<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Pazarlamanın Hangi P&#8217;si, Hangi C&#8217;si? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 22:17:23 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Ersan tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-6507</link>
		<dc:creator>Ersan</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 03:16:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-6507</guid>
		<description>:)

Şirketim Yeniköy&#039;de. Dolayısı ile haftada 3 gün öğle yemeğimi yediğim bir mekan Emek Cafe...

O kadar çok yorum yapılmış ama.. Anlamadığım, ne pazarlaması ve neden ihtiyaç olsun böyle bir mekanda pazarlamaya? Zaten sadece oradaki &quot;esnaf&quot; ve bankalarda &amp; diğer şirketlerde çalışan memurlar emek cafe&#039;ye gidip öğle yemeğini yese, orada yer bulmak zor olur.

Bu kadar basit bir ihtiyacı gidermek için bir yer orası. Boğaz kenarında kahvaltı yapmak isteyen, yeniköy&#039;de çalışan insanlar için bi yer... Çok temel bir ihtiyacı görüyor. Yeniköy&#039;deyim, açım, yemek yemek istiyorum, yemek yerken boğazı seyretmek istiyorum.

El cevap : Emek Cafe.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>:)</p>
<p>Şirketim Yeniköy&#8217;de. Dolayısı ile haftada 3 gün öğle yemeğimi yediğim bir mekan Emek Cafe&#8230;</p>
<p>O kadar çok yorum yapılmış ama.. Anlamadığım, ne pazarlaması ve neden ihtiyaç olsun böyle bir mekanda pazarlamaya? Zaten sadece oradaki &#8220;esnaf&#8221; ve bankalarda &amp; diğer şirketlerde çalışan memurlar emek cafe&#8217;ye gidip öğle yemeğini yese, orada yer bulmak zor olur.</p>
<p>Bu kadar basit bir ihtiyacı gidermek için bir yer orası. Boğaz kenarında kahvaltı yapmak isteyen, yeniköy&#8217;de çalışan insanlar için bi yer&#8230; Çok temel bir ihtiyacı görüyor. Yeniköy&#8217;deyim, açım, yemek yemek istiyorum, yemek yerken boğazı seyretmek istiyorum.</p>
<p>El cevap : Emek Cafe.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Burak tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-6109</link>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 20:00:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-6109</guid>
		<description>High Brand Loyalty diye açıklasak=). Bu brand loyalty&#039;nin de word of mouth aracılıgıyla oluştugunu söylesek. Ve bu iki terimin (brand loyalty ve word of mouth) reklama dayalı oldugunu söylesek ve reklamın da pazarlamanın 4Psinden Promotion&#039;a ait oldugunu söylesek belki kind of açıklamış oluruz. 4P kucuk bi kavram değil açmak gerek o 4P yi sadece 4tane P harfi anlamına gelmez o 4P ama gerektiğinde de 7P ye çıkıverir valla (3p for service brands: People, Process, Physical evidence).</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>High Brand Loyalty diye açıklasak=). Bu brand loyalty&#8217;nin de word of mouth aracılıgıyla oluştugunu söylesek. Ve bu iki terimin (brand loyalty ve word of mouth) reklama dayalı oldugunu söylesek ve reklamın da pazarlamanın 4Psinden Promotion&#8217;a ait oldugunu söylesek belki kind of açıklamış oluruz. 4P kucuk bi kavram değil açmak gerek o 4P yi sadece 4tane P harfi anlamına gelmez o 4P ama gerektiğinde de 7P ye çıkıverir valla (3p for service brands: People, Process, Physical evidence).</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>nuxmedya tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-5358</link>
		<dc:creator>nuxmedya</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 15:44:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-5358</guid>
		<description>&lt;em&gt;Bence pazarlama, özde; karşındakinin var olan veya var olduğu zannettirilen bir ihtiyaca yönelik kendi ürün veya servisini sürekli satabilme becerisi. Bu “zannettirme” kısmı önemli. Üstelik sadece ihtiyaçlar için değil, her şeyde.

En kaliteli, en iyi, en ucuz veya verdiğin paranın en fazla karşılığını alacağın, en kolay bulabileceğin, en en en… Herkes de sürekli ve aynı anda “en” olamayacağına göre, birileri yalan söylüyor. En iyi yalan söyleyen de maalesef en iyi pazarlamacı oluyor. Bu yüzden olsa gerek [zamanında o tayfadan olan ben] bugünlerde “pazarlamacılar yalancıdır” diyorum, onlar da kızıyor bana!&lt;/em&gt;


tamamen katılıyorum. zihinde kalite algılaması yaratma diyoruz buna.
pisikoloji de çok önemli tabi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bence pazarlama, özde; karşındakinin var olan veya var olduğu zannettirilen bir ihtiyaca yönelik kendi ürün veya servisini sürekli satabilme becerisi. Bu “zannettirme” kısmı önemli. Üstelik sadece ihtiyaçlar için değil, her şeyde.</p>
<p>En kaliteli, en iyi, en ucuz veya verdiğin paranın en fazla karşılığını alacağın, en kolay bulabileceğin, en en en… Herkes de sürekli ve aynı anda “en” olamayacağına göre, birileri yalan söylüyor. En iyi yalan söyleyen de maalesef en iyi pazarlamacı oluyor. Bu yüzden olsa gerek [zamanında o tayfadan olan ben] bugünlerde “pazarlamacılar yalancıdır” diyorum, onlar da kızıyor bana!</em></p>
<p>tamamen katılıyorum. zihinde kalite algılaması yaratma diyoruz buna.<br />
pisikoloji de çok önemli tabi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yusuf tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-5292</link>
		<dc:creator>Yusuf</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 09:57:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-5292</guid>
		<description>Pazarlama diyorsunuz fakat pazarlamadan etkilenen kitleyi detaylı olarak gözlemlemiyorsunuz. Birincisi genel olarak Türk Halkı soru sormayı ve sorgulamayı sevmediğinden dolayı koyunlara benzer tepkiler vermekte. Çok mu sert oldu? 

Olaya biraz daha dar boyuttan bakalım.
Eskiden bu kahvehaneye kimler gidiyordu şimdi bu cafeye kimler gidiyor? 

Şimdi tekrar Halkımızın davranışlarına geri dönelim. Bu halkın psikolojisini bir hücreye benzetirsek, hücre çeperi korkunç derecede güçlü fakat içeriside acayip derecede zayıf. Yani sizin içeri girip onları yönlendirmeniz, sadece hücre çeperini delmenize bakıyor. Bunun da en kolay yolu, markanızı (virüsü demek istemiyorum ama davranışlar çok benziyor :D) ilk çıktığında güçlü ve güvenilir şekilde mümkünse bonkör davranarak insanların kafasına yerleştirmek (hücre çeperini geçmek).

Daha sonrası ise çok basit. Bir kez içeriye geçtiniz mi zaten zayıf (sorgulamak yok) olan içerisi, direk size teslim oluyor. Bundan sonraki evrede yavaş yavaş kalitenizi düşürseniz bile yönlendirme gücü hâlâ sizde kalıyor.

Ve son...
Virüslü hücreler bölünüyor, dağılıyor ve heryeri etkiliyor. Bu size tanıdık geldi mi?
Cevap: WOMM 

Ama ben bu olaya WOMM demeyi fazla uygun bulmuyorum, çünkü WOMM ile markanın iyi yanlarının aktarılması olarak gerçekleşmesi gerekirken bizimkiler sadece kötü yönlerden bahseder. Yukarıdaki olaya ben daha çok Koyun Efekti yok yok Sheep Effect diyeceğim. Çok daha havalı duruyor değil mi ?

Not: Biyolog, sosyolog ya da psikolog değilim. Konuda geçen kafeye hiç gitmedim. Ben sadece gözlemciyim. Genel olarak insanlarımızın çok daha fazla soru sorması gerektğini düşünüyorum. Soru sormadıkça tavır koymadıkça o güzelim mekanlar kalitesiz insanların eline geçiyor ve diğer işletmeciler de bundan güç alarak (nasıl olsa kimse bir şey demiyor) piyasayı kalitesizleştiriyorlar.

Saygılarımla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Pazarlama diyorsunuz fakat pazarlamadan etkilenen kitleyi detaylı olarak gözlemlemiyorsunuz. Birincisi genel olarak Türk Halkı soru sormayı ve sorgulamayı sevmediğinden dolayı koyunlara benzer tepkiler vermekte. Çok mu sert oldu? </p>
<p>Olaya biraz daha dar boyuttan bakalım.<br />
Eskiden bu kahvehaneye kimler gidiyordu şimdi bu cafeye kimler gidiyor? </p>
<p>Şimdi tekrar Halkımızın davranışlarına geri dönelim. Bu halkın psikolojisini bir hücreye benzetirsek, hücre çeperi korkunç derecede güçlü fakat içeriside acayip derecede zayıf. Yani sizin içeri girip onları yönlendirmeniz, sadece hücre çeperini delmenize bakıyor. Bunun da en kolay yolu, markanızı (virüsü demek istemiyorum ama davranışlar çok benziyor :D) ilk çıktığında güçlü ve güvenilir şekilde mümkünse bonkör davranarak insanların kafasına yerleştirmek (hücre çeperini geçmek).</p>
<p>Daha sonrası ise çok basit. Bir kez içeriye geçtiniz mi zaten zayıf (sorgulamak yok) olan içerisi, direk size teslim oluyor. Bundan sonraki evrede yavaş yavaş kalitenizi düşürseniz bile yönlendirme gücü hâlâ sizde kalıyor.</p>
<p>Ve son&#8230;<br />
Virüslü hücreler bölünüyor, dağılıyor ve heryeri etkiliyor. Bu size tanıdık geldi mi?<br />
Cevap: WOMM </p>
<p>Ama ben bu olaya WOMM demeyi fazla uygun bulmuyorum, çünkü WOMM ile markanın iyi yanlarının aktarılması olarak gerçekleşmesi gerekirken bizimkiler sadece kötü yönlerden bahseder. Yukarıdaki olaya ben daha çok Koyun Efekti yok yok Sheep Effect diyeceğim. Çok daha havalı duruyor değil mi ?</p>
<p>Not: Biyolog, sosyolog ya da psikolog değilim. Konuda geçen kafeye hiç gitmedim. Ben sadece gözlemciyim. Genel olarak insanlarımızın çok daha fazla soru sorması gerektğini düşünüyorum. Soru sormadıkça tavır koymadıkça o güzelim mekanlar kalitesiz insanların eline geçiyor ve diğer işletmeciler de bundan güç alarak (nasıl olsa kimse bir şey demiyor) piyasayı kalitesizleştiriyorlar.</p>
<p>Saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Arzu tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-5282</link>
		<dc:creator>Arzu</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 08:04:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-5282</guid>
		<description>Hala eski halini devam ettiren Çengelköy Çınaraltı Cafe&#039;yi tavsiye ederim. Süper baba dizisinde Fiko&#039;nun kahvesi olarak da TV de görmüşsünüzdür. O zaman nasıl gördüyseniz hala da öyle.

Ben de bir İTÜ lü olarak çok uzun zaman Emek cafeye gittim, çok anılarım var. Ancak Emek cafede bozulma çoook önceleri başlamıştı zaten. Sonuçta bu duruma gelmesi kaçınılmaz idi. Kurumsallaşıp çağa ayak uydurayım derken geleneksel tadını kaybetmek bence çok anlamsız. O zaman da iyi bir cafe olursunuz ama kimliğinizi ve kültürünüzü kaybetmiş olarak. Artık Emek Cafe değilsinizdir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hala eski halini devam ettiren Çengelköy Çınaraltı Cafe&#8217;yi tavsiye ederim. Süper baba dizisinde Fiko&#8217;nun kahvesi olarak da TV de görmüşsünüzdür. O zaman nasıl gördüyseniz hala da öyle.</p>
<p>Ben de bir İTÜ lü olarak çok uzun zaman Emek cafeye gittim, çok anılarım var. Ancak Emek cafede bozulma çoook önceleri başlamıştı zaten. Sonuçta bu duruma gelmesi kaçınılmaz idi. Kurumsallaşıp çağa ayak uydurayım derken geleneksel tadını kaybetmek bence çok anlamsız. O zaman da iyi bir cafe olursunuz ama kimliğinizi ve kültürünüzü kaybetmiş olarak. Artık Emek Cafe değilsinizdir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Zeki Dikmen tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-5280</link>
		<dc:creator>Zeki Dikmen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 19:13:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-5280</guid>
		<description>Yine bu konuda eklemek istediğim bir konu ise sigaranın pazarlanması olacak. Dünya üzerinden &quot;hür irade&quot; diye bir olgu varken neden durdurulduğunu anlayabilmiş değilim.

Bu demek değildir ki &quot;sigara pazarlansın, küçük küçük çocuklar içsin&quot;, söylemeye çalıştığım sadece pazarlama kavramının paradigmal bir düzen içine sıkıştırmanın anlamsız olduğu. 

Ve bir pazarlama stratejisi eleştirilirken neyi pazarladığından ziyade nasıl pazarladığın kısmı olmalıdır diye düşünüyorum. Çünkü zaten neyi pazarladığın kısmı fizibilite tarafından önceden belirlenmiş, fiziksel varlığı ortaya konmuş bir olgudur. Bu noktadan sonra pazarlamanın verimliliği ve performansı devreye girmektedir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yine bu konuda eklemek istediğim bir konu ise sigaranın pazarlanması olacak. Dünya üzerinden &#8220;hür irade&#8221; diye bir olgu varken neden durdurulduğunu anlayabilmiş değilim.</p>
<p>Bu demek değildir ki &#8220;sigara pazarlansın, küçük küçük çocuklar içsin&#8221;, söylemeye çalıştığım sadece pazarlama kavramının paradigmal bir düzen içine sıkıştırmanın anlamsız olduğu. </p>
<p>Ve bir pazarlama stratejisi eleştirilirken neyi pazarladığından ziyade nasıl pazarladığın kısmı olmalıdır diye düşünüyorum. Çünkü zaten neyi pazarladığın kısmı fizibilite tarafından önceden belirlenmiş, fiziksel varlığı ortaya konmuş bir olgudur. Bu noktadan sonra pazarlamanın verimliliği ve performansı devreye girmektedir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Zeki Dikmen tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-5279</link>
		<dc:creator>Zeki Dikmen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 19:04:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-5279</guid>
		<description>Pazarlama kavramına kutsallık anlamlarının yüklenmesini gerçekten anlayamıyorum. Bu bence tamamen opsiyonel ve kişisel bir tercihtir. Sektörel bağlamda değerlendirirsek bu konuda etik olmak tamamen göreceli olmakla birlikte amaç aynıdır &quot;insanlarda ihtiyaç hissi uyandırmak&quot;.

Neden pazarlanan şey kaliteli olmalıdır?
Neden pazarlanan şey tamamen zararsız olmalıdır?

Eğer ki bunları &quot;evet olmalıdır&quot; biçiminde cevaplıyorsanız, lütfen bu bağlamda Coca Cola&#039;nın pazarlaması etik değil iken herhangi bir sütün pazarlaması etik midir sorununun cevabını vermek gerektiğini düşünmekteyim?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Pazarlama kavramına kutsallık anlamlarının yüklenmesini gerçekten anlayamıyorum. Bu bence tamamen opsiyonel ve kişisel bir tercihtir. Sektörel bağlamda değerlendirirsek bu konuda etik olmak tamamen göreceli olmakla birlikte amaç aynıdır &#8220;insanlarda ihtiyaç hissi uyandırmak&#8221;.</p>
<p>Neden pazarlanan şey kaliteli olmalıdır?<br />
Neden pazarlanan şey tamamen zararsız olmalıdır?</p>
<p>Eğer ki bunları &#8220;evet olmalıdır&#8221; biçiminde cevaplıyorsanız, lütfen bu bağlamda Coca Cola&#8217;nın pazarlaması etik değil iken herhangi bir sütün pazarlaması etik midir sorununun cevabını vermek gerektiğini düşünmekteyim?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Deniz Han tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-5266</link>
		<dc:creator>Deniz Han</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 13:22:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-5266</guid>
		<description>Aslında çoğu kez biliriz gittiğimiz mekanın servisinin düzgün olmadığını ya da fiyatlarının pahalı olduğunu, yani genel olarak kalitesinin düşük olduğunu ama işte zaten pazarlama da bu değil mi? 

Önemli olan kalitesi yüksek olan malı satmak değildir, önemli olan güzel bir ambalaj ile düşük kaliteli malı satabilmektir. Pazarlamanın genel mantığı bu değil midir?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında çoğu kez biliriz gittiğimiz mekanın servisinin düzgün olmadığını ya da fiyatlarının pahalı olduğunu, yani genel olarak kalitesinin düşük olduğunu ama işte zaten pazarlama da bu değil mi? </p>
<p>Önemli olan kalitesi yüksek olan malı satmak değildir, önemli olan güzel bir ambalaj ile düşük kaliteli malı satabilmektir. Pazarlamanın genel mantığı bu değil midir?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Osman S. Börütecene tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-5202</link>
		<dc:creator>Osman S. Börütecene</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 13:53:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-5202</guid>
		<description>Pazarlama iletişimi, pazarlama uzmanlığı, pazarlama stratejileri konusundaki &lt;a href=&quot;http://osman.borutecene.com/?s=pazarlama&quot;target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;yazılarımdan&lt;/a&gt; en az birini okumuş olan herkes bu konuda ne düşündüğümü ve nasıl inançsız biri olduğumu üç aşağı beş yukarı bilir.

Bu konuda da farklı bir şey söylemeyeceğim ama bir iki ana noktanın altını çizmek istiyorum:

McDonald&#039;s ın ünlü patronu başarısının sırrı sorulduğunda çoğu kez aynı cevabı verir: &quot;location, location, location!&quot;. Yani doğru yer. Emek &#039;Cafe&#039; şehrin zaman içinde geçirdiği dönüşümden dolayı doğru yerde oluvermiş.

Ama bu kez bence daha önemlisi bu doğru yerde bulunma (jeopolitik üstünlük?) anı geldiğinde bu kahvenin çoktan (onlarca yıldır) güven oluşturmuş bir yer olması. Servisi, güleryüzü, çalışanlarının zırt pırt değişmemesi (garsonların çoğu yıllardır orada, bazıları onyıllardır orada), vs... bunlar hep süreklilik, güven, oturmuşluk meselesi.

Konuya bu açıdan bakmak lazım. Zaten uzun zamandır güçlü olan bir yerin şehirdeki değişimlerden ortaya çıkan bir avantajı tereyağından kıl çeker gibi kullanabilmesidir bu.

Aynı şey Bebek &lt;strong&gt;Kahve&lt;/strong&gt; için de geçerli.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Pazarlama iletişimi, pazarlama uzmanlığı, pazarlama stratejileri konusundaki <a href="http://osman.borutecene.com/?s=pazarlama"target="_blank" rel="nofollow">yazılarımdan</a> en az birini okumuş olan herkes bu konuda ne düşündüğümü ve nasıl inançsız biri olduğumu üç aşağı beş yukarı bilir.</p>
<p>Bu konuda da farklı bir şey söylemeyeceğim ama bir iki ana noktanın altını çizmek istiyorum:</p>
<p>McDonald&#8217;s ın ünlü patronu başarısının sırrı sorulduğunda çoğu kez aynı cevabı verir: &#8220;location, location, location!&#8221;. Yani doğru yer. Emek &#8216;Cafe&#8217; şehrin zaman içinde geçirdiği dönüşümden dolayı doğru yerde oluvermiş.</p>
<p>Ama bu kez bence daha önemlisi bu doğru yerde bulunma (jeopolitik üstünlük?) anı geldiğinde bu kahvenin çoktan (onlarca yıldır) güven oluşturmuş bir yer olması. Servisi, güleryüzü, çalışanlarının zırt pırt değişmemesi (garsonların çoğu yıllardır orada, bazıları onyıllardır orada), vs&#8230; bunlar hep süreklilik, güven, oturmuşluk meselesi.</p>
<p>Konuya bu açıdan bakmak lazım. Zaten uzun zamandır güçlü olan bir yerin şehirdeki değişimlerden ortaya çıkan bir avantajı tereyağından kıl çeker gibi kullanabilmesidir bu.</p>
<p>Aynı şey Bebek <strong>Kahve</strong> için de geçerli.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Onur Özcelik tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/09/09/pazarlamanin-hangi-psi-hangi-csi/comment-page-1/#comment-5200</link>
		<dc:creator>Onur Özcelik</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 12:01:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/?p=586#comment-5200</guid>
		<description>Bu yorumum Yasemin&#039;e,

Siz yoruma bu sekilde basladiginiz icin ayni yaklasimi dogru buldum :)

Ben yukaridaki Emek Cafe örnegini pazarlama iletisimi ve pazarlamacilar yalancidir yaklasimlari perspektifinden degerlendirmis ve yaziyi da ufak bir espriyle sonlandirmistim. Ne mutlu sizi biraz olsun gülümsetebildiysem. 

Amacim yazida da belirttigim gibi akademik bir tartisma yerine, Emek Cafe olayinin güzel bir WOM örnegi oldugundan bahsetmekti ve sadece benim bakis acimi gösteriyordu. &quot;Emek Cafe pazarlama yapmis midir?&quot; cümlesi yorumunuza konu olurken bütünü iskalamissiniz gibi geldi biraz :)) (kastettigimin iletisim oldugu oldukca asikarken üstelik) Okumak ve anlamak arasinda büyük fark vardir diye düsünüyorum.

Ben yazimi yazarken kendi fikrim oldugunu belirten &quot;bence&quot; gibi yaklasimlarda bulundum, ancak siz oldukca keskin cümlelerle &quot;olusturur, yapar, yapmaktadir&quot; demekte ve ögreten Hanim edasiyla yaklasmaktasiniz. Bu bir tarz meselesidir ve sizde de ilerleyen yillarda düzelir diye tahmin ediyorum.

Ayrica, bir kisiye hitabete nasil basladiysaniz o sekilde bitirmenizi tavsiye ederim. Siz diye basladiginiz yazinizi da sen diye bitirmen(!) ilginc olmus. Bu durumda size de bir kitap önerirsem diger yorumculari da gülümsetebilir miyim acaba :))

Saygilarimla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yorumum Yasemin&#8217;e,</p>
<p>Siz yoruma bu sekilde basladiginiz icin ayni yaklasimi dogru buldum :)</p>
<p>Ben yukaridaki Emek Cafe örnegini pazarlama iletisimi ve pazarlamacilar yalancidir yaklasimlari perspektifinden degerlendirmis ve yaziyi da ufak bir espriyle sonlandirmistim. Ne mutlu sizi biraz olsun gülümsetebildiysem. </p>
<p>Amacim yazida da belirttigim gibi akademik bir tartisma yerine, Emek Cafe olayinin güzel bir WOM örnegi oldugundan bahsetmekti ve sadece benim bakis acimi gösteriyordu. &#8220;Emek Cafe pazarlama yapmis midir?&#8221; cümlesi yorumunuza konu olurken bütünü iskalamissiniz gibi geldi biraz :)) (kastettigimin iletisim oldugu oldukca asikarken üstelik) Okumak ve anlamak arasinda büyük fark vardir diye düsünüyorum.</p>
<p>Ben yazimi yazarken kendi fikrim oldugunu belirten &#8220;bence&#8221; gibi yaklasimlarda bulundum, ancak siz oldukca keskin cümlelerle &#8220;olusturur, yapar, yapmaktadir&#8221; demekte ve ögreten Hanim edasiyla yaklasmaktasiniz. Bu bir tarz meselesidir ve sizde de ilerleyen yillarda düzelir diye tahmin ediyorum.</p>
<p>Ayrica, bir kisiye hitabete nasil basladiysaniz o sekilde bitirmenizi tavsiye ederim. Siz diye basladiginiz yazinizi da sen diye bitirmen(!) ilginc olmus. Bu durumda size de bir kitap önerirsem diger yorumculari da gülümsetebilir miyim acaba :))</p>
<p>Saygilarimla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
