Profesyonel kurumsal hayatı, uzun yıllar farklı şirketlerde farklı sorumluluklarda yaşadıktan sonra "tamam" demiş bir gün. "Alışkanlıkları değiştirmek çok zor olsa da bu kararı almakla iyi etmişim. Edindiğimiz deneyimleri aktarabileceğimiz bir başka hayatımız olmayacak çünkü" diyor şimdi.

Kjell Nordstrom ve Jonas Ridderstrale’nin o müthiş sözünü hatırlatıyor:

"Günümüz toplumu, benzer eğitim almış benzer çalışanların; benzer fikirlerle benzer ürünleri, benzer kalite, benzer fiyat ve benzer yöntemlerle sattıkları benzer firmalarla dolu."

"Fark yaratma" konseptine bu yüzden aşık. Bu aşkını da Fikir Atölyesi'nde yazılara döküyor.

"Tunç’u biraz daha yakından tanımak isterim" derseniz buraya; "birlikte bir kahve içelim" derseniz de buraya tıklamanız yeterli.

Ne Dediler?

 

Factor2 [factor2.net]

“Teşekkürler Fikir Atölyesi”

Fikir Atölyesi ile tanışmam, (yanlış hatırlamıyorsam) Dostlarım! Dünyada Hiç Dost Yoktur yazısı ile başladı. Sevgili Tunç Kılınç, mükemmel bir motivasyon ortamı oluşturmayı başarmış. Çevremizde ve iş hayatımızda o kadar olumsuz şeyler yaşanırken, Fikir Atölyesi ilaç gibi geliyor diyebilirim. İş yerinde karşılaştığınız Mobbing, sonrası Fikir Atölyesi’ne girip hemen birşeyler okumak gerekiyor aslında.

Yazıları istediğiniz yerde, arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. “Kaynak belirttiğiniz sürece içerikten faydalanabilirsiniz. Sizin için üretildiler” diyecek kadar cici bir sitedir kendisi :) [Yazının Tamamı]

 

TyLn [Flix.org]

“FikirAtolyesi.Com, Yeme de Yanında Yat”

Bu sabah internette dolaşırken bir siteye rastladım. Şu ana kadar bir çok blog gezdim, araştırdım, okudum ve FikirAtölyesi kadar güzel içerikli, okudukça insanın okuyası gelen, şiir tadında yeme de yanında yat derler ya o seviyede bir blogla karşılaşmamıştım.

Site ve Tunç KILINÇ hakkında söylenecek daha bir çok şey var. Ben bu kadarını söyliyeyim siz zaten siteye girdikten sonra ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz :)

Tunc KILINC’I yeni keşfettiğim için sitenin hepsini okuma fırsatım daha olmadı :))) ama size okuduklarım arasından seçmeceler sunucam:

Google Beni Dinleyecek Misin?
Apple iPhone’a TekmeTokat!
Kalçayı Çalıştıranların Çalıştıramadığı?

Ve daha onlarcası..

Teşekkürler Tunç KILINC senin gibi insanlara ihtiyacımız var.

 

Doğancan Ülker [dogancanulker.com]

Fikir Atolyesi, bana göre konsept olarak Türkiye’nin en güzel blogu. Bu bana göre tartışılmaz bir durum. Bir benzeri, taklidi vs yok. Bir yazıyı sonuna kadar okuduğunuzda yazacak yorum bulamadığınız bir blog Fikir Atolyesi, zira herşey yazılmış oluyor. İçeriği, konsepti gereği seyrek güncelleniyor ve ben ne zaman Google Reader’da Fikir Atolyesi görsem heyecanlanıyorum.

Bugün herzamankinden daha çok ilgimi çeken bir yazı okudum. 1500 dolar ile 10 ay boyunca dünyayı dolaşan Barış Akkiriş’in serüvenini anlatmış daha önce. Şimdi ise “Fikir Atolyesi Kahramanları Hayatta Mı” yazı dizisiyle şuan ne yaptığını yazmış.

Fikir Atolyesi’nde bunun gibi bir sürü ilginç deneyimler yaşamış insanların hayatları var diyebiliriz. Keşke monitör karşısında gözlerim acımasa da tüm arşivi okuyabilsem. Hepsini okumak, zihnime kazımak istiyorum. Yetmiyor, Tunç Kılınç’a buradan sesleniyor ve “Fikir Atolyesi kitap haline getirilsin” diyorum. Çok hoş olabilir belki, bilmiyorum belki kendisi de düşünmüştür. [Yazının Tamamı]

 

Türkçe Bilgi [turkcebilgi.com]

Yurtdışında yüzlercesini görebileceğiniz, kişisel bir çaba ile başlayan ve bazıları başarı hikayelerine dönüşen blog sitelerine, ülkemizdeki en iyi örneklerden biri hiç şüphesiz Fikir Atölyesi. Bir blog sitesi açmayı düşünüyor ve ne yazabilirim, nasıl yazabilirim, bir blog nedir, nasıl olmalıdır, Türkçe iyi bir örnek var mı ki diye bir arayış içerisindeyseniz, Tunç Kılınç’ın editörlüğündeki bu kaliteli günlüğü görmenizde fayda var.

Bloğun içeriği, orjinal fikirler üretmenin önemi, başarılı fikirlere örnekler, başarı hikayeleri, 20 soruluk söyleşiler, yaratıcılık, pazarlama vb. yazılardan oluşuyor. Fikirler ile fark oluşturma, yenilik ve yeni fikirlerin başarı üzerindeki etkisi üzerine çok şeyler öğrenilebilecek bir site Fikir Atölyesi. Özellikle Yaratıcı Bir Gencin Zihin Haritası, Google Beni Dinleyecek Misin? ve Bir Milyon Dolarlık Fikir!‘i okumanızı öneririm.

 

Alemşah Öztürk [antifit.com]

Tunç’la beraber ikinci defa Eskişehir’e gittik… İlkinde olduğu gibi bu da çok eğlenceliydi. Üstelik bu sefer yanımızda çok sevdiğimiz başka insanlar da vardı; İskender Paydaş, İlker Çalışkan ve Kerem Akçaba… Beşimiz tren yolculuğunun tadına muhabbetle vardık, hem giderken hem gelirken…

Eskişehir’de “Kısa Günün Kârı” adlı tek günlük seminer’in konuşmacıları Tunç ve bendim, ben Ağızdan Ağıza pazarlama anlatırken, Tunç hayatın gerçekleri, iş dünyası ve gerçekten beklediklerinin neler olması gerektiği konusunda öğrencileri uyandırdı. Bu uyandırma sürecinde, İskender Paydaş’ı ve İlker’i tanıttı, müzikli eğlenceli bir atmosfer yarattı.

Tunç’la sunuma gitmek çok eğlenceli, adam her seferinde benden daha iyi bir şovmen olduğunu ispatlıyor! :) Bence yakında bir televizyon programıyla karşımıza çıkmalısın Tunç, daha geniş kitlelere anlatmalısın öğrencilerle paylaştığın şeyleri. [Yazının Devamı]

 

Blog Seyir [blogseyir.blogspot.com]

blogseyir_logo.jpgYazılar fark oluşturma üzerine, yenilik üzerine ve kabuğunu kırıp bir şeyler başarabilirim diyenler için bir ışık yakıyor fikrin atölyesinde.

Burası fikirlerin kuru kuruya 20 adımda başarının sırlarını sıralayanlara inat, bizzat hayatın içinden örnekleri, söyleşileri, hikayeleri ile başarıyı getiren farklı fikirler üzerine yazılar ile bizleri kendine bağlıyor. Bu farklılıkları sunmakla kalmıyor, dahası için ne yapılabilirdi onlarıda yeri geldiğinde sıralıyor.

Fikir Atölyesi; fikrim geldi diyenler için, fikri olanlar için, fikri olmayıp da fikri olanları merak edenler için, farklı olmak isteyenler, farklı olanlar için, yağıyla, kiriyle ama sonunda farklı fikirleriyle tam bir atölye… [Yazının Tamamı]

 

Arda Kutsal [ardakutsal.blogspot.com]

ardakutsal_logo.jpgYazılarına, fikirlerine ve karakterine büyük değer verdiğim sevgili dostum Tunç Kılınç blogunda “Google Beni Dinleyecek Misin?” isimli harika bir yazı yazmış.

İnandığınız fikirleriniz için savaşmazsanız, o fikirler de sizinle birlikte diğer dünyaya giderler.” dediği yazısında özellikle internet alanında fikirleri olan ve henüz bu fikirlerini hayata geçirmek için harekete geçememiş olanlara örnek olabilecek bir başarı hikayesini anlatmış.

Tunç’un yazısını mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. [Yazının Devamı]

 

Fikri Zabit [fikrizabit.prg]

fikrizabit_logo.jpgTakip ettiğim bloglar arasında en sevdiğim iki tanesini sizle paylaşmak istedim. Fikir Atölyesi, Tunç abinin yazılarını bizimle paylaştığı blog, herkesin beğenisini kazanmış gibi görünüyor. Kendisi geniş bir okuyucu kitlesine sahip.

Fikir atölyesi’nin en sevdiğim kısmı ise 20 soruluk söyleşiler kısmı, bu bölümdeki yazıları ilgiyle bekliyorum. Duyduğum kadarıyla, Tunç abi bu 20 soruluk söyleşileri, bir gazete veya dergide yapmak istiyormuş. En kısa zamanda teklif alacağını düşünüyorum. Gazetelerde saçma sapan yorum yapanlardan, çok daha kaliteli yazılarının olduğu ortada.

Tunç Abi hakkında daha fazla bilgi isterseniz. Buradan ulaşabilirsiniz, kendisi mimlenmişte.

 

Yusuf Ozan Taşdemir [yozant.com]

yozant_logo.jpgBir ve birkaç fikrin alet çantası değil de atölyesi oldu web aleminde, her zaman sevildi, sayıldı, takdir edildi hâlâ ediliyor.

Tanışmamız çok güzel başladı Fikir Atölyesi ile. Üreticisi Tunç Kılınç’tır, şekerdir lokumdur, Kabataş Erkek Lisesi mezunudur, Amerikaları görmüştür, bilgisayar mühendisliği ile başlamış sistem analistliği ve programlama dillerini öğrenecek kadar ilginç kişidir, muhteremdir, ama yine de diplomasını kalbinde daha fazla yer ayırdığı iş idaresi ve pazarlama konularından almıştır.

İlk tanışmada kahve teklifi edendir, fikir koçudur fikirlerin efendisidir, haylazdır, beş nokta beş kilo doğandır (Maşallah!), iki defa ölümden dönendir, itiraf etmekten kaçınmasa da şimdiki haykırışı Galatasaray olmasına rağmen eskiden Fenerbahçelidir.

 

Hasan Karaboğa [notlar.teknoseyir.com]

teknoseyir_notlar_logo1.jpgBlogları elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum; bu sıralar Türkçe bloglarda okuduğum en anlamlı yazılardan biri, Fikir Atölyesi’nden Tunç Kılınç’a ait:

Bugün Hayatınızın Son Günü Olsaydı?

Fikir Atölyesi’nde her gün yazı olmuyor, takip edenler yeni yazıları sabırsızlıkla bekliyorlar hep; ben de’ Başarı Hikayeleri, 20 Soruluk Söyleşiler gibi bölümleri altında başarılı yazılarıyla hep farklı bir şeyler yaşatıyor Tunç bize. (Konuk yazarlar da oluyor bazen) Fikir Atölyesi ismini fazlasıyla hak ediyor. :)

Bugün Hayatınızın Son Günü Olsaydı yazısında şöyle demiş:

“Fikir Atölyesi’ndeki yazılar ve sizlerden gelen yorumlar dergi ve gazetelerin ilgisini çekmeye başladı. Burada henüz somut bir adım atmadım, şimdilik düşünme sürecinin keyfi dahi yetiyor. Ulusal bir gazetenin Pazar ekinde bir köşem olsa veya 20 Soruluk Söyleşiler‘i televizyonda canlı konuklarla yapsam’ İlginç olmaz mı sizce de?”

İlginç, farklı ve çok güzel olur bence. Tunç Kılınç’ı bir gazetede veya televizyonda görmek çok mutlu eder beni de.

 

Arda Kutsal [webrazzi.com]

webrazzi_logo.jpgWebrazzi’yi takip edenler bilecektir ki incelemelerde yer verdiğim bloglar yok denecek kadar azdır. Bunun sebebi farklılaşmış içerik sunan ya da kullanıcı etkileşimini (ki Web 2.0‘ın ana kriterlerinden birisidir) göz önünde bulundurup çalışmalarını modelleyen çok sayıda blog olmamasıdır.

Ancak Fikir Atölyesi benim bu görüşümü değiştirip son dönemlerde gerçekleştirdiği uygulamalarla kullanıcı etkileşimini artık kendisinin bir karakteristiği haline getirdi.

Tunç Kılınç’ın sahibi olduğu Fikir Atölyesi önce ‘Yorum Paylaşımı‘ uygulamasını başlattı ve farklı bloglarda yazdığı yorumlara sayfalarında yer verdi.

Sonrasında Türkiye’deki ilk açık artırma blogu olma niteliğini kazandı ve ‘Galatasaray Numaralı Kombine Kartı‘nı açık artırma ile blog üzerinden sattı.

Tunç, bugün ise çok farklı bir uygulama gerçekleştirdi [Yazının Devamı]

 

Selim Yörük [takipte.anafikir.com]

takipte_logo.jpgTürk blog siteleri arasında yazılarının kalitesi ile ilk 3 sırada sayabileceğim bir pazarlama blogu Fikir Atölyesi.

Yaratıcılık ele aldığı ana konulardan biri. Bu konuda yazmakla da yetinmiyor Fikir Atölyesi’nin yazarı Tunç, aynı zamanda blogunda ürettiği birçok işte de yaratıcılığını sonuna kadar kullanıyor. Pazarlama Blogları Karnavalı için hazırladığı karatahta ve sadece yorum fasilitesini kullanarak yaptığı açık arttırma bunlara örnek gösterilebilir.

 

Alper Akcan [marketingma.blogspot.com]

Tunç’un bir atölyesi var, fikir atölyesi. Tunç her çalışma gününde (hemen her gün yani), önlüğünü giyer, aletlerini alır (kahvesi ve sigarası çoğu zaman) ve çalışmaya başlar. Aslında atölyeye girmeden önce çalışmaya başlamıştır. Çünkü fikir üremek için özel bir yer aramaz, her an Tunç’un beyninde kıvılcımlanır. Ama bu fikirleri düzenli bir hale sokmak, paylaşılabilir habe getirmek için atöyleden güzel bir yer bulamazsınız.

Yine böyle yoğun bir çalışmanın sonunda yazıldığı belli Jan Nahum, Formula 1 ve Türkiye yazısının. Tunç’tan çalakalem yazılmış birşey okuyamazsınız genelde. Bu yazının da en az 2-3 günü vardır. Siz 10 dakikada okurken, bunu da aklınızın bir kenarına not alın derim. Ve unutmayın, bir şeyi ne kadar çok istediğiniz değil, istemeyi ne kadar sürdürdüğünüz önemlidir. [Yazının Tamamı]

 

Selim Yörük [anafikir.com]

Geçtiğimiz günlerde, Marketing Türkiye‘nin hayata geçirdiği Marketing & Management Institute (MMI) tarafından düzenlenen Pazarlama 2.0 Zirvesi‘ne katıldım. Dolu dolu ve oldukça verimli bir gün geçirdik. Bu organizasyonda emeği geçen herkesi kutluyorum.

Zirve ile ilgili videolardan oluşan daha detaylı bir yazı kaleme almadan önce zirve öncesinde, zirvenin felsefesine (pazarlama 2.0) tamamiyle örtüşen bir uygulamadan ve geri dönüşlerinden bahsetmek istiyorum.

Bu uygulamanın üreticisi işlediği her konuyu derinlemesine ele alan Fikir Atölyesi’nden tanıdığımız Tunç Kılınç.

Tunç fikrini Fikir Atölyesi’nde duyururken şöyle demiş;

“Garanti Bankası, Volvo, Tefal, Soyak, Atlasjet veya Bosch-Siemens” Bu altı firmaya sormak istediğiniz bir şeyler var mı?

22 Kasım Çarşamba günü Hilton Convention Center İstanbul’da Marketing Türkiye önderliğinde yapılacak olan ‘Etkileşimli Pazarlama Zirvesi 2006: Pazarlama 2.0′ konferansında ‘Sonuç Alan Kampanyaların Perde Arkası : Türkiye Vaka Analizleri’ bölümünün yönetimini yapacağım. Hani şu moderatörlük denen olay.

Her konuşmacıya, kendilerine ayrılan sürede sunumlarını bitirdikten sonra, bazı sorular sorma şansım olacak. Ben de bu moderatörlükte yeni bir şey denemek istiyor ve soruları sorma şansını size bırakıyorum!”

Onlarca kişi bu etkileşimli fikre katılıp sorularını yöneltmişler. Bir haftada toplam 30 soru gelmiş. İşte şahane bir pazarlama 2.0 örneği.

Tunç yönettiği bölümün açılışı bu etkileşimli uygulamasından bahsederek yaptı. Ve mümkün olduğunca çok soru yöneltmeye çalıştı. Öyle ki, bazı sorular konuşmacıları bir hayli terletti diyebilirim.

Bence Tunç’un bu uygulaması ile hem hoş bir pazalama 2.0 örneği oldu hem de blogların aslında çoğunluğun tarzanca Türkçeleştirdiği gibi “internet günlüğü” olmadığını kanıtlamış oldu. Gördüğünüz gibi iş yaşamının önemli noktalarına kadar yayılabilme gücü var blogların. Umarım Türk iş dünyası bir an önce bunun farkına varır ve “bireysel meyda” ürünleri olan blogları takip ederler, bu tür küçük süprizlere karşı hazırlıksız yakalanmazlar. [Yazının Tamamı]

 

Erhan Yakuter [yakuter.com]

yakuter_logo.jpgArtık böyle orjinal siteleri mumla arar olduk. İnsanlar o kadar birbirinden alıp yazmaya başlamışlar ki metinlerin orjinallerine ulaşamıyoruz bile. Neyse ki Fikir Atölyesi’ni gördükten sonra kendi fikirlerini, kendi düşüncelerini anlatan kaliteli ve değerli insanların hala varolduğunu görebiliyoruz.

Tunç Kılınç’ın yazarlığını yaptığı Fikir Atölyesi adlı günlük isminden de anlayabileceğiniz gibi orjinal fikirler üretmekte ve insanları fikir üretmeye yönlendirmekte. Son zamanlarda çok beğenilen bir projeye AAAH! ‘a imza atan günlük bu işe yani günlük tutmaya başlamak isteyenlere mükemmel bir örnek. Çünkü günlüğün anlamını yani size özel fikirleri paylaşma kavramını çok güzel anlatıyor, uyguluyor. Sahtekar Olmayan Taklitlere Razı Olmak! başlıklı yazısı da bahsettiğim düşünceyi çok iyi ifade eden yazılarından birisi.

Fikir Atölyesi’ne vermiş olduğu bilgilerden dolayı teşekkürü bir borç biliyor ve siz okuyucularıma şiddetle tavsiye ediyorum.

 

Selim Yörük [anafikir.com]

anafikir_logo.jpgFikir Atölyesi adlı blogu “20 Soruluk Söyleşiler“den tanıyanlarınız olacaktır. Az ama öz üreten bloglardan biridir. Şahsen ben her yayınladığı yazısının altında bir mesaj ararım. Ve çoğu zaman bulurum. Bulduğum, verilmek istenen mesaj mıdır değil midir pek bilemem ama sonuçta o site bana bir şeyler katar.

Bu site, Anafikir.com gibi “her şey” hakkında olan sitelerden değildir. Yazılar genellikle fark yaratma, yaratıcılık, kişisel gelişim ve pazarlama eğilimleri ile alakalıdır. Ve açıkcası ben de bu siteyi bu tip yazıları okumak için takip ederim.

Bu görüşlerimi koruyor iken, Fikir Atölyesi’nde, Ahmet Altan’ın bir yazısını işleyen “Sende ne değişmiyorsa, sen o’sun” başlıklı yazıyı gördüğümde ilk anda bir şaşkınlık yaşadım. [Yazının devamı]

 

Hasan Karaboğa [teknoseyir.com]

teknoseyir_logo1.jpgProje deyince aklıma geldi; Fikir Atölyesi’nden Tunç Kılınç birkaç gün önce yeni bir projeye başladı, blog üzerinden açık artırma: Atölye Açık Artırma Haftası (AAAH). Zaman zaman yapılacakmış ve ilki GS numaralı kombine kartı için yapılıyor.

Dışarıdan bakınca sıradan bir açık artırma gibi görünebilir birçok kişi için; ama bir ilk olduğu için farklı, hoş olmuş ve aktivitenin sonucunda pazarlama bakış açısı ile değerlendirmeler yapılacakmış. Tebrik ediyor ve başarılar diliyorum bu etkinlikte.

 

Ayın Blogu [Bloglar Alemi]

Pazarlama bloglarının içimde ayrı bir yeri vardır. Mesleğimle ilintili olması bir yana, sürekli güzel işleri linkleyenleri saymazsak, genel itibariyle bir şeyler üreten ve bu ürettiklerini anlaşılabilir ve eğlenceli bir üslupla okurlarına aktaran ender bloglar çoğunlukla bu türden çıkar.

bloglaralemi_logo.jpg

 

Atölye de ilk karşılaştığımda beni heyecanlandıran bloglardan biriydi. Tunç Kılınç adında biri, sadece pazarlamadan değil, hayata dair bir çok şeyden bahsediyor, uzadıkça -bilinenin aksine- daha da keyif alarak okunan yazılar yazıyordu.

Zaman geçtikçe Atölye hakkındaki düşüncelerim de doğrulandı. Atölye’de yayınlanan yazılar çoğaldıkça, siteye yeni bölümler eklenmeye devam etti. Bu durum, giderek daha da genişleyen, keyifli bir ortamın oluşmasını netice verdi. [Yazının Devamı]

 

Selim Yörük [anafikir.com]

anafikir_logo.jpgAslına bakarsanız hem röpörtajlar hem de testler “tanıma/tanıtma” adına doğru yoldadırlar. Tanımanın en kestirme yolu soru sormaktır. Fakat burada önemli olan öylesine sorular sormak değil, belli bir derinliği olan ve farkettirmeden cevaplayanın içini açmasını sağlayacak sorular yöneltmektir. Psikoloji alanı ile biraz olsun ilgilenmiş arkadaşlar neden bahsettiğimi çok iyi anlayacaklardır. Aslında psikolog ya da psikiyatrislerin de en önemli meziyetleri doğru soruları sorma yetileridir.

Farklılık, yaratıcılık ve pazarlama konularındaki yazılarından tanıdığımız Fikir Atölyesi’nin yazarı Tunç bu konuda zor bir yola çıkıyor.

Özenle hazırlandığı ilk anda farkedilen 20 soru ile ortaya çıkıyor ve her seferinde aynı sorularla karşısındaki farklı karakterdeki kişileri tanımaya ve tanıtmaya çalışıyor. Ve blogunda yer alan bu bölümün adını “20 Soruluk Söyleşiler” koyuyor.

- Hiçkimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?
- Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla baş edebiliyor musun? Edemiyorsan, neden?
- Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?
- Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?
- Bir film yapmaya karar versen adı ve konusu ne olurdu?

Yukarıdaki sorular ve daha fazlasını daha zorlanarak cevaplayan biri olarak, soruların kendinizi sorgulamaya ittiğini ve ortaya içinizden parçalar döktüğünü, samimi cevaplar verdiğinizde sonucun kendinizi de tatmin ettiğini belirtmeliyim. [Yazının Tamamı]

 

Haşmet Babaoğlu [Vatan Gazetesi]

vatan_logo.gifSon zamanlarda internette en sevdiğim şey blog’lar. Atölye de onlardan biri. Tabii şimdi açarsanız, benimle yapılmış kısa bir söyleşi görüp bu yazdıklarımı “kıyakçılık” diye algılarsınız belki ama emin olun ki haksızlık etmiş olursunuz.

© 2006 - 2008 Fikir Atölyesi - Tunç Kılınç
Kaynak belirttiğiniz sürece içerikten faydalanabilirsiniz. Sizin için üretildiler.
septic system price texas bad side effects of viagra