<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Ben Hapisteyken! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 12:37:50 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Yasemin Çömez</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-11153</link>
		<dc:creator>Yasemin Çömez</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 08:50:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-11153</guid>
		<description>&lt;em&gt;BİR GÜNLÜK MAPUSHANE HİKAYESİ... :))&lt;/em&gt;

Doğru &quot;HİÇ&quot;lik!...

Bir gün bile kalmak kafidir hapishane duvarları ardında... :))
Ana kapıdan girdiğiniz anda &quot;HİÇ&quot; olman için her şey uygulanıyor. Tunç hikayede yazmış o süreci. 

Koğuşa gidene kadar ruhun &quot;HİÇEDİLMİŞ&quot; oluyor. 
Koğuşa girdiğinde, başka &quot;HİÇ&quot;lerle tanışıyorsun...
Orada ne üniversiteliliğin işler, ne de hümanist ruhun!...
Sana acemiliğini hissettirmek için senden öncekiler show yapar ki sinesin iyice... 
Aslında korkutmak değildir emelleri, korktuklarından oynanır orta oyunu... 
Sonra, herkes kendi &quot;HİÇ&quot; edilişinin başlangıcında yaşanan komik hikayeler zincirinde nasıl buraya geldiğini anlatıyor... 

En basitleri;

&quot;Nasıl düştün buraya?&quot;
- Mal beyanı yapmayı unutmuşum...&quot; (Bu salak ben oluyorum)
-Ya sen? 
- Kocamın arabası üstüme kayıtlı, birine vurup sakatlayıp kaçmış. Aylar sonra gıyapta mahkeme. Sonra geldiler araba üstüme diye beni aldırlar...&quot; (Bi de safinaz saflığı var ki üstünde :( sorma gitsin).

-Sen niye burdasın teyze? (Beli bükük kurumuş, namazında niyazında, okuma yazma yok bir ihtiyarcık)
-Ben siçimde iki kağada barnak basmışım gızım. Seçime hile garuşdudun deyi aldula beni buraya. 
-Cezan ne kadar? 
-İki sene
-Çüşşşş!

Al sana en basitinden mapushane hikayeleri...
Hiçkimsenin diğerini kendinden ayıramadığı, yerlerde sürünen statüler... 
Ne kadar basit olursa olsun, adalet önünde suçlusundur. 
Koğuşundaki hırsız, katil ve nemenem suçları varsa diğerlerinden bir farkın yoktur. 
Ve fark yaratacak çabalara girmek büyük salaklıktır.
Bu olumsuz hikayelerin %70i yaşadığımız toplumun sistematik olarak &quot;HİÇ&quot;likler ülkesi haline getirilişinden kaynaklı olduğunu gösteriyor... 

Çıkarken!?... 

Uzuuun ve sıkıntılı bir bekleyiş... Önce adın okunur, bir saat sonra almaya gelirler.
Birinci kapı: Koğuş, İkinci Kapı: Koğuş Hanı Kapısı. Koridor. Baş gardiyan odası. Koridor. XRay kapısı. Kabul Kapısı. Danışma. Emanet Teslim Odası. Bina kapısı. Jandarma kulübesi. Ve en sonunda meşhuuur Ana Kapı... 
Nefesss! Derin bir Nefesss!... 
Gece karanlığında da olsa gökyüzünü görebilmek!... 
Dağın başı biryerdesin ama bütün korkularından arınmış bir HİÇ olarak dünyaya yeniden merhaba demek!...

Giriş ve çıkış arasında geçen süre ister 20 yıl olsun ister 1 gün. Bütün değerlerin değişmiş olarak çıkarsın oradan. Ailen, sevgilin, çocuğun, anan danan, arkadaşların, işin gücün, yaşam biçimin! Herşey ter-yüz olur. 

Herkes anlamsız bir &quot;çokşükür&quot; savurur dilinden. Ve &quot;sus bu konuyu hiçbir yerde açma, geçti gitti&quot; derler... Saklanacak hiçbir şeyin yoktur aslında. Ama hapishaneye bir gün de girsen, toplumun gözünde SUÇLU bir HİÇsindir.
:)))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>BİR GÜNLÜK MAPUSHANE HİKAYESİ&#8230; :))</em></p>
<p>Doğru &#8220;HİÇ&#8221;lik!&#8230;</p>
<p>Bir gün bile kalmak kafidir hapishane duvarları ardında&#8230; :))<br />
Ana kapıdan girdiğiniz anda &#8220;HİÇ&#8221; olman için her şey uygulanıyor. Tunç hikayede yazmış o süreci. </p>
<p>Koğuşa gidene kadar ruhun &#8220;HİÇEDİLMİŞ&#8221; oluyor.<br />
Koğuşa girdiğinde, başka &#8220;HİÇ&#8221;lerle tanışıyorsun&#8230;<br />
Orada ne üniversiteliliğin işler, ne de hümanist ruhun!&#8230;<br />
Sana acemiliğini hissettirmek için senden öncekiler show yapar ki sinesin iyice&#8230;<br />
Aslında korkutmak değildir emelleri, korktuklarından oynanır orta oyunu&#8230;<br />
Sonra, herkes kendi &#8220;HİÇ&#8221; edilişinin başlangıcında yaşanan komik hikayeler zincirinde nasıl buraya geldiğini anlatıyor&#8230; </p>
<p>En basitleri;</p>
<p>&#8220;Nasıl düştün buraya?&#8221;<br />
- Mal beyanı yapmayı unutmuşum&#8230;&#8221; (Bu salak ben oluyorum)<br />
-Ya sen?<br />
- Kocamın arabası üstüme kayıtlı, birine vurup sakatlayıp kaçmış. Aylar sonra gıyapta mahkeme. Sonra geldiler araba üstüme diye beni aldırlar&#8230;&#8221; (Bi de safinaz saflığı var ki üstünde :( sorma gitsin).</p>
<p>-Sen niye burdasın teyze? (Beli bükük kurumuş, namazında niyazında, okuma yazma yok bir ihtiyarcık)<br />
-Ben siçimde iki kağada barnak basmışım gızım. Seçime hile garuşdudun deyi aldula beni buraya.<br />
-Cezan ne kadar?<br />
-İki sene<br />
-Çüşşşş!</p>
<p>Al sana en basitinden mapushane hikayeleri&#8230;<br />
Hiçkimsenin diğerini kendinden ayıramadığı, yerlerde sürünen statüler&#8230;<br />
Ne kadar basit olursa olsun, adalet önünde suçlusundur.<br />
Koğuşundaki hırsız, katil ve nemenem suçları varsa diğerlerinden bir farkın yoktur.<br />
Ve fark yaratacak çabalara girmek büyük salaklıktır.<br />
Bu olumsuz hikayelerin %70i yaşadığımız toplumun sistematik olarak &#8220;HİÇ&#8221;likler ülkesi haline getirilişinden kaynaklı olduğunu gösteriyor&#8230; </p>
<p>Çıkarken!?&#8230; </p>
<p>Uzuuun ve sıkıntılı bir bekleyiş&#8230; Önce adın okunur, bir saat sonra almaya gelirler.<br />
Birinci kapı: Koğuş, İkinci Kapı: Koğuş Hanı Kapısı. Koridor. Baş gardiyan odası. Koridor. XRay kapısı. Kabul Kapısı. Danışma. Emanet Teslim Odası. Bina kapısı. Jandarma kulübesi. Ve en sonunda meşhuuur Ana Kapı&#8230;<br />
Nefesss! Derin bir Nefesss!&#8230;<br />
Gece karanlığında da olsa gökyüzünü görebilmek!&#8230;<br />
Dağın başı biryerdesin ama bütün korkularından arınmış bir HİÇ olarak dünyaya yeniden merhaba demek!&#8230;</p>
<p>Giriş ve çıkış arasında geçen süre ister 20 yıl olsun ister 1 gün. Bütün değerlerin değişmiş olarak çıkarsın oradan. Ailen, sevgilin, çocuğun, anan danan, arkadaşların, işin gücün, yaşam biçimin! Herşey ter-yüz olur. </p>
<p>Herkes anlamsız bir &#8220;çokşükür&#8221; savurur dilinden. Ve &#8220;sus bu konuyu hiçbir yerde açma, geçti gitti&#8221; derler&#8230; Saklanacak hiçbir şeyin yoktur aslında. Ama hapishaneye bir gün de girsen, toplumun gözünde SUÇLU bir HİÇsindir.<br />
:)))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Sedat</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-10987</link>
		<dc:creator>Sedat</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 15:55:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-10987</guid>
		<description>enteresan bir hikaye ve yazı dili olarak birçok yazara taş çıkarır. Saolasın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>enteresan bir hikaye ve yazı dili olarak birçok yazara taş çıkarır. Saolasın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: hasan</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-10389</link>
		<dc:creator>hasan</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 13:13:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-10389</guid>
		<description>ben de yaşadım o duyguları. inanın ki her insanın gerçek hayatı öğrenebilmek için bir ay dahi olsa o duyguları yaşamasını isterim. 

ne acayip bir duygudur bilemezsiniz, suçsuzken birilerinin sana suçlu demesi, suçsuz olduğuna herkesin inanması, emmiyet mensupları dahil hiç bir şey yapamaman... bir zaman sonrada kendi kendini yargılamaya başlıyorsun acaba ben neyin cezasını çekiyorum. şüphesiz ki buluyorsun da... 

bu düşünceler de insanoğlunun hayata tutunma isteklerinden birisi olsa gerek, içinde olduğu durumu kabullenme arzusu. 

saygılarımla, 
hasan uz</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben de yaşadım o duyguları. inanın ki her insanın gerçek hayatı öğrenebilmek için bir ay dahi olsa o duyguları yaşamasını isterim. </p>
<p>ne acayip bir duygudur bilemezsiniz, suçsuzken birilerinin sana suçlu demesi, suçsuz olduğuna herkesin inanması, emmiyet mensupları dahil hiç bir şey yapamaman&#8230; bir zaman sonrada kendi kendini yargılamaya başlıyorsun acaba ben neyin cezasını çekiyorum. şüphesiz ki buluyorsun da&#8230; </p>
<p>bu düşünceler de insanoğlunun hayata tutunma isteklerinden birisi olsa gerek, içinde olduğu durumu kabullenme arzusu. </p>
<p>saygılarımla,<br />
hasan uz</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Furkan BAŞER</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-10284</link>
		<dc:creator>Furkan BAŞER</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 20:18:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-10284</guid>
		<description>Tunç abi süper bir adamsın sen, iyiniyetli olduğun sürece hiçbir kötülük sana yaklaşamaz!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tunç abi süper bir adamsın sen, iyiniyetli olduğun sürece hiçbir kötülük sana yaklaşamaz!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Fatih</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-9999</link>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 07:27:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-9999</guid>
		<description>Güzel paylaşım</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel paylaşım</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Mustafa Râvî</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-9973</link>
		<dc:creator>Mustafa Râvî</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 20:19:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-9973</guid>
		<description>Evet, hele suçsuzken böyle eziyetlere uğramak çok daha zorlu olabilir, Allah korusun. Çevredeki insanlar bize değil de bizi itham ve bize kötülük edenlere inanırlarsa, çok zor gerçekten. Adamlar hem kötülük etmişler, hem de senin adını kötüye çıkarmışlar. Allah kimsenin başına vermesin, gelirse de sabır versin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, hele suçsuzken böyle eziyetlere uğramak çok daha zorlu olabilir, Allah korusun. Çevredeki insanlar bize değil de bizi itham ve bize kötülük edenlere inanırlarsa, çok zor gerçekten. Adamlar hem kötülük etmişler, hem de senin adını kötüye çıkarmışlar. Allah kimsenin başına vermesin, gelirse de sabır versin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: M Fırat Delek</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-9971</link>
		<dc:creator>M Fırat Delek</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 16:57:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-9971</guid>
		<description>En kötüsü sucsuzken bunları yaşamak olmalı. Suçun varsa başka düşünürsün belki de kabullenirsin ama ya haklıysan söyleyememek, anlatamamak. anlaşılamamak insanın boğazında bazen bir yumru olur ya, nefes almakta zorlanırsın, bunu her an yaşamak gibi bir şey olmalı.

bir de çıktıktan sonrası olur. aynı şeyleri dışardakilere de anlatamazsın, olayın bir de o yüzü var.
hani şairin dediği gibi;
&quot;nerden baksan tutarsızlık.&quot;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>En kötüsü sucsuzken bunları yaşamak olmalı. Suçun varsa başka düşünürsün belki de kabullenirsin ama ya haklıysan söyleyememek, anlatamamak. anlaşılamamak insanın boğazında bazen bir yumru olur ya, nefes almakta zorlanırsın, bunu her an yaşamak gibi bir şey olmalı.</p>
<p>bir de çıktıktan sonrası olur. aynı şeyleri dışardakilere de anlatamazsın, olayın bir de o yüzü var.<br />
hani şairin dediği gibi;<br />
&#8220;nerden baksan tutarsızlık.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Işıl</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-9850</link>
		<dc:creator>Işıl</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 10:53:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-9850</guid>
		<description>Gerçekten ilginç.. Aslında son derece dramatik.. Şimdi diyorum yazsam bir şeyler aleyhime delil olarak kullanılır mı?...

Düşüncelerimizle yok edilmeye çalışıldığımız bir ülkedeyiz.. Diğerleri düşünceleri ile ilerlerken...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekten ilginç.. Aslında son derece dramatik.. Şimdi diyorum yazsam bir şeyler aleyhime delil olarak kullanılır mı?&#8230;</p>
<p>Düşüncelerimizle yok edilmeye çalışıldığımız bir ülkedeyiz.. Diğerleri düşünceleri ile ilerlerken&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: 'ozan'</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-9835</link>
		<dc:creator>'ozan'</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 14:07:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-9835</guid>
		<description>Güvenliği olan site içindeki evimde, akşamüstü, yalnızdım, bahçede kediyle oynuyordum baskın yapılıp silahlar üzerime çevrildiğinde. On yıl önceydi. 

Bir suçum ya da kuşkum bulunmadığından, 24 saat dolmadan, tutuklanmadan serbest bırakıldım ki, yaşarken 20 gün mü, 20 yıl mı sürecek bilmediğimden herhalde, bu süre zarfında tırnak içinde yazdığın tüm duyguları yaşadım. 

Sonrasında duyduğum herkesin başına gelebilir tesellileri teselli olmadı bana. O kadar sıradan ya da normal değil. Olmasın da zaten.

Geçmiş olsun, dilerim yargı süreci de bir an evvel tamamlanır, sevgiler..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Güvenliği olan site içindeki evimde, akşamüstü, yalnızdım, bahçede kediyle oynuyordum baskın yapılıp silahlar üzerime çevrildiğinde. On yıl önceydi. </p>
<p>Bir suçum ya da kuşkum bulunmadığından, 24 saat dolmadan, tutuklanmadan serbest bırakıldım ki, yaşarken 20 gün mü, 20 yıl mı sürecek bilmediğimden herhalde, bu süre zarfında tırnak içinde yazdığın tüm duyguları yaşadım. </p>
<p>Sonrasında duyduğum herkesin başına gelebilir tesellileri teselli olmadı bana. O kadar sıradan ya da normal değil. Olmasın da zaten.</p>
<p>Geçmiş olsun, dilerim yargı süreci de bir an evvel tamamlanır, sevgiler..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: erol kılıç</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2009/09/08/ben-hapisteyken/comment-page-1/#comment-9719</link>
		<dc:creator>erol kılıç</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 23:05:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=1098#comment-9719</guid>
		<description>insan yaşamalı neden bunca acı</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>insan yaşamalı neden bunca acı</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

