Profesyonel kurumsal hayatı, uzun yıllar farklı şirketlerde farklı sorumluluklarda yaşadıktan sonra "tamam" demiş bir gün. "Alışkanlıkları değiştirmek çok zor olsa da bu kararı almakla iyi etmişim. Edindiğimiz deneyimleri aktarabileceğimiz bir başka hayatımız olmayacak çünkü" diyor şimdi.

Kjell Nordstrom ve Jonas Ridderstrale’nin o müthiş sözünü hatırlatıyor:

"Günümüz toplumu, benzer eğitim almış benzer çalışanların; benzer fikirlerle benzer ürünleri, benzer kalite, benzer fiyat ve benzer yöntemlerle sattıkları benzer firmalarla dolu."

"Fark yaratma" konseptine bu yüzden aşık. Bu aşkını da Fikir Atölyesi'nde yazılara döküyor.

"Tunç’u biraz daha yakından tanımak isterim" derseniz buraya; "birlikte bir kahve içelim" derseniz de buraya tıklamanız yeterli.

27
Ekim
2006

Yazar:
Kategori:

Su siralar 2006 yilinin ilk tatilini yapiyorum. PSV - Galatasaray macini bahane ederek Amsterdam’a geldim. Meger ne guzelmis tekrar uzaklara kacabilmek, bir haftaligina bile olsa…

Tatildeyken internet cafe’de bir bilgisayar karsisina gecmemi saglayan ise “Free Hug” [Bedava Kucak] olayi. Hani ilk kez sevgili Mehmet Dogan’in blogunda okuyup da gecenlerde Fikir Atolyesi’nde “Yorum Paylasim” ile altini cizdigim konu…

Okumaya devam etmeden once ‘yazinin devami’ndaki muhtesem videoyu bir izleyin. Biliyorsaniz da sorun degil, bir kez daha izleyin, inanin deger.

Ben de Amsterdam’da bir benzerini yaptiklarini gorunce, yolumu degistirip gidip bedava bir kucak aldim, hem de kocamanindan!

Youtube’daki bu video onlari da etkilemis ve daha onemlisi harekete gecirmis. Soyledikleri su: “Amsterdam’in da boyle bir seye ihtiyaci vardi. Fark ettik ki, git gide uzaklasiyoruz birbirimizden. Ici sevgi dolu ancak bunu gostermekten cekinen, hayatimizda ilk defa gordugumuz yuzlerce kisiyle kucaklasiyoruz hergun. Sanki yillarca birbirimizi taniyormus kadar da icten.”

Bayramda umarim hepinizin kucaklasma sansi olmustur sevdiklerinizle. Iste sadece bu yuzden bile olsa bayramlar cok guzel.

Simdi lutfen bunun tekrari icin bir sonraki bayrami beklemeyin. Cikin ve ozellikle de arkadaslarinizdan, dostlarinizdan ve ailenizden baslamak uzere; ne kadar cok sevdiginizi soyleyin onlara, onlarla ne kadar cok gurur duydugunuzu…

Gunun sonunda bu hayatta hepimizin en buyuk beklentisi; sadece yurekten gelen bir “sevgi” degil mi?

27
Ekim
2006
21:34


Bayramda bahsettiğin fırsatı benim de yaşama sansım oldu. Sarılmak belki de binbir söz söylemekten daha etkili ve gerçek…

Ama bilirsin adetlere göre bayram’da; there is no any “free Hugs”

27
Ekim
2006
22:22

Hayatta önem verdiğimizi “söylediğimiz” şeylere ne kadar az zaman ayırıyoruz!? Hep “başkaları” yüzünden…!Yanındakini kolayca kucaklamanın hayatı ne kadar yaşanır kılabildiğine ben de Küba’da şahit olmuş, çok etkilenmiştim…

28
Ekim
2006
01:00

Öncelikle iyi tatiller sana Tunç. Bunun kitleselleşmeye başlaması oldukça ilginç. Aklıma Leo Buscaglia’nın kitapları geldi. “Asansörde gördüğün ve hiç tanımadığın o kişiye merhaba de” diyordu. Türkiyeden kalk git, Amsterdamda hiç tanımadığın biriyle kucaklaş. Yeni kuşak ve internet kitlesel barışı geri getirebilir mi diye düşünüyorum! Ya sevgiyi? Kimbilir, internet sanılanın aksine sosyalleştirme işlemini hızlandırmış bile olabilir.

29
Ekim
2006
09:28

Bu Amsterdam’lılar coffee shoplarda kafayı çekip çekip sarılıyorlardır birbirlerine kesin ama sende bu sevgi paylaşımına katılarak en iyisini yapmışsın. Benden de kucak dolusu sevgiler :)

30
Ekim
2006
12:55

Hepimizin varolduğunu bildiğimiz, fakat zaman zaman hissedemediğimiz duyguların fiziksel olarak algılanmaya çalışılması ve sahip olunduğunda yaşadığımız müthiş haz. İşte bu “yanında olmak” ihtiyacı, nerde nasıl karşılanırsa karşılansın, yüzümüzde o sıcacık ve içten gülüşün oluşmasını saglıyor. Tıpkı Tunç senin suratındaki o içten gülümseme gibi. Bu içten ve sıcak duygulara sahip olmak, işte bu kadar basit bir şekilde hissedilebilir, hissettirilebilir… :)

1
Kasım
2006
10:55

Mükemmel Sevgili Tunç,

İş yerine gelmiş ve içinden yapmak istemediği şeyleri yapmak zorunda kalan biri bu yazıyı okuyunca aslında en temel sorunun yanıtını buluyor. “İnsan ne zaman mutlu olur?”

İnsanlar aslında istedikleri şeyi yapınca mutlu oluyor, yani kalıpları kırınca, bize öğretilenlerin dışında bir şeyler yapınca. En önemlisi de bunları yapmak isteyince.

Sen “Free Hugs” yazılı pankart olmadan bizlere “Sevgi Kucağı”nı tattırdın…

2
Kasım
2006
00:58

Aslında bizim olanı başkasında gördüğümüz zaman farketmek bizim olduğunu, kendi kültürümüze ne kadar yabancılaştığımızın bir kanıtı değil mi? Ramazan bayramını şekerleştirmekte de üstümüze yok; beleş kucağa değil lafım, beleş kucağı şık bir ambalajda görünce bizim yerli malı kucaklaşmalarımızı unutmuş olduğumuzu hatırlamamıza:)

4
Kasım
2006
16:48

İçten, sımsıcak bir ‘Kucak’ nekadar anlamlı ve ihtiyaç değil mi? Bir an için bile olsa insana kendini iyi hissettirecek, belki bir adım sonra olacakları deiştirebilecek bir olay.
Videoyu izlerken bunu yaşadığım bölgede yapsam acaba nasıl karşılanırım diye düşünmeden de yapamadım :) Darısı sokaklarımıza..
Paylaştığın için teşekkürler Tunç..

10
Kasım
2006
02:20

Akşam akşam yüzüme bir tebessüm gelip oturduysa sayenizdedir. Güzelim memleketimin, muassır medeniyetler seviyesine ha ulaştık ha ulaşacaz derken kaybettiği değerler sayesinde bugünlere geldik… Belki GSMH bakımından değil ama insani değerlerimizi kaybetmek bakımından artık muassır medeniyetlere yetişmişiz… Bravo bize…Videoyu izlerken şöyle hasretle en son ne zaman sarıldım birine diye düşündüm… Uzuun zaman olmuş.

26
Kasım
2006
16:12

Sadece Amsterdam’da değil, Hollanda’nın diğer şehirlerinde de ‘Free Hugs’ vardı. Ben geçtiğimiz ekim ayında Apeldoorn’da karşılaştım. Gerçekten çok sevimli…

2
Aralık
2006
17:29

Bende Bitane o Free Hugs’ den aldim…
:)
Cok hos dusunmusler gercekten,
heryerde savas ve kavga var…
Hollanda’daki insanlar yolda yururken birbirlerine gulumsemeyi ya da selam vermeyi bile unutmuslar.

Ve boyle bi pankart gordugun zaman sanki etrafindaki insanlar birbirlerini farkediyor gibi.
:)

11
Aralık
2006
22:28

Gerçekten muhteşem, videoyu izlerken bile insan gülümsüyor, kaygısız artniyetsiz kucaklaşabilmek çok güzel olmalı.

Aslında çoğu zamanda bizlere sorun yaratan biziz yani insanlar; ailemizden, okulumuzdan, işyerimizden olsun insanlarla sorun yaşasakta, bizleri rahatlatacak yine onlar ama biraz aynı pencereden bakmaya bilsek, biraz empati kurabilsek, hem birbirimiz daha iyi anlayacağız, hemde sebepsiz kucaklaşacağız bence.

22
Şubat
2007
10:08

Gerçekten de güzel bir video, bizimle paylaştığın için kucaklıyorum seni, kucaklıyorum çünkü Türkiye’nin de yakında buna çok ihtiyacı olacak. Çünkü Türkiye’de de insanlar yavaş yavaş sevginin önemini unutmaya başladı.

Bunu görmenin en basit yolu iste şu örnekler; bayramlarda sevdiklerimizle görüşmek için can atıyor muyuz? Birçoğumuz hayır. Birçoğumuz onları kucaklamak için evlerine gitmeye bile üşeniyor… Ahh nerede o eski komşuluk ilişkileri demiyor muyuz zaman zaman? Birçoğumuz diyor. Birçoğumuz diyor çünkü artık kalmadı insanlarımızda o eski dürüst komşuluklar.

Peki ya bunları kendi kendimize ya da bir başkalarına soruyoruz da, en ufak bir şeyler yapıyor muyuz sevginin ve dostluğun kıymetini yitirmemesi için…

22
Şubat
2007
18:09

Avrupa’nın entellektüel görünümlü, birbirinden kopuk, sevimsiz ve soğukkanlı duruşuna tezat oluşturan “free hugs”, aslında her zaman cana yakın olduğumuzu düşünen biz Türkler açısından burada olsa acaba “free f.ck” olur mu düşüncesine dönüşebileceğinin ironisi içimde garip bir buhran oluşturmaya yetiyor.

Birey olarak hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.

23
Haziran
2007
17:18

[…] geçen sene Amsterdam’a, PSV - Galatasaray maçını bahane ederek yapmıştım. “Amsterdam’dan Canlı Kucak” ve “Red Light District, Marijuhana, Scooter Taxi ve GS” edindiğim izlenimleri […]

18
Nisan
2008
18:04

[…] Fikir Atölyesi‘nde Amsterdam‘dan “Bedava Kucak” […]


Yorum Takibi
Yorum RSS: Bu yazıya yapılan yorumları RSS yolu ile takip etmek için
Sen de Düşünceni Paylaş










Yorum Önizleme


© 2006 - 2008 Fikir Atölyesi - Tunç Kılınç
Kaynak belirttiğiniz sürece içerikten faydalanabilirsiniz. Sizin için üretildiler.
septic system price texas bad side effects of viagra