48

Gelsin 2007 Bildiği Gibi Gelsin

Koca bir yıl geride kaldı… 12 ay, dile kolay.

Bir yıl daha mı yaşlandık yoksa, bu zaman bize çocukluğumuza dönmemize yardım etti ve bir yıl daha mı gençleştik?

Herkesin ayrı bir hikayesi var. Hepimizin…

2006’da hikayemiz biraz daha şekillendi. Belki tümden değişti ve yenisini yazmaya başladık.

Şimdi sırada 2007 var…

Ne mutlu kendi hikayesinin farkında olanlara. Ne mutlu sevdiklerinin yanında olup onların hikayesini anlamaya çalışanlara…

2006’nın bu son yazısında farklı bir şey yapalım. Burada paylaşalım hikayemizin dilediğimiz kısmını. Diğer okurların da duygularını alalım sonrasında.

1.) 2006 deyince ne hatırlıyorsun?

2.) Aynı soruyu, mutlu bir insan olarak, bir yıl sonra bugün nasıl cevaplamayı isterdin?

3.) Yüz yüze olsaydın, bir üstteki yorumu yazan kişinin verdiği cevaplara dayanarak ona ne derdin?

İşte benim cevaplarım: (Bu yazıya ilk yorumu yazacak kişi için de ben “bir üstteki kişi” olmuş oluyorum!)

1.) Öz kardeşinizden farksız bir kişiye yüreğinizi açarsınız ya, samimi bir içtenlikle ve hiçbir şey beklemeden. Çünkü ona biçtiğiniz değeri kelimelere sığdıramazsınız. Çünkü o dosttan öte bir kardeştir artık. Sonra onun esasında kendi menfaatleri gereği maske taktığını anlarsınız. Sadece sizi değil, çevredeki herkesi kandırabildiğini… İşte 2006 deyince, ne yazık ki, ben bu kardeş acısını hatırlayacağım.

2.) Daha fazla sayıda kişiye benden bir şeyler verebildiğim, dostlarıma daha fazla vakit ayırdığım, insanlara yeniden güvenmeyi öğrendiğim ve çılgınlar gibi aşık olduğum bir yıl oldu 2007 demek istiyorum…

3.) Bu soru bir tek bende cevapsız kalacak :)

Şimdi sıra sizde. Dilerseniz aşağıdaki şarkı da çalsın arkadan.

:http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/12/03-Gelsin-Hayat-Bildigi-Gibi-feat.-Sezen-Aksu.mp3|titles=Gelsin

Buyrun.

Yorumlar 48

  1. Pingback: Gelsin 2016, Bildiği Gibi Gelsin! - Fikir Atolyesi

  2. Pingback: Fikir Atolyesi Gelsin 2009, Bildiği Gibi Gelsin!

  3. zeynep..

    Sevgili Tunç, öyle güzel, bir taraftan da öyle acı yerlere değiniyorsun ki, bu belki de bizim bir şeyleri daha iyi ve daha çok düşünmemizi sağlıyor.. Sağol yürekten yazılar için..

    1.) 2007 bana bir sürü hata ve bunlardan yeni yeni dersler öğretti.. Öyle çok hata yaptım ve öyle çok büyüdüm ki bu yılda.. Sevinçler öyle azdı ki hüzünlerin yanında.. Sevdiklerimi kaybettim tek tek ve arka arkaya.. Sanırım bu yıl benim beynimden silinmesini istediğim bir olacak..

    2.) 2007’de neler olduğunu hatırlayamayacak kadar mutlu bir yıl geçirdim.. Sevdiklerimle, beni sevenlerle huzur ve bir yığın mutluluk içinde bir yıl.. 2007’nin tam son günlerinde bana gelen o misafir, benim bir ömür boyu kalbimde kalmaya karar verdi… İşimde istediğimden daha iyi bir yerdeyim artık.. Hayallerimin bir kısmını bu yıl bana hediye etti..

    3.) Sen öyle sabırlıydın ki ve öyle inançlı, bunların olmaması imkansızdı zaten:)) Umut ettin, bekledin, dua ettin.. Hayallerinin devamı için bu yılı bekledin şimdi de.. Bol şanslar :))

  4. Pingback: Gelsin 2008, Bildiği Gibi Gelsin! | Fikir Atölyesi

  5. kübra

    1) Mutlu bir yıl, üniversite 2. sınıf olduğum bir yıl.
    2) Kalbimin içindeki istediğim herşeyin hayırlısıyla gerçek olması duasını ederdim, yani 1-2 şeyle sınırlı değil. Allah’tan isterdım. 2007 başında, 2008 başında her zaman olması gerek. ‘Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz vardı’

  6. biricik

    Merhaba,

    Çok güzel bir site oluşturmuşsunuz. Google’da da siteniz görünüyor. Benim sitemin de görünmesini istiyorum. Sizinki gibi görünmediği için sitemi kimse bilmiyor. Kimse siteme gelip, reklamları tıklamıyor. İngilizce yönlendirmelerden anlayamadığım için bu iş nasıl yapacağımı ve ayrıca sitemi nasıl sizinki gibi güzelleştirebileceğimi bilemiyorum. Bunu nasıl başardınız yardımcı olmanızı rica ederim.

    Teşekkür ederim.

  7. Sevinç Tartıcı

    1.) Hani tüm ruhunla, kalbinle, beyninle kefil olduğun, uğruna bütün dünyayı göğsünü gere gere karşına aldığın insanlar vardır. Hani bir haber uçurur, iki elin kanda olsa oradasındır. Havadaki oksijendir o. Yemeğin tadı. Gülün kokusu. Baharın rengi. İşte böyle birinin, 2 yıllık bir sevgilinin maskesinin düştüğü yıl olarak kişisel tarihime kazındı 2006. İnsan nasıl kandığına, nasıl o kadar ipucu varken aymadığına ve bir adamın nasıl olup da bir kadının hayatıyla böylesine oynayabildiğine şaşıyor! Hadi iyi bir dersti diyelim.

    2.) 2007 benim yılım oldu. Meğer gerçek aşkı hakketmek için tüm o geçmişin yaşanması gerekiyormuş. Sevdiğim sevildiğim adamla birbirimizi geliştirebildiğimiz özgür, uyumlu ve güvenli bir ilişki yaşıyorum. Bütün projelerimi hayata geçirdim. Hayatımın her alanında bolluk ve bereket içindeyim. Üstelik hamileyim! (demek istiyorum 31 Aralık 2007’de)

    3.) Nurcan’cığım dilerim dileklerin gerçek olur. 31 Aralık 2007 de bu blogda buluşup 2. soruya verdiğimiz yanıtların değerlendirmesini yapmaya ne dersin?

  8. nurcan

    Öyle ya da böyle koca bir yıl geride kaldı.. Benim için;

    1.) Ailemle, arkadaşlarımla, sevdiklerimle… 2006 yılı yine umut, yine sevgi dolu geçti. Herkes gibi üzüldüğüm canımın acıdığı anlar da oldu. Ruhumun sıkıldığı anlar da.. İçimdeki “yaşamak” arzusu, hayata olan bakış açım zorlukların üstesinden gelmeme yardımcı oldu. Asla pes etmedim, hem kendimle hem hayatla hep savaştım.. Savaşmak beni daha diri daha verimli kılıyor. Hayallerim, umutlarım, beklentilerim hep oldu, olacak da…

    2.) Evet, 2007.. ben yine burdayım, hayatı dolu dolu, doya doya yaşıyorum. Tek isteğim insanların mutlu olması.. Kimsenin ağlamaması, savaşın değil sevginin, barışın galip gelmesi.. En önemlisi çocukların acı çekmemesi, sokaklara bırakılıp kaderlerine terkedilmemesi..

    Annemin, kardeşimin, minik yeğenim Erenimin hep yanımda olmasını, gerçek dostlarımın, arkadaşlarımın sevgilerinden mahrum kalmadan ve içimdeki enerjinin neşenin hiç bitmemesini, hedeflerime doğru ilerlerken yolumun hep açık olmasını, sevginin gücünü tüm yaşamıma ve hayata aktarabilmeyi diliyorum..

    3.) Sevgili Figen Bayatlı; senin için dileğim minik kızınla hayat mücadelene devam etmen. Sevgiyi çok uzaklarda arama.. Anne, kız zaten sevgi çemberi ile kuşatmışsınız birbirinizi.. Kim yıkabilir bu saatten sonra sizi.. Sen zaten özelsin, ki allah sana bir evlat nasip etmiş. Önce kendine güven ki ayakta sapasağlam durabilesin.. Elbette aşk hep olacak. O zamana kadar sabırla bekle. O şanslı mutlaka seni bulacak. :)

  9. Figen Bayatlı

    Canım arkadaşım, 2007’yi çoktan yaşamaya başladık ama ben yine de geride bıraktığım 2006 ve inşallah çok daha güzel şeyler yaşamak istediğim 2007 için birşeyler yazmak istiyorum…

    Tunç yazını okuduğum zaman, önceden de konuştuğumuz gibi farklı kişilerle ne kadar paralel şeyler yaşadığımızı bir kez daha gördüm. İnsan hayatta her an herşeyi yaşıyabiliyormuş ama bunu ancak kendi başına gelince anlayabiliyor…

    1.) 2006 benim için bir daha hiç yaşanmaz inşallah diyebileceğim kadar kötü geçen bir yıl oldu. İnsanın eşten öte hayat arkadaşı, diğer yarısı, hatta seneler sonra artık bir uzvu haline gelen birinden kazık yemesi ve bunu sindirebilmek için günlerce gecelerce ağlaması, sonra da kaldığı yerden ayağa kalkarak hayata tutunmaya çalışması çok ama çok zor birşeymiş…

    2.) 2007’de ağladığım günlerin acısını çıkartırcasına mutlu olmak istiyorum. Minik kızım Defne’mle yeni bir hayata başlamak ve yeniden özel olmak, güvenmek, sevmek, sevilmek…

    3.) Özlem, senin de dediğin gibi inşallah 2006 mutluluğunun ilk basamağı olur ve her yıl bir öncekinden daha güzel geçer. Senin olan herşeye sıkıca sarıl…

  10. Özlem Cihan

    Gelsin 2007 benim istediğim gibi…

    1.) 2006’da çok büyük değişiklikler yaşadım hayatımda. Evlendim, işimi değiştirdim. Köpek sahibi oldum. Benim için mükemmele yakın bir seneydi. Ufak hayal kırıklıkları, sıkıntılar hariç.

    2.) 2007 bittiğinde, “Allahım 2006’dan da güzel bir sene olacağını hiç düşünmemiştim” diyeceğim inşallah. Leyleği havada görüp en az 4-5 seyahate çıkmış olacağım. Belki 2007 bir de bebek verir bana. Bir de şu kuraklık söylentilerinin bitmiş olması umudum. Korkuyorum susuz kalmaktan.

    3.) Eda, yaşadıklarını, bardağın dolu kısmına bakarak değerlendirebildiğin için çok şanslısın bence. Birçok kişi bunu beceremiyor. Umutsuz yaşayamayız ne yazık ki. Allah sana bol bol para versin ki, hesap yapmak zorunda kalma :)

  11. eda

    Çok başarılı bir konu, yazmadan geçilmiyor.

    1.) 2004’ten başlayayım, o yıldan beri birşeyler paylaşabilmek için enerji ve emek sarfettiğim 3 erkekten de geri dönüş alamadım. Bu arkadaşların fiziksel olarak da çok başarılı olduğunu belirtmem gerek. 2006’da işe başladım, bir dolu borcum oldu, erkek arkadaşımdan ayrıldım. Kesinlikle yaşlandım:) iş hayatı insanı yoruyor. Şimdi hepsini güzellikleri ve bana öğrettikleriyle alıyorum..

    2.) 2007’de paramı doğru harcamak veya harcamamak :) konusunda çok akıllı davranmış olarak geçirmek istiyorum. Ve çevremde içimdeki güzellikleri yansıttığımda bana karşılık verecek insalar ile çevrelenmiş, yeni hayatlar mümkünse ülkelerle tanışmış, en nihayetinde ne yapmak istediğine karar vermiş ve bu yolda adım atmış olarak görmek istiyorum. Malum yaş 26’ya dayanacak o zaman.

    3.) Ah bir kendimize dışımızdan bakabilesek.. Olumlu düşünmeye ve iyi şeyler yapmaya çabalamaya devam et derdim. Çünkü sizlerın yazdıklarını okuyunca, aynı şeylerden bahsediyoruz hep.. Birine yüreğinizi açıyorsunuz ve karşılık alamıyorsunuz, sonra karşılıksız sevgiye götürüyor bu durum sizi. Öyle, içinde güzellik olanlar bunu beslemenin öyle ya da böyle bir yolunu bulmalı. Biz insanlar sihirli varlıklarız.

  12. DİLŞAT

    Dünya gerçekten çok küçükmüş…

    1.) 2006 da sanırım yaşımında etkisi olarak o kadar çok şey öğrendim ki. Hayatı ve hayata bakış açım bir kez daha değişti.. Ama herşeye rağmen şu an bile keyifle hatırlayacağım güzel duygular yaşadım belki de hepsi yalandı ama… En azından artık kendimi daha iyi tanıyorum ve ne istediğimi biliyorum…

    2.) Yaşam kaynağım, hayatımın anlamı olan kızıma daha fazla sarıılıp onunla birlikte çok daha güzel günler geçirmek…

    3.) seninle burada karşılaşacağım hiç aklıma gelmezdi Emre.. ve özellikle böyle bir haberi burada öğrenmek… Mutlu olman dileği ile. Umarım tüm dileklerin gerçek olur…

  13. EMRE DÖLCEL

    Uzun zaman oldu görüşmeyeli Tunç… Yine bir Galatasaray maçını mı bekleyeceğiz? :) Harika ve keyifli bir konuya, birazcık geç de olsa ben de katkıda bulunmak isterim;

    1.) 2006 ile ilgili 3 şey var aklımda:

    *Babaannemi kaybettim. Şimdi istediği yerde. Huzur içindedir umarım.
    *Bir Galatasaraylı olarak hayatım boyunca unutamayacağım bir şampiyonluk ve cemiyette kutsal bir gece yaşadım. Her şeye değdi :)
    *Müthiş bir ekip, inanılmaz bir güç birliği ile oluşmuş FS projesinin bir parçası oldum. Kurduğumuz hayal doğru başladı, ama yanlış gidiyor. Olsun, biz o hayalimizin peşindeyiz hala. Capitol’deki harika ekip ve bu projeye yürekten inanan özellikle 3 kişi (Ahu, Halil, Turgay) hayatımın en unutulmaz parçalarından biri olacak. Ne demek istediğimi kalbinin derinliklerinden en iyi hissedenlerden birisindir Tunç, yanılıyor muyum?

    2.) 2007 bittiğinde umarım şöyle diyeceğim; “vay canına, gerçekten de evlendim yahu!! şaka gibi…”

    3.) Sana yorum yazmak da bana kısmetmiş Burcu… Garip, değil mi? Her zaman söylediğimi, bir kere daha söyleyeceğim; aynaya bakıp da gördüğün kadına saygı duy. Önce sen ona saygı duy, gerisi gelecektir. Ve ailene sımsıkı sarıl. Onlar herkesten çok ister mutluluğunu. Allah’a emanet ol :)

  14. Burcu Yavuz

    1.) Disiplinsiz, düzensiz, savruk, dağınık, aşırı özgür, cesaretsiz, korkak olduğum, kayıplarla dolu, bir yığın pişmanlık yaşadığım bir yıldı 2006. Bununla birlikte ömrümün 12 ayını bu şekilde geçirmiş olmaktan da pişman olmayacağım sanırım. Çünkü tüm bu yaşadıklarım 2007’ye ve yaşayacağım yıllara ders olacak aslında. Kendi tarifimin tam zıddını yaşadağım, benim bile anlayamadığım kadar karışık ve zor bir yıldı.

    2.) “Kendimi keşfettim, meğerse yapmak istediklerimi yapamamamın tek sebebi benmişim. Aldığım tüm kararları uygulayabildim, sürekli ürettim, sevdiklerime ve hobilerime vakit ayırabildim… Yeni yerler, yeni insanlar keşfettim. Çok güldüm. Haa bu arada, iyi ki ailemin yanına dönmüşüm. Anne ve babanın yanındaki huzur başka bir yerde yokmuş. İşimdeki başarımın ve huzurumun oluşunda ailemin sağladığı düzenin etkisi büyük oldu. Tanrım huzur dolu bir yıldı tesekkür ederim” diye haykırabileceğim bir yıl olsun istiyorum ben!

    3.) Sevgili Elçin, o kadar imrendim ki sana “2006 hayatımın en unutulmaz yılıydı” demişsin. Öyle hissediyorum ki, yaşadığın kırgınlıkları bile keyfe dönüştürebilip ne kendine, ne de çevrene olumsuz etkiler bırakmama gücüne sahipsin. Eğer gerçektenden benim hissettiklerim doğruysa, 2007 senden korksun! Sana 2007’de; her sabah erken uyanmak için iyi bir sebebin olmasını diliyorum. Yani kastım şudur; yapmaktan keyif aldığın, sorumluluğun ve bol yetkin olan, bol bol para kazanabileceğin bir işin olsun inşallah :) Sağlığı, sıhhati geçmemek lazım fakat sana 1 yıl değil, en az yaşın kadar uzun sürecek deli dolu bir aşk diliyorum 2007’de.. Herşey gönlünce olsun kısaca :)

  15. Elçin

    2006 hayatımın en uzun, en derin, en yoğun ve en unutulmaz yılı oldu. Hayatta büyük konuşmamak gerektiğini; kendimle ilgili bilmediğim pek çok şeyin olduğunu; “ben bunu yapmam!” diye bir şeyin olmayabileceğini öğrendim. Ve malesef hayatta çok zor yakalanan aşkın bir seneye sığabildiğini gördüm.

    Ama edindiğim arkadaşlıkların, kurduğum ilişkilerin sağlam olduğunu “dost” dediklerimin gerçekten “dost” olduklarını gördüm, mutlu oldum. Yeni insanlar, mekanlar, diller ve kültürlerle biraz daha renklendi hayatım.

    Bir sürü anım oldu ömrümce unutamayacağım. Kısacası 2006 “büyüdüğüm” bir yıl oldu. Ve büyümek için daha çook uzun uğraşlar gerektiğini anladığım yıl.

    2007’yi bitirirken dilerim 2006’yı hatırladığımda yüzüme yerleşen buruk tebessüm olmaz, “ne yıldı be!” diyeceğim ve kahkahalar atabileceğim bir yıl olur. Dilerim bir işim olur, çook eğlenerek yaptığım. Ve yol ayrımına geldiğim dostlarla yollarımı kesiştirmeyi başardığım bir yıl olur umarım.

    Pali 2007 biterken “yılın adamı” ödülün elinde keyifle gülümsüyor olursun umarım. Neşeli, eğlenceli ve dilediğince bir yıl olsun (hem sana hem herkese yazıldı sanırım bu :))

    not: Eskişehir’deki seminerde anlattıklarınızla hayatıma bir fark kattığınız için çok teşekkür ederim. Artık şekilleri bir yere oturtmaya çalışmanın anlamsızlığını gördüm. Onlar zamanı gelince istesen de istemesen de şekle giriyormuş meğer! Dilerim yine karşılaşırız.

  16. pali

    Selam Tunç abi. Sanırım soru başlıklarını paylaşırsam sizinle, çok şey anlatmış olacağım zaten.

    Birincisi, 2006 yılı Arda Kutsal ve Tunç Kılınç’ın hayallerime verdiği destek ve umutlarla dolu bir yıl olarak hatırlayacağım. (Her ne kadar karşılaşmasak ya da en azından e-postayla dahi görüşmesek bile.)

    2007 ise Arda ve Tunç abinin fikirleri, düşünceleri, tavsiyeleri ve samimiyetleriyle neleri değiştirdiklerini fark ettikleri bir yıl olacak :) Burada ben devreye giriyorum, nitekim 2007’de yılın adamı odülünü Tunç abiden almak fena olmazdı :) Tunç abi müsait olmazsa, Arda Kutsal’ın elinden almakta şeref benim için :) Neyse uzatmanın alemi yok dimi.. Nasılsa buna şahit olmanız için önümüzde koskoca bir sene var.

    Bir önceki yazıdaki Rabia’ya ise; umarım hayat 2008’de, 2007’de olduğu gibi, istediklerinin gerçekleştiği, güzel ve sağlıklı bir yıl olur :) Not: tarihler doğru :)

  17. Rabia

    Selam! Ben de Eskişehir’de seni dinleyip Fikir Atölyesi’nden kopamayanlardan biri olarak ilk defa yazma girişiminde bulunuyorum…

    1.) 2006 dendiğinde büyük hedeflerle mütercim tercümanlıktan mezun olup, hala iş bulamayışım ve freelance çeviri dünyasında mücadele edişim geliyor. Okumak mı zor çalışmak mı sorusunun yanıtını bulmuş olmak beni pek de sevindirmedi diyebilirim.

    2.) 2007 bittiğinde bir önceki soruya 5-6 ay iş mücadelesi verdim ama artık içime sinen, müthiş aktif ve yaratıcı bir işim var diye başlayan ve çocuk da yaparım kariyer de mantığıyla hareket ettiğim bir yıl oldu 2007; hayatımda her şey yolunda, umarım 2008 de böyle olur diye biten bir cevap vermek isterim.

    3.) Bir önceki “beceriksiz” rumuzlu arkadaşa şunu yazardım “kendin için ve Tunç için dilediklerin gerçekleşir umarım. Fakat kulübede olmaktan gerçekten mutluluk duyacak mısın, 2007’de tekrar tartışalım.”

    Herkese mutlu yıllar…

  18. beceriksiz

    Ben de bu siteye yorum yazayım izninizle. Kambersiz düğün olur mu.

    2006 yılı biten sevdamın yılıydı benim için. 2007’de evet ahşap yerleri talaş dolu küçük kulübemde yaşıyorum demek isterdim. Sayın Tunç geç kalmayın, sakın hayallerinizi ertelemeyin, bunu yazılarınızdaki duygusal tutumunuzdan çıkardım. Belki öyle diilsiniz ama anlar geri gelmiyor, gidenler dönmüyor. Mutluluk ve sevinç en yakın arkadaşınız olsun.

    İyi seneler…

  19. Filiz

    2006 benim için umutsuz ve yorgun başladı, uzun bir sürede öyle devam etti. Hayatımın dördüncü 10 yılına girmek üzereyken, hayata çok pozitif bakmama rağmen, kendimden çok başkaları için yaşadığımı ve bu yüzden mutlu olamadığımı anladığım bir yıl oldu. Kendimi yine de şanssız hissetmiyorum. Ayrıca 2 ay önce hayatıma giren minik yeğenimle herşeye daha farklı bakmaya başladım :)

    Aynı soruyu bir yıl sonra bugün cevapladığımda, 2007’de sadece kendim için bişeyler yaptım, artık hayatımın bir anlamı var ve çok mutluyum demeyi istiyorum.

    Sevgili Duygu, 2006 yılı senin için zor ama çok fazla şey öğrendiğin bir yıl olmuş anladığım kadarıyla… Umarım yeni yıl senin için kayıpların yok denilecek kadar az, kazançlarınsa bol olduğu çok mutlu bir yıl olur.

    Sevgiler…

  20. Duygu

    2006 herseyin biranda degisebilecegini ogrendigim ve hicbirimizin bu dunyada ne kadar zamanimiz oldugunun garanti olmadigini cok daha iyi anladigim bir yil oldu. Bu yuzden hicbir seyi ertelememeyi ogreniyorum, ozellikle de sevdiklerimle gecirecegim guzel zamanlari ya da onlara soylemek istedigim sozleri… Bir de yakalayabilecegime inandigim tum mutluluklarin pesinden cesurca kosmayi ogrendim. Ve daha ogrenilip yasanilacak cook sey oldugunu daha iyi anladim.

    Gelecek yil biterken, yine bu yilbasinda beraber oldugum gibi, sevdiklerimle ve hayatima tazelik katmis yeni insanlarla olmak dilegim… Doyasiya yeni seyler ogrenmek ve denemek ve doyasiya sevmek, sevilmek umarim 2007’nin kari olur benim icin :)

    Orhan Gazi’ye ne kadar anlamli gelir dusunduklerim bilmiyorum ama sunlari soylemek isterdim; yasananlar biraz daha guclu yapiyor bizi ancak elimizden geldigince yuregimizden guzellikler koparmalarini engelleyebilirsek.. Yasanilan onca sıkıntılı ana ragmen bizim de mutlu oldugumuz zamanlar bize kar kalmis olanlar… Belki de umduklarimiz ve bulduklarimiz arasindaki farka bakip uzulmek yerine, mutlu oldugumuz zamanlardan elimizde kalanlari hissetmeli sadece!

    Vee son olarak da herkese sunu soylemek istiyorum: umarim herkes icin cok keyifli bir yil olur yeni yil…

  21. orhan gazi

    1.) 2006 deyince ilk basta beni basta cok mutlu edecegini sandigim ama sonra hayatimin icine eden eski kiz arkadasimi hatirliyorum. Inan ki Tunc Abi, guvenimi, hayata bakisimi, dusuncelerimi, maddi manevi varligimi ve en onemlisi vaktimi somuren insan.. 2006 geriye sadece taslasmis bir kalp birakti bende…

    2.) Kazasiz belasiz zamaninda mezun oldugum, istedigim sirkete girdigim, saglikli, sevdiklerimin yanimda oldugu yada istedigim an yanlarina gidebildigim, gercekten beni seven ve deger veren o daha tanimadigim sevgilimle vakit gecirdigim guzel bir yildi 2007. Daha ne istenir ki?

    3.) CTHEGREAT, 1 ve 2’de benzer olaylari yasamis ve dersler cikarmisiz :) Ikimiz icin de hayirlisi olsun..

  22. CTHEGREAT

    Öncelikle yeni yılın herkese hakettiği şeyleri getirmesi dileğiyle…

    1.) Evet 2006 yılından bahsediyoruz, benim için 2006 yılı aslında iyi başladığım ama kötü biten bir yıl oldu. Bu yıl içinde askerdeydim, ki hala askerim, belli hedeflerim doğrultusunda bu kararı almıştım. Hayatımı sevdiğim bir insanla birleştirme kararı verdim. Ardından bu doğrultuda askere geldim, nişanlandık, herşey iyi giderken bu yıl içinde ayrıldık ve o pembe tablo bir balon gibi söndü. Kalan ayları öyle boşlukta hiç bir gayesi olmadan tamamladım, bu yüzden 2006’yı pek de iyi hatırlamayacağım.

    2.) Gelelim 2007’nin nasıl geçmiş olması ümitlerime. Evet, 2007 benim için ikinci hayatımın başlangıç yılı olacak ve umarım bu yılın sonunda bazı şeylerden ders çıkarıp, hayatımı ona göre şekillendirmiş olmayı ve bu doğrultuda 2007’yi tamamlamış olmayı ümit ediyorum.

    3.) Hakan düşüncelerine katılmamak elde değil. Hayat bizim için tam bir sınav. O sınavda başarılı olmak bizim elimizde; ne kadar çok çalışır, azimli olur, pes etmezsek sonucunda kazanan da biz oluruz. Umarım mutluluk ve başarı peşini hiç bırakmaz, gerçek dostarınla mutlu yıllar geçirirsin. Gerçek dostluklar hayatın olmazsa olmazı.

    Hepimize mutlu, sağlık, başarı dolu seneler…

  23. Kartal Hakan Yamanoğlu

    1.) Birşeyler yolunda gitmediğinde “neden neden” sorularını kendime sorduğum uzun yılların ardından 2006 yılında, herşeyin bir zamanı olduğunu, mutluluğun ve başarının; pes etmediğin ve hak ettiğin sürece mutlaka seni bulacağını gördüm. Ve gerçek dostlukların, gerçekten bitmediğini, hala kıyıda köşede de olsa sımsıcak yüreklerin yanıbaşımızda olduğunu bilmek dünyalara değerdi..

    2.) Tuğlalarını üst üste koyarak sabırla ördüğüm duvarımı tamamlamayı ve yolumdan döndürmek isteyen insanlara küçük bir tebessüm savururken, hayatın devam ettiğini göstermek isterdim :)

    3.) Duru; senin gibi olayların üzerine cesaretle gitmeye çalışan insanları gördükçe mutlu oluyorum. Farkındalığından vazgeçme ve farkındalık yaratmaya devam et olur mu ?

    Nice mutlu senelere..

  24. Duru

    Tesadüflere inanmayan ben olarak, hayatın tesadüf ve küçük mucizelerle kendi bildiği gibi oyunu başlattığı ve oynadığını farketmemi sağladı. Benim farkındalıklar ve korkmadan cesaret edebilme yılımdı 2006…

    Beş dakikadır aynı sorunun bir yıl sonraki cevabını gözlerim kapalı düşünmeme rağmen bir cevap bulamadım. Belki dinlediğim müzikten {Enya-James Blunt’tan Orinocco Goodbye (sail away my lover)} belki de o oniki ayın her mevsimini doya doya yaşamayı isterdim, dudağımda kalbimden gelen bir gülümseme ile…

    Şimdi ise 3. sorunun cevabı: Ebru yanımda olsaydı ona derdim ki, hayatı hiçbir kaba sığdıramadığın bir okyanus gibi düşün. Bazen o okyanusun sana tüm hazinelerini paylaştığını, bazen de derinliği ile boğabileceğini kabul etmek gerekiyor. Bırak kaybettiğin dostların giderse yolları açık olsun. Sana tekrar dönenleri ise affetmeyi bilerek kabul et. Arkasına bakmadan gidenlerle içinden sessizce vedalaş kin duymadan, üzülmeden, hıçkırıklarla ağlamadan. Önemli olan sensin çünkü.

  25. Murat SEBAH

    Tanımlama çok iyi ama sorun şu, sadece istiyorsun bence o sana bildiği gibi geliyor, değiştirmek elinde bence bekleme nasıl geleceğini. İstediğin gibi şekillendir 2007’yi. Sevgiler…

    Hepinizin yeni yılını kutlarım, ayrıca kurban bayramında acımadan eğer hayvan keserseniz bari derilerini noel babaya verin de bi hayra geçsin.

  26. Barış Baykul

    Belki de 2006 yılınız bugüne kadar çok kötü geçmiş olabilir ama bunu düzeltmek için hala geç kalmış sayılmazsınız. Artık resmi olarak son gündeyiz. Bu yılı unutulmaz olacak kadar değerli kılmak bizim elimizde.

    Bugünü öyle güzel bir şekilde dolu dolu geçirin ki, size 2006 yılınızı sorduklarında, yüzünüzde bir tebessümle benim için güzel bir yıldı diyebilesiniz.

    Şimdiden mutluluklar diliyorum hepinize.

  27. EBRU

    2007. Yeni bir yıl… Kimileri merhaba diyecek dünyaya, kimileri hoşcakal…

    Beklentilerimizin ne olduğunu sormuşlar bize; her sene tekrarlanan sorulardan biri işte! Geçen sene başına dönsenize; evet evet geçen sene bu zamanlar. Yine aynı soru sorulmuştu ve biz sıralamıştık isteklerimizi, beklentilerimizi, yapacaklarımızı… Peki kaçını yapabildik ya da gerçekleştirebildik…!

    Hayat; ne zaman ne oyun oynayacağını kestiremediğimiz bir arkadaşımız, bazen dostumuz, bazen düşmanımız. Düşmanımız da olsa, dostumuz da olsa bir şekilde savaş veriyoruz ona karşı. Onda kalabilme savaşı. Hayatta kalabilme savaşı.

    Geçen seneye girerken, bu yıl dostlarım olsun yanımda dedim, mutlu olayım, bu sene artık üzülmeyeyim dedim. Sene bitti, ben o yanımda olsun dediğim dostlarımı tamamen kaybettim. Nedense bu sene geçen senelere göre daha mutsuz oldum, mutsuzluğum bir basamak daha artmıştı sanki…

    Ama bu sene başında neyin farkına vardım biliyor musunuz? Ben her sene büyüyorum ve büyüdükçe de hayatın zorluklarını, insanların iç yüzünü, bazı acı gerçekleri daha iyi kavrayabiliyorum. Ve bu nedenle yıllar geçtikçe daha çok üzülüyorum…

    Ama asla umudumu kaybetmiyorum. Birgün gelecek hayata verdiğim mücadeleyi kazanacağım bir şekilde…

    Neyse sorumuz neydi yeni yıldan beklentilerim. Geleneksel oldu madem, yine cevaplıyorum. Bu sefer tek beklentim var savaş olmasın. Belki bu sene tutar ha ne dersiniz. Eğer topluca yeni yıla girerken hepimiz içten bu dileği tutarsak neden olmasın.

    Haydi arkadaşlar bu sene sadece kendimizi düşünmeyelim!

  28. kerem

    Amsterdam’da basladigim 2006, Manhattan’da son buluyor. Kitalar; duygulari degistirmiyor, denize burdan da baksaniz ordan da, hep ayni guzelligiyle ama farkli renklerde birlestiriyor tum kara parcalarini.

    1.) Uykusuz gecen gecelerimin sayisi giderek cogaldi bu yil. O kadar farkli yerlerde gune merhaba dedim ki bu yil; yazdigim kitaptaki karakterlerin gizemli dunyasi, beni icine aldi sanki. Insan 30’undan sonra, radikal kararlarin kelepceledigi sucluya benziyor. Maalesef bu boyle. Kaderin kurali yok ve yasam; kimi zaman icinde nefes aldigimiz kucuk bir fanus, kimi zaman da engin bir okyanus. Uykusuz gecelerin, nasir tutmus ellerinde icilen sigara, ASK. Onsuz yasamin anlamini anlamaya calistigim yil oldu 2006.

    2.) Bir yil sonra degil ama, bir gun sonra kendime baktigimda Jimmy Van M in-Balance 9-Down Tempo-9
    parcasiyla bana eslik eden ruh hali ve dusuncemi paylasabildigim siz Fikir Atolyesi dostlarinin varligindan dolayi Allah’a sukur edecegim.

    3.) Baskasi olarak bakma sansimiz hicbir zaman olamayacak, cunku sen kendine bile baskasin :)

    Hepinize mutlu yillar, mutlu bayramlar dostlar ve sevgili Tunc; saglicakla kalin.

  29. Ozan

    Cuzo sen yine iyisin, benden önce iki kişi girmişsiniz araya :)
    Ben de senin için yorum yapmak isterim ama gayet güzel bir yıl geçirmişsin. Fazla söyleyecek birşey yok. Yeni yılın da böyle istediğin gibi geçer umarım :)

  30. Ozan

    Selam. Blogların dünyasına henüz okur modunda yeni girmiş biri olarak Blog Kardeşiliği’nden sık kullanılanlarıma ilk eklediğim blog sizinkisi. Hayata dair bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkürler.

    Sorulara geçeyim.

    1.) 2006 benim için bir kendimle iç hesaplaşma yılı oldu. Çok istemediğim halde denemek için başladığım yüksek lisansta aslında hayatta ne yapmak istediğimi ve istemediğimi öğrenmiş oldum. Bazı kararlar vermem gerekiyordu ve oldukça zorlandım bu süreçte. Akademik hayat istemediklerim arasında ama epey emek verdiğim yüksek lisansımı bitirene kadar devam kararı aldım, umarım faydasını görürüm ilerde. Son ayda yeni bir ilişkinin filizlenmesi, geçirilen yılın ağrılarını bir nebze olsun hafifletti. 2006 iyi ki bitiyor. Yeni bir yıl, yeni bir heves.

    2.) Bir sene sonra bugün, 2007’ye sağlam bir ilişkiyle başlayıp bundan mutluluk duyduğumu, yüksek lisansı bitirdiğimi ve aldığım bazı kişisel kararları eyleme geçirip hayatımdaki taşları yerli yerine oturtmuş olduğumu yazmak isterim.

    3.) Sevgili Nihan, gayet dolu dolu bir yıl geçirmişsin. Her duyguyu bir miktar yaşamak diğer duyguları daha anlamlı kılar. 2006’nın sonundaki mutluluğunun 2007’de de sürmesini dilerim.

    Herkese mutlu yıllar, hayırlı bayramlar.

  31. Cuzo

    Ömer benden çok yaşayacaksın, benden birkaç saniye önce gönder tuşuna bastın. Nihan da bu sayede iki yorum aldı. Bu da onun şansı :)

    Sana karşı yorum borcumu ödeyeyim ama sanırım senle karşılıklı oturup rakı içmek geldi içimden. Çok sevmem rakıyı ama öyle hissettim :)

    Sana daha coşkulu ve heyecanlı bir yıl diliyorum…

  32. Cuzo

    1.) 2006 deyince yaz tatilinde sevdiğim 15 kişiyle 3. kez çıktığım mavi yolculuğu ve Amsterdam seyahatimi hatırlayacağım herhalde.

    2.) 2007 benim için para ihtiyacım kalmadığı için çalışmak zorunda kalmadığım, bol bol dostlarımla gezip tozduğum, taichi öğrendiğim, uçaktan paraşütle atladığım, jiu jutsu’da mavi kuşağı taktığım bir yıl oldu.

    3.) Nihan madem yazmayı seviyorsun, sen de bir blog aç. 2006’nın son 3 gününe sığdırdığın mutluluk da umarım 2007 boyunca sürer.

    Tunç’a not: Abi bir kez daha takdir ettim. Artık sadece blogunu takip etmekle kalmayacak, yorumları da mecburen takip edeceğiz bakalım benden sonra gelen benim için ne yazmış diye :)

  33. ömer

    1.) Hani zor zamanlarımız vardır ya yaşanılması gereken…
    Hani bazı acılar vardır taşıması zor gelir insana…
    Hani hayatımızı anlamlı kılan değer yargıları vardır bizi biz yapan!..
    Hani insanı farklı kılan bazı yönleri vardır diğerlerinden…
    Hani herkesin yaşaması gereken bir yanlızlığı vardır kalabalıklar içinde…
    Hani bazı adamlar vardır ne kadar anlatmaya çalışsan da kelimeler kifayet etmez…(2006 ile aramızda:=)

    2.) “Dün ve yarın” kimin umrunda? Planlanmış ve kalıplaşmış düşünceler farklılık adına üretilen kavramcıklar… Karakterinde varsa farklılık, göstermek için çaba harcaman gerekmez; kendiliğinden olur herşey. Tek bir gerçeklik vardır, değişim bu hayatta.. Ben 2007 yılının 29 Aralık’ında bu soruya daha yenilikçi ve yaratıcı’yım diye cevap vermek isterdim..

    3.) Nihan senin yaşadığın 2006 içindeki bütün bu yaşanılası :=) olaylar hayatının ne kadar dolu, bir okadar da güzel geçtiğinin belgesi.. Köprüleri yakmadan, eskiyi tozlandırmadan hayat akmaz, devam etmez. Unutulmaz ama bilinçaltına itilir; silinmez ama zamanla sadece anımsanılır. Bitmez ama yeni heyecanlar, arzular, tutkular akabinde ‘aşklar” yaşanır. Yazdıklarından anladığım kadarı ile 07’e 3 gün kala yeni bir aşk doğmuş hayatında ya da en az onun kadar heyecan verici bir olay vuku’u bulmuş..

    Yenilenmek dileğiyle… mutlu yıllar!

  34. nihan okur

    Selam :) Ben de Marketing Anadolu’nun eğitiminden sonra alışkanlık yarattığın insanlardan biriyim. Ne iyi etmişsin de gelmişsin, yepyeni bir bakış açısı yarattın bizde. Teşekkür ederim.

    1.) 2006 deyince aklıma ilk gelen yaz okulu oldu. Başlarda sıkıcı olacağını düşündüğüm ama mükemmel eğlenceli geçen bir yazı geride bırakmış oldum. 2006 karman çorman bir yıl oldu benim için. Sevinç, üzüntü, mutluluk, acı, pişmanlık, gurur, kahkaha, gözyaşı, aşk, ayrılık; hepsini bir arada yaşadım bu yıl. Ama en son adımım 2007’ye 3 gün kala 2006’ya yeni bir mutluluk sığdırmak oldu :)

    2.) Bir yıl sonra yine buraya yazı yazıyor olacağım, hatta belki de yeni bir formatla oluşturulan yeni yıl mesajları köşesine katkıda bulunuyor olacağım. O yazıda 2007’nin çok mutlu, çok ferah ve her yönden başarılarla dolu bir yıl olduğunu yazmak istiyorum. Özellikle de yeni başlayan ve ilerisi güzel görünen herşeyin umduğum gibi gitmesini istiyorum.

    3) Hamithan’a binicilik sporunda başarılar diliyorum. Umarım yarım bıraktığı bu zevkini madalyalar ile devam ettirir ve umarım iş hayatında da istediğin gibi bir yönetici olursun.

    Herkese iyi yıllar ve iyi bayramlar…

  35. Hamithan Sezginer

    2006 yılının son günlerinde Tunç Kılınç gene süper bir konuyla interaktiviteyi sağlamış :) Benden bir sonrakini düşünerek lafı çok uzatmayacağım.

    1.) Sonunda bitmek tükenmek bilmeyen öğrenim hayatım en azından lisans diplomamı alarak son buldu. Daha okuyacağımız çok kitap, alacağımız çok ders olsa da; adı okul olmayacak, okul olsa da bu kadar sıkıcı olmayacak. 2006 bende en çok bu diploma hatırasıyla iz bıraktı.

    2.) Bir yıl sonra buraya ne yazmak istiyorum. Binicilik sporuna okul dolayısıyla ara vermiş olarak tekrar şampiyonluklarımı, iş hayatında şuan alamadığım kritik kararları artık daha rahat alabildiğimi hem de gerine gerine yazmak istiyorum.

    3.) Haşmet Babaoğlu bizim (en azından benim) Fikir Atölyesi sayesinde daha yakından tanıma şansı bulduğum biri. Fakat 20 Soruluk Söyleşiler’den sonra onu pek fazla burada göremedik. Bizim gibi gençlerin ondan öğreneceği pek çok hayat dersi (zaten hemen bazılarını sıralayıvermiş yukarda) olduğunu düşünerek, kendisini Fikir Atölyesi sayfalarında yorumlarıyla, hatta yazılarıyla daha çok görmek istiyoruz.

    Herkesin mutlu bir bayram ve güzel bir yıl geçirmesi dileklerimle.

  36. Göksel Beleli

    1.) 2006 yılı olağanüstü hareketli bir yıl oldu benim ve ekip arkadaşlarım için. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Van, Bitlis, Batman, Silvan, Diyarbakır, Elazığ, Tunceli ve Erzincan’a yaptığımız seyahatlerde; Anadolu’da hala yaşamaya gayret eden gelenek ve göreneklerimizin insancıllığından fazlasıyla etkilendim.

    Van’da bizi karşılayan bir elektronik satıcısı Refah Partisi’nin yönetim kurulunda da görev yapıyordu. Bizi akşam yemeğine davet etti. İçki içmek isteyeceğimizi düşünerek yanında mali müşavirini ve yakın bir dostunu da getirdi. Yemeği ve içkileri arkadaşları ısmarladılar. Böylece o, kendince günah sayılan bir eylemden kaçınmış oldu. Ama misafirlerine ikramdan da geri kalmamış oldu. Bunu ‘takiye’ olarak adlandırmak isteyenler de oldu ama o akşam bizimle birlikte olanlar, bu eylemin ardındaki kişisel tercihlere duyulan saygıyı hissettiler.

    Ama 2006’nın son günleri kötü bir sürpriz de hazırlamıştı benim için. Sevgili Tunç ile bir akşam yemeği için İskele Restoran’da sözleşmiştik. Geç kalmayalım diye erken davranınca randevu saatinden bir saat önce restoranın önüne vardık. Restoranın önünde aracımızdan indiğimde; hafifçe kamburlaşmış, beyazlamış saçları dağınık, kocaman mor halkalarla çevrelenmiş gözleri hayretle bakan bir kadın ile karşılaştım.

    “Göksel??” dedi yüzünü iyice yüzüme yaklaştırarak. Tanımak için dikatle yüzüne baktığımda 1990 yılında yollarımızın ayrıldığı eski bir dostum olduğunu farkettim. Başından geçenleri buraya yazmayacağım ancak, her yaşantı yüzünde, bedeninde derin izler bırakmıştı. Yıllarca voleybol oynamış, incecik, enerjik bedeni üstüne çöken karanlık yaşantının altında eğrilmiş garip bir şekil almıştı.

    Vedalaşıp ayrıldıktan sonra olayı Tunç ve masadaki arkadaşlarımla paylaşırken hayretle O’nun ile ilgili yaşadığımız güzel şeyleri anımsadığımı farkettim. İyi ki onunla paylaştığımız güzel anılarımız varmış. İyi ki onunla hesapsız, çıkarsız, deli dolu günler geçirmişiz…

    2.) 2007 yılının sonunda, “Bu yıl yüzlerce insanla ne güzel günler yaşadım, hatırladığımda gülümsediğim ne çok anım var” demeyi umuyorum. Tabii mutsuzluk ve kırgınlıkları anımsamak istemiyorum. Bu dileğimi unutmadan geçirmeyi istiyorum 2007’yi.

    3.) ‘İlker’ arkadaşım; sadece 2006’da değil, tüm ömrün boyunca hatırlayacağın bir dostun olduğu için ne kadar şanslısın. Sana sonsuza kadar hatırlanacak yüzlerce dost ve sevgili diliyorum.

  37. haşmet babaoğlu

    Selam Tunç…

    Öyle kışkırtıcı biçimde sormuşsun ki, benim gibi takvim düzenine uymayan biri bile iki satır yazmadan duramaz :)

    Malum, benim yeni yıllarım ya Eylül’de başlar ya da Mayıs’ta…

    Neyse…

    1.) 2006 mutlu bir yaz, berbat-patırtılı-üzüntülü bir sonbahar benim için… Ama mutlu yaz demek mutlu bir yıl demektir. Şükür…

    2.) Benim yaşımda birisi 2007’den sağlık ister, sevdikleri için endişelenmeyeceği bir hayat ister, kederin ağırlığını hissettirmemesini ister. Böyle geçecekse hoş geldi safa getirdi 2007. Dahasını gençler istesin, bu kadarı bana yeter de artar. Ha!.. Yaz mevsimi bir de… 2007 yazı ellerimi tutsun hiç bırakmasın.

    3.) Arkadaşlar güzel güzel içlerinden geçenleri yazmışlar işte! Ama yüz yüze gelseydik, “2006’da dostlarımın sahte, dostlukların palavra olduğunu öğrendim, bir daha aynı hataları yapmam” diyen arkadaşlara bu kadar iddialı olmayın, derdim. Ve suçun tamamını hep başkalarına atmayın, biraz da kendinize bakın! Hiç kuşkuları olmasın, 2007’de de dostlukları aynı olacak, belki aynı hataları yapacaklar! Bu aldanışlar öfke yaratmamalı, ömür bizatihi aldanış zaten. Asıl aydınlanma ahmetin mehmetin, neclanın ihanetini farketmek değil, ömrün aldanış olduğunu öğrenmektir.

    Sevgiler, iyi yıllar.

  38. İlker Timur

    1.) Bana benden daha fazla değer veren, beni benden daha iyi tanıyan, beni benden daha fazla düşünen, saymakla bitmez… Hayatını bana adamış, tek isteği düzgün bir geleceğe sahip olmam ve “kardeş”liğimizi yaşamaktan öteye geçmeyen kişiyle 2,5 yıl beraber yaşadıktan sonra, 4 ay önce yollarımız ayrıldı. (Hata bende.)

    Ve bugün ilk defa karşılaştık, boynuna sarılıp ağladım. Sadece 2006’da değil, tüm hayatım boyunca hatırlayacağım.

    2.) …..

    3.) Allah gönlüne göre versin.

  39. Fatih

    Selamlar.. Güzel bir yazı yazmışsın, Fikir Atölyesi ile geç tanıştık 2006’da, ama olsun.. Sorulara geçeyim ben..

    1.) Açıkcası çok mükemmel şeyler hatırlamıyorum başından itibaren. ÖSS filan.. Eylül gibi çok şey değişti 2006’da benim için.. Yapmak istediğim birşeyi yaptım ve Onunla tanıştım. Albüm konserine davetli gittim, albümüm imzalı verildi.. Bunun aracılığıyla, Aşk’ı buldum, konserde onunla izledim, onunla nefes aldım, herşey çok güzeldi.. Son döneme bakarsak çok güzeldi, 2006 başı hariç..

    2.) Son dönemde yaşadıklarım bütün 2007’de yine olsun, hep olsun isterim açıkcası :) ki işlerimi ayarlayabilirsem, o da ayarlayabilirse, ikinci Albüm tanıtım konserini de beraber geçirmeyi düşünüyoruz. Bu açıdan bakarsak, böyle geçsin hep istiyorum 2007 :)

    3.) Pek böyle tam kapasite bir şeyler yazamasam da, 2006 hem zor, hem kolay geçmiş görünüyor, gülmek ve ağlamak.. Ağlamak olmasaydı gülmenin tadını nasıl anlardık.. Mutluluk için her zaman rahatça ağlamayı göze almalısın. Gördüğüm kadarıyla, çevrene ışık saçıyorsun, ışığını hiç kaybetme ki, etrafındakiler de ışıksız kalmasın..

    En güzel dileklerimle..

  40. Buse Levent

    1.) 2006 deyince ne hatırlıyorsun?

    Koskaca bir yıl ve içine yerleştirilmiş birbirinden farklı duygular… 2006 biraz daha duygu yoğunluğunun fazla olduğu bir yıldı benim için.

    Hem insanların birbirleri için her fedakarlıklar yapabilecegini, hem de insanların birbirlerinin canını, aklınıza gelemiyecek kadar çok yakabileceğini birebir gerçek hayat öykülerinde gördüm. Hepimizin gerçek anlamda doğru olarak inanmak istediklerimizin, bazı durumlar ve kişilere göre ne kadar farklılaştığını ve bu farklılaşmanın insanın içindeki o hassas çocuğu ne kadar kırdığını gördüm. Ya da bunun tam tersin gerçekleşdiğini.

    Bizim için normal gibi gelen hareketleri, karşımızdaki insanların yerine koyup düşünmeden gerçekleştirdiğimizde, kaybettiklerimizin bedelinin ne kadar ağır olduğunu anladım.

    Bir insan için, onu gerçekten anlayabilen birilerinin varlığını bilmekten daha değerli bir hazine var mıdır acaba? İşte bu yıl ben bunun sahibi oldum ve bir insana bir şey anlatırken ne kadar içten dinlediğini gözlerinde gördüm. Tabi bunun tam tersini de yaşattım…

    Gerçek olmayan insanların nasıl gerçekmiş gibi taklit yaptıklarını ve bunları farkettiğinizi karşınızdaki insana söylediğinizde “ben böyleyim” diyip kaçmasını da yaşadım.

    2006 yılı bana hem hayatım boyunca yaşamayacağım mutlulukları, gerçek paylaşımları yaşamayı ve hayatının bir kısmını hiç düşünmeden verebileceğin birinin, esasında diğerlerinden bir farkının olmadığını ögretti. Ne var ki ben uzun süreler bunun aksini savunarak kendimi kandırmış olsam da.

    Hem gülmekten kendimi kaybettiğim, hem de ağlamaktan gözlerimin kocaman olduğu bir yıldı kısacası 2006.

    2.) Aynı soruyu, mutlu bir insan olarak, bir yıl sonra bugün nasıl cevaplamayı isterdin?

    Şu kısacık 2006’da yaşadıklarımı o kadar iyi anlamışım ki, hiç bir kötü yaşanılan için üzülmüyorum bu yıl. Çünkü bu yıl içinde hiç bir kimsenin beni kırmasına izin vermedim. Herkese her zamankinden çok yardımcı oldum. Onların benim yardımlarım ve manevi desteklerim sonucunda ne kadar mutlu olduklarını bana hissettirdikleri bir yıl. Benim için iyi ki Buse yanımızdasın dedikleri ve tabi benim de sevdiğim insanlara bunu sık sık dediğim bir yıl oldu.

    3.) Yüz yüze olsaydın, bir üstteki yorumu yazan kişinin verdiği cevaplara dayanarak ona ne derdin?

    NAd; seni atladıkları için ben sana da yazacağim; 2006 yılında yaptıgın hiçbir davranışı, hareketi, konuşmaları, paylaşımları 2007 yılında yapma. Bu sana hayata gerçekten farklı bir bakış açısı getirecektir. Hiç konuşmadığın insanlarla konuş, insanlara hiç bakmadığın bir açıdan bak. İnsanların sıradanlıklarından çok, birbirlerinden farklı noktalarına dikkatlerini çek. Hem onlar, hem de sen hiç bilmediğiniz yönlerinizi keşfedebilirsiniz böylelikle. Blogunu merakla bekliyor olacağız. İçindeki insana bol bol zaman ayır, onun da senin gibi paylaşımlara ihtiyacı var.

    Barış Baykul; İnsanlardan merhaba beklemeden önce, sen meraba demelisin bence. İlk adımı sen başlatabilirsin bir şeyleri düzeltmek için. Hayatındaki gerçekten önemli olduğuna inandığın insanların sayısını mümkün olduğunca arttırmaya çalış. Her insanın, senin için değerini kaybetmiş olsa da, mutlaka sana kattığı gerçek duygular vardır. Sen de inanlara bütün iyi duygularını yaşat…

  41. Barış Baykul

    Zaman hızla akıp gitmekte, çoğu insan bunun farkında değil ama zamanımız, sahip olduklarımız ve olabileceklerimiz hızla azalmakta, bu yüzden her anın tadını çıkartmalıyız; Tunç abinin de dediği gibi işteyken, okuldayken, arkadaşlarımızlayken veya yalnızken…

    Bu sebeple her anını dolu dolu yaşayacağınız bir 2007 diledikten sonra sorulara geçelim.

    1.) 2006’ya baktığımda neler görüyorum; eski dostlukların çoğunun sahte olduğunu anladığım bir yıl geçirdiğimi hatırlayacağım, bir işin iyi yapılmasını istiyorsam en yakınımdaki insanlara bile güvenmeyip kendim yapmam gerektiğini hatırlayacağım. Yalnızlık allaha mahsussa, bekarlığın da Barış’a mahsus bir şey olduğunu hatırlayacağım. Gene inanılmaz güzellikte planlar kurup, harekete geçemediğim bir yıl olduğunu hatırlayacağım. Geleceğimi şekillendirmeye başladığım bir yıl olarak hatırlayacağım. Son olarakta Tunç abiyle tanıştığım yıl olarak hatırlayacağım ki, durumu kurtaran en önemli olaylardan biri bu oldu.

    2.) Şu anda bir erasmus öğrencisi olaraktan Prag’da bulunmaktayım. Aşırı oranda absinthe tüketiminden dolayı yazdıklarımda tutarsızlıklar varsa kusura bakmayın, sonunda Fenerbahçem hem Türkiye Kupası’nı (hayatımda ilk defa görüyorum Türkiye Kupası’nı) hem uefa’yı, hem Türkiye Süper Ligi’ni, hem de Super Kupa’yı kazandı; inanılmaz mutluyum, öyle böyle değil. Ben aşkı bulamadım ama aşk beni buldu, meğersem hata baştan beri bendeymiş, aramayı bırakıp beklesem o beni bulacakmış. Size de tavsiyem aramayı bırakın o sizi buluyor. Artık hayatımın gidişatı belirlendi ve ben bundan çok mutluyum, darısı başınıza ve şerefe! demek istiyorum.

    3.) Yoruma gelince, içinde bulunduğunuz zorluklara rağmen hala gülebilmeniz gerçekten sizin yıkılamayacağınızı gösteriyor ancak kendiniz düşersiniz. Geçirilen zor zamanlar olmasa, hayatın tadı tuzu da olmayacağını düşünüyorum, hatta bu zor zamanların sonunda ilişkinizin daha da kuvvetli olacağını düşünüyorum. Çocuklara yaptığınız yardımlardan dolayıda size çok teşekkür ediyorum. Umarım hayatınızda başarı peşinizi bırakmaz.

  42. İSmail

    Sanırım cvp yazmak zorundayım, çünkü bana sorulmuş bir soru var. Konuyla ilgili olmayacak ama olsun :) Okulum var ama yatılı olduğu için tatil. Ayrıca bu sene 2. senem, daha 2 senem var :) Konuyla alakalı olmadığı için özür dilerim…

  43. Zeynep Kılınç

    Herkese iyi seneler ve iyi bayramlar…

    Tunç, herkes hayatında en az bir kere böyle bir kazık yer. Bazılarımız bu bir kereden, bazılarımız ise daha fazla kazık yiyerek adam oluruz. Adam oluruz = büyürüz, olgunlaşırız.

    Sanal ortamdaki blog sitende arkadaşlarınla, ki çoğunla yüzyüze tanışmadığına eminim, hayatında uzun zamandır olan ve arkadaşım hatta ?dostum? dediğin birçok insandan daha iyi arkadaş olmak garip bir çelişki di mi?

    1.) 2006 yılını düşününce;

    – Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı ve çok çalışmamı,
    – Ne kadar çok zaman geçerse, 3 sene önce rahmetli olan annemi o kadar çok özlediğimi ve onun söylediği (dinlerken hiç önemsemediğim ve inanmadığım) her şeyin esasında ne kadar doğru, ne kadar gerçek olduğunu; anlamımı,
    – Beraber olduğum insanın içinde bulunduğu işsizlik ve para sıkıntısı, bunun bizim ilişkimizi nasıl etkileyeceğini düşünerek geçirdiğim 6 ayı,
    – Ve tüm bunlara rağmen içinde bulunduğum anlamsız mutluluk, sık sık gülme hali ve neşe yüzünden artık kolay kolay yıkılmayacağımı fark etmemi hatırlıyorum.

    2.) 2007 için; beraber olduğum insanın işsizlik ve para sıkıntısı problemini çözdüğü, işime çok katkıda bulunduğum ve hiç para sıkıntısı çekmediğim, sevdiklerimle ve ailemden kimsenin sağlık problemi yaşamadığı ve üzücü haberini almadığım, 2006?da olduğu gibi gene annemi çok özlediğim, gene anlamsız mutluluğumun ve neşemin devam ettiği bir yıl oldu demek isterim.

    3.) Arkadaşlar size yetişemiyorum! Ben Özden’e cevap vereceğimi zannederken bir yemek yiyeyim dedim, şimdi İsmail?e cevap yazıyorum :)

    İsmail, hiçbirimizin (zannediyorum buraya yazanların en küçüğüsün şu anda) yaşarken farkına pek varamadığımız bir şeyin farkındasın gibi?? Zaman inanamayacağın kadar çabuk geçiyor. Üstelik senin yaşların en çabuk geçen seneler. Ne yap yap bu yaşının, lise hayatının tadını çıkar, zaten önümüzdeki sene son sınıfmışsın? İnan, hayat ve iş hayatı, aldığın veya almaya çalıştığın notlardan ve/veya yapacağın projelerden çok zor? Çok başka türlü bir sorumluluk? Neyse sen şimdi bunları düşünme, nasıl olsa yaşayacaksın, onun için şimdi lisede çok eğlen ve ileride anlatacağın bol bol anı topla. Eğer liseden az anı ile çıkarsan, notların 5.00 olsa bile, ileride çok üzülürsün. Ayrıca senin okulun yok mu şimdi? :)

  44. NAd.

    Bu soruların dışında tamamen içimden gelenleri yazmak istediğimi sölemeliyim 2006 yılı için… (soru kalıpları insanları bence hep bir yere sıkıştırıyor, özgür bırakmıyor çünkü)

    2006… Her yıl gibi sıradan desem de 2006’nın son çeyreği benim için daha bir anlamlı ve farklıydı. İlkokuldan itibaren kilitlendiğimiz Üniversite’nin son dönemleri çünkü. Üniversite benim için özgürlük demekti, sürekli yeni şeyler öğrenmek, hayattan farklı bir tat almak ve en önemlisi istediğin gibi davranmak…

    Son çeyrekte hayatımda ne gibi değişiklikler oldu dersem kendi kendime, aslında Tunç’um oldu benim. Gerçekten nasıl yaşamak, davranmak istiyorsan öyle davranman gerektiğini söyleyen.

    Artık hissettiğim gibi çocukça davranabiliyorum. İnsanların beni kabul etmesi için değil, kendi kendimi tanımak için yaşıyorum artık… Şu an ne düşünüyorum? Her zamankinden daha iyi hissediyorum kendimi, çünkü doğallığıma döndüm. Ve en büyük hayalim tüm gerçekliğiyle yaşadıklarımı bir blog olarak yazmak ve diğer insanların benim nasıl biri olduğumu, neler yaşadığımı nereden nereye geldiğimi görmeleri! Bu benim bir işi başardığım için değil, hayatın gerektirdiğini daha önce yapıp, insanlara tüm yaşadıklarımı anlatamadığım için.

    Bilirsiniz işte hayat bazen insana yaşadıklarını unutturuyor ya da karşı tarafa yaşadıklarından farklı şeyler yaşadığını göstermeye çalıştırıyor. Ben de hepimizin zaman zaman yaptığı gibi bu yanılgıya düştüm ve yaşadıklarımı kimi zaman sanki hiç yaşamamışım gibi anlatmadım.

    2007’ye ise yeni bir anlayışla gireceğim. Biraz karmaşık, fırtınalı ve monotonlaşmış olan geçmişi artık daha eğlenceli, sınırsız ve özgürce yaşayacağım. Geçmişimde yaşadıklarımı ve yeni hayatımda yapacağım çılgınlıkları da en kısa zamanda Blogum da anlatacağım. Bunu da yine size benim hayatımı değiştiren insan olan Tunç’un blogunda açıklayacağım..

    Bunların dışında 2007 yılında tüm insanlığa aşk, para v.b klasik dileklerde bulunmayacağım. 2007 de eğlenceli, özgür, yeni fikirlerle dolu ve sağlıklı bir yaşama adım atmanız en büyük dileğimdir… İnsan eğlenceli ve özgür olduğu sürece “hayatta varım” diyebilir!

  45. İSmail

    Tunç abi bu yazıyı hazırlaman güzel olmuş, parmaklarına sağlık. Sorulara geçeyim ben :)

    1.) 2006 yılında lise 1’i bitirdim ve lise 2 başladı. Üzülsem mi, sevinsem mi anlamadım. Herşey çok çabuk oluyor. Doğrusu şu ki, geriye baktığımda 2006 gibi tüm yıllar çok cabuk geçmiş oluyor.

    2.) Karnede notlarım 5.00 olmasını isterdim seneye bu zamanlarda ve de projelerimi tamamlamış olmak isterdim :) Herkesin hayalleri var….

    3.) Aslı hanım her nekadar tanımasam da en doğrusu geçmişteki üzüntüleri unutmak… Siz de doğrusunu yapmışsınız :)

  46. aslı

    Günaydın Cenan, Özden ve Tunç abi. Daha önce Fikir Atölyesi’ne arada bir baksam da, Eskişehir ziyaretinden sonra hergün merakla siteye giriyorum…

    1.) 2006 yılı oldukça çabuk geçti ben daha ntv’nin 2005 almanağı reklamlarını hatırlıyorum. Ama bana çok sıkıntı veren, umutsuzluğa düşmeme neden olan olayları hatırlamıyorum. Evet belki bir sürü olumsuzluk oldu ama çok mutlu zamanlarım bunları görmezden gelmemi sağladı. 2006’da farklı birşey olmadı, ki ben de farklılık istemedim hayatımda. Biri vardı iki senedir ve ben onu sevmenin, onunla hayatı paylaşmanın, birbirimize güvenmenin, onu sıcak bir yuva olarak görmenin huzurunu yaşadım. Kendimi 2006 yılında da şanslı hissettim.

    2.) 2007 de 2006 gibi olsun benim için. Ailem ve sevdiklerim daha az üzülsünler. Üzülmesinler demek biraz abartı olur. Etrafıma baktığımda umutsuz ve yorgun gözler görmek istemiyorum, birbirlerine güvenen, herşeyin bir karşılığı olmadan da yapılabileceğine inanan kişilikler olsun.. ve en önemlisi :) yanımda hep ‘o’ olsun…

    3.) Sevgili Özden; 2006’yı yorgun ve üzgün anmıyor olmanı dilerdim. 2007 yılında insanlara tekrar güvenebilmeni, kaybettiklerinin acısı yerine, kazanabileceklerinin umudunu içinde barındırmanı isterim. Etrafımızda gülümsememiz için bir sürü neden var:)

    Herkese mutlu ve sağlıklı yıllar.

  47. özden

    Tunç ilk önce günaydın demek istiyorum :) Ben Marketing Anadolu ekibindenim. Öyle güzel şeyler kattın ki bize, gözümü açar açmaz aklıma ilk gelen Fikir Atölyesi’ni ziyaret etmek oluyor. Bunun için sana çok teşekkür ederim.

    Bu tesekkürü bu hafta sonu orada olan tüm arkadaşlarım adına yapabilirim gönül rahatlığıyla, çünkü geribildirimlerden aldığımız sonuç: Herkes seni tekrar görmek ve hatta hep Eskişehir’de olmanı istiyor! :) Linkler arasına bizi de koyman gurur verici. Sen bizim için yeni bir göz oldun, tesekkürler…

    1.) 2006 yılında geçmiş yıllarda yaşadığım aşkı ve dostluklarımı kimi zaman tebessüm ile, kimi zaman göz yaşları ile ama oldukça fazla andım. 2006’yı yorgun ve özlem dolu bir yıl olarak hatırlayacağım.

    2.) 2007’nin ilk yarısında üniversite hayatım son bulacak ve diğerlerinin tabiriyle gerçek hayata ilk adımı atacağım (gerçi ben yıllardır içinde olduğumu düşünüyorum…) ve yeni yıla farklı bir ülkede gireceğim. 2006 hatırlamak istemediğim bir yıl oldu ama 2007 benim için unutulmaz bir yıl olacak. Tunç ben de senin gibi insanlara tekrar güvenebildiğim, çılgınlar gibi aşık olduğum ve yılın adamı seçildiğim :) bir yıl oldu 2007 demek isterim.

    3.) Cenan güzel bir yıl geçirmişsin, yeni yıl umarım aşkınla birlikte ve çok daha güzel geçer. Ben de İzmir’de aşık olmuştum ama Eskişehir onu benden aldı :( Aşıksan eğer, aşkın senin elmasın olsun ve onu herşeyden sakın.

    Yeni yılın hepimize güzellikler getirmesi dileğiyle….

  48. Cenan

    Gerçekten güzel bir konu açmışsın Tunç abi. Öncelikle bunun benim bu sayfada yazdığım ilk yorumum olduğunu dile getirmek isterim. Yazmak istediğim ilk şey, bu sayfayla 2006, yani bu yıl tanıştığımdır. Bana birşeyler katmasından çok mutluyum. Yeni yılda da, bu sayfada daha fazla vakit geçirmek isterim gerçekten. Teşekkürler…

    1.) 2006 Yılı’na oldukça aşık bir şekilde girdim. Hikaye böyle başlamış bulundu. Istanbul’da yaşıyorum ve çok alakasız bir şekilde yılbaşında kendimi izmir’de buldum. Olan oldu, geri döndüğümde biraz değişmiştim, yeni bir hayat, yeni bir ilişki, yeni hayaller vs. Zaman geçti…, birçok işle uğraştım, birçok yeni insan tanıdım, birçok farklı hayatlar keşfettim. Birçok üzüntüler yaşadım, birçok stres yaşadım, birçok haksızlıklara uğradım. Farklı duygular yaşadım, çok düşündüm, birçok sonuca ulaştım. Tecrübeler kazandım, gezdim, tozdum, eğlendim. Birçok şey yaşadım, yaşlandım… Ve bu yılın son ayında, hayatımı paylaşmak istediğim biri ile tanıştım. Kısacası aşık oldum, ve bu öyle böyle değil :)

    2.) 2007 yılında bu kişiyle daha fazla şey paylaşmak istiyorum, hayatıma farklı bir şekil vermek istiyorum, onun dışında 2006 yılından pek farklı birşey düşünmüyorum. Biraz daha umut, biraz daha mutluluk. 2007 deyince, ben bu yılı gerçekten yaşadım demek istiyorum.

    3.) Hayat’tan fazla birşey beklememek gerekiyor, hayat senden birşeyler bekliyor. 2006 yılında yaşadığın haksızlığı fazla kafaya takmadan ileriye bakmanı diliyorum. Umarım yeni yılda her şey istediğin gibi olur. Mutluluklar dilerim. Ve umarım hayalini kurduğun aşkı yaşarsın 2007 yılında.

Düşünceni Paylaş!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir