<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fikir Atolyesi &#187; ergenlik</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/etiket/ergenlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 20:11:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Beni sevdiğinizi biliyorum. Ancak başka seçeneğiniz olmadığını da&#8230;</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/11/03/beni-sevdiginizi-biliyorum-ancak-baska-seceneginiz-olmadigini-da/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2009/11/03/beni-sevdiginizi-biliyorum-ancak-baska-seceneginiz-olmadigini-da/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 01:16:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[anne olmak]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[büyümek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yetiştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kafam karışık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1244</guid>
		<description><![CDATA[Bu, &#8216;büyümü sancıları&#8217; içinde olan birinin, anne ve babasına hitaben yazdığı bir mektuptur. Tek amacı, ileride kendisine hatırlatmaktır. Başka amacı yoktur! &#8220;beni tanımıyorsunuz. tanıma çabanız, size öğretilenlerden ibaret. veya, kendi ailenizden gördüğünüz kadar işte. yeterli değil. ve siz farkında değilsiniz. en acı veren taraf ise, tanıdığınızı sanıp, bana hep doğruları söylemeniz. kendi doğrularınızı&#8230; onlar da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu, &#8216;büyümü sancıları&#8217; içinde olan birinin, anne ve babasına hitaben yazdığı bir mektuptur. Tek amacı, ileride kendisine hatırlatmaktır. Başka amacı yoktur!</em></p>
<p>&#8220;beni tanımıyorsunuz.<br />
tanıma çabanız, size öğretilenlerden ibaret.<br />
veya, kendi ailenizden gördüğünüz kadar işte.</p>
<p>yeterli değil.<br />
ve siz farkında değilsiniz.</p>
<p>en acı veren taraf ise,<br />
tanıdığınızı sanıp, bana hep doğruları söylemeniz.<br />
kendi doğrularınızı&#8230;<br />
onlar da nedense hep &#8220;yapmamam&#8221; gerekenler.<br />
ve o kadar çoklar ki&#8230;</p>
<p>ben sanırım büyüyorum.<br />
kafam karışık.<br />
kim olduğumu anlamaya çalışıyorum.<br />
neden nefes aldığımı&#8230;</p>
<p><span id="more-1244"></span><br />
okulda aldığım notlardan mı ibaretim ben?<br />
bana o notu veren hoca kim?<br />
sahi, o ne kadar tanıyor ki beni?</p>
<p>boğuluyorum,<br />
farkında değilsiniz.</p>
<p>biri bana iyi bir laf etti mi mutlu oluyorum mesela.<br />
ne garip ki,<br />
bu da nette oluyor en çok.<br />
veya sokakta&#8230;<br />
ve yine ne acı ki,<br />
tanımıyorum bile çoğunu.</p>
<p>göstermemeye çalışsam da,<br />
kırılganım esasında.<br />
neye kızdığım da değişiyor sürekli.<br />
anlık işte her şey.</p>
<p>ve yoksunuz siz o anlarda.<br />
biliyorum, olamazsınız da.<br />
dedim ya,<br />
kafam karışık.</p>
<p>sorularım basit,<br />
cevaplar ise o denli yetersiz.</p>
<p>çok şey değişiyor bende.<br />
vücudum,<br />
kimyam,<br />
zevklerim…</p>
<p>çok yakın bir-iki arkadaşım anlıyor esasında beni.<br />
ancak bana nasıl cevap versinler ki,<br />
onlar da aynılarını kendilerine soruyor.</p>
<p>çaresiz hissettiğim anlar çok.<br />
sadece bilmiyorsunuz&#8230;</p>
<p>siz iyi niyetlisiniz,  farkındayım onun.<br />
başıma kötü bir şey gelmesin istiyorsunuz.<br />
en çok da &#8220;adam&#8221; olmamı.<br />
sizin gözünüzde adam olmak neyse,<br />
işte onu olmamı&#8230;</p>
<p>kendi gözümde ise,<br />
&#8220;adam&#8221; olmak ütopik bir şey.<br />
ben önce &#8220;ben&#8221; olsam,<br />
gerisi kolay.</p>
<p>bazen tek başıma dünyayı değişterebileceğimi sanarken,<br />
bazen kolumu kaldırmaya enerjim olmuyor.<br />
köşeme sindiğim anlar var ya,<br />
hani en çok yalnız kalmak istediğimi söylediğim&#8230;</p>
<p>işte en çok sizi aradığım anlar,<br />
o anlar esasında.<br />
ama siz,<br />
farkında bile değilsiniz.</p>
<p>esasında siz ya da başkası&#8230;<br />
kim anlarsa&#8230;<br />
zayıf anlarım onlar.<br />
büyüdüğüm&#8230;</p>
<p>ha bu arada,<br />
bir de şeytanlar var içimde.<br />
bana keyif alacağım şeyleri söyleyip duruyorlar.<br />
arada kaçamak yapıp deneyince&#8230;<br />
yalan yok,<br />
haklılar&#8230;</p>
<p>gerçi o anlarda da,<br />
bir şey oluyor hep içten içe rahatsız eden,<br />
hissediyorum.<br />
ama engelleyemiyorum işte.</p>
<p>ancak, ne var biliyor musunuz?<br />
pişman da olmuyorum!</p>
<p>eminim siz de benim yaşlardayken yaptınız.<br />
ve unutmayı seçtiniz şimdi.</p>
<p>bir şey söyleyeceğim.<br />
unutmayın onları ne olur.</p>
<p>çünkü siz,<br />
yaşanılan her şeye rağmen,<br />
bugün hala benim annem, babamsınız.</p>
<p>sizi belki ileride daha iyi anlayacağım ama,<br />
&#8220;ilerisi&#8221; yok ki benim için.<br />
bir anlasanız,<br />
ütopya bana o.</p>
<p>sanırım buldum&#8230;</p>
<p>hani şeytanlar vardı ya,<br />
benimle konuşurken onlar,<br />
siz de olur musunuz benim yanımda?<br />
beraber yapsak mesela onların dediklerini&#8230;</p>
<p>yok,<br />
olmadı bu da&#8230;</p>
<p>dedim ya,<br />
kafam karışık benim.</p>
<p>sakın psikolog falan demeyin.<br />
sizin yıllarca yapamadığınızı,<br />
parayla üç beş seansta yapacağını söyleyen biri hiç değil benim aradığım.</p>
<p>bir dakika,<br />
sanırım bu sefer buldum.</p>
<p>evet,<br />
siz değilsiniz bunu çözecek&#8230;</p>
<p>benim, ben.<br />
benden başkası değil.</p>
<p>tek dileğim de ne biliyor musunuz?<br />
bu yaşadığım sancıları hiç unutmamak&#8230;</p>
<p>ve kendi çocuklarımla,<br />
o şeytanlar daha çıkmadan piyasaya,<br />
&#8220;yaşamak hayatı birlikte.&#8221;</p>
<p>tıpkı beni anlayan o yakın bir-iki arkadaşım gibi.<br />
ancak bu sefer,<br />
cevapları da bilerek&#8230;</p>
<p>becerecek enerjim yoksa da,<br />
baştan hiç doğurmamak.</p>
<p>beni sevdiğinizi biliyorum.<br />
ancak başka seçeneğiniz olmadığını da&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2009/11/03/beni-sevdiginizi-biliyorum-ancak-baska-seceneginiz-olmadigini-da/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>37</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Cinsel Deneyim.</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/08/16/ilk-cinsel-deneyim/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2008/08/16/ilk-cinsel-deneyim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 23:02:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[anne olmak]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[ilk cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=580</guid>
		<description><![CDATA[Ben &#8220;süper bir anne değilim&#8221; demesiyle başladığımız sohbet, zaman yetmediğinden yarım kaldı. Geçenlerde &#8220;Hangi Yönünü Çok Seviyorum Biliyor musun?&#8221; yazısı ile duyurduğumuz bu konuya şimdi başlıyor ve ilerleyen günlerde de devamını getiriyoruz! &#8220;Kimse benim kendimi mükemmel bir anne olarak gördüğüm fikrine kapılmasın. Böyle bir mükemmellik yok. Bir şeylere ciddi emek vererek yapmaya çalışan ve sonuçlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben &#8220;süper bir anne değilim&#8221; demesiyle başladığımız sohbet, zaman yetmediğinden yarım kaldı. Geçenlerde &#8220;<a href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/08/12/hangi-yonunu-cok-seviyorum-biliyor-musun/" target="_blank">Hangi Yönünü Çok Seviyorum Biliyor musun?</a>&#8221; yazısı ile duyurduğumuz bu konuya şimdi başlıyor ve ilerleyen günlerde de devamını getiriyoruz!</p>
<p><em>&#8220;Kimse benim kendimi mükemmel bir anne olarak gördüğüm fikrine kapılmasın. Böyle bir mükemmellik yok. Bir şeylere ciddi emek vererek yapmaya çalışan ve sonuçlarını alan bir annenin deneyimleri bunlar sadece. Bugün hatalarıyla dehalarıyla, başarılarıyla başarısızlıklarıyla hayata sımsıkı yapışmış ve ne istediğini bilen, pes etmek nedir bilmeyen, mücadeleci bir genç var karşımda ve ben ona bayılıyorum. Bu ilişkiyi, tek bir kişinin bile bakış açısını zenginleştirmesi adına ufak bir katkımız olabilmesi inancıyla paylaşıyorum&#8221;</em> diyor.</p>
<p>Kendisini ise şanslı adlediyor, çünkü büyürken annesinden öğrendiği çok şey olmuş. Ancak yetinmemiş, hep üzerine bir şeyler koyma çabasında olmuş. Okumuş, gözlemlemiş, araştırmış, konuşmuş, tartışmış&#8230;</p>
<p>O, <strong>çocuk yetiştirmenin</strong> çocuk üzerinde deneyler yapılarak öğrenilmeyecek kadar ciddi bir konu olduğunun farkında. [Bu anne'nin beni bu denli etkilemesinin nedeni de bu olsa gerek.]</p>
<p><span id="more-580"></span><br />
Ancak kendi sağlığından yana şanssız bir dönem geçirmiş. Hoş o buna bile (kendisinin bazı değerlerinin farkına varmasına sebep olduğu için) şans olarak bakıyor. Son 3 yılda ciddi sağlık sorunları yaşamış. Yurt içi ve Amerika&#8217;da geçirdiği 8 ameliyat sonrası doktorları şaşırtan iyileşme azmi ile şimdi dimdik ayakta.</p>
<p><em>&#8220;Ben hastalığıma bile inanmadım, doktorlar yanlışlık yaptılar&#8221;</em> diyecek kadar da kendi enerjisine inançlı.</p>
<p>Ciddi sağlık sorunları onu işinden en fazla bir ay alıkoyabilmiş. <strong>&#8220;İş &#8211; çocuklar &#8211; eğlence&#8221;</strong> onun hayattaki mutluluk formülü. Deneyimleri ona bu üç şeyden ödün vermeden yaşamasını öğretmiş. Bu yüzden de hayata sıkı sıkıya bağlı.</p>
<p>Şimdi gelelim yaşanılan deneyimlere. Bir anne olarak karşımda. Bugün 19 yaşında olan erkek çocuğunun maceraları ile başlıyoruz.</p>
<p>Yaşın 13-14 olduğu zamanlar. Delikanlının ergenlik dönemi. Adamın bedeni değişiyor, kimyası değişiyor, kafası karışık. Çok iniş çıkışlı bir ruh hali, isyankarlık, aşırı enerji&#8230; Üzerinde &#8220;ilk cinsel deneyim, aman tanrım nasıl olur, ne zaman olacak&#8221; merakının neden olduğu bir endişe ve baskı var.</p>
<p><em>&#8220;Ben bir kadın olarak bir erkeğin, oğlum dahi olsa bu, duygularını asla anlayamayacağımı anladım, bunun nasıl bir süreç olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu.&#8221;</em></p>
<p>Evet, anne durumun farkında, ne yapması gerektiğini bilmiyor ancak öğrenebileceğinin farkında. Yakın çevresinden güvendiği erkek arkadaşlarının kendi ergenlik dönemlerini hatırlamalarını istiyor.</p>
<p>Ve öğreniyor ki hepsinin ilk cinsel deneyimi farklı olmuş. Kimisi ağbisi tarafından (güya) çaktırmadan tanımadığı bir kızla baş başa bırakılarak, kimisi mahalle arkadaşlarının baskısıyla bu işten para kazanan hatunlarla, çok azı da o sırada duygusal bağı olan kız arkadaşıyla. Bazısının yaşı 13, bazısının 22 iken.</p>
<p>Yetinmiyor; internette araştırmalar yapıp, okuyor bol bol.</p>
<p>Delikanlı ise bu konuların konuşulmasından rahatsız. Açılmasına dahi izin vermiyor. Annenin çabaları sonuç vermiyor. Ta ki bir gün odasına gidip, yatağına oturup, ona sırtını dönerek (çünkü biliyor ki göz göze gelmeyi ne o, ne de delikanlı istiyor) şu konuşmayı yapana kadar:<br />
<em><br />
&#8220;Tatlım, biliyorum ki benle bu konularda konuşmak istemiyorsun. Ama ben bir anneyim, çocuğum olarak da senin üzülmeni istemiyorum ve sana destek olmak istiyorum. Senden bir cevap beklemiyorum, ben senin için bir şeyler öğrenmeye çalıştım, şimdi bunları sana anlatacağım ve gideceğim.</em></p>
<p><em>İçinde olduğun ergenlik döneminin farkındayım. Bunun senin üzerinde yarattığı baskının da. Neden, niçin diye sorma. Çünkü bu her erkeğin yaşadığı bir süreç, sana özel değil.</em></p>
<p><em>Ben çevremdeki iyi tanıdığım erkek arkadaşlarımla, dostlarımla konuştum. Onların bu dönemlerdeki deneyimlerini dinledim. Ve öğrendim ki bu, 19-22 yaşına kadar gidebilen, normal bir dönem. Öğrendim ki, ilk cinsel deneyimin yaşı yok, 13&#8242;te olup bir daha yıllarca olmayabiliyor veya ilki 19, 20&#8242;de de olabilir. Herkese göre değişen bir süreç.</em></p>
<p><em>İlle de bir an önce olmalı diye kendine baskı yapma. Duygular ile yaşanması gereken bir şey bu.  Duygusuz ve şuursuzca bir deneyimle bu işe başlaman, senin kadınlar hakkında gelecekte yanlış bir imaja sahip olmana dahi neden olabilir.</em></p>
<p><em>Oysa herşeyi doğasına bırakmalısın. Duygusal paylaşım yaşadığın bir kız arkadaşınla birlikteliğinde zaten içgüdülerin seni yönlendirecek. Endişelenme. Senin bu işi planlamana gerek yok, zamanı geldiğinde o sana gelecek.&#8221;</em></p>
<p>Ve hiç göz göze gelmeden çıkıyor odadan.</p>
<p>O günden sonra delikanlıda gözle görülür bir rahatlama oluyor. Bu konuları konuşmuyorlar belki ama onun gerginlik ve kızgınlıklarının önemli ölçüde azalması onun ne kadar rahatladığına işaret ediyor.</p>
<p>Çok geçmeden, onun yaşadığı ilk deneyim de gayet doğal bir süreçte gerçekleşiyor. Sonrasında rahatlıkla kız arkadaşlarını annesiyle tanıştırmaya başlıyor. İşin güzel yanı, bu kritik süreç, anne ile oğlun birbirlerine daha da yakınlaşmasını sağlıyor. <strong>Anlaşılmış olmak</strong> ilişkilerindeki saygı ve güveni artırıyor.</p>
<p>Şimdi ben kendi zamanlarımı hatırlıyorum.</p>
<p>Okuma alışkanlığının sadece ders kitaplarından ibaret olduğunu sandığımız ve internetin henüz olmadığı zamanlar. Evimizde konuşulması bile tabu olan bu konuya, bir an önce &#8220;milli olma&#8221; baskısının da eklendiği; sokaktaki ağbilerimizi örnek alıp, destek için onların gözünün içine baktığımız zamanlar&#8230;</p>
<p>Oysa iyi bir zamanlamada yapılan &#8220;içten&#8221; bir iletişim ve &#8220;doğru&#8221; bir ilgi nasıl da değiştirebiliyor pek çok şeyi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2008/08/16/ilk-cinsel-deneyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>47</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emo.</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/01/14/emo/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2008/01/14/emo/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jan 2008 03:08:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Kılınç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[algı yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[emo]]></category>
		<category><![CDATA[emocu]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[önyargı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/01/14/emo/</guid>
		<description><![CDATA[Önce bu yazıyı hazırlarken (yaşca benden çok daha genç) farklı arkadaşlarımla yaptığım msn konuşmalarından örnekler vermek istiyorum: T: Emo nedir, biliyor musun? A: Emo mu, demo olmasın o Tunç abi? T: Emo nedir, duydun mu hiç? A: Yok. Nedir? T: Yazı hazırlıyorum da, fikrini alacaktım. A: [ekşi sözlüğe bakılır o arada] Duygusal müzik mi abi? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce bu yazıyı hazırlarken (yaşca benden çok daha genç) farklı arkadaşlarımla yaptığım msn konuşmalarından örnekler vermek istiyorum:</p>
<p>T: Emo nedir, biliyor musun?<br />
A: Emo mu, demo olmasın o Tunç abi?</p>
<p><img style="padding: 5px 0px 10px 10px;" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2008/01/emo1.jpg" alt="" align="right" />T: Emo nedir, duydun mu hiç?<br />
A: Yok. Nedir?<br />
T: Yazı hazırlıyorum da, fikrini alacaktım.<br />
A: [ekşi sözlüğe bakılır o arada] Duygusal müzik mi abi?<br />
T: Hı hı, eyw kardeşim.</p>
<p>T: Emo nedir, bilir misin?<br />
A: Amca oğlu<br />
T: Nasıl yani?<br />
A: Yöreye göre değişir ama hemşerimin kısaltması.<br />
T: Hmm, tamam saol.</p>
<p>T: Emocu tanıdığın var mı?<br />
A: Yok abi, işim olmaz.<br />
T: Neden?<br />
A: Ezik ergen abi onlar.</p>
<p><span id="more-469"></span></p>
<p>T: Emo nedir, nasıl emocu olunur bilir misin?<br />
A: Yumuşak insancıklar abi. Zavallılar.. Hayrola?<br />
T: <a href="http://www.fikiratolyesi.com/" target="_blank">Fikir Atölyesi</a> için bir yazı hazırlıyorum da&#8230;<br />
A: Abi kafayı yedin sen de.<br />
T: Eyw baba&#8230;<br />
A: Ne zaman yayınlarsın peki? [Merak da var!]</p>
<p>T: Türkiye&#8217;de de emolar sayıca artıyor galiba?<br />
A: Maalesef abi.<br />
T: Neden üzüldün?<br />
A: Bunları yakaladığın yerde dövecen abi.<br />
T: Hmm, peki saol&#8230;</p>
<p>T: Emo nedir, biliyor musun?<br />
A: Emokid? Teenager&#8217;larda yeni bir trend abi.<br />
T: Senin düşüncen ne?<br />
A: Kızları hoş da, erkeklere yakışmıyor&#8230;<br />
T: Hmm<br />
A: Bir hayat felsefesi onlara göre. Nasıl felsefeyse!<br />
T: Var mı hiç emo arkadaşın?<br />
A: Uymaz bize abi.</p>
<p><img style="padding: 5px 8px 2px 0px;" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2008/01/emo2.jpg" alt="" align="left" />Yaşı 30&#8242;un üstünde olan diğer arkadaşlarım ise &#8220;emo&#8221; kelimesini ilk kez benden duyuyorlardı.</p>
<p>Biraz anlatınca &#8220;haa şu punk&#8217;çılar..&#8221; dedi çoğu:</p>
<p>&#8220;Umarım benimkiler benzemez bunlara. Gerçi sen şimdi anlattıkça, arkadaş çevrelerinde buna benzer insanlar var, ister misin bizim oğlan da emocu olsun&#8230; Offf..&#8221;</p>
<p>Ne zamandır varlar da benim merakım son aylarda başladı. Bilmem büyük şehirlerde veya internette dikkatinizi çekiyor mu; saçlarıyla suratını kapatan, daracık kot giyip parlak kemerler takan, ayaklarda converse, dudaklarda piercing, gözlerde makyaj yapan gençler&#8230;</p>
<p>Ben de başta bunları &#8220;punk&#8221; sanıyordum, ne kadar cahilmişim. Biraz araştırınca anlıyorum ki bu gençlik başka bir akımın temsilcileri.</p>
<p>Şimdi görüyorum ki &#8220;emo&#8221; öğrenilesi ve paylaşılası bir durum. [İtiraf ediyorum, çok da keyif aldığım bir süreç yaşadım.]</p>
<p>Emo ingilizcede &#8220;emotional&#8221; dan türemiş, bunda herkes hemfikir de, tanımı konusunda çok farklı görüşler var. [Sesli sözlük bile "emo" için "kendine zarar veren metal dinleyen kişilik" <a href="http://www.seslisozluk.com/?word=emo" target="_blank">demiş</a>!]</p>
<p>Daha çok kabul gören tanım ise; &#8220;emotional hardcore.&#8221;</p>
<p>Bir fikrin en merkezinde olma ve onu sonuna kadar, hem de çok sıkı savunmak eğer &#8216;hardcore&#8217;un açıklaması ise, &#8220;emotional hardcore&#8221; için de; duygusallığı hayatının merkezine koyan, onun sunduklarını sınır tanımaksızın yaşamak diyebiliriz.</p>
<p>&#8220;Duygusallıkta uç nokta.&#8221; gibi bir şey.</p>
<p>Kısaca EMO işte!</p>
<p><object width="425" height="349"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/jjWJfpODVIY&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/jjWJfpODVIY&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="425" height="349"></embed></object></p>
<p>Ergenlik çağında görülen emo&#8217;cu olma durumunun en belirgin ortak özellikleri şunlar:</p>
<div style="padding-left:15px; font-size:85%;">- Şiir veya şarkı sözü yazıyorlar.<br />
- Günlükleri var. Çoğu myspace&#8217;i tercih etse de, sadece defter kullananlar da var.<br />
- Çizim yapmayı seviyorlar.<br />
- Çoğu en az bir enstrüman çalabiliyor.<br />
- Saçlarını boyuyorlar [genelde siyah veya kırmızı]<br />
- Saç yüze gelecek şekilde fönleniyor. Çoğunda tek göz kapanıyor.<br />
- Makyaj yapılıyor. Özellikle göz çevresine kalın ve siyah makyaj.<br />
- Piercing ve dövme.<br />
- Tırnaklarda yıpranmış siyah oje.<br />
- Çok dar ve düşük belli kız kotları [erkekler de!] tercih ediliyor.<br />
- Yanlamasına çarpık duran, parlak kemerler.<br />
- Üzerinde [bir müzik grubunun logosu olan] dar t-shirt&#8217;ler.<br />
- Converse veya Vans ayakkabılar.<br />
- Çoğu kez damalı deseni olan atkı [bazılarında yazın bile!]<br />
- Esrarengiz duygusal sorunları var.<br />
- Psikolojik olarak iniş ve çıkışları hep sınırlarda yaşıyorlar.<br />
- Bunu saklamıyorlar da. [Ağlamak en doğal hallerinden biri.]<br />
- Duygularını, düşüncelerini, acılarını, mutluluklarını cesaretle dışa yansıtıyorlar.<br />
- Bunalım ve kederli bir duruşları olsa da kendi aralarında iyi eğleniyorlar.<br />
- Arkadaşlık anlayışları ve birbirlerine bağları kuvvetli.<br />
- Kalpleri en az bir kere çok kötü kırılmış.<br />
- İntihar etme duygusu onlara çok uzak değil.<br />
- Üzüntülerinden kaçmak için uyuşturucuyu çoğu kez çare görüyorlar.<br />
- Hepsi olmasa da, kendini jiletleyenler var.<br />
- Dinledikleri müzik (ve sözleri) hayatlarını da yönetmeye başlamış.<br />
- Anne ve baba ile araları pek iyi değil.<br />
- Pop kültürüne karşılar. [MTV'den nefret ediyorlar.]<br />
- Teknoloji ile araları iyi değil. [Playstation değil, eski Nintendo oyun konsolleri]<br />
- Gelecek kaygıları çok fazla. Ancak koyun olmak da istemiyorlar.<br />
- Yaşadıkları dünyaya karşı duyarlılar ancak kimsenin onları anlamadığını düşünüyorlar.<br />
- Dışarıya karşı agresif değiller.<br />
- Başkalarının onlar hakkında ne düşündüklerini pek takmıyorlar.<br />
- Satanist değiller. Herkesin inancına saygılılar.<br />
- Seks deneyimi erken yaşlarda başlıyor ve çoğunun (eşcinsellik veya biseksüellik gibi) tabuları yok.</div>
<p>Tüm bu özellikleri tiye alan bir video da: &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=1HQIcdGg63I" target="_blank">The Emo Song</a>&#8221;</p>
<p>Dinledikleri müzik onları gerçekten çok etkiliyor. Hayatlarının merkezinde. &#8216;Evanescence&#8217; Amy Lee buna iyi bir örnek. Çoğumuzun bildiği &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=YxQrPXPSVhQ " target="_blank">My Immortal</a>&#8221; ve &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=UZjf9C6atT4" target="_blank">Going Under</a>&#8221; &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=izYIO9VtjUs" target="_blank">Call Me When You&#8217;re Sober</a>&#8221; gibi duygusal sözleri olan şarkılar&#8230;</p>
<p>Evanescence&#8217;in &#8220;Everybody´s Fool&#8221; şarkısı sanırım daha iyi anlatıyor durumu:</p>
<p><object width="425" height="349"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/u55fpsbzAfk&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/u55fpsbzAfk&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="425" height="349"></embed></object></p>
<p>Diğer bir örnek Avril Lavigne.</p>
<p>&#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=cQ25-glGRzI" target="_blank">Girlfriend</a>&#8221; şarkısını [68 milyondan fazla izlenmiş durumda!] dinlerken ne kadar eğleniyorlarsa, &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=otMB3WVQNVg" target="_blank">When You&#8217;re Gone</a>&#8221; ve &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=C2eUCfREAbw" target="_blank">My Happy Ending</a>&#8221; ile de o kadar hüzünleniyorlar.</p>
<p>1980&#8242;li yıllarda Amerika&#8217;da (Washington DC) ilk kez &#8216;Rites of Spring&#8217; ve &#8216;Embrace&#8217; ile başlayan Emo gruplarının yaptığı müzik o sıralarda daha çok &#8220;<a href="http://www.fourfa.com/styles/index.htm" target="_blank">emocore</a>&#8221; olarak anılıyor.</p>
<p>İkinci faza (emo adını alıyor) &#8216;Moss Icon&#8217; ve &#8216;the Hated&#8217; gibi gruplar öncülük ederken, 90&#8242;lardaki &#8220;hardcore emo&#8221; için &#8216;Heroin&#8217; ve &#8216;Antioch Arrow&#8217; gibi grupları görüyoruz.  Sonrası &#8220;post-emo indie rock&#8221; için ise &#8216;Sunny Day Real Estate&#8217; ve &#8216;Mineral&#8217; ve sonlarına doğru &#8216;Jets to Brazil&#8217; öne çıkanlardan bazıları.</p>
<p>Günümüzde ise pek fazla Emo grubun kalmadığı söyleniyor. &#8216;Post-emo hardcore&#8217; ve &#8216;post-emo style rock&#8217; olarak bölünmeler var, &#8216;screamo&#8217;lar var&#8230;</p>
<p>Var da var!</p>
<p>Son yıllarda çok popüler olan <a href="http://www.youtube.com/watch?v=S5nw1-_5-Vk" target="_blank">My Chemical Romance</a> [genel inanışta] emo olduğu sanılsa da değil.</p>
<p>Yüzde yüz emin olamasam da, sizlere fikir verebilmek amacıyla, sevdikleri emo gruplardan bazı şarkılar (ve youtube linkleri) şunlar:</p>
<p>- Rites Of Spring: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=9_NvawdVCME" target="_blank">Spring</a><br />
- Incubus: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=7zN9vd9WUiA" target="_blank">Drive</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=zxPcmi1U25g" target="_blank">Love Hurts</a><br />
- Jimmy Eat World: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=Z1Eh5Ww01cg" target="_blank">Pain</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=ZD8Dnd40EF8" target="_blank">The Middle</a><br />
- Fall Out Boy: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=xWHf_vYZzQ8" target="_blank">Thanks for the Memories</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=9FcBnaLjxY4" target="_blank">This Aint a Scene</a><br />
- Dashboard Confessional: <a href="http://www.youtube.com/watchv=epHN4uSHox0" target="_blank">Stolen</a><br />
- Funeral For A Friend: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=1ahEs1BR5gg" target="_blank">Juneau</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=2Yx_rb4BwYQ" target="_blank">Roses For The Dead </a><br />
- Hoobastank: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=A2qU0YkWZIM" target="_blank">Crawling In The Dark</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=maOLKs1b07I" target="_blank">Running Away</a><br />
- Thursday: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=4FQkyj4BSJU" target="_blank">Cross out the Eyes</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=5Rrq8QkoyMQ" target="_blank">Understanding In A Car Crash</a><br />
- Hawthorne Heights: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=pC_YIjlH5oc" target="_blank">Ohio Is For Lovers</a></p>
<p>Bu liste uzar gider. Ancak dediğim gibi, uzman olduğum bir konu değil. Araştırmalarım yanıltıp seçimlerde hatam olduysa affola. Bilenler yorumlarında düzeltebilirler.</p>
<p>Punk kadar asi, rock kadar hareketli, metal kadar da sert değil. Emo bu üçünün arasında, duygusal yönü ağır basan bir tarz.</p>
<p>Emo olayını biraz anlatabildiysem ne mutlu!</p>
<p>Siz ne dersiniz bilmem ama, bunları öğrenmek biraz zor geldi bana. Bir o kadar da ilginç. Zaman zaman da ürkütücü&#8230;</p>
<p><img style="padding: 12px" src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2008/01/emo3.jpg" alt="" /></p>
<p>Esasında <strong>duygusallık</strong> bizi robotlardan ayıran en önemli özellik değil mi? Hepimizde, yaptığımız her işte, her ilişki de&#8230; Duygusu olmayan bir müzik olabilir mi? Veya duygusu olmayan bir arkadaşlık?</p>
<p>Sadece duygularımızı nasıl yaşadığımız değişiyor. Ne kadarını su yüzüne çıkardığımız&#8230;</p>
<p>Yok saymak, aşağılamak yapabileceğimiz en kolay yöntem değil mi? Anlamaya çalışmak ise emek istiyor.</p>
<p>Herkesin bir hikayesi var. Ve o hikayeyi anlamamak için de <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/12/16/sarisin-hatunlar-aptaldir/" target="_blank">ön yargılarımız</a> var gücüyle savaşıyorlar bizle.</p>
<p>Tembellik galip geliyor çoğu kez ve basıyoruz yargıyı.</p>
<p>Onay verip vermemek veya benimseyip benimsememek değil konu. Anlamak için çaba göstermek. Bu ister emo olsun, ister metal.</p>
<p>Bir gruba ait olma ihtiyacı var hepimizde. Kimimiz (bazen tıpkı emo&#8217;culardaki fanatizm gibi) tuttuğumuz futbol takımının, kimimiz bir derneğin, siyasi partinin veya başka bir oluşumun taraftarlığını isteyerek yapmıyor muyuz?</p>
<p>Fanatizm ise bu taraftarlığı uç noktalarda yaşamak. [Emo'culara dayak atma günleri düzenleniyor bazı ülkelerde. Bizden de bu <a href="http://www.youtube.com/watch?v=g_vPNQqNGck" target="_blank">video</a>'nun -dili ağır, küfür bol- pek farkı yok.]</p>
<p>Tuttuğu renkler veya inandıkları uğruna karşı görüşte olanları aşağılamak, hatta onlara zarar vermek&#8230; Hatta bazen de kendini mağdur etmek&#8230; Kısacık insan ömrünü törpüleyen, kısaltan; sonrasında pişmanlığın kaçınılmaz olduğu durumlar&#8230;</p>
<p>ABC TV Kanalı&#8217;nın aileleri uyaran (biraz da korkutan) haber videosu:</p>
<p><object width="425" height="349"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/xcxohXKk3UA&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/xcxohXKk3UA&#038;hl=en&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="425" height="349"></embed></object></p>
<p>Çevremizde <strong>değer verdiğimiz</strong> kişiler var. Bunlar bazen bizim kendi çocuklarımız, bazen yakınlarımız, bazen dostlarımız, arkadaşlarımız. Hepsi &#8220;iyi ki varlar&#8221; dediklerimiz.</p>
<p>Onlarda olan değişimlere gösterdiğimiz tepki; &#8220;yasaklamak&#8221; veya &#8220;görmezden gelmek&#8221; olursa, onlar daha ne kadar süre bizim için gerçekten &#8220;değer verdiğimiz kişiler&#8221; olarak kalabilirler ki?</p>
<p>&#8220;Bana benzemeyenle işim olmaz&#8221; diyenlerin hayatlarının esasında ne kadar &#8220;durağan&#8221; geçtiğini fark etmeleri yıllar alıyor. Bir hayat geçiyor oysa.</p>
<p>Punk, hippi, grunge, metal, emo&#8230; Fark etmiyor&#8230;</p>
<p>Ergenlik çağında olanların zaten geçirdikleri değişimlerden dolayı kafaları karışık. Etraflarında bu durumu bilen, suistimal etmeye hazır (acımasız) kişiler ise bol miktarda.</p>
<p>Biz kabul etsek de etmesek de, dışarıda yaşanılan bir hayat var. Bazen şeffaf, bazen değil.</p>
<p>Biz ya kafayı kuma gömüp, olan bitene razı olacağız ve susacağız. Ya da onların hikayelerini anlamaya çalışıp yanlarında olacağız.</p>
<p><em>İster anne baba, ister kardeş, ister sevgili, ister arkadaş&#8230; Sevmek sorumluluk istiyor.</em></p>
<p>Keşke &#8220;değer vermek&#8221; sadece &#8220;seni seviyorum&#8221; demek kadar kolay olabilseydi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2008/01/14/emo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>372</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
