıları. Hani şu “Patch Adams: Anarşist Palyaço Doktor!” ile başladığımız yazı dizisinin kahramanı olan deli doktor!

“Dünyadaki hiçbir tıp okulu sağlıklı olmayı, zinde olmayı öğretmiyor. Benim tüm tıp eğitimim boyunca ‘sağlık’ kelimesi derslerde geçmedi. Geçen hep: ‘hastalıktan kurtulmak’ oldu. İyi beslenme, egzersiz, ve tabii ki sevgi kelimeleri hiç geçmedi. İşte size tıp okullarının vizyonu!
» Yazının devamı

Beni REDDettin!

beni REDDettin!Hadi bir oyun daha oynayalım. “Faili Meçhul Kıyak“tan sonra bu da ikincisi olsun, onun kardeşi :)

Adı da “Beni REDDettin!” olsun. Veya “REDD Hareketi!

Hepimiz, her gün bir yerlerde reddediliyoruz. ‘Hayır’ diyor birileri bize, ‘olmaz!’ Kabul edilmiyor, istenmiyor, hatta dışlanıyoruz zaman zaman. Duymak istemediğimiz; bazıları büyük, bazıları ufak reddedilmeler bunlar. Kendimizi değersiz, eksik veya başarısız hissettiğimiz… Canımızın yandığı anlar.

Bize ‘hayır’ denme ihtimali öylesine korkutuyor ki, çoğu kez bunu duymamak için denemeye de kalkmıyoruz. Oysa hayatın içinde ‘evet’ kadar ‘hayır’ da var.

Madem reddedilmeler hiç bitmeyecek… O zaman bu işi tersine çevirip, onlar bizi reddettikçe, bizim kendimizi daha iyi hissettiğimiz, eğlendiğimiz bir oyun oynayalım. Nasıl olsa ret aldıkça, ‘evet almanın’ yollarını daha iyi öğreniyor olmuyor muyuz?

Reddedilmek!” yazısını yazarken çıktı bu “Beni REDDettin!” fikri:
» Yazının devamı

Faili Meçhul Kıyak Otoparkta!

Faili Meçhul Kıyak – FMK – oyunumuza başlayalı sekiz ay olmuş. Güzel de olmuş :)

Şimdi çektiğimiz ufak bir video var, onu sizinle paylaşmak istiyorum:

Bir prodüksiyon şirketinin yardımı ile sabah gün ağarmadan başladık, öğlene doğru da işimiz bitmişti. Eğlenceden yorgunluğu unuttuk!

Yine bir prodüksiyon şirketi destek verirse, size çekmek istediğimiz diğer FMK’lar hakkında fikir vermek istiyorum:
» Yazının devamı

1 / 612345... Son »