Dikkatimi Çekenler

İyi Bir Satışçı Olmak

Sevgili Alper’in “İlk 5” isminde hoş bir blogu var; aklına gelen, ilgisini çeken hemen her konunun ilk beşini listeliyor orada.

Burdan bana, “İyi Satışçı Olmak” yazısıyla da, kibarlık yaparak pas atmış.

İşte iyi bir satışcı olmanın (bence) ilk beş şartı:

1. Müşteri değil, “misafir” diyen,
2. Konuşan değil, dinleyen,
3. Israrcı değil, şaşırtan,
4. Tanıdık değil, arkadaş,
5. Paranızı değil, sizi seven.

Orta sahada tekniği kuvvetli olduğuna inandığım Mehmet Doğan‘a gidiyor benim pasım da.

1 Milyon Ziyaretçi !

“biz üç kankayız; izel kanka, çelik kanka, ercan kanka. amacımız, şu an üzerinde bulunduğunuz blogu, tamamen amatör güdülerle, türkiye’nin, hatta ve hatta dünyanın en fazla ziyaret edilen blogu yapmak. nasıl mı? öyle. bir siteyi tanıtma yöntemlerinin tamamını kullanarak, her türlü pisliği yaparak, internet üstünde ve internet altında, mesela sokakta, bir duvarda, bir bar tuvaletinin kapı arkasında bu blogun adını yazarak ve daha neler neler.”

» Yazının devamı

Ekşi Karartma!

Önce Yahudiler için geldiler,
Sesimi çıkarmadım,
Çünkü ben Yahudi değildim.
Sonra komünistler için geldiler,
Sesimi çıkarmadım,
Çünkü ben komünist değildim.
Sonra sendikacılar için geldiler,
Sesimi çıkarmadım,
Çünkü ben sendikacı değildim.
Sonra benim için geldiler,
Ve artık ses çıkaracak kimse kalmamıştı.

» Yazının devamı

Hedefe Kilitlenmek

Yan yana iki gökdelen ve ikisini en tepede birbirine bağlayan 30 cm genişliğinde çelik bir halat. Burdan yürüyerek geç karşı tarafa; 100 YTL veriyorum dersem; hemen herkesin cevabı “değmez bu riski almaya, hem ben bırak o kadar yukarda olmayı, yerde bile olsa, dengemi o kadar uzun süre sağlayamayabilirim” olur.

Ayaklarını nasıl yerleştireceksin, kollarını nasıl tutacaksın, adımlarının uzunluğu ne kadar olacak, düşmekten nasıl korunacaksın… Kolay değildir gerçekten düz bir çizgi üzerinde denge sağlamak, üstelik çok yüksekte: 100 YTL için ise hayat riske edilmez.

Gelin değiştirelim ödülü.

» Yazının devamı

Bunları Bilmek Eğlenceli

Çocuklar durmaksızın soru sorarlar demiştik bir yazımızda; rakamlar elimize ulaştı!: 4 yaşındaki bir çocuğun bir günde sorduğu ortalama soru sayısı: 437.

İlgili ilgisiz ne kadar çok bilirsek, meraklı olursak kısaca; öğrenmenin de dayanılmaz bir keyfi içinde buluyoruz kendimizi.

Hele bazı şeyleri öğrenmek biraz da şaşırtıyorsa:

» Yazının devamı

Kopyala Yapıştır!

Üretim “çalışma” gerektirir, “öğrenme” gerektirir, “yorar”.

Yaratıcılık zordur çünkü düşünmek zor iştir.
Düşünmemek varken neden düşüneyim ki!?
Kopya çekmek varken neden ben yaratayım ki?

» Yazının devamı

Futbolda Yöneticilik ve Taraftarlık

Türkiye’de kulüp yöneticilerinin “koltuklar boş kalıyor, taraftarlarımızı maça bekliyoruz” veya “forma satışlarımız çok düşük” demeçleri çok ilgimi çekiyor;

“N’olur gelin, n’olur satın alın!”

Diğer bir değişle; “bugüne kadarki icraatlarımızın sonucu olarak kendi takımıma ve yarattığımız marka değerine çok da fazla inanmıyorum; lütfen siz yine de bizi destekleyin.”

Bir itiraf, bir yalvarış!

» Yazının devamı

Dikkatimi Çekti

Kör bir ressam,

Önyargı haritası,

On milyon dolarlık dava…

Son günlerde ilgimi çeken birkaç konu:

» Yazının devamı

Dış Kapının Anahtarı !

Dış kapı, evin kapısı (1-2 tane), varsa araba, iş yerinde veya okulda oda, dolaplar, çekmeceler, bazen yakınlarımızın,…

Hepsi için kaç anahtar ediyor, siz hesap edin. Bu yazıyı yazmadan önce dikkat ettim, en az taşınan anahtar sayısı üç. Bazıları da kocaman!

Cebinizde yaptığı ağırlık mı, çıkardıkları gereksiz ses mi, dağınıklık mı?…

MAK Tasarım (3 Türk tasarımcı) işi bitirmiş. Yeni fark ettim ve nasıl keyif aldım, anlatamam.

Adı Slot. Basit, hayatı kolaylaştırıyor, işlevsel, kullanımı kolay.

1850′den beri çok az değişime uğrayan anahtarların formuna yepyeni bir bakış getirmişler, kesmişler başını. Azalmış ağırlıkları %40, sokmuşlar plastik bir gövdenin içine.

150 yıldır kimsenin aklına gelmemiş, ancak onlar düşünmenin ötesinde hayata da geçirmişler fark yaratan fikirlerini.

Teknolojinin anahtar denen illeti yok etmesine az kaldı ama şimdilik gördüğüm en iyisi bu. Bu dış gövdenin tasarımını biraz daha özendirici bir kişiliğe de sokabilirlerse…

DJ Sensin !

En son yazımda; farklılaşan, çoğalan, kişiselleşen iletişim imkanlarından sadece biri olan radyo’nun da adı geçmişti. Bu sabah Vodafone and Sony NetServices “Vodafone Radio DJ” programını açıkladı.

Ben buna “DJ Sensin” diyorum.

» Yazının devamı

9 / 10« İlk...678910