<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fikir Atolyesi &#187; Cemil Tokel</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/author/cemil-tokel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 17:32:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Kolesyum&#8217;da Seyirciye Oynamak.</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/10/10/kolesyumda-seyirciye-oynamak/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/10/10/kolesyumda-seyirciye-oynamak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2006 20:46:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemil Tokel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/10/10/kolesyumda-seyirciye-oynamak/</guid>
		<description><![CDATA[Liverpool &#8211; Galatasaray maçı, tribün şişme şampiyonlar ligi kupaları ile dolu, eline alan sallıyor. Aklıma ilk gelen UEFA&#8217;yı aldığımızda nasıl zevkini doyasıya yaşayamamak oldu. Galatasaray Store&#8217;larda aradan yıllar geçtikten sonra satılan kalitesiz tahta kupalar. Taraftarlık, zevk unsurunun tüketilen ürün ya da alınan servisin doruk noktasına ulaştığı bir kavram. Futbol bir şov ve bu yüzden takımdaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/category/konuk-yazar/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kylogo3.jpg" alt="Konuk Yazar" title="Konuk Yazar" id="image331" align="right" height="80" /></a>Liverpool &#8211; Galatasaray maçı, tribün şişme şampiyonlar ligi kupaları ile dolu, eline alan sallıyor. Aklıma ilk gelen UEFA&#8217;yı aldığımızda nasıl zevkini doyasıya yaşayamamak oldu. Galatasaray Store&#8217;larda aradan yıllar geçtikten sonra satılan kalitesiz tahta kupalar.</p>
<p>Taraftarlık, zevk unsurunun tüketilen ürün ya da alınan servisin doruk noktasına ulaştığı bir kavram. Futbol bir şov ve bu yüzden takımdaki görev adamı tabir edilen isimler forma sattırmaz, şovu yapan veya golü attıran sattırır.</p>
<p>Gladyatör filmindeki gibi, Roma&#8217;yı kazanmak istiyorsan Kolesyum&#8217;da seyirciye oynayacaksın.</p>
<p><span id="more-293"></span></p>
<p>Bu zevki iyi hasatlamak ciddi bir yaratıcılık gerektiriyor. Sadece rakiplerinize karşı bu konuda üstün olmaktan öte, Galatasaray gibi bir ismi taşıyacak ve pekiştirecek bir yaratıcılık istiyor. Bu camiaya ve yöneticilerine bakıldığında bunu daha iyi becerecek bir topluluk olamaz dersiniz, ancak gerçekler öyle değil.</p>
<p>Son yaşadığımız o olağanüstü şampiyonluğun ardından Galatasaray markalı ürünlerle donanmış bir yaz beklentisine girip, ciddi bir bütçeyi de buna ayırdım. Bu masalın sonunu hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki, aldığım ürün sayısı koca bir sıfır, harcama sıfır, sevgili kulübümün benden ve benzer beklentilerde olan taraftarlarından kazancı sıfır.</p>
<p>Netice, kulüpte para yok, benimde sırtıma yazacağım bir isim sahada yok.</p>
<p>İşin tekstil tarafı için çok da yaratıcılık şart değil, önemli olan o sırada modaya uygun tasarım ve renkler. Yaratıcılık mı? Beymen Renault için Europa modelini giydirmişti veya Vakko, aynı şey GS için neden olmasın?</p>
<p>Kulüplerin en önemli başarı ölçeklerinden biri, transfer edilen bir oyuncunun kendisinden faydalanıldıktan belli bir süre sonra karlı bir fiyata satılmasıdır. Peki bu yatırımı neden taraftarla paylaşmayalım?</p>
<p>Kulüp bir transferi gerçekleştirdiğinde bu yatırıma inananlar hisse alsınlar, bu hisse dahilinde futbolcuya yapılacak yıllık ödemelere de dahil olabilir ve en önemlisi satışı gerçekleştiğinde payını alması olacaktır. Bu sayede hem yatırım, hem hobi, hem de kulübe katkı sağlayabilme duyguları tatmin edilir.</p>
<p>Uçakta dönerken İngiliz gazeterden birinde okuduğum bir yazı, Sir <strong>Richard Branson</strong>&#8216;un Virgin Atlantik Havayolları için planladığı maliyet düşürmek üzerine planlar.</p>
<p>İlk olarak uçakların en pahalı bakım kalemlerinden biri olan yolcu camlarını ortadan kaldırıp, kapalı devre kamera sistemi ile uçağın dışını çeşitli efektler ile yolcusuna sunmak.</p>
<p>İkinci plan yakıt tasarrufu sağlamak için uçakların iniş için belli bir noktadan sıfır güce yakın bir süzülme ile alana inişlerini sağlayacak bir yaklaşma teknolojisi.</p>
<p>Son plan ise atmosfer kirlenmesi ve yine yakıt tüketimini minimize edecek olan uçakların motor kapalı pist başı yapmaları; bu noktaya kadar elektrikle çalışan araçlarla çekilerek ancak kalkış anında motorları çalıştırmaları.</p>
<p>Nasıl, kulağa hoş geliyor değil mi?</p>
<p>Bunu okurken aklımda hala Galatasaray ve bizimkilerin olmayan yaratıcılıkları. Düşünün, İstanbul Boğazı gibi bir tabiat harikasının ortasında bir adaya sahip bir spor kulübü olacaksınız ve bu nimete bir WC yönetimine benzeyen bir yaklaşım göstereceksiniz.</p>
<p>Sende ülkenin tek Avrupa kupası, koy heryerden görülecek metal bir maket, kimse hakkettiği saygıyı göstermeden geçemesin. Sahil şeridinden, köprülerden geçen her araba, boğazdan geçen her tekne ve gemi hürriyet heykeline bakar gibi baksın. Abarttık mı? Peki yoksa ne olur? İşte bizden her UEFA&#8217;ya katılan takım küçümsercesine hedeflerinin kupayı almak olduğunu söyler, biz de &#8220;sana göre tesadüftü&#8221; şarkıları söyleriz!</p>
<p>Herşeyden önce yönetimin önce nasıl bir camiaya sahip olduğunu idrak edip bu potansiyeli kullanır duruma gelmesi gerek. Abiler, lütfen devre arası Sami Yen&#8217;in eski Rus lokallerine benzer hale gelmiş VIP salonunda konuşulanlara kulak verin. Taraftarın cebinde kulüpleri ile zevkle paylaşmaya hazır oldukları tonla para var, sadece biraz yaratıcılık lazım.</p>
<p>Süregelen tartışma; <strong>&#8220;Taraftar koyun mu, müşteri mi?&#8221;</strong> <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/02/06/futbolda-yoneticilik-ve-taraftarlik/" target="_blank">bakışı</a>. Stadın durumundan, satınlan ürünlerin güzellik ve kalitesine gösterilen öneme kadar, üzerinde GS amblemi olsun, taraftar da taraftarlığını yapsın beklentisi ancak bugünkü sınırları belirler. Unutulmaması gereken, Galatasaray taraftarının kalite anlayışı ve bu standartların tatmin edilebilmesi.</p>
<p>Bekliyoruz&#8230;</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/cemil-tokel/" target="_blank">Cemil Tokel</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/10/10/kolesyumda-seyirciye-oynamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Filmin Sonu, Bir Maceranın Başlangıcı</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2006/09/09/bir-filmin-sonu-bir-maceranin-baslangici/</link>
		<comments>http://www.fikiratolyesi.com/2006/09/09/bir-filmin-sonu-bir-maceranin-baslangici/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Sep 2006 12:16:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemil Tokel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2006/09/09/bir-filmin-sonu-bir-maceranin-baslangici/</guid>
		<description><![CDATA[Teröristlerin Ortadoğu&#8217;dan Amerikan limanına sızdırdıkları nükleer bomba ve patlama sonrasında yaşananlar bir filme aktarılmıştı; Filmin adı &#8220;The Sum Of All Fears.&#8221; Ben Affleck ve Morgan Freeman başrolleri paylaştı. Filmin sonu etkileyici. Ve bu etkileyici son Damascus&#8217;da yani Suriye&#8217;nin başkenti Şam&#8217;da yaşanıyor. Bu filmin de etkisiyle, o zamana kadar hiç Suriye&#8217;ye gitmemiş biri olarak Şam son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/category/konuk-yazar/" target="_blank"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/kylogo.jpg" alt="Konuk Yazar" style="padding: 5px 0px 10px 10px" title="Konuk Yazar" id="image318" align="right" /></a>Teröristlerin Ortadoğu&#8217;dan Amerikan limanına sızdırdıkları nükleer bomba ve patlama sonrasında yaşananlar bir filme aktarılmıştı;</p>
<p>Filmin adı &#8220;<a href="http://sourtimes.org/show.asp?t=The+Sum+Of+All+Fears" target="_blank">The Sum Of All Fears</a>.&#8221;</p>
<p>Ben Affleck ve Morgan Freeman başrolleri paylaştı. Filmin sonu etkileyici. Ve bu etkileyici son Damascus&#8217;da yani Suriye&#8217;nin başkenti Şam&#8217;da yaşanıyor.</p>
<p><span id="more-259"></span><br />
<img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/tsoaf2.jpg" style="padding: 5px 0px 10px 10px" id="image316" align="right" /></p>
<p>Bu filmin de etkisiyle, o zamana kadar hiç Suriye&#8217;ye gitmemiş biri olarak Şam son derece ilgimi çekmeye başlamıştı. Bana hep olan; ne zaman böyle bir yer herhangi bir sebeple ilgimi çekse kendimi kısa bir süre içinde orada bulurum. Nihayet bir iki ay sonra kendimi &#8220;Şam Uluslararası Ev Gereçleri Fuarı&#8221;nda buldum (2002). Yarı korku ile gittiğim bu muhteşem şehri ki, biz İstanbul&#8217;lular için bir başka şehire muhteşem demek zordur; fırsatını bulan herkese tavsiye ederim. Tam hayalimdeki eski yüzyılların çöl metropolu. Zenginlerinin sevgiyle, yoksullarının korku ile bağlı oldukları diktatörler.</p>
<p>Program gereği Şam&#8217;da iki gün geçirdikten sonra kara yolu ile Lübnan&#8217;a, yine merakımı delice kabartan Beyrut&#8217;a gideceğim. Yol üzerinde İrlanda yıllarımda sıkça bahsedilen IRA egitim merkezi olduğu söylenen ve yine birçok Hollywood yapımında yer alan Bekaa Vadisi&#8217;nden geçeceğiz. Sadece filmlerde gördüğüm bu yerleri gözümle görecek olmak bana yine çekingen bir heyecan veriyor.</p>
<p>Toplam 2-3 saatlik bu yolculuğun ilk kısmı dümdüz çöl yolu içinden, sonra Suriye, Lübnan sınırında pasaport işlemleri ve dağlar, tepeler, vadiler. Arabayı kullanan arkadaş bana biraz sonra Bekaa&#8217;nın tepe noktasında olacağımızı ve burada harika bir kebap yiyebileceğimizi söyledi. Tabii bundan iyisi Şam&#8217;da kayısı dedik ve durduk. Kebaplar söylendi. O muhteşem et ve mezeleri yerken üzerimizden geçen İsrail jetleri pek ortama uyum sağlayamıyordu. Bu arada 20-30 metre yanımızda bir radar istasyonu insaatına gözüm ilişti. Sormaz olaydım, Hizbullah&#8217;a ait bu radar yapılır, jetler vurur ve radar tekrar tekrar inşa edilirmiş. Haliyle kebapları son derece süratli bir şekilde indirip yolumuza devam ettik.</p>
<p>45 dakika sonra Beyrut sahil şeridindeyiz, 5-6 yıldızlı oteller ve ana koyu bütünüyle saran görkemli bir Casino. Otelimiz şeridin tam ortasında ve bütün koy ayağımızın altında.</p>
<p>O gece Beyrut merkezindeki çok yıldızlı restoranlardan birinde harika bir yemek yedikten sonra soluğu L.A. standartlarında bir gece klübünde bulduk. Esmer sevenler, savaş sonuna yerinizi ayırın.</p>
<p>Ertesi sabah Suuidilerin 3 Milyar dolar yardımla yaptırdıkları şehir merkezindeyiz. İnanılmaz kafeler, barlar, restoranlar. Patika üzerine çakılmış, efsane liderleri Hariri&#8217;nin adımlarını simgeleyen metal ayak izleri.</p>
<p>Öğle yemeğinin üzerine benim gibi nargile severlere uygun karpuz, kavun veya ananas üzerine oturtulmuş çubuktan çıkan harika lezzet.</p>
<p>İşte bu yüzden son zamanların gazete manşetleri bana henüz bu diyarları keşfetmemişlerinize oranla daha çok acı veriyor. Bu manşetler bana çok uzak yerlerin haberi değil, tam oradan geçiyordum dedirten cinsten. İki tarafından da çok insan tanıyorum hatta aralarında doslarım diyeceğim yakınlıkta olanları var. Yaşanan acılara isyan etmemek elde değil. Savaşın ve öldürmenin hiçbir şekli zaten doğru gelmiyor. Hele halen ağzında emziğiyle yakalanmış bebekleri görünce. İnsanların kendi ülkelerinde terör korkusu olmadan yaşamalarının faturası bu denli ağır olmamalı.</p>
<p>Umarım bu felaket hemen bir son bulur. Ailesini Beyrut&#8217;tan Kuveyt&#8217;e kaçırmak zorunda kalan arkadaşım evine dönebilir, Hayfa&#8217;da sığınaktaki dostlarına yardıma giden arkadaşım bir zarar görmeden evine döner, sizler de tamamı yok olmamış bu güzellikleri görme şansını bulursunuz.</p>
<p><a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/cemil-tokel/" target="_blank">Cemil Tokel</a></p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.fikiratolyesi.com/wp-content/uploads/2006/09/tsoaf.jpg" style="padding: 17px" id="image317" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fikiratolyesi.com/2006/09/09/bir-filmin-sonu-bir-maceranin-baslangici/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
