2011 Aralık ayındaki tüm yazılar
Gelsin 2012, Bildiği Gibi Gelsin!
2006 yılından beri oynadığımız oyuna geldi yine sıra. Ne çabuk geçiyor değil mi yıllar?
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Daha önce yorumlarınızla katıldıysanız harika, dönün bakın şimdi neler demişsiniz 2011 için, veya önceki seneler için… Olmadı, şimdi katılın. Bir sene sonra kendi yazdıklarınızı okumak epey şaşırtıcı oluyor.
Üç soruyu birlikte cevaplandırıyoruz.
1.) 2011 denince ne hatırlıyorsun?
Geçen sene bugünlerde, 2011′de kendimden beklentim için şöyle yazmışım:
“Yürekten gelen sevgimi verirken canımın daha az yandığı, doğru kişilere daha fazla dokunduğum, yeni delilerle tanıştığım, dünyayı gezmeye devam ettiğim, bir iki keyifli işten yaramazlıklarıma yetecek kadar para kazandığım ve en önemlisi sağlıkta kimseye muhtaç olmadığım bir yıl…”
Dünyayı gezmeye devam şeysi hariç, iyi bir yıldı 2011. Güzel insanlar tanıdım, ‘geleceğini bildiklerim‘le daha çok şey paylaştım, hoşgörü ve sabır katsayım arttı, bolca kendimle yüzleştim ve üzerinde titrediğim o ‘şey’ çoğu günler için uyanma nedenimdi.
» Yazının devamı
Size bir söz yazdım bugün, yolladım rüzgarla!
Dün yazmam gerekiyordu bu yazıyı, gitmedi elim.
Bugün İstanbul’daki yağışlı havaya uyanmam, rüzgara çıkıp üşümem, ıslanmam ve dönüp sıcak kahvemi yudumlamam gerekiyormuş. ‘Sana bir söz yazdım bugün, yolladım rüzgarla’ diyor Halil Sezai arkada.
22 Aralık Fikir Atölyesi’nin yedinci doğum günüydü. Gün mutlu, şarkı hüzünlü. Bilmem… Bu geldi işte bu sefer de içimden. Hüzünlü anlarımda bile tuhaf bir mutluluk duymaya başladım ben!
Çaresiz bütün kelimeler,
Bir yalan gibi hep suçlu…
Senin hala gözlerin soğuk.
Ve yağmurlu…
İçimde her gün büyüyen çığlıklar var.
Olsun zaten ‘yazmak’ hep böyle…
Fikir Atölyesi’nin doğum günü yazısını siz yazın!
Fikir Atölyesi basit bir blog olsa da, burası benim için hep girmeyeceğim sokaklara girdiğim, bilmeyeceğim yüzlerce insanla tanıştığım, belki de en önemlisi; değişen Tunç’la yüzleştiğim bir yer oldu. Olmaya da devam ediyor.
Uzunca bir süredir üzerinde heyecanla çalıştığım ‘bir şey’ var. Ve bunu size anlatmamak için zor sabrediyorum. Ancak o’nun gün yüzüne çıkması için biraz daha zamana ihtiyacım var. Emin olun, o zaman dolunca bunu ilk bilen yine sizler olacaksınız.
Ancak şimdi, sizden ufak bir ricam var. Çünkü görüşleriniz benim için değerli.
22 Aralık 2005 tarihinde doğan bu blog sizin için ne ifade ediyorsa, size ne hissettiriyorsa işte onu istiyorum sizden. İster bu yazıya, ister Facebook sayfamızdaki şu yazıya yorum olarak… İsterseniz de Twitter’a. (Twitter mesajınızın sonuna @tunckilinc eklerseniz bulmam kolaylaşır).
Dilerseniz; “Benim için Fikir Atölyesi ______ .” cümlesindeki boşluğu doldurun, dilerseniz de baştan kendi cümlenizi kurun. İçinizden ne gelirse o…
Ben de yazdıklarınızı, virgilüne dokunmadan yine sizin isminizle, 22 Aralık’daki yedinci doğum günü yazıma aynen aktaracağım.
Hepiniz…
İyi ki var oldunuz hayatımda.



