Profesyonel kurumsal hayatı, uzun yıllar farklı şirketlerde farklı sorumluluklarda yaşadıktan sonra "tamam" demiş bir gün. "Alışkanlıkları değiştirmek çok zor olsa da bu kararı almakla iyi etmişim. Edindiğimiz deneyimleri aktarabileceğimiz bir başka hayatımız olmayacak çünkü" diyor şimdi.

Kjell Nordstrom ve Jonas Ridderstrale’nin o müthiş sözünü hatırlatıyor:

"Günümüz toplumu, benzer eğitim almış benzer çalışanların; benzer fikirlerle benzer ürünleri, benzer kalite, benzer fiyat ve benzer yöntemlerle sattıkları benzer firmalarla dolu."

"Fark yaratma" konseptine bu yüzden aşık. Bu aşkını da Fikir Atölyesi'nde yazılara döküyor.

"Tunç’u biraz daha yakından tanımak isterim" derseniz buraya; "birlikte bir kahve içelim" derseniz de buraya tıklamanız yeterli.

13
Nisan
2008

Yazar:
Kategori:

Hani geceler vardır ya,
İyi ki yaşandı dediğimiz..
Sanki cenaze törenimizi öne almış gibi hissettiğimiz.
Ancak canlısı..

Sağlam bir tokat gibi.

Sevdiklerin arkadan değil de,
Önden konuştuğu…

Üstelik herkesin kahkahalar attığı,
Eğlendiği bir anda gelirse bu tokat size…

Karşılık beklemeden sevdiklerimiz…
Bildiğimiz anlamda sevgili de değil tam karşılığı.
Seven derseniz tamam.
Siz de ’sevilen’ olun.
Ancak ezilmeden altında.

Sessiz alkışların bakışlara yansıdığı bir gece.

best online mahjongg games test

7
Nisan
2008

Yazar:
Kategori:

Bir arkadaşım gönderdi bu eğlenceli denklemleri:

insan = (yemek) + (uyumak) + (para kazanmak için çalışmak) + (eğlenmek) + (seks)

eşek = (yemek) + (uyumak) + (seks)

İlk denklemdeki (yemek + uyumak + seks) yerine (eşek) koyarsak yeni bir “insan” denklemi buluyoruz:

insan = (eşek) + (para kazanmak için çalışmak) + (eğlenmek)

Şimdi her iki taraftan (eğlenmek) çıkartılırsa:

(insan) - (eğlenmek) = (eşek) + (para kazanmak için çalışmak)

Sonuç: “Eğlenmesini bilmeyen bir insanın, sadece para kazanmak için çalışan eşekten bir farkı yoktur” diyebilir miyiz?

Deriz =)

Peki “eğlenmek” ne?

28
Mart
2008

Yazar:
Kategori:

Can Yücel’in eski ama güzel bir fantezisi var. Hayatı tersten yaşasaydık ya diyor.

Dirilmek doğum, doğum da ölüm olsaydı…

Kendim için hayal ettim nasıl olurdu bu… Hayal etmek zorladı zorlamasına da, düşündürttü bir o kadar da.

Başkasının yaşamı değil, kendi hayatımdı oysa fantezisini kurmaya çalıştığım.

Neyse, önce dilerseniz Can Yücel’in o yazısını bir hatırlayalım, sonrasında da devam edelim:

“Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir. Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel hatta mükemmel olurdu.

Nasıl mı?

11
Mart
2008

Yazar:
Kategori:

Pazarlama Dünyası’ndan sevgili Mustafa Duran, Şubat ayının konuğu yapmış beni.

Söyleştik biraz. Keyifli de oldu.

Pazarlamadan inovasyona, Shubuo’dan reklamcılığa farklı konulara değindik kısa kısa. Az biraz da Tunç Kılınç var içinde.

Bu söyleşiye denk gelen okurlar mail atıp bunu blogumuzda da yayınlamamı istediler. Kırmayalım onları…

Ancak ek olarak farklı bir uygulama da yapalım. Bu söyleşiyi devam ettirelim!

Varsa sizin de sorularınız, ekleyin yorum olarak… Cevap vereceğim aklım bastığı ölçüde (sıkıştırmayın çok!).

Bu da böylece kendi içinde “hiç bitmeyen bir söyleşi olsun,” bakalım nasıl olacak!

Best Downloadable software