Şimdi biz “sistem” kelimesini alır eğitimin önüne koyarsak, baştan şunu kabul etmiş oluyoruz: Eğitime bir sistem gerekli. Yani bir “format ve kurallar” dizini.
Neyi formata sokar bir sistemle onu takip edersek, kendi koyduğumuz o kuralların esiri olmamız da kaçınılmaz olmuyor mu?
Zor iş bu eğitim konuları.
Üniversiteye hazırlık döneminde olup da huzurlu olan tek bir arkadaşım yok. Yarışmanın ötesinde farklı kaygılar… ÖSS sınav baskısı çok ağır. At yarışı örneği verilir ya hep; doğru. Katılan çok, bitiş çizgisini geçen çok az.
Hayır, çoğu start’ta kendilerine iyi bir yer alamadıklarından.
Elenenlerin içinde çok sayıda bu ülkeye, hatta dünyaya iyi bir şeyler bırakabilecek kapasitede kişiler var. Başlama çizgisinde o kadar çok adam var ki, sadece çıkışta kendilerine iyi bir yer alamamışlar, o kadar.
- Sınav uğruna sosyal hayattan daha fazla ödün verenler,
- Lise yıllarındaki ders notları [bir şekilde] daha iyi olanlar,
- Ezber yeteneği daha kuvvetli olanlar,
- Dershaneye gitme imkanı bulup, geçmiş yıllardaki sınav sorularını defalarca çözüp pratik yapanlar,
- Ailesinden “kazanamazsan dünyanın sonu olur, ailece rezil oluruz” tarzı baskıdan çok, “ne olursa olsun yanındayız” [samimi] desteğini alabilenler,
- Sınav öncesi dönemde sevgilisi ve ailesi ile arası iyi olanlar,
- Sağlığı yerinde olanlar,
- Sınav gecesi iyi bir uyku çekenler,
- O sabah ruh hali iyi olanlar,
- Sınav olacağı yere giderken yolda sorun ve stres yaşamayanlar,
- Sınav esnasında önlerine; görme, duyma, koklama, dokunma duyularından en az birine hitap edip, dikkat dağıtacak birileri [bu çok hoş bir sevgili adayı da olabilir, ön sıralarda dün gece kuru fasulye yemiş biri de!] çıkmayanlar…
- …
Bu kadar farklı konular bizim sınav başarımıza etki ettiğine göre, tabii ki herkesin şansı eşit olmayacak.
ÖSS sınavı için “salla onu, kazanamazsam da benim alternatif planlarım var” diyebilmek önemli bir beceri.
Geçenlerde bir önceki [Hiç Bitmeyen Söyleşi!] yazımıza Ali’den gelen şöyle bir soru var:
“daha once nefesinizi kesecek anlar yazisinda biraz bahsettiginiz Universitede ogretim gorevlisi olsaniz ogrencilerinize ilk tavsiyeniz ne olurdu ya da nasil bir hoca olurdunuz ya da olmak isterdiniz, merak ediyorum.”
Orada verdiğim cevap aynen şöyle:
“İlk önerim ‘üniversite yaşantınızın keyfini çıkarın’ olurdu. ‘Keyif’ de sizin için ne anlama geliyorsa.
Üniversite yılları esnasında yaşınılanların bir tekrarı olmuyor. Ve inanın o yıllar, hayatın en güzel dönemlerinden biri, belki de en birincisi.
Hangi okuldan mezun olduğumuz değil, o dönem boyunca yakaladığımız sağlam arkadaşlıklar ve kazanılan deneyimler işimize yarayacak olanlar.
Üniversite bizlere bir şeyler öğrenmek için fırsatlar sunuyor sadece. Bunu fırsat olarak görenlere bir imkan, o kadar.
Ve hayatın hiçbir döneminde, bu denli ‘uzun süre’ yeni şeyler öğrenmeye odaklanma fırsatı bir daha geçmiyor elimize kolay kolay. Değerini bilmek gerek o yılların.
Keyif almıyorsak da kaybetmemek gerek o zamanı. Pek fazla verimli olmuyordur zaten okul bu durumda.
Biz istersek, üniversiteye gitmeden de, en az bir mezun kadar eğitebiliriz kendimizi, hem de daha çoğu ilgimizi çeken konularda, kendi istediğimiz zamanlarda.
Yeter ki “diploma kaygısını” aşacak bir özgüven, bilgi ve deneyim sermayemiz olsun.
Bizim içimizdeki ses ne diyor, başkalarının değil.
İşte bunları söyleyen ve bir dönemi bile tamamlayamadan kovulan bir hoca olurdum herhalde Ali =)”
Diploma kaygısı…
Aman tanrım, ne büyük bir kaygı bu değil mi? Başkalarının bizim üzerimizde yarattığı baskı. Hangi okuldan, hangi bölümden, hangi dereceyle mezunsun?
Sana ne?
Benim kim olduğuma baksana… Düşünce şeklime, problemlere yaklaşım tarzıma, çözüm bulma yöntemlerime, iletişim yeteneğime, tutkularıma, geleceği nasıl gördüğüme…
Olmaz, bunlar kağıt üzerinde para etmez.
Kendini sağlama almak için, seni işe alacak yönetici veya insan kaynakları elemanının eline “sağlam done” gerek… “Ama müdürüm, daha önce bunu bunu yapmış, referansları şu kadar kuvvetli” diyebilmesi gerek onun bir üstüne.. Yoksa [diğer türlü] sabahları sıcak çay kahve servisi gören koltuğu girmez mi tehlikeye?
Neyse…
Bu konuyu uzatırız daha sonra da, benim asıl değinmek istediğim “eğitim sistemiydi” sanırım =)
Eğitim ve onun “sistemi…”
Koyun sürüsünden biri olmamak adına, gelin değiştirmek için birlikte öneri geliştirelim. Var mı sizin diyecekleriniz?
[Not: “Üniversitelerde “İş Hayatına Hazırlık” Dersi Neden Yok?” yazısına da bir ara göz atın isterseniz.]

ELOY
Bi saniye bu rakı balığa ben de katılmak isterim.
Aras
Haklısınız, ödüller biraz sönük kalmış. Gelecek sene daha güzel ödüller olur umarım.
Tebrik ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum. Kazanmayı gerçekten hak ettiniz.
ceoyavuz
Harika bir geceydi, zaman bulursak uğrarız rakı balığa.
Volkan Çelik
Hala gülüyorum. Gerçekte gülmekten yorulduğumuz bir panel oldu
Rakı + balık konusunda bütçe problemi çıkacağı kesin, listeye eklenmemi talep ediyorum. Olmadı Türk Blogcuları Rakı Balık gecesi yapar bir meyhaneyi de sponsor yaparız. Microsoft tan daha iyi bir sponsor olacağı kesin.
Selamlar.
eray
tunç abi keşke bende orada olabilsem:) ama uzaakkkkk
zeynep
tebrikler.. Rakı -balık’a ben de varım..
HERA
Gece hakkında hiçbir fikrim yok:) o yüzden katılanların fikirleriyle bir noktaya varıyoruz neymiş çok eğlenilmiş:) darısı bizim başımıza:)
herkes meyhane üzerinden giderken kıllık yaparak ben sabah kahvaltısı istiyorum rumeli kavağında:) ve bu da yetmiyor taksimde ne kadar elma şekeri varsa hepsini istiyorum:)
evet besle okuyucuyu oysun gözünü:) biri beni durdursun yoksa bu istekler uzar:)
Tunç Kılınç ve fikir atolyesi içerisinde yer alan hekesi kutluyorum… kahvaltıda direniyorum:)
Emrah Doğan
Rakı + balık olayına ne kadar sevindim anlatamam. Hayır, zaten orda yarım ya da eksik kalan veya henüz başlanmamış olan bir sürü muhabbet vardı. Rakı eşliğinde ne gider bu şimdi
Burçak
Gerçekten güzel fikir.
Rakı Roka Balık [artı] 1
Recep Hilmi Tufan
Çok güzel bir geceydi. Ben zaten yarışmaya katılamamıştım keşke PDA benim olsaydı
Hakkı Ceylan » Blog Konferansı, Blog Ödülleri ve izlenimlerim
[…] blogunda ayrıntılı olarak konferans ve ödül töreni hakkında yazmış (Blog Ödülleri Blogu, Fikir Atölyesi, Webrazzi, Güneşin Tam İçinde, Wolkanca, AliAltugKoca, CeoYavuz, Ömer Enis, LeoTheMaster, ne […]
Uğur Özmen
Bilgilerini eğlenceli şekilde bizimle paylaşan herkese teşekkürler. Rakı + balık’a ben de varım.
Kurumsalhaberler.com
Kitap set’i yerine tek bir kitap olması ufak bir karışıklığın sonucu olmuş.
Ama telafi edeceğiz.
Başarınızdan dolayı tebrikler…
yakuter
Bu konferans bize şunu gösterdi ki biz kişiliklerimizi ortaya koyuyoruz bloglarımızda ve gerçek hayatta yanyana geldiğimizde de yıllardır tanışıyormuşçasına kaynaşıyoruz. Her şey için tekrar teşekkürler.
Rakı balık için artık başka bir kaçamak yaparım inşallah
Saygılar, sevgiler…
Kaan Boyacıoğlu
Güzel bir Cumartesi günüydü. Moderatörlüğünü Tunç’un yaptığı panelde süre biraz yetersiz oldu gibi, ya da bana öyle geldi. Süre uzun olsa soru-cevap şeklinde çok keyifli sohbetlerin çıkacağı belliydi.
Kısaca tadı damağımda kaldı, bu arada rakı balıkta ben de varım.
Herkese selamlar.
çağatay
Rastalılar da davetli mi rakı balığa? Saç değiş tokuşu da yaparız, valla
Selamlar
Çağatay
Murat Abi Gayriresmi Blogu
Blog Ödülleri, Blog Konferansı Değerlendirmeleri…
Blogcuların ve takip edenlerinin bildikleri üzere dün (10 Mayıs 2008) Blog Konferansı 2008 ve Blog Ödülleri Organizasyonu vardı. Ben de Murat Abi Gayriresmi Blogumla müracat etmiş, fakat altı aylı…
BeyazTavsan
Tebrikler.
Manhem
Başarınızı canı yürekten kutlarım. Ayrıca Rakı + Balık durumuna ben de katılırım…
Şevval Elif SOLMAZ
Tunç bey pozitifliğinize, hazmetmişliğinize, insanlara yaklaşma biçiminize hayran kaldım. Bu gecede hepimiz kendimizce ödüller aldık ama sizin gibi insanları tanımış olmak benim en büyük ödülüm oldu.
Kendi sitemde de yazdım o gece sizinle birebir tanışmayı çok istememe rağmen bir türlü olmadı, umarım bir dahaki blog toplantılarımıza
Sevgiyle..
Geyik Mühendisi
İşin ucunda rakı balık varsa ilk dört dinlemem, ben de gelirim ha onu söyleyeyim :))
K.Can
Tebrikler !
Pazarlama alanında birincilik tahminim tuttu :o) Rakı balık nede güzel gider şimdi böyle bir kutlama için
Konferansa ilişkin görüntüler vardır sanırım bizde konuşmaları izleyebilsek iyi olurdu. Ayrıca Rakı+Balık gecesininde fotoğraflarını paylaşmanızı atmosferi uzaktan da olsa biraz yakalamayı istiyoruz!
İyi eğlenin efendim
“Bu Sefer AHHH! Size Ödül Verecek.”
Gerçekler oldu…
İlker İLGEN
Sevgili fikir atolyesi sakinleri, ben de Rakı + balık diyorum.. Çünkü şuan yürüttüğümüz projeyi de gündeme getiriyor. Tunç bey sakincasi yoksa yeni test yayınına soktuğum rakici.org adresinden bahsetmek istiyorum.
RAKICI.ORG tamamiyle 1 saat içinde meydana atılan ve yine bir rakı + balik eşliğinde sunulmak üzere kapsamlı olarak hazırlanan, rakı tarihi ve Türklerin sosyal hayattındaki yerini anlatan bir sunum üzerine kuruldu. (ana sayfada bu nunuyu görebilecektiniz yalnız meydana gelebilecek bazı telif ihlalleri yüzünden geçiçi olarak kaldırıldı)
Sistem 5 gün gibi kısa sürede oluşturuldu ve 20 gün sonra test yayınına başladı. Eğer rakı servisi yapıyorsanız siteye üye olmak ve ayrıca bir fotoğraf koymak ve açık adresini belirterek restoranı hakkında ayrıntılı bilgiyi aktarmak ücretsiz. Rakı ve balıkçı’cılar sizi de kendi rakı grubunuzu oluşturup rakı toplantılarınızı rakıcı.org üzerinden elektronik olarak kolayca duyurup katılımı kontrol etmeye davet ediyoruz..
Teklifim fikiratolyesi grubu oluşturup bu organizasyonu onun üzerinden yapmak. Eğer belliyse gidilecek rakı mekanını da rakici.org a kayıt edebiliriz.
Gruplar yaptıkları toplantıdaki resimleri de siteye ekleyebiliyorlar. Ayrıca restoran ve hizmetleri hakkındaki fikir ve düşüncelerini de yazabiliyorlar.
İlker İLGEN
Sağlığınıza.
Alkollu araç KULLANDIRMAYIN..
Süleyman SÖNMEZ
Hocam kesinlikle blog yazmak bir yana, bir TV programına başlamalısın. Geçen yıl da, bu yıl ki konferansta da katılımcıları ve konuşmacıları yönlendirmen ve samimiyetin müthiş bir sıcaklık oluşturuyor.
Kesinlikle seni TV’de izlemek isterim
Bunun dışında bir türlü yakalayamayıp şöyle güzel bir sohbet edemediğim için hayıflanıyorum. Bir sonraki toplantıda diyelim.
Bu arada toplantıyla ilgili 160 civarı fotoğrafı, yazdığım inceleme yazıma ekledim. Herkes hem fotoğraflarına, hem görmek istediklerine bakabilir.
Görüşmek üzere dostum. Cidden blogkürenin sempatik yüzünü şahsında görüyorum. İyi ki varsın.
Sevgi ve saygılarımla.
HERA
Şimdiden afiyet olsun:)
erCan
Ödül sanırım kimse için süpriz olmamıştır. Bu ödülü bize ortak bir paylaşımın karşılığı olarak hissettirdiğin için Tunç abi, tebrik yerine bunun için sana teşekkür etmek daha yerinde olucak sanırım.
Seni tv’de izlemek meselesine gelince süper olurdu tabi de, fikiratolyesi okuyucuları olarak seni milyonlarla paylaşmaya hazır deiliz daha
hem buraları ihmal edeceksen aman abicim 
Ali Can
Tebrikler.. Hakettiğiniz bir ödüldü. Ama her sene isteriz
Ayrıca bu tv işi güzel olur gerçekten. Ntv, CNN Türk gibi tematik kanallarda özellikle.
Yesersin
Raki+Balık biz tırtıl blog yazarlarına az gelir
en iyisi mangal +rakı olsun hem daha çok kişiyi toplayabilir hemde mekan derdinden kurtulup bütceyi artırabiliriz. Ben gelmek isterim 
kimya
Merhaba,
Öncelikle sizi tebrik ediyorum. Sitenizi sürekli takip ediyorum. Çok keyifli. Emekli oldum, fakat size arkadaşlarım her zaman yardımcı olacaklardır. Onlara”yokluğumu hissettirmeyin”şeklinde talimat çekmişimdir hiç kuşkunuz olmasın.
Gelelim balık meselesine, ben paramı veririm beni de davet edin lütfen!!!
Sevgilerimle.
Burak Budak
Blog konferansında ve blog ödüllerinde en eğlenceli kısımlar sizinkiler oldu. Tebrik ediyorum. Ödülü zaten hak ederek aldığınız için bir sorun yok. Microsoft hakkıdanki herkesin düşüncelerini siz söylediğiniz için de bir teşekkür borçluyuz size..
Kısa bir tanışmamız oldu ama umuyorum ki daha iyisi de olur ileriki toplantı ve ya konferanslarda…
Serkan
İyi işler her zaman takdir edilir, fikir atölyesi de bu takdire layıktı. Başarılar dilerim.
Dursun Ferikel
Açık ara farkla kazandığın bu ödül için seni canı gönülden tebrik ediyorum. Umarım seni, arkadaşlarımızın da belirttiği gibi televizyonda da görme mutluluğuna erişiriz.
Yaptığın doğru ve pozitif farklılıklarla bizlere sürekli olarak örnek oluyorsun. Umarım ardından doğru farklılıklarla bizler de gelebiliriz.
Başarılarının, yazılarının, fikirlerinin devamını dilerim.
Dursun FERİKEL