<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fikir Atolyesi &#187; Dikkatimi Çekenler</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/kategori/dikkatimi-cekenler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 20:11:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Bir el atsanız!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2010/07/16/bir-el-atsaniz/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2010/07/16/bir-el-atsaniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 19:43:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[cevapsız sorular]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Üründül]]></category>
		<category><![CDATA[zor sorular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1679</guid>
		<description><![CDATA[Sunum ne kadar hoş olsa da, çok lezzetli bir şey yerken; konser performansı ne kadar etkileyici olsa da, o müthiş şarkıyı dinlediğimizde&#8230; Veya; öperken, koklarken, hatta sevişmenin en güzel anında&#8230; Neden kapanır ki gözlerimiz? &#8212;&#8212; Sonradan ekonomik refaha kavuşan, torunlarına bile yetecek kadar parası olan zenginler&#8230; Nasıl bir düşünceyle &#8216;sonradan&#8217; cimrileşiyorsunuz? Eskiden çok daha cömert değil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sunum ne kadar hoş olsa da, çok lezzetli bir şey yerken;<br />
konser performansı ne kadar etkileyici olsa da, o müthiş şarkıyı dinlediğimizde&#8230;</p>
<p>Veya;</p>
<p>öperken,<br />
koklarken,<br />
hatta sevişmenin en güzel anında&#8230;</p>
<p>Neden kapanır ki gözlerimiz?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Sonradan ekonomik refaha kavuşan,<br />
torunlarına bile yetecek kadar parası olan <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2010/03/26/bizler-zenginlere-hizmet-eden-robotlariz/" target="_blank">zenginler</a>&#8230;</p>
<p>Nasıl bir düşünceyle &#8216;sonradan&#8217; cimrileşiyorsunuz?<br />
Eskiden çok daha cömert değil miydiniz?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Şerefe derken, karşındakinin &#8216;gözüne içine bakarak&#8217; yudumlamak içkini&#8230;</p>
<p>Sahi, neden bu kadar zor?</p>
<p><span id="more-1679"></span>&#8212;&#8212;</p>
<p>O an birlikte olduğunuz kişiyi ne kadar özlemiş veya ne kadar severseniz sevin&#8230;<br />
Konuşulan konu da ne kadar önemli olursa olsun.</p>
<p>Kimin cebi çalarsa,<br />
arayan günde beş defa konuştuğunuz biri bile olsa,<br />
açılır hemen o telefon.</p>
<p>Cep telefonundan arandığında cevap vermek, nasıl oluyor da &#8216;her şeyin&#8217; önüne geçebiliyor?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Eskilerin arasına yeni birini tanıştırınca, geç kalmaz şu soru:<br />
&#8220;nereden arkadaşsınız?&#8221;</p>
<p>Okul, iş, askerlikse cevap, tatmin eder karşı tarafı.<br />
&#8216;Ortak arkadaş vasıtasıyla&#8217; da iyi cevaptır.</p>
<p>Ya sokakta nedensiz gidip merhaba dediğin biriyse o.<br />
Hatta internetse&#8230;</p>
<p>Önemlidir nereden tanıştığımız!</p>
<p>İlk tanışma anımıza göre mi karar vereceksin?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Yaptıklarım yapacaklarımın garantisi der gibi &#8216;özgeçmiş&#8217; gönderiyoruz iş başvurularına.</p>
<p>İnsan sürekli değişen bir varlıksa,<br />
kendi tutku ve hayallerini de en iyi kişi kendisi bilirse;</p>
<p>Neden gönderilen hala &#8216;<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2010/04/14/ozgelecek-hem-de-en-ozu/" target="_blank">özgelecek</a>&#8216; değil?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Bundan 300-500 sene önce yaşayan insanlara bugün;<br />
&#8220;nasıl böyle şeylere inanabilmişler&#8221; diyorsak,<br />
bunun ileride bizim için de söylenmesi o denli doğal karşılanmalı.</p>
<p>O zaman neden iddialaşır ki insanlar?</p>
<p>&#8212;&#8211;</p>
<p>Bizler; uçsuz bucaksız, sınırsız bir evrende;<br />
kısıtlı bir coğrafyaya sıkışmış,<br />
çok kısa yaşayan ufacık varlıklarsak&#8230;</p>
<p>Bazıları nasıl oluyor da &#8216;dünyayı ben yarattım&#8217; edasıyla prim yapabiliyor?<br />
Daha da önemlisi, biz nasıl aldanıyoruz bu kişilere?</p>
<p>Hayranlık duymak bir &#8216;ihtiyaç&#8217; mı?</p>
<p>Veya;</p>
<p>Nasıl olsa 2 duble rakıdan sonra halay çekip, göbek atacaksın,<br />
şimdi sert görünüp, racon kesince mi &#8216;<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/12/01/kocaman-bir-gobegi-erkeklik-sayip-sonra-o-gobegin-altina-slip-mayo-giymeyeceksin-iste/" target="_blank">delikanlı</a>&#8216; sayılıyorsun?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/2007/11/01/futbola-yeni-kurallar-getirme-sansimiz-olsaydi/" target="_blank">Futbolda</a> koşan adamın önünde durunca,<br />
&#8216;engelleme&#8217; denip, faul çalınıyor.</p>
<p>Peki, genelde kenar çizgilerinin önünde gürülen,<br />
topu vücuduyla saklama nasıl engelleme olmuyor?</p>
<p>Üstelik biri futbol oynamaya çalışırken, saklayan çirkinleştirmiyor mu oyunu?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Gidenin arkasından ağlamak,<br />
<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2010/04/03/size-bir-sey-sormak-istiyorum/" target="_blank"> ölen</a> görmeyeceğine göre,<br />
kimin içindir?</p>
<p>Artık hayatımın bir parçası olmayacaksın,<br />
&#8216;özlem duymak&#8217; gibi bencilliğin karşı durulması zor tepkisi midir;</p>
<p>yoksa diğerlerine karşı &#8216;bak, ben de üzgünüm&#8217; demek mi?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Bürokratlar, memurlar, polisler, devlet hastanesi <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2010/03/16/insan-bilincinin-optik-yanilgisi/" target="_blank">doktorları</a>, hemşireleri&#8230;<br />
veya bizim oylarımızla seçilen hükümetler&#8230;</p>
<p>Bizim verdiğimiz vergilerle maaşlarınızı alıyorsunuz.</p>
<p>Bundan dolayı biz &#8216;işveren&#8217;iz,<br />
siz de bize hizmet için oradasınız.</p>
<p>Ne oluyor da çoğunuz kendinizi bizim üzerimizde görebiliyorsunuz?<br />
Nasıl oluyor da bunca yıl devlet dairelerine &#8220;işveren memnuniyeti&#8221; anlayışı uğrayamıyor?</p>
<p>veya;</p>
<p>Salak yerine konmak bizim hoşumuza mı gidiyor?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Menüde, vitrinde, rafta görüpte istediğiniz bir ürünü vermeyip,<br />
&#8216;yok abi onu vermeyeceğim sana, iyi değil&#8217; diyen dükkan sahibini nasıl oluyor da daha çok seviyoruz?</p>
<p>Diyelim kendimizi özel hissettiğimizden.</p>
<p>Aynı adam değil mi ki onu birazdan başkalarına kakalayacak?<br />
Veya basit bir pazarlama taktiği ise bu, nasıl hala kendimizi özel hissedebiliyoruz?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2010/06/15/kendini-bir-sey-sanmazsan-kaybedecek-seyin-de-olmuyor/" target="_blank">çocuk</a> görünce hemen herkesin yüzü gülüyorsa,<br />
büyümek mi kabahat olan?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Deliye her gün bayramsa, neden bugünden deli olmuyoruz?</p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Ömer Üründül&#8230;<br />
Neden?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2010/07/16/bir-el-atsaniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>44</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duyuyorsunuz, değil mi?</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2010/06/20/duyuyorsunuz-degil-mi/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2010/06/20/duyuyorsunuz-degil-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 15:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[afgan kızı]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[Şarbat Gula]]></category>
		<category><![CDATA[Sharbat Gula]]></category>
		<category><![CDATA[Steve McCurry]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1665</guid>
		<description><![CDATA[Hep bir şeyler anlatıyor bana. Her defasında farklı. Hep bir öncekinden daha derin. Her defasında yeniden. İfade tek, dediği çok. Gözümü alamıyorum! Size de şu an dedikleri var. Duyuyorsunuz, değil mi? 1985 Haziran&#8217;ında National Geographic Dergisi&#8217;ne kapak olan, Afgan Kızı Şarbat Gula. Steve McCurry&#8216;nin deklanşöründen.17 sene sonra tekrar bulunmasının hikayesi ise: Afghan Girl Revealed.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hep bir şeyler anlatıyor bana.<br />
Her defasında farklı.<br />
Hep bir öncekinden daha derin.<br />
Her defasında yeniden.</p>
<p>İfade tek, dediği çok.<br />
Gözümü alamıyorum!</p>
<p>Size de şu an dedikleri var.<br />
Duyuyorsunuz, değil mi?</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2010/06/afghan-girl-615.jpg" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-1666" title="Şarbat Gula" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2010/06/afghan-girl-615.jpg" alt="Afgan Kızı" width="530" height="380" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><em>1985 Haziran&#8217;ında <a href="http://ngm.nationalgeographic.com/2002/04/afghan-girl/original-story-text" target="_blank">National Geographic</a> Dergisi&#8217;ne kapak olan, </em><em>Afgan Kızı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Earbat_Gula" target="_blank">Şarbat Gula</a>.<br />
<a href="http://www.stevemccurry.com/" target="_blank">Steve McCurry</a>&#8216;nin deklanşöründen.17 sene sonra tekrar bulunmasının hikayesi ise:<br />
<a href="http://ngm.nationalgeographic.com/2002/04/afghan-girl/sight-and-sounds-interactive" target="_blank">Afghan Girl Revealed</a>.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2010/06/20/duyuyorsunuz-degil-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>47</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk bu olsa gerek!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2010/05/17/ask-bu-olsa-gerek/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2010/05/17/ask-bu-olsa-gerek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 18:08:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[delilah]]></category>
		<category><![CDATA[delilah sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hey there Delilah]]></category>
		<category><![CDATA[Plain White T's]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1566</guid>
		<description><![CDATA[Çırılçıplak ruhlarına teslim olanlara&#8230; Okşayan eli değil, tekmeleyen ayağı itenlere&#8230; Delilah onlara. Hey there Delilah What&#8217;s it like in New York City? I&#8217;m a thousand miles away But girl, tonight you look so pretty Yes you do Times Square can&#8217;t shine as bright as you I swear it&#8217;s true Hey there Delilah Don&#8217;t you worry [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çırılçıplak ruhlarına teslim <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/01/17/cirilciplak-ruhuma-teslim-olasim-geldi/" target="_blank">olanlara</a>&#8230;<br />
Okşayan eli değil, tekmeleyen ayağı <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/07/11/oksayan-eli-itip-tekmeleyen-ayagi-neden-oper-insanoglu/" target="_blank">itenlere</a>&#8230;<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=h_m-BjrxmgI" target="_blank">Delilah</a> onlara.</p>
<p><object width="480" height="385"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/h_m-BjrxmgI&#038;hl=en_GB&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0x3a3a3a&#038;color2=0x999999"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/h_m-BjrxmgI&#038;hl=en_GB&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0x3a3a3a&#038;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed></object></p>
<p>Hey there Delilah<br />
What&#8217;s it like in New York City?<br />
I&#8217;m a thousand miles away<br />
But girl, tonight you look so pretty<br />
Yes you do<br />
Times Square can&#8217;t shine as bright as you<br />
I swear it&#8217;s true<br />
<span id="more-1566"></span><br />
Hey there Delilah<br />
Don&#8217;t you worry about the distance<br />
I&#8217;m right there if you get lonely<br />
Give this song another listen<br />
Close your eyes<br />
Listen to my voice, it&#8217;s my disguise<br />
I&#8217;m by your side</p>
<p>Oh it&#8217;s what you do to me</p>
<p>Hey there Delilah<br />
I know times are getting hard<br />
But just believe me, girl<br />
Someday I&#8217;ll pay the bills with this guitar<br />
We&#8217;ll have it good<br />
We&#8217;ll have the life we knew we would<br />
My word is good</p>
<p>Hey there Delilah<br />
I&#8217;ve got so much left to say<br />
If every simple song I wrote to you<br />
Would take your breath away<br />
I&#8217;d write it all<br />
Even more in love with me you&#8217;d fall<br />
We&#8217;d have it all</p>
<p>Oh it&#8217;s what you do to me</p>
<p>A thousand miles seems pretty far<br />
But they&#8217;ve got planes and trains and cars<br />
I&#8217;d walk to you if I had no other way</p>
<p>Our friends would all make fun of us<br />
and we&#8217;ll just laugh along because we know<br />
That none of them have felt this way</p>
<p>Delilah I can promise you<br />
That by the time we get through<br />
The world will never ever be the same<br />
And you&#8217;re to blame</p>
<p>Hey there Delilah<br />
You be good and don&#8217;t you miss me<br />
Two more years and you&#8217;ll be done with school<br />
And I&#8217;ll be making history like I do</p>
<p>You&#8217;ll know it&#8217;s all because of you<br />
We can do whatever we want to<br />
Hey there Delilah here&#8217;s to you<br />
This one&#8217;s for you</p>
<p>Oh it&#8217;s what you do to me<br />
What you do to me</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2010/05/17/ask-bu-olsa-gerek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>20</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşamak dünyada var olan en istisnai şey. İnsanların çoğu ise -artık- sadece çevrimiçi, hepsi bu!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2010/04/27/yasamak-dunyada-var-olan-en-istisnai-sey-insanlarin-cogu-ise-artik-sadece-cevrimici-hepsi-bu/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2010/04/27/yasamak-dunyada-var-olan-en-istisnai-sey-insanlarin-cogu-ise-artik-sadece-cevrimici-hepsi-bu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 22:53:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook filmi]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[maslow teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[msn]]></category>
		<category><![CDATA[reyting]]></category>
		<category><![CDATA[sıradan olmak]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[şu anda ne yapıyorsun]]></category>
		<category><![CDATA[The Social Network]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1549</guid>
		<description><![CDATA[Bu aralar pek bir sosyaliz. Facebook, Twitter, Friendfeed, Msn derken, bir bakıyoruz saatler geçmiş ekran karşısında. Geçen vakit eğlenceli olunca, pek farkına da varmıyor insan. Değer mi; bağımlı mı olduk; sokaktan kopuyor muyuz soruları (biraz da geçenlerde bir seminerde yaptığım gevezelikten dolayı) beynimde fazlaca dolanınca, sizin de görüşlerinizi merak ettim. Bu yazı ondan. &#8220;Sosyal ağ&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu aralar pek bir sosyaliz. Facebook, Twitter, Friendfeed, Msn derken, bir bakıyoruz saatler geçmiş ekran karşısında. <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/10/31/internet-zaman-degerlendirmeden-cok-zaman-gecirme-mi/" target="_blank">Geçen vakit</a> eğlenceli olunca, pek farkına da varmıyor insan.</p>
<p>Değer mi; bağımlı mı olduk; sokaktan kopuyor muyuz soruları (biraz da geçenlerde bir <a href="http://bimy17.tbd.org.tr/" target="_blank">seminerde</a> yaptığım gevezelikten dolayı) beynimde fazlaca dolanınca, sizin de görüşlerinizi merak ettim. Bu yazı ondan.</p>
<p>&#8220;Sosyal ağ&#8221; lafı artık neredeyse <a href="http://www.facebook.com/" target="_blank">Facebook</a> ile aynı anlama geliyor! Hatta öyle ki, Facebook&#8217;un kuruluş hikayesinin <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Social_Network" target="_blank">filmi</a> bile çekiliyor şu sıralarda. David Fincher&#8217;in yönetmenliğini yaptığı &#8220;<a href="http://www.imdb.com/title/tt1285016/" target="_blank">The Social Network</a>&#8221; filmi 15 Ekim 2010 tarihinde vizyonda olacakmış.</p>
<p>Neyse, biz önce Facebook&#8217;la ilgili birkaç bilgi paylaşalım:<br />
<span id="more-1549"></span><br />
Nisan 2010 itibariyle dünyada <a href="http://www.facebook.com/press/info.php?statistics" target="_blank">Facebook</a>:</p>
<ul>
<li>180+ ülke ve 70 farklı dil,</li>
<li>400+ milyon aktif [son 30 gün içinde en az bir kez giren] kullanıcı,</li>
<li>Üyelerin %70’i A.B.D. dışından,</li>
<li>Yarısı her gün hesabına giriyor,</li>
<li>Her girişte 55+ dakika vakit geçiriyor,</li>
<li>60+ milyon kişi her gün durumunu güncelliyor,</li>
<li>Her ay 3+ milyar resim,</li>
<li>Ve her hafta 5+ milyar parça bilgi paylaşıyor.</li>
</ul>
<p>500+ bin aktif uygulama ve bunları geliştiren 1+ milyon girişimci var. 250 uygulamanın her birinin 1+ milyon aktif kullanıcısı mevcut. 100+ milyon kişi cep telefonundan da ulaşıyor ve cebi kullananlar Facebook&#8217;da 2 misli daha aktif.</p>
<p>ABD ve İngiltere’den sonra, <strong>Türkiye 3. en büyük Facebook ülkesi!</strong>:</p>
<ul>
<li>21.4 milyon aktif kullanıcı, [toplam nüfusumuzun %30’u!]</li>
<li>%60’ı 25 yaş altı,</li>
<li>%65’i erkek,</li>
<li>Üniversite mezunu olan 2.7 milyon kişi.</li>
</ul>
<p>Diğerleri:</p>
<ul>
<li>Msn: 300+ milyon aktif, %10’u Türk! [Dünyada ilk üç içindeyiz!]</li>
<li><a href="http://www.twitter.com" target="_blank">Twitter</a>: Aylık 2+ milyon aktif Türk.</li>
<li>YouTube: <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2007/03/09/youtube-ve-ataturk/" target="_blank">Yasak</a>! Ancak Başbakanımız giriyor! Yasak haliyle bile <a href="http://www.youtube.com" target="_blank">YouTube</a>, Türkiye’den en çok tıklanan ilk 5 site içinde!</li>
</ul>
<p>Ayrıca; Bloglar, FriendFeed, LinkedIn, Flicker, LastFm, DeviantArt, Vimeo, G-Talk, Delicious, SlideShare, FarmVille, SecondLife, WarCraft, EkşiSözlük ve daha yüzlercesi&#8230;</p>
<p>Sosyal iletişim platformları arasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Facebook" target="_blank">Facebook</a> açık ara önde. Dünyada 400 milyondan daha fazla nüfusa sahip ülke sayısı ise sadece iki; Çin ve Hindistan. Fazla değil, bundan 2.5 yıl önce Fikir Atölyesi&#8217;nde ilk kez <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/13/facebook-yeni-nesil-oyuncagimiz/" target="_blank">paylaştığımızda</a>, Facebook üye sayısı 46 milyondu. Bir yıl önce ise var olan 200 milyon üyenin 10 milyonu Türk kullanıcılardı.</p>
<p>2011 senesi içinde ise Facebook&#8217;un <strong>bir milyar aktif üyeye</strong> ulaştığını görmek hayal olmayacak. Bu da <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_population" target="_blank">dünya nüfusunun</a> altıda veya yedide biri demek!</p>
<p>&#8220;Şu anda ne yaptığımızı&#8221; eskiden sadece Msn&#8217;deki iletimizde paylaşırken, şimdi binlerle, milyonlarla paylaşıyoruz. Çevremizde olup biteni &#8220;önce&#8221; biz duyurmak istiyoruz, var içimizde bir habercilik aşkı [<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Micro_blogging" target="_blank">microblogging</a> &gt; vatandaş gazeteciliği]. Hem buralar daha bir güncel, daha samimi ve belki de en önemlisi, daha inandırıcı.</p>
<p><strong>Sevdik sonuçta:</strong></p>
<ul>
<li>İletişiyoruz, paylaşıyoruz [ifade özgürlüğü, kusma ihtiyacı],</li>
<li>Sorumuz varsa fikir arıyor ve buluyoruz,</li>
<li>Yeni kişilerle tanışıyor, iş birlikleri yapıyoruz [dayanışma],</li>
<li>Kimseye muhtaç olmadan yaptıklarımızı, becerilerimizi gösteriyoruz,</li>
<li>Dinleniyor, takip ediliyor ve tepki alabiliyoruz [İlgi görme],</li>
<li>Sokakta örgütlenmek zor iş, sosyal ağlarda kolay,</li>
<li>Bol resim, video, şamata, gırgır [eğlenceli].</li>
</ul>
<p>Bunlar, sosyal ağları neden sevdiğimizin görünen nedenleri de, asıl neden, Michelangelo&#8217;nun şu lafında gizli olabilir mi:</p>
<p><em>“Çoğumuz için en büyük tehlike, hedefi yukarı çekip ulaşamamakta değil, çok aşağılarda tutup ulaşmakta.”</em></p>
<p>Eskiden hep takma isimlerle vardık mesela. Dilediğimizi söyler, internetten bir zarar gelmez derdik. Geliyormuş oysa. Hem de iş &#8216;kitlesel yayın&#8217;a girdiğinden misli misli geliyormuş. Ancak Facebook&#8217;la ivme kazanan &#8220;gerçek kimliğinle&#8221; var olma durumu, azalttı gibi bu anonim olma durumunu. Geçtim onu, <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/04/05/sen-terfi-beklerken-onlar-facebook-profiline-bakiyor/" target="_blank">biz terfi beklerken, Facebook profilimize bakanlar</a> bile var!</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/04/28/facebook-hangi-yuzumuz/" target="_blank">Gülen yüzler</a> dünyası sonuçta. Kendimizi olduğu gibi gösteren [habersiz çekilmiş, pek de hoşumuza gitmeyen, photoshop'lanmamış!] resimler pek yer almaz mesela buralarda. Çünkü bu yaşadığımız <strong>&#8220;kurgulanmış bir alt hayat&#8221;</strong> belki de:</p>
<ul>
<li>Ben sıradan biri değilim!</li>
<li>Kendime de hayranım ayrıca.</li>
<li>Hayal ettiğim gibi görünüyorum, sanal karizmayım, ne var ki bunda?</li>
<li>Yıldız olmak istiyorum, olmadı onları takip edersem belki onlar gibi hissederim.</li>
<li>Tabii bir de televole&#8217;lerden alışkın olduğum bir teşhir ve dikizleme keyfim var ki, karışmayın!</li>
</ul>
<p>Büyük Birader&#8217;in de pervasızca her attığım adımı kayıt altına aldığı bu &#8220;kurguladığım alt hayat&#8221; güzel de, sahi, <strong>ben kimdim?</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.fikiratolyesi.com/2010/03/26/bizler-zenginlere-hizmet-eden-robotlariz/" target="_blank">Sistemin benden istediği</a>, benim de keyifle yaptığım, hep tüketen,</li>
<li>Anlık yaşadığım bu konforlu uyuşukluğumda memnun,</li>
<li>Her geçen biraz daha <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2006/08/24/bilgisayar-bagimlisi-olmak-icin-kac-megabayt-gerekiyor/" target="_blank">bağımlısı</a> olduğum,</li>
<li>Sokaktan uzaklaştığım,</li>
<li>Bayağılığa prim verdiğim biri miyim?</li>
</ul>
<p>Veya pardon&#8230; Bu yukarıda yazılanların <strong>televizyondan bir farkı</strong> var mı ki?</p>
<p>Bugünün televizyon programları da bana hayal ettiğim bir alt hayatı kurgulamam için var güçleriyle çalışmıyor mu? Kim nerede, kiminle, ne giymiş, ne demiş ağırlıklı magazin programları, özendiğim Polat Alemdar&#8217;lar, yatak odası problemlerini milyonlar önünde tartışan insanlar&#8230; Ne farkı var ki?</p>
<p>Yok gerçekten! Çünkü olmayan bir şeyi sosyal ağlar yaratmıyor. Yaratamaz da. <strong>Ve sosyal ağlar, geleneksel medyanın ta kendisi olmak üzere.</strong></p>
<p>İnsanların olduğu, toplaştığı yerlerde görüşler olacak. Tartışmalar olacak. İlgi görme ihtiyacı aynı. Kendimizi gösterme, sosyal olma, ait olma ihtiyaçları aynı. Teşhir (sadece çıplaklık değil, beynin içindekiler için de), bayağılık, hatta nefret ve kin kusma&#8230;</p>
<p><strong>İnsanların olduğu her yerde bunlar var.</strong> Sosyal ağlarda da olacak. Kültürün başka bir aynası sonuçta. Tek olumlu fark ise; artık olup biteni daha yakından takip edebiliyor ve dilersek de fikirsel katkı sağlayabiliyoruz. Sessiz kalmak istemediğimiz anlarda, elimiz kolumuz eskisi kadar bağlı değil. Karizma olma çabası dışında kalan zamanlarda, akıllı fikir tartışmalarının kazancı büyük.</p>
<p>Gelişen teknoloji ile beraber değişen, esasında sadece iletişim platformları. Bir de tanımlarımız:</p>
<blockquote><p>Msn&#8217;de görüntülü konuşmak &#8220;görüşmenin&#8221;, Sms atmak &#8220;ilgi göstermenin&#8221;, Twitter veya Friendfeed&#8217;te yazmak &#8220;paylaşmanın&#8221;,  Facebook&#8217;ta olmak da &#8220;var olmanın&#8221; yeni adları olmuş.</p></blockquote>
<p>Maslow mesela. <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2007/06/10/kafam-karisti/" target="_blank">İhtiyaçlar Teorisi</a>&#8216;ni yazarken bugünlerin ağlarını görebilseydi&#8230; &#8220;Sosyal olma ihtiyacını&#8221; geçin, piramitte bir yukarıda yer olan ve saygı ve başarıyı kapsayan &#8220;benlik ihtiyacı&#8221; için bile artık sosyal ağlarımız var!</p>
<p><strong>İyi ki de var şu teknoloji! Yoksa bunca &#8220;koşuşturmaca içinde&#8221; nasıl sever, sevilir veya bir yerlere ait olurduk?</strong></p>
<p>Albert Einstein&#8217;ın şu <em>&#8220;Nasıl oluyor da kimse beni anlamıyor, ancak herkes çok seviyor?&#8221;</em> sorusuna biz şimdi yeni bir tane daha ekleyebilir miyiz?</p>
<blockquote><p>“Nasıl oluyor da herkes beni anlıyor, ancak sadece seviyor&#8217;muş&#8217; gibi yapıyor!”</p></blockquote>
<p>İster sokakta, ister evde&#8230; İnsanların çoğu birbirine benziyor. Doğal olarak çevrimiçinde de başladık benzemeye! Kjell Nordstrom and Jonas Ridderstrale demişti:</p>
<p><em>“Günümüz toplumu; benzer eğitim almış benzer çalışanların, benzer fikirlerle benzer ürünleri, benzer kalite ve benzer fiyata, benzer yöntemlerle sattıkları benzer firmalarla dolu.”</em></p>
<p>Benzer firmalarda ve benzer hayatlarda tıpatıp da benzer oluyoruz. <strong>Sıradan kısaca!</strong> Sonra da sanıyoruz ki, [aynen o ustaca kurgulanmış televizyon dizi veya <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2007/12/06/hayal-dunyamizi-yonetmeye-calisanlarin-dayattiklari-secimler/" target="_blank">reklamların</a> zayıf yanımıza konuştuğu gibi] şimdi de sosyal platformlarda, üstelik bu sefer kendi elimizle kurguladığımız hayatlarda, artık &#8220;sıradan&#8221; değiliz.</p>
<p>Oscar Wilde zamanında; <em>“Yaşamak dünyada var olan en istisnai şey. İnsanların çoğu ise sadece varlar, hepsi bu.”</em> demişti. Önce bu lafı günümüze uyarlayıp, sonra da sözü size bırakalım.</p>
<p><strong>“Yaşamak dünyada var olan en istisnai şey. İnsanların çoğu ise [artık] sadece çevrimiçi, hepsi bu.”</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2010/04/27/yasamak-dunyada-var-olan-en-istisnai-sey-insanlarin-cogu-ise-artik-sadece-cevrimici-hepsi-bu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>50</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En İyi 250 Film!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2010/01/26/en-iyi-250-film/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2010/01/26/en-iyi-250-film/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 00:33:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi filmler]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1354</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Tüm Zamanların En İyi Filmleri&#8221; yazımızla, son 2.5 aydır, bizi en çok etkileyen filmlerden oluşan bir liste oluşturuyoruz. Sizden gelen 246 yorumda, yaklaşık 800 farklı film önerisi çıktı. Aşağıdaki resimde bu filmlerin tamamı var. En çok tekrar edenlerin puntosu daha büyük. Biraz daha okunaklı olabilmesi adına ise ilk 250 filmi ayrıca bir liste olarak göreceksiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/11/11/tum-zamanlarin-en-iyi-filmleri/" target="_blank">Tüm Zamanların En İyi Filmleri</a>&#8221; yazımızla, son 2.5 aydır, bizi en çok etkileyen filmlerden oluşan bir liste oluşturuyoruz. Sizden gelen 246 yorumda, yaklaşık 800 farklı film önerisi çıktı.</p>
<p>Aşağıdaki resimde bu filmlerin tamamı var. En çok tekrar edenlerin puntosu daha büyük.</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/11/en_iyi_250_film.jpg" target="_blank"><img class="alignnone size-full wp-image-1371" title="en_iyi_250_film" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/11/en_iyi_250_film.jpg" alt="en_iyi_250_film" width="530" height="265" /></a></p>
<p>Biraz daha okunaklı olabilmesi adına ise ilk 250 filmi ayrıca bir liste olarak göreceksiniz.</p>
<p><em>Şimdi bir sinema salonu bizi toparlasa ve hep beraber en tepedeki <a href="http://www.imdb.com/title/tt0137523/" target="_blank">Fight Club</a>&#8216;ı tekrar izlememizi sağlasa :) Maksat birlikte olmak, arada da film izlemek! Çıkar mı böyle yüreği büyük bir sinema işletmecisi?</em></p>
<p>Unutmadan, ben de bu sayede gaza gelip müthiş filmler seyretmeye devam ediyorum. Sanırım karar verdim: yönetmen olmak istiyorum ben :) Evet evet, yönetmen!</p>
<p>Çaycılıktan söktöre başlamak için eğer geç kaldıysam&#8230; O zaman tepeden inmenin bir yolunu bulmalı :)</p>
<p><strong>İşte Fikir Atölyesi okurlarına göre tüm zamanların en iyi 250 filmi:</strong><span id="more-1354"></span></p>
<div><span style="font-size: 11px; line-height: 2px; font-family: georgia;"></p>
<ol>
<li>Fight Club</li>
<li>The Shawshank Redemption</li>
<li>Eternal Sunshine Of The Spotless Mind</li>
<li>V For Vendetta</li>
<li>Forrest Gump</li>
<li>The Godfather</li>
<li>Léon</li>
<li>Requiem For A Dream</li>
<li>The Prestige</li>
<li>The Matrix</li>
<li>Babam Ve Oğlum</li>
<li>The Green Mile</li>
<li>Le Fabuleux Destin D’amélie Poulain</li>
<li>Cidade De Deus</li>
<li>Into The Wild</li>
<li>The Curious Case Of Benjamin Button</li>
<li>Star Wars</li>
<li>Se7en</li>
<li>A Beautiful Mind</li>
<li>The Pursuit Of Happyness</li>
<li>Wall E</li>
<li>Pulp Fiction</li>
<li>Back To The Future</li>
<li>The Dark Knight</li>
<li>One Flew Over The Cuckoo&#8217;s Nest</li>
<li>Big Fish</li>
<li>Slumdog Millionaire</li>
<li>Eşkiya</li>
<li>21 Grams</li>
<li>The Butterfly Effect</li>
<li>The Lord Of The Rings</li>
<li>Usual Suspects</li>
<li>Donnie Darko</li>
<li>Snatch</li>
<li>Braveheart</li>
<li>Memento</li>
<li>Amores Perros</li>
<li>Schindler&#8217;s List</li>
<li>Mar Adentro</li>
<li>Goodfellas</li>
<li>Saw</li>
<li>Kabadayı</li>
<li>American History X</li>
<li>The Pianist</li>
<li>Sweeney Todd The Demon Barber Of Fleet Street</li>
<li>Titanic</li>
<li>Once Upon A Time In America</li>
<li>Issız Adam</li>
<li>The Truman Show</li>
<li>Scarface</li>
<li>Trainspotting</li>
<li>Jeux D&#8217;enfants</li>
<li>I Am Legend</li>
<li>Saving Private Ryan</li>
<li>Reservoir Dogs</li>
<li>Dead Poets Society</li>
<li>Rain Man</li>
<li>Gemide</li>
<li>A Clockwork Orange</li>
<li>The Notebook</li>
<li>Das Experiment</li>
<li>Uçurtmayı Vurmasınlar</li>
<li>The Game</li>
<li>Hotel Rwanda</li>
<li>Blood Diamond</li>
<li>Lock Stock And Two Smoking Barrels</li>
<li>Dancer in The Dark</li>
<li>Ağır Roman</li>
<li>Selvi Boylum Al Yazmalım</li>
<li>Corpse Bride</li>
<li>Gladiator</li>
<li>Dogville</li>
<li>Beetle Juice</li>
<li>Enemy At The Gates</li>
<li>Underground</li>
<li>Sin City</li>
<li>Kill Bill</li>
<li>Pirates Of The Caribbean</li>
<li>Hababam Sınıfı</li>
<li>Moulin Rouge</li>
<li>Little Miss Sunshine</li>
<li>Sweet November</li>
<li>Volver</li>
<li>Dom Za Vesanje</li>
<li>Old Boy</li>
<li>Full Metal Jacket</li>
<li>The Bucket List</li>
<li>The Departed</li>
<li>Ratatouille</li>
<li>Transformers</li>
<li>Click</li>
<li>Closer</li>
<li>American Beauty</li>
<li>Masumiyet</li>
<li>Lucky Number Slevin</li>
<li>Im Juli</li>
<li>Der Untergang</li>
<li>The Fall</li>
<li>21</li>
<li>Das Leben Der Anderen</li>
<li>The Jacket</li>
<li>The Life Of David Gale</li>
<li>Zeitgeist Addendum</li>
<li>Seven Pounds</li>
<li>You&#8217;ve Got Mail</li>
<li>Yeopgijeogin Geunyeo</li>
<li>Flash Of Genius</li>
<li>A Moment To Remember</li>
<li>Apocalypto</li>
<li>Charlie And The Chocolate Factory</li>
<li>The Last Samurai</li>
<li>Citizen Kane</li>
<li>Persepolis</li>
<li>Life Is Beautiful</li>
<li>The Shining</li>
<li>Amadeus</li>
<li>The Silence Of The Lambs</li>
<li>About A Boy</li>
<li>Grease</li>
<li>The Sixth Sense</li>
<li>The Man From Earth</li>
<li>Cast Away</li>
<li>Vicky Cristina Barcelona</li>
<li>The Bourne Ultimatum</li>
<li>Bin Jip</li>
<li>The Terminator</li>
<li>Arizona Dream</li>
<li>The Boondock Saints</li>
<li>Gandhi</li>
<li>The Illusionist</li>
<li>Troy</li>
<li>The Devil&#8217;s Advocate</li>
<li>Pearl Harbour</li>
<li>Blade Runner</li>
<li>Muhsin Bey</li>
<li>Trois Couleurs</li>
<li>Sen To Chihiro No Kamikakushi</li>
<li>Kader</li>
<li>Apollo 13</li>
<li>50 First Dates</li>
<li>Twilight</li>
<li>Je Vais Bien Ne T’en Fais Pas</li>
<li>Up</li>
<li>2001 A Space Odyssey</li>
<li>The Big Lebowski</li>
<li>Gegen Die Wand</li>
<li>Ice Age</li>
<li>Good Will Hunting</li>
<li>Scent Of A Woman</li>
<li>Pan&#8217;s Labyrinth</li>
<li>Duvar</li>
<li>August Rush</li>
<li>Hacivat Ve Karagöz Neden Öldürüldü?</li>
<li>Avatar</li>
<li>A Bronx Tale</li>
<li>French Kiss</li>
<li>Yes Man</li>
<li>The Color Purple</li>
<li>10.000 BC</li>
<li>Van Helsing</li>
<li>The Italian Job</li>
<li>Garden State</li>
<li>Papillon</li>
<li>Rosemary&#8217;s Baby</li>
<li>Nefes</li>
<li>Sır Çocukları</li>
<li>What The Bleep Do We Know</li>
<li>Finding Neverland</li>
<li>Zorba The Greek</li>
<li>Knowing</li>
<li>Neşeli Günler</li>
<li>The Kit Runner</li>
<li>Dirty Dancing</li>
<li>Dersu Uzala</li>
<li>Organize İşler</li>
<li>Sliding Doors</li>
<li>City Of Angels</li>
<li>The Kite Runner</li>
<li>El Laberinto Del Fauno</li>
<li><a href="http://www.fikiratolyesi.com/2010/05/24/hayallerin-pesinde-umutsuz-bir-bosluk/" target="_blank">Revolutionary Road</a></li>
<li>Sonbahar</li>
<li>Delicatessen</li>
<li>Whatever Works</li>
<li>Le Scaphandre Et Le Papillon</li>
<li>Crank</li>
<li>10 Items Or Less</li>
<li>District 9</li>
<li>The Da Vinci Code</li>
<li>Death Note</li>
<li>Ps: I Love You</li>
<li>From Dusk Till Dawn</li>
<li>Resident Evil</li>
<li>Desperado</li>
<li>The Fifth Element</li>
<li>Yol</li>
<li>Sleepy Hollow</li>
<li>Milk</li>
<li>Edward Scissorhands</li>
<li>Ocean&#8217;s Eleven</li>
<li>G.O.R.A.</li>
<li>Propaganda</li>
<li>Citizen X</li>
<li>Highlander</li>
<li>Mulholland Drive</li>
<li>The Last Of The Mohicans</li>
<li>Babel</li>
<li>Ghostbusters</li>
<li>Fountain</li>
<li>Bacheha Ye Aseman</li>
<li>The Lion King</li>
<li>Young Guns</li>
<li>Kingdom Of Heaven</li>
<li>Il Postino</li>
<li>I&#8217;m Not There</li>
<li>Black</li>
<li>Le Violon Rouge</li>
<li>Finding Nemo</li>
<li>Tonari No Totoro</li>
<li>Le Fate Ignoranti</li>
<li>Train De Vie</li>
<li>Sürü</li>
<li>Ying Xiong</li>
<li>The 300 Spartans</li>
<li>Black Hawk Down</li>
<li>Nothing Hill</li>
<li>Easy Rider</li>
<li>Waking Life</li>
<li>Natural Born Killers</li>
<li>Pi</li>
<li>A Perfect World</li>
<li>Huo Yuan Jia</li>
<li>Casablanca</li>
<li>No Country For Old Men</li>
<li>La Vita è Bella</li>
<li>1984</li>
<li>Ink</li>
<li>Empire Of The Sun</li>
<li>Gone With The Wind</li>
<li>The Chocolate</li>
<li>Being There</li>
<li>The Usual Suspects</li>
<li>Primal Fear</li>
<li>Transporter</li>
<li>Stalker</li>
<li>Rumble Fish</li>
<li>La Mala Educación</li>
<li>Awake</li>
<li>The Others</li>
<li>The Thin Red Line</li>
<li>Green Street Hooligans</li>
</ol>
<p></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2010/01/26/en-iyi-250-film/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>47</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kartalın Yeniden Doğuşu&#8230; Yok Öyle Bir Şey!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2010/01/19/kartalin-yeniden-dogusu-yok-oyle-bir-sey/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2010/01/19/kartalin-yeniden-dogusu-yok-oyle-bir-sey/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 20:28:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[kartal]]></category>
		<category><![CDATA[metafor]]></category>
		<category><![CDATA[sıfırlama]]></category>
		<category><![CDATA[sil baştan]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1338</guid>
		<description><![CDATA[Değişim, yenilenme, acı yoksa kazanç da yok, fedakarlık, yeniden doğuş, sıfırlamak, vazgeçmek, sil baştan, reset atmak&#8230; İşte bu konular gündeme geldiğinde, sadece Türkiye&#8217;de değil, tüm dünyada dolaşan bir efsane var. Kartalların hayat sürelerini uzatmak için girdikleri acı dolu dönemi anlatan, ilham veren bir hikaye. Derler ki: &#8220;Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Değişim, yenilenme, acı yoksa kazanç da yok, fedakarlık, yeniden doğuş, sıfırlamak, vazgeçmek, sil baştan, reset atmak&#8230; İşte bu konular gündeme geldiğinde, sadece Türkiye&#8217;de değil, tüm dünyada dolaşan bir efsane var. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Eagle" target="_blank">Kartalların</a> hayat sürelerini uzatmak için girdikleri acı dolu dönemi anlatan, ilham veren <a href="http://www.msxlabs.org/forum/dogadan-manzaralar/21665-kartallar-eagles-kartal-resimleri.html" target="_blank">bir</a> <a href="http://www.kuscular.org/yirtici-kuslar-sahin-atmaca-vb/ilginc-bir-kartal-hikayesi-t2622.html" target="_blank">hikaye</a>.</p>
<p>Derler ki:</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-1343" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2010/01/kel_kartal.jpg" alt="" width="211" height="340" /><em>&#8220;Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır. </em></p>
<p><em>Kartalın yaşı 40′a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır. Tüyleri kartlaşır, kalınlaşır ve kanatlarına takılmaya başlar. </em></p>
<p><em>Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. </em></p>
<p><em>Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir. Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.</em></p>
<p><em>Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır. <span id="more-1338"></span></em></p>
<p><em>Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler.  Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. </em></p>
<p><em>5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.&#8221;</em></p>
<p>Çok etkileyici değil mi?</p>
<p>Ben de bunu ilk kez <a href="http://www.tedxreset.com/" target="_blank">TEDxReset</a>&#8216;te, müthiş bir özgeçmişe sahip <a href="http://www.tedxreset.com/tr/konusmacilar.aspx#serdarsavas" target="_blank">Dr. Serdar Savaş</a>&#8216;tan duyunca çok etkilendim. Hatta dayanamayıp arada; &#8220;Hocam bu kartallar neymiş böyle? Harika bir hikaye&#8230;&#8221; diye gidip tanıştım. Frekans da tutunca bolca sohbet ettik. Sonunda da şakayla karışık: &#8220;Bak hocam, bu hikayeyle ilgili nasıl olur da Discovery gibi kanallarda hiç görsel bir şeyler izlemedik. Araştıracağım ben bu <a href="http://ibc.lynxeds.com/video/bald-eagle-haliaeetus-leucocephalus/two-views-adult-perched-looking-around" target="_blank">kartal</a> işini!&#8221; dedim ve gülerek ayrıldık&#8230;</p>
<p>İşin içine biraz dalınca gördüm ki, bu kartal hikayesi meğerse pek bir meşhurmuş. Bazı ünlü konuşmacıların <a href="http://www.slideshare.net/targetseo/rebirth-of-the-eagle-photo-presentation" target="_blank">sunumlarında</a> yer verdiği, hatta bırakın onu, bazı din adamlarının insanları etkileme adına bile kullandığı bir malzemeymiş. Mail ve forum ortamlarında da bol bol dönermiş, bize denk gelmemiş sadece. (&#8220;<a href="http://www.google.com.tr/#hl=tr&amp;safe=off&amp;q=%22kartalin+yeniden+dogusu%22&amp;meta=&amp;aq=&amp;oq=&amp;fp=1f46f2e9ec08b29d" target="_blank">kartalın yeniden doğuşu</a>&#8221; diye google&#8217;da aratınca bile 31.100 sonuç çıkıyor!)</p>
<p>Tabii ki üç beş saatlik araştırma beni kartal uzmanı yapmaz, ancak yine de bir şeyler de öğreniyor insan:</p>
<p>- Hikayenin, en uzun yaşayan kartal türü olan kel kartal (&#8216;<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bald_Eagle" target="_blank">bald eagle</a>&#8216;) etrafında döndüğünü varsaysak dahi, bugüne kadar kartallarda <a href="http://www.pwrc.usgs.gov/BBL/homepage/longvrec.htm" target="_blank">bilim adamları</a> tarafından kayda geçirilebilen, &#8216;doğada&#8217; en uzun yaşam süresi 31 yıl, 4 ay <a href="http://www.pwrc.usgs.gov/BBL/homepage/long3120.cfm" target="_blank">olmuş</a>. Esaret altında olanlarda ise bu 50 yaşa <a href="http://www.learner.org/jnorth/www/critters/eagle/826572782.html" target="_blank">kadar</a> çıkabiliyormuş.</p>
<p>- Kartal pençeleri ve gagası insan tırnaklarına benzer şekilde keratinden oluşuyor. Dolayısıyla esnek bir pençe veya gagaya bugüne kadar rastlanmamış. Gerek pençe, gerekse gaga çıktıkları andan itibaren hep sert, hep kıvrık. Zaten <a href="http://www.baldeagleinfo.com/eagle/eagle13.html" target="_blank">kartal</a> bir (&#8216;<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bird_of_prey" target="_blank">raptor</a>&#8216;) yırtıcı ve etçil kuş türü. Bu türdeki kuşların da değişmez iki özelliği; kıvrık pençe ve kavisli gaga yapıları.</p>
<p>- Tüylerin göğüse yapışması (ve kanatları zorlaması) sadece petrol sızıntısına daldıklarında oluyor. Onun dışında kartallar zaten düzenli ve doğal şekilde her yıl eski tüylerini döküp, yeniliyorlar.</p>
<p>- Daha uzun yaşamak isteyen <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bald_Eagle" target="_blank">kartalların</a> &#8220;karar verip&#8221; tek başına bir dağda yeniden doğuş sürecine girdiği görülmemiş, şahit olunmamış. Kartalların verdikleri kararlar hep kuracağı güvenli yuvası ve <a href="http://www.youtube.com/watch?v=1ErqVDccwH4" target="_blank">avlanma</a> üzerine olmuş.</p>
<p>- Önce gagasını taşa vurarak parçalayan, sonra da çıkacak yeni gagayla pençelerini söken bir <a href="http://www.flickr.com/groups/birdguide/pool/tags/Haliaeetus%20leucocephalus/show/" target="_blank">kartal</a> kan kaybından ölür. Mümkün değil ancak diyelim ölmedi, (vahşi hayat uzmanları tarafından beslenmemeleri halinde) açlıktan ölür. Çünkü gagası ve pençesi olmadan kendi avını yakalaması da, çiğnemesi de mümkün değil.</p>
<p>University of Minnesota bünyesindeki <a href="http://www.raptor.cvm.umn.edu/learn/info/baldeagle/home.html" target="_blank">The Raptor Center</a> de bunun <a href="http://www.snopes.com/critters/wild/eaglerebirth.asp" target="_blank">hayal ürünü</a> bir efsane olduğunu açıklamış.</p>
<p>Sen birçok ülkenin, şirketin, kulübün amblemine kadar gir, sonra da onlarca söylenceye (&#8216;<a href="http://www.baldeagleinfo.com/eagle/eagle-myths.html" target="_blank">myth</a>&#8216;) kurban git! Yazık bu kartallara!</p>
<p>Oysa, hayatları boyunca tek eşli yaşayan <a href="http://www.pbs.org/wnet/nature/episodes/eagles/introduction/3089/" target="_blank">kartalların</a>; kocaman gözleriyle insanlardan çok daha fazla uzağı görme yetisi, üç yerine beş rengi görebilmeleri, kusursuz vücut uçuş yapısı ve yeteneğiyle, binlerce metre yüksekten saatte 75 mil hızla avına dalabilmesi gibi müthiş özellikler var.</p>
<p>Yırtıcı ve güzel bir kuş o, ancak dilerse kendini yenilemesi, ömrüne bir 20-30 yıl daha katması gerçek değil!</p>
<p>Şimdi yazıyı yayınlamadan önce &#8216;ahlaklı gazeteci&#8217; edasıyla Serdar hocamı aradım. &#8220;Bak doktorum&#8221; dedim, &#8220;sen beş kişilik bir kariyeri tek bir cv&#8217;de toplayacak işler yapmışsın ancak seni dinleyenlere bu anlatıklarının bir efsane olduğunu söylemiyorsun, yakışık alıyor mu bu?&#8221; :)</p>
<p><em>&#8220;Tunç, metaforlar konuların iyi anlaşılması içindir. İnsanlar kendilerini bu metaforlardaki kahramanların yerine koyarak farklı düşünceler geliştirir. Bu da onlardan biri. Tabii örnek, Beşiktaş&#8217;lı olduğum için kartallardan geldi. Fenerli olsaydım nasıl bir metafor anlatırdım, onu düşünmem lazım!&#8221;</em> dedi.</p>
<p>Sahi&#8230; Kartal efsanesi gerçek olsa bir an için. Biz de, Serdar Savaş&#8217;ın dediği gibi, kendimizi kartalın yerine koysak. Daha uzun yaşamak adına böyle bir acı çekmeye razı olur muyduk? Veya daha uzun olmasa da, daha mutlu olma adına &#8216;zihni sıfırlamak?&#8217;</p>
<p>Takılmadan geçmişe, her ne çıkarsa yola, selam verip yürümek gerek. Tıpkı Şebnem Ferah&#8217;ın &#8216;Sil Baştan&#8217; dizelerinde dediği gibi:</p>
<p>Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi?<br />
Yorgun gibi bir halin var,<br />
Duyguların karışık olabilir mi?<br />
Sil baştan başlamak gerek bazen,<br />
Hayatı sıfırlamak&#8230;<br />
Sil baştan sevmek gerek bazen,<br />
Her şeyi unutmak.<br />
Sanki bugün son günmüş gibi&#8230;<br />
Dolu dolu yaşamak istiyorum ben,<br />
Her ne çıkarsa yoluma,<br />
Selam verip yürümek istiyorum ben&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2010/01/19/kartalin-yeniden-dogusu-yok-oyle-bir-sey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>39</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Tehlikeli Eğlencesi!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/12/14/dunyanin-en-tehlikeli-eglencesi/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2009/12/14/dunyanin-en-tehlikeli-eglencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 18:38:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[kanıksamak]]></category>
		<category><![CDATA[komik olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[memleket manzaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yurdum insanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1297</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde bir gazetede vardı. İnternette bir arkadaşlık sitesine üye bir ağbi &#8220;ilgi açlığı çeken&#8221; dokuz tane orta yaşlı hatuna &#8220;istedikleri ilgiyi&#8221; verirken, çaktırmadan para ve kredi kartlarını alıyormuş. Sonra onların paralarıyla da onlara hediyeler alıyor, gönüllerini hoş tutuyormuş! Yakalandığında ise dediği: &#8220;beş aya kalmaz çıkarım.&#8221; Aynı gazetedeki diğer bir manşet haber ise bir medyumdu: &#8220;Galatasaray [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçenlerde bir gazetede vardı. İnternette bir arkadaşlık sitesine üye bir ağbi &#8220;ilgi açlığı çeken&#8221; dokuz tane orta yaşlı hatuna &#8220;istedikleri ilgiyi&#8221; verirken, çaktırmadan para ve kredi kartlarını alıyormuş. Sonra onların paralarıyla da onlara hediyeler alıyor, gönüllerini hoş tutuyormuş! Yakalandığında ise dediği: &#8220;beş aya kalmaz çıkarım.&#8221;</p>
<p>Aynı gazetedeki diğer bir manşet haber ise bir medyumdu: &#8220;Galatasaray bana 10 milyon TL versin, Kadıköy&#8217;deki büyüyü çözeyim!&#8221;</p>
<div style="text-align:center"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="342" height="285" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="wmode" value="transparent" /><param name="src" value="http://s6.directupload.net/images/090828/xehzpj5i.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="342" height="285" src="http://s6.directupload.net/images/090828/xehzpj5i.swf" wmode="transparent"></embed></object></div>
<div style="text-align:center">Kaynak: <a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?M=132641" target="_blank">bobiler.org</a></div>
<p>Örnek çok, bir o kadar da eğlenceli:<span id="more-1297"></span></p>
<p>&gt; Mesela ülkemizde uluslararası düzeyde yüzme şampiyonası düzenler, kendi sporcularımızı kayıt ettirmeyi unuturuz! Bunun için rekor kırıp sekiz günde yüzme havuzu inşa eder, sonra da tek bir madalya almadan bitiririz şampiyonayı.</p>
<p>&gt; Che baskılı t-shirt giyer, kafaya Coca-Cola şapkası takarız.</p>
<p>&gt; Reyting uğruna televizyonlardan eksik olmayan cübbeli hocaların vaazlarını can kulağı ile dinler, dediklerini kanunların bile önüne koyarız. Hatta öyle ki, cinayetleri töre geleneği diye savunabiliriz. Bu da sonradan mahkemelerde &#8220;hafifletici&#8221; neden sayılabilir. Doğal karşılarız.</p>
<p>&gt; Sağlık bakanımız H1N1 (domuz gribi) için aşı yaptırın derken, başbakanımız &#8220;biz ailecek aşılanmaya gerek duymuyoruz&#8221; der&#8230;</p>
<p>&gt; Bir oyuncusunun aldığı cezayı çabuk bitirebilmesi için aynı gün takıma iki hazırlık maçı yaptırırız. Ve bu maçlarda cezalı oyuncuyu başka bir arkadaşının formasıyla, hem de gazeteciler ve binlerce seyirci önünde oynatıp yakalanmayacağımızı düşünürüz. Bunu amatör bir basketbol takımı değil, asırlık Galatasaray Kulübü yapar.</p>
<p>&gt; Yangın merdivenini tahtadan yapar, duyda elektrik var mı diye parmağımızla yoklamayı severiz örneğin.</p>
<p>&gt; Çernobil sonrası bir bakanımızın kameralar önünde radyosyonlu çaydan içip, &#8216;bize bir şey olmaz&#8217; demesi olağandır, hem de çok olağan.</p>
<p>&gt; &#8220;Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz&#8221; lafını duymuşunuzdur, geçiyoruz&#8230;</p>
<p>&gt; Komiktir ancak Şahin model bir arabanın içine inek sığdırıp fotoğrafını çeker, sonra arkadaşlara mail atarız.</p>
<p>&gt; Futbol maçlarına &#8220;ölmeye, ölmeye&#8221; diye gider, kazanınca havaya ateş açıp birilerini &#8216;maganda kurşunuyla&#8217; mezara göndeririz.</p>
<p>&gt; Tek görevi maçı anlatmak olan bir spiker gaza gelip, bir kalecinin her tarafını öpmek ister. Kaleci sonradan kırmaz belki onu, o kadarını bilmiyoruz&#8230;</p>
<p>&gt; Komşu ziyaretlerinde ufak erkek çoçukların pipisini görmeye meraklıyızdır örneğin&#8230; Babası ister her şeyden önce; &#8220;hadi oğlum, göster amcalara pipini!&#8221;</p>
<p>&gt; Sahilde güneşlenen bir turiste tecavüz eder, sonra da sorguda &#8220;çıplaktı ama napayım&#8221; diye ifade veririz.</p>
<p>&gt; Hayal dünyamız geniştir, zaman mekan tanımaz. Damacana ile asansörde ilişkiye girer, şişme bebekle yüzeriz&#8230;</p>
<p>&gt; Kaza yapıp baygınlık geçiren vatandaşın cüzdanını çalarız. Veya boğulan bir vatandaşı kurtarmaya atlayan kişi çıkışta elbiselerini bulamazsa şaşırmayız.</p>
<p>&gt; İntihar etmek için yüksek bir binanin çatısına çıkan adama &#8216;atla atla&#8217; diye tezahürat yapar, atlamaktan vazgeçerse ona kızar, küfürler savururuz.</p>
<p>&gt; Otobanda at arabasıyla gider, havaalanında deve keseriz.</p>
<p>&gt; Olimpiyatımız yok, stadı var. Stad var, yıllarca yolu yok&#8230; Sorumlular koltuklarında oturmaya devam eder, olağan karşılarız.</p>
<p>&gt; Bir dolandırıcı Galata Kulesi, Boğaz Köprüsü veya Kız Kulesini satar, biz de satın alırız.</p>
<p>&gt; Uçak inince pilotu alkışlar, pikniğe gider orman yakar, bir gaz tüpünün infilak edip etmeyeceğini kibrit tutarak anlamaya çalışırız.</p>
<p>&gt; Her gün onlarca siteye sansür koyar sonra da bunlara yan yollardan gireriz. Mesela kendisine bağlı bir kurumun yasakladığı YouTube&#8217;a başbakanımız alenen girdiğini söyler&#8230;</p>
<p>&gt; İşimize gelen mahkeme kararları için &#8220;hukuka saygı göstermek gerek&#8221; derken, gelmeyenler için açıkça &#8220;biz bu kararları &#8216;by-pass&#8217; edecek yöntemleri devreye almayı biliriz&#8221; deriz. Ve alırız da gerçekten!</p>
<p>&gt; Web site adresini tarayıcının adres kutusuna yazacağına, Google arama kutusuna yazar, oradan tıklarız.</p>
<p>&gt; Trafikte ambulansın arkasına geçer, araya girmeye çalışanlara korna çalıp kızarız. Karşıdan karşıya geçmek için üst geçit yerine hemen altından geçer, otobanda can veririz.</p>
<p>&gt; Seçim dönemlerinde önce kapağını dağıtır, bize oy verirsen tencereyi de vereceğiz deriz. Yine seçimlerden önce gecekondulara elektrik ve su verir, bir yıl geçmeden de &#8220;yasal değil&#8221; diye yıkarız.</p>
<p>&gt; İçine bok karışan il suyundan içip zehirleniriz. Sonra da &#8220;bu suya bok karışmıştır&#8221; diyen üniversite görevlilerini &#8220;siyaset yapmakla&#8221; suçlarız.</p>
<p>&gt; Meclis’in 90’ıncı yıl kutlamaları çerçevesinde düzenlenen bisiklet yarışı için federasyon ve bir firma tarafından getirilen 24 adet bisikleti iade etmeyip, bürokratlar arasında paylaştırırız&#8230;</p>
<p>&gt; Dere dibine bazıları kaçak, bazıları imar izinli! ev yapar, selde boğuluruz. Sel biter evleri yıkarız. Sonra yenileri için yeniden imar izni veririz.</p>
<p>&gt; Rakip bir markanın önüne &#8220;öz&#8221; yazarız, sonra diğeri de gelir &#8220;hakiki&#8221; yazar. Hangisi hangisi bir müddet sonra farketmez, hepsine sorgusuz sualsiz müşteri oluruz. Onu geçtim, kendi sandalımıza &#8216;öztitanik&#8217; yazarız.</p>
<p>&gt; Şirketlerin kapısını çalıp, &#8220;beni Polat Alemdar gönderdi, bana iş vereceksiniz&#8221; deriz.</p>
<p>Yılmaz Özdil de yazılarında sık sık ele alır bu konuları:</p>
<p><em><strong>&#8220;</strong>Dünyanın neresine giderseniz gidin, yoğurdun üzerinde yogurt yazar. İnsan, gurbet ellerdeki marketleri gezerken, rafta, emmioğlunu görmüş gibi olur. Ama yoğurt dışında, insanlığa pek katkımız olduğu söylenemez.</em></p>
<p><em>Bu nedenle, tıp, fizik, kimya ve barış Nobel&#8217;leri sayılırken, bizi hatırlayan pek olmaz. Çünkü &#8220;sahte para&#8221; icat ederek, kimya ödülü almak mümkün değil. SSK&#8217;yı soymak için erkeklere sezaryen faturası keserek, tıp ödülü almak da imkansız. Ya da ne bileyim. &#8220;Pinpon topu titreyince deprem olacağını anlıyoruz&#8221; diyene, fizik ödülü vermiyorlar.</em></p>
<p><em>Say say bitmez bu işler.</em></p>
<p><em>Mesela, istanbul&#8217;dan çıkan şehirlerarası otobüslerin yüzde 99.9&#8242;u Anadolu&#8217;ya gider&#8230; Otogar nerede. Avrupa&#8217;da.</em></p>
<p><em>Eğlenmeyi bile bilmeyiz, eğleniyoruz diye gösteriş amaçlı masa devirir, garson ceketi yakar, havalara selpaklar atarız&#8230; Hatta assolistin ayakkabısından şampanya içeriz.<strong>&#8220;</strong></em></p>
<p>Bu da Ahmet Altan&#8217;ın 2002&#8242;deki <a href="Http://www.gazetem.net/aaltanyazi.asp?Yaziid=33" target="_blank">yazısından</a> bazı cümleler:</p>
<p><em><strong>&#8220;</strong>Dünyanın, en tehlikeli eğlencesi Türk olmaktır. Burada <strong>hayatın bizzat kendisi bile hayata şaşar.</strong></em></p>
<p><em>Altmış milyonluk bir bungee-jumping’dir hayat. Bir beton zemine doğru milyonlarca insan süratle düşeriz. Tam çarpacağımız zaman, kim olduğunu kimsenin bilmediği bir güç, ucunda sallandığımız lastik halatı çekiverir ve biz yukarlara sıçrarız.</em></p>
<p><em>Padişahımızın ırzına geçer, başbakanımızı asar, genelkurmay başkanımızı hapseder, gençlerimizi idam sehpalarına gönderir sonra da en güzel aşk şiirlerini yazarız.</em></p>
<p><em>Hep aptallığımızdan yakınır sonra da dünyanın en akıllısı IMF’yi tam on yedi kere dolandırırız. Paralarını bize nasıl kaptırdıklarını anlamazlar bile.</em></p>
<p><em>Aptallıktan sıkıldığımızda zekamızla övünür ve bin senedir her yaz mevsiminde damlarda yatar ve oradan düşerek ölürüz.</em></p>
<p><em>Devleti kutsal ilan eder sonra da devleti soyarız. “Köylü efendimizdir” der köylüleri döveriz.</em></p>
<p><em>Bir büyük deprem olduğunda çoluk çocuk, zengin fakir el birliğiyle yardıma koşup, evdeki iki battaniyeden birini depremzedelere bağışlayanlar da Türklerdir.</em></p>
<p><em>Kırk sekiz yıl boyunca dünya futbol şampiyonasının kapısından bile geçemedikten sonra ilk katıldığı şampiyonada dünya üçüncüsü olmayı Türkler başarır.</em></p>
<p><em>Her konuda fikrimizi söylemeye bayılır ama hiçbir fikrimize inanmayız.</em></p>
<p><em>Hiçbir filozofumuz yoktur ama ne olduğunu kimsenin bilmediği bir hayat felsemiz vardır.</em></p>
<p><em>Katillerin “ulusal kahraman”, şairlerin “vatan haini” olduğu tek ülke Türkiye’dir.</em></p>
<p><em>Müslüman olanlardan sürekli kuşkulanır ama müslüman olmayan vatandaşlarımıza devlette tek bir görev bile vermeyiz.</em></p>
<p><em>Yıllarca, Avrupa Birliğine girmemizi sağlayacak yasalardan hiçbirini çıkartamayıp, bir gecede başkalarının on yılda geçirebileceğinden daha fazla yasa geçiririz.</em></p>
<p><em>Ömründe hiç trapez yapmamış altmış milyon insanın trapez yapmasıdır hayat burada. Bütün dünya, şaşkınlıkla bakarak düşmemizi beklerken biz düşmeyiz.</em></p>
<p><em>Biz Türküz. Ya oynar ya ağlarız.</em></p>
<p><em>Dünyanın en tehlikeli eğlencesidir Türk olmak. Ve, biz korkuyla eğleniriz.<strong>&#8220;</strong></em></p>
<p>Evet, eğlencelidir, sürprizlerle doludur gerçekten bu ülkede yaşamak. Bir o kadar da güzel. İşte belki de bu yüzden bu ülkeyi çok seviyor, her yeni güne yeni &#8216;heyecanlarla&#8217; uyanıyoruz.</p>
<p>Benzer olaylar mutlaka birçok ülkede yaşanıyordur. Tamam, ancak yaşandığında artık kimsenin <strong>şaşırmadığı</strong> tek memleket sanırım sadece bizimkisi. Her şey olağan bizde!</p>
<p>Eminim sizin de denk geldiğiniz onlarcası vardır&#8230; Hatırladıklarınız hangileri?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2009/12/14/dunyanin-en-tehlikeli-eglencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>34</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köpek Kadar Olamamak!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/12/01/kopek-kadar-olamamak/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2009/12/01/kopek-kadar-olamamak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 22:03:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[eight below]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[kutup macerası]]></category>
		<category><![CDATA[sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tutku]]></category>
		<category><![CDATA[uğruna ölmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1284</guid>
		<description><![CDATA[Gerçek bir hikayeden esinlenilen, belgesel havasında bir film izledim geçenlerde. Türkçeye &#8216;Kutup Macerası&#8217; olarak çevrilen; &#8220;Eight Below.&#8221; Bırakın yakınlarımızı, en can arkadaşlarımızdan, hatta bazen ailemizden göremediğimiz bir bağlılık, sevgi, dostluk ve tutkuyu yaşatıyor film. Hem de köpeklerden&#8230; Sonradan anlıyorsunuz ki burun direğinin sızlama nedeni esasında filmdeki kareler değil; kendi yaptıklarımız. Veya yapmadıklarımız&#8230; İlginçtir, &#8216;Eight Below&#8217; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçek bir hikayeden esinlenilen, belgesel havasında bir film izledim geçenlerde. Türkçeye &#8216;Kutup Macerası&#8217; olarak çevrilen; &#8220;<a href="http://www.imdb.com/title/tt0397313/" target="_blank">Eight Below.</a>&#8221;</p>
<p>Bırakın yakınlarımızı, en can arkadaşlarımızdan, hatta bazen ailemizden göremediğimiz bir bağlılık, sevgi, dostluk ve tutkuyu yaşatıyor film. Hem de köpeklerden&#8230;</p>
<div style="text-align:center"><embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-5237043840190231815&#038;hl=tr&#038;fs=true style=width:400px;height:326px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash> </embed></div>
<p>Sonradan anlıyorsunuz ki burun direğinin sızlama nedeni esasında filmdeki kareler değil; kendi yaptıklarımız. Veya yapmadıklarımız&#8230;</p>
<p>İlginçtir, &#8216;Eight Below&#8217; bana üç sene önceki &#8220;Geride Nasıl Bir Miras Bırakmak İstersin?&#8221; <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2006/12/04/geride-nasil-bir-miras-birakmak-istersin/" target="_blank">yazısındaki</a> hikayeyi hatırlattı:<br />
<span id="more-1284"></span></p>
<blockquote><p>Savaşın en kanlı günlerinden biri. İnsanın başını bir saniye dahi siperden çıkaramayacağı bir saldırı var. İşte böyle bir anda bir asker, en iyi arkadaşını az ileride, kanlar içinde yerde yatarken görür. Hemen yanındaki teğmenine dönüp:</p>
<p>- <em>Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp gelebilir miyim?</em></p>
<p>Teğmen, &#8220;delirmiş olmalı bu&#8221; der gibi bakar askerine.</p>
<p>- Gitmeğe değmez, görmüyor musun, arkadaşın delik deşik olmuş. Kıpırdamıyor bile, çoktan ölmüştür.</p>
<p>Asker ısrarlıdır!</p>
<p>- <em>Komutanım, bırakın gideyim.</em></p>
<p>- Arkadaşın yaşamıyor oğlum. Yanına gidersen sen de öleceksin, bunun farkındasın değil misin?</p>
<p>Asker artık sessiz kalmayı seçmiş ve sadece komutanın yüzüne bakmaktadır. Onun gözlerindeki o kararlık ve inancı gören komutan daha fazla dayanamaz ve izin verir.</p>
<p>Yoğun ateş altında asker siperden çıkar ve sürünerek arkadaşına ulaşır. Kısa bir müddet yanında kaldıktan sonra, onu yerde sürükleyerek geri getirir ve yuvarlanırlar birlikte siperin içine.</p>
<p>Teğmen, haklı çıkmanın gururlu edasıyla, nefes nefese kalmış askerine dönüp:</p>
<p>- Sana hayatını tehlikeye atmaya değmez dememiş miydim! Bu zaten ölmüş.</p>
<p>- <em>Değdi komutanım, değdi!</em></p>
<p>- Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?</p>
<p>- <em>Yanına vardığımda henüz yaşıyordu komutanım. Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için.</em></p>
<p>- Ne dedi ki?</p>
<p>Asker hıçkırarak tekrarladı arkadaşının son sözlerini:</p>
<p>- <em><strong>Geleceğini biliyordum!</strong></em></p></blockquote>
<p>Sahi, etrafımızda kaç tane geleceğini bildiğimiz &#8216;Max&#8217; var? Veya bizim, o son sözü duyma uğruna ölüme gideceğimiz kaç &#8216;Maya&#8217;?</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1291" title="max, maya ve arkadaşları" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/11/eight_below.jpg" alt="max, maya ve arkadaşları" width="530" height="155" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2009/12/01/kopek-kadar-olamamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>67</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm Zamanların En İyi Filmleri!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/11/11/tum-zamanlarin-en-iyi-filmleri/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2009/11/11/tum-zamanlarin-en-iyi-filmleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 23:57:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi filmler]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1250</guid>
		<description><![CDATA[Hadi gelin birlikte bir liste oluşturalım. Mutlaka izlenmesi gereken filmler listesi. Kime göre? Tabii ki bize göre. Yani size! Bu aralar deli gibi film izliyorum. Her nedense yıllarca az seyretmişliğin acısını çıkarırcasına… O yüzden sizden gelecek öneriler değerli. Hem bu sayede Fikir Atölyesi okurlarının film tercihlerini de çıkartmış oluruz. Filmler, Türk veya yabancı olabilir. Yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hadi gelin birlikte bir liste oluşturalım. Mutlaka izlenmesi gereken filmler listesi.</p>
<p>Kime göre?<br />
Tabii ki bize göre. Yani size!</p>
<p>Bu aralar deli gibi film izliyorum. Her nedense yıllarca az seyretmişliğin acısını çıkarırcasına… O yüzden sizden gelecek öneriler değerli. Hem bu sayede Fikir Atölyesi okurlarının film tercihlerini de çıkartmış oluruz.</p>
<p>Filmler, Türk veya yabancı olabilir. Yeni veya eski, bağımsız veya anime, hatta belgesel&#8230; Her ne olursa, kısıtlama yok. Sadece sizi <strong>en çok etkileyen</strong> ve mutlaka görülmesi gereken dediklerinizden olsun, yeterli. Tek ricam filmin orijinal dilindeki adını yazmanız. <a href="http://www.imdb.com/" target="_blank">IMDb</a> bunun için iyi bir kaynak olabilir.</p>
<p>Sayı için ise sınır yok. İster tek film ismi yazın, ister onbeş! Bu sayede birbirimizi daha iyi tanımış olmakla kalmaz, henüz izlemediğimiz bazı filmleri de izlenecekler listemize almış oluruz.</p>
<p>Bize göre, tüm zamanların en iyi filmleri&#8230;<br />
<span id="more-1250"></span><br />
<a href="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/11/en_iyi_250_film.jpg" target="_blank"><img class="alignnone size-full wp-image-1371" title="en_iyi_250_film" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2009/11/en_iyi_250_film.jpg" alt="en_iyi_250_film" width="530" height="265" /></a></p>
<p>[<strong>Son Güncelleme</strong>: 26.01.2010 Saat 02:15. Gelen 246 yoruma göre ortaya çıkan resim.]</p>
<p>Üstte gördüğünüz resme tıklayınca büyüyor! Yorumlarda gelen ve tekrar eden film isimleri de zaman içinde daha bir belirginleşiyor.</p>
<p>İleride bakarsınız bir de Fikir Atölyesi Film Oscar&#8217;ları yaparız :)</p>
<p>Veya bir dakika… Şöyle yapalım:</p>
<p>Bir müddet sonra buradan çıkacak en çok beğenilen filmi birlikte izlesek? <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/07/05/5-temmuz-bulusmamiz-yorumlarla-canli-yayinda/" target="_blank">Rakı balık</a> dışında bir Fikir Atölyesi etkinliği olur. Bir sinema salonunu kapatırız. Bu bahaneyle öncesinde ve sonrasında sohbet etme imkanı olur. Film esnasında veya aralarda sürprizler olur. <em>&#8220;And the Oscar goes to …&#8221;</em> yaparız belki :)</p>
<p>Neyse, bilemedim! Filmler resim içinde belirmeye başlasın, daha sonra birlikte karar veririz buna.</p>
<p>Sizi en çok etkileyen filmler hangileri, ben onları merak ediyorum şimdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2009/11/11/tum-zamanlarin-en-iyi-filmleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>340</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haydi Hep Beraber Maçka&#8217;ya!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/10/15/haydi-hep-beraber-mackaya/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2009/10/15/haydi-hep-beraber-mackaya/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 20:27:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[agaclar.net]]></category>
		<category><![CDATA[blog action day]]></category>
		<category><![CDATA[blog hareket günü]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim İçin Çal]]></category>
		<category><![CDATA[Divane Aşık Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa İçin Çal]]></category>
		<category><![CDATA[Fırat Çavaş]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Tunç]]></category>
		<category><![CDATA[Playing For Change]]></category>
		<category><![CDATA[Stand By Me]]></category>
		<category><![CDATA[Tolga Kıyak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1199</guid>
		<description><![CDATA[New York metrosunda yaklaşık 200 kişinin, işlerine geç gitme pahasına, dakikalarca büyülenerek izledikleri iki sokak çalgıcısının verdiği ilhamla doğmuştu &#8216;Stand By Me&#8216; projesi. Mark Johnson, birbirinden farklı din, ırk ve kültürden oluşan bu 200 kişinin, nasıl müzik sayesinde kendi &#8216;farklılıklarının&#8217; üstesinden gelebildiğine o an çıplak gözlerle şahit olmuş ve bunu daha sonra bir müzik belgeseline [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>New York metrosunda yaklaşık 200 kişinin, işlerine geç gitme pahasına, dakikalarca büyülenerek izledikleri iki sokak çalgıcısının verdiği ilhamla doğmuştu &#8216;<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/12/07/recep-ivedik-stand-by-me-soyler-mi/" target="_blank">Stand By Me</a>&#8216; projesi.</p>
<p>Mark Johnson, birbirinden farklı din, ırk ve kültürden oluşan bu 200 kişinin, nasıl müzik sayesinde kendi &#8216;farklılıklarının&#8217; üstesinden gelebildiğine o an çıplak gözlerle şahit olmuş ve bunu daha sonra bir müzik belgeseline dökmüştü: &#8216;<a href="http://www.playingforchange.com/" target="_blank">Playing For Change</a>&#8216; veya &#8216;Değişim İçin Çal.&#8217;</p>
<p>O proje dünya çapında o denli ses getirdi ve binlerce müzisyene ilham verdi ki, işte onlarda biri de bizden, Türkiye&#8217;den çıktı geçenlerde: &#8216;<a href="http://www.dogaicincal.com/" target="_blank">Doğa İçin Çal!</a>&#8216;</p>
<p>Hem de çalma çırpma olmadan, &#8216;Playing For Change&#8217; ekibinden aldıkları manevi destekle&#8230;</p>
<p>Cem Karaca&#8217;nın oğlu Emrah, Erol Evgin&#8217;in oğlu Murat, Aslı, Bilge Kösebalaban, Can Şengün, Serdar Öztop ve Ozan Tügen gibi müzisyenlerin de içinde yer aldığı toplam 45 kişiden oluşan bir ekip, söz ve müziği Hasan Tunç&#8217;a ait olan, o çok sevdiğimiz &#8216;Divane Aşık Gibi&#8217; türküsünü seslendiriyorlar.</p>
<p>Biz üç kişi biraraya gelmekte zorlanırken, onlar 45 kişilik bir ekip olmuşlar, hem de yaklaşık beş ay boyunca. Doğaya olan sevgi ve duyarlılıklarını müzikle ifade etmişler, hem de müthiş bir yorumla.</p>
<p>Açın sesini, yaslanın arkanıza:<br />
<span id="more-1199"></span></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="440" height="242" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6902099&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=ff0179&amp;fullscreen=1" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="440" height="242" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6902099&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=ff0179&amp;fullscreen=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><a href="http://www.agaclar.net/" target="_blank">Agaclar.net</a> adına yapılan bu projede yönetmenliği, kurguyu ve düzenlemeyi Fırat Çavaş, yönetmen yardımcılığını Tayfun Turan, mastering&#8217;i Barış Büyük, web ve grafik tasarımını ise Fırat&#8217;ın annesi Vildan Özfenerci yapmış (ne anneler var:)</p>
<p>&#8216;<a href="http://www.dogaicincal.com/" target="_blank">Doğa İçin Çal!</a>&#8221; ekibin lideri Fırat&#8217;a bir cümle ile Fikir Atölyesi okurlarına ne mesaj vermek isterdin diye sorduğumda, aynen şunu dedi:</p>
<p><em>&#8220;Doğadan çaldığın yeter! Doğa İçin Çal!&#8221;</em></p>
<p>Müzisyenlerden Tolga Kıyak ise bana:</p>
<p><em>&#8220;Seçtiğim mesleğin insanlara bir şeyler anlatabilmek için doğru yol olduğunu ve yanlış giden şeyleri müzik sayesinde düzeltebileceğimize inanıyorum.&#8221;</em> dedi.</p>
<p>Biz de aynen ona katılıyoruz da, Fırat&#8217;tan sonra kalan 44 kişi içinden neden Tolga&#8217;yı seçtiğimi eminim anlamışınızdır! O çünkü soyadı ile doğuştan bir <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/02/27/faili-mechul-kiyak/" target="_blank">FMK</a> üyesi :)</p>
<p><a href="http://www.dogaicincal.com/dicnedir.html" target="_blank">Sitelerinde</a> ise proje anlatımlarını şu sözlerle bitirmişler:</p>
<p>&#8220;&#8216;Divane Aşık Gibi&#8217; yollarda dolaşmaktan başka, hem mecazda hem de fikirde &#8216;Sen yağmur ol, ben bulut, Maçka&#8217;da buluşalım&#8217; diyoruz. Yeni başladık, devam edeceğiz… Sizi de bekleriz!&#8221;</p>
<p>Haydi o zaman, hep beraber Maçka&#8217;ya :)</p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 10px; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; font-family: georgia;"><strong>Ufak bir not:</strong> Geçen sene &#8216;Değişim İçin Çal&#8217; projesini Recep İvedik&#8217;e <a href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/12/07/recep-ivedik-stand-by-me-soyler-mi/" target="_blank">adamıştık</a>! Doğa İçin Çal&#8217;ı da, <a href="http://blogactionday.org/" target="_blank">Blog Hareket Günü</a> adına ve daha önemlisi, gelecek nesiller adına &#8216;<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/10/12/bakmayin-gozyasima-acgozluyum-esasinda/" target="_blank">açgözlü siyasetçiler</a>&#8216;e adayalım. Bizim çocuklarımız için olmasa bile, kendi torunları için doğayı öncelik listelerine almalarını ümit ederek! Lafla değil, icraatle! Çünkü bu sefer o &#8216;torunlar&#8217; Amerika&#8217;ya yerleşseler bile yetmeyecek! </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2009/10/15/haydi-hep-beraber-mackaya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>66</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
