Profesyonel kurumsal hayatı, uzun yıllar farklı şirketlerde farklı sorumluluklarda yaşadıktan sonra "tamam" demiş bir gün. "Alışkanlıkları değiştirmek çok zor olsa da bu kararı almakla iyi etmişim. Edindiğimiz deneyimleri aktarabileceğimiz bir başka hayatımız olmayacak çünkü" diyor şimdi.

Kjell Nordstrom ve Jonas Ridderstrale’nin o müthiş sözünü hatırlatıyor:

"Günümüz toplumu, benzer eğitim almış benzer çalışanların; benzer fikirlerle benzer ürünleri, benzer kalite, benzer fiyat ve benzer yöntemlerle sattıkları benzer firmalarla dolu."

"Fark yaratma" konseptine bu yüzden aşık. Bu aşkını da Fikir Atölyesi'nde yazılara döküyor.

"Tunç’u biraz daha yakından tanımak isterim" derseniz buraya; "birlikte bir kahve içelim" derseniz de buraya tıklamanız yeterli.

Reklam yüzünden canlı yayına geç giren veya galibiyet sevinci yaşayanları göremediğimiz maçlar, söylenen saatte televizyonu açtığınız halde yine reklamlar yüzünden başlamayan filmler, diziler; program süresi ile yarışan reklam kuşakları, ekranın dört tarafını saran yanar dönerli reklam bantları, on dakika süren “sunar” ve “sundu”lar…

İşte gına getiren bu sevimsiz reklamlar yüzünden ve daha da önemlisi internette fazlası varken artık televizyon neden seyredilsin ki? Hiç televizyonun açılmadığı evler var artık. Daha da radikali, televizyonun var olmadığı evler olmaya başladı. Çok ihtiyaç olursa internette bulunuyor nasıl olsa.

Benim de günlerce televizyonu açmadığım oluyor. Hiç bir eksikliğini de hissetmeden üstelik.

Gelecek önemli değişimlere ve yeniliklere gebe. Ucu göründü de.

25
Şubat
2008

Yazar:
Kategori:

Bilsek mi keşke? Yoksa şimdiki gibi bilmemek mi daha iyi?

Hangisi daha iyi bilmiyorum ama hayal etmek benimkisi. Falcılık değil de, öngörümüzü kullansak.

15-20 sene gibi kısa dönemde ortalama yaşam süresinin artacağı, gelişmiş ülkelerin nüfusunun azalmaya devam edeceği, A.B.D.’den sonra Çin ve Hindistan’ın dünyanın en büyük güçleri olacağı, Japonlar’ın düşüşe geçeceği, genç nüfusu ile Türkiye’nin en büyük ilk 15 ekonomiden biri olacağı gibi varsayımların ötesinde bir şeyler…

Daha uzununu; yüz sene, hatta beşyüz sene sonrasının geleceğinde neler olacak?

Bunlar benim öngörülerim:

16
Şubat
2008

Yazar:
Kategori:

İki sene önce kaleme aldığımız “Yeni İş Fırsatları Yaratmak Gerçekten Zor mu?” yazımıza halen ciddi sayıda yorum geliyor. Bu denli ilgi, bu konunun bende de canlı kalmasını sağlıyor.

Peki şimdi n’oldu?

Ev sahibim evini satıyor, bana da yol göründü. Kiralık ev bulma ve taşınma hazırlıkları bu aralar neredeyse tüm enerji ve vaktimi alıyor. Hatırladım tekrar, taşınmak zor işmiş!

Ancak yaşanılan sorunlar yeni iş fırsatları sunuyor. Aklıma gelip kaleme almaya çalıştığım bu fırsat için sizlerin de fikrini almak isterim. Bakarsınız bazı girişimci arkadaşlara ilham kaynağı oluruz.

İşin adı ne olur bilemedim ama bu “yer değişikliği danışmanlığı” gibi bir şey. İki ev gösterip komisyon peşinde koşan çoğu emlakçının yaptığı işten oldukça farklı.

Hayal edelim beraber. Bu danışmanlık firması evini veya şirketini taşıyacaklara şunları sunsa…