<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fikir Atolyesi &#187; 20 Soruluk Söyleşiler</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/kategori/20-soruluk-soylesiler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 20:11:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>FriendFeed Üzerinden Toplu Söyleşi.</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/08/04/friendfeed-uzerinden-toplu-soylesi/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2009/08/04/friendfeed-uzerinden-toplu-soylesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 18:08:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[toplu söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1036</guid>
		<description><![CDATA[İnternette kullanılan, varsa kendi blogunuz da dahil, birçok servisi (twitter, youtube, vimeo, facebook&#8217;taki durum iletisi, linkedin, last.fm, google reader, flicker ve digg gibi onlarcasını) biraraya getiren bir site var, adını duymuş veya kullanıyor olabilirsiniz: FriendFeed. FriendFeed&#8217;te takip etmeye değer bulduğunuz kişi ve arkadaşlarınızın farklı sitelerde paylaştıklarını, siz &#8216;tek bir yerden&#8217; izleyebiliyor ve dilerseniz de yorumlarınızla  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternette kullanılan, varsa kendi blogunuz da dahil, birçok servisi (twitter, youtube, vimeo, facebook&#8217;taki durum iletisi, linkedin, last.fm, google reader, flicker ve digg gibi onlarcasını) biraraya getiren bir site var, adını duymuş veya kullanıyor olabilirsiniz: <strong><a href="http://www.friendfeed.com" target="_blank">FriendFeed</a></strong>.</p>
<p>FriendFeed&#8217;te takip etmeye değer bulduğunuz kişi ve arkadaşlarınızın farklı sitelerde paylaştıklarını, siz &#8216;tek bir yerden&#8217; izleyebiliyor ve dilerseniz de yorumlarınızla  içeriklerine katkı sağlıyorsunuz. Ve tabii ki sizin yaptıklarınıza da aynı şekilde yorum veya &#8216;beğendim&#8217;ler geliyor.</p>
<p>Bilgi edinme ve paylaşma adına hayatı kolaylaştırıyor ancak önünüzden reuters gibi sürekli akan &#8216;feed&#8217;lere daldınız mı, çıkamıyorsunuz da! [Bu Tunç neler paylaşmış FriendFeed'de derseniz; <a href="http://friendfeed.com/tunc" target="_blank">linki budur</a>!]</p>
<p>Neyse, geçenlerde bir <a href="http://friendfeed.com/tunc/dc26ed5f/eger-sizin-de-hosunuza-giderse-ff-bir-sey-yapsak" target="_blank">oyun</a> oynamak istedim orada. Fikir Atölyesi&#8217;ndeki [çoğumuzun günlük hayatta kafa yormaya fazla fırsat bulamadığı] &#8216;<a href="http://www.fikiratolyesi.com/kategori/20-soruluk-soylesiler/" target="_blank">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8221; sorularını dileyen herkesin katıldığı bir ortamda sordum. 20 artı 2 de bonus sorudan oluşan bu &#8220;<strong>toplu söyleşiye</strong>&#8221; 147 farklı kişi, toplamda verdiği 990 cevapla katıldı.</p>
<p>Ben de bunların içinden kendimce yaratıcı, eğlenceli ve bizi düşünmeye sevk edecek olanlardan bazılarını seçmeye çalıştım.</p>
<p><span id="more-1036"></span>Sorulara tıkladığınızda herkesin cevabını görebiliyor,  cevapları veren kişilerin isimlerine tıkladığınızda ise onların FriendFeed&#8217;deki sayfalarına ulaşıyorsunuz.</p>
<p>Katılan herkese bir kez de buradan teşekkür ederim. Keyifli olduğu kadar, çok şey de öğrendiğim ilginç bir deneyim oldu.</p>
<p>Siz de dilerseniz bu yazının yorumlarında dilediğiniz soruyu seçip cevaplayabilirsiniz. Bu da böylelikle hepimizin için bitmeyen bir &#8220;toplu söyleşi&#8221; olur :)</p>
<p><strong>20/ 1.) <a href="http://ff.im/5K6Ac" target="_blank">Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Kimin ve neden? </a></strong></p>
<p>["hayatta bir kişinin en favori insanı olma" durumunu açıklamak isterim. kendinizi kimin favori kişisi olduğunu düşünüyorsanız, o kişiye sorulma şansı olsa, düşünmeksizin ilk sizin adınızı vermeli. örneğin; annesi olduğunu düşününler için, bu ancak annenizin tek çocuğu varsa geçerli olabilir :D çünkü anneler genelde çocuklarını ayıramayacakları için, en favori kişileri için sadece birini söyleyemeyecektir!]</p>
<ul>
<li>Karımın. Çünkü ruh ikizliği iki kişiden oluşur. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/wrzl" target="_blank">Özer (Wrzl) Dölekoğlu</a></li>
<li>Olmak istemediklerimin favori insanı oldum hep, halbuki ben hep başkaları için favori insan olmak istedim.. Ben bir yerde hata mı yapıyorum yoksa bu bana hayatın bir cilvesimi hala çözmüş değilim:)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>sanırım eski kız arkadaşımın favorisiyim&#8230; ne zaman isterse ona döneceğimi biliyor&#8230; kafası rahat. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alikaya" target="_blank">Ali Kaya</a></li>
<li>Ben şöyle bir mantık yürüteceğim bu soruda; Benim en favori gördüğüm bir kişi olmadığına göre, ben de, kimsenin en favori kişisi olmayabilirim. Annem, babam ve kardeşim dahil.. :) Hiç bir dönemimde de böylesine bir arzum ve isteğim olmamıştır. Birisinin en favori kişisi olmak gibi bir takıntım hiç olmadı. Ben aptal mıyım.. Yoksa, ruhsuz, hissiz biri miyim?.. :Pp &#8211; <a href="http://friendfeed.com/arzubreda" target="_blank">Arzu Breda</a></li>
<li>&#8220;kimsesizlerin kimiyim&#8221; diyeceğim sanırım&#8230;zira bu soruya olumlu bir yanıt vermek egomu aşar. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gokhanyucel" target="_blank">gokhan yucel</a></li>
<li>Hangi zaman aralığında. Benim favori insanım hep değişiyor. Ben hep değişiyorum. Beni favori insanı olarak gören insanlar değişiyor. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ahmetbulent" target="_blank">ahmet bulent</a></li>
<li>Kendimin favorisiyim. Kendi fikirlerimi çok beğeniyorum &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>Sanmıyorum.. ama örnek alınmak güzel olsa gerek. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>herhalde bir süre için kızımın en favori insanı olacağım. sonra ergenliğe girince bundan vazgeçecek. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
</ul>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p><strong>20/ 2.) <a href="http://ff.im/5K8aQ" target="_blank">Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin? </a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>teknoloji üretecek bir tesis kurmak yüzlerce mühendis çalıştırmak isterdim ve Dünyayı değiştirecek yeniliklere imza atardım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/yok2504" target="_blank">Sinan İŞLER</a></li>
<li>Hiçbir iş yapmadan yaşayabilmek isterdim (: &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uforika" target="_blank">adnan taşkıran</a></li>
<li>yazar olmak isterdim. Hikaye yazayım. entel olayım :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/attach" target="_blank">Cihan (ch) KALOĞLU</a></li>
<li>missmatch&#8217;deki gibi çöpçatan olmak isterdim :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/jansery" target="_blank">jansery</a></li>
<li>Genetik şirket kurup (kopyalamanın da kanuni olduğunu varsayıyorum) &#8220;Copy- paste&#8221; sistemi üzerine çalışırdım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit</a></li>
<li>müzisyen olmak isterdim, hatta rockstar. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/signoria" target="_blank">Ahmet Gulsen</a></li>
<li>yaratcı bir ajansın ogilvy gibi bir yerin yaratıcı yönetmeni. Ya da insanların tüm dünyada tek kaliba sokulmasını önleme bakanlığını kurar bakanlğını yapardım:=) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rest" target="_blank">erinc</a></li>
<li>Beyin cerrahı olmak isterdim ama istediğimin beyinini açabilmem kaydiyle.. Öyle bir yetkim varmış mesela açıyormuşum beyinleri, dokunuyormuşum birkaç yere ve adam istediğim gibi oluyormuş mesela:)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>tsubasa kadar yetenekli futbolcu olmak isterdim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alikaya" target="_blank">Ali Kaya</a></li>
<li>ışınlanabilme teknolojisini icat etmeyi isterdim. Yanında da hobi olarak kantocu olmak! &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ecemen" target="_blank">eceMen</a></li>
<li>Herşey mümkünse ben dünyayı yönetmeyi tercih ederim. Savaş olmadan dünya düzeni kuralabiliyor mu merak ediyorum :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ahmetbulent" target="_blank">ahmet bulent</a></li>
<li>çok iyi bir boru dansçısı olmak isterdim, dalga geçmeyin ama en iyisinden olmak isterdim hem de çok para kazanırdım &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fundalina" target="_blank">Fun</a></li>
<li>kapalı mekanlarda ve otobüste sigara satardım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>Robin Hood benzeri biri olmak isterdim. Çeşitli mecralarda okuduğum, şahsen bildiğim bazılarını soymak, o parayla okullara bağış yapmak isterdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>Yönetmen olmak isterdim. Bir impala&#8217;m olsun arkasına Honda CBR 1000 RR&#8217;ı takayım gideyim dolaşayım isterdim .Gördüğüm her şeyi film edeyim daha sonra&#8230; Evet bunu isterdim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>kalpazan olmak isterdim, evde (ev dediysem malikane) basar basar, aklımdaki tüm projelerimi gerçekleştirir, huzur içinde uyurdum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>şu anda kanuni olmayan ancak kanuni olsaydı yapmak isteyeceğim iş; insan kaçırmak olurdu. zorla istemediği hayatlara mecbur bırakılan insanları kaçırırdım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/miocaro" target="_blank">Ebru Baranseli</a></li>
<li>kiralık katil &#8211; <a href="http://friendfeed.com/hiyice" target="_blank">Hakan İyice</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 3.) <a href="http://ff.im/5Kad1" target="_blank">Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin? </a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>insan çok zor bir durumda olunca söyleyebilir sanırım, söylemem derken bile söyler yani:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/jansery" target="_blank">jansery</a></li>
<li>Anneyi rahatlatacaksa, en beyazından söylenir &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ahmetbulent" target="_blank">ahmet bulent</a></li>
<li>Kesinlikle olumsuz cevap duymak istemiyecek insanlara bekledikleri olumlu cevabı vermek için söylerim. Estetik yaptırmış kişilere çok güzel olmuş, hiç belli olmuyor! kesinlikle derim. Feci durumda oldukları halde. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>Zor oldu bu soru şimdi, felsefik çok:)) Ben yalandan daha çok mesajı havaya bırakmakdan yanayım:)) Mesela televizyonu biri benim için açsın istiyorum çünkü çok üşeniyorum. Üşeniyorum demeye utanıyorum ve bir nevi yalan söylüyorum.. Şu gibi; acaba televizyonda ne var ki diyorum:)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>söylenebilecek ya da söylenmemesi gereken yalanlar yoktur, yalan söylenebilecek ya da söylenmemesi gereken insanlar vardır.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/saditekin" target="_blank">sadi tekin</a></li>
<li>su satirlari yazan ben bile su an icin &#8220;evet&#8221; hakkimda ne dusunurler diye aklimdan gecirdim. ama serde en azından simdi icin durust olmak var ya aklimdan geceni yazacagim tabii ki. evet soylenmeli beyaz yalan.. - <a href="http://friendfeed.com/sonsuzlukc" target="_blank"> Cengiz Akyazı</a></li>
<li>Sarhoş olan arkadaşa söylenir: &#8220;tabi dans etmeye gidiyoruz şimdi&#8221;, &#8220;hayır hiç kimse fark etmedi&#8221;, &#8220;yoo arabanın anahtarı bende değil, arabayla mı geldik ki biz?&#8221; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ahmetbulent" target="_blank">ahmet bulent</a></li>
<li>ben yalan söylemek yerine karşımdakinin kafasını karıştırırım. Böylece ne için konuştuğunu bile unutur :))) yalan iyi değildir. Çünkü yalanların çoğunu kendi çıkarımız için söyleriz. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tamkarisik" target="_blank">Gülşah (Tamkarışık)</a></li>
<li>Hastalık, Ölüm kalım, Evliliğin yıkılması, aile kavgası vs. durumlarında söylerim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bettypufpuf" target="_blank">Başak Üstündağ</a></li>
<li>yalan söylemediğim için pişman olacağım birşey olduğunda söylemekten çekinmem, kendimi yıpratmaya gerek duymam. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>Kadınlara övgüler her zaman beyaz yalanlardır. Sıkca da söylenmelidir. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>hayatın kendisi yalan &#8211; <a href="http://friendfeed.com/muratkahraman" target="_blank">Murat Kahraman</a></li>
<li>gören de kimse &#8220;siyah&#8221; yalan söylemiyor sanır. &#8220;bu durumlar dışında yalan söylemem&#8221; listesi gibi olmuş :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/zekus" target="_blank">Zekeriya KOÇ</a></li>
<li>Mesela annem, bahçede toprağıyla sevişen babam şapkasını takmadığında &#8220;inme falan inecek, ben bakıcam sonuçta taksın şapkasını n&#8217;olur sen söyle bari&#8221; der&#8230; şapkayı alıp babama giderim; &#8220;annem dedi ki kocacığıma kıyamam bu sıcakta ona bişi olmasın, şapkasını takıversin&#8221; ..ve baba gülümser şapkayı takar, anne mutlu, baba mutlu, herkes mutlu&#8230;vb pek çok beyaz yalan söyleme potansiyeline sahibim&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>yalan söylemenin uygun olduğu bir durum yoktur, kişinin kendini buna ikna ettiği durum vardır. ne olursa olsun doğruyu söylemeyi tercih etmek bana hep daha konforlu gelmiştir. en beyaz görünen yalan bile taşınması güç bir yüke dönüşür kolayca. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/settar" target="_blank">Yalçın Pembecioğlu</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 4.) <a href="http://ff.im/5KbIq" target="_blank">En son “___ özelliğinden dolayı seninle gurur duyuyorum” lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>bu güne kadar kimseye söylemedim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/sinanisler" target="_blank">Sinan İŞLER</a></li>
<li>yok öyle bir şey:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/osmanungur" target="_blank">Osman Üngür</a></li>
<li>Ben bu lafa yeni yeni alışıyorum çünkü bize pek söylenmiyor. Özellikle çocukken duymak lazım alışmak için. Ama söyledim yenilerde bir arkadaşıma&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>en yakın arkadaşıma söyledim. yaşadıklarına rağmen hala dimdik ayakta olduğu için&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beligul" target="_blank">Başak Eligül</a></li>
<li>deli gibi aşık olan en yakın arkadaşıma, ne olursa olsun umudunu hiç kaybetmediği için&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ecemen" target="_blank">eceMen</a></li>
<li>en son içindeki acıya rağmen güçlü olmandan dolayı seninle gurur duyuyorum dedim bir arkadaşıma &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit</a></li>
<li>Karima, &#8220;zekandan dolayi seninle gurur duyuyorum&#8221; dedim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tolgaakmazoglu" target="_blank">Tolga Akmazoglu</a></li>
<li>Ailemden başka gurur duyacağım kimse olduğunu düşünmüyorum. Onlara da ne zaman ne dediğimi maalesef hatırlamıyorum. Fakat bu fırsatı değerlendirip diyeceğim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>&#8220;cesaretinden dolayı seninle gurur duyuyorum” oğluma söyledim çünkü kalabalık ortamlarda ona bakan gözlere inat işitme cihazını ısrarla takmaya devam ediyor. ve bu 6 yaşından beri böyle&#8230;. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/delfina" target="_blank">Delfina</a></li>
<li>kız arkadaşıma söylemiştim, yurt dışında bir iş için çok çaba sarf etmişti gerçekten etkilenmiştim, bu sözün mutlu etmeyeceği insan pek azdır sanırım &#8211; <a href="http://friendfeed.com/abaltaci" target="_blank">Aydın &#8220;1&#8243;</a></li>
<li>En yakın arkadaşıma söyledim. Onu çok çok kıran bir kişiye karşı gösterdiği affediciliğinden dolayı. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bettypufpuf" target="_blank">Başak Üstündağ</a></li>
<li>sanırım içten bir şekilde henüz kimseye söylemedim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>kimseye söylemedim, saklıyorum, çocuğum olursa, büyüdüğünde istediği işi istediği yerde yapmaya başladığında söyleyeceğim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aybarsb" target="_blank">aybars badur</a></li>
<li>&#8220;duran toplara kafa atma&#8221; becerinden dolayı seninle gurur duruyorum dedim en son Lugano&#8217;ya. GS maçında emre&#8217;ye kafa attıktan sonra. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/muratkahraman" target="_blank">Murat Kahraman</a></li>
<li>ege&#8217;ye bu kadar akıllı bir çocuk olduğun için seninle gurur duyuyorum dedim. her hafta derim, seninle gurur duymamı sağladığın için seninle gurur duyuyorum derim :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemceylan" target="_blank">ozlemceylan</a></li>
<li>çalışkanlığından dolayı karım aygül&#8217;e iltifatta bulundum. fakat herhangi birinin iyi özelliği üzerinden ben gurur duyamam sanırım, bana ne onların güzelliklerinden :) ben bana bakarım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/settar" target="_blank">Yalçın Pembecioğlu</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 5.) <a href="http://ff.im/5Kdmv" target="_blank">Aynı lafı [“___ özelliğinden dolayı seninle gurur duyuyorum”] en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan? </a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>duymadım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/sinanisler" target="_blank">Sinan İŞLER</a></li>
<li>Ben de duymadım:)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>duymadım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/onurguzel" target="_blank">Onur Güzel</a></li>
<li>bir çok defa duydum, kendini ölü gibi hissedenlere hayatın hala devam ettiğini çeşitli örneklerle gösterebilme özelliğimden dolayı:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/missdj" target="_blank">Ufuk Özgül</a></li>
<li>hmm şimdi fark ettim de hiç gurur duyulacak bir şey yapmamışım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/signoria" target="_blank">Ahmet Gulsen</a></li>
<li>pek diyen olmadı bea :( son zamanlarda pek başaramamışım anlaşılan :((( yüzüme vuruldu bu &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tamkarisik" target="_blank">Gülşah (Tamkarışık)</a></li>
<li>kariyerin ve çalışma hayatın için gösterdiğin çabayı takdirle karşılıyor, gurur duyuyorum seninle. (6 gün ago) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>evden hiç para almadan okuduğum için ailemden, çevremden çok duyuyorum bursa&#8217;da olduğum zamanlarda.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mozturk" target="_blank">Mustafa Öztürk</a></li>
<li>Babam, yengem, vs. Bir gazetede yazım çıkmıştı ve yazımın çıktığı gün telefonla aramıştı amcam/yengem. Çok güzel yazdığımı ve devam etmemi söylüyor ve benimle gurur duyduklarını ekliyorlardı. Babam ise birçok defa ürettiğim projeler, aldığım -küçük de olsa- güzel neticelerden dolayı söyler bu sözü&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mustafaalkan" target="_blank">Mustafa Alkan</a></li>
<li>duymadım, bizde pek söylenen bir söz değil zaten gurur duymak, &#8220;türkiye seninle gurur duyuyor&#8221; durumları haricinde birilerine söylendiğini de pek duymadım &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aybarsb" target="_blank">aybars badur</a></li>
<li>Zekam, ailem, eşim, sıklıkla duyarım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uyuyang" target="_blank">uyuyang-Filiz Koyuncu</a></li>
<li>ha-tır-la-mı-yo-ruuum&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/yesari" target="_blank">yesari</a></li>
<li>&#8220;Bizi bu kadar önemsediğin ve sahip çıktığın için&#8230;.&#8221; &#8211; babam. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/merush" target="_blank">Merush Hanım</a></li>
<li>yok &#8230; yok bana böyle diyen biri&#8230; =/ &#8211; <a href="http://friendfeed.com/veyselkeles" target="_blank">Veysel Keleş</a></li>
<li>En son annem, &#8220;Sorumluluklarını bilen, aileni çekip çevirebilen bir insansın. Çok iyisin. Hep böyle kal. Seninle gurur duyuyorum&#8221; demişti. Gözlerim dolmuştu o sırada. Çok etkilenmiştim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tubaoru" target="_blank">Tuğba Oruç</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 6.) <a href="http://ff.im/5KfjU" target="_blank">&#8220;Yaşayamadığın&#8221; için pişmanlık duyduğun ne var? </a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>&#8220;Bora&#8221; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beligul" target="_blank">Başak Eligül</a></li>
<li>Başörtülü üniversite okuyamadığım için pişmanım. (hoş bu benim seçimim değil ama!) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/juniormezun" target="_blank">Betül Şahin</a></li>
<li>her şey! genelde dışardan izlemeyi tercih ediyorum neyime gerekse. hıh. ama eski bi aşkımı doya doya yaşayamadım ona yanarım. bi de gazi dışında bi üniversitede okuyamadığım için &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tamkarisik" target="_blank">Gülşah (Tamkarışık)</a></li>
<li>en az iki lisanı çeviri yapacak derecede iyi bir şekilde öğrenememiş olmak. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>keşkeleri hep görmemezlikten geldiğimden dolayı pişmanım=) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/candancelik" target="_blank">Candan Celik</a></li>
<li>Yurt dışına çıkamadığım ve gitmek istediğim şehirlerden en az bir tanesini gezememekten pişmanlık duyarım ama daha vakit var diye de geçiştiririm. :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>uçak mühendisi olamadığım için pişmanım &#8211; <a href="http://friendfeed.com/hasanburak" target="_blank">Hasan Burak</a></li>
<li>ben de elektronik mühendisliğini tercih etmediğim için pişmanım bir de kızıl saçlı sevgilimden 3 tane çocuk yapmadığım için pişmanım bir de galiba eski sevgilimi çok kırdım ondan pişmanım, bir de&#8230; kendimi kötü hissettim yahu ne çok pişmanlığım varmış :/ &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fundalina" target="_blank">Fundalina</a></li>
<li>Hiç aşık olamadım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>küçükken her akşam saklambaç oynamadığım için pişmanım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uyuyang" target="_blank">uyuyang-Filiz Koyuncu</a></li>
<li>anne olamadığım için pişmanım, aklım olsa (ve de imkanım:) erken yaşta anne olmak isterdim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>üniversite hayatını ders çalışıp bitirmem gerektiği için pek fazla eğlenemedim. pişmanım. keşke imkan olsaydı da uzuuuun uzun okul uzatsaydım. 19 yasında bitirdim de ne oldu:( &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bernam" target="_blank">berna mutlu aytekin</a></li>
<li>ya ben iki gün kafama takıp düşünmek zorunda kaldım, bu soru çok ağır geldi cidden:( ama sonunda kendime itiraf edebildim; güzel sanatlar sınavına girmediğime pişmanım, çok sevdiğim bir arkadaşımla bir dönem sevgili olduğum ve artık arkadaş kalamadığım için pişmanım, küçükken kışın soğuk havuza iten antrenörler yüzünden klüpten alınmama ve hiçbir yarışa katılamadığıma pişmanım, en baştan sinema okumadığıma ve şu anda kan ter içinde setlerde olmadığıma çok ama çok pişmanım. Oh Be! &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>İşte bu gerçekten zor bir soru. Pişmanlıklarını düşünmek istemiyor insan. Ağır geliyor. İngilizceyi çok iyi öğrenmediğim,üniversite sınavına çalışmadığım ve yurt dışında okumadığıma sanki birazcık pişmanım. Bugün çok daha farklı bir yerde olabilirdim belki&#8230;Birazcık hırsım olsaydı iyi olurdu&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tubaoru" target="_blank">Tuğba Oruç</a></li>
<li>İtiraf etmek güzelmiş. Çok iyi hissettim birden :)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tubaoru" target="_blank">Tuğba Oruç</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 7.) <a href="http://ff.im/5KgNE" target="_blank">Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>sezique (fransız yazılımı) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit</a></li>
<li>:))) G3. Sevmiştim&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/nihatsolmaz" target="_blank">nihat solmaz</a></li>
<li>Kedi. Evet. [ilkokul-ortaokul-lise tamamında :D] &#8211; <a href="http://friendfeed.com/enishurkan" target="_blank">Enis Hürkan BURAKÇI</a></li>
<li>lisede değil de ortaokulda dişlerim biraz öne doğru olduğundan (diş teli takmadan önce) bana balık derlerdi :) nefret ederdim! hatta bir gün edebiyat dersinde hocamız herkese bir hayvan verip onla ilgili ödev hazırlamamızı istedi, bana sıra gelince herkes balık yapsın diyince ağlamaya başlamıştım :) haha! sonra hocam bana ödev olarak atı verdi ve yüksek not aldımdı. :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mugedogrular" target="_blank">Muge Dogrular</a></li>
<li>ümraniye sapığı :) başta yadırgasam da sonradan hoşuma gitti. hatta buna layık olabilmek için çalışmaya bile başlamıştım :D &#8211; <a href="http://friendfeed.com/antibird" target="_blank">Uğur Deligözoğlu</a></li>
<li>tunç, benim hiç takma adım olmadı yaaaa. ne kötü bi durum bu :)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/delfina" target="_blank">Delfina</a></li>
<li>bizim iki mf sinifi hayvanat bahcesi gibiydi, her yonuyle =)) bana da ayilik dusmustu&#8230;. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bariskayan" target="_blank">Baris Kayan</a></li>
<li>sırık, direk ve türevleri :) ve hep uzun olmanın kötü bişey olduğunu kısalığın ayrıcalık olduğunu düşünürdüm&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rabiyaaydn" target="_blank">Rabiya Aydın</a></li>
<li>Son mohikan :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mutfaksirlari" target="_blank">Mutfak Sirlari©</a></li>
<li>Bütün okul &#8220;reis&#8221; derdi, herkes itibar ederdi :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ceoyavuz" target="_blank">Yavuz Selim</a></li>
<li>&#8220;çorucu&#8221; derlerdi ama, elimin uzun olmasından değil, ticari zekamdan :)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bilalcihangir" target="_blank">Bilal Cihangir</a></li>
<li>&#8220;Spaksu&#8221; bu gün kullandığım ismimin baş harfi ile soyadımın birleşiminden oluşan bir sözcük, bu güne kadar kullandığıma göre hoşuma gitmiştir :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>hehehhe çılgın bedişti o zamanlar adım&#8230; hala lise arkadaşlarım öyle çağırırlar &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aynebilim" target="_blank">aynebilim</a></li>
<li>penguen, robot, lanuf, dede. Her seneye bir tane. Dede&#8217;yi hiç sevmedim de, lanuf&#8217;u pek severdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/furkanturan" target="_blank">Furkan Turan</a></li>
<li>bazıları &#8220;deno&#8221; derdi denyo gibi, iğrenç &#8211; <a href="http://friendfeed.com/delmar" target="_blank">deniz gürkan (mare)</a></li>
<li>einstein &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ermanhaskan" target="_blank">Erman Haskan</a></li>
<li>ben lisedeyken ünlü olan &#8220;aysha&#8221; şarkısı yüzünden ayşa derlerdi. çok sinirimi bozardı. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aydi84" target="_blank">ayse</a></li>
<li>kuzu; ömrüm boyuncada öyle kalacak gibi yahu. Hocalar şöyle derdi &#8220;kuzu kuzu geleceksin tahtaya.&#8221; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ekuzu" target="_blank">eKuzu</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 8.) <a href="http://ff.im/5KhZA" target="_blank">Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>Annemin Adı Soyadı. Hatırası kalır en azından &#8211; <a href="http://friendfeed.com/osmanungur" target="_blank">Osman Üngür</a></li>
<li>Büyük babamın adını koyardım. Eğitime çok katkıları oldu. Fakat istediği ilgiyi göremedi. Anısı ve emekleri yaşasın isterdim. (Köylere vekil öğretmen oldu, müdür oldu, gelmek istemeyen öğretmenleri ikna etti, birçok kütüphane kurdu, köy kahvelerini daha verimli hale getirdi, köyde ki işşiz insanları çalışmalara teşvik ederek sosyal projeler de görev almalarını sağladı. Örnek bir insan idi hepimiz için. İşini de çok iyi yapan bir öğretmendi.) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/yusuph" target="_blank">Yusuf İBİLİ</a></li>
<li>Gelecek Okulu &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tamkarisik" target="_blank">Gülşah (Tamkarışık)</a></li>
<li>Bir okul yaptırabilecek kadar hiç param olmadı, olacağını da sanmıyorum. Ama olsaydı, kesinlikle özel bir isim (kendi, eş, akraba, dost&#8230;) koymazdım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/nihatsolmaz" target="_blank">nihat solmaz</a></li>
<li>ben de cihan bey gibi engelliler yararına bir okul yaptırmak isterdim, teknoloji üssü ve çağa uygun olsun diye uğraşırdım. ismini de denizyıldızları filan diyebilirdim&#8230; :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/delfina" target="_blank">Delfina</a></li>
<li>Popüler bir okulun adının önüne &#8220;Öz&#8221; koyarım. Millet eğlensin &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>Ted&#8217;den hocam olan Mustafa Çetin&#8217;in adını koyardım eğer isim koyacak olsaydım, kendisinin büyük etkisi vardır bende. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rzrarti" target="_blank">Meriç D</a></li>
<li>Teknoloji Üretim Merkezi, Teknoloji üretmek için. (kesinlikle kendi adımı koymam) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/sinanisler" target="_blank">Sinan İŞLER</a></li>
<li>okul açmam, MEB ya da YÖK tarafından denetlenecek ya da yaptırım uygulanacak hiçbir kurumu sevmiyorum.. ama &#8220;eşdeğer diploma&#8221; verebilen bir eğitim kurumu açabilir, o kuruma da kendi adımı verirdim.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bilalcihangir" target="_blank">Bilal Cihangir</a></li>
<li>Girişimcilik ve Hayatta Kalma Okulu. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>Okul deyince aklıma ilk okul gelmiyor. Bir MBA okulu açardım. Teknoloji ile yönetimi bir arada anlatan bir programı olurdu. Adı: Elbette ÖZMEN YÖNETİM OKULU &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>HAYAT okulu &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>Bir post graduate okulu: Adı: GERÇEK YAŞAMA TRANSFER OKULU &#8211; <a href="http://friendfeed.com/evrimkuran" target="_blank">evrim kuran</a></li>
<li>Sadece spor eğitimi verilen (Çünkü hala lisede takla atma öğretiliyor ciddi bir eksiklik var) bir lise yaptırırdım. Hiç göremediğim dedemin adını koyardım. Necat Bilgin. nedeni ise 1945 ile 80 yılları arasında 8 çocuk sahibi olmuş ve sadece birini okutamamış -en büyüğünü- okul sıkıntısı yüzünden. Diğer hepsi okumuş, bilgiye inanmış, kendisi okuyamamış çocukları mahrum kalsın istememiş o yüzden. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>Murat Kahraman koyardım okulun adını, mezun olunca söylemesi havalı olsun diye :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/muratkahraman" target="_blank">Murat Kahraman</a></li>
<li>iOkul, saka bir yana: Mu koyardim. (bknz. Mu Uygarligi ve Turkler) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/eskihesap" target="_blank">F. Batuhan İçöz</a></li>
<li>Akıl-Fikir Okulu :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/furkanturan" target="_blank">Furkan Turan</a></li>
<li>aydi&#8217;nin şeker okulları &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aydi84" target="_blank">ayse</a></li>
<li>Sukul koyardım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ekuzu" target="_blank">eKuzu</a></li>
<li>Düşler Okulu. Derslerden biri de &#8220;hayal kurmak&#8221; olsun, büyüdükçe de düş kurmak unutulmasın diye&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>&#8220;Atatürk&#8221;, yaptıracağım bütün okullara Atatürk adını veririm. Dersliklere ve laboratuarlara da ünlü Türk düşünürleri ve bilim insanlarının isimlerini veririm. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mugecerman" target="_blank">Muge Cerman</a></li>
<li>Karınca Yuvası :) çok şirin bir isim olur :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/taylandemirkaya" target="_blank">Taylan Demirkaya</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 9.) <a href="http://ff.im/5Kk1E" target="_blank">&#8220;Ulaşamadığın&#8221; biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan ne öğrenmek isterdin?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>Ersin Karabulut :) her şeyini &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit</a></li>
<li>Fatih Sultan Mehmet &#8211; <a href="http://friendfeed.com/osmanungur" target="_blank">Osman Üngür</a></li>
<li>Mustafa Kemal Atatürk &#8211; <a href="http://friendfeed.com/yusuph" target="_blank">Yusuf İBİLİ</a></li>
<li>Fatih Terim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/munurkaptangil" target="_blank">Münür Kaptangil</a></li>
<li>Hu jintao ile konuşmak isterdim, Çin&#8217;i enine boyuna konuşmak isterdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ceoyavuz" target="_blank">Yavuz Selim</a></li>
<li>Ben de çocukken en çok Barış Manço ile tanışmak istedim.. Hatta kendimi onun çocuk programına çıkmış hayal edip içimden ne sorucak ne söyliycem diye kurgulardım:)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>Albert Einstein. Öteki tarafta olup bitenleri:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/nihatsolmaz" target="_blank">nihat solmaz</a></li>
<li>Tanrı. Neden. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ahmetbulent" target="_blank">ahmet bulent</a></li>
<li>theodore herzl.. &#8220;işin gücün yok mu senin?&#8221; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bilalcihangir" target="_blank">Bilal Cihangir</a></li>
<li>Sir Alex Ferguson. &#8220;Bu ne sabır, bu ne iş aşkı?&#8221; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fcbosa" target="_blank">Oguz Serdar</a></li>
<li>Allah. &#8220;Hiç bana sordun mu?&#8221; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/elkeschmitter" target="_blank">Elke Schmitter</a></li>
<li>Banksy. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/forzalex" target="_blank">Aleks Özkuyumcu</a></li>
<li>Stanislaw Lem, bir sürü kitabını okudum hangilerini o yazdı çok merak ediyorum, bir de benim yazdıklarım hakkında ne düşünür diye de bunları yazarken meraklandım &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fundalina" target="_blank">Fundalina</a></li>
<li>Hz. İsa / Her konuda nasıl bu kadar sevgi ve hoşgörü besleyebildiğini öğrenmek isterdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bettypufpuf" target="_blank">Başak Üstündağ</a></li>
<li>Zübeyir Gündüzalp. &#8220;Dik duracağız, diklenmeyeceğiz.&#8221; sözünü hakkıyla yaşamış olduğuna inandığım bir şahsiyet. -hakperest bir bakış açısıyla böyle bir örnek verdim- Hayatını baştan sona kendi ağzından duymak ve bana önerilerini öğrenmek isterdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mustafaalkan" target="_blank">Mustafa Alkan</a></li>
<li>Albert Schweitzer (Philosopher, Physician &amp; Humanitarian) Aynı zamanda önde gelen bir felsefeci, piyanist, doktor, hümanist&#8230; nasıl olunur. &#8220;İnsanın ahlakı insanla bitmemeli, evrene yayılmalıdır; bir parçası olduğu büyük hayat zincirinin yeniden farkına varmalıdır. Tüm varlığın bir değeri olduğunu anlamalıdır. Hayat, bencil veya düşüncesizce hareketler nedeniyle yok edilemeyeceği gibi daha yüce bir değer veya amaç için de feda edilemez.&#8221; derken ne düşündünüz &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>Schrödinger&#8217;i bulup, anlat bakalım şu kuantum olayını baştan derdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>leonardo da vinci.. soracak o kadar çok şey var ki&#8230; &#8211; Yasemin</li>
<li>Steve Vai &#8211; gitarın olmamasını nasıl tarif edersin- &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>kafka &#8211; bildiği her şeyi öğrenmek isterdim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mariamaqdalena" target="_blank">mariamaqdalena</a></li>
<li>Neyzen Teyfik &#8211; harama helal katılır mı? &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tailine" target="_blank">Taylan GERDAN (Tylolhot)</a></li>
<li>Stephen King. Bir romanı yazma sürecini birlikte yaşamak isterdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>Mustafa Kemal ATATÜRK! Nutuk içindeki her şeyi ve asıl yaşadıklarını öğrenmek isterdim. Mustafa Filmi beni kesmedi! Tarih de bence yeterli değil! &#8211; <a href="http://friendfeed.com/kaisercrazy" target="_blank">Serkan Algur (WpFunc)</a></li>
<li>Borges&#8217;e: &#8220;dünya üzerinde olan her şey şimdi ve bana oluyor&#8221; cümlesini yazarken tam olarak ne hissettiğini&#8230; Mevlana&#8217;ya: ruhumu terbiye edebilmek, &#8220;ham&#8221;lıktan uzaklaşmak için kendimi yaşayan hangi ustaya emanet edeyim diye sorardım&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 10.) <a href="http://ff.im/5KlU0" target="_blank">Yaptığı işte &#8220;mutlu&#8221; ve aynı zamanda &#8220;başarılı&#8221; olan birisini tanıyor musun? Kim o kişi ve onu kendine örnek alıyor musun?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>Tanıyorum. Eşim. Örnek almıyorum çünkü, herkesin koşulları farklıdır. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/nihatsolmaz" target="_blank">nihat solmaz</a></li>
<li>Amcam.. zorluklarla başa çıkmayı deli cesareti ve dürüstlükle başarıyor. ticari ilham kaynağımdır.. Cem Yılmaz.. evet örnek alıyorum, yaptığı işin lakaytlığına rağmen kendini çok ciddi ifade edebilmesini, klişe karşıtı olmasını kendime benzetiyorum&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bilalcihangir" target="_blank">Bilal Cihangir</a></li>
<li>babam&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit</a></li>
<li>Akın Öngör. Garanti Bankası genel müdürü iken ve bankasını en iyi bankalardan biri yapmışken önceden planladığı gibi 2000 yılında 55 yaşında iken profesyonel iş hayatını bıraktı. Akhisarda bağcılığa başladı. şarap üretti. geçen yıl bir hayalinı daha gerçekleştirerek yelkenli ile dünya turu yaptı. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>Babam.. hep alırdım artık bıraktım almıyorum&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>Yaptığı işi seven insanlar başarı kavramına en yakın olan insanlardır. Çok uçuk bir örnek belki ama Erdal Demirkıran. Yaptığı işi gerçekten çok seviyor, bir gün başarılı olacağı inancını hiç yitirmemiş. Dibe vurdum dediği gün başarı merdivenini çıkmaya başlamış. Kendi çapında seminerler veriyor ve alanında başarılı olarak kabul ediliyor. Örnek almak kısmına gelirsek, &#8220;umudunu yitirmemek&#8221; ve hep &#8220;güzelliklerin geleceği günün inancı&#8221;yla yaşamak felsefesini örnek alıyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mustafaalkan" target="_blank">Mustafa Alkan</a></li>
<li>Haluk Bilginer. Özel hayatını tenzih ederek almaya çalışıyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bettypufpuf" target="_blank">Başak Üstündağ</a></li>
<li>Albert Schweitzer (yine) Örnek almaya çalışıyorum. Ama o kadar yüce bir insan olamayacağımı da biliyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>Muammer Yanmaz, fotoğrafçı. 5 yıldan uzun bir süredir fotoğrafçılık konusunda kendime örnek alıyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>Babam. Örnek aldığım kişi. Ben de onun gibi, sürekli kendini geliştirebilen ve üreten birisi (elektronik mühendisi) olmak istiyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/furkanturan" target="_blank">Furkan Turan</a></li>
<li>evet benim eniştem. Kendisi kameramandır ve yönetmendir. Fotoğrafçıdır. Yerinde duramayan aktif insan. Başarılı şirket kurucu. O adamın azmine hayranım. Hem iyi para kazanıyor hem de mutlu. İnsan bildiği işi yaptıkça neden mutlu olmasın ki :) (bi de ben mutlu olmayı becerebilsem :( &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tamkarisik" target="_blank">Gülşah (Tamkarışık)</a></li>
<li>Şu anda yanında çalıştığım patronum, kesinlikle işini çok seviyor ve işini çok iyi yapıyor =) o çalışırken aldığı zevk bana da yansıyor :D &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fakturk" target="_blank">Fatih Akturk</a></li>
<li>Hayattaki duruşu, işindeki başarısı, uluslararası alanda tanınması, ilerleyen yaşına rağmen aktif iş hayatından asla ayrılmamasıyla benim örneğim Betül Mardin. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mugecerman" target="_blank">Muge Cerman</a></li>
<li>Ben ifla olmaz bir tembelim iş konusunda :)) Babam gibi olmak isterdim. Başarılı, biraz da deli dolu bir insandır kendisi :) Çok çalışkandır aynı zamanda. Aslanım babam&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tubaoru" target="_blank">Tuğba Oruç</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 11.) <a href="http://ff.im/5KnIF" target="_blank">Hiç kimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa bugüne kadar neden &#8220;gizli&#8221; kaldı? </a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>var gizli kalmasının sebebi gercekten beni çözebilecek insan (ki bugune kadar cıkmadı) kesfetsin diye &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit</a></li>
<li>bu kadar iyi masaj yapabildiğimi ben bile bilmiyordum taa ki geçen hafta sonuna kadar &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aynebilim" target="_blank">aynebilim</a></li>
<li>var. varlığından ben bile memnun değilim (seri katil değilim merak etmeyin) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>bir insanın aslında ne demek istediğini, ne mesaj vermek istediğini hal ve hareketlerinden çok iyi anlıyorum, ama çaktırmadan keyfini çıkartıyorum.. bu yüzden gizli kaldı :)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mozturk" target="_blank">Mustafa Öztürk</a></li>
<li>evet var, hala da öyle kalmasını istiyorum. Dile getirilecek birşey değil, henüz değil. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>var. toplumun buna hazır olduğunu düşünmüyorum. Zeitgeist gibi&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>sesim çok güzel zenci gırtlağı dedikleri türden.. ama gizli tutarım yoksa hemen şarkı söyle diyorlar aslında sölemeyi de severim.. ama doğru yer ve doğru zamanda o yuzden gizli:))) &#8211; Yasemin</li>
<li>Var.. Sadece gözlerimde gokkuşağını görenler bilir. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>30 yıldır şiir yazıyorum. 10 yıl önce sevgilim gördü. onun dışında kimse görmedi. çok kişiye özeller bunun için gizliler. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>vardır ve birilerinin ortaya çıkarmasını bekliyordur&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>Şiir yazabiliyorum, ama kimseye okutmam. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/furkanturan" target="_blank">Furkan Turan</a></li>
<li>var&#8230; çok büyük ihtimalle tepki görmekten korktuğum için&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/yesari" target="_blank">yesari</a></li>
<li>aslında bir çocuk olduğum. gizli kaldı çünkü herkes benden önce ortaya çıkardı çocukluğunu. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/merush" target="_blank">Merush Hanım</a></li>
<li>o kadar gizli ki ben bile bilmiyorum &#8211; <a href="http://friendfeed.com/miocaro" target="_blank">Ebru Baranseli</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 12.) <a href="http://ff.im/5Kpon" target="_blank">Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</a></strong></p>
<ul>
<li>saygısızlık, ahmaklık, haysiyetsizlik. Eskiden kızgınlıkla baş etmekte zorlanıyordum, haklı olduğum halde sonradan kendimi kötü hissetmeme neden olan sözler söylüyordum. Artık sinirimi kontrol altında tutabiliyor, öfkemi sınırı aşmadan gösterebiliyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/onurcengiz" target="_blank">Onur Cengiz</a></li>
<li>Abartılı bir şekilde izlenmek, eğer farklı biriysen ve dışarı çıktığın zaman gözler senin üzerine amansızca ve anlamsızca yoğunlaşıyorsa buna çok kızarım, bu zamana kadar başettim ama inanın başetmek fazlasıyla yorucu.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>beni en çok kızdıran şey nadir olarak herhangi bir şeye sinirli olduğum anda bana sakin ol denmesi&#8230; o sözü duyunca çıldırıyorum, ters etki yaratıyor:) umarım başedebiliyorumdur:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/missdj" target="_blank">Ufuk Özgül</a></li>
<li>Gösterdiğim kadar ilgi görememek. Kim olursa olsun kızıyorum ve alınıyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/enishurkan" target="_blank">Enis Hürkan BURAKÇI</a></li>
<li>dahi anlamındaki &#8220;de&#8221; lerin ayrı yazılmamasına gıcık oluyorum. arasıra uyarıyorum insanları ama bir süre sonra yorucu oluyor bu. onun yerine gözardı etmeye çalışıyorum. ama sinirleniyorum yine de. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ezgicerenik" target="_blank">Ezgi Ceren Işık</a></li>
<li>Muhattabımın bilgisiz olduğu bir konuda öne sürdüğü şahsi fikrini, doğrusunu kanıtlarıyla sunmama rağmen pişkin pişkin savunmaya devam etmesi ve güvenilir kaynağa bok atması beni çileden çıkartır. Bunun dışında kolay sinirlenen bir insan değilim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ncebi" target="_blank">Numan Arda Çebi</a></li>
<li>insanların, başkalarının hayatlarına karışabilme cüretini göstermesine dayanamıyorum. baş edemiyorum, sonuç olarak son söylemem gereken cümleyi baştan söylüyorum:))) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beligul" target="_blank">Başak Eligül</a></li>
<li>anlamayan ve anlıyormuş gibi yapanlar var ya, deli ediyor beni.. 1. dayanırım, 2.&#8217;de nazik bir dille durumu anlatıp uyarır, 3. kez aynı şey pek olmaz ama, eğer olursa kendimi tutamaz, ağır konuşurum.. nedeni 3. aşamaya kadar gelmiş olmam :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bilalcihangir" target="_blank">Bilal Cihangir</a></li>
<li>Yıllardır yüzüme bakmayıp, belli bir yaştan sonra manevi hak talep eden aile üyeleri kızdırıyor. Çoğu zaman baş edemiyorum çünkü bu konudaki haksızlık beni çileden çıkarıyor. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bettypufpuf" target="_blank">Başak Üstündağ</a></li>
<li>paylaşılmak. edemiyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mozturk" target="_blank">Mustafa Öztürk</a></li>
<li>bir şeyin bir kere değil iki kere söylenmesi.. tekrarlanması&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/kahlo" target="_blank">warwickavenue</a></li>
<li>Söylediği cümlenin anlamını ve nereye gideceğini bilmeden konuşanlar, yazanlar&#8230; Baş edebiliyorum. Gerçek hayatta görüşmeyi azaltıyorum, sanal alemde blokluyorum. (bir de trafik delileri var. Onlara da küfredip rahatlıyorum) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>benim samimi olarak düşüncelerimi paylaştığım insanların daha o sonra söylediğim şeyleri benim aleyhime kullanması. kan beynime sıçrıyor, beynim uyuşuyor &#8220;ama sen de böyle demiştin&#8221; diyince. ben o kadar dikkat ederim, sadece bana söylenmiş bir şeyi kesinlikle başkalarının yanında söylememeye, kendi zararıma bile olsa&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>bir şeyi tam yapacakken yapacağım şeyin tam tamına tarif edilerek yapmamın istenmesine gıcık olurum çocukluğumdan beri. annem ne çok yapar. banyomu yapıp, odamı topluyayım, sonra da ders çalışayım diye düşünürken, annem banyonu yap da, odanı toplayıp biraz ders çalış derdi&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>devam edegelen sesler anahtarlık para vb ile oynanması durumunda çıkan sesler. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uyuyang" target="_blank">uyuyang-Filiz Koyuncu</a></li>
<li>adaletin yerini bulmaması (her anlamda, tüm dünyada) bununla baş edebiliyorum; unutmaya çalışarak.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mariamaqdalena" target="_blank">mariamaqdalena</a></li>
<li>insanların tartışmayı bilmemeleri, bilmedikleri konularda ahkam kesmeleri, suçluyken bağırıp çağırıp suçsuzmuş gibi görünmeye çalışmaları, bilgisi olmadan fikirlerinin olması bi de arabayla ters yöne girmeleri &gt;:( &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fakturk" target="_blank">Fatih Akturk</a></li>
<li>insanlar kızdırıyor beni. şu ana kadar çok kişiyi öldürmek istedim delicesine vahşice işkence ederek ama hiç bişi yapmadım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aydi84" target="_blank">ayse</a></li>
<li>ikiyüzlülük en çok buna kızıyorum bi de apolitik insanlara kılım. aptallığa da dayanamıyorum &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemceylan" target="_blank">ozlemceylan</a></li>
<li>Yanımda sakız çiğnenmesi, yemek yerken ağız şapırdatılması ve uyumak isterken uyumama mani olunması. Kesinlikle başedemiyorum bunlarla. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/merush" target="_blank">Merush Hanım</a></li>
<li>Haksızlıklar çok ama çok kızdırıyor. Bununla baş edebilmek için haber izlemeyi, gazete okumayı bıraktım ama artık görmemeyi seçmek yerine &#8220;ben ne yapabilirim&#8221; e doğru yol alıyor ve böylelikle baş ediyorum az çok&#8230; Yok yaa, çok da baş edemiyorum hala&#8230; Şimdi düşündüm de şu Münevver Karabulut cinayeti mesela, aklımı başımdan alıyor, çok öfkeleniyorum:( &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>Kendi be başkasının mahremiyetine saygı duymayan insanlar. Buna kızıyorum işte mütemadiyen. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mucizevi" target="_blank">Eda Saraç.</a></li>
<li>diğerlerini de kendileri gibi sanıp yargılayan insanlar beni çileden çıkarıyor. başedemiyorum. bir de insanları kategorize eden insanlara tahümmül edemiyorum. öyle dediysen şundansın diyenler mesela. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/miocaro" target="_blank">Ebru Baranseli</a></li>
<li>Karım. Edebiliyorum, ettikçe kendi hayat yolculuğumda ilerliyor ve ona bana yaptığı aynalıklar için teşekkür ediyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/settar" target="_blank">Yalçın Pembecioğlu</a></li>
<li>İnsanlığın (insanların değil) şımarıklığı ve bencilliği. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/serdaroner" target="_blank">Serdar Öner</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 13.) <a href="http://ff.im/5KqWB" target="_blank">Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Aynısını tekrar yaşama ihtimalin var mı?</a></strong></p>
<ul>
<li>ilk web projem hayal kırıklığım olmuştu, yanlış yol haritası ve strateji yüzünden fikrim çalındı ve hayal kırıklığı yaşadım. Hayır yok. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/sinanisler" target="_blank">Sinan İŞLER</a></li>
<li>buyuk bir a$k yasadigimi sanmak, elbette aynisi olacaktir&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/erkinkorkmaz" target="_blank">Erkin Korkmaz</a></li>
<li>Başkalarının hayatlarını yaşamak. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ekuzu" target="_blank">eKuzu</a></li>
<li>en büyük hayal kırıklığım 3-4 yıl önce başıma gelmişti. aldatılmıştım. hem de en yakın arkadaşlarımdan biriyle. aldatılmak değil de arkadaş ihaneti daha çok koymuştu. sonra da insanlardan ve hayattan bir şeyler beklemeyi bıraktım. çünkü hayaller olmazsa hayal kırıklıkları da olmaz. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ezgicerenik" target="_blank">Ezgi Ceren Işık</a></li>
<li>genetiğe yerleşememem.. Tekrar aynı şeyleri yaşamaya gücüm yok. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit</a></li>
<li>ailemden bazı yakın kişilerin bana hiç güvenmediğini anlamak. Yaptığım her işte bunu tekrar tekrar yaşama ihtimalim var. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>en büyük hayalkırıklığım verdiğim borçları geri alamamam&#8230; bi daha da olmaz :))) &#8211; Yasemin</li>
<li>Abim dediğim birinin, bana destek olacağını söyleyen birinin bu sözlerinin havada asılı kalması. Kısacası insanlara güvenmem en büyük hayal kırıklığım ve ne yazık ki bir daha yaşama ihtimalim var&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>en büyük hayal kırıklığım, babamın ölümü idi. Ona hiç yakıştıramamıştım ve bir insanın babasının ölmesini utanılacak bir şey sanıyordum çocuk aklımla&#8230; Benzerini yaşama ihtimalim var ve en büyük korkum&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>Aldatıldığımı anladım an çok çok üzülmüştüm. Nedenini çok düşündüm. ama bulamadım. Bir daha başıma gelip gelmeyeceğini bilemem. Hayat bu! Sürprizlerle dolu maalesef :( &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tubaoru" target="_blank">Tuğba Oruç</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 14.) <a href="http://ff.im/5KsAK" target="_blank">Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>cocacola her yerde görüyorum, turkcell sürekli reklam sms atıyor, nike çok fazla şekilci, windows sürekli virüs bulaşıyor (say say bitmez) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/sinanisler" target="_blank">Sinan İŞLER</a></li>
<li>hp&#8217;den nefret ediyorum, kalite olarak bir ayrıcalıkları olmadığı halde, servislerinde yaşananları anlatsam hp alacak olanın vazgeçeceğinden eminim.. komik ve yakışıksız bir firma &#8211; <a href="http://friendfeed.com/abaltaci" target="_blank">Aydın &#8220;1&#8243;</a></li>
<li>Casper çok rahatsız ediyor beni. Saçma sapan reklamlar, tekerleği icat ettiklerini sanan bir yaklaşım&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>Microsoft &gt; Dayatmacı Zihniyet &#8211; Tekelleşme Çabaları &#8211; <a href="http://friendfeed.com/osmanungur" target="_blank">Osman Üngür</a></li>
<li>pek çok hepsi de reklamları ile sinir ediyor insanı, turkcell, vodafone, avea bunların reklamlarını çok döndürmesi nedeni ile sinir oluyorum. Bu da işte markaya yansıyor. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/hasanburak" target="_blank">Hasan Burak</a></li>
<li>cola turca en son gs formamdan çıkardım. demokratik bir tepki olarak &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rest" target="_blank">erinc</a></li>
<li>TürkTelekom, yeni teknolojiler adı altında insanları kandırdığı ve fahiş fiyatlara hizmet sunduğu için. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/osnaqe" target="_blank">Osman Aydın</a></li>
<li>turkcell &#8211; çok kötü bir müşteri hizmetleri var. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/blackinwhite" target="_blank">Ismail KIRTILLI</a></li>
<li>suan hp; dizim birazdan alev almak üzere :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit</a></li>
<li>Turkcell, kazıkçılığı nedeniyle bir türlü sevgimi kazanamadı. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>CHP&#8230; Böyle kötü (içerikten yoksun, çalışmaktan uzak, yanlış noktalarda gezinen) bir muhalefet partisi olduğu için&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>vodafone.. şafak sezerli reklamlarıııı &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ecemen" target="_blank">eceMen</a></li>
<li>elma chrome muydu, zırt pırt her tarafta reklamları çıkıyordu seda sayanlı o marka. sanki çok sağlıklı bir şey oturduğun yerde kilo vermek. hayır bir de seda sayan&#8217;ında maşallahı var, bu mudur yani bu ürünü kullanıp zayıflamış insan modeli. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aybarsb" target="_blank">aybars badur</a></li>
<li>turkcell hemen her reklamı abartılı ve samimiyetsiz. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uyuyang" target="_blank">uyuyang-Filiz Koyuncu</a></li>
<li>colaturka. yıllardır sırf bu marka beşiktaşımın formasında yazılı diye forma almıyordum. geçen sene antrasit-siyah formaya hasta olduğumdan aldım. özgün bir isim olmadığından, taklit olduğundan. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>Deniz Feneri reklamları. Metroda bile var. Televizyondakilere pek takılmıyorum ama uyuz uyuz geçen reklamlara sinir oluyorum (marka önemi yok) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tamkarisik" target="_blank">Gülşah (Tamkarışık)</a></li>
<li>&#8220;Taraf&#8221; gazetesi. Reklamlarda tarafsiz olun diyor sonra manyaga baglayarak hem kendini hem reklamlarini yalanliyor. Zaten konusu belli amaci belli. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tolgaakmazoglu" target="_blank">Tolga Akmazoglu</a></li>
<li>Firma: Avea &#8211; Sebebim: şarjımın bitmek üzere olmasına rağmen acilen ödemeli aradığım fakat 5 dk boyunca telesekreterin o uyuz bilgilendirme sesini beklediğimden ötürü şarjımın bitmesi. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ibrahimersoy" target="_blank">İbrahim Ersoy</a></li>
<li>Akbank: o buyul kirmizi ev mevzusu yok mu acaip ilginc bir sekilde bana &#8220;butun evler benim kardesim, kimine 5 sene kimine 20 sene ipotek koydum hepsi benim&#8221; mesajini gozume gozume soktugu icin &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tolgaakmazoglu" target="_blank">Tolga Akmazoglu</a></li>
<li>Avea ve Vodafone reklamları. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/merush" target="_blank">Merush Hanım</a></li>
<li>Turkcell. Az bilgi verme politikasıyla sürekli kandırılıyormuşsunuz hissi yaşatmasıyla&#8230; Garanti Bankası müşteri memnuniyeti konusundaki başarısızlığıyla&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>digiturk, satın aldığım yayındaki sigara, insan vucudu vb.nin sansürlenmesi nedeniyle. izlediğim filme, oyuncusuna, yönetmenine ve tabi ki o hizmeti alan kişi olarak bana ağır hakaret olduğunu düşündüğümden. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/miocaro" target="_blank">Ebru Baranseli</a></li>
<li>Versace&#8217;yi hiç sevmiyorum. Çok abartılı ve kokoş geliyor bana. Hatta çok kıro :)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tubaoru" target="_blank">Tuğba Oruç</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 15.) <a href="http://ff.im/5Ku6u" target="_blank">Hangi markalara tutkunsun?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>Turkcell :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/antibird" target="_blank">Uğur Deligözoğlu</a></li>
<li>nestle, ülker, vodafone &#8211; <a href="http://friendfeed.com/sevie" target="_blank">Seviye Kaloğlu</a></li>
<li>Starbucks &#8211; <a href="http://friendfeed.com/elmayra" target="_blank">Sevil Mert</a></li>
<li>digitürk, turkcell, sony &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aydinisik" target="_blank">Aydın Işık</a></li>
<li>Apple, Logitech, Amazon da olur mu? :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/goguzo" target="_blank">Goktug Oguz</a></li>
<li>hp, emc, ibm, ideas, starbucks, logitech, apple, sony :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/erkinkorkmaz" target="_blank">Erkin Korkmaz</a></li>
<li>Turkcell, Pepsi, Starbucks, Logitech, LG, Hp, IBM, Sony, Apple, Lays :) + düzgün kaliteli iş yapan firmalar &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>Microsoft, Apple, Sony, Sandisk, Asus &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>Nike &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fcbosa" target="_blank">Oguz Serdar</a></li>
<li>Toshiba, Champion TEA, Microsoft, Samsung, Kingstone, Sony, &#8211; <a href="http://friendfeed.com/teakolik" target="_blank">Hamza(TEAkolik)Şamlıoğlu</a></li>
<li>apple &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aynebilim" target="_blank">aynebilim</a></li>
<li>Nike, Sturbucks, Marks&amp;Spencer, Sony, Absolut, Camel Active &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beligul" target="_blank">Başak Eligül</a></li>
<li>Wal-mart, Ülker, BMW, Nokia, &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ceoyavuz" target="_blank">Yavuz Selim</a></li>
<li>Nokia, Samsung &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mutfakteyze" target="_blank">mutfakteyze</a></li>
<li>canon, creative, zara, koton&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>digitürk (lig tv) &#8211; eti (benimo) &#8211; nokia &#8211; nike &#8211; coca cola &#8211; peugeot &#8211; <a href="http://friendfeed.com/hasanburak" target="_blank">Hasan Burak</a></li>
<li>google, sony, mini :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/goxel" target="_blank">Göksel Şirin</a></li>
<li>lacoste, tommy, nokia, gloria jeans, turkcell, coca cola, swatch, clinque, chloe, abercrmbi, maybeline, pull an bear, sony, seven &#8211; Yasemin</li>
<li>Google, Apple, Turkcell, Puma. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/iamdezzy" target="_blank">Demircan Celebi</a></li>
<li>google, apple, nike, turkcell, boyner.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bilalcihangir" target="_blank">Bilal Cihangir</a></li>
<li>Sony, adidas, volkswagen, laney, fender, ice tea &#8211; <a href="http://friendfeed.com/suat" target="_blank">suat</a></li>
<li>google, apple, coca cola, garanti &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>Adidas, Burger King ve Ikea &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>Sek (süt yoğurt) Nescafe ve Kısa Winston Super Light :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>nesquik, miller &#8211; <a href="http://friendfeed.com/meliskaratay" target="_blank">meliskaratay</a></li>
<li>coca cola, adidas, apple (yok ama tutkunuyum:)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/oldiesbutuglies" target="_blank">lara akis</a></li>
<li>nintendo =) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/selminulusu" target="_blank">Selmin</a></li>
<li>çikolatada nestle, kahvede nescafe, gazlı içecekte coca-cola, parfümde ck, rakıda yeşil efe, birada efes &#8211; <a href="http://friendfeed.com/delmar" target="_blank">deniz gürkan (mare)</a></li>
<li>coca cola, tikveşli yoğurt, içim süt, barilla, sony, &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>apple, apple, apple :D bi de logitech &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fakturk" target="_blank">Fatih Akturk</a></li>
<li>erikli (tadı bağımlılık mı yapıyor ne), cococola, arçelik, canon, nokia &#8211; <a href="http://friendfeed.com/yesari" target="_blank">yesari</a></li>
<li>Koton. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/merush" target="_blank">Merush Hanım</a></li>
<li>Puma AMQ, Puma Sergio Rossi, Google, Sade Organik, Blackberry, Exotic meyve suyu, Tazo, marc jacobs &#8211; <a href="http://friendfeed.com/acelyaakpinar" target="_blank">acelya akpinar</a></li>
<li>Eti Cin &gt;&gt; BMW, Apple, Süleymanağa Yoğurt :Pp ve tabiki Burger King.. aa bak tam unutuyordum küçükken en sevdiğimdin sen &#8220;DEDE BAKKAL&#8221; kendisi bir marka değil ama benim gözümde tekti =)) plastik leğen verirdik bize keçi boynuzu verirdi =) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alicancolak" target="_blank">Alican Çolak</a></li>
<li>Etiler kiraz şarküteri &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>coca cola, apple, acer, sonyericsson, kfc, mcdonalds, nike, converse, vodafone, logitech, sony, casio, ülker &#8211; <a href="http://friendfeed.com/veyselkeles" target="_blank">Veysel Keleş</a></li>
<li>JBL, Apple, Pull&amp;Bear, H&amp;M; verdiğim paraya karşılık satın almayı umduğum her şeyi verdiklerini düşünüyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/settar" target="_blank">Yalçın Pembecioğlu</a></li>
</ul>
<p><strong>20/16.) <a href="http://ff.im/5KvE2" target="_blank">On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>süper kazık bir soru daha, Gerçekten işe yarar işler yapıyor olucam fayda üreten. ve yayan &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rest" target="_blank">erinc</a></li>
<li>öğrenim durumum değişecek. bir iş sahibi olacağım. muhtemelen bir sevgilim olacak. kaçınılmaz bir şekilde daha yaşlı olacağım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>yaşadığım şehir, mümkün olacaksa ülke, medeni durumum, evim, arabam, her şey farklı olacak, 10 senenin yoğun etki yapacağı yaşlardayım:) hiç biri olmazsa dark side&#8217;a geçerim bununla yetinirim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/abaltaci" target="_blank">Aydın &#8220;1&#8243;</a></li>
<li>ya$im, yedigim kaziklarin bile$kesi ve sevdigim insanlarin sayisi&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/erkinkorkmaz" target="_blank">Erkin Korkmaz</a></li>
<li>mutluluk &#8211; <a href="http://friendfeed.com/sinanisler" target="_blank">Sinan İŞLER</a></li>
<li>ailem olur sanırım ve çocuğum &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beligul" target="_blank">Başak Eligül</a></li>
<li>Pek birşey değişeceğini sanmam en fazla işimde kademem yükselir :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>çoluk çocuk, beyazları kapama telaşı, kırışıklarla baş etme, o zmana kadar yapamadıklarımı telafi etmeye çalışma, dünya turu planlama, bireysel emeklilik nedirle ilgili soru işaretlerinin kalmaması. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>Çocuklarımın ayrı evleri olacak (şimdi oturduğum ev kocaman gelmeye başlayacak) Onlarla daha fazla birlikte olmanın yollarını arayacağım. &#8220;can sıkıcı ihtiyar&#8221; olmamak için daha çok çalışacağım. Günü daha yakından takip edeceğim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>iki çocuk! yine çalıştığım işten sıkıldım ev kadını olmak istiyorum modu! her on senede bir vuruyor! &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bernam" target="_blank">berna mutlu aytekin</a></li>
<li>bir kere dünyanın öbür ucunda &#8211; mesela Cape Town &#8211; sahilde bir kafede oturup, işlerimi laptopumdan takip ederken, sıcak basınca denize giriyor, sıkılınca sahilde biraz yürüyüş yapıyor ve bol bol balık yiyor olacağım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>hayat sürprizlerle dolu; kimbilir neler bekliyor.. hollywood&#8217;un yeni angelinası da olabilirim, afrikada yaşamak zorunda da kalabilirim :)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mariamaqdalena" target="_blank">mariamaqdalena</a></li>
<li>Büyük bir ihtimalle ve inşaallah kızım evlenmiş olacak ve ben torun sahibi olacağım. sevgilimin tazminat davası açtığı abd şirketi mahkemeyi kaybedecek ve 10 yıllık faizleri ile birlikte yaklaşık 1,5 milyon dolar tazminat ödeyecek. umarım sevgilim beni terk etmemiş olacak..! &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>Seyyahlığa daha yaklaşmış olacağım. Avrupa falan değil, Dünya ayaklarımın altından geçiyor olacak sık sık. Sabitken de bir sahil kasabasında yaşayacağım Ege&#8217;de&#8230; Kafama ve ruhuma aynı anda hitap edebilen birini bulmuş, evlenmiş barklanmış hatta yavrulamış da olabilirim:) kendimizi &#8220;neleri değiştirebiliriz&#8221; e adamışız, dostların eksik olmadığı evimizde sık sık kafa yorup sonra da yollara düşermişiz. Her gün yeni bir keşifmiş, her gün yeni bir macera&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>Hala yaşanabilecek bir dünya kalmışsa ben onu keşfetmeye çalışıyor olurum. Arada sırada var ise torunlarımla vakit geçirirm. Hayallerimi gerçekleştirip, yaptırdığım bakımevlerindeki konuklarımla (bakıma muhtaç yaşlılar, kimsesiz çocuklar ve sahipsiz sokak hayvanları) vakit geçiririm. 10 yıl sonraya bakıp bunları görselleştiriyorum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mugecerman" target="_blank">Muge Cerman</a></li>
<li>öğrenci değil, öğreten; yiyici değil, yediren&#8230; ;) =)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/veyselkeles" target="_blank">Veysel Keleş</a></li>
<li>Belki evlenmiş, 2 tane de çocuk doğurmuş olurum.. Ve yaşını göstermeyen yine incecik ve güzel bir kadın olurum. Kim bilir.? &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tubaoru" target="_blank">Tuğba Oruç</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 17.) <a href="http://ff.im/5Kx9s" target="_blank">Seni; benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki &#8220;benzer&#8221; kişilerden &#8220;farklı&#8221; kılan ne var?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>benimle aynı işi yapan aynı konumdaki kişilerle aramdaki en bariz fark %98 i Üniversite mezunu ben ise %2 lik kısımdayım :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/attach" target="_blank">Cihan (ch) KALOĞLU</a></li>
<li>maaşım:))))) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beligul" target="_blank">Başak Eligül</a></li>
<li>Bana göre pek bir farklılığım yok fakat anneanneme göre ben bahtsızım diğerlerine göre çünkü onların kocaları var benim yok:)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>kendimi bulmuş olmam, farkındalık&#8230; ne istediğimi biliyor olmam, kararlı, azimli olmam.. inançlı, saygılı ve şanslı olmam&#8230; bir de 6. hissim ve öngörümün çok iyi olması.. yenilikçi ve vizyon sahibi olmamıda atlamayalım&#8230; ayrıca bence ben evrene doğru mesaj verdiğime inanıyorum.. bu da ztn açık ara fark yaratır.. bardağı hep dolu görmem.. en kötü durumda bile gülümseyebilmem ve pozitif olmam:)))) &#8211; Yasemin</li>
<li>düşünmem, idealist olmam, romantik olmam, hepsi baba parası yerken benim kendi paramı kazanarak üniversite okumam. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mozturk" target="_blank">Mustafa Öztürk</a></li>
<li>14 &#8211; 53 yaş arasında yüzlerini hiç görmediğim, bazılarının gerçek adını bile bilmediğim yüzlerce arkadaşımın olması&#8230; Bu yaşta sosyal mecralardaki nadir kişilerden biri olmam&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ugurabi" target="_blank">Uğur Özmen</a></li>
<li>20 tane aynı konuyu aynı anda takip edebiliyorum. benzerlerimde çok fazla göremedim, o yüzden bazen sinirlendiğim oluyor ) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>farklı bi enerjiye sahip olmam (ya inandığım için herkes öyle kabul ediyor ya da öyle olduğu için herkes inanıyor) ve de 50 ve üzeri yaştakiler gibi olgun düşünerek 20 ve altı yaşındakiler gibi geç hissediyor olmam, ruhumun asla yaşlanmicak olması ;) lolo :D &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mariamaqdalena" target="_blank">mariamaqdalena</a></li>
<li>Bıyık değil herhalde :) Hahaha benim yaşımda bu işleri yapan yok sanırım :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/sunipeyk" target="_blank">sunipeyk</a></li>
<li>@tunç kılınç peki seni farklı kılan şey nedir? &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tubaoru" target="_blank">Tuğba Oruç</a></li>
<li>hmm&#8230; zor soruymuş :D sanırım, tek bir koçluk kitabı okumadan, koçluk seminerine gitmeden veya hiçbir ünlü ağbinin tekniğini bilmeden; &#8220;alaylı&#8221; koçluk yapıyor olmam olabilir. niye benden koçluk alırlar ki, anlamış değilim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tunc" target="_blank">Tunc </a></li>
<li>Ben kendi yaşımdakilerden çok farklı bir şey yaparak krizin ortasında bol kazançlı maaşımı ve kurumsal kariyerimi bırakıp kendi işimi kurdum! &#8220;Açık denizlere cruise ile yolcu olarak çıkmaktansa kendi sandalımla kaptan olarak çıkmayı tercih ettim!&#8221; :) Benim yaptığımı yapabilecek kişi sayısı yok denecek kadar azdır. ;) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/serkanunsal" target="_blank">Serkan Unsal</a></li>
<li>farkım onlardan nefret etmem, onlar asla kendilerinden benim onlardan ettiğim kadar nefret edemezler&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/katrasa" target="_blank">Serkan AVCI</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 18.) <a href="http://ff.im/5KyWt" target="_blank">Yakın bir arkadaşın &#8220;kanunsuz bir iş&#8221; yapsa polisi arar mısın? </a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>kanunsuz işin ne olduğuna bağlı:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/melosa" target="_blank">melisa</a></li>
<li>arkadaşa bağlı &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>Kanuna bağlı :D &#8211; <a href="http://friendfeed.com/elkeschmitter" target="_blank">Elke Schmitter</a></li>
<li>polise bağlı &#8211; <a href="http://friendfeed.com/onurcengiz" target="_blank">Onur Cengiz</a></li>
<li>savcıya bağlı:)) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/neslise" target="_blank">neslihan</a></li>
<li>sonuçta bana bağlı.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/cemshid" target="_blank">Ozan Caglargil</a></li>
<li>yakınlığına bağlı &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit ஐ</a></li>
<li>yaptığı işin kanunsuzluk derecesine göre :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/attach" target="_blank">Cihan (ch) KALOĞLU</a></li>
<li>eğer çok büyük bir suç değilse aramam, &#8220;kırmızı da geçti&#8221; aramam, &#8220;kırmızı da geçip birisine vurup kaçtı&#8221; ararım.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/cemshid" target="_blank">Ozan Caglargil</a></li>
<li>vicdanıma bağlı &#8211; <a href="http://friendfeed.com/osmanungur" target="_blank">Osman Üngür</a></li>
<li>işin ne olduğuna ve kanunun doğru içtihatlarının olup olmamasına bağlı&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bilalcihangir" target="_blank">Bilal Cihangir</a></li>
<li>aramam &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uforika" target="_blank">adnan taşkıran</a></li>
<li>ruh halime bağlı &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>ararım. derim, çelişki yaşar, biraz vizdan azabı çeker, kendimi falan sorgular gelir iletimi değiştiririm. ben o kadar katı, duygusuz ve düzgün bi insan mıyım ki de&#8230; Arkadaşım adam falan öldürme sen yine de, belli olmaz bak benim kararım çok değişken. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>ararim, aramam. belli olmaz :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/erkinkorkmaz" target="_blank">Erkin Korkmaz</a></li>
<li>Yaptığı işi araştırırım ne kadar battığına bağlı. Ama mühtemelen önce onu yaptığının yanlış olduğuna inandırırım ve kendi kendine teslim olmasını sağlarım. Eğer ki hala savunuyorsa yapacak tek şey teslim etmek. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>Şakayı ve kanunların uygulamadaki sorunlarını bir yana bırakırsak, işin içinde yaşama hakkını ve mal güvenliğini ihlal eden bir durum varsa, değil yakın arkadaşı, kralını tanımam. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/elkeschmitter" target="_blank">Elke Schmitter</a></li>
<li>polisi aramamam karşılığı ne vereceğine bağlı ;) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/muratkahraman" target="_blank">Murat Kahraman</a></li>
<li>bana ne takmam bile ne yaparsa yapsın :D &#8211; <a href="http://friendfeed.com/enerji" target="_blank">Sertabçı_Gökay</a></li>
<li>yaptığı kanunsuz iş, doğrudan bir başka &#8220;masum&#8221; insanı etkilemişse ararım, değilse örtbas eder, tüm bildiklerimi unuturum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>Gaddarımdır sanırım ararım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uyuyang" target="_blank">uyuyang-Filiz Koyuncu</a></li>
<li>hayır polisi aramam, ama polis bana sorarsa yalan da söylemem &#8211; <a href="http://friendfeed.com/fakturk" target="_blank">Fatih Akturk</a></li>
<li>Kanunsuzluğu bir kişiye karşı yaptıysa; yaptığı kişinin yakınlığına bağlı =) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alicancolak" target="_blank">Alican Çolak</a></li>
<li>işin ne olduğu çok önemli. adam öldürse diyelim.. hmmm arama derse aramam! :D &#8211; <a href="http://friendfeed.com/veyselkeles" target="_blank">Veysel Keleş</a></li>
<li>Cem Gariboglu&#8217;nun arkadaşı olduğunuzu düşünün bi de&#8230; Kesin aramam diyenler&#8230; Örneğe takılmayın; bu tip insanlık dışı suçlar var&#8230; Suçun tipine bağlı değişkenlik gösterir. Bi arkadaşım vardı marketten kedi maması çalardı, kedilere dağıtırdı sokak sokak gezip. Onu ihbar etmedim hiç :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aybukealtinoz" target="_blank">Aybuke ALTINOZ</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 19.) <a href="http://ff.im/5KB5T" target="_blank">Hangi filmdeki hangi karakterin rolü, gerçekte senin hayatın olmasını isterdin?</a></strong></p>
<ul>
<li>Star wars &#8212; Darth Vader &#8211; May the force be with dark side &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mefallit" target="_blank">me fallit ஐ</a></li>
<li>Matrix &#8211; Neo diyeceğim güleceksiniz. :) şaka bir yana, Seven Pounds &#8211; Ben Thomas &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>ölü ozanlar derneği &#8211; mr. keating.. of, sonsuza kadar isteyeceğim.. daha doğrusu olmaya devam edeceğim.. :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mozturk" target="_blank">Mustafa Öztürk</a></li>
<li>enemy at the gates &#8211; Vassili Zaitsev &#8211; <a href="http://friendfeed.com/osmanungur" target="_blank">Osman Üngür</a></li>
<li>Karayip Korsanları &#8211; Jack Sparrow. yakınsa saçlarıma acaip şeyler takıp dolanıcam ortada eha! :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/attach" target="_blank">Cihan (ch) KALOĞLU</a></li>
<li>Episode IV &#8211; Han Solo &#8211; <a href="http://friendfeed.com/theaob" target="_blank">Onur Baykal</a></li>
<li>back to the future &#8211; Michael J. Fox. Gerçi erkek bir karakter seçtim ama olsun, o geçmişe &#8211; geleceğe gidip gelmeleri yaşamak isterdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>The Prestige &#8211; Alfred Borden &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>&#8220;Umut&#8221; filmindeki çocuğu için &#8220;kalbini&#8221; feda eden &#8220;baba&#8221; rolünde olmayı isterdim &#8211; karakterin ismini hatırlamıyorum. Tabi o çocuk da &#8220;sevdiğim&#8221; olmasını isterdim. Yani, en azından sevdiğime inandırabilirdim sevdiğimi&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mustafaalkan" target="_blank">Mustafa Alkan</a></li>
<li>zor soru olmuş, çok film izleyen biri olarak birden cevap veremedim düşünecem bakalım bi :) şimdilik Godfather filmindeki Al Pacino&#8217;nun rolü olabilir :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/hasanburak" target="_blank">Hasan Burak</a></li>
<li>Baba 1 deki rolüyle Marlon Brando. Her ne kadar yeraltı yaşamını tasvip etmesem de. Çok etkileyiciydi. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/nihatsolmaz" target="_blank">nihat solmaz</a></li>
<li>alice &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ecemen" target="_blank">eceMen</a></li>
<li>Film: The Ten Commandments. Karakter: Tanrı. edit: tanrılı her film olur, farketmez &#8211; <a href="http://friendfeed.com/muratkahraman" target="_blank">Murat Kahraman</a></li>
<li>the bones dizisi Dr. Temperance Brennan &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uyuyang" target="_blank">uyuyang-Filiz Koyuncu</a></li>
<li>arthur dent, otostopçunun galaksi rehberi &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aybarsb" target="_blank">aybars badur</a></li>
<li>Pretty Woman, (kadının adını unuttum iyi mi?) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>Bewitched- Samantha:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/missdj" target="_blank">Ufuk Özgül</a></li>
<li>Back to the Future &#8211; Doc. Emmett Brown &#8211; <a href="http://friendfeed.com/furkanturan" target="_blank">Furkan Turan</a></li>
<li>Iron Man &#8211; Tony Stark :P &#8211; <a href="http://friendfeed.com/onurc" target="_blank">OnuRC</a></li>
<li>Beyond Borders &#8211; Sarah Jordan(angelina jolie) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/yesari" target="_blank">yesari</a></li>
<li>popüler bir filmden söyleyeyim; vicky cristina barcelona&#8217;da cristina :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemceylan" target="_blank">ozlemceylan</a></li>
<li>Kazancakis&#8217;in &#8220;Zorba&#8221; sındaki Zorba rolü&#8230; Ve Zorbanın &#8220;hiç bir şey ummuyorum, hiç bir şeyden korkmuyorum&#8221; lafı da hayatımı pek ala özetlerdi:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>MonsterBall da Billy Bob Thornton rolunu isterdim :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/uhurufeed" target="_blank">eğLeNiLeCeK eRKeK</a></li>
<li>rocco&#8217;nun oynadığı herhangi bir karakterin yerini alabilirim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tanaydin" target="_blank">Tanaydin</a></li>
<li>Zohan =))) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alicancolak" target="_blank">Alican Çolak</a></li>
<li>yürüyen şato; howl. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/settar" target="_blank">Yalçın Pembecioğlu</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ 20.) <a href="http://ff.im/5KC7L" target="_blank">Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu? </a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>İnsanlara insan olduklarını hatırlatacak bir film olurdu.. İçlerindeki gücü ve iyiliği fark etmelerini sağlayacak.. Adı isee.. bilmem, &#8220;İçinde, içinde :))&#8221; olabilir.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mozturk" target="_blank">Mustafa Öztürk</a></li>
<li>&#8220;Dünyanın kurbanları&#8221; (World Vichtims) &#8211; İnsanlık dramları, yaşanan acılar, dünya üzerinde dönen dolapları anlatan ve aksiyonu bol olan bir film. veya &#8220;Gizli aşık&#8221; (Secret Lover) bir insanın gizli kapaklı sevgisini anlatan bir film. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>&#8220;Nefes Al&#8221; adınd bir film çekmek isterdim. Kimi alzheimer hastası kimi otistik farklı engellerle karşılaşan insanların imkansızlıklar altında yaşamak adına gösterdikleri çabayı ve çektikleri çileyi ele alırdım. Bazen kimisini gördüğüm zaman hele ki insanların onları görmezden geldiğini gördüğümde oturup orada ağlayasım geliyor&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/attach" target="_blank">Cihan (ch) KALOĞLU</a></li>
<li>Dü Şeş &#8211; Hayat elimizde çalkaladığımız iki zardan ibaret değil. Hayatta başarılı olmayı isteyenler ve birçok şeyi şansa bağlayanlar 6&#8242;dan yükseğe çıkamazlar&#8230; (Temelde çalışıp azmetmek) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>Random Life (Rasgele Hayat) olurdu, kişinin doğrusal değil her sene rasgele bir yaşta olduğu bir film. Mesela çocuk 5 yaşında, 1 sene sonra 33 yaşına geliyor, 1 sene sonra 18 yaşında bir ergen, vs.. gibi.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozdemiron" target="_blank">Onur Özdemir</a></li>
<li>yaklaşık bir hafta içinde gördüğüm ve korku filmini anımsatan ve tim burton havası yaratan rüyamı, kameraya taşımak isterdim. çok derin ama adını spoiler koymamam için hiç bir neden göremiyorum. hoş olurdu. çünkü &#8220;bu sefer sonu rüya değil&#8221; sloganıyla yola çıkıcam. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>Cannibal Holocaust devamı tabikii;=) Özgün olursa, Film adı: &#8212; The Drunkard &#8212; Slogan: &#8221; Şarhoş&#8217;un Mektubu Okunmaz&#8221; olurdu :p &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tarikkara" target="_blank">Tarik KARA</a></li>
<li>Çükündürük &#8211; sanatsal kaygılarla yapılmış, bol mesaj içerikli, korku odaklı erotik komedi &#8211; Edit: dalga geçmiyorum &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>Mutsuzluk Orotoryosu, aslında insanların neden mutlu olmasını anlatan bir hikaye &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rest" target="_blank">erinc</a></li>
<li>&#8220;My Name is Juliet&#8221;- bildiğimiz Romeo &amp; Juliet trajedisinin çok farklı akan bir versiyonu&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/missdj" target="_blank">Ufuk Özgül</a></li>
<li>Türkiye&#8217;de geçen zombi veya vampir temalı korku filmi veya büyük bir bütçeyle İstanbul&#8217;un Fethini film yapmak isterdim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/faltay" target="_blank">faltay</a></li>
<li>İstanbul üzerine olurdu. Bir yabancının, mesela çok streril, pimpirikli, zengin, entellektüel, İsviçrelinin İstanbul&#8217;da bir İstanbullu gibi yaşamak zorunda kaldığı, çok hareketli, sabahın 6&#8242;sında başlayan, ertesi günün ilk işiklarına kadar süren, çılgın, belalı, karakollu, polis joplu, biber gazlı, Beyoğlu&#8217;nun arka sokakları, tinerci saldırısı, ama arada müthiş modern ve güzel mekanlarda yemek, muhteşem manzaralı yerlerde içki yudumlamak, kısacası adamın kafasını bir günde sikip bırakacak çılgın bir İstanbul günü işte. dolu dolu. İsmi &#8220;Kaos&#8221; olurdu &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>&#8220;Ben&#8221; , &#8220;aşkın öbür yüzü&#8221; ve &#8220;komedi şimdi başlıyor&#8221; diye. Bunların senaryoları hazır kafamda aslında. Sadece detaylara inilip yazıya dökülmesi lazım :))) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tamkarisik" target="_blank">Gülşah (Tamkarışık)</a></li>
<li>Filmin adı &#8220;öteki&#8221; olurdu. &#8220;öteki&#8221; kavramını bir o yandan, bir bu yandan sorgular, hangisinin &#8220;öteki&#8221; olduğunu da sonunda seyircinin bakış açısına bırakırdım, seyirci de bana sinir olurdu:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>Paulo Coelho&#8217;nun &#8220;Hac&#8221; adlı kitabını filme uyarlardım. İnsanın içine yapması gerekli olan yolculuğun, hayat yolculuğu için ne kadar değerli olduğunu anlatmak için. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/muammerokumus" target="_blank">Muammer Okumuş</a></li>
</ul>
<p><strong>20/ Bonus soru 2/ 1.) <a href="http://ff.im/5KDSX" target="_blank">Bugün hayatının son günü olsaydı; &#8220;normalde&#8221; yapacağın şeylerden hangilerini yapmaz, yerine neler yapardın? </a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>Yaptıklarıma aynen devam ederdim, &#8220;her günümü son günümmüş gibi yaşamak&#8221; gibi bir prensibim olması nedeniyle zorluk çekmezdim. Belki ekstra olarak sevdiklerimin yanına gitmek ya da onları aramak olabilirdi. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mustafaalkan" target="_blank">Mustafa Alkan</a></li>
<li>Bilgisayarı tamamen bırakır, sevdiğim kişiye onu çok sevdiğimi söylerdim.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ahmetsoybelli" target="_blank">Ahmet Soybelli</a></li>
<li>evde oturmazdım, bilgisayar başında vakit harcamazdım, arabaya atlar ve o an en mutlu olacağım yere veya kişiye giderdim, mantı yerdim, kahve ve sigara içerdim, son günümde 62 tl ceza yemeyeyim diye kapalı mekanlarda da dolaşmazdım sigara ile:) o an aklıma ne gelirse onu yapardım ama dışarıda olacağımdan eminim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/abaltaci" target="_blank">Aydın &#8220;1&#8243;</a></li>
<li>Tüm mail hesaplarımı, üyeliklerimi kapatır sonra hastaneye giderdim. Belki yolda ilk defa da sigara içerdim&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/erencan" target="_blank">Eren CAN</a></li>
<li>fotoğraf makinemi alır ve &#8220;en iyi&#8221; fotoğrafımı çekmeye çalışırdım. Bir de kızımın her istediğini yapıp, onu hep hatırlayacağı kadar mutlu ederdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemercan" target="_blank">özlem ercan</a></li>
<li>Otobüse binmez, otostop çekerdim. Boğaz&#8217;a giderdim yürürdüm Emirgan&#8217;a kadar&#8230; Sonra oralardan bir yerden vapura binerdim, atardım kendimi boğazın derin sularına&#8230; Bir şafak vakti &#8211; <a href="http://friendfeed.com/rainbowsred" target="_blank">Tunahan E. Bilgin (rbwr)</a></li>
<li>Sevdiklerimin yanına koşardım varsa sevdiğime onu ne kadar sevdiğimi söylerdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/spaksu" target="_blank">Safa Paksu (Spaksu)</a></li>
<li>Sadece ve sadece kendime vakit ayırırdım ve hiç kimseye veda etmezdim. Zaten ölüm en büyük veda değil mi? &#8211; <a href="http://friendfeed.com/nihatsolmaz" target="_blank">nihat solmaz</a></li>
<li>Çok hastalıklı bir düşünce olduğunun farkındayım ama annemin ölmesini isterdim, evladını kaybetmek gibi bir duyguyu bir daha yaşamasın diye &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>okula/sınava gitmez, bursa&#8217;ya giderdim. Birine söylemek istediğim bişi var :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/enishurkan" target="_blank">Enis Hürkan BURAKÇI</a></li>
<li>son gün olduğundan eminsem hızla banka soyma planı yapar, uygulamaya çalışırdım. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aybarsb" target="_blank">aybars badur</a></li>
<li>rejimi bırakır, ilaçlarımı almaz, kendimi çikolataya verir güzel bir gündoğuşu ve gün batımı seyredeceğim bir yere kaçardım yanımda canımın yarısı! &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bernam" target="_blank">berna mutlu aytekin</a></li>
<li>bütün işleri bırakırdım. hatta yemek bile yemezdim. oruç tutar, namaz kılardım heralde. ne koparsam kardır mantığı :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/antibird" target="_blank">Uğur Deligözoğlu</a></li>
<li>evde oturmazdım. kızımı ve sevgilimi yanıma alıp sakin bir yere gider onlara benden sonra yapmaları gerekenleri, anlatır onları doya yaşardım. sonra sevgilimle başbaşa kalmak isterdim. Büyük bir ihtimalle bugüne kadar istemeye cesaret edemediğim fantezimi isterdim. herhalde reddetmezdi. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beyazeldiven" target="_blank">beyazeldiven</a></li>
<li>son günümde akşama kadar dua edip namaz kılardım herhald :( bunu 1 sene öncesinde sorsanız çılgınca şeyler söyleyebilirdim ama kuyruğu sıkışmış biri gibi olurdum herhald.. ha bi de vasiyetimi yazardım &#8211; <a href="http://friendfeed.com/tamkarisik" target="_blank">Gülşah (Tamkarışık)</a></li>
<li>işe gitmez, kızım ve eşimle lunaparkta takılırdım. kızımın yaşadığı en güzel gün olsun diye uğraşırdım &#8211; <a href="http://friendfeed.com/delmar" target="_blank">deniz gürkan (mare)</a></li>
<li>uyumazdım. bungee jumping ve parasutle atlama falan yapardım heralde. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aydi84" target="_blank">ayse</a></li>
<li>egeye tüm hallerimi gösteren bi film çeker bırakırdım, beni hep yanında hissedebilsin diye&#8230;. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/ozlemceylan" target="_blank">ozlemceylan</a></li>
<li>kendimin de katılacağı bir cenaze partisi hazırlar, en sevdiğim parçaları çalar, en çok değer verdiğim kişilerle &#8220;şimdiye dek söyleyemediklerim&#8221; seansı yapardım. Bir pilot ile anlaşıp &#8220;uçağını bi tur sürebilir miyim&#8221; derdim. Sahip olduğum her şeyi dağıtırdım. Güneşin doğuşunu ve batışını izlerdim, ölümü de ayaklarım denizin içinde rakı içip mehtaba karşı &#8220;bir ihtimal daha var&#8221; şarkısını mırıldanarak karşılardım galiba&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>Cenaze törenim 1992&#8242;den beri hazır, bir arkadaşım benim için organize edeceğine söz verdi. New Orleans tarzı bir tören olacak ve kimse ağlamayacak şart bu, ağlayan güvenlik tarafından uzaklaştırılacak (tam bana göre despotça bir tavır işte) Sanırım ilk uçakla İzmir&#8217;e gider, Alaçatı sahilinde en sevdiğim mezelerle donatılmış bir masayı denizin tam dibine kurdurur, rakımı yudumlayarak beklerim vaktimi. Sevdiklerime ayırabildiğim her vakti ayırıyorum zaten, izin versinler de kendi başıma göçeyim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/mugecerman" target="_blank">Muge Cerman</a></li>
<li>işe gitmez, sevgilimi de işe göndermez, bütün gün sarılırdım. gece de annemle uyurdum. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/beybinesen" target="_blank">beybinesen</a></li>
<li>denizden çıkmazdım, bir sürü bir sürü buzlu baileys içerdim. akşam da bahçede babam annem ve kardeşim hepbirlikte mangal keyfi yapar sonra okey oynardık, oyunu kaybedene ağlamak yasak olurdu ve tabii ki oyunu ben kazanırdım:) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/meliskaratay" target="_blank">meliskaratay</a></li>
<li>24 saat uyur, ölümü beklerdim&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alpsolak" target="_blank">Alp Solak</a></li>
<li>okula gitmezdim, internete girmezdim. adrasana gidip geceyi yüzerek geçirirdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/miocaro" target="_blank">Ebru Baranseli</a></li>
<li>yapmak isteyip de yapamadığım bir şeyi ve söylemek isteyip de söyleyemediğim bazı şeyleri paylaşırdım&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/veyselkeles" target="_blank">Veysel Keleş</a></li>
</ul>
<p>Bir de şöyle bir yazımız olmuştu eski tarihlerde, ilginizi çekerse göz atabilirsiniz:</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/02/06/bugun-hayatinizin-son-gunu-olsaydi/" target="_blank"> </a>&#8220;<a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/02/06/bugun-hayatinizin-son-gunu-olsaydi/" target="_blank">Bugün Hayatınızın Son Günü Olsaydı</a>.&#8221;</p>
<p><strong>20/ Bonus Soru 2/ 2.) <a href="http://ff.im/5KFyS" target="_blank">Geride nasıl bir miras bırakmak istersin?</a></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<ul>
<li>hiç düşünmedim ve panik oldum şimdi :) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/delfina" target="_blank">Delfina</a></li>
<li>geride bir marka bırakmak isterim öyküden çok, yani torumun yiğit dedesi olacağına uğrunda çalıştığım ve var ettiğim onunda işine yarayacak veya benimle anılacak bir marka, apple &amp; wozniak ve jobs ikilisi gibi &#8211; <a href="http://friendfeed.com/abaltaci" target="_blank">Aydın &#8220;1&#8243;</a></li>
<li>arkamdan &#8220;mükemmel biriydi&#8221; diyecek çocuklar, aile ve arkadaşlar bırakmak yeterli.. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/bilalcihangir" target="_blank">Bilal Cihangir</a></li>
<li>yeşil bişeyler&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/delmar" target="_blank">deniz gürkan (mare)</a></li>
<li>blogumu miras bırakmak isterdim. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/hyaman" target="_blank">Hamdi Yaman</a></li>
<li>Özgürlükten bahseden bir kitap &#8211; <a href="http://friendfeed.com/muammerokumus" target="_blank">Muammer Okumuş</a></li>
<li>Güçlü, zengin, aydınlık bir ülke için (ki bize görmek nasip olmadı ve olmayacak gibi de görünüyor) hayallerinin peşinden giden; her anlamda eğitimli, donanımlı, aydın bir çocuk birakırdım ki bu yönde çabalarım devam ediyor&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/nihatsolmaz" target="_blank">nihat solmaz</a></li>
<li>3+1 cilt kitabım olsun. Birincisi &#8220;nereden geldik&#8221;, ikincisi &#8220;ne yapıyoruz&#8221;, ve son olarak &#8220;nereye gidiyoruz&#8221;u anlatsın. Extrada da &#8220;neler yapılabilir&#8221; sorusuna açıklık getirmek, sosyal sorumluluk borcum olusun. bu kitapları çıkarmadan sosyal medyada da bi güzel isim yaptık mı, sabahla da anlaşırız 29 kupona her eve girer bence. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gulseryucekara" target="_blank">Gülser Yücekara</a></li>
<li>adım geçtiğinde bir tebessüm bırakmak isterdim &#8211; <a href="http://friendfeed.com/aynebilim" target="_blank">aynebilim</a></li>
<li>Merhaba Tunç. Yine yakaladın bir yerlerden kaçamadım. Nicola Tesla&#8217;yı düşünün radyoyu floresan lambayı bulmuş aşmış bir adam. Onun yaptığı icatlar gibi mesela. Radyasyonu, radyo dalgalarını geçirmeyen kıyafetler olabilir. Ben televizyonun, laptopun, ya da tv alıcılarının ürettiği dalgaların vücudumdan geçmemesini ve engellenmesini isteyebilirim. Evet içten içe bundan rahatsız oluyorum sanırım. Her akşam wireless modemi kapamadan uyuyamıyorum. Bu askeri savunma sanayisindede kullanılabilir mesela. Radyasyonun ve zararlı ışınların engellenmesi. Güzel olurdu. Buna bağlı bir icat olarak elektriğin tamamen havadan iletilmesini sağlayacak bir teknoloji olabilir. Şehir şebekesi şehrin en yüksek tepesinden verilebilirdi. Herkes çanak gibi bir alıcıyla bunu alabilirdi.  &#8211; <a href="http://friendfeed.com/osmanungur" target="_blank">Osman Üngür</a></li>
<li>&#8220;bu kadın çocuklar için öyle bir iş yaptı ki, onun sayesinde bugün xxx sayıda çocuk mutlu&#8221; desinler arkamdan ben sürünerek ölmeye razıyım (sayısı önemli değil 1 çocuk da olur 1 milyon da, tercihim 1 trilyon) &#8211; <a href="http://friendfeed.com/alevd" target="_blank">Alev</a></li>
<li>Üretip hayata geçirdiğim veya içinde yer aldığım pek çok sosyal proje olsun; daha az insan aç, daha az insan evsiz, daha az çocuk mutsuz olsun. Çocuklarım/gönüllülerim projeleri devralsınlar, devam ettirsinler&#8230; Benim de mirasım bu olsun&#8230; &#8211; <a href="http://friendfeed.com/gamzemengi" target="_blank">Gamze Mengi</a></li>
<li>beni tanıyan insanların benim olmadığım zamanlarda beni hep keyifli anlarla hatırlamaları yeterli bir miras olacaktır. hatta hatırlamalarına bile gerek yok, hayatlarına dokunduğum insanlar için o anlar keyifli olsun yeter. &#8211; <a href="http://friendfeed.com/settar" target="_blank">Yalçın Pembecioğlu</a></li>
</ul>
<p>Bu son soruya ben de şöyle bir cevap vermiştim zamanında:</p>
<p>&#8220;<a href="../index.php/2006/12/04/geride-nasil-bir-miras-birakmak-istersin/" target="_blank">Geride Nasıl Bir Miras Bırakmak İstersin</a>?&#8221;</p>
<p>Şimdi ben asıl sizlerin cevaplarını merak ediyorum. Dilediğiniz sorunun numarasını yazıp, cevabınızı paylaşabilirsiniz altta. Hepimizin birbirimizden öğreneceği çok şey var bu hayatta. Olsun da zaten : )</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2009/08/04/friendfeed-uzerinden-toplu-soylesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>45</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İskender Paydaş &#8211; Müzisyen</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/03/26/iskender-paydas-muzisyen/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2007/03/26/iskender-paydas-muzisyen/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Mar 2007 22:43:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>
		<category><![CDATA[aranjör]]></category>
		<category><![CDATA[davulcu]]></category>
		<category><![CDATA[iskender paydaş]]></category>
		<category><![CDATA[kayahan]]></category>
		<category><![CDATA[klavyeci]]></category>
		<category><![CDATA[mirkelam]]></category>
		<category><![CDATA[zamansız şarkılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/03/26/iskender-paydas-muzisyen/</guid>
		<description><![CDATA[- Rafı ödüllerle dolu bir prodüktör, aranjör, besteci, müzik yönetmeni, yapımcı, söz yazarı, davulcu, klavyeci, orkestra şefi&#8230; - Zamanının çocuk şarkıcısı. - Amatör deniz kaptanı, amatör uçak pilotu, dalgıç ve kayakçı&#8230; Belki tüm bunlardan daha önemlisi &#8216;insan.&#8217; Mütevazi, kendine özgü bir muhafazakar, yaratıcı, yenilikçi ve tutkulu&#8230; Geçenlerde hadi gel seninle Fikir Atölyesi&#8217;nin 20 Soruluk Söyleşiler&#8216;ini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img title="20 Soruluk Söyleşiler" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/kymic.jpg" alt="20 Soruluk Söyleşiler" align="right" /></a>- Rafı ödüllerle dolu bir prodüktör, aranjör, besteci, müzik yönetmeni, yapımcı, söz yazarı, davulcu, klavyeci, orkestra şefi&#8230;<br />
- Zamanının çocuk şarkıcısı.<br />
- Amatör deniz kaptanı, amatör uçak pilotu, dalgıç ve kayakçı&#8230;</p>
<p>Belki tüm bunlardan daha önemlisi &#8216;insan.&#8217; Mütevazi, kendine özgü bir muhafazakar, yaratıcı, yenilikçi ve tutkulu&#8230;</p>
<p><img style="padding: 5px 10px 10px 0px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko10.jpg" alt="" align="left" />Geçenlerde hadi gel seninle Fikir Atölyesi&#8217;nin <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8216;ini yapalım diyince, gece onda başladığımız sohbet bittiğinde saat sabah beşi gösteriyordu. Yedi saatin nasıl geçtiğini anlamadığımız çok keyifli bir sohbetti bizimkisi.</p>
<p>Bu söyleşimi gazeteciler gibi profesyonel yapmadığımdan olsa gerek elimde o ufak ses kayıt eden aletlerden yok. Hızlıca not almaya çalışıyorum, alırken de sohbeti bölmemeye. Sanırım bundan sonraki söyleşiler için daha bir donanımlı olmalıyım.</p>
<p>Sohbetin bir yerinde &#8220;İskender, nedir bu <strong>aranjörlük</strong> dediğin&#8221; diye sorduğumda, bana piyanosunun başına koşar adım geçip &#8220;bak Tunç, şimdi sana Love Story&#8217;nin notalarını çalıyorum, bu en basit haliyle bu parçanın iskeleti, yani bestesi. Şimdi ise sana bir de aynı parçanın aranjmanı yapılmış haliyle çalıyorum.&#8221;</p>
<p>Size şu kadarını söyleyebilirim; evet ikinci duyduğum da &#8216;Love Story&#8217; idi ama bu kadar mı zenginleşir, bu kadar mı kulakları doldurabilir bir şarkı. Duyduklarım sanki sadece piyanodan değil, kalabalık bir orkestradan çıkıyordu.</p>
<p>&#8220;İşte&#8221; dedi, &#8220;bir aranjör sana bunu yapar; besteyi sana sevdirir, ruh katar, anlam yükler&#8230; Yoksa beste aynı, dikkat edersen sen hala aynı iskeleti duydun.&#8221;</p>
<p>Bir soru bu kadar mı güzel cevaplanır? Evet, konuştuğunuz kişi işini hobisi olarak görüp tutkuyla bağlıysa böyle cevaplanır. Tıpkı <a href="http://www.iskenderpaydas.com/" target="_blank"><strong>İskender Paydaş</strong></a>&#8216;ta olduğu gibi.</p>
<p>Ve o bizim 20 Soruluk Söyleşiler&#8217;deki yeni konuğumuz.</p>
<p><span id="more-433"></span></p>
<p>Evet birden fazla şapkası olabilir ancak, İskender herşeyden daha çok bir <strong>müzik üreticisi</strong>. Kendine has bu tarzı şöyle açıklıyor; &#8220;Batı ile doğunun birbirlerine taviz vermeden bir arada denge içinde durabildiği hayali bir dünyanın müziği esasında. Taviz vermemekten kastım; her iki müziğin, birbirleriyle uyum adına temel özelliklerinden ödün vermeden bir arada güzel durabilmeleri.&#8221;</p>
<p>Buna verdiği örneklerden biri Orhan Gencebay&#8217;ın &#8216;Batsın Bu Dünya &#8211; Remix 2003&#8242; ve diğeri de Mirkelam&#8217;ın &#8216;Her Gece &#8211; 1995&#8242; parçaları. Her iki parça da kendi tarzını gerçekten iyi yansıtıyor.</p>
<p><object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/UJJKsynTSvc&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0x3a3a3a&#038;color2=0x999999"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/UJJKsynTSvc&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0x3a3a3a&#038;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object></p>
<p>1967 İstanbul doğumlu İskender. Ünlü orkestra şefi Muhittin Paydaş&#8217;ın oğlu. Milli kaleci Cihat Arman ise onun annesinin babası. Yugoslav göçmeni olan diğer dede ise II Dünya savaşından sonra idam edilen bir Nazi subayı. Ve bunu &#8220;ilk defa Fikir Atölyesi&#8217;nde sana açıklıyorum&#8221; diyor.</p>
<p>Dedesinin bir Nazi subayı olduğunu 8 yıl önce babasını, akrabaları hakkında konuşturmaya zorladığı bir zamanda öğrenmiş. Oysa yedi yaşından beri İskender&#8217;in, kendisinin de anlam veremediği bir biçimde ilgisi olmuş Nazizm&#8217;i öğrenmeye karşı. &#8220;Şimdi&#8221; diyor &#8220;anladım artık merakımın nedenini ve rahatladım.&#8221;</p>
<p>Kısaca &#8220;canilik organizasyonu&#8221; olarak tanımlıyor o dönemi. Bu hayatta öğrendiğimiz, bildiğimiz herşeyin dışında. Planlı organizasyonların nasıl dehşet verici sonuçlara varabileceğini araştırıp öğrenmiş yıllarca. Artık eskisi kadar devam etmiyor bu merakı. Ve konuyu şu sözlerle kapıyor: &#8220;Ben de tabii ki gurur duyduğum bir dedeye sahip olmak isterdim.&#8221;</p>
<p>İnanması güç bir uzak dönem hafızası var. Nerdeyse 2 yaşından beri başından geçen önemli olayları hatırlayabiliyor. Bunu da ufakken (8-9 yaşlar) aldığı bir karara bağlıyor. Büyüklerin küçükleri hiç anlamadığını düşünüp &#8220;ben asla böyle olmayacağım&#8221; demiş.</p>
<p>İlkokula başladığı ilk günde şu sözleri kendi kendine mırıldandığını hatırlıyor: &#8220;Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, bunu biliyorum. Kedilerle 2 saat sohbet edemeyeceğim artık.&#8221; O yılların acısını şimdi evinde çok severek beslediği iki kedisi ile çıkarıyor.</p>
<p>Babasının (Muhittin Paydaş ve Lordlar) orkestra provalarını evde yapmasından dolayı doğumundan beri müzikle iç içe. İlk enstrumanı üç yaşında davul olmuş. Öncesinde ise evdeki tüm <strong>tencere ve boya kutuları</strong> onun müzik aletleri!</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko1.jpg" alt="isko1.jpg" /></p>
<p>Beş yaşında piyano dersleri almaya başlamış. Ve o yaşta &#8220;Büyük İskender&#8221; ismi ile  şarkıcılığa başlıyor. Beş ve yedi yaşlarında çıkardığı iki 45&#8242;lik single&#8217;ı ve babasının orkestra şefliğinde Türkiye turnelerinde toplam 145 konseri var. O zamanki en büyük çocuk şarkıcı rakibi ise Şanar Yurdatapan&#8217;ın oğlu Arda Kardeş.</p>
<p>Dokuz yaşında sabahları ilkokula giderken, öğlenden sonraları da İstanbul Devlet Konservatuarı piyano bölümüne gitmeye başlamış. İşte ilk besteleri de bu dönemde gelmeye başlıyor İskender&#8217;in. 12 yaşına kadar okulda gördüğü klasik eğitim ve teori, evde babadan gördüğü modern müzik ve pratik ile birleşince ortaya zengin bir karışım çıkıyor.</p>
<p>Sonra ilginç bir karar alıyor ve evdekileri de ikna ederek konservatuarı bırakıyor. &#8220;Tunç, çok fazla yönlendirme var konservatuarda. Ben başkalarının parçalarını çalan iyi bir piyanist veya bir orkestra şefi olmak istemedim ki. Memur değil, üreten olmak istedim hep&#8221; diyor. Buna karar verdiğinde yaşı sadece <strong>12</strong>.</p>
<p>13 yaşındayken de [ileride Taksim Meydanı'nda konser verme hayali ile] ilk rock grubunu kuruyor İskender Paydaş. Çaldığı enstruman davul. Kader birliği ettiği arkadaşı Tamer Özkan ile bundan sonra kurup dağıttıkları grup sayısını ise hatırlamıyor! Müzik yapıp para kazanmaya ise ilk kez 15 yaşında Avşa Otel&#8217;de başlıyor. Sözlerini yazıp bestelediği rock&#8217;n roll şarkısı &#8216;Küçük Hanım&#8217; o yaz Avşa Adası&#8217;nın hiti oluyor.</p>
<p>Şişli Koleji&#8217;nde orta okulu, Kabataş Erkek Lisesi&#8217;nde de liseyi bitirmiş. Hep vasat bir öğrenci olmuş, çünkü gönlü hep müzikte. Sıra arkadaşı müzisyen Volkan Başaran ile derslerde sıkılınca veya kalacağını anlayınca hep öğretmenlerinin gönlünü alacak besteler yapıp söylemişler. Liseyi bitirene kadar işe yarayan bu yöntem üniversite yıllarında ise fayda etmemiş!</p>
<p><img style="padding: 5px 0px 10px 10px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko5.jpg" alt="" align="right" />Zaten üniversiteyi de hep bir formalite olarak görüp, sadece soranlara &#8220;evet bir üniversiteye kaydım var&#8221; diyebilmek için İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili Edebiyatı, sonrasında Antropoloji, sonrasında Felsefe, sonrasında Açık Öğretim İktisat&#8217;la devam eden yolculuğu diploma almadan da sonra ermiş.</p>
<p>1985 lise mezuniyetinden sonra 2 sene üniversite sınavlarına girmeyip çeşitli pavyon ve gece kulüplerinde çalarken 1986&#8242;da <strong>Kayahan</strong>&#8216;la tanışıyor. Gerçek profesyonelliği Kayahan&#8217;ın klavyecisi olduğunda öğrendiğini söylüyor. Bu aynı zamanda Kayahan&#8217;a basit aranjmanlar yapmaya başladığı ilk yıllar da oluyor. 1988 yılında çıkan &#8216;Benim Şarkılarım&#8217; albümündeki &#8216;Üsküdar&#8217;ın İncisi&#8217; baştan sona aranjmanını yaptığı ilk şarkısı. 1990 yılında Eurovizyon Şarkı Yarışması&#8217;da Türkiye&#8217;yi temsil eden &#8216;Gözlerinin Hapsindeyim&#8217;de almış eline akordiyonu. Aldığımız sonuç pek parlak olmasa da, Türkiye adına sahne almanın heyecanını tadtığı farklı bir deneyim olmuş bu.</p>
<p>Kendi babasının yurtdışında yaşaması ve çok az görüşmeleri belki de İskender&#8217;in Kayahan&#8217;ı bir &#8220;baba figürü&#8221; olarak görmesindeki en önemli etken. Halen de başı sıkıştığında aradığı ilk kişi o oluyormuş. &#8220;Sahne performansı ve müzik kariyerimde bir senede çok hızlı bir yükseliş yaptıysam bunda Kayahan&#8217;ın rolü çok büyüktür&#8221; diyor.</p>
<p><object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/xVzQsgfRhM0&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0x3a3a3a&#038;color2=0x999999"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/xVzQsgfRhM0&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0x3a3a3a&#038;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object></p>
<p>Ciddi bir popülerite yakaladığı &#8216;Yemin Ettim&#8217; şarkısı da dahil çok sayıda şarkısında birlikte çalışıyor Kayahan&#8217;la. En son 15 Mart&#8217;da piyasaya çıkan &#8216;Biricik&#8217; albümündeki (tek parça dışında) tüm şarkıların aranjörü olmuş.</p>
<p>1986&#8242;dan beri yakın arkadaşı olan Fergan <strong>Mirkelam</strong>&#8216;ın da önemli bir yeri var İskender&#8217;in hayatında. Kayahan dışında, Mirkelam ile de sayısız konser ve festivallerde sahne almış. Ya davulcu, ya da klavyeci kimliği ile.</p>
<p>2005 yılında kurduğu ve halen devam eden 12 kişilik İskender Paydaş Orkestrası&#8217;nın hem şefi, hem de klavyecisi. Kanal D&#8217;deki TürkStar yarışmasından, Ajda Pekkan ve Nazan Öncel&#8217;e kadar birçok sanatçının konserlerinde orkestra olmuşlar.</p>
<p>Türkiye&#8217;de birlikte çalışmadığı ünlü bir sanatçı sanırım yok. O listelerken, ben not alırken yorulduğum listede aranjörlük şapkasıyla Kayahan, Nilüfer, Nazan Öncel, Harun Kolçak, Aşkın Nur Yengi, Ajda Pekkan, Suat Suna, Kibariye, Orhan Gencebay, Sertap Erener, Ege, Asya, Mustafa Sandal, Levent Yüksel, Mazhar Fuat Özkan (MFÖ) gibi isimler var.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko4.jpg" alt="" /></p>
<p>Prodüktör ve Müzik Yönetmenliği yaptıkları arasında ise Mirkelam, Şebnem Ferah, Emre Altuğ, Ajda Pekkan ve Aşkın Nur Yengi var. Yapımcı kimliği ile Kurban, Mezdeke ve İlker Çalışkan&#8230; Istanbul for Aficionados, Hırsız Var ve Şaşkın filmlerinin film müziğini; İmkansız Aşk, Ümit Milli ve Ah Bir Polis Olsam dizilerin de film müziklerini yapan hep İskender Paydaş. (Konuşurken atladığımız birçok ismin olabileceği endişesini de gördüm gözlerinde.)</p>
<p>İskender Paydaş&#8217;ın son işi ise Nisan başında &#8216;Kardan Adam&#8217; albümü ile piyasaya tanıştıracağı yeni pop sanatçısı <a href="http://www.ilkercaliskan.com/" target="_blank">İlker Çalışkan</a>. Kurban&#8217;dan sonra, yani 8 yıl aradan sonra &#8216;yapımcı&#8217; olarak çıkarttığı ilk albüm olacak bu. &#8220;Keyfimce bir albüm yapmak istedim ve bunu da İlker&#8217;le yaptık&#8221; diyor.</p>
<p>1993-2000 yılları arasında, Türkiye&#8217;nin Quincy Jones&#8217;u olarak gördüğü besteci ve aranjör Atilla Özdemiroğlu&#8217;nun kızı Yaprak Özdemiroğlu ile evli kalmış. Şimdi ise söz yazarı ve besteci İsra Ömürlü ile çok keyifli bir birlikteliği var.</p>
<p>Bu sıralar yepyeni heyecanlar için kalbi atıyor İskender&#8217;in. Artık daha az aranjman yapıp <strong>yepyeni projeler</strong> yapmak niyetinde. Daha önce denenmemiş, kendi üretiminde sınırları zorlayıcı işler olsun istiyor.<img style="padding: 5px 0px 10px 10px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko3.jpg" alt="" align="right" /></p>
<p>Bir tanesi (2008 ikinci yarısında) görsel, ışık ve dans ağırlıklı, farklı kültürlerden beslenip üreteceği sahne gösterileri ve albümler. Diğer projesi ise bu yaz çekilecek olan ABD-Türkiye ortak yapımı olacak &#8216;Kahraman Şerif&#8217; filminin müzikleri.</p>
<p>Bu düşünce sistemi ile solo kariyerine daha fazla ağırlık verecek gibi duruyor.</p>
<p>Şimdi geldi sıra İskender&#8217;in bizim 20 soruya verdiği cevaplara. Hatta yaptığımız bu keyifli sohbetin şerefine ona ilave 5 soru daha sordum.</p>
<p>İşte verdiği cevaplar:</p>
<p><strong>1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong></p>
<p>Tolga Kılıç. Benimle beraber çalışan, çok iyi bir eğitim ve kariyeri olan bir piyanist. Bunu bana Tolga söylemedi ancak aranjman ve kompozisyon becerilerimden dolayı olduğu düşünüyorum.</p>
<p>Müziği yapma nedenlerimin en başında böyle kendini ispatlamış müzisyenlerin beni sessizce en favori görmelerini sağlayabilmek yatıyor.</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Aynen yaptığım işte kalır, hiçbir bedeli olmayan konserler ve albümler yapmak isterdim. Masrafı olmayacağı için de (herşey legal ya madem, parayı buluyoruz bir şekilde!) yaratıcılığımda para sınırı kalmaz, izleyiciler de istedikleri gibi dinlerdi yapacaklarımı :)</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p><img style="padding: 5px 0px 10px 10px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko9.jpg" alt="" align="right" />Yalan söylemenin uygun olduğu durum yok bence. Ancak doğruyu saklamanın uygun olduğu durumlar var. Mesela bence güzel olmayan bir kadının &#8220;beni güzel buluyor musun?&#8221; sorusuna; &#8220;ben senin ruhuna aşığım&#8221; cevabı vermek gibi.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum&#8221; lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p>Bunu dediğim insanlar oldu ancak hangi özelliklerinden dolayı dediğimi hatırlamıyorum. Ve şimdi açıkcası bundan dolayı da rahatsız oldum. Çünkü çevremde gurur duyduğum işler yapan çok sayıda kişi var.</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p>Ajda Pekkan ile çalışırken onu kendi kararı ile bırakan ilk orkestra şefi olduğum için diğer müzisyen arkadaşlar benimle gurur duyduklarını söylemişlerdi.</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p>Bir müzik grubunun uzun yıllar parçası olamamak. Hep grup müziği yapmak istedim ancak hep yalnız kaldım.</p>
<p>Bir de, bir haftadan daha uzunca bir süre &#8220;bugün günlerden ne&#8221; sorusunu soracak kadar günleri karıştırmayı beceremedim. Bunu yapabildiğimde yaşadığımı daha çok hissediyorum.</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>İki tane vardı; İsko ve İskoç.</p>
<p>Sevmiştim, hala da kullananlar var esasında. Mesela Mazhar Alanson İskoç derken, Sertap Erener İsko der. İşin ilginç yanı, benim takma adlarımı bilmeyenler de, benimle samimi olduklarında bana kendi buldukları isim ya İsko ya da İskoç oluyor hala.</p>
<p>Tek istisna Kayahan; o bana &#8220;Aleksandır&#8221; der.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko7.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>Hiç düşünmemiştim. İsim koyma konusunda hep zorlanmışımdır ancak tek bildiğim kendi ismim olmayacağı.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>Quincy Jones.</p>
<p>O kadar çok şey öğrenmek isterdim ki ondan. Ancak en önemlisi; bu kadar insancıl ve yumuşak bir karaktere sahipken, nasıl insanları kanının son damlasına kadar çalıştırabildiğini sorardım ona. Çünkü onunla çalışan herkes kendi limitlerini sonuna kadar zorlamaya isteyerek razı oluyorlar. Üstelik Quincy Jones bunu 20&#8242;li yaşlarından beri başarabiliyor.</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun?</strong></p>
<p>Tolga Tezsevin. SMS.Net&#8217;in ortaklarından. Gerçi daha son bir aydır samimi olduk ama hobimizi işimiz haline getirmişiz ikimiz de. Son 1.5 yıldır da müzik yapımcılığı yapıyor. Herkesin kaçtığı bir işe girdi, çok severek yapıyor ve şimdi de çok başarılı. Hatta yanılmıyorsam sms işinden daha yoğun bununla ilgileniyor şimdi.</p>
<p><strong>11. Hiç kimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Astronomi ve Nazi Almanya tarihi ile yakından ilgili olduğumu çok az kişi bilir. Özellikle gizlemedim ama nedense öyle kaldı. Kendimi geliştirdiğim, dünya görüşümü zengileştiren, öğrenirken keyif aldığım konular bunlar.</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</strong></p>
<p>Kendimi beklentiye sokup, bu beklentinin olmaması çok kızdırıyor. Tam olarak baş edebildiğimi de söyleyemem. Ciddiye aldığım her işimde beklentilerim de yüksek oluyor. Bunun doğal olarak en çok zararı da kendime oluyor.</p>
<p>Quincy işte bunu çok iyi becerebiliyor!</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>Mirkelam ile başladığımız grup müziğinin bir yılda sonlanması&#8230;</p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>Seksi ön plana çıkaran tanıtımlar yapan markalar. Mesela Magnum gibi. Oysa lezzeti çok güzel bu dondurmanın.</p>
<p>Bir de insanlar arasında sınıf farkı yaratan markalar. Markayı hatırlamıyorum ama bir açık hava reklamı vardı uçakta geçen&#8230; First Class yolculara yapılan servis gösterilip şöyle deniyordu: &#8220;Hayat bir yolculuksa yeriniz en önde olmalı.&#8221;</p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p><img style="padding: 5px 10px 10px 0px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko2.jpg" alt="" align="left" />- Moog. Dünyada synthesizer&#8217;ı bulan Robert Moog&#8217;un eşsiz klavye markası.<br />
- Rupert Newe. Dünyada ilk ve en iyi kayıt mikserini yapan adamın kendi adına yarattığı markası.<br />
- Apple. Steve Jobs&#8217;dan dolayı.</p>
<p>Bu üç adam da kendi işlerinde yaptıkları yeniliklerle dünyayı değiştirmiş, sonra kendi şirketlerinden kovulmuş ve benzer yıllarda yine kendi şirketlerine geri dönmüş efsanevi kişiler.</p>
<p><strong>16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>Otuzdokuz yaşında gelecek korkusu olan biri olarak sık sık sorarım bunu kendime. Müzikal kariyer olarak hala net bir hedefim yok, itiraf ediyorum! Ancak denizlerde daha çok vakit geçirmek istediğimi biliyorum.</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p>Her bir şarkıyı &#8220;savaşa gider gibi ele almakla,&#8221; söylemek isteyipte söyleyemediğim bazı şeyleri seslere katmak arasında kendimce bir denge oluşturduğumdan bir farkım olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p>Aramam. Zarar verdiği kendinden başka bir insan yoksa, durumdan kurtulması için de yardımcı olurum.</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?</strong></p>
<p>En sevdiğim filmler trajedi kökenli olduğu için oradaki kahramanlardan biri olmak istemezdim.</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>&#8220;Hayallerin Senin Peşinden Koşsun.&#8221; Keşf edilmemiş bir yeteneğin yaptıklarıyla hiç planlamadan bir başarıya ulaşması; plan yapanlar tarafından başarısızlığa uğratılması; işine olan aşkından dolayı, yine plansız, başarıyı yakalaması.</p>
<p>Bence; Yetenekli plansızlık, yeteneksiz planlılığı yener!</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko6.jpg" alt="" /></p>
<p>20 Soruluk Söyleşiler&#8217;de (bazı soruların yerine) eklemeyi düşündüğüm [yeni] 5 soruyu da sordum İsko&#8217;ya:</p>
<p><strong>1. Bugün hayatının son günü olsaydı; normalde bugün yapacağın şeylerden hangilerini yapmaz, yerine neler yapardın?</strong></p>
<p>Bir yelkenli ile denize açılır, teknede sevdiklerime (onları neden sevdiğimi, ne kadar sevdiğimi anlatan) mektuplar yazardım. Sonrasında da rüzgar ve dalgaların sesini dinlemeye bırakırdım kendimi.</p>
<p><strong>2. Geride nasıl bir miras bırakmak istersin?</strong></p>
<p>Yaptığım müziklerdeki benim bile bilmediğim gizemin, benden sonra da insanların keşf etmeye devam etmesini isterdim.</p>
<p><img style="padding: 5px 0px 10px 10px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/03/isko8.jpg" alt="" align="right" /><strong>3. </strong><strong>Hangi durumda (faaliyetler, yerler, kişiler) </strong><strong>en doğal olarak kendin oluyorsun?</strong></p>
<p>Deniz üzerindeyken&#8230; Sarp tepelerde yürürken&#8230; İçimdeki 12 yaşındaki çocuğun bolca ortaya çıktığı anlar oluyor onlar.</p>
<p><strong>4. Hayatında olmazsa olmaz tek şey ne?</strong></p>
<p>Hayal gücüm.</p>
<p><strong>5. Bir havyan olsan ne olurdun?</strong></p>
<p>Yunus&#8230; Geçen sene bir yunusla tanıştım. Çok mutluydu. Ben de öyle&#8230;</p>
<p align="center">***</p>
<p>Böylece bir söyleşimizi daha bitirdik.</p>
<p>Eğer varsa vaktiniz, aşağıda yine İskender&#8217;in aranjmanını yaptığı Kayahan&#8217;ın bir parçası daha var.</p>
<p><object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/JZNNpxTVdeM&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0x3a3a3a&#038;color2=0x999999"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/JZNNpxTVdeM&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0x3a3a3a&#038;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object></p>
<p>Bizi hayata tutkuyla bağlayacak nice hikayelere, kalın sevgiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2007/03/26/iskender-paydas-muzisyen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>30</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varol Yaşaroğlu &#8211; Karikatürist, Yapımcı, Yazar</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/01/28/varol-yasaroglu-karikaturist-yapimci-yazar/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2007/01/28/varol-yasaroglu-karikaturist-yapimci-yazar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jan 2007 14:03:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>
		<category><![CDATA[grafi2000]]></category>
		<category><![CDATA[karikatürist]]></category>
		<category><![CDATA[koca kafalar]]></category>
		<category><![CDATA[varol yaşaroğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/01/28/varol-yasaroglu-karikaturist-yapimci-yazar/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Kendi yarattığımız hayal dünyasında her şeyi değiştirmek mümkün&#8221; söylemini yaşam tarzı yapmış; mizah, karikatür ve animasyona aşık, Koca Kafalar&#8217;ın yaratıcısı ve Grafi2000&#8242;in kurucusu Varol Yaşaroğlu 20 Soruluk Söyleşiler&#8216;deki yeni konuğumuz. Karikatür, illüstrasyon ve animasyon çalışmalarının hepsini ekibiyle birlikte kağıt kaleme hiç dokunmadan bilgisayar ortamında oluşturan Varol, çeşitli üniversitelerde Bilgisayar-internet ve mizah üzerine seminerler verirken, &#8220;Ekonomist&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img id="image457" style="padding: 2px 6px 4px 0px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy3.jpg" alt="" align="left" /><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img id="image339" style="padding: 0px 0px 0px 5px" title="20 Soruluk Söyleşiler" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kymic.jpg" alt="20 Soruluk Söyleşiler" align="right" /></a>&#8220;Kendi yarattığımız hayal dünyasında her şeyi değiştirmek mümkün&#8221; söylemini yaşam tarzı yapmış; mizah, karikatür ve animasyona aşık, Koca Kafalar&#8217;ın yaratıcısı ve Grafi2000&#8242;in kurucusu <strong>Varol Yaşaroğlu</strong> <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8216;deki yeni konuğumuz.</p>
<p>Karikatür, illüstrasyon ve animasyon çalışmalarının hepsini ekibiyle birlikte kağıt kaleme hiç dokunmadan bilgisayar ortamında oluşturan Varol, çeşitli üniversitelerde Bilgisayar-internet ve mizah üzerine seminerler verirken, &#8220;Ekonomist&#8221; ve &#8220;Capital&#8221; dergilerinin karikatüristliğini ve illüstratörlüğünü yapmaya devam ediyor.</p>
<p>Fakat onun asıl tutkusu Grafi2000 karakterleri, Koca Kafalar ve Grafi2000.com</p>
<p><span id="more-392"></span></p>
<p>1968 doğumlu Varol 5 yaşından beri çiziyor. O yaşlardaki aşkı da Pembe Panter. 11 yaşına geldiğinde ise bir defter dolusu ürettiği çizgi romanlarını ablalarına satmaya çalışıyor. Ablasını ikna etmek için de defterin içine sakız ve gofret gibi hediyeler koyarmış. İlk profesyonel çizimini ise ortaokul yıllarında Milliyet Kardeş eki için yapmış.</p>
<p>1980 öncesi solcuların kurtarılmış bölgesi sayılan İzmir Gültepe&#8217;de büyümüş, daha çok eve kapanıp çizgi romanlar yaparak geçmiş çocukluğu. Gültepe Ortaokulu&#8217;ndan sonra İzmir Atatürk Lisesi.</p>
<p><img id="image458" style="padding: 5px 10px 5px 0px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy5.jpg" alt="" align="left" />İzmir&#8217;de insanlar çok iç içe, komşuluk ilişkileri sıcak, o açıdan çok insan gözlemledim. İzmir&#8217;de insanlar güleçtir, ben de genelde gülerim, öyle yetiştim. İstanbul&#8217;da alışık olunmayan bir durum; İzmir&#8217;de sokakta insanlar birbirlerinin gözünün içine gülümseyerek bakar. İzmir&#8217;in kızları biraz da bu yüzden güzeldir derler&#8230;</p>
<p>Yönetmen Çağan Irmak&#8217;ın &#8220;Babam ve Oğlum&#8221; ile yakaladığı başarıda bence Ege&#8217;de büyümesinin payı büyük.</p>
<p>Liseden sonra &#8220;mimarlık gibidir herhalde, birşeyler çizerim&#8221; diye yazdığı İTÜ İnşaat Mühendisliğini kazanıyor. Seçtiği bölümün çizimden çok matematik ağırlıklı olmasına aldırış etmeden 4 senede (yıl 1989) mezun oluyor Varol. Harçlığını ise kazandığı karikatür yarışmalarından çıkarıyor.</p>
<p><img id="image462" style="padding: 5px 0px 5px 5px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy9.jpg" alt="" align="right" />Kazandığı inşaat master&#8217;ını bırakıp İstanbul Üniversitesi para banka bölümünde master&#8217;ını yapmış. Sonra Beyazıt Öztürk (Beyaz) bir gün Eskişehir&#8217;e okulunun bitirme sınavına giderken, Varol da Beyaz&#8217;ın arabasına atlayıp Anadolu Üniversitesi&#8217;ne gitmiş. Amacı oradaki animasyon bölümünde doktora yapmak. Yaptığı işleri çok beğenmelerine rağmen başka bir bölümden doktora kabul etmedileri için yatmış doktara planı. Bir sene sonra kanun değişip okul Varol&#8217;u geri çağırınca bu sefer de artık onun gidecek durumu kalmamış.</p>
<p>O kadar çok matematik okumak onun analitik düşünme biçimine çok katkı sağlamış; şimdilerde ise en çok animasyon yaparken işine yarıyor. &#8220;Matematik bence hayatta lazım olan birşey, hayatın kendisi bir matematik problemi degil mi üstadım!&#8221; diyor.</p>
<p><img id="image464" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy11.jpg" alt="vy11.jpg" align="right" /><a href="http://www.penguen.com/" target="_blank">Penguen</a> Dergisi&#8217;nde <a href="http://www.komikaze.net/" target="_blank">Komikaze</a> köşesini yapan ve aynı zamanda derginin sahiplerinden karikatürist <a href="http://www.erdilyasaroglu.com/" target="_blank">Erdil Yaşaroğlu</a>&#8216;nun kuzeni Varol. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Erdil_Ya%C5%9Faro%C4%9Flu" target="_blank">Erdil</a>&#8216;e de karikatürü İstanbul&#8217;a ilk geldiği okul yıllarında onun evinde kalırken bulaştırmış.</p>
<p>Okul sonrası İzmir&#8217;deyken, Ekonomist Dergisi çizerlerinden ve &#8220;çalışma disiplini ve televizyon dünyası hakkında ondan çok şey öğrendim, gerçekten ileriyi gören birisidir&#8221; dediği Cihat Hazardağlı&#8217;nın bir telefonu ile hayatı değişmiş.</p>
<p>Cihat&#8217;ın dergiden ayrılmak zorunda kalması ve yerine Varol&#8217;u önermesiyle İstanbul&#8217;a temelli yerleşmiş Varol. Daha sonra Cihat Hazardağlı&#8217;nın ürettiği &#8220;Plastip Show&#8221; programına destek vermeye başlamış. Burak Akkul ve Erdil Yaşaroğlu&#8217;nu da katıp VEB Mizah Yazarı Grubu&#8217;nu kurmuşlar. İlerleyen aylarda aralarına Murat Dişli ve Rauf Olcay&#8217;ın da gelmesiyle MR. VEB oluşmuş ve birlikte Beyaz Show, Alkışlar, Cem Özer Show, Televizyon Çocuğu ve Çılgın Bediş gibi bir çok tv programının formatında ve senaryo yazılımında etkin gorev almışlar.</p>
<p>Varol Yaşaroğlu ve arkadaşlarının Türkiye&#8217;de <strong>ilk kez</strong> hayata soktuklarına bakın:</p>
<p>- 1995 yılında Türkiye&#8217;de ilk kez grafik tablet ile bilgisayar ortamında çizdiği karikatürleri Ekonomist ve Capital dergilerinde yayınlanmış. Yine aynı yıl dijital ortamda çizdiği bu karikatürleri Ortaköy&#8217;deki evinden BBS protokolü ile İkitelli&#8217;deki Ekonomist ve Capital dergilerine yollayarak, Türkiye&#8217;de &#8216;Home Office&#8217; çalışan, tablet ve BBS&#8217;yi kullanan ilk karikatürist olmuş.</p>
<p><img id="image455" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy1.jpg" alt="vy1.jpg" align="right" />- 1999&#8242;da kurduğu, bugün aylık 1.5 milyonun üzerinde ziyaretçi çeken <a href="http://www.grafi2000.com" target="_blank">Grafi2000.com</a> Türkiye&#8217;de ilk kez karikatürlerin Flash animasyon olarak yayınlandığı site olmuş. İnteraktif-internet-içerik reklamları da bir ilk. &#8216;Delete-Extra&#8217; internetteki ilk Türk Flash animasyon reklamı olmuş.</p>
<p>- 1999 yılında Türkiye&#8217;de ilk kez Flash animasyonların &#8216;Broadcast&#8217; kalitesinde TV ekranlarında yayınlanabileceğini göstermiş: &#8216;Grafiler&#8217; adlı Flash animasyonlar Kanal D&#8217;deki &#8216;Alkışlar&#8217; adlı kültür sanat programında yayınlanmış.</p>
<p>- Kanal D&#8217;de yayımlanan &#8216;Grafi2000.comedy&#8217; programını Türkiye&#8217;de ve dünyadaki ilk &#8220;Bilgisayar dünyası ile mizah dünyasını birleştiren&#8221; özgün bir format. Bu programa konuk olan Cem Yılmaz, Beyaz, Okan Bayülgen, Ata Demirer, Mazhar Alanson ve Özlem Tekin gibi birçok ünlü sanatçı bilgisayar oyunu kahramanı haline getirilip, Grafi2000.com&#8217;da yayınlanan Flash tabanlı bilgisayar oyunları ile Grafi2000.comedy arasında interaktif bir ilişki kurulmasına önayak olmuş. Özel Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği tarafından yapılan halk oylamasında Grafi2000.comedy, 2004 yılının &#8220;En iyi eğlence programı&#8221; seçilmiş.</p>
<p style="text-align: center"><img id="image460" style="padding: 17px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy7.jpg" alt="" /></p>
<p>- Başka bir ilk; &#8216;Flash Animasyon Yarışmaları.&#8217; Dereceye giren gençler de daha sonra profesyonel çalışma ortamlarında uyguladıkları Flash animasyonlar ile medya dünyasında büyük başarılara imza atmışlar.</p>
<p>- Türkiye&#8217;de ilk kez uygulanan Flash tabanlı video chat&#8217;in dışında, Grafi2000-Bana Özel projesi ile izleyiciler 2001 senesinde Grafi2000.com&#8217;daki beğendikleri animasyonlarda başrol oynamışlar.<img id="image463" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy10.jpg" alt="vy10.jpg" align="right" /></p>
<p>- Yüksek izlenme oranları yakalayan ilk Türk çizgi film dizisi &#8216;<a href="http://www.pembevemavi.com/" target="_blank">Pembe&amp;Mavi</a>&#8216; (Kanal D) Türkiye&#8217;de ilk kez &#8216;Sanal ortamda&#8217; yapılan bir çalışmanın sonucu.</p>
<p>- Animasyonu, seslendirmesi, çekimi, efekleri ve prodüksiyonu ile oluşturulan 1.5-2 dakikalık kısa &#8220;Koca Kafalar&#8221; filmleri, bugünlerde Kanal D&#8217;nin dışında, YouTube&#8217;da da <a href="http://www.youtube.com/results?search_query=koca+kafalar&amp;search=Search" target="_blank">yayınlandığında</a> yüzbinler tarafından izleniyor. Nihat Doğan-Dale, Tarkan-Fidayda, Cakkıdı, Pop-Star, Martix 1-2 ve Ahmet Çakar işte bu ünlü videolar arasında sayabileceklerimiz.</p>
<p>Görsel Medya&#8217;da konu olup Koca Kafalar&#8217;ın kafalarını sokmakdıkları alan yok gibi. Koca Kafalar o kadar çok seviliyor ki, birçok ünlü sanatçı Varol&#8217;u arayıp onların da içinde yeraldığı Koca Kafalar&#8217;ı yapmalarını rica ediyor.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="344" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/6X2vWW2OQos&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/v/6X2vWW2OQos&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>&#8220;1999 senesinden beri hayallerimiz doğrultusunda işler üretiyoruz.&#8221; diyor ve devam ediyor Varol:</p>
<p>&#8220;O seneden beri internetin ve gelişen medya araçlarının izleyici kitlelerinin beğenilerinde büyük değişimlere yol açacağını savunuyorduk. Bugün bunun sonuçlarını görüyoruz.</p>
<p>Şu anda youtube.com sitesinin yayınladığı amatör videoları biz Grafi2000.com&#8217;un &#8216;Popcorn&#8217; adlı bölümünde 1999 senesinden beri zaten yayınlıyorduk. İzleciler bu bölüme yıllardır ilginç, komik videolar yolluyorlardı.</p>
<p>Biz medyadaki değişik çevrelere geleceğe yönelik çalışmaların nasıl olması gerektiğine dair bir çok önerilerde de bulunduk. Ama bu öneriler hep geç algılandı. Çünkü Türkiye&#8217;de hüküm süren genel anlayış şudur: &#8220;Bak yabancılar yapmış, hadi biz de yapalım!&#8221; Halbuki antenlerimizi biraz olsun <strong>yaratıcı insanlarımıza</strong> çevirebilirsek Türkiye&#8217;de özellikle görsel medya sektöründe çok ilginç gelişmeler yaşanabilir.</p>
<p><img id="image461" style="padding: 5px 0px 10px 10px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy8.jpg" alt="" align="right" />İşin en can alıcı noktalarından birisi de şudur: <a href="http://www.grafi2000.com" target="_blank">Grafi2000.com</a>&#8216;da en çok izlenen videolar ne amatör videolardır ne de fanların çeşitli yayınlardan kaydedip gönderdikleri videolardır&#8230; Grafi2000.com&#8217;da en çok izlenen videolar: <a href="http://www.kocakafalar.com/" target="_blank">Koca Kafalar</a>&#8216;dır.</p>
<p>Esprileri üzerine çok düşünülen, çok emek harcanan yüzdeyüz Türk yapımı ve formatına sahip Koca Kafalar. Türk televizyonlarında  insanların bu tür ilgisini çekebilecek, internette bu denli çok dolaşan, kısa ve neredeyse bir reklam kalitesi ve esprisinde çalışmaların başka örneği yok. Bu tür örneklerin çoğalmasını ümit ediyoruz. Çünkü veriler gösteriyor ki internet sitelerinden interaktif televizyonlara,  3. Nesil cep telefonlarından i-pod&#8217;lara görsel medyanın geleceği bu yönde ilerleyecek.</p>
<p>Çok değer verdiğim iki yaratıcı insan Berk Tokay ve Vural Yaşaroğlu ile Koca Kafalar ve diğer tüm projelerimizi hayata geçirmek beni çok çok mutlu ediyor.&#8221;  diyor ve ekliyor;</p>
<p>&#8220;<strong>Kendi yarattığımız hayal dünyasında her şeyi değiştirmek mümkün.</strong>&#8221;</p>
<p>Eski eşi <a href="http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=68248" target="_blank">Fatoş Yaşaroğlu Bozoğuz</a> ile birlikte 10 yıl önce yarattıkları &#8220;Grafiler&#8221; yüzünden kafası da ağrıyor bu aralar Varol&#8217;un. GSM Operatörü <a href="http://www.avea.com.tr/" target="_blank">Avea</a> ve onların reklam ajansı <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=young+and+rubicam" target="_blank">Young &amp; Rubicam</a> / <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=reklamevi&amp;nr=y&amp;pt=reklam+evi" target="_blank">Reklamevi</a> ile davalık. Avea&#8217;nın son dönem reklamlarında kullandığı &#8220;Gibigibiler&#8221; karakterlerin Grafiler&#8217;e olan benzerliği gerçekten şaşkınlık verecek seviyede.</p>
<p>Bakın bakalım aşağıdaki resimlere, siz bir fark görebilecek misiniz?</p>
<p style="text-align: center"><img id="image466" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy13.jpg" alt="" /></p>
<p>Bu davanın sonuçlarının sadece Türkiye&#8217;de değil, dünyada yaratıcılığa, özgün fikre ve telif haklarına örnek teşkil edeceğini düşünüyorum. Mahkeme devam ettiği için bu konuya şimdilik daha fazla yer vermeyelim, ancak konu medyada <a href="http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=64501,6" target="_blank">yer</a> <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=487810" target="_blank">almaya</a> <a href="http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=211596" target="_blank">devam</a> <a href="http://www.marketingturkiye.com/Haberler/Detay/?no=6973" target="_blank">ediyor</a>.</p>
<p>Yeni bir şeyler yaratmayı çok seven Varol&#8217;un aklı fikri, değişikler yaratıp, farkındalık oluşturmakta. Sinemayı, çizgi romanları çok seviyor. Ortaköy&#8217;de sahilde çay içip denizi izlediğinde, çok sevdiği bir çizgiroman dizisinin internetten sipariş verdiği cildi eline geçtiğinde, roka salatası yediğinde, sevdiği kıza sımsıkı sarıldığında, kardeşi ve ailesini düşündüğünde, çalışma arkadaşlarıyla yeni bir şey yaratıp uyguladıklarında dünyanın en mutlu insanı oluyor.</p>
<p>Şimdi de sıra Varol Yaşaroğlu&#8217;nun Fikir Atölyesi&#8217;deki <a href="javascript:togglecomments('varol1')">20 Soruluk Söyleşiler&#8217;imize verdiği cevaplarda</a>:</p>
<div id="varol1" class="commenthidden">
<p><strong>1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong></p>
<p><img id="image456" style="padding: 8px 15px 7px 0px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy2.jpg" alt="" align="left" /><a href="http://www.grafi2000.com/main.asp" target="_blank">Grafi2000.com</a>&#8216;un genç izleyicilerinin gözünde favori olduğumu belirten çok mail alıyorum. Nedeni &#8220;Kendi yarattığın hayal dünyasında her şeyi değiştirmek mümkün&#8221; Hayat görüşüme onların da inanıyor olması diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Çizgi Roman çizeri olmak isterdim.</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p>Söylerim. Bazen birisini gereksiz yere üzeceksem beyaz yalan söyleyerek bu durumun kolay atlatılmasını sağlayabiliyorum.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum&#8221; lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p>Yakın bir arkadaşıma söyledim. Dürüstlüğü yüzünden.</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p>İki hafta önce. Yaratıcılığımdan ötürü.</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p><img id="image465" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy12.jpg" alt="vy12.jpg" align="right" />İyi bir çizgi roman çizeri olarak anılamamak.</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>&#8216;Sarı&#8217; idi. Sevmiştim, komik buluyordum.</p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>&#8216;Hayal etmek&#8217;le ilgili bir şey olurdu. Ama bilemiyorum. Hayal etmeyi seviyorum.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>André Franquin. Çağının ilerisinde bir çizer olması ile ilgili merak ettiğim şeyleri sorardım.</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun? </strong></p>
<p>André Franquin. Onu örnek almaya çalışıyorum.</p>
<p><strong>11. Hiçkimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Çizgi Roman çizerliği. Çünkü başka hayallerimin içinde onu ihmal ettim.</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden? </strong></p>
<p>İnsanların ikiyüzlü olması, dürüst olmaması. Artık baş edebiliyorum.</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>Çok yakın arkadaşım diyebileceğim birinden ikiyüzlü bir muamele görmek ve bunun bana maddi, manevi zararı dokunması. Tekrar yaşama ihtimalim var. Çünkü ben insanlara güvenirim.</p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>Çalıntı fikirlerle imajları oluşturulmaya çalışan markalara gıcığım.</p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p>Gorillaz, Marsupilami.</p>
<p><strong>16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>İş konumumda ilerlemeler olacağını düşünüyorum ama hissettiklerimde çok değişiklik olmayacak.</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p>Kendi kendime bir şeyler yaratmaya çalışmam.</p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p><img id="image459" style="padding: 5px 0px 10px 10px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2007/01/vy6.jpg" alt="" align="right" />Hayır.</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?</strong></p>
<p>Böyle bir karakter yok.</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>&#8216;Kırık Çizgi&#8217;. Bir çizgi roman çizerinin fantastik hikayesi. Zaten senaryosunu yazdım :)</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2007/01/28/varol-yasaroglu-karikaturist-yapimci-yazar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>111</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meltem Yaşar: Kariyer mi, Uganda mı? Pole Pole!</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/11/28/meltem-yasar-kariyer-mi-uganda-mi-pole-pole/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/11/28/meltem-yasar-kariyer-mi-uganda-mi-pole-pole/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Nov 2006 03:27:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/11/28/kariyer-mi-uganda-mi-pole-pole/</guid>
		<description><![CDATA[Son üç yılı Turkcell&#8217;de olmak üzere toplam 13 yıl Türkiye&#8217;nin en büyük firmalarında çalışacaksınız, sonra bir gün kendinize o &#8220;yeter artık&#8221; diyebilecek cesareti gösterip herşeyi ardınızda bırakacaksınız. Tüm sevdiklerinizi, kariyerinizi, herşeyi&#8230; Gideceksiniz uzaklara&#8230; Seçilen yer de Amerika, Avusturalya veya Avrupa&#8217;da bir ülke değil; Uganda! &#8220;Uganda&#8230; Orası nesli tükenmek üzere olan 530 gorilin yuvasından ibaret bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kymic.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" title="20 Soruluk Söyleşiler" alt="20 Soruluk Söyleşiler" id="image339" align="right" /></a>Son üç yılı Turkcell&#8217;de olmak üzere toplam 13 yıl Türkiye&#8217;nin en büyük firmalarında çalışacaksınız, sonra bir gün kendinize o &#8220;yeter artık&#8221; diyebilecek cesareti gösterip herşeyi ardınızda bırakacaksınız. Tüm sevdiklerinizi, kariyerinizi, herşeyi&#8230; Gideceksiniz uzaklara&#8230;</p>
<p>Seçilen yer de Amerika, Avusturalya veya Avrupa&#8217;da bir ülke değil; <strong>Uganda!</strong></p>
<p>&#8220;Uganda&#8230; Orası nesli tükenmek üzere olan 530 gorilin yuvasından ibaret bir yer değil&#8230; &#8216;Param yok&#8217; dediğim için sınırdan vize parası vermeden geçtiğim, ilk kez AIDS&#8217;li bir kadına sarıldığım, kavanozda çilek reçeli sanıp yediğim şeyin, aslında içine karınca girmiş koyu renkli bir bal olduğunu öğrendiğim, doğal parkın ortasında etrafta ne hayvanlar olduğunu anlayamadan yolda kaldığım, yağmur ormanlarında 6 erkek ve ben 30 kilometre yürüdüğüm, 7 ay yağmur yağmasına ve her tarafın yemyeşil olmasına rağmen parasızlıktan bir barajın bile yapılmadığı ve bu yüzden elektrik ve suyun olmadığı, beni kendilerinden biriymiş gibi misafir eden bir ailenin yanında kaldığım, <img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem6.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image397" align="right" />o sefalete rağmen hediyelere boğulduğum, saçımı ellemelerine izin verdiğimde gözleri yuvalarından fırlayan insanlarla tanıştığım, binlerce yarasası ve pitonu olan mağaralarında dolaştığım, su aygırlarının çıkardığı homurtuları dinleyerek uyuduğum bir yer!</p>
<p>Büyülü bir yer! Sadece insani gereksinimlerini karşılamaya çalışmaktan kötülüğe, ikiyüzlülüğe, entrikaya vakit bulamayan, hayatta kalmaya çalışan insanların ülkesi&#8230;&#8221; diyor o Uganda için.</p>
<p>O, yaşamını artık Uganda&#8217;da sürdüren <strong>Meltem Yaşar</strong>; 20 Soruluk Söyleşiler&#8217;de yeni konuğumuz.</p>
<p><span id="more-336"></span></p>
<p>Çekirge kovalayan, kurbağa yakalayan, yılanlardan çekinmeyen, kertenkele eğiten, kısacası hayvansever bir çocukmuş Meltem. Tahta parçaların altına sabun sürüp ormanda yokuşlardan aşağı kaymaya, bütün gün derede gavur balığı* ve türk balığı* yakalamaya &#8211; ve sonrasında geri bırakmaya -, çamurdan koltuk takımı yapmaya, güzellik mi çirkinlik mi oynamaya, salıncakta sallanmaya ve popo üstü düşmeye, koruk terletmeye, böğürtlen ararken kaybolmaya, kayaların üzerindeki kına gibi renk veren yosunları bulup onları taş ve tükürükle sıyışrarak avucuma kına yakmaya, dut çırpmaya** ise hala çok meraklı o. 57 yıldır günlük tutan bir babanın altıncı çocuğu.</p>
<p><a href="http://pigmelerledans.blogspot.com/" target="_blank">Meltem</a> kendi ağzından gavur balığı, Türk balığı ve dut çırpma macerasını anlatmış:</p>
<p>*gavur balığı: kurbağa yavrusu topaçlar oluyor, bi balık bi kurbağa olmaları nedeniyle ne oldukları belli olmadığından onlara gavur balığı denirdi. Oysa Türk balığı öyle miydi? Hep aynı zerafet içinde büyür adam gibi balık olurdu. Hem topaç balığı kurbağa olmaya hazırlanan ve büyüyen koca kafasını taşıyamadığından bi garip bi hantal yüzerdi. Türk balığı ise artistik patinajcılar gibi hep narin, hep kararlı bi stille yüzerdi.</p>
<p>**dut ağacına çıkarsın, dutlar olgun olmalı ama, aşağıda bi grup komşu, abi, abla da bi çarşaf, bi örtü ne varsa gerip beklerler, sen de başlarsın dalın üstünde zıplamaya, olgun dutlar patır patır düşer örtünün üstüne, iyi tutunmazsan sen de düşersin, ağzın yüzün dağılır.</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem8.jpg" style="padding: 17px" id="image399" /></p>
<p>Anadolu Lisesi&#8217;nden sonra ODTÜ İİBF Kamu Yönetimi&#8217;nde okumuş, British Council&#8217;den burslu Galler Üniversitesi&#8217;nde Bankacılık, Muhasebe ve Ekonomi masterı yapmış. Pamukbank&#8217;ta 6 yıl Mali Kontrol Bölümü&#8217;nde, Advantage Card&#8217;da 4 yıl Bütçe ve MIS Bölümü&#8217;nde, Turkcell&#8217;de 3 yıl Stratejik Planlama Bölümü&#8217;nde çalışmış. Ama en çok 20 yaşındayken Bodrum&#8217;da bir teknede miço olarak çalıştığı işini sevmiş!</p>
<p>Şimdi Uganda&#8217;da.</p>
<p>Herşey bundan 15 yıl önce &#8220;Sisteki Goriller&#8221; filmini izlemesiyle başlamış. ODTÜ&#8217;de öğrenci o zamanlar. Keyifli geçecek gibi duran bir akşam öğrenci evinde izlenen o filmin 15 yıl sonra onu nerelere götüreceğini kestirmenin mümkün olmadığı karlı bir Ankara akşamı? Bundan sonrasını Meltem&#8217;den dinleyelim:</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem2.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image393" align="right" />&#8220;Film başladı, bilmeyenler için; Film Ruanda&#8217;nın balta girmemiş volkanik dağlarının eteğinde sislerin arasında yaşayan soyları tükenmek üzere olan dağ gorilleri ile hayatının 20 yılını onları korumaya, izlemeye, davranış biçimlerini incelemeye adamış ve bunu hayatıyla ödemiş bir kadın, Dian Fossey arasında geçiyor.</p>
<p>Diyeceksiniz ki belgesel tadında güzel bir film olsa gerek? Doğru, belgesel tadında ama insan zulmünün karşısında masum doğanın çaresizliğinin boyutlarına isyan ettiren, dağ gorillerinin tüy kaplı ve insanin tüylerini diken diken eden o dev cüsseden beklenmeyen yumuşak bakışlarına hayran bırakan ve canıyla da ödese kararlı ve gerçekten seven bir insanin neler yapabileceğini gösteren, bugün benim Uganda`da yaşamama neden olan film?</p>
<p>Film, mutluluk ve nefret sahneleri arasında giderken ben de ya heyecan ve mutluluktan, ya da dehşet ve üzüntüden bayağı bir gözyaşı döktüm o gece?</p>
<p>Yıllar sonra  Turkcell&#8217;de çalışırken bi baktım takvimin kırmızı günleri ard arda sıralanmış masamdan bana bakıyorlar? Bayram tatili! Ne de güzel kırmızı kırmızı günler! İnternette bir iki dakikalık gezinme neticesinde karar verildi: Uganda&#8217;ya ve Rwanda&#8217;ya goril trekking yapmaya gidiyorum. Gittim, hayatımın en güzel tatilini yaptım, geri geldim İstanbul&#8217;a. Ama aklım oralarda kaldı. Uganda&#8217;dayken beraber safari yaptığım Emmanuel ve firmanin sahibi İtalyan turizmci &#8211; ki kendisi de Londra&#8217;daki Deloitte &amp; Touche&#8217;da danışman olarak çalışıyordu &#8211; beni Uganda&#8217;ya dönmeye ve orda beraber iş kurmaya ikna etmeleri 7-8 ay sürdü.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem5.jpg" id="image396" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" />Şimdi biliyorum ki iş ve şartlar çok riskli&#8230; Taşı toprağı altın değil ki Uganda&#8217;nın&#8230; Baktım ki eğer toplayıp iki valiz gidip bu firsatı değerlendirmezsem, ömür boyu pişman olacağım ve bir gün torunlarımı dizimde hoplatırken, &#8216;Var ya, ben gençken Uganda&#8217;yi çok sevmiştim, böyle böyle bi iş firsatı vardı ama ben çok korktum, gitmedim&#8217; diyeceğim en fazla&#8230; Oysa şimdi anlatabileceğim hikayelerin ve başıma gelenlerin haddi hesabi yok.</p>
<p>Haaa, bir de Sinan Yaman&#8217;in bir workshop&#8217;una katılmıştım. Özlü sözler edebilenlerden masallar söylemeyi sever kendisi, ben de dinlemeyi. Dedi ki; &#8216;Bana benden başka engel yoktur.&#8217; Dedi ki; &#8216;Yapmadığın atışların tamamını kaçırırsın&#8217;. Dedi ki bana; &#8216;Sen deli misin?&#8217; vermek üzere olduğum Uganda&#8217;ya gitme kararını duyunca&#8230; Ama bi kez diyeceklerini de demiş bulundu. Sabah sınıfta başlayıp sabaha karşı kamp ateşi başında devam eden o workshop&#8217;ta herkes hayallerini anlatıyordu sırasıyla. Ben kararımı artık vermiştim; &#8216;Afrika&#8217;da yaşamak istiyorum&#8217; dedim.&#8221;</p>
<p>Workshop&#8217;tan 1 ay sonra 1 Ağustos 2005&#8242;te, doğum gününde istifa edip Turkcell&#8217;deki işinden Uganda&#8217;ya geri gitti Meltem. (Hatırlıyorum o günü, benim de Turkcell&#8217;de çalıştığım zamanlardı. Rastlantı, <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/06/23/hayat-bir-nehirmis/" target="_blank">Barış Akkiriş</a>, dünya gezgini, o da aynı gün istifa etmişti Turkcell&#8217;den.)</p>
<p>Önce bir turizm firmasında çalışmış, şimdi ise bir export firmasında çalışıyor. Birleşmiş Milletler gibi de bir işyeri var: İzlandalı, Rus, İngiliz, İrlandalı, Güney Afrika Cumhuriyeti, Ugandalı, ne ararsanız var diyor ofiste ve şöyle özetliyor: &#8220;Bir Turkish Delight eksikti, onu da tamamladılar!&#8221;</p>
<p>Düzenli olarak güncelleyemese de yaşadıklarını kaleme aldığı keyifli bir <a href="http://pigmelerledans.blogspot.com/" target="_blank">blogu</a> var Meltem&#8217;in: &#8220;Sisteki Goriller, Pigmelerle Dans ve AIDSli Yetimler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Burda hayat çok yavaş&#8230; Alışmam çok zaman aldı, ilk 8 ay yine geceli gündüzlü çalıştım. Sonra baktım ki herkesin günü 24 saat ama benim zamanım kalmıyor. İş için görüşmem gereken bir Ugandalı bana bir gün kolumdaki afili saate bakıp dedi ki &#8216;saatin çok güzelmiş, ama Muzunguların &#8211; beyaz adam demek &#8211; saati, Afrikalıların vakti var.&#8217; Öyle bi dank etti ki kafama. Avrupa düzenimi Afrika`ya taşıyacaktıysam ne diye geldim ben buralara dedim kendi kendime&#8230;&#8221; diyor.</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem10.jpg" id="image401" style="padding: 17px" /></p>
<p>Artık hiç bir işi aksatmayacak şekilde gündüzleri çalışıyor, akşam beşte çıkıp eve gidip köpekleriyle oynuyor biraz, bahçesinde oyalanıyor biraz&#8230; Sonra spora gidiyor. Peşinden arkadaşlarıyla buluşuyor, saatlerce konuşup (ama kolundaki saate bakmadan!) kaş göz arasında geçen İstanbul yıllarının acısını telafi etmeye çalışıyor. Mesela annesi ameliyat olurken, mesela en yakın arkadaşı doğum yaparken ya da en basitinden Guns&#8217;n Roses konser verirken çalışmak zorunda olduğu yılların acısını&#8230; 19:00-20:00&#8242;de çıktığında bile part-time çalışıyormuş gibi suçlu hissettiği yılların acısını&#8230;</p>
<p>Meltem artık Swahili dilinde &#8216;yavaş yavaş&#8217; anlamına gelen &#8216;<strong>Pole pole</strong>&#8216; diyor kendine&#8230;</p>
<p>20 Soruluk Söyleşiler&#8217;imizde Meltem Yaşar&#8217;ın verdiği samimi ve <a href="javascript:togglecomments('meltemy15')">ilginç cevapları için burayı tıklayın.</a></p>
<div class="commenthidden" id="meltemy15">
<p><strong>1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem7.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image398" align="right" /></p>
<p>Annemin! Kargaya yavrusu kuzgun gözükürmüş ya&#8230; Yok, yok&#8230; Annem, dizinin dibinden ayrılmadan devlet dairesinde çalışan, şöyle sigortalı, sabit gelirli, eli yüzü düzgün biriyle evli ve 2 çocuk sahibi bir hatun kişi olmamı isterdi herhalde&#8230;</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Zoolog olmak isterdim. Burda Kibale Doğal Parki`nda &#8211; dünyadaki maymun populasyonunun en yoğun olduğu doğal park &#8211; bir ağacın tepesinde yaşayıp şempanzelerin yaşamını inceleyen bir primatolog arkadaşım var: Julie. Onun işinde gözüm var ;-)  Ocak`ta gidip yanında &#8211; ağaçta &#8211; kalacağım bir kaç gün&#8230;Ya da dünyanin değişik yerlerinde okumak üzere ömür boyu öğrenci!</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p>Mutlaka vardır ama ben beceremiyorum. Yalan söylemektense hiç bir şey söylememeyi ya da yalan söylememe neden olacak sorunun ne amaca hizmet edeceğini anlamaya çalısmayı tercih ediyorum ki ona gore gerekli yanıtı, rengi onemli değil, yalan söylemeden verebileyim.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum&#8221; lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p>Ney hocam Burcu`ya hep söylerdim onunla ne kadar gurur duyduğumu; çalışkanlığından ve kabiliyetinden ötürü. Burcu 24 yaşında Türkiye`nin en iyi neyzenlerinden biriyken Sultanahmet`te bir medresede ondan ney dersi alıyordum. Hele hele de kubbeli sınıflardan birindeysek, o neyine üflediği zaman gözlerim dolardı. Geçen hafta Victoria Gölü&#8217;nün yanında bi yerde bi arkadaşımla zifir karanlığın içinde bir ateş yaktık  &#8211; yanımıza etrafta ne hayvan varsa gelmemesi için, üşümemek için, balık tuttuk bi de, onu pişirip yemek icin &#8211; gölden, bataklıktan, tepelerden gelen bin bir türlü acaip sesin arasına neyimin sesini de katıp üfledim Burcu`yu anarak. Hala iyi değilim ama uğraşıyorum&#8230;</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p>Zor soru&#8230; Genelde sabırlı ve pek bi enerjik olmam nedeni ile bazen oluyor&#8230; Uganda`ya gelme kararım hakkında bir sürü arkadaşım söylemişti; &#8220;Cesaretinle gurur duyuyorum. Hiç mi korkmuyorsun?` diye.  Korktum, hem de çok korktum, hala da korkuyorum.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem4.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image395" align="right" />Neticede Afrika burası, geçmişi çok temiz olmayan ülkeler bunlar. Öldürdüğü düşmanlarını yiyen bir diktator  &#8211; Idi Amin &#8211; burada yaşamış, Rwanda`da Hutular 5 ay içinde 1.000.000 (bir milyon!) Tutsi`yi kesmiş, Tutsiler Uganda`ya kaçmış, komşu Kongo Demokratik (!!??) Cumhuriyeti konusunda fazla bir şey söylemeye gerek yok zaten.</p>
<p>Ama saf, sıcakkanlı, hep gülümseyen, yavaş insanların yemyeşil ve sıcak ülkesi burası. Hangi köşeden ne kılıkta bir insan evladının çıkacağını kestirememenin, ofisi ne zaman çekirge veya karınca basacağını bilememenin heyecanı, restorantlarda siparişinizi verdikten sonra ne yemek geleceğini asla tahmin edememenin süprizi, doğanın eşsizliğinin gizemi Afrika`yi çekici yapıyor.</p>
<p>Çok korktum arkamda bıraktığım şeyleri özlemekten, daha önce sadece safariye geldiğim kıtada yaşamın nasıl olacağını bilmemekten. Ama cesaret korkmamak değil ki&#8230; Korka korka da olsa bir şeyleri yapmak!</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p>Henüz vakit var!</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>Medusa. Saçlarım yüzünden.</p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>Annemin adını ya da onun istediği bir isim koyardım. Ona sormak lazım o yüzden.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>Osmanlı padişahlarından Cem Sultan&#8217;la, 4.Murat&#8217;la, Fatih Sultan Mehmet&#8217;le tanışmak isterdim. Osmanlı tarihi ve Osmanlı ile ilgili kitapları beni büyülüyor. Öğrenmek değil de, bir günü bile nasıl geçerdi bu padişahların, gözlemleyebilmek isterdim. Ya da Osmanlı&#8217;nin Osmanlı olduğu zamanlarda, bir meydan muharebesinde Mehter Takımı yeri göğü inletmeye başladığında karşıdaki ordudaki bir askerin yerinde olup bir an, o hissin neye benzediğini bilmek isterdim.</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun?</strong></p>
<p>Başarılı bir sürü kişiyi tanıdım da, özlemini çektikleri bir şeyin eksikliği hep var gibi üzerlerinde. Hep başka hayaller, hep &#8216;emekli olunca&#8230;.&#8217; diye başlayan planlar&#8230; O insanların mutluluğundan şüphe ettiriyor insana.</p>
<p>Kendimi örnek aldığım Koray Tulgar vardı, Pamukbank&#8217;ta ilk yöneticim. Çalışkanlığını, insanlara ve kendine güvenmesini beğenir, örnek almaya çalışırdım.</p>
<p>Bir de en son ne iş yaptığını bilmiyorum ama Advantage Card CEO&#8217;su Levent Ersalman. Capital Dergisi&#8217;nde kariyer hedefi olarak `iyi bir baba olmak` diyecek kadar alçak gönüllü, kendisini karşısındaki insanin yerine koymayı çok iyi bilen, kendine ve çalışanlarına güveni tam bir yoneticiydi.</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem3.jpg" style="padding: 17px" id="image394" /></p>
<p><strong>11. Hiçkimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Yok hiç, ben çok fazla şey saklayamıyorum kimseden. Ama çok geç farkedilen bir özelligim var: O da ne kadar kırılgan olabildiğim.</p>
<p>Kendimi Shrek filmindeki Esek&#8217;e benzetirim. Bir insanı sevdiğim zaman mümkun değil ona kızamam, peşini bırakmam, ömrümün sonuna kadar severim, devamlı affederim. (En az Esek kadar da çok konuşurum bu arada; ancak zevzekliğe vardığımı da düşünmüyorum.) Ama öyle ileri geri konuşmalara, patavatsız yorumlara ve sert ifadelere pek gelemem.</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</strong></p>
<p>Kendinden güçsüzleri ezmeye çalışan insanlar kızdırıyor beni. Bu, hem fiziksel hem de zihinsel olabilir. Çocuklara, yaşlılara, hayvanlara kötü davrananlar, dünyanın sadece insanın kendi istediği gibi sorumsuzca tüketmesi ve kullanması için yaratılmış gibi davranan insanlar, &#8216;dünyayı torunlarına armağan olarak bırakma yerine, dedelerinden miras kalmış gibi kullananlar&#8217;. Bu kızgınlıkla başetmekten başka hiç çarem yok, çünkü böyle yapanlar o kadar çok ve ben o kadar azım ki!</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>Zamanında büyük gibi görünen hayal kırıklıklarının, aradan kısa bi süre geçip de geriye çekilip bir baktığımda aslında o kadar da büyük olmadığını gördüm şimdiye kadar. Ya hayal kırıklıkları ile beraber biz de büyüdüğümüzden, ya da görüş açısını genişletmek için geriye çekilip bakmak gerektiğinden, zaman içinde &#8216;ah oldum, vah bittim&#8217; dediğim hayal kırıklıkları küçülüp gitti hep. Tekrar yaşama olasılığı ise hep yanımızda, bizimle beraber galiba.</p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>Pek marka takıntım yok. Hem sinir olacak daha ciddi şeyler var dünyada.</p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem9.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image400" align="right" />Apikoğlu ve Cumhuriyet sucuğu, Berrak turşu, Şampiyon kokoreç, Tekirdağ rakısı!  Türkiye&#8217;den uzakta olunca insan en çok bunları özlüyor herhalde&#8230;</p>
<p>Çalıştığım şirketlerle de hep gurur duymuşumdur. Boyner Holding&#8217;in markalarını -Çarşı hariç- ve özellikle de Turkcell&#8217;i Türkiye&#8217;deki en bilinçli oluşturulmuş ve sunduğu ürün ve hizmetlerle içini de doldurmuş markalar olarak düşünüyorum. Bir de Nike ve Audi&#8217;yi çok beğenirim.</p>
<p>Burası o kadar markasız bir yer ki sadece GSM operatorleri reklam yapıyor diyebilirim. Kafamı yoran, gözüme takılan, şunu mu alsam bunu mu alsam kaygısı doğuran hiç bir şey yok. Her şey &#8216;no name&#8217;. Çok da memnunum bu durumdan. Herkesin alımı her seçenege açık, marka saplantısı veya tutkusu yok.</p>
<p><strong>16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>Daha akıllı (!) ve kırışık olurum herhalde. Bir de kızım olsun istiyorum.</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p>Bilmem. Enerji herhalde. Duracell&#8217;in tavşanı Energizer gibi hiç durmadan davul çalabilirim.</p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p>Ne yaptığına baglı. Ama burada, Uganda&#8217;da çok garip bir tutum var: İnsanlar birbirleri ile problemleri konusunda yüzleşme konusunda çok çekingenler. Ama polise gitme konusunda hiç duraksamıyorlar. Yani buarda bir kişinin başka bir kişiyi polise şikayet etmesi ve bir gün ansızın polisin sizi alıp götürmesi an meselesi. Nereden mi biliyorum? Ben de gittim! Bir deli bir kuyuya bir taş attı, çıkarmam 2 haftadan uzun sürdü.</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?<br />
</strong><br />
O kadar alakasız olacak ki şimdi söyleyeceğim iki isim: Sisteki Goriller filmindeki Dian Fossey ve Shrek&#8217;in sevgilisi Fiona!</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>Emile Ajar&#8217;ın &#8216;Onca Yoksulluk Varken&#8217; kitabının filminin yapılmasını çok isterdim.</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/11/meltem1.jpg" id="image392" style="padding: 17px" /></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/11/28/meltem-yasar-kariyer-mi-uganda-mi-pole-pole/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>81</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Murat Çetintürk, Yaratıcı Yönetmen.</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/09/07/murat-cetinturk-yaratici-yonetmen/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/09/07/murat-cetinturk-yaratici-yonetmen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2006 21:54:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/09/07/murat-cetinturk-yaratici-yonetmen/</guid>
		<description><![CDATA[Michael Jordan&#8217;ı nasıl tanırsınız? Oynadığı dönemde NBA&#8217;in en çok sayı atan oyuncusu olarak mı? O zaman size Mr. Jordan hakkında çoğumuzun bilmediğini düşündüğüm bir şey söylemek isterim: Michael, NBA&#8217;in en çok şut atan oyuncusuydu. Yani NBA&#8217;in &#8216;şansını en fazla deneyen&#8217; adamıydı. Michael Jordan felsefesinin, geçimini yaratıcılığı ile kazanan profesyonellere uyarlaması da oturup &#8216;fikir üstüne fikir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kymic.jpg" id="image339" alt="20 Soruluk Söyleşiler" title="20 Soruluk Söyleşiler" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" /></a>Michael Jordan&#8217;ı nasıl tanırsınız? Oynadığı dönemde NBA&#8217;in en çok sayı atan oyuncusu olarak mı? O zaman size Mr. Jordan hakkında çoğumuzun bilmediğini düşündüğüm bir şey söylemek isterim: Michael, NBA&#8217;in en çok şut atan oyuncusuydu. Yani NBA&#8217;in &#8216;şansını en fazla deneyen&#8217; adamıydı.</p>
<p>Michael Jordan felsefesinin, geçimini yaratıcılığı ile kazanan profesyonellere uyarlaması da oturup &#8216;fikir üstüne fikir bulmak&#8217; demek. Yani ilk bulduğun fikirle yetinme, ikincisiyle yetinme, üçüncüsüyle de yetinme. Belki onuncu fikrinde yakalarsın, belki yirmincide.</p>
<p>&#8216;Daha iyi fikrin&#8217; peşini bırakmayan başarılı yaratıcılardan biri <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8216;de konuğumuz: Yüzlerce reklam kampanyasına imza atan, Rafineri&#8217;nin kurucu ortağı ve yaratıcı yönetmeni <strong>Murat Çetintürk</strong>.</p>
<p><span id="more-251"></span></p>
<p>&#8220;Bir fikri daha o fikri düşündüğümü bile bilmeden bilgisayara yazdığım çok olmuştur&#8221; diyor Murat. Yazarken bir his gelir, sonra bakarım, &#8216;aa acayip bir fikir bu&#8217; derim. Ses getiren birçok reklamımız işte bu şekilde çıkmıştır.&#8221;</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/mc1.jpg" style="padding: 5px 0px 5px 10px" id="image296" align="right" />&#8220;Konuyu biraz açsan?&#8221; diyince devam ediyor, belli ki bu konuda çok idmanlı, &#8220;Fikir arayana gelir. Bu konuda Goethe&#8217;nin de güzel bir lafı var: <em>&#8220;İlham perisinin gelmesini bekliyorsan, yarı yola kadar git.&#8221;</em> Yani çalış.</p>
<p>Çalışmanın bir garantisi yoktur, yani çalıştığın halde dişe dokunur bir şey bulamayabilirsin. Birçok insan için bu, çalışmaya başlamanın karşısındaki en büyük engel. Ya çalışsam da hiç bir şey bulamazsam korkusuyla (ki bu korku da egoyla çok yakından ilişkili) çalışmaya bile başlamıyoruz. Bunca yıldır bu işi yapan bir insan olarak şunu söyleyebilirim, gerçekten farklı bir şey yapmanın tek yolu çok çalışmaktır.&#8221;</p>
<p>Tamam, ama her şey orada da bitmiyor. Hatta orada sadece başlıyor. Reklam büyük bir takım oyunu. Yani reklam yaratıcısının iyi bir fikir bulması da başarıyı garantilemiyor, her şeyin denk gitmesi gerekiyor. Neyse ki, böyle gittiği zamanlar da var, o zamanlarda ortaya çıkan kampanyalar da.</p>
<p>Oluşumunda bulunduğu en sevdiği kampanyayı sorduğumuzda Murat seçim yapmakta bayağı bir zorlanıyor.</p>
<p>&#8220;Bosch&#8217;un güven kampanyasının hayatımdaki yeri apayrıdır, &#8216;insanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim&#8217; lafı bir dönem Türkiye&#8217;nin gündemine oturmuştu. Shubuo teaser ve lansman kampanyalarını da çok severim. Takside, sokakta, markette insanların shubuo, shubuo, shubuo müziğini mırıldanmalarını duymak çok zevkliydi. Profilo&#8217;nun Aziz Üstel&#8217;li filmini de çok severim, Aziz bey gibi gerçek bir centilmenle tanışma imkanı verdiği için de&#8230; &#8216;Hürriyet hürriyettir&#8217; filmini her seyredişimde hala heyecanlandırır beni. Lassa fabrikasında işçilerle çektiğimiz Impetus Sport filmleri Türkiye&#8217;de çok az yapılabilen bir gerçekçilik içerdikleri için çok sevdiğim işlerden. Özgü Namal&#8217;lı Axess kampanyası da bu büyüklükte bir markanın müşterileriyle kurduğu ilişkinin tonunu değiştirmesi bakımından çok önemli bulduğum bir kampanyamız. Ha bir de Maximum kartın Zuzu filmi unutulmazlardandır, o kadar çok insanın sevgilisine zuzu diye seslendiğini duydum ki&#8230; İnsanların en özeline reklam yoluyla girmenin çok acayip bir yanı var.&#8221;</p>
<p>Murat&#8217;ı sevdiği kampanyalar konusunda zor da olsa susturduktan sonra, biraz da bu işlere nasıl bulaştığını anlamaya çalıştım:</p>
<p><strong>Murat Çetintürk</strong> 1968 doğumlu. İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi (kimya mühendisliğinden atılma!) İş İdaresi bölümü mezunu. İlk kez ciddi anlamda burada okurken reklam denilen şeyle karşılaşmış. &#8220;Reklamda filmler vardı, yaratıcılık vardı. Kendimi reklamlar düşünürken buldum ve acayip keyif aldım bu işten. Çok sonra ünlü bir reklam yaratıcısının bu iş için <em>&#8220;üstünüzde kıyafetleriniz varken yapabileceğiniz en zevkli şey&#8221;</em> dediğini okudum bir yerde. Kişisel olarak yüzde yüz katıldığım bir laf değil, eminim dalga sörfü yapmak çok daha zevklidir ama iş olarak baktığınızda yapılabilecek en zevkli işlerden biri olduğunu söyleyebilirim.&#8221;</p>
<p>İlk çalıştığı ajans Kalemler. Sonra Alice/BBDO&#8217;da 8 yıl, rpm/radar&#8217;da 4 ay. Oradan sonra dağılana kadar Total&#8217;de çalışmış. Sonra Total&#8217;den birlikte ayrıldığı arkadaşlarıyla da <a href="http://www.rafineri.net" target="_blank">Rafineri</a>&#8216;yi kurmuşlar. Ağustos 2001&#8242;den beridir Rafineri?nin Yaratıcı Yönetmeni ve ortağı.</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/mc2.jpg" style="padding: 14px" id="image297" /></p>
<p>Üniversitenin son yıllarında başladığı film senaryosunu gerçi hiç bitirememiş ancak son yıllarda denizi yeniden hatırlayıp, yelkene merak salmayı ihmal etmemiş. &#8220;Yoğun iş hayatında gece gündüz çalışırken durabildiğim anlarda ki bu sık olmazdı, etraftaki hiçbir şey hitap etmezdi bana. Meğer aradığım şey denizdeymiş&#8221; diyor şimdi.</p>
<p><strong>20 Soruluk Söyleşiler</strong>&#8216;de Murat Çetintürk&#8217;ün verdiği <a href="javascript:togglecomments('mcturk1')">keyifli cevaplar burada.</a></p>
<div class="commenthidden" id="mcturk1">
<p><strong>1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong></p>
<p>Bu soru-cevapları aylardır beklettiğim için bu sorunun mis gibi cevabı artık geçerli değil ne yazık ki. Şu an kimselerin en favori insanı değilim.</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Filmlerdeki o çok becerikli banka soyguncularından biri olmayı hep istemişimdir. Ama banka soymak yasadışı olmasaydı pek bir keyfi de olmazdı herhalde&#8230; Gezgin, maceraperest, yelkenci. Bir de yönetmen, müzisyen veya ressam. İki hayatım olsun birinde sonuna kadar dünyanın, ikincisinde sonuna kadar sanatın koridorlarında dolaşayım isterdim.</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabı içinde gizli sanki.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum? lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p>Hatırlayamıyorum. Daha sık söylemem lazım sanırım bu lafı.</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p>Annem söyledi :)</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p>Henüz yaşamadığım ve eğer hiç yaşamazsam pişman olacağım bir sürü şey var tabii. Ama onların bir çoğunu yapmayı planlıyorum. Yapma imkanım artık hiç olmayan bir şey ise 100 metre dünya şampiyonu olmak. Ki çocukken en çok istediğim şeylerden biriydi. Ama bunun için pişman değilim tabii, ne kadar çok çalışırsam çalışayım büyük ihtimalle olamazdım zaten.</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>Söylemem. Sevmemiştim.</p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>Okula Gitmek İstemeyen Çocuklar Okulu.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>Dünyada şu anda neler olup bittiğini bilen birisi varsa onunla bu konuda bir konuşma yapmak isterdim doğrusu.</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun?</strong></p>
<p>İşiyle mutlu olmayan bir insanın başarılı olabildiğini hiç görmedim. Ama sadece işte başarı elde etmenin bir insanı mutlu kıldığını da hiç görmedim. <img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/mc3.jpg" style="padding: 5px 0px 5px 10px" id="image298" align="right" />Olsa olsa asıl derdimizden bizi bir nebze uzaklaştıran bir uyuşturucu oluyor işteki başarılar. Çok kolay da bir yöntem tabii, şu işi becerirsem benden mutlusu olamaz diye düşünmek. Ama ne yazık ki olaylar pek de böyle gelişmiyor, o işi becerdikten sonraki mutluluk 10 dakika falan sürüyor.</p>
<p>Gördüğüm ve anladığım kadarıyla insanı mutlu eden şey &#8220;kendini gerçekleştirmek&#8221;. Bu her neyle olacaksa bunu &#8220;işi&#8221; yapmayı başarmış insanlar da var hayatta. Bu işler de genelde herkesin &#8220;iş&#8221; dediği şeylere pek benzemiyor ne yazık ki. Trajedi de burda başlıyor işte, üniversitede öğrendiğimiz şeyler gerçekten de &#8220;gerçek hayatta&#8221; işimize çok yarayacak şeyler değiller sanırım.</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nin kütüphanesinin girişinde bir yazı vardı, lafın sahibini hatırlamıyorum, bir üniversitenin tüm binaları çökse de eğer kütüphanesi ayaktaysa o üniversite ayakta demektir, anlamına gelen bir şey diyordu bu yazıda. Üniversite hayatını dolu bir kütüphanede geçirmenin insanı &#8220;gerçek&#8221; hayata en iyi hazırlayan şey olduğunu düşünüyorum ben de.</p>
<p><strong>11. Hiç kimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Ne kadar kolay ve iyi bir insan olduğum. Bu kadar gizli kalmasının nedeni hiç de o kadar kolay ve iyi bir insan olmamam olabilir. Veya insanların anlayışsızlığı ve kendileriyle barışık olmamaları. İnsanların hep iyi şeyler duymak istediklerini, eleştiriyi kimsenin pek de duymak istemediğini anladığımda bayağı geç (genç değil) bir yaştaydım. O zamana kadar da bayağı bir şey kaybetmiştim sanırım bu anlayışsızlığım yüzünden. Eski alışkanlıklar kolay atılmıyor, hala kaybetmeye devam ediyorum. Bir açıdan baktığımızda da insan kazandıklarının toplamından daha çok kaybettiklerinin toplamı değil midir? Hayatımız vardır, harcarız ve kendimiz oluruz.</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</strong></p>
<p>Salaklık. Bir de yavaşlık. Hiç bir şekilde başa çıkamıyorum bu kızgınlıkla. Neyse ki çok uzun sürmüyor bu kızgınlıklar, sonuçları da çok ağır olmuyor. Karşı şeritte bir araba başka bir arabaya birazcık dokunmuş diye yavaşlayıp bakıp bakıp bakıp sonra geçen insanlar yüzünden trafik bir kilometre tıkandığında insanların neden bu kadar salak olduğunu düşünüp duruyor insan. Cevabı olmayan bir soru olduğu için de trafik açıldığında geriye bir şey kalmıyor pek.</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>Bilemedim şimdi. Kendimdir herhalde. İnsan başka neden hayal kırıklığına uğrar ki. En azından büyük bir hayal kırıklığına? Tekrar yaşama ihtimalim var neyse ki. Ölmedik ya henüz.</p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>İşim markalarla fazlasıyla içli dışlı olmayı gerektirdiği için bu sorunun cevabı zor benim için. Genel olarak büyüklüğüne güvenip değişmeyi ve gelişmeyi geciktiren veya hiç gerçekleştirmeyen markaları sevmem. Bir de ne olduğu üzerine kafa patlatmaya üşenip kendisini büyük markalara göre konumlayan markalardan hiç hazzetmem.</p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p>Tutkunluk biraz iddialı bir kelime ama bende iyi hisler uyandıran, yıllardır beğeniyle takip ettiğim, tutarlı markalar var. Apple, i-pod, Golf, Saab, bazı İskandinav yatları.</p>
<p><strong>16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>Daha fazla tekne, daha az iş. Bir de çocuk. Umarım.</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p>Çalışkan, disiplinli ve şanslı olmam.</p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p>İşi büyütsün diye mi? Hiç sanmam.</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?</strong></p>
<p>Jim Carey&#8217;nin Tanrı olduğu bir film vardı, işte o. Tanrı olmak da kolay iş değil tabii ama sosyal faydaları çok iyi.</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>Yeni bir film yapmaktansa varolan bir filmin üzerinde değişiklik yapmak çok daha ilginç geliyor bana. Aptalca renklendirilmiş bir Potemkin Zırhlısı mesela. İsmi Potemkin Hırsızı, konusu da Potemkin Zırhlısı&#8217;nın konusu neyse o işte. Zaten dünyada kaç tane konu var ki, ezilen insanların özgürlük mücadelesi yeterince iyi bir konu bence. </p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/09/07/murat-cetinturk-yaratici-yonetmen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tangadan Fark Yaratan Bilkent&#8217;li.</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/07/09/tangadan-fark-yaratan-bilkentli/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/07/09/tangadan-fark-yaratan-bilkentli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Jul 2006 01:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/07/09/tangadan-fark-yaratan-bilkentli-2/</guid>
		<description><![CDATA[Bir açık artırma sitesinde 31 YTL fiyatla satışa konan bir tanga 5 saat içinde 1.250 YTL edecek değeri bulur mu? Hatta 50 bin YTL veren çıkar mı? Açık artırmanın olduğu sayfa üç gün içinde 85 bin ziyaretçi çeker mi? Ve bu daha sonra da gazetelerde, radyolarda ve internette gündem olur mu? Olur. Hem de nasıl&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kymic.jpg" alt="20 Soruluk Söyleşiler" title="20 Soruluk Söyleşiler" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image339" align="right" /></a>Bir açık artırma sitesinde 31 YTL fiyatla satışa konan bir tanga 5 saat içinde 1.250 YTL edecek değeri bulur mu?</p>
<p>Hatta 50 bin YTL veren çıkar mı? Açık artırmanın olduğu sayfa üç gün içinde 85 bin ziyaretçi çeker mi?</p>
<p>Ve bu daha sonra da gazetelerde, radyolarda ve internette gündem olur mu?</p>
<p>Olur. Hem de nasıl&#8230;</p>
<p><span id="more-47"></span></p>
<p>10 gün önce Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi&#8217;nde okuyan bir öğrenciden mail aldım. Şunları söylüyordu;</p>
<p>&#8220;Bir gün kendi kendime, kendim için nasıl bir <strong>fark yaratabilirim</strong>, bunu nasıl ispatlayabilirim diye düşündüm. Amacım sadece ileride <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/06/11/yaratici-cv-bolum-3/" target="_blank">CV</a>&#8216;me yazabilecegim birşey yapmaktı. Mülakatlarda &#8216;Neden sizinle calışalım?&#8217;, <strong>&#8216;Yaratıcı mısınız?&#8217;</strong> gibi sorulara cevap verecek bir şeyleri yine üniversite hayatımda yaptıklarımla göstermek istedim.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/tanga.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image103" align="right" /> Ve aklıma &#8216;kullanılmış bir tangayı&#8217; satışa çıkarmak geldi. Daha önce Türkiye&#8217;de yapılmamış birşeydi ve ünlü olmayan birinin tangasına hazırladığım pazarlama stratejisiyle ilgi çekebilir miyim diye düşündüm.&#8221;</p>
<p>Mail&#8217;inin geri kalan kısmında da bu stratejinin ileride hedeflediği faydayı sağlayacak biçimde şekillendirilmesi konusunda akıl danışıyordu.</p>
<p>Mütevazi yaklaşımı, samimiyeti ve tabii daha önemlisi &#8220;fark yaratma&#8221; odaklı düşünce şekli hoşuma gittiği için konuşmaya başladık. Beni en çok etkileyen yanı ise &#8211; fikirlerini sadece etrafta konuşmak yerine &#8211; <strong>uygulama cesareti</strong> göstermiş olmasıydı. Hem de henüz daha sadece 21 yaşında olmasına rağmen.</p>
<p>Daha sonra tanıdıkça gördüm ki; bu genç adamın beyninin çalışma şekli, yaratıcılığı, cesareti ve girişimci ruhu herkese ilham verecek türden. O zaman bu paylaşılmalıydı; ben de öyle yapmaya karar verdim.</p>
<p>Düşünce şekli ve yaptıklarıyla hayatında fark yaratmış kişileri konuk etmeye çalıştığım <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8216;de onun da yer alması doğal bir sonuç oldu.</p>
<p>Olası önyargıların geleceğini olumsuz etkilemesinden çekindiği için açık ismi yerine &#8216;PG&#8217;yi kullanıyor. Pazarlama adına yaratıcılığını test ettiği bu projenin, ahlak ve etik anlamda yanlış anlaşılma ve suistimal edilme riski var gerçekten. Az sayıda da olsa çıkan bazı yorumlar bu yönde olmuş bile. Ayrıca &#8220;Böylesi daha keyifli&#8221; diyor. &#8220;Bazı tanıdıklarım gelip bana &#8216;ya duydun mu tanga olayını?&#8217; diye anlatıyor. Onları dinlerken ve hiç bilmiyormuşçasına sorular sorarken çok eğleniyorum. Daha bilgece geliyor gizli kalmak&#8221;. (Peki neden &#8216;PG&#8217;? İsminin baş harfleri olmadığını söyleyebilirim!)</p>
<p>Google&#8217;dan masumane bir tanga fotoğrafı&#8230; İçinde çok ironi taşıyan bir ilan metni&#8230; İmajı yanlışta olsa ilgi uyandıracak ve insanların dikkatini çekecek bir şey&#8230; &#8220;Üniversite öğrencilerinin yaptıkları dikkat çekiyor, o zaman onu kullanmak lazım&#8230;&#8221; diyor PG: &#8220;Kendi üniversitemin o dışarıdaki paralı tikiler imajı bu iş için çok uygundu. Herkes içerideki öğrencilerin çok paralı, servetini ortaya saçan, gerizekalı ordusu ve kızlarının ise hepsinin güzel olduğunu düşünüyor ama sonuçta hepsi yanlış. Ben de bunu alıp, popüler ve seksi ama parasını bitirmiş bir kızın tangasını satarak okuma yakarışı haline getirdim. Hani eskilerin &#8216;seni okutmak için gömleğimi bile satarım&#8217; sözünü aldım &#8216;okumak için tangamı satıyorum&#8217; modeline getirdim.</p>
<p>Ama yetmezdi, kendisi hakkında konuşulmasını sağlayacak bir kaç şey daha koymalıydım. Bu biraz da abartı olmalıydı, o yüzden giyilmiş halde kargoya verilmeli ve şu sıcak yaz günlerinde absürd bir şekilde iki gün giyilmeliydi&#8221;.</p>
<p>Bu şekilde ilan metnini hazırlamış ve özellikle de bunu erkek iç çamaşırı reyonuna koymuş. <a href="http://www.gittigidiyor.com/" target="_blank">GittiGidiyor</a>&#8216;da açık artırma fiyatını &#8220;31 YTL&#8221;den açarak espri anlayışını da bizlerle paylaşmış! Kulaktan kulağa olması için ise ince eleyip sık dokumuş.</p>
<p>Reklam stratejisi için de &#8220;MSNden sadece bir arkadaşa &#8216;bak bir forumda ne buldum&#8217; diye ilan sayfasının url&#8217;sini yolladım. Onun başkalarına yayacağını adım gibi biliyordum. Daha sonra ise çok az kişinin girdiği bir forum sayfasına &#8216;Bakın ilginç bir şey buldum&#8217; diye ilanı post ettim.&#8221;</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/gg10.jpg" style="padding: 10px" id="image105" /></p>
<p>Bundan sonra da &#8220;sabah ola hayrola&#8221; diyerek gidip uyumuş. Ertesi sabahı ise şöyle anlatıyor: &#8220;Sabah uyandım, ilk iş olarak ilan sayfasına baktım. İlan sayfasına 10 bin küsür kişi bakmıştı ve verilen fiyat 100 YTL idi. Fiyat azar azar ama sürekli artıyordu ve dakikada 500 insan sayfaya bakıyordu. Ekşi Sözlük&#8217;ü açar açmaz sol frame&#8217;de &#8220;<a href="http://sourtimes.org/show.asp?t=bilkentliden+kullanilmis+tanga" target="_blank">Bilkentliden kullanılmış tanga</a>&#8221; başlığında bu konu hakkında harıl harıl entry girildiğini de gördüm. Bir anda düşündüğüm şey olmuş, kendi kendisinin reklamını yapar hale gelmişti ilan. Ben duyurmak için hiç uğraşmadım.&#8221;</p>
<p>Sonra bir sürü forumda bu konunun tartışıldığını görmüş ve fark etmiş ki bu ilan bir şeye de çok iyi dikkat çekmiş: <strong>&#8220;Cinsel açlığa!&#8221;</strong></p>
<p>Evet, cinsellik ilgi çeker ama burada cinsellikten öte şeyler var. Ortada en çok satan tüm gazetelerin arka kapağında gördüğümüz seksi kız resmi yok, ancak bu ülkedeki fetişistleri de unutmamak gerek.</p>
<p>Yine de, satıcısının kız olduğundan bile emin olunmayan tangaya bu kadar talep olması ilginç. Fiyat birkaç saat içinde ciddi bir teklif olan <strong>1.250 YTL</strong>&#8216;yi buluyor. O zamana kadar talep eden kişi sayısı 32. Ondan sonra ise birkaç kişinin <strong>50 bin YTL</strong> teklif vermesiyle iş çığırından çıkıyor ve site açık artırmayı durdurma kararı alıyor. Açık artırmanın durdurulmasına rağmen ilk üç günde <strong>85 bin ziyaretçi</strong> incelemiş ilan sayfasını. Bu arada medyada patladı olay. Bazı okuyucular olayı dejenere olmakla suçlarlarken bazıları da yaratıcı bulmuştu.</p>
<p>Şimdi bundan sonrasının planını hazırlamış. Erkek olduğunu ilk günden beridir açıklamak aklındaymış. Ama ilanın etkili olması için Hürriyet&#8217;te çıkacak <a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4625337.asp?top=1" target="_blank">habere</a> kadar saklamış erkek olduğunu. &#8220;Bu sırada her yerden röportaj teklifleri geliyordu; onlara erkek olduğumu açıklayınca daha da ilgilerini çekti&#8221; diyor. Zaten erkek olduğu öğrenilince bu olayın bir kat daha ilgi çekeceğini ve hafızalarda daha çok yer edeceğini planlamış. Sonrasında Esquire ve Hürriyet gazetesiyle anlaşmış. İsim ve yüz çıkmadan röportaj verme konusunda anlaşmışlar.</p>
<p>Bu arada bunun sürekliliğini sağlamak için bir yöntem düşünmüş: &#8220;Evet bu tarz şeyler ilgi çeker ve kendinden bahsettirir. Ama ben bunu başından beridir bir pazarlama projesi olarak düşündüğüm için bunu sadece burada bırakamazdım. Yani bu tarz haberler sabun köpüğü gibidir ve hemen unutulur. Bana göre pazarlama dikkat çektiği halde bunu satışlara yansıtmıyorsa, o kadar başarılı değildir. O yüzden tangayı değil ama başka bir şeyi satışa dönüştürebilir miyim diye düşündüm. Para kazanmak ya da ucuz yoldan köşeyi dönmek gibi bir gayem yoktu. Sadece bunu da iyi yönetebildiğimi kanıtlamak istedim&#8221; diyor.</p>
<p style="text-align: center"><a href="http://www.tangasinisatanhatun.com/index.php" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/thsbanner1.jpg" style="padding: 10px" id="image107" border="0" /></a></p>
<p><!-- br-->&#8220;Ne kadar kopya olsa da aklıma ilk olarak Alex&#8217;in yaptığı <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/01/14/bir-milyon-dolarlik-fikir/" target="_blank">piksel satışı</a> geldi. Burada şu noktada kendi öz eleştirimi yaparak daha yaratıcı bir şey bulabilirdim diye düşünüyorum. Ama insanlar o zaman bu ilanı da para kazanmak için verdiğimi sanacaklardı. Fakat bu aslında bir kabiliyet testinden başka bir şey değil. O yüzden sadece pazarlamanın satışa dönüşmüş halini de göstermesi ve kanıtlaması açısından kare satışı mantıklıydı. Beklediğim kadar da satış oldu ve bu pazarlama-satış olayını kanıtlamaya yetti. Zaten kopya bir <a href="http://www.tangasinisatanhatun.com/index.php" target="_blank">siteyle</a> daha fazlasının kazanılmayacağını biliyordum.&#8221;</p>
<p>Cinsel açlık konusuna dönüyor tekrar: &#8220;Garip olan; ben Türkiye&#8217;de hep halı altına süpürülen bir şeyi de açığa çıkardım. Bir tanga parçasına 1.250 YTL teklif etmek ne demek! Hadi onu geçelim, site açık artırmayı durduktan sonra insanlar site üstünden mesajlarla tangaya talip olmaya devam etti. Hatta bazıları ahlaksız tekliflerle bile geldi. Hani cidden niyetiniz tanga satmak olsa orada alacak çok aç insan var. Sonuçta bir tanga nedir ki?! Acınacak halde hepsi&#8221; diyor.</p>
<p><a href="http://www.blogcu.com/tangasinisatanhatun" target="_blank">Blog</a>&#8216;unda da bunlardan bahsederken bu tanga ilanını bir <strong>&#8220;tangalı mor inek&#8221;</strong> olarak görüyor. Bunun dejenere olmakla alakası olmadığını da söylüyor: &#8220;Televizyonda ve bir çok yerde zaten bu imajların birbirine kaynaşması olan bir şey. Tarkan&#8217;a kola içirmekten veya seksi bir kıza dondurma yalatmaktan farkı yok bunun.&#8221;</p>
<p>Şimdi gelin; çıkış amacı <strong>&#8220;fark yaratma&#8221;</strong> konusunda kendini sınamak ve aynı zamanda mezun olduğunda, <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/06/11/yaratici-cv-bolum-3/" target="_blank">özgeçmişine</a> okurken gerçekleştirdiği yaratıcı projelerini yazabilmek olan bu 21 yaşındaki öğrencinin <strong>&#8216;tanga&#8217;dan çıkardığı pazarlama derslerini</strong> kendi ağzından dinleyelim:</p>
<ul>
<li>İçinde cinsellik taşıyan herşey ilgi çeker. Bu bir bez parçası bile olsa, çağrışımı yetiyor.</li>
<li>Kulaktan kulağa iletişim stratejisini baştan belirleyip yönetmek önemli. Yapılan iş kendi başına arkadaş sohbetlerine girebilmeli.</li>
<li>İnternet; fikirlerin virus gibi yayılmasını sağlayan en hızlı buluş.</li>
<li>Üniversite öğrencilerinin yaptıkları herhangi bir kişinin yaptığından daha fazla dikkat çekebiliyor.</li>
<li>Ürünün içinde ironiler taşıması kendisinden bahsedilmesi için bulunmaz bir nimet.<br />
Ürün veya pazarlama stratejisi insanların kendi hayat görüşlerini, ahlak anlayışlarını, ideallerini dışarı vurmalarını sağlayacak bir zemin sağlarsa daha çok dikkat çekiyor.</li>
<li>Taklitler orjinalleri yaşatır. Tanga ilanından sonra buna benzer bir sürü ilan çıktı ama hiç biri tam manasıyla bakılmadı, konuşulmadı.</li>
<li>Gizem her zaman ilgi çeker. Eğer o ilanı gerçekte bir kız verseydi ve tüm cesaretiyle resmini oraya koysaydı aynı düzeyde ilgi göremezdi. Çünkü o tangayı satanı hayal eden kişiler kesinlikle hayallerinin kadınını gözlerinin önüne getiriyorlar.</li>
<li>Gittigidiyor sitesi kesinlikle fırsatları değerlendirme kapasitesine sahip değil. Satışı durdurmaktan ziyade satışı çok yüksek paralar vererek engellemeye çalışanları durdursaydı, hem daha çok dikkat çeker hem de kendi isminden daha çok bahsettirirdi. Şimdi televizyon reklamlarında onca ürünün içinde bir tanga fotoğrafı olsa, onlar için daha faydalı olur.</li>
<li>Forward mesajların gücüne inanmak gerek. İnsanlar arkadaşlarından gelen bu tarz mesajları daha ilgiyle ve fikri satın alarak okuyor.</li>
</ul>
<p>İşte bunlar 21 yaşındaki bir öğrencinin bu sınavdan aldığı dersler.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yaşı ve deneyimleriyle kendisinden kat ve kat daha fazla profesyonel pazarlama uzmanlarının, yöneticilerinin, girişimcilerin, hatta danışmanların durup şu sorulara kendileri için cevap aramaları gerekli.</p>
<p><strong>Ben 21 yaşında; henüz okurken;</strong></p>
<ul>
<li>Derslerde istenen hayali projelerin dışında hayata geçirdiğim neler oldu?<br />
Kendi geleceğimi yine kendim yönetebilmek adına neler yaptım?</li>
<li>&#8216;Benzerlerimden farklıyım&#8217; söylemini ne kadar söylem ötesine taşıyabildim?</li>
<li>Öngörü, stratejik düşünme, planlama, risk alma, uygulama alanlarında nasıl bir düşünce sistemine sahiptim?</li>
</ul>
<p>Hatta; geçtim o yaşları; <strong>bugün</strong> bile sahip olduğum yaş, deneyim, konum ve yetki olarak bu alanlarda <strong>neredeyim?</strong></p>
<p>Şimdi sıra 20 Soruluk Söyleşimizde.</p>
<p><a href="javascript:togglecomments('tangadanfarkyaratanbilkentli1')">İşte PG&#8217;nin verdiği cevaplar:</a></p>
<div id="tangadanfarkyaratanbilkentli1" class="commenthidden">
<p><strong> 1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong></p>
<p>Şuan da birilerinin favorisi olduğumu sanmıyorum. Büyük işler yapacağıma da inancım sonsuz, o yüzden ilerde birilerinin favorisi olur muyum bilmiyorum. Ama olmak isterim tabii ki.</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Şuan da öğrencilik yapıyorum. Öğrenmekten çok zevk alıyorum ama öğrenciliği pek sevmiyorum. İlerde çalışmak istediğim ana işin dışında yapmak istediklerimde var. Yalnız her şeyi bir kenara bırak ve tekrar hayata başla ve bir meslek seç deseler sanırım yönetmen olmak isterdim. Sinemanın büyüsüne ve artık tüm sanatları içine aldığına inanıyorum. Bir de insanları belli duygulara kanalize etmeye çok yetenekli bir alan. Duyuyorsun, görüyorsun ve hatta yönetmenin yeteneğine göre o karakterlerde yaşıyorsun.</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p>Bana birisi ben beyaz yalan söylemem derse ona inanmam işte. Samimi bulmam. Büyük yalan söylemeyi sevmem ama beyaz yalanlara karşı değilim. Onları da yerinde kullanmak lazım. Gerçi son tanga ilanında etkili olsun diye büyük bir beyaz yalan söyledim =) Beyaz yalana ben birinin kalbini kırmak istemiyorsam ve gerçek onu sebepsiz yere çok incitecekse başvururum. Ama ileriki zamanda o iş geçtiğinde ve doğruyu söylemek eskisi kadar etkisini göstermeyecekse o kişiye bunu anlatırım, en azından aklımda kalmışsa bu.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum&#8221; lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p>Çok sevdiğim birkaç dostuma sohbetlerimizin birinde (artık o kadar keyif alıyordum ki hayatımda olmasından) &#8220;Seninle tanıştığım güne ve seninle bu noktaya gelmemize vesile olmuş herşeye şükürler olsun&#8221; demişimdir. Bunu en son çok yakın bir arkadaşıma söyledim. Olayları algılayış biçimi ve beni anlaması hoşuma gitmişti. İnsanlara hak ettikleri ilgiyi ve sevgiyi göstermekten çekinmiyorum. Bunu sözlerimle de desteklerim. Ama çok sevdiğim ve beni samimi bulduğuna inandığım bir arkadaşım hoşuma gitmeyecek bir davranışta bulunduysa da &#8220;Şu davranışına gıcık oldum, biliyor musun?&#8221; derim.</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p>Tanga olayını bilen bir dostum &#8220;Oğlum helal olsun sana, çığır açtın! Durdun durdun, turnayı gözünden vurdun! Bekliyordum zaten ben böyle bir şey demişti&#8221;. Bu tavrı doğruyu söylemek gerekirse çok hoşuma gitmişti.</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p>Mesela geçen hafta kankamla tatile gitmediğime yanarım şu birkaç günde. Adamlar çok eğleniyor yahu orada şimdi :) Onun dışında bir de genel olarak pişmanlık duyduğum, yurt dışında yaşadığım süre de oradan daha çok faydalanabilirdim eve tıkılmak yerine. Ayrıca tüm Avrupa&#8217;yı gezerken bir seyahatname yazabilir ve şimdilerde onu birkaç yayın evine verebilirdim. Ama içinde &#8220;ne gördüm?&#8221;den çok gördüklerimi nasıl algıladım, ben de uyandırdığı şeyler neler, onları yazabilirdim. Çünkü çoğu olayı ve nesneyi çoğunluktan farklı gördüğüme inanıyorum.</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>Lisede takma adım yoktu. Takana takardım çünkü (Türkçe çok esnek bir dil, nereye çekersen =) Ama kısaltma kullanırlardı çağırmak için beni. Sevmezdim mis gibi adım dururken. Yalnız ortaokulda spor konusundaki beceriksizliğim yüzünden çok dalga geçildi benimle. Napıyım kardeşim oynayamıyorum basket, futbol.</p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>İlerde çok para kazanırsam üniversite mantığında olan ama sadece İş İdaresi konusunda eğitim veren bir okul açmayı çok istiyorum. Üniversiteden sonra insanların master gibi okuyabileceği ama sınav yerine direk olarak istek ve genel beceriyle çok sınırlı sayıda öğrenci alan bir yer hayalim var. Hap bilgiden ziyade yaşayarak ve tecrübe ederek tamamen hayali şirketler üzerinden simülasyon programlarıyla eğitim aldıkları ve yeteneklerini sınama imkanı buldukları bir okul. Öğrencileri de mümkünse farklı insanlardan seçmek gibi bir isteğim var. Adını düşünmedim ama isimsiz de olabilir, isteyen istediğini koyar ki bu da onu sahiplenmelerini sağlar.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>Daha eskilerden beridir karikatür, resim çiziyorum.Michelangelo&#8217;yla tanışmak ve elini öpmek isterdim. Leo&#8217;yu da seviyorum ama bu kadar çok insanın ona ilgi duyması bendeki ilgiyi ona karşı azalttı. Şımarırdı yaşasaydı adam =)</p>
<p>Johnny Depp&#8217;le arkadaş olmayı, Okan Bayülgen&#8217;le de rakı sofrasında muhabbet etmeyi çok isterim. Adamın kültürü ve zekası beni cezbediyor.</p>
<p>Bill Gates&#8217;le de mümkünse bir tartışma programına katılıp birbirinden gıcık sorularımla onun yüzünü kızartmak isterdim.</p>
<p>Steve Jobs&#8217;ı da Standford Üniversitesi&#8217;nde <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/03/14/ac-kal-budala-kal/" target="_blank">2005 yılı mezunlarına yaptığı konuşmadan </a>dolayı da tebrik etmek isterdim, yüzyüze.</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun?</strong></p>
<p>Daha öyle bir insan tanımadım. Kime dokunsam işi konusunda bin ah işitiyorum. Ama umarım tanırım. Şu aralarda zaten tek istediğim hem başarılı hem de mutlu olabileceğim bir işe sahip olmak ve gelecekte yataktan kalktığımda işime koşar adımlarla gidebilmek.</p>
<p>Yani bu soruyu ileride çevremdeki birisine sorarsan beni örnek göstersin yeter.</p>
<p><strong>11. Hiçkimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Ben karşımdakinin düşüncelerini okuyan bir mutantım. Kimse bilmez bunu mesela :)</p>
<p>Şaka bir yana olayları garip bir şekilde bütünüyle görüyorum sanırım. Mesela bir insanın bir şeyi yaptığını gördüğümde onun tüm duygularını birkaç salise içinde içimde hissediyorum. Bu çok nadir oluyor ama olduğu zamanda çok güçlü oluyor. Bunu kelimelerle ifade etmek çok zor ama bunu hiç unutmadığım bir örnekle pekiştireyim:</p>
<p>Yurtdışında yaşadığım sırada bir McDonald&#8217;s'da yemek yemiştim ve çıkarken kenardaki bir masada bir babayla oğlunu gördüm. Çocuğun önünde o bir euroluk hamburgerlerden tek bir tane vardı ve baba sanıyorum ki oğlunu mutlu etmek için cebindeki son parayla oğluna bu hamburgeri almıştı. Ama çocuk hayatında ilk kez öyle bir yerde yemek yiyordu ve babası oğluna kağıtta kalan ketçabı da yalatıyordu. O an için o gördüğüm şey ve babanın çocuğunun büyük boy menü isteğini ancak bir hamburgerle yerine getirme çabası beni çok üzmüştü. Eve, çevremdeki insanlara çaktırmamaya çalışarak ağlayarak dönmüştüm. Bunun gibi yaşadığım çok olay var.</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</strong></p>
<p>Kızdığım çok şey var. Beni en çok özellikle Türklerdeki atalet duygusu kızdırıyor. Bir de insanların daha denemeden ben yapamam, ben edemem olayı beni çileden çıkarıyor. Sürekli yıkıcı eleştirilerde samimi gelmiyor bana. Madem öyle daha iyisini yapmaya çalış sen de. Ama hayatında hiç bir şeyi başaramadan gelip de beni haksız yere eleştirme.</p>
<p>Biraz mükemmelliyetçiyim ve çok heyecanlıyım. Bir konunun üzerine düştüğümde heyecandan her şey hemen olsun, bitsin istiyorum ve o işi beraber yaptığım insanlardan aynı şeyi göremeyince çok kızıyorum.</p>
<p>Okul projelerindeki &#8216;free-rider&#8217; dediğimiz, hiç iş yapmadan projede iş yapıyor gibi görünenlere ve sonunda herkesle aynı notu alanlara da çok kızarım. Bu kızgınlıkla baş etmek için susmaya çalışıyorum ama bu çok zor oluyor.</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>En büyük hayal kırıklığım yok çok şükür. Ama yaşadığım bir tanesi şimdilik büyük duruyor. Eski kız arkadaşım bana büyük bir yalan söylemişti. Aylarca o yalanı yaşadım, öğrendiğim zaman ise ciddi anlamda yıkılmıştım.</p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>Sunduklarından daha fazlasına fiyat biçen markalar genellikle sinirimi bozuyor. Bir de müşteri hizmetleri iyi işlemeyen, &#8220;sattım, dönüşü yok bu işin&#8221; tarzı çalışan şirketlere uyuzum. Gerçi onlara ne kadar &#8220;marka&#8221; denir bilemiyorum. Ama onun dışında Telsim&#8217;e karşı bir antipatim var mesela. Cem Uzan&#8217;dan önce de vardı bu ve bana göre o şirketi bana sevdirecek olan pazarlama uzmanı/imaj maker gerçek bir dahi olur.</p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p>Marka tutkum yok. Yaşıtlarıma göre de ben de hoşuma giden en önemli şeylerden birisi de bu sanırım. Seversem bir şeyi alırım ama baba parasıyla şu markaya tutkunum demem. Diyen yaşıtlarımı da komik ve gereksiz buluyorum zira kendi kazandığın parayla aynı şeyleri alabilecek misin de şimdi kendini böyle şartlandırıyorsun.</p>
<p>Babamın bana verdiği en büyük öğütlerden birisi de bu olmuştur: &#8220;Eğer benim sana sağladığım imkanları sen kendine ve ailene sağlayamazsan, yani daha azını elde edersen çok mutsuz olursun. Aynı kalırsan da mutlu olmazsın. Mutlu ve huzurlu olabilmen için beni imkanlar dahilinde geçmek zorundasın.&#8221; İşte bu noktada kendime diyorum ki, eğer şimdi babamın parasıyla en iyilerini arzularsam ilerde ne ile mutlu olacağım? Tabii ki insan hep en iyisini ister, ilerde kendi paramı kazanınca kendi paramla belki bazı markaları sahiplenebilirim ama şimdi bu hoşuma gitmiyor.</p>
<p>Fakat onun dışında internette tutkun olduğum markalar var. Mesela Google&#8217;a hayranım. İleride yapacaklarını düşündüğümde heyecanlanıyorum. Microsoft&#8217;un da yakında pabucunu dama atacağına inanıyorum (bkz: <a href="http://84.44.114.44/show.asp?t=google+spreadsheets" target="_blank">Google Spreadsheets</a>). Ekşi Sözlük&#8217;ü yazar olmasam da okuyucu olarak çok doyurucu buluyorum. Son zamanlarda bazı yazarlar konsepti çok bozsalar da ilk başvuru kaynaklarımdan birisi.</p>
<p>İnternet dışında da şimdi aklıma gelen IKEA&#8217;yı söyleyebilirim. İlerde evimi IKEA&#8217;dan döşemek gibi bir düşüncem var.</p>
<p><strong>16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>Belki bir çocuğum olur. Adı bile hazır şimdiden. Ama evli olur muyum bilmiyorum (evlenmeden de çocuk sahibi olabilirim). Burası biraz doğru insana bağlı. Ama yurtdışına tatile gideceğim, akşamları sarılarak kiraladığımız DVD filmi izleyeceğim ve saatlerce felsefe, siyaset ve diğer tüm acayiplikleri tartışabileceğim bir sevgilim olacak. En az benim kadar manyak ve farklı düşünen biri olması şart. En azından öyle umuyorum. Şimdikiler bu konuda biraz eksik kalıyor.</p>
<p>İş olarak da istediğim noktada olmak, haftasonları deliler gibi eğlenmek, belki denenmemiş tarzda bir kitap yazmak, kısa film çekiyor olmak, Güney Amerika&#8217;yı görmüş olmak ve birbirinden acayip ve değerli insanlarla takılıyor olmak istiyorum. Şimdiki dostlarımın yanımda olmasını, babamın, annemin ve kardeşimin benimle gurur duyuyor olmasını diliyorum.</p>
<p>Çok şey mi istiyorum, hayır!</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p>Olayları farklı görmem ve yaratıcılığım olabilir. Risk almayı ve takım çalışması yapmayı çok seviyorum bir de. Futbolu sevmiyorum bunu da ekleyeyim =)</p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p>Ne yaptığı önemli. Birileri çok ciddi zarar görmüşse onu polise gitmesi konusunda ikna ederdim. Kendi kendine halletmesini ve birileri onu ele vermeden, kendisinin teslim olmasını sağlardım. Ama imkanlar dahilinde ve onun haklılık payı varsa ülkedeki en iyi avukatı onun avukatı yapmaya çalışırdım.</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?</strong></p>
<p>Ben genelde izlediğim filmlerden çok etkilenirim. Zaten her filmi de izlemem, mümkün mertebe seçerek izlerim. Karakter derseniz ise X-men&#8217;deki Wolverine olmayı çok isterdim. İnsanın içtiği sigaranın dumanı daha ciğerlerden çıkmadan, ciğerlerin kendi kendisini onarması ne demek ya =) Adamın pençeleri ben de olsa önümde kimse duramazdı sanırım.</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>Konusu kesinlikle korku olurdu. Korku filmleri çekmeyi çok istiyorum. Öyküsü hazır bir tane var zaten yazdığım, adına ise daha karar vermedim.</p>
<p>Ülkemizde çekilen korku filmleri bana göre korkudan ziyade gerilim. İkisi çok farklı şeyler aslında. Yurtdışının filmlerinden de korkamadım bir türlü. Korkusuzum demiyorum ama bana göre bir filmden korkulması için o kişinin evine gittiğinde aynı şeyi yaşama ihtimalini düşünmesi gerekir. Burada yine gerilimle korku arasına ince bir çizgi çiziyorum. Cinayetler korku değildir. Cinler ve din öğeleri ise korkuyu körükler.</p>
<p>&#8220;Ghost&#8221; yada &#8220;hayalet&#8221; kelimesi ise başlı başına bir fiyasko çünkü çoğu insan için bu kelime komik. Çevrenizde göremediğiniz ve film boyunca da şeklini, cismini göremediğiniz bir varlığın eğer etrafınızda dolaştığını düşünürseniz işte asıl korku o zaman başlar. Bana göre cinler bu konu da kullanılabilecek en iyi şey. Şeytanın kendisi bile bu mertebeye erişemiyor çünkü hepimizin içinde zaten bir tane var ve bilinçaltımız bunu biliyor.</p>
<p>Bir de köşklerde ve büyük yerlerde geçen bu tarz hikayeler de yeterli değil çünkü adam sinemadan çıktıktan sonra üç oda bir salon evine gidiyor. Hikaye bir apartman dairesinde geçse o daha korkutucu olur. Kaçımız köşklerde, onbeş oda üç mutfak malikanelerde yaşıyoruz ki izleyen eve döndüğünde karanlık salona girerken ürpersin.. </p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/07/09/tangadan-fark-yaratan-bilkentli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>40</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Doğan &#8211; Altı Üstü Tasarım</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/06/04/mehmet-dogan-alti-ustu-tasarim/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/06/04/mehmet-dogan-alti-ustu-tasarim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jun 2006 21:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Blogunda bugüne kadar yazdığı 350&#8242;ye yakın bilgilendirici yazısıyla tanıdık, hoş ve akıcı üslubuyla sevdik. Türkiye&#8217;de bir ilke imza atan kitabını tavsiye ettik, uyguladığı tanıtım stratejisini pazarlamacılara örnek gösterdik. Belki de en önemlisi; yenilikçi ve öncü fikirlerini hayata geçirmesini alkışladık. Altı Üstü Tasarım blogunun yazarı Mehmet Doğan 20 Soruluk Söyleşiler&#8216;de yedinci konuğumuz. 13 Haziran 1973 tarihinde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kymic.jpg" id="image339" style="padding: 5px 0px 10px 10px" title="20 Soruluk Söyleşiler" alt="20 Soruluk Söyleşiler" align="right" /></a>Blogunda bugüne kadar yazdığı 350&#8242;ye yakın bilgilendirici yazısıyla tanıdık, hoş ve akıcı üslubuyla sevdik.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bir ilke imza atan kitabını tavsiye ettik, uyguladığı tanıtım stratejisini pazarlamacılara örnek gösterdik.</p>
<p>Belki de en önemlisi; yenilikçi ve öncü fikirlerini hayata geçirmesini alkışladık.</p>
<p><span id="more-41"></span></p>
<p><a href="http://www.unbf.ca/altiustu/" target="_blank">Altı Üstü Tasarım</a> blogunun yazarı <strong>Mehmet Doğan</strong> <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8216;de yedinci konuğumuz.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/md2.jpg" style="padding: 5px 10px 10px 0px" id="image141" align="left" />13 Haziran 1973 tarihinde, bir devlet dairesinde (şimdi emekli) çalışan anne ile muhasebeci bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmiş Mehmet. 2 yaşındayken ailesi Ordu&#8217;ya yerleşmiş, 18 yaşına kadar da Ordu&#8217;da yaşamış, okumuş, büyümüş. Sonra üniversite; Hacettepe İktisat.</p>
<p>İktisat konusunda çok bilgili olmadığından beklentisi de yokmuş önceleri. Ancak ondaki yaratacılığın dışarı çıkmasına izin vermeyince nefret etmiş iktisat&#8217;dan, bir beden küçük gelmiş ona.</p>
<p>İktisatın insan bilimi olmadığını düşünüyor: &#8220;Birçok teori, insan davranışlarının sabit olduğunu varsayıyor. Ya da her tüketicinin aynı motifler ile hareket ettiği kavramıyla yola çıkıyor. En azından bana öğretilen iktisat buydu.&#8221; Ekonometri&#8217;de zorlanınca hocası Celal Küçüker&#8217;e mezun olduğunda iktisatcı olmayacağı sözü verince hocası da dersi geçmesine izin veriyor. Şimdi &#8220;Celal hocama verdiğim sözü tutuyorum&#8221; diyor!.</p>
<p>Radyo programcılığı, TV komedi program sunuculuğu, satış elemanlığı gibi denemelerden sonra Web dünyasına girişi bir tesadüf sonucu olmuş.</p>
<p>Eşi Jennifer yaz aylarında Kanada&#8217;ya gittiğinde onunla en ucuz konuşmanın yolunun email olduğunu keşif edince ilk internet bağlantısını almış ve aşık olmuş internet ve web sayfalarına. Yıl 1996. &#8220;O dönemde zaten kendilerine web tasarımcı diyenlerin sayısı bir elin parmağını geçmiyordu. Ben de başkalarının koduna bakarak öğrendim bu işi.&#8221;</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/jayda.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image139" align="right" />Türkiye&#8217;de yaşarken, Ankara&#8217;da tanışmış eşiyle. Jennifer o sıralarda TED Koleji&#8217;nde öğretmen. Birkaç sene sonra da evlenmişler. Türkiye&#8217;de bir müddet yaşadıktan sonra çocuk sahibi olmaya karar verdiklerinde, eşinin hamilelik deneyimini Kanada&#8217;da yaşamak istemesiyle yeni bir sayfa açmışlar hayatlarında. 8 yıldır da Kanada&#8217;da. Jayda ve Aliya isminde iki muhteşem kız çocuğuna babalık yapıyor.</p>
<p>Kanada Halifax&#8217;da orta ve büyük ölçekli 3 ayrı şirkette calıştıktan sonra Fredericton&#8217;a yerleşmiş. Şimdi New Brunswick Üniversitesi&#8217;nin Bilgi İşlem Bölümünde <strong>Kullanılabilirlik Uzmanı</strong> olarak görev yapıyor. Aynı zamanda da ders veriyor.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/aliya.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image137" align="right" />Bir nevi antropolog&#8217;a benzetiyor kullanabilirlik uzmanlığı işini. Çünkü işinin büyük kısmı kullanıcılar ile konuşmak ve onları izlemek ile geçiyor.</p>
<p>&#8220;Örneğin Üniversite&#8217;de bir araştırma için birkaç gün boyunca bir benzinci de insanların arabalarına benzini nasıl koyduğunu izledim. Sıkıcı gibi görünse de optimal çözümü bulmak yaratıcı olmayı gerektiriyor.&#8221;</p>
<p>Bir ürünün kullanıcılar tarafından nasıl anlaşıldığını, kullanıldığını ve en optimal çözümün nasıl olacağını bulmak ve tasarımcı ekibe vermek Mehmet&#8217;in işi.</p>
<p>&#8220;Test. Testing 1 2 3 4. Merhaba&#8230; Blog okyanusuna ben de bir damla olarak katılıyorum. Çoğu kişinin blog sahibi olması için nedenleri vardır. Benimkisi ise çok basit: Kızlarım&#8230; kendimle ilgili hikayeleri dinlemeye bayılıyor, bu sayede büyüdüklerinde okuyabilirler.&#8221; işte bunlar 2 Eylül 2003&#8242;de ingilizce olarak yazılmış Mehmet&#8217;in <a href="http://webteam.unb.ca/mehmet/blog/archives/000914.html" target="_blank">ilk blog</a> satırları.</p>
<p>2004 Aralık&#8217;tan beri yazdığı <a href="http://www.unbf.ca/altiustu/" target="_blank">Altı Üstü Tasarım</a>&#8216;da bugün geldiği nokta ise bambaşka.</p>
<p>2006&#8242;nın ilk beş ayında toplam 100 bin tekil ziyaretçi, 200 bin sayfa gösterimi. Sadece Mayıs rakamları 30 bin tekil ziyaretçi, 60 bin sayfa gösterimi. Ve süratle artan bir eğilimde. Bu ilgi, bırakın bir blogu, orta ölçekli bir çok şirketin web sitesi için bile sadece hoş bir hayal.</p>
<p>Neden yazdığını ve amacını ise şöyle dile getiriyor sitesinde:</p>
<p>&#8220;Çünkü&#8230; Türkiye&#8217;de bilişim teknolojilerinde bir standart yok. Birçok konu, tartışılmadan, sorunlar çözülmeden, diğer sorunlarını çözmüş, sorularını sormuş devletlerin kullandığı teknolojileri kullanıyoruz. Neyi nasıl kullanmamız gerektiğini öğrenip, bilişim teknolojileri sektörüne yönelik bir standart oluşturmamız gerekiyor. İşte, bu konuların tartışılabileceği bir alan yaratmak için yazıyorum.&#8221;</p>
<p>Yalın bir dil ve hayattan örneklerle hikayeleştirdiği hemen her yazısında, yenilikçiliğin ve yaratıcılığın izlerini görmeniz mümkün. Sıcak bir sohbet ortamı sunuyor blogunda. Üstelik çalıştığı iş alanı teknoloji ile doğrudan ilgili olmasına rağmen!</p>
<p>Mehmet&#8217;in, <a href="http://www.bloglaralemi.com" target="_blank">Bloglar Alemi</a>&#8216;nde <a href="http://www.derinsular.com/" target="_blank">Derin Sular</a> ile yaptığı <a href="http://www.bloglaralemi.com/alem/2005/08/teknoloji_kimin_umrunda_roportaj_alti_ustu_tasarim.php" target="_blank">röportajdan</a>: &#8220;Herkes, herkesin teknolojiyi anladığını sanıyor. TCP/IP, https, URL, link, RSS, blog gibi birçok terimi, herkesin ezbere bildiği gibi bir inanç var ki bu çok yanlış. Benim sitemde yapmaya çalıştığım şey, &#8216;şu anki bilgi&#8217; ile &#8216;hedef bilgi&#8217; arasındaki boşluğu kapatmak.</p>
<p>Ayrıca web herkesin kullandığı bir araç. Yani yazdıklarım yalnızca web tasarımcılarının &#8216;aa evet&#8217; diyebileceği şeyler değil. Hepimiz internet kullanıcılarıyız ve benim yazdıklarımın hepsi &#8216;kullanıcı&#8217; ile ilgili. Teknoloji umrumda değil.&#8221;</p>
<p>Jennifer&#8217;ın yıllar önce gittiği bir medyum, Mehmet&#8217;in ünlü bir polisiye roman yazarı olacağını söylemiş. Oysa o polisiye romanlardan nefret ediyor. Fakat medyumu kırmamak için kitap yazıyor! Kitap yayınlandı ve ismi &#8220;<a href="http://www.unbf.ca/altiustu/tku/" target="_blank">Teknoloji Kimin Umurunda.</a>&#8221; Mehmet Doğan, Web tasarımı ve kullanıcı deneyimini teknik olmayan, roman tarzı yazılmış bir üslupla sunuyor okurlarına.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/kitap.jpg" style="padding: 5px 10px 10px 0px" id="image140" align="left" />Kitap; Mehmet&#8217;in yüzden fazla özenle seçtiği kendi blog yazılarının (ve gelen yorumların) birbirine özen ve bir düzen ile iğnelenmiş, dikilmiş ve bir akış ve format içine sokulmuş hali. &#8220;<a href="http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=MFHWABNA3K2KCIBNDV95" target="_blank">Teknoloji Kimin Umurunda</a>&#8221; Türkiye&#8217;de bir blogun kitap haline dönüştüğü ilk <a href="http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&amp;haberno=2948" target="_blank">kitap.</a> <strong>Teknolojiyi değil, kullanıcıyı yüceltiyor Mehmet.</strong></p>
<p>1.100 adet olan ilk baskı nerdeyse tükenmiş bile. <a href="http://www.alfakitap.com/kitap.asp?id=89&amp;kitapID=2443" target="_blank">Alfa Yayıncılık</a> kendi payına düşeni aldıktan sonra yazara kalan tüm telif geliri (deprem felaketinden dolayı) <a href="http://www.kizilay.org.tr/" target="_blank">Kızılay</a>&#8216;a bağışlandı. 2. baskının gelirleri <a href="http://www.unbf.ca/altiustu/arsiv/2006/05/ipod_yarismasi.php" target="_blank">iPod yarışması</a> ile okurlara, 3. baskının gelirleri de Türkiye&#8217;de gerçekten güzel işler çıkartan sosyal bir oluşum olan <a href="http://www.bildirgec.org/">Bildirgeç</a>&#8216;e gidecek.</p>
<p>Her nekadar ekonomi okumuş olsa da ve her nekadar bugün teknoloji ile haşır neşir olsa da, bence <strong>Mehmet bir çok pazarlamacıyı imrendirecek işlere imza atıyor</strong>. Birçok kişinin kendi insiyatifi ile sitelerinde kitap hakkında pozitif yazılar yazması ve okurların gelişmelere karşı sürekli ilgili kalmasının sağlanması ilk baskının nasıl bu kadar kısa sürede bittiğine de açıklıyor. İnsanların kendi aralarında olumlu konuşmaları ve gönülden destek vermeleri ilkesine dayalı ağızdan ağıza iletişimin yönetimi konusunda kendini uzman gören pazarlamacıların mutlaka incelemesi gereken bir başarı hikayesi var ortada.</p>
<p>Mehmet Doğan burda durmuyor, o aldı bir kere hızını. 2 Haziran&#8217;da <a href="http://www.unbf.ca/altiustu/arsiv/2006/06/neler_olduuyora.php" target="_blank">yeni bir projeye</a> başladığını duyurdu sitesinde. Şimdilik (yine çok zeki bir strateji ile) sadece merak uyandırıyor. Tepkileri değerlendiriyor, ilginin boyutunu ölçüyor.</p>
<p>Bizim bu gerçekleştirdiğimiz 20 Soruluk Söyleşiler&#8217;imizde Mehmet bana sitesinde yazdığından daha fazlasını söyledi ve sizlerle paylaşmama da izin verdi. Dolayısıyla bakın, ben de artık <strong>bu zeki stratejinin bir parçası</strong> oldum (tabii ki diğer herkes gibi isteyerek ve daha önemlisi keyif alarak&#8230; İşte bu yüzden alkışlıyorum Mehmet&#8217;i.)</p>
<p>Gelelim &#8220;herkesin merak ediyorum&#8221; dediği bu <strong>2. projeye</strong>.</p>
<p>Evet, bu da bir kitap projesi. İlk kitapta olduğu gibi; bu kitap da bir ilke adını yazacak. Mehmet Doğan ile birlikte kalemi ve bilgisi güçlü birbirinin yüzünü bile görmemiş toplam <strong>5 blog yazarının</strong> bir araya gelip ortaklaşa yazdıkları bir kitap. Sanal ortam ve araçları kullanarak, sanal ortam ve araçları hakında yazılacak ortak bir eser olacak.</p>
<p>Geri kalanını Mehmet&#8217;ten dinleyelim:</p>
<p>&#8220;Bu kitap web, web tasarımı, kullanılabilirlik ve daha birçok önemli konuyu ayrıntılı bir şekilde, fakat Türkiye&#8217;de şimdiye kadar görmediğim çok ilginç bir formatta açıklayacak. Yazılar bloglarımızda daha önce yazılmış yazılar degil. Gerçekten çok ilginç bir proje olacak. Çalışmalar başladı bile ve herkes çok heyecanlı.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.unbf.ca/altiustu/" target="_blank">Altı Üstü Tasarım</a>&#8216;ın dışında projede yer alacak diğer blog yazarları:</p>
<ul>
<li><a href="http://www.anafikir.com" target="_blank">Anafikir.com</a></li>
<li><a href="http://www.cihansalim.net/blog/" target="_blank">Cihan Salim</a></li>
<li><a href="http://ardakutsal.blogspot.com/" target="_blank">Arda Kutsal</a></li>
<li><a href="http://edunya.typepad.com/edunya/" target="_blank">e-Dünya</a></li>
</ul>
<p>Şimdilik bildiklerim bu kadar.</p>
<p>Ancak, <strong>Off-line ve on-line&#8217;ın</strong>, okur katılımını (dolayısıyla satışları) teşvik edici, yaratıcı bir yöntemle <strong>birleştiğini </strong>görürsek de şaşırmayalım derim. Bu benim şahsi tahminim. (Esasında proje içindeki yazarların profillerine ve Mehmet&#8217;in ilk kitapta yaptıklarına bakarak bunu tahmin etmek çok da zor değil, ancak yine de açık kapı bırakmakta fayda var!).</p>
<p>Ses getireceğine canı gönülden inandığım bu yenilikçi projenin detaylarını ve gelişmeleri bundan sonra hep beraber yazarlarının kendi bloglarından takip edececeğiz.</p>
<p>Mehmet Nisan 2007&#8242;de 1 ay bedelli askerlik yapmak için gelecek Türkiye&#8217;ye. Eylül 2007&#8242;de de temelli dönüş planı var. İstanbul&#8217;da, bilgi yönetimi ve paylaşımı alanında çalışabileceği bir şirketle iş görüşmelerine şimdiden başlamış bile.</p>
<p>&#8220;Kendi işini kurmayı düşünmüyor musun?&#8221; soruma; &#8220;Ben memur çocuğuyum. Risk almayı kimse öğretmediği için sevmiyorum, başkasına çalışmak daha zevkli&#8221; diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Tunç:</strong> daha az riskli anlamında mı zevkli?</li>
<li><strong>Mehmet:</strong> evet :)</li>
<li><strong>Tunç:</strong> oysa daha girişimci bir algı uyandırıyorsun sitende?</li>
<li><strong>Mehmet:</strong> girişimci :) ben girişimciler için çalışıyorum, kendi kendime freelance iş aldığım çok oluyor ama kendi ofisimde sıkılırım ben.</li>
</ul>
<p>Mehmet&#8217;in sahip olduğu bilgi ve deneyim ile ve daha önemlisi kendi değerleri ile yöneteceği bir şirketin önündeki fırsatları ve üreteceği sonuçları &#8211; Türkiye&#8217;ye yerleştiğinde &#8211; çok daha net göreceğinden eminim.</p>
<p>Konu değiştirip, kadınlara geliyoruz. Kadınların, erkeklerden çok daha karmaşık, akıllı ve üstün olduğunu anlayıp, çoktan kabul etmiş Mehmet.</p>
<p>&#8220;Kadınlar aynı anda birçok task&#8217;ı yerine getirebilir. Acılara dayanınıklığı erkeklere oranla daha yüksek. Daha olgun ve akılcı kararlar veriyor. Esasında gizli şekilde dünyayı yönetiyorlar. Zaten bu güç biz erkekleri korkutmuş ve bu nedenle birçok ülkede kaba kuvvet ile kadınların hakları elinden alınmış. Bizler biraz daha basitiz. Düşünce yapımız, davranışlarımız&#8230;&#8221;</p>
<p>Şu an kedisi var, daha önce de uzun yıllar köpek beslemiş (yani tam bir hayvan aşığı). Anlatmaya devam ediyor:</p>
<p>&#8220;Eğer karşılaştırmak gerekirse <strong>erkekler köpek, kadınlar kedi</strong>. (Ama şu gereksiz yere söylenen kediler nankördür hikayesi işin içine katılmadan). Köpeklerin duyguları heyecan, hareket, bazen kaba kuvvet, gereksiz sev beni motifi, kendine bakmaktan acizliği, kirli oluşu&#8230;</p>
<p>Kediler daha sofistike, eğer onlar birşeyi istemiyorlarsa kesinlikle yaptıramazsın, temizlerdir, sevilmeyi severler ama kendileri buna karar verir, kurnazdırlar. Ayrıca kediler kendilerine bakabilirler ve esasında kimseye ihtiyaçları yoktur.&#8221;</p>
<p>Bunları söylerken köpek düşmanı gibi algılanmaktan da çekiniyor: &#8220;Ben güçlü ve zayıf noktaları çıkarıyorum. Gerçek hayvanların özelliklerini haritalamıyorum. Esasında anlamak için kedi ve köpek sahibi olmak lazim.&#8221;</p>
<p>İki tane şirketten ağzını tutamadığı (alternatif bir iş bile bulmadan) ayrılmış. İş yerinde takım oyunculuğu, ahlak, dürüstlük ve açık sözlülük en değer verdiği kavramlar.</p>
<p>&#8220;Başarısız olsa bile herşeyi paylaşan patronlar için çalışmak hoşuma gider. &#8216;Evet Efendimci&#8217; iş arkadaşlarından uzak dururum ve uzak durduğumu onlara belirtirim. Haksızlığa, kaydırmacılığa tahammülüm yok. Haksız yere verilen pozisyon ve promosyonlara dayanamıyorum. Bu kendim için değil. Ya da kendim hakkettiğim için degil. Eğer başkası bile hakkediyorsa onlar adına konuşur, kavga ederim (ederdim).&#8221;</p>
<p>Paranteze takılıp <strong>provoke </strong>ediyorum <em>&#8220;artık etmiyor musun?&#8221;</em>: &#8220;Biraz daha temkinli davranıyorum. Malum babayım ve bir takım sorumluluklarım var.&#8221; <em>&#8220;Ağırlaşan sorumluluklar duruşundan az da olsa ödün vermeye mi zorluyor?&#8221;</em> devam soruma ise Mehmet&#8217;in cevabı her zamanki gibi içten ve samimi: &#8220;kesinlikle.&#8221;</p>
<p>Giyecek veya tatil yerine, parasını sihirbazların kullandığı çeşitli kağıt oyunları ve aksiyon (Özellikle <a href="http://www.spawn.com/toys/" target="_blank">MacFarlane</a>) oyuncakları koleksiyonuna yatırıyor.</p>
<p>En sevdiği müzik türü ise Hip-hop ve rap. Özellikle Türkçe olanlara bayılmasını &#8220;biraz arabesk olacak ama eğer gurbette yaşıyorsan, hip hopdaki sözler yaşadığım birçok seyi tanımlıyor&#8221; diye açıklıyor. Yener&#8217;in &#8220;<a href="http://sarki.alternatifim.com/data_e.asp?ID=6332&amp;sarki=%C7%F6kt%FC%20Gece&amp;sarkici=Yener&amp;ok=1" target="_blank">Çöktü Gece</a>&#8221; şarkısı en sevdiği parçalardan. <a href="http://www.swollenmembers.com" target="_blank">Swollen Members</a> ise en begendiği grup.</p>
<p>&#8220;İş yerinde benim ciddi, fazla duygusal olmayan ve organize olmayı çok seven birisi olarak bilirliler. Evde ise tam tersi: şakacı, çok duygusal (ağlamaktan utanmam) ve dağınık.&#8221; diyen Mehmet&#8217;in 20 Soruluk Söyleşiler&#8217;imizde verdiği cevaplar da birbirinden ilginç.</p>
<p>Edison&#8217;a hangi konuda yardımcı olmak isterdi, Nike markasına neden sinir oluyor, Ecstasy kullanmayan tasarımcıları işe almayan hangi ünlü girişimci ile tanışıp sohbet etmek isterdi, yakın bir arkadaşı kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mı?&#8230;</p>
<p>İşte, 20 Soruluk Söyleşiler&#8217;de Mehmet Doğan&#8217;ın bunlar ve daha birçok konuda verdiği birbirinden <a href="javascript:togglecomments('mehmetdogan1')">renkli ve samimi cevaplar;</a></p>
<div id="mehmetdogan1" class="commenthidden">
<p><strong>1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong></p>
<p>Favori insan değil de, iki tane çok güzel kızın favori &#8220;erkeğiyim.&#8221; Bu her iki kızda, benim dünyanın en komik, en yakışıklı ve en güzel sese sahip insanı olduğumu düşünüyor. Hatta bu kızlardan bir tanesi daha dün gece bana &#8220;ben prensesim ve sen de benim Prince Charming&#8217;imsin&#8221; dedi. Yani &#8220;yakışıklı prens.&#8221; Benimle evlenip, hayatı boyunca bir sarayda mutlu yaşamak istediğini söyledi. Maalesef ben o kıza, çok teşekkür ettim, ona, annesiyle evli olduğumu ve bu nedenle kendisiyle evlenemeyeceğimi söyledim. Biraz üzüldü ama annesi de onun en favori insanlarından biri olduğu için bu gerçeği kabullendi.</p>
<p>Yani kısacası, ben dünya güzeli kızlarım Jayda (5) ve Aliya&#8217;nın (3) en favori insanıyım. Umarım bu durum onlar 18 ve 16 yaşındayken ben onların erkek arkadaşlarını kapıdan kovalarken de devam eder. :-)</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Annesini seven ama kendisini sevmeyen insan doktorluk mesleğini seçer. Keşke ben de annemin istediği gibi onu sevindirecek bir meslek olan doktor olsaydım <img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/gg.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image142" align="right" />diye düşünürüm ara sıra ama ben kendimi de çok sevdiğimden öyle bir meslek dalını seçmedim.</p>
<p>Şaka bir yana küçüklüğümden beri her türlü performans sanatına düşkünümdür. Hatta lise ve ortaokul yıllarında tiyatro ile aktif olarak ilgiliydim. Eğer zamanında cesaretim ve arkamda aile desteği olsaydı (ki fırsat elime de geçmişti), okuduğum üniversiteyi bırakıp konservatuara girerdim. Şu an yaptığım işten çok memnunum, fakat hani yeniden başlasaydım tiyatro sanatçısı olurdum. Hem de gözümü bile kırpmadan.</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p>Hayatta yalanı sevmem ve şimdiye kadar beyaz yalan bile olsa, tek bir yalan söylemedim, söylemem de.</p>
<p>İşte biraz önce benden duyduğun bu kelimeler en son söylediğim yalan. :-) Tabii ki bende herkes gibi beyaz yalan söylerim. Zaten insanların yalan söylemesinin en büyük nedeni, insanların kendilerini başkalarına sevdirmek istemeleridir. Zaten bizler bu nedenle &#8220;Aa çok güzel olmuş saçların&#8221; ya da &#8220;Yok canım! O elbise seni şişman göstermiyor&#8221; deriz. Özellikle evli insanların bu tip beyaz yalanlarda uzmanlaşması gerekiyor çünkü &#8220;bende bir değişiklik var bugün. Bakalım farkına varabilecek misin?&#8221; gibi bir tehlikeli durumun sizi ne zaman beklediğini hiçbir zaman tahmin edemezsiniz. Bu nedenle hazırlıklı olmak lazım.</p>
<p>Eğer beyaz yalanlar olmasaydı, dünya gerçekten çok gaddar bir yer olurdu ve birçok insan birbirine küskün yaşardı.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum&#8221; lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/g3.jpg" style="padding: 5px 10px 10px 0px" id="image143" align="left" />En son seninle gurur duyuyorum lafını daha bugün kızım Jayda&#8217;ya söyledim. Kızım Jayda bir süredir bale kurslarına gidiyor ve dün gece yüzlerce kişinin önünde, tiyatro sahnesinde, bir bale gösterisinde rol aldı ve ben seyirci koltuğunda onu seyrederken kendimi göz yaşları içinde buldum. Hani annelerimizden, babalarımızdan &#8220;koltuklarım kabardı&#8221; lafına duyardık ya küçükken (gerçi ben pek fazla duymadım :-)) iste öyle bir duygu. İşte bu nedenle onun yeteneğinden ve cesaretinden ötürü gurur duyduğumu söyledim. Aferin benim güzel kızıma. Benim hayallerimde olan mesleği belki de o yapacak.</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p>Sanırım en son o lafı annemden duydum. Telefonda benim yeni çıkan kitabımdan bahsediyorduk ve benim kitabın ilk basımından kazanacağım telif gelirini Kızılay&#8217;a bağışlayacağımı duymuş babamdan ve bana &#8220;seninle bu davranışından dolayı gurur duyuyorum&#8221; türünden bir şeyler söyledi.</p>
<p>Şimdiye kadar hiç fırsatım olmadı neden böyle bir şey yaptığımı anlatmanın. Bu nedenle ilk kez sana anlatmak istiyorum.</p>
<p>Ben Kanada&#8217;ya 1999 yılının Temmuz ayında yerleştim. Buraya geldikten tamı tamına 4 ay sonra İstanbul&#8217;da benim içimi parçalayan bir deprem felaketi gerçekleşti. Bu felaketin haberini aldığımda çok üzüldüm. İçim içimi yemeye başladı. Neredeyse suçlu hissettim uzaklarda olmak ile. Kendimi öylesine çaresiz, öylesine elleri, kolları bağlanmış hissettim ki anlatamam. Bu nedenle yıllar sonra, bu çaresizliğimi ve suçluluk duygumu bir nevi bastıracak ve her Türk vatandaşının yapması gereken yardımı geçte olsa yapmak istedim Kızılay&#8217;a. Hepsi bu!</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/f1.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image144" align="right" />Yaşayamadığım için pişmanlık duyduğum en büyük olaylardan biri daha fazla gezmemektir. Dünyadaki birçok ülkeyi, eşimle birlikte görmediğime üzülürüm. Örneğin Hindistan, Çin, Rusya&#8230; fakat küçük yaşta olan çocuklarla birlikte bunları gerçekleştirmek biraz zor. Ayrıca Kanada&#8217;da yaşayan bir insan için her ülke dünyanın bir ucu. Belki gelecekte, çocuklar biraz büyüdükten sonra.</p>
<p>Bir başka ukde ise, Türkiye&#8217;de yaşadığım yıllarda en yakın arkadaşım Erdem Tekin ile daha fazla zaman geçirmemem. Şu an aramızda okyanus var ve bu beni çok üzüyor.</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>Lise yıllarında bir takma ismim vardı ama bu sana RTÜK sansürü ve bana da utanç duygusu getireceğinden paylaşmamayı tercih ederim.</p>
<p>Fakat üniversite yıllarındaki takma adım &#8220;İnce Mehmet&#8221; idi. Arkadaş grubumda iki tane Mehmet olması ve benim o dönemde kilomun 2 kürdan kilogram olması nedeniyle benim takma adım &#8220;ince&#8221; idi. Diğer Mehmet ise &#8220;kalın&#8221; olarak isim aldı. O dönemde o kadar zayıftım ki arkadaşlarım yaz tatilinden döndüğümde beni gördüklerinde -güneşleyen ten ve kilom nedeniyle, bana &#8220;We are the world, we are the children&#8221; Afrika açlık şarkısını söylerlerdi. O zamanlarda pantolonları üzerime oturmuyor diye pantolonun altına eşofman giyerdim. Hey gidi günler hey. 1998 yılından bu yana 46 kilo almışım. Kalın Mehmet bile ince kaldı yanımda fakat halen bugün bile &#8220;ince&#8221; lakabını taşıyorum üniversite arkadaşlarım için.</p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>Hiç düşünmedim ama sanırım kızlarımın adını koyardım okula: Jayda-Aliya Doğan İlköğretim Okulu. Eşimin mesleği öğretmenlik olduğundan, torpil yaptırıp, onu da okul müdiresi yapardım.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>Sosyal banker Muhammed Yunus ile oturup, sosyal işadamlığının detaylarını konuşmak isterdim.</p>
<p>Edison ile oturup, ona başarılı bir mucit olduğunu fakat pazarlama konusunda çok hatalar yaptığını ve ona bu konuda yardımcı olabileceğimi anlatmak isterdim.</p>
<p>Steve Jobs ile oturup yaratıcılık, tasarım, sunum konusunda konuşmak isterdim. Ne de olsa bu adam bir zamanlar Ecstasy kullanmayan tasarımcıları işe almayan uçuk ve deli bir adamın sohbeti zevkli olmalı. Çünkü onun mantığına göre Ecstasy yaratıcılığı artırıyormuş. Zaman nasıl değişiyor. Acaba ayni şeyleri bugün söylese ne olurdu?</p>
<p>Dr. Jim Goodnight ile oturup beni işe alması için yalvarırdım. Dünyada çalışmayı çok istediğim birkaç kişiden birisi.</p>
<p>Kanadalı sihirbaz Jay Sankey ile tanışıp, onun, elini bu kadar iyi kullanmasındaki sırları öğrenmek isterdim.</p>
<p>Son olarak bence dünyadaki en başarılı, komik, yaratıcı ve zeki komedyen Jeremy Hotz ile oturup sohbet etmek isterdim.</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun?</strong></p>
<p>Ya sen? Şimdiye kadar gerçek anlamıyla işinden tam anlamıyla memnun olan hiç kimseyi tanımadım. Bu esasında çok normal. Biz insanoğlunun içinde öyle bir duygu var ki bizler çoğu zaman elimizdeki ile mutlu olmayı bilmiyoruz. Hep daha fazlasını, daha iyisini istiyoruz. Zaten böyle bir duyguya sahip olmasaydık, medeniyet bugün ki duruma gelmez, bizler halen mağaralarda yaşayıp, hayvan avlardık.</p>
<p>Fakat biraz olsun &#8220;mutlu&#8221; tanımına yakın olan bir kişi var o da tanıdığım, çok takdir ettiğim bir tasarımcı olan Jeffrey Veen. Jeff, Adaptive Path zamanında gerçekten çok mutlu idi fakat Google&#8217;da yani yeni işinde aynı mutluluğa sahip mi bilemiyorum.</p>
<p><strong>11. Hiçkimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Gerçi hem blogumda hem de kitabımda biraz bahsettim bu konudan. Benim çocukça bir tutkum var. Biliyorum saçma ama bu tutku sihirbazlık. Bir çok kişi bunu çocukça bulduğu için pek fazla kişi bilmez. Ama bu konuda çok iyi olduğumu söyleyen seyirciler de yok değil. Hatta küçük bir fan klüp bile açtım. Şu an iki üyesi var: Jayda ve Aliya. Bir de balondan küçük hayvan figürleri yapmayı öğrenirsem tasarım işini bırakıp, çocukların doğum günlerinde gösteri yaparak hayatımı kazanacağım.</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</strong></p>
<p>&#8220;Evet Efendim&#8221;ci kişiler ve bir şeyi sorgulamadan okuduğu ya da duyduğu bilgilere inanan kişiler beni çok kızdırır. &#8220;Çok gezen, çok okuyandan daha bilgedir&#8221; mantığı ile işi gücü kaldırım gezip, ahkam kesmek olanlar beni kızdırır. Okuduğu her şeyi &#8220;Nasıl&#8221; sorusuyla algılayıp, &#8220;Neden&#8221; sorusunu sormayanlar da beni çok kızdırır.</p>
<p>&#8220;Evet Efendim. Olur, emredersiniz Efendim&#8221; diyenler beni çok kızdırır dedim mi daha önce? Bu kızgınlığımla hiç baş etmeye çalışmıyorum. Aksine, dilim, ağzımın boyutlarına göre biraz büyük olduğundan; beynim ile ağzım arasında bir filtre olmadığından genelde aklımdan geçeni söylerim o tip kişilere. Bu nedenle çok derde girdi başım. Özellikle çalışma yaşantım içinde. Fakat çocukları olunca insanın bir anda beyin ile ağız arasında filtre gelişmeye başlıyor bir anda. Biraz daha temkinli davranmaya başlıyor insan. Durulma değil de &#8220;babalık&#8221; ve &#8220;çocukların geleceği&#8221; filtresi devreye giriyor akıl ile ağız arasında.</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>En büyük hayal kırıklığı ya da burukluk, Türkiye&#8217;den uzak olmam. Şu anda Türkiye&#8217;de yaşamak için dünyaları verirdim. Fakat bu en az bir sene daha gerçekleşmeyecek. Kızlarımın, babaanne ve dedesine yabancı kalması bir baba için sanırım en büyük hayal kırıklığı. <img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/f2.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image145" align="right" />Bu hayal kırıklığını tekrar yaşama ihtimalim olmayacak bir kere Türkiye&#8217;ye döndüğümde. Hani derler ya &#8220;nerede doğduğun değil, nerede doyduğun önemli&#8221; diye. Bu yalanı kim uydurmuş bilmiyorum ama beni kandırmayı başardı 1999 yılında Kanada&#8217;ya yerleşmem ile.</p>
<p>Türkiye&#8217;ye dönmek, aileme ve dostlarıma yakın olmak en büyük hayalim ve bu hayal şu an kırık durumda. En azından Eylül 2007 tarihine kadar.</p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>İnsan haklarını hiçe sayan ve kullanıcı deneyimi yerine kendilerini ürüne odaklayan şirketlerin markaları benim sinirimi bozuyor.</p>
<p>Örneğin Kuzey Amerika devi Wal-Mart&#8217;ın, Bangladeş&#8217;te küçük yaşta kızları &#8220;sweatshop&#8221; adı verilen fabrikalarda günde 18 saat çalıştırması; hamile bayanlara doğum için yalnızca 3 gün izin vermesi; her türlü haklarını elinden alması;</p>
<p>Kanada giyim şirketi Roots&#8217;un Vietnam&#8217;da ki &#8220;sweatshop&#8221; adı verilen fabrikalarda yaşları 6 kadar inen çocukları çalıştırması;</p>
<p>Nike şirketinin patronunun bir günlük maaşını kazanmak için Bangladeşli bir çalışanın 7/24, 6 yaşından 70 yaşına kadar sweatshoplarda çalışmak zorunda kalması; 275 dolarlık bir pantolonu üreten kişinin günlük olarak 5 cent alması beni sinir ediyor.</p>
<p>Bunları bile bile bu tip ürünleri kullanan tüketiciler de beni sinir ediyor açıkçası. Şirketler bunların farkında değil de değil.</p>
<p>Belki duydun, Nike şirketinin yeni bir ürünü var. Bu ürünün websitesine giderek istediğin spor ayakkabısını kendin tasarlayabiliyor ve bu ayakkabı üzerine kendin seçtiğin özel bir mesaj yazdırabiliyorsun. Jonah Peretti adındaki MIT üniversitesi öğrencisi, bu sitede kendi ayakkabısını tasarlayıp, mesaj olarak ta &#8220;sweatshop&#8221; yazıyor ve fiyatını ödeyip, ayakkabıyı sipariş ediyor. Nike, Jonah&#8217;a email atarak başka bir isim seçmesini istiyor. Jonah, Nike ile birkaç defa emailleşmesine rağmen bir çözüm bulunamıyor ve Jonah, Nike&#8217;a yazdığı son emailde eğer &#8220;sweatshop&#8221; yazmayı kabul etmiyorlarsa başka bir isim yazmalarını fakat sipariş ile birlikte ona, bu ayakkabıyı yapan 10 yaşındaki Vietnamlı kızın bir resmini göndermelerini istiyor. Jonah, Nike şirketine gönderdiği son emaile herhangi bir cevap almamış henüz ve ayakkabı siparişi Nike tarafından iptal edilmiş.</p>
<p>Marka en basit tabiri ile bir ürünün bir tüketici üzerinde oluşturduğu duygusal ilişkidir. Marka yalnızca bir logo değildir. Bizler değişik markaları kullanırken, değişik hisler, duygular hissediyoruz ve ben biraz önce sözünü ettiğim insan haklarını çiğneyen markaları kullanırken kendimi çok iyi hissedeceğimi sanmıyorum.</p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p>Birçok markaya aşık seviyesinde tutkunum. Örneğin;</p>
<p>Apple iPod: Müzik dinleme şeklimi değiştirdiği için</p>
<p>MacFarlane Toys: Bu şirket detaylara o kadar önem veriyor ki her ürün bir sanat eseri. Bu ürünü hobi şeklinde topluyorum. Şu an 50&#8242;nın üzerinde oyuncağım var ama eşim bu oyuncakları huzur bozucu bulduğundan (çoğu korkunç), kızlarımla paylaşamıyorum :-)</p>
<p>Gymboree: Kızlarım bu şirketin elbiseleri içinde prenses gibi duruyorlar. Ayrıca bu şirketin pazarlama metotları ve websitesi, her e-Ticaret şirketinin çok yakından takip etmesi gereken derslerle dolu</p>
<p>Toyota: Dünyanın en sağlam, rahat ve güvenilir arabalarını ürettiği için. Büyük bir zevkle kullanıyorum arabalarını.</p>
<p>NetFlix: iPod gibi film seyretme alışkanlığımı farklı bir boyuta taşıdığı için. Ayrıca websitelerinde inanılmaz bir kullanıcı deneyimi yarattığı için.</p>
<p>Grameen Bank: Müşterisi olmasam da bankacılık ve sosyal işletme kanunlarını yeniden yazdıkları için.</p>
<p><strong>16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>Keşke bu sorunun cevabını bilebilseydim. Hani zaman zaman geçmişi düşünüp &#8220;ahh şu anki aklım olsaydı&#8221; deriz ya, işte eğer bu sorunun cevabını şimdiden bilseydim, gelecekte &#8220;ah şu anki aklım olsaydı&#8221; demeyeceğim bir takım gelişmelere şimdiden yol açardım.</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/06/04/mehmet-dogan-alti-ustu-tasarim/" target="_blank">Beni</a> benzer meslektaş ve yaşıtlarımdan ayıran bir özelliğimin olup olmadığını bilmiyorum fakat eğer bir cevap vermek gerekirse sanırım tuttuğumu koparmam olabilirdi. <img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/f3.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image147" align="right" />Tuttuğumu koparmaktan kastım sakarlık değil fakat o anlamıyla da doğru çünkü biraz sakarımdır. Fakat iş yaşantımda şimdiye kadar aklıma koyup ta yapmadığım, yapamadığım çok az şey oldu.</p>
<p>Bu arada tuttuğumu koparırımın ikiz kardeşleri inatçılık ve dik başlılıktır. Sanırım her ikisinden de bir tutum var kişiliğimde.</p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p>Ağzımı bile açmam. Sen hiç &#8220;Midnight Express&#8221; filmini seyrettin mi? :-) şaka bir yana kanunsuz işin şekline bağlı bu sorunun cevabı.</p>
<p>Eğer bu kişi çok yakın arkadaşım ise sanırım onunla önce bu konuda oturup, konuşurdum. Bu konuda neler hissettiğini öğrenmeye çalışırdım. Pişmanlık var mı? Yoksa yeniden böyle bir şey yapar mıydı? Ne için, kim için işledi bu suçu? Bütün bu bilgileri almaya çalışırdım önce. Sanırım bu bilgiler benim duruma bakış açımı belirlerdi.</p>
<p>Ayrıca, Türkiye&#8217;de birçok şeye &#8220;kanunsuz&#8221; damgası vurulmuş olabiliyor bazen. Hatta bu &#8220;kanunsuz&#8221; denilen şeyler benim hayat düşüncem ile uyuşmasa bile.</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?</strong></p>
<p>Sana şöyle söyleyeyim. Evde eşim ve iki kızım var. İkinci kızım doğduktan sonra, hormon dengesini sağlamak için testosteron sahibi bir erkek kedi isterim dedim. Eşim eve dengeleri tamamen yıkan dişi bir kedi getirdi. Böylece evdeki durum 4-1, erkekler mumla aranıyor yenilgisi sonucunu verdi.</p>
<p>Duygular, ağlamalar, anlamını anlayamadığım bir dolu davranış, iç çekmeler, küsmeler. Kadınlar gerçekten biz erkeklerden çok daha kompleks ve akıllı canlılar. Biz erkekler bir konuyu, bir düşünceyi, bir işlemi yerine getirebiliyorken, kadınların akıllarında 5 düşünce, 5 iş, 15 konu aynı anda işlem görebiliyor.</p>
<p>Bu nedenle Mel Gibson&#8217;in rol aldığı &#8220;What Women Want&#8221; filminin baş karakteri Nick Marshall olmayı ve onun kadınların düşüncelerini okuyan süper gücüne sahip olmayı isterdim.</p>
<p>Kedi bile bazen bana bakıp bakıp iç geçirip, konuşmadan (miyavlamadan) geçip gidiyor bazen.</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>Adı &#8220;Rıfkı Almaz&#8221; ya da &#8220;Barbu&#8221; olurdu.</p>
<p>Bu soruya bu kadar çabuk cevap vermemin nedeni ise 4 sene önce hayatımdaki ilk film senaryosu yazıp, bitirmemden dolayı. Senaryoyu okumak isteyenler, <a href="http://www.unbf.ca/altiustu/" target="_blank">web sitemin</a> dosya düzenini biliyorlarsa, dosyayı sitemde kolayca bulabilirler. Bir PDF dosyası. :-) </div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/06/04/mehmet-dogan-alti-ustu-tasarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gaye Ör: Eylülce, Samimice, Dürüstçe</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/05/25/gaye-or-eylulce-samimice-durustce/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/05/25/gaye-or-eylulce-samimice-durustce/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 May 2006 21:17:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Doğduğu Eylül ayına aşık o, hem de kendine takma ad alacak kadar. 20 Soruluk Söyleşiler&#8216;de altıncı konuğumuz Eylül Ataklı, gerçek ismiyle Gaye Ör. Blog dünyasının Eylülce&#8216;de pazarlama hakkında yazdığı samimi ve dobra yazılardan tanıdığı ve de çok sevdiği bir blogger, bir pazarlama aşığı&#8230; Güncelleme (9 Ekim 2007): Gaye&#8217;nin son adresi: pangpeng Küçüklüğünden beri yazıyor Gaye. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kymic.jpg" alt="20 Soruluk Söyleşiler" title="20 Soruluk Söyleşiler" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image339" align="right" /></a>Doğduğu Eylül ayına aşık o, hem de kendine takma ad alacak kadar.</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8216;de altıncı konuğumuz <strong>Eylül Ataklı</strong>, gerçek ismiyle <strong>Gaye Ör</strong>.</p>
<p>Blog dünyasının <strong><a href="http://eylulce.wordpress.com/" target="_blank">Eylülce</a></strong>&#8216;de pazarlama hakkında yazdığı samimi ve dobra yazılardan tanıdığı ve de çok sevdiği bir blogger, bir pazarlama aşığı&#8230;</p>
<p>Güncelleme (9 Ekim 2007): Gaye&#8217;nin son adresi: <a href="http://www.pangpeng.com/"target="_blank">pangpeng</a></p>
<p><span id="more-39"></span></p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/eylulce1.jpg" id="image151" style="padding: 5px 10px 10px 0px" align="left" />Küçüklüğünden beri yazıyor Gaye. Korku hikayeleri yazan birinden pazarlama üzerine yazılar yazan biri haline gelmiş. Okur sayısıyla paralel sorumluluklarının arttığının bilincinde ancak yazarken eğlenmekten de ödün vermiyor. Bunu zaten yazılarının içeriğinde anlıyorsunuz hemen.</p>
<p>Değişimi söylemlerin ötesinde yaşıyor ve keyfini çıkarıyor Gaye. 10 sene evvel kendi halinde korku hikayeleri yazan, tamamen simsiyah giyinen ve metal müzikten başka neredeyse hiç bir şey dinlemeği günlerini anlatırken gözleri parlıyor.</p>
<p>Gelecekteki hayatı için de çok heyecanlı. Bundan on yıl sonra durup şöyle diyeceğini düşünüyor; &#8220;oysaki bundan yaklaşık 10 sene evvel kendi halinde pazarlama yazıları yazan, iş kıyafetlerine boğulmuş, sabah 9-akşam 6 arasında işine gidip gelen bir kızcağızdım.&#8221; Bu kimilerinin bilgelik diye adlandırdığı, onun ise &#8220;süper&#8221; diye adlandırdığı bir şey.</p>
<p>Şimdi pazarlamayla ilgili keyifli yazılar yazıyor ancak Gaye&#8217;nin bu alandaki profesyonel iş deneyimi sadece 11 ay. Şu an özel bir şirkette Ürün Yöneticisi olarak çalışıyor. Ondan önce de bir danışmanlık şirketinde Proje Asistanı olarak çalışmış.</p>
<p><a href="http://www.armonimobilya.com.tr" target="_blank">Armoni</a> Mobilya&#8217;nın ilanlarında yazan <strong>&#8220;hayat bazen sayfalarca yazdıktan sonra nokta koyup, yeniden başlamaktır&#8221;</strong> sözünün kendi hayatı için de geçerli olduğunu söylüyor. &#8220;Garanti Ödeme Sistemleri&#8217;nde işe başlarken benim için öyle oldu. Kendimi uzun bir süre sudan çıkmış balık gibi hissettim. Kısa bir süre önceyse istem dışı bir nokta koymak zorunda kaldım hayatımın bir köşesine; diğer Eylülce&#8217;ye&#8230;</p>
<p>Bundan önce <a href="http://eylulce.blogspot.com/" target="_blank">eylulce.blogspot.com</a> adresinde Eylül Ataklı adıyla tıkır tıkır yazarken e-mail adresim kırıldı; sağa sola benimle ilgili ilginç e-mailler gönderildi ve blog&#8217;um da kırılır korkusuyla o adresteki sitemi kapattım. Elbette yazdığım yüzün üzerindeki yazının da yedeğini aldım. Hatta seçtiğim yazıları bir word dosyası altında toplayıp sitede yayınlayacağım. Ama yazma isteğim durdurulamaz olduğundan olsa gerek, bir aylık bir tatilin ardından, bu sefer WordPress&#8217;te yine <a href="http://eylulce.wordpress.com/" target="_blank">Eylülce</a> adı altında yeni bir blog sitesi açtım. Gerçekten sayfalarca yazdıktan sonra nokta koyup yeniden başladım&#8230;&#8221;</p>
<p>Gündemi zaman zaman meşgul eden internet dostluklarının cinayetle nasıl sonuçlandığı haberlerine veya &#8220;www&#8221; harfleri yan yana geldiğinde şeytanı nasıl temsil ettiği varsayımlarına olan kızgınlığını Mehmet Doğan&#8217;ın <a href="http://www.unbf.ca/altiustu/" target="_blank">Altı Üstü Tasarım</a> blog&#8217;unda <a href="http://www.unbf.ca/altiustu/arsiv/2006/01/ben_yapmadim.php" target="_blank">&#8220;Ben Yapmadım, İnternet Yaptı&#8221;</a> başlıklı yazısında dobra dobra dile getirmiş Eylül. Rahatsızlık duyanlara da bir önerisi var: &#8220;kapat bilgisayarı ve dışarıda çimenlerin üzerine yatmaya çık; çimen bulamazsan da korkma; arkadaşlarını bul onlarla takıl.&#8221;</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/eylulce2.jpg" id="image152" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" />Gaye ile konuşurken onu takip etmekte zorlanabilirsiniz. Sürekli konudan konuya atlaması belki de sohbetini renkli hale getiren en önemli özelliği. Kendi ifadeleriyle; içinde bir sürü zıtlığı barındıran (susadığı halde su almaya bile üşenip de aklına takılan bir rapor için gecenin bir yarısında kalkıp bilgisayarın başına oturabilen), hayal kurmayı seven (sadece hayal kurmak için yatağa girebilen), düşüncelerini suratından okuyabileceğiniz (sizi sevmiyorsa çok rahat anlarsınız), rahat (pijamalarıyla bakkala gidebilen), giderek hayattaki en büyük amacının anlamlı bir şekilde yaşamayı başarabilmek olduğunu düşünmeye başlayan biri o.</p>
<p>Özel bir kişi olduğuna da inanıyor, hem de sonuna kadar: &#8220;Çünkü dünya üzerindeki hiç kimse benim gibi değil; benimle aynı şeyleri düşünmüyor, sevmiyor, hayal etmiyor&#8230; Ve işte yine bu nedenle dünya üzerindeki herkesin özel olduğuna inanıyorum. Ve yine bu nedenle herkesin kendisine saygı duyması ve sevmesi gerektiğine inanıyorum.</p>
<p><strong>Dünyayı değiştirebileceğime inanıyorum.</strong> Çünkü yine herkesin dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum. Eğer dünyayı değiştiremiyorsak bu dünyayı değiştiremeyeceğimize inandığımızdandır. Çünkü beyinlerimiz yalanla gerçeği ayırt edemez. Kendimiz için ne düşünüyorsak beynimiz de o şekilde tepki verecek ve bizi o yolda yönlendirecektir.&#8221;</p>
<p>Aslında daldan dala atlayan biri olmasında aynı anda dört beş şeyi yapmasının büyük etkisi var; tıpkı aynı anda dört beş tane belli konuya odaklanmak gibi. Onlardan biri de <strong>varoluşumuz</strong>; senelerdir kafa yorduğunu söylüyor bunun üzerine ve devam ediyor: &#8220;Ancak bu neden yaşıyoruz gibilerinden bir sorgulama değil; mesela benim için çok önemli deyişler vardır; &#8220;herkes hak ettiğini alır&#8221;; &#8220;her şeyin bir bedeli vardır&#8221;; &#8220;her şeyde bir hayır&#8221; vardır gibi&#8230; Yaşadıkça da bunların gerçekleştiğini görmek kafamda garip soruların oluşmasına yol açıyor. Acaba tesadüf denilen bir şey var mı, yoksa karma gerçek mi?&#8221;</p>
<p>Eylülce&#8217;nin (Gaye Ör) 20 Soruluk Söyleşiler&#8217;imizde verdiği <a href="javascript:togglecomments('gayeor1')">içten ve ilginç cevaplar:</a></p>
<div id="gayeor1" class="commenthidden">
<p><strong>1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong></p>
<p>Favori insan olayı biraz karışık aslında. Favori kelimesinden mi kaynaklanıyor bilmiyorum. Benim bir favorim olmadığı gibi, birisinin de favorisi olduğumu sanmıyorum.</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Fantastik &#8211; bilimkurgu yazarı olmayı isterdim. Benim için çok yüce bir meslek&#8230; &#8220;Yüce&#8221; kelimesinden başka bu mesleği anlatabileceğim bir kelime olduğunu sanmıyorum. Tabii ki antin kuntin gezegenlerden gelen yine antin kuntin yaşayan canlılarla savaşan halkları anlatan bir bilimkurgu romanının yazarı istemezdim.</p>
<p>Asimov ve Ursula L. Guin gibi kişiler benim için gelmeyi asla hayal edemeyeceğim bir noktaya gelmiş insanları temsil ediyorlar. Bunu sık sık söylüyorum; çok başarılı biri olabilirsiniz ama bambaşka bir dünya kurup onu yaşatmak ve yaşattırmak, üstelik insanların o başkalarıyla kendilerini özdeşleştirmelerini sağlamak marka kurmaktan daha zor.</p>
<p>Vakıf Dizisi, Yerdeniz Üçlemesi, Yüzüklerin Efendisi vb. kitaplar aslında başka dünyaları ve ırkları anlatmalarına rağmen dünyamızla ve yaşantımızla ilgili çok önemli dersleri içeriyorlar. Tabii ki anlayana&#8230; İsterseniz Yerdeniz Üçlemesini bir çocuğun büyücü olması ve ejderhalarla savaşması olarak veya bir insanın büyümesi, bilgelik kazanması ve zorlukları aşıp unutulmaz biri olması olarak da görebilirsiniz.</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p>Yalan söylemiyorum ama gerçeği gizlediğim durumlar oluyor : ) Kimi zaman başkalarını kimi zaman kendimi koruma amaçlı. Buna en güzel örnek Eylül Ataklı ismiyle yazmam sanırım. Yazdıklarım tamamen benim düşüncelerimi yansıtsa da onları farklı bir isim altında yazmayı uygun gördüm.</p>
<p>Yalan söyleyemiyorum; bunun bir nedeni de yalan söylediğim zaman bunun bana mutlaka geri döneceğine inanmam. Sizi temin ederim ki bu sıradan bir inanç değil; çünkü ne zaman yalan söylesem mutlaka bana geri döndü. Eylül Ataklı bile hiç tahmin etmediğim şekilde patladı; ki o yalan değildi. O nedenle yalan söyleyemiyorum çünkü korkuyorum. Üstelik bir şey olacaksa hemen olmalı yani bir şeyleri yalan söyleyerek geciktirmek ya da saklamak bana göre değil.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum&#8221; lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p>Erkek arkadaşıma ve anneme dedim. Hangisine önce dediğimi yani sıralamayı tam olarak hatırlayamıyorum. Nedenleri şu an bana kalsın :)</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p>Ben de erkek arkadaşımdan duydum&#8230; Tüm yaptıklarımdan dolayı benimle gurur duyduğunu söyledi ki bunu duymak gerçekten muhteşem bir şeydi.</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p>Açık söylemek gerekirse yok; kimi zaman ağız alışkanlığından dolayı &#8220;keşke yapmasaydım bunu&#8221; filan dediğim oluyor ama ermiş bir tavırla söylemek gerekirse tüm yaşadıklarımın beni bugünkü ben yaptığı için ve ben bugünkü beni sevdiğim için, hayatta pişman olduğum bir şey yok. Yine felsefik bir cevap verdiğimi biliyorum.</p>
<p>Yalnız gelecekte yapamazsam pişman olacağım şeyler olabilir; mesela yalnız yaşamak, yurtdışında kalmak, değişik ülkelere gitmek vs. vs. Ama bu değişik ülke kavramı İtalya, İngiltere gibi değil de Kamboçya vb. ölüm tehlikesinin yüksek olduğu ve insanların zorlukla yaşadığı, politik gerilimlerin fazlasıyla olduğu yerler&#8230; Bana da ilgi çekici geliyor ama bu demek değil ki bir kez olsun Japonya&#8217;yı Çin&#8217;i görmeyi istemem. Hatta Çin&#8217;e gidip oradaki insanlarla beraber dövüş sanatı okullarında bir süreliğine kalmayı da isterim.</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>Hiç takma adım da olmadı benim :( Bir tek üniversitedeyken nickim Ases olduğu için bana Ases diyen bolca insan vardı. Lise yıllarındayken de her lafa atladığım için &#8220;kefal&#8221; denildi ama hiç kalıcı bir takma ismim olmadı. Bu arada kim &#8220;kefal&#8221; ismini sevebilir ki?</p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>Okul değil de üniversite kurmak isterdim. Dünyanın her yanından gelen bir grup çocuğu alıp, yarı iş yarı ders bir okul yaşantısı sunardım onlara&#8230; İsmi gerçekten önemli değil ama uzun yıllar ders verdim, işte de eğitim veriyorum ve kesinlikle bu inanılmaz keyifli bir şey. İnsanlara yeni bir şeyler kazandırmak ve meraklarını uyandırmak çok güzel.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>Tarihi kişilikler ve bayıldığım fantastik-bilimkurgu yazarlarıyla konuşmak isterdim. Onların hayatlarını ve deneyimlerini öğrenmek isterdim. Mesela Ursula K. Le Guin ile oturup kurabiye eşliğinde çay içip Ged&#8217;den konuşmak çok güzel olurdu ya da anarşizm hakkında konuşabilirdik (Bkz: Mülksüzler).</p>
<p>Bir muammayı da anlatmadan geçemeyeceğim. Nedense içimde Güler Sabancı ile tanışmak için korkunç bir istek var. Bir gün bir tasarım fuarında kendisini gördüm ama heyecandan yanına yaklaşamadım. Çevresi oldukça kalabalıktı ve ne diyeceğimi bilemedim. Hala neden heyecanlandığım ve en başta onunla neden tanışmak istediğim benim için ilginç sorular.</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun?</strong></p>
<p>Böyle bir çok insan tanıyorum açıkçası&#8230; Zaten bir insan işinde mutluysa genelde başarılı da oluyor ama hem başarılı olup da mutsuz olan insanlar da var&#8230; Örnek aldığım birileri yok şu an&#8230; &#8220;Şu an&#8221; diyorum çünkü dönem dönem birilerini örnek alırdım ama bu aralar kendi üzerimde çalışıyorum ;) Hatta sürekli eğitimlere gidip kendimi geliştiriyorum bile. Belki de &#8220;örnek alma&#8221; yaşını geçtim biraz.</p>
<p>Jim Morrison sağda solda karaladığı ve başkalarından esinlenerek yazdığı yazıları attıktan sonra özgün eserler üretmeye başladığını söyler. &#8220;Örnek almak&#8221; da bunun gibi bir şey; birilerini örnek aldığınız sürece siz gerçek siz olamıyorsunuz.</p>
<p><strong>11. Hiçkimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Çok var aslında; mesela evde yalnızken bol bol hoplayıp zıplayan bir kişiliğim&#8230; İnsanların bunu bilmemesinin nedeni de evde benimle fazla vakit geçirmemeleri. Mesela en son durup durup bir kız arkadaşımın evinde dans etmeye başladım; böylece de bu da gizli olmaktan çıktı. Evde yaptıklarım bana özel oluyor ama gizli mi? Asla değil; çünkü fırsat bulunca bunu dışarıda da bol bol gösteriyorum. Mesela ayda yürüyormuşum gibi filan yaparım&#8230; Ağır çekimde hareket etme olayı hahahah&#8230;. Şu an fark ettim ki fazlasıyla açık biriyim ben&#8230;</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</strong></p>
<p>İnsanların kendi paylarına düşen görevlerini yapmamaları beni çıldırtıyor. Kontrol delisi biri değilim; mesela işte birisine bir şey söylediğimde ya da yapmasını rica ettiğimde o insanın bunu yaptığına ya da hatırladığına inanmak istiyorum. Tamam ben de bir çok şeyi unutuyorum ama yaptıklarıma kıyasla unuttuğum şeylerin yüzdesi ufak kalıyor. Bu yüzde oranı artınca ve durup görevim olmadığı halde başka insanların işlerini takip etmeye başlayınca deliriyorum. Bunu karşımdakine çok fazla yansıtmamaya çalışıyorum. Ama insanım ve bazen çok gaz olduğum anlar oluyor&#8230; O zaman da bağırmamak adına konuşmuyorum ve kendi işime gömülüyorum. Tabii iyi olup olmadığı tartışılır&#8230;</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>&#8220;Hayal kırıklığı&#8221; garip bir deyim; üzülmek anlamında sorduysan üzüldüğüm anlar çok oldu; saymakla bitmez ve bunları yeniden yaşama ihtimalim var elbette&#8230; Hayatta karşınıza ne çıkacağı hiçbir zaman belli olmuyor. Ama hayal kurup onu gerçekleştirememek adına çok büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp yaşamadığımı soruyorsan; üniversiteyi bitirdikten sonra yurtdışına gitmeyi ve bir daha dönmemeyi istiyordum. Yapamadım bunu anladığın üzere :) Fakat çok mu büyük oldu? Hayır; hayat daha uzun&#8230;</p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>Tekel takılan markalar (Microsoft gibi) sinirimi bozuyor. Microsoft kendini bilgisayar dünyasının tekeli olmaya adadı ve tüm rakiplerini haksız bir şekilde eziyor; rekabeti öldüren her şeyden nefret ediyorum. Bir de kendini olduğundan farklı gösteren ama içi boş sloganlarla takılan markalara kıl kapıyorum (Vestel &#8220;teknolojisinin Türkçesi&#8221; vay be)</p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p>Marka tutkunu değilim; elbette bazı markaları özellikle alıp kullanıyorum ama bunlar kıyafet, ayakkabı, çanta vb. ürünler için geçerli değil. Daha çok kişisel bakım ürünleriyle ilgili&#8230; Çok bilinçli bir tüketici olduğumu düşünüyorum ve sırf prestij duygusu hissettirsin diye büyük markalardan alışveriş etmek gibi saplantılara takılmıyorum. Kaliteli olduğuna inandığım markalar var ama mutlaka fiyat &#8211; kalite kıyaslaması yapıyorum.</p>
<p>Örnek mi; şöyle söyleyeyim&#8230; Ben gidip bir Nike almam; Reebok alırım; zira gözümde Nike&#8217;tan çok daha kaliteli ve fiyatsal açıdan daha makuldur. Ama bu demek değil ki bir gün bir X markası çıkar, Reebok ile aynı kalite ve görsel tatmini sunar, gidip yine de Reebok alırım; hayır X&#8217;i tercih ederim&#8230; Hatta bu durumun benim pazarlamacı yönümle zıtlık oluşturduğunu düşünenler var ama ben buna inanmıyorum. Dışarıda henüz bana uyan bir marka bulamadım. Bir gün bulacağım ama bu gidişle onu ben üreteceğim. Sanırım o markayı da benden başka alan olmayacak :)</p>
<p><strong>16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>Büyük ihtimal evli ve çocuklu olurum :) İş konusunu hala bilemiyorum. 10 yıllık kalkınma planlarım bu aralar çeşitli farklılıklar gösteriyor. Belki kendi işim olur belki bir yerde yönetici olurum belki her şeyi bırakıp kendimi çocuk kitabı yazmaya adarım; belki hepsini birden yaparım ;)</p>
<p>Ama 10 yıl sonrası bende heyecan yaratıyor. Fakat o kadar uzun bir zaman ki plan yapamıyorum. Yapmak istediğim çok şey var ama bunlar plan değil; yani belli bir zaman diliminde ve ortamda yapılması gereken şeyler değil. Yapılacaklar listesindeki bir kaç madde sadece.</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p><a href="http://atolye.blogspot.com/2005_07_01_atolye_archive.html" title="20 Soruluk Söyleşiler Ana Sayfası"> </a>Farklılık sanırım benim daha inançlı olmamdan kaynaklanıyor. Dünyayı da iş yaşantısını değiştirebileceğime inanıyorum. Buradaki sorun yapıp yapamamak değil; inanıp inanmamak. Çevremde benden çok daha zeki insanlar görüyorum ama ileride çoğundan daha başarılı olacağımı biliyorum. Çünkü başarı zekanızla değil inandıklarınızla ve onları nasıl savunduğunuzla ilgilidir. İstediğiniz kadar zeki olun; yaptığınız işe inancınız yoksa sıfırsınız.</p>
<p>İnsanların fark etmeme gibi bir problemi var; ben özel olduğumu fark ettiğim için farklıyım. Oysa diğerleri de benden farklı ama bunu fark etmiyorlar. Sanırım bunu bir şekilde insanlara yansıtıyorum. En azından beni okuyanlara yansıtıyorum.</p>
<p>Yazdığım şeyler bir çok insanın yazdığından farklı değil ama yazdıklarım benim keşfettiğim ve inandığım şeyler. Eğer bir şeyi yazarken ya da anlatırken ona inanmıyorsanız insanlar da inanmıyorlar.</p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p>Herkes hak ettiğini alır; kısa ve öz bir şekilde düşüncemi ifade ettim sanırım :) Sonuçta kanunsuz iş yapması iyi bir şeye de yol açmış olabilir kötü bir şeye de&#8230; O nedenle bunu yapan kişi yaşanacaklardan dolayı oluşabilecek iyi veya kötü şeyleri de karşılamaya hazırlıklı olmalı&#8230; Bu bağlamda benim polisi arayıp aramamam önemsiz kalıyor. Çok felsefik ve manevi bir cevap oldu; ayrıntılar için bkz: karma felsefesi</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?</strong></p>
<p>Bruce Wayne&#8217;i tek geçerim.</p>
<p>Bruce Wayne?i benim için bu kadar önemli kılan Batman olmayı ve kötülükle savaşmayı kendisinin seçmiş olması. Gerek Süperman olsun gerek Spiderman veya X-Men olsun hepsi baba karakterlerdir :) Ama onlar doğuştan veya sonradan kazandıkları özellikler sayesinde güçlü olmuşlardır. Süper kahraman olmayı kendileri seçmemiştir. Ama Bruce Wayne kendi seçimlerinin sonucunda Batman olmuştur. Üstelik de süper kahraman olacağım şeklinde de ortaya çıkmamıştır; çıksaydı zaten kendini dünyayı ele geçirmeye adardı. Tek yapmak istediği kötülükle savaşmak ve onu ortadan kaldırmaktır. Ünlü olmak gibi bir derdi yoktur. O nedenle diğer süper kahramanların içine düştüğü, &#8220;normal bir hayat süremeyecek miyim?&#8221; veya &#8220;sevgilim olmayacak mı benim&#8221; vb. kaygıları yoktur. Seçimlerinin farkında olan bir karakterdir kendisi.</p>
<p>Şu an fark ettim ki Batman hakkında methiye düzebilme kapasitesine sahibim.</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>İsmini bilmiyorum (yazılarıma başlık bulma konusunda da zorlandığım çok olur) ama konusu küçük şeylerin büyük olayları nasıl tetiklediğiyle ve aslında insanların sanıldığından çok daha yakın ilişki içinde olduklarıyla ilgili bir film olurdu. Gerçek anlamda kelebek etkisini ele alan bir film de diyebiliriz. Ana konu bu ama kafamda yan öğeler olmadığı için isim seçiminde kararsız kalıyorum. </p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/05/25/gaye-or-eylulce-samimice-durustce/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeyno Günenç &#8211; Oyuncu</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/04/14/zeyno-gunenc-oyuncu/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/04/14/zeyno-gunenc-oyuncu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2006 18:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[- Balerin olmak istemiş; oyuncu olmuş. - Anne olmak istemiş; &#8220;Dominat Teyze&#8221; olmuş. - Uzun ömürlü bir evlilik istemiş; Okan Bayülgen ile bir evlilik macerası olmuş. - &#8220;Çocuklar Duymasın&#8221; istemiş; duymuşlar! 20 Soruluk Söyleşiler&#8216;deki konuğumuz Zeyno Günenç&#8216;den bahsediyorum. &#8216;Gönenç&#8217; soyadı ile yanlış bildiğimiz Zeyno Günenç. Çok olmadı tanışmamız, ancak bende bıraktığı ilk intibası halen devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kymic.jpg" id="image339" style="padding: 5px 0px 10px 10px" title="20 Soruluk Söyleşiler" alt="20 Soruluk Söyleşiler" align="right" /></a>- Balerin olmak istemiş; oyuncu olmuş.<br />
- Anne olmak istemiş; &#8220;Dominat Teyze&#8221; olmuş.<br />
- Uzun ömürlü bir evlilik istemiş; Okan Bayülgen ile bir evlilik macerası olmuş.<br />
- &#8220;Çocuklar Duymasın&#8221; istemiş; duymuşlar!</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8216;deki konuğumuz <strong>Zeyno Günenç</strong>&#8216;den bahsediyorum. &#8216;Gönenç&#8217; soyadı ile yanlış bildiğimiz Zeyno Günenç.</p>
<p><span id="more-33"></span></p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/10.jpg" style="padding: 5px 10px 10px 0px" id="image184" align="left" />Çok olmadı tanışmamız, ancak bende bıraktığı ilk intibası halen devam ediyor: sevecen, samimi ve içten.</p>
<p>Böyle samimi ve içten biri olmasını, işinden çok kendine önem vermesinden kaynaklandığını belirtiyor. &#8220;Özel hayatımı daha ön planda tutuyorum. Çünkü önce kendi iç huzurum ve mutluluğum geliyor. Öbür türlü kendimi kaybolmuş hissediyorum, merkezim şaşıyor!&#8221; diyor.</p>
<p>Zeyno ilkokul ikinci sınıfdayken annesinin zoruyla bale eğitimi almaya başlamış. Büyüdükçe de içinde büyümüş bale aşkı. Ancak tiyatro sınavını kazanıp sahne tozunu yutmaya başlayınca tiyatro daha ağır basmış. Bale gösterilerine gittiğinde duygusallaşması bu yüzden.</p>
<p>Diplomalı bir sanatçı Zeyno. Fakat diplomanın &#8216;sanatçı&#8217; olabilme konusunda yeterli olmadığını düşünüyor. Mimar Sinan Devlet Konservatuvarı&#8217;nda aldığı tiyatro eğitiminin kuşkusuz şu anki seviyeye gelmesinde büyük bir yarar sağladığına inanıyor fakat esas eğitimin profesyonel sahneye adım attığı ilk gün başladığını da itiraf ediyor. &#8220;O sahneye çıkmadan önce ne kadar eğitim alırsan al, ne fayda!&#8221; diyor Zeyno.</p>
<p>Konservatuvardan mezun olduktan hemen sonra 3 yıl mecburi hizmetini Bursa Devlet Tiyatrosu&#8217;nda yapmış. Daha sonra istifa edip bir yıllığına Kanada Vancouver&#8217;a gitmiş. Birçok özel radyoda yapımcı sunucu olarak da çalışmış. Radyo Tek (Londra), Power Fm, Radio XL bunlardan bazıları.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/2.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image185" align="right" />Süheyl ve Behzat Uygur ile aynı sahneyi paylaştığı &#8220;<a href="http://www.tiyatronline.com/uc.htm" target="_blank">Üç Salakşörler</a>&#8221; adlı tiyatro oyunu ile 3 yıl boyunca tüm Türkiye&#8217;yi gezmiş Zeyno Günenç. Televizyondaki ilk işi de &#8220;Eyvah Kızım Büyüdü&#8221; olmuş. Daha sonra da herkesin bildiği &#8220;<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cocuklar+duymasin" target="_blank">Çocuklar Duymasın</a>&#8221; dizisiyle tüm Türkiye tarafından tanınmaya başlamış. &#8220;Bu dizi &#8216;Friends&#8217; gibi yıllarca devam edecek bir nitelikteydi. Çünkü hayatın kendisini işliyordu. Benim için gerçekten çok özel yeri var. Çünkü Türkiye beni o diziyle tanıdı ve sevdi&#8221; diyor.</p>
<p>Zeyno dizinin bitmesine çok üzüldüğünü, hayatının büyük bir bölümünü kapladığını ve ondan sonra belli bir boşluğun oluştuğunu söylüyor ama, o boşluğu doldurmakta hiç zorlanmıyor; &#8220;Tiyatroyu özlemişim. Bu sayede tiyatroya dönüş yapabildim&#8221;.</p>
<p>Zeyno Günenç, Sezai Aydın, Şencan Güleryüz, Gamze Özçelik ve Fatma Murat ile birlikte, yönetmenliğini Ali Hürol&#8217;un yaptığı &#8220;Seni Seviyorum&#8221; isimli oyunu sergiliyorlar bugünlerde. Herkes rolünü iyi oynuyor, ancak Sezai Aydın ve Zeyno&#8217;nun performansları ek övgüyü hak ediyor.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/3.jpg" style="padding: 5px 10px 10px 0px" id="image186" align="left" />Biz erkeklerin (genelde) çok kolay &#8220;seni seviyorum&#8221; diyemiyor olmamız İngiliz oyun yazarı <a href="http://www.litencyc.com/php/speople.php?rec=true&amp;UID=5875" target="_blank">William Douglas Home</a>&#8216;un bu oyunu yazmasına neden olmuş 1968&#8242;de. Oyunun orijinal adı &#8220;The Secretary Bird&#8221;. Oyun ismini Afrika&#8217;nın güneyinde yaşayan uzun bacaklı bir kuş adından almış; <a href="http://www.maicsa.org.my/secretary_bird/secretary_bird.htm" target="_blank">Sekreter Kuşu</a>. Oyunda kuş sekreteri Gamze Özçelik canlandırıyor; bu da onun ilk tiyatro deneyimi. Başından geçen dramatik talihsizliğe rağmen çok güçlü ve moralliydi sahnede. Çok çalışarak umarım kalıcı olur tiyatroda.</p>
<p>Bakın Zeyno gelecekten neler bekliyor: &#8220;Şu an istediğim noktadayım, çünkü hep seçtigim şeyleri yaptım. Hayat da seçimlerden ibaret değil mi? Bundan sonra ise tiyatronun yanında bir de sinema filminde oynamayı istiyorum. Özellikle Yavuz Turgul&#8217;un veya Uğur Yücel&#8217;in yeni çekeceği bir film&#8230; Gerçekci, oyunculuk edaları olmayan, gerçekten var olan anlar gibi hisssedebileceğim işler yapmak istiyorum. Sahnede veya sinemada &#8216;yaratıklar&#8217; değil, &#8216;insanlar&#8217; gördüğüm filmleri ve oyunları seviyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kendini en zayıf hissettiğin, aynı zamanda da en güçlü olduğun yerdir tiyatro.&#8221; demiş bir <a href="http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/4054064.asp?gid=93" target="_blank">röportajında</a>. Hayatın kendisi bir tiyatro değil mi zaten Zeyno?</p>
<p>İşte Zeyno Günenç&#8217;in 20 Soruluk Söyleşiler&#8217;de <a href="javascript:togglecomments('zeynogunenc1')">verdiği cevaplar:</a></p>
<div id="zeynogunenc1" class="commenthidden">
<p><strong>1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/4.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image187" align="right" /></p>
<p>Annemin ve kardeşim Elif&#8217;in favorisiyim galiba. Benim bilmediğim, favorisi olduğum bir arkadaşım varsa en kısa zamanda söylerse çok mutlu olurum. Üstelik hiç şımarmam da. Bende varolmayan bir duygu şımarıklık.</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Çok uçuk bir şey gelmedi aklıma. Yine oyuncu olurdum ya da şarkıcı. Kendini gösterme duygusu fazlasıyla olduğu için en uygun ikinci meslek şarkıcılık.</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p>Beyaz yalanlar zaman zaman söylerim. İnsanlar üzülmesin diye&#8230; Bazen insanlara onların duymak istediği ufak, beyaz yalanlar söylemek lazım.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum&#8221; lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p>Bir arkadaşıma, yanında ateşli bir telefon konuşması yapmama rağmen tek bir soru sormadığı için bu huyunu çok sevdiğimi söyledim. Ama gurur duymak değil, hoşlandığım bir huydu bu.</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p>İnsanları zor kaldıkları durumlardan kurtarmaya çalışırım. Görebilenler görür zaten&#8230;</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p>Yarım kalan bir aşk!</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>Takma adım yoktu. Keşke olsaydı.</p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>Bilmem, hiç düşünmedim. Kendi ismimi koymayacağım kesin.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>Atatürk hayatta olsaydı, ona bizi şimdi nasıl görüyorsun atam derdim!</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun?</strong></p>
<p>Yaptığı işten memnun çok insan yok etrafımda. Ama şikayet eden de yok. Zaten devamlı şikayet edenleri sevmem.</p>
<p><strong>11. Hiçkimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Kendimi ilk tanışmada ifade etmeye zorlamam. Özel huylarımı görenler görüyor zaten.</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</strong></p>
<p>Beni en çok kendi enayiliğim kızdırır. Dönen dolapları herkesten sonra anlarım.</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>O bana kalsın. Beklentilerimiz fazlaysa her zaman hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Zaten bana bir arkadaşım söylemişti. Ölümden sonra en acı veren hayal kırıklığıymış.</p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>Üzerinde fazlasıyla logo olan markalar.<img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/5.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image188" align="right" /></p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p>Marka tutkum yok, beğendiğim markalar var. Herhangi bir yerinde yazmaması lazım.</p>
<p><strong>16. 10 sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>Umarım kendime ait bir ailem olur.</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p>Fazla hırslı olmamam galiba.</p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p>Zor bir soru. Öncelikle kimsenin canına zarar vermemesi, hak yememesi lazım. Bilmem, haber verir miydim, vermez miydim. Duruma göre değişir.</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?</strong></p>
<p>Frida. Onun yaşam azmi, bütün zorluklara rağmen, akıllara zarar olağanüstü resimleri beni çok etkiledi. Ders alınacak çok şey olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>Konusu hayatım olurdu ama yaşlanınca! </p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/04/14/zeyno-gunenc-oyuncu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haşmet Babaoğlu &#8211; Gazeteci, yazar, sosyolog.</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/03/16/hasmet-babaoglu-gazeteci-yazar-sosyolog/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/03/16/hasmet-babaoglu-gazeteci-yazar-sosyolog/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2006 18:50:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[20 Soruluk Söyleşiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[- Aşk yazarı değil; ilişkiler yazarı. - Spor yorumcusu değil; futbol yorumcusu. - Sosyal değil; asosyal. - Komik değil; melankolik. - Polyanacı değil, sosyolog. - Kaplan değil; kedi. - &#8216;Baba&#8217; değil; mütevazi. - Muhalif değil: yaşamdan taraf. - Herşey hafif; sevmek ağır. - Yanlışlarla kazanmak değil; doğrularla kaybetmek. - Bir ses gelseydi değil; sese kulak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kymic.jpg" alt="20 Soruluk Söyleşiler" title="20 Soruluk Söyleşiler" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image339" align="right" /></a>- Aşk yazarı değil; ilişkiler yazarı.<br />
- Spor yorumcusu değil; futbol yorumcusu.<br />
- Sosyal değil; asosyal.<br />
- Komik değil; melankolik.<br />
- Polyanacı değil, sosyolog.<br />
- Kaplan değil; kedi.<br />
- &#8216;Baba&#8217; değil; mütevazi.<br />
- Muhalif değil: yaşamdan taraf.<br />
- Herşey hafif; sevmek ağır.<br />
- Yanlışlarla kazanmak değil; doğrularla kaybetmek.<br />
- Bir ses gelseydi değil; sese kulak verseydik.<br />
- Dindar değil; şükür eden.<br />
- Akıl birliği değil; akılların birliği.</p>
<p><span id="more-30"></span></p>
<p>İşte <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/kategori/soylesiler/" target="_blank">20 Soruluk Söyleşiler</a>&#8216;de dördüncü konuğumuz <strong>Haşmet Babaoğlu</strong>&#8216;nun bugüne kadar bende bıraktığı izler.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/ntv3.jpg" id="image195" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" />NTV&#8217;deki <a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/36450.asp" target="_blank"></a><a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/36450.asp" target="_blank">90 Dakika</a>&#8216;da parmaklarını yukarı kaldırmış &#8220;Bir dakika! Buraya dikkat!&#8221; derken; TV8&#8242;deki <a href="http://www.tv8.com.tr/scripts/publication/programdetail.asp?ProgramID=228" target="_blank">Yaşamdan Dakikalar</a>&#8216;da Hıncal Uluç, Sunay Akın ve Nebil Özgentürk ile birlikte samimi<a href="http://www.sabah.com.tr/2005/03/23/gny/gny102-20050323-200.html" target="_blank"> muhabetlerin</a> arasında ve Vatan Gazetesi&#8217;ndeki <a href="http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazareskiyazilar&amp;wid=9" target="_blank">köşe yazılarında</a> görüyoruz bolca Haşmet&#8217;i.</p>
<p>Medyada şımarık zenginlerin &#8216;açlara&#8217; bu kadar çok &#8216;gıda&#8217; malzemesi olmasına takık bu aralar. <strong>Zenginliği paranın aldığı bir rahatlık</strong> olarak görüyor ve &#8220;Babası Hilton olmayan &#8216;arıza&#8217; kadınlardan ne haber?&#8221; <a href="http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&amp;Newsid=72585;Categoryid=4&amp;wid=9" target="_blank">diye soruyor</a>:</p>
<p>&#8220;Başkalarının gözünde bütün &#8216;arızaları&#8217;nı meşru gösterecek kadar güçlü, üstün ve &#8216;yabancı&#8217; olabilmeyi, o rahatlığı elde etme imkânını verir zenginlik. Yoksullar hayatlarında bir kez dağıtsa, hemen bir kenara yazılır, mimlenir. Bedelini ödemek bazen bir ömür sürer. Zengineyse eğlencedir bu! <img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/baba2.jpg" id="image192" style="padding: 5px 10px 10px 0px" align="left" />Hele güçlü zenginlerin oğullarında, kızlarında &#8216;arıza&#8217;lı davranışlar süs gibi görünür, öyle algılanır. Toplumsal kanatların bu kadar hesapçı, içtenliksiz ve alçak bir özelliği vardır. Ve zenginlik, gerektiğinde o kanaatleri satın alabilmektir&#8230;&#8221; ve soruyor Paris Hilton ve bezerlerini hayallerinde yaşatan delikanlılara &#8220;Siz, babası otel zincirinin varisi, kendisi rantiye olmayan &#8216;arıza&#8217; kadınları sevip beğenmeye <strong>cesaretiniz var mı, onu söyleyin</strong>.&#8221;</p>
<p>1955 doğumlu <a href="http://sourtimes.org/show.asp?t=hasmet+babaoglu" target="_blank">Haşmet Babaoğlu.</a> İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji mezunu. Aynı okulun İktisat Fakültesi Siyaset Sosyoloji&#8217;de yüksek lisans yapmış. Ancak gerçek lisansı okul sonrası işsiz güçsüz geçirdiği 9 yıllık <strong>&#8220;serserilik&#8221;</strong> döneminde yapmış. Hayatı ve insanları işte bu dönemde tanımış doyasıya. Seksenli yıllardaki bu serserilik döneminde cebine giren üç beş kuruş da ansiklopedilerine yazdığı teliflerden gelmiş.</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/kitap1.jpg" id="image193" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" />Sonra bir tesadüf sonucu ve süpriz bir kararla gazeteciliğe başlamış Nokta Dergisi&#8217;nde. İlk futbol yazılarını yazdığı Yeni Yüzyıl Gazetesi&#8217;nin kuruluşundan kapanışına kadar içinde olmuş. Yeni Binyıl&#8217;daki yayın koordinatörlüğü ve köşe yazarlığını Sabah takip etmiş. Şimdi Vatan&#8217;da; 8 yıldır da NTV&#8217;nin 90 Dakika&#8217;sı devam ediyor.</p>
<p><strong>Sevginin ağırlığını ölçmeye</strong> yönelik teşebbüsleri de var Haşmet&#8217;in:</p>
<p>&#8220;Nasıl oluyor da, seni seviyorumlar bir süre sonra ve iç burkucu biçimde beni boğuyorsuna dönüşüveriyor? Uzun ve acıklı bir hikaye.. Ama şurasını olsun söylemeliyim; Sevmek ağırdır. Uykuları kaçırır, uyanıklığı sarhoşluğa çevirir&#8230; Oysa modern insan her şey hafif olsun istiyor, sevmek bile !&#8230; Mümkünse sadece sevilmek istiyor. Ancak ayrılık acısı çökünce, terk edilince, özlem ateşiyle yanınca farkediyor ki, seviyormuş&#8230; Ancak o zaman farkediyor ki, vakit hiç de iyi geçmiyor!&#8221;</p>
<p>Haşmet&#8217;in sihirli kelimesi <strong>&#8220;özlem&#8221;</strong>. Aşk&#8217;ın tarifini de yine onunla yapıyor; &#8220;aşk özlemektir, hep bir aradayken bile garip biçimde özlem duygusunun sürmesidir.&#8221;</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/kitap3.jpg" id="image194" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" />Yazdığı &#8220;Herkes Birbirine Sevgi Herkese Karşı&#8221;, &#8220;Bekle Beni Gelmeyeceğim&#8221;, &#8220;Rüyalarını Ver Bana&#8221; ve &#8220;Haydi Kıralım Hayallerimizi&#8221; kitaplarında açıyor bizlere yüreğinin ve beyninin derinliklerini.</p>
<p>İnsanın duruşunun nasıl olduğundan ziyade diğer insanlara karşı duruşun nasıl olduğu; &#8216;Gerçekte başka insanlar var mı, yok mu?&#8217; sorusu çok önemli. Düşmanının da insan olduğunu bildiğin zaman iş değişiyor. &#8220;Başka bayraklar olmasa bayrağımızın değeri; başka duruşlar olmasa duruşumun anlamı olur mu?&#8221; diyor Aksiyon Dergisi ile yaptığı <a href="http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=19421" target="_blank">röportajda</a>:</p>
<p>Konu spora gelince &#8220;Spordan verebileceğinden fazla şey istiyoruz. Problemler de sporun bir oyun olduğunu reddettiğimiz anlarda başlıyor&#8221; diyor ve dergiye başından geçen bir hikayeyi anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Geçen gün bir mağazayı dolaşıyoruz. Bir güvenlik görevlisi, beni durdurarak, &#8216;Abi <strong>Fatih Altaylı&#8217;yı dövenlerden</strong> birisi benim abimdi. Çok iyi Fenerbahçeliyim.&#8217; dedi. &#8216;Öteki dünya var mı senin inancında?&#8217; dedim. &#8216;Tabii abi.&#8217; dedi. &#8216;Orada sana, Fenerbahçeli, Beşiktaşlı, Galatasaraylı olup olmadığını mı soracaklar, buna mı inanıyorsun?&#8217; dedim. &#8216;Haşa abi ne alakası var.&#8217; dedi. &#8216;O zaman bu ne?&#8217; dedim. Ben de sağlam bir Beşiktaşlıyım. Ama bir dakika. Memleketi, bütün bir dünya arıyoruz sporda. Hatta sözünü ettiğim gibi neredeyse öteki dünyayı da arayacaklar. Spor bir oyun. Güzelliği de orada. <strong>Oyun içinde taraftar olunur, hayatta değil.</strong>&#8221;</p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/baba1.jpg" id="image191" style="padding: 5px 10px 10px 0px" align="left" />Sadece Türkiye&#8217;de değil, heryerde modern sporun hücrelerine kadar sızmış bir virüs olduğuna inanıyor Haşmet; adına da Mutlak ve kalıcı başarı virüsü diyor. &#8220;Spor buysa, sevmek zorunda mıyız?&#8221; diye <a href="http://www.gazeteler.bz/git.php?yazar=hasmetbabaoglu" target="_blank">sorup</a> hırsın yarattığı acımasızlığa çok çarpıcı bir örnek veriyor:</p>
<p>2 çocuğunun aynı zamanda antrenörü olan Fransız Fauviau 2000-2003 yılları arasında çocuklarının karşılaştığı 27 rakibin içeceklerine maçtan önce gizlice yatıştırıcı ve antidepresan türü ilaçlar katmış. Bu rakiplerden biri olan Lagardere kaybettiği maçtan sonra aşırı bitkinlikten arabasıyla evine dönerken ilacın etkisiyle trafik kazası yapıp hayatını kaybetmiş. Fauviau&#8217;nun mahkemedeki savunması herşeyi gözler önüne koyuyor: &#8220;Yalnızca çocuklarımın kazanmasını istediğim için yapmadım bunu. Aynı zamanda çok başarılı bir &#8216;coach&#8217; olarak tanınmak istiyordum.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;En çok okunan&#8221;</strong> köşe yazarı olmak veya bir <strong>&#8220;gazeteyi yönetmek&#8221;</strong> gibi hevesleri olmamış hiç Haşmet&#8217;in. microsoft.life&#8217;da &#8220;normal karakterler, internette çırılçıplak&#8221; <a href="http://www.itiraf.com/basin/0099.htm" target="_blank">söyleşisinde</a> söylediğini bana da aynen tekrarladı:</p>
<p>&#8220;İnsanın genç yaşta mutasavvıf bir çizgiden geçmesi öyle farklılaştırır ki&#8230; &#8216;Sevilmek ve okunmak&#8217; yazan bir adam için çok güzeldir. &#8216;Medya dünyasındaki en birincilerden biri olmalıyım&#8217;, demek benim insani terbiyeme ters. <strong>Hiçbir etkili yazı, güzel bir insanla birlikte olmaktan daha hoş olamaz.</strong>&#8221;</p>
<p>İşte 20 Soruluk Söyleşiler&#8217;de Haşmet Babaoğlu&#8217;nun <a href="javascript:togglecomments('hasmetbabaoglu1')">verdiği cevaplar:</a></p>
<div class="commenthidden" id="hasmetbabaoglu1">
<p><strong>1. Herhangi bir kişinin en favori insanı mısın? Neden?</strong></p>
<p>Şimdi kendi kendime gelin güvey olmayayım. Bunu bana sık sık hissettirenler oldu hayatımda, hala da öyle. İyi bir şeydir, hoş bir şeydir. Ama insan gönlü bu, bakarken ve hissederken çok yanılır.</p>
<p><strong>2. Şu anda yaptığın işin dışında (hayattaki tüm işler kanuni olsaydı) ne iş yapmak isterdin?</strong></p>
<p>Ben yine bu işi yapmak isterdim diyenleri nedense pek samimi bulmam. Ayrıca neden yine bu işi yapmak isteyeyim. Bir başka fırsat varsa, başka bir şey yapmak isterdim. Haftanın belli geceleri bir barda rock yapan bir topluluğun gitaristi olmak isterdim. Ama daha çok hiç doğmamış olmayı isterdim. Doğruya doğru.</p>
<p><strong>3. Yalan söylemenin sence uygun olduğu durumlar nelerdir? Beyaz yalan söyler misin, ne söylersin?</strong></p>
<p>Bir adama gerçek öyle olsa bile kapısını açtığı anda &#8220;sevgilin biraz önce öldü&#8221; der misin? Demezsin. Beyaz yalanı bu tür gecikmeler, laf çevirmeler anlamında kabul ederim. Onun dışında yalanla işim olmasın isterim. Tabii yalan dediğiniz şey tek taraflı bir şey mi acaba? Bir de insanı yalan söylemeye mecbur bırakanlar var.</p>
<p><strong>4. En son &#8220;&#8230; özelliğinden dolayı senle gurur duyuyorum&#8221; lafını kime söyledin? Hangi özellikti o?</strong></p>
<p>Spor servisimiz müdürü İbrahim Seten ve yardımcısı Gökmen Özdemir&#8217;e benzerini medyamızda pek görmediğim türden bir cesaretleri olduğu için sizinle gurur duyuyorum dedim geçenlerde.</p>
<p><strong>5. Aynı lafı en son sen ne zaman duydun? Hangi özelliğindi göklere çıkartılan?</strong></p>
<p><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/baba3.jpg" id="image197" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" />Kimin söylediğini söylemeyeyim, hem ne gerek var yahu bu muhabbete, bunlar ayıp şeyler. Ama sebep şeffaf davranışımdı.</p>
<p><strong>6. Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?</strong></p>
<p>Gitar çalan biri olmak yerine gazeteci olmaktan pişmanım.</p>
<p><strong>7. Lisedeki takma adın neydi? Adını sevmiş miydin?</strong></p>
<p>İlkokuldan beri soyadım yüzünden hep &#8220;baba&#8221; oldum.</p>
<p><strong>8. Bir okul yaptırsan adını ne koyarsın? Neden?</strong></p>
<p>Şeyh Galip.</p>
<p><strong>9. Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?</strong></p>
<p>Hiç kimseyle tanışmak istemiyorum artık. Ben bu tanışmalardan mustaribim. Sevdiğim insanlar da düşünürler, yazarlar falan, eh onların da kitapları yeter bana.</p>
<p><strong>10. Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun? Onu örnek olarak alıyor musun?</strong></p>
<p>Çok şükür ben öyleyim.</p>
<p><strong>11. Hiçkimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?</strong></p>
<p>Kimse asosyal biri olduğuma inanmıyor, oysa öyleyim.</p>
<p><strong>12. Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?</strong></p>
<p>Özgürlüğümü kısıtlayan veya sevdiğim insanlara yanlış yapanlara fena kızıyorum. Dum, demek daha doğru. Yaşlandıkça yumuşuyorum.</p>
<p><strong>13. Bugüne kadar yaşadığın en büyük hayal kırıklığın ne? Tekrar yaşama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>Kadınlar hep hayal kırıklığıdır. Ama kırılıncaya kadar kurduğum hayalleri de kimseye değişmem, o hayaller için hayatıma giren bütün kadınlara müteşekkirim.<img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/baba4.jpg" id="image196" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" /></p>
<p><strong>14. Hangi markalar sinirlerini bozuyor? Neden?</strong></p>
<p>Markalar sinirimi bozmaz, eğlenirim onlarla?</p>
<p><strong>15. Hangi markalara tutkunsun?</strong></p>
<p>Coca-Cola dışında tutkunu olduğum marka kalmadı.</p>
<p><strong>16. On sene sonraki hayatında bugünden farklı neler olacak?</strong></p>
<p>Çok şey farklı olsun isterim ama hayat hep dalgasını geçer bu tür hesaplarla. Yine aynı yerde otluyor olabilirim.</p>
<p><strong>17. Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?</strong></p>
<p>Ben çok telden çalıyorum, bu meslekte, bana benzer konumda olup da bu kadar farklı tellerden çalan birine rastlamadım.<img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/08/kitap4.jpg" id="image199" style="padding: 5px 0px 10px 10px" align="right" /></p>
<p><strong>18. Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?</strong></p>
<p>Bırak yakın arkadaşı, tanımadıklarım için bile polisi aramakta zorlanırım. Türk insanı öyledir.</p>
<p><strong>19. Hangi filmdeki hangi karakterin hayatının senin hayatın olmasını isterdin?</strong></p>
<p>Vampirle Görüşme&#8217;de Louis.</p>
<p><strong>20. Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?</strong></p>
<p>Mazzantini&#8217;nin romanı &#8220;Sakın Kımıldama&#8221;yı filme çekmek isterdim. </p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/03/16/hasmet-babaoglu-gazeteci-yazar-sosyolog/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>79</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
