Profesyonel kurumsal hayatı, uzun yıllar farklı şirketlerde farklı sorumluluklarda yaşadıktan sonra "tamam" demiş bir gün. "Alışkanlıkları değiştirmek çok zor olsa da bu kararı almakla iyi etmişim. Edindiğimiz deneyimleri aktarabileceğimiz bir başka hayatımız olmayacak çünkü" diyor şimdi.

Kjell Nordstrom ve Jonas Ridderstrale’nin o müthiş sözünü hatırlatıyor:

"Günümüz toplumu, benzer eğitim almış benzer çalışanların; benzer fikirlerle benzer ürünleri, benzer kalite, benzer fiyat ve benzer yöntemlerle sattıkları benzer firmalarla dolu."

"Fark yaratma" konseptine bu yüzden aşık. Bu aşkını da Fikir Atölyesi'nde yazılara döküyor.

"Tunç’u biraz daha yakından tanımak isterim" derseniz buraya; "birlikte bir kahve içelim" derseniz de buraya tıklamanız yeterli.

11
Mayıs
2008

Yazar:
Kategori:

23 Nisan’daki yazımızda bahsettiğimiz 2008 Blog Ödülleri yarışmasının sonuçları 10 Mayıs’da gerçekleşen Blog Konferansı sonrasında açıklandı.

Fikir Atölyesi ‘Reklam ve Pazarlama’ kategorisinde birinci seçilmiş.

Buna değer bulunmak bana çok hoş duygular yaşatsa da, bu yarışmanın bence gerçek kazananları katılan, oy veren, blog yazan ve onları takip eden herkes. Yani “sizsiniz” kazanan. Teşekkür ederim hepinize, teker teker.

On farklı kategoride dereceye giren blogları ve katılan tüm blogları bir fırsat bulup inceleyin derim.

Birçok blog yazarı ile yüzyüze tanışma ve sohbet şansı da yakaladım dün. Sanki herbiri ile yıllardır arkadaşız da, araya zaman girmiş gibiydi. Ne kadar samimi ve içtendi herkes. Hepsi sanal dünyada yazsalar da, o kadar gerçekler ki.. Bir o kadar da insan.

23
Nisan
2008

Yazar:
Kategori:

Türkiye’mizde artan blog sayısı ile beraber ilk kez büyük çaplı bir yarışma düzenleniyor. Bundan sonra her yıl tekrarlanacağı söylenen ve Microsoft’un ana sponsorluğudaki bu yarışmanın adı:

Blog Ödülleri 2008.

Amaçlarını ise kendi ağızlarından şöyle ifade etmişler:

“Türk Blog Dünyası”nın gelişimine katkıda bulunmak amacıyla organize edilen “Blog Ödülleri”, sürekli ve özgün blog içeriğini artırmayı ve böylece Türkiye’de internet sektörünün de ilerlemesine yardımcı olmayı hedefliyor.”

Fikir Atölyesi de Reklam ve Pazarlama kategorisi altında aday gösterildi. [Diğer sitelere de bir göz atın. Bu yarışma sayesinde ben de yeni birçok blog tanıma fırsatı buldum.]

Şimdi dilerseniz bu yarışmayı biraz eğlenceli hale getirelim!

Ancak öncesinde size [bizim kendi oyunumuz dışında] blog ödülleri yarışması ile ilgili linkleri vereyim:

- Blog Ödülleri 2008 sitesi [buradan kategorileri ve katılımcıları görebilirsiniz, yeni bloglar tanıyabilirsiniz]

- Sitelere oy vermek isterseniz kayıt yeri [çok basit bir kayıt işlemi var]

- Fikir Atölyesi’ne oy vermek isterseniz de burası. [kayıt olduktan sonra] Sağ yukarıda “oy ver” var.

[Not: Mail’nize bir link gönderiyorlar sonra, onu tıklayıp oyunuzu geçerli hale getiriyormuşsunuz, atlamayın]

Şimdi gelelim kendi oyunumuza…

22
Mart
2008

Yazar:
Kategori:

Şimdi biz “sistem” kelimesini alır eğitimin önüne koyarsak, baştan şunu kabul etmiş oluyoruz: Eğitime bir sistem gerekli. Yani bir “format ve kurallar” dizini.

Neyi formata sokar bir sistemle onu takip edersek, kendi koyduğumuz o kuralların esiri olmamız da kaçınılmaz olmuyor mu?

Neyse kalıplarımız, o kalıplardan çıkma “eğitilmiş kişiler!”

Zor iş bu eğitim konuları.

Üniversiteye hazırlık döneminde olup da huzurlu olan tek bir arkadaşım yok. Yarışmanın ötesinde farklı kaygılar… ÖSS sınav baskısı çok ağır. At yarışı örneği verilir ya hep; doğru. Katılan çok, bitiş çizgisini geçen çok az.

Yetersiz oldukları için mi o çizgiyi geçemiyorlar?

Hayır, çoğu start’ta kendilerine iyi bir yer alamadıklarından.

Elenenlerin içinde çok sayıda bu ülkeye, hatta dünyaya iyi bir şeyler bırakabilecek kapasitede kişiler var. Başlama çizgisinde o kadar çok adam var ki, sadece çıkışta kendilerine iyi bir yer alamamışlar, o kadar.

Ne demek peki çıkışta “iyi bir yer” alamamak? Veya alabilenler kim?