<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Antoni Gaudi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Mar 2010 13:21:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>cemal tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-6773</link>
		<dc:creator>cemal</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2009 23:22:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-6773</guid>
		<description>Mimarlık çok da yetkin olduğum bir konu değil ama Gaudi ilgimi çekti ve biraz araştırdım. Bir Kapadokyalı ve bölgenin doğal dokusunu bilen biri olarak Gaudi&#039;nin eserlerine baktığımda Kapadokya benzerliklerini görmek beni oldukça şaşırttı. Gerçi Gaudi&#039;nin Kapadokya&#039;dan da ilham aldığına dair bir iddia da var.. Kimbilir belki günün birinde buralardan geçmiştir büyük usta.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mimarlık çok da yetkin olduğum bir konu değil ama Gaudi ilgimi çekti ve biraz araştırdım. Bir Kapadokyalı ve bölgenin doğal dokusunu bilen biri olarak Gaudi&#8217;nin eserlerine baktığımda Kapadokya benzerliklerini görmek beni oldukça şaşırttı. Gerçi Gaudi&#8217;nin Kapadokya&#8217;dan da ilham aldığına dair bir iddia da var.. Kimbilir belki günün birinde buralardan geçmiştir büyük usta.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>arzu pınar tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-6170</link>
		<dc:creator>arzu pınar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2008 09:55:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-6170</guid>
		<description>bizde olsa, &quot;oğlum öyle yamuk yumuk şeyler yapma bakiim&quot; diye azarlanıp durur, asla tüm şehrin çehresini değiştirecek projeleri kapamazdı herhalde.

barcelona kesinlikle yaşamak istediğim şehir. bir adamın aşk acısından doğan deha. istanbul içinse ben umudumu kaybettim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bizde olsa, &#8220;oğlum öyle yamuk yumuk şeyler yapma bakiim&#8221; diye azarlanıp durur, asla tüm şehrin çehresini değiştirecek projeleri kapamazdı herhalde.</p>
<p>barcelona kesinlikle yaşamak istediğim şehir. bir adamın aşk acısından doğan deha. istanbul içinse ben umudumu kaybettim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cem tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-6129</link>
		<dc:creator>cem</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 17:54:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-6129</guid>
		<description>Kilisenin adı La Sagrada Familia, 110 metre yüksekliğinde, devamlı dualar okunuyor. Kilisenin 80&#039;inci metresine kadar çıkılabiliyor. Kumdan kaleler diye nitelendiriliyor. Güney kısmı bitmemiş Kilisenin, nedeni ise kendi eserine bakarak geri geri yürürken Gaudi&#039;ye tramvay çarpıyor ve ölüyor. 1987&#039;den beri sanırım, bu zamanın mimarları bitmemiş kiliseyi tamamlamaya çalışıyor. Fakat halk beğenmediği için bir türlü güney kısmı sevilemiyor. Barcelona&#039;ya giderseniz Kolomb anıtını ve diğer Gaudi eserlerini görmeyi unutmayın. 

&lt;strong&gt;Bir kaç detay daha:&lt;/strong&gt; Orayı Türkiye sanıp gece gezelim demeyin, Gay ve Transseksüel kültürü 21:00 itibari ile normal halkın evlerine kapanmasına neden oluyor. Biz bu hatayı yaptık...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kilisenin adı La Sagrada Familia, 110 metre yüksekliğinde, devamlı dualar okunuyor. Kilisenin 80&#8242;inci metresine kadar çıkılabiliyor. Kumdan kaleler diye nitelendiriliyor. Güney kısmı bitmemiş Kilisenin, nedeni ise kendi eserine bakarak geri geri yürürken Gaudi&#8217;ye tramvay çarpıyor ve ölüyor. 1987&#8242;den beri sanırım, bu zamanın mimarları bitmemiş kiliseyi tamamlamaya çalışıyor. Fakat halk beğenmediği için bir türlü güney kısmı sevilemiyor. Barcelona&#8217;ya giderseniz Kolomb anıtını ve diğer Gaudi eserlerini görmeyi unutmayın. </p>
<p><strong>Bir kaç detay daha:</strong> Orayı Türkiye sanıp gece gezelim demeyin, Gay ve Transseksüel kültürü 21:00 itibari ile normal halkın evlerine kapanmasına neden oluyor. Biz bu hatayı yaptık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Duygu Tütüncüoğulları tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-5364</link>
		<dc:creator>Duygu Tütüncüoğulları</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 19:56:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-5364</guid>
		<description>Hiçbir başarı tesadüf değildir diyen değerli William Shakespeare&#039;e oldukça tezat bir durum olsa gerek Antoni Gaudi&#039;ninki.

Bir yanda 40 yaşından sonra tiyatroya olan ilgisi yüzünden tiyatroda temizlikçi olarak işe başlayıp geç saatlere kadar oyunları izleyen ve senaryolar yazıp dünyanın en ünlü tiyatro yazarı olan William Shakespeare, diğer tarafta mimarlık kariyerinin henüz başındayken, bir tesadüf sonucu tanıştığı, İspanya’nın en zengin ailelerinden olan Eusebi Güell’in, ona ideallerini gerçekleştirmesi için inanarak patronluk yapması, bütün yaşam masraflarını karşılaması, sonrasında ondan kendi adına mimarlık yapılması istenen Antoni Gaudi…Atölyesinin hemen dışındaki yaşlı ağacı ise akıl hocası olarak göstererek mütevaziliğin sınırlarını zorlamaya elverişli gayreti ise takdire değer. Allah nur içinde yatırsın :)

Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim Allahın mağara adamı mağara duvarına resim yaptıktan sonra gözlerini kısıp iki metreden eserine bakıp &quot;bu resmimde ayı avını anlattım, özellikle koyu gölgeler böyle bir gerilimin dışavurumudur. ve fakat ikinci bir okumada da bir geleneğe karşı isyanımın ekspresyonudur diyebilirim, parçalılık da zaten böyle bir vurguya tekabül eder. pembe ve morun gergin biraradalığına da özellikle dikkatinizi çekerim&quot; gibilerinden saçma sapan şeyler gevelememiştir. 

Aynı şekilde, allahın kastamonulu adamı &quot;manda yuva yapmış söğüt dalına, yavrusunu sinek kapmış, gördün mü, amanını yandım&quot; diye türkü yaktıktan sonra, &quot;evet, bu türkümde de popüler grotesk ögeler kullandım, aslında tersine çevrilmiş gerçeklik bir çeşit realizme de tekabül ettiği için manda söğüt dalına yuva yapıyor.&quot; diye görüş belirtmemiştir, zaten kimse de gelip ona plaket vermemiştir &quot;sanat yapmışsın, bravo, sen bizim kastamonu toplumunun vicdanısın bundan sonra&quot; diye...

Hiçkimse mutluluktan ya da huzurundan sanatçı olmaz kardeşim! Ne yetenekler çürüyor bu ülkede birinin de elinden bir Eusebi Güell tutup sponsor olmuyor, sanatın rantı şarkıcılıkta dönüyor güzel ülkemde iyi vokal yap azcıkta elin yüzün düzgün olsun hooop bir Sezen bir Şehrazat tutup kolundan çekiyor sanat (!) dünyasının içine içine...

1793 yılında müze olarak halka açılan Louvre&#039;da adını 2000&#039;li yıllarda duyuran bir memleket olarak gerçek sanatla, sanat tacilerini, sanat eseri komisyoncularını aynı kefeye koymayın desek ne oluuur, demesek ne olur?

Sevgiler....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hiçbir başarı tesadüf değildir diyen değerli William Shakespeare&#8217;e oldukça tezat bir durum olsa gerek Antoni Gaudi&#8217;ninki.</p>
<p>Bir yanda 40 yaşından sonra tiyatroya olan ilgisi yüzünden tiyatroda temizlikçi olarak işe başlayıp geç saatlere kadar oyunları izleyen ve senaryolar yazıp dünyanın en ünlü tiyatro yazarı olan William Shakespeare, diğer tarafta mimarlık kariyerinin henüz başındayken, bir tesadüf sonucu tanıştığı, İspanya’nın en zengin ailelerinden olan Eusebi Güell’in, ona ideallerini gerçekleştirmesi için inanarak patronluk yapması, bütün yaşam masraflarını karşılaması, sonrasında ondan kendi adına mimarlık yapılması istenen Antoni Gaudi…Atölyesinin hemen dışındaki yaşlı ağacı ise akıl hocası olarak göstererek mütevaziliğin sınırlarını zorlamaya elverişli gayreti ise takdire değer. Allah nur içinde yatırsın :)</p>
<p>Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim Allahın mağara adamı mağara duvarına resim yaptıktan sonra gözlerini kısıp iki metreden eserine bakıp &#8220;bu resmimde ayı avını anlattım, özellikle koyu gölgeler böyle bir gerilimin dışavurumudur. ve fakat ikinci bir okumada da bir geleneğe karşı isyanımın ekspresyonudur diyebilirim, parçalılık da zaten böyle bir vurguya tekabül eder. pembe ve morun gergin biraradalığına da özellikle dikkatinizi çekerim&#8221; gibilerinden saçma sapan şeyler gevelememiştir. </p>
<p>Aynı şekilde, allahın kastamonulu adamı &#8220;manda yuva yapmış söğüt dalına, yavrusunu sinek kapmış, gördün mü, amanını yandım&#8221; diye türkü yaktıktan sonra, &#8220;evet, bu türkümde de popüler grotesk ögeler kullandım, aslında tersine çevrilmiş gerçeklik bir çeşit realizme de tekabül ettiği için manda söğüt dalına yuva yapıyor.&#8221; diye görüş belirtmemiştir, zaten kimse de gelip ona plaket vermemiştir &#8220;sanat yapmışsın, bravo, sen bizim kastamonu toplumunun vicdanısın bundan sonra&#8221; diye&#8230;</p>
<p>Hiçkimse mutluluktan ya da huzurundan sanatçı olmaz kardeşim! Ne yetenekler çürüyor bu ülkede birinin de elinden bir Eusebi Güell tutup sponsor olmuyor, sanatın rantı şarkıcılıkta dönüyor güzel ülkemde iyi vokal yap azcıkta elin yüzün düzgün olsun hooop bir Sezen bir Şehrazat tutup kolundan çekiyor sanat (!) dünyasının içine içine&#8230;</p>
<p>1793 yılında müze olarak halka açılan Louvre&#8217;da adını 2000&#8242;li yıllarda duyuran bir memleket olarak gerçek sanatla, sanat tacilerini, sanat eseri komisyoncularını aynı kefeye koymayın desek ne oluuur, demesek ne olur?</p>
<p>Sevgiler&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Meren&#8217;in Fotoğraf Günlüğü &#187; Blog Archive &#187; Avrupa&#8217;da 3800Km - Bölüm 3. tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-5070</link>
		<dc:creator>Meren&#8217;in Fotoğraf Günlüğü &#187; Blog Archive &#187; Avrupa&#8217;da 3800Km - Bölüm 3.</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2008 22:43:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-5070</guid>
		<description>[...] yazılan Türkçe metinler arasından fena olmayan bir tanesini sizin için aradım buldum, burada kendisi). Her neyse. Sagrada Familia şoku ile ilk kez cahilliğin mutluluk getirdiğini pratik [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] yazılan Türkçe metinler arasından fena olmayan bir tanesini sizin için aradım buldum, burada kendisi). Her neyse. Sagrada Familia şoku ile ilk kez cahilliğin mutluluk getirdiğini pratik [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Çilekli Süt tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-4783</link>
		<dc:creator>Çilekli Süt</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Aug 2008 01:36:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-4783</guid>
		<description>Bana da çocukken aptal budala vs. gözüyle bakan çok olmuştur hatta ilk okulu bitiremeyeceğimi düşünenler bile vardı ama şimdi aynı kişiler beni tekrar gördüklerinde aaaa bu kız baya baya zekiymiş yahu diyorlar :pPp dehayı anlamak zordur diye düşünüyorum ^-^  -bu gecede ne mütevaziyim be 

Bahsi geçen mimarın yapıtlarını ilk kez TV8&#039;de bir programda görmüştüm hayran kalınası şahane bir tarz. Oldukça sıradışı eserler..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bana da çocukken aptal budala vs. gözüyle bakan çok olmuştur hatta ilk okulu bitiremeyeceğimi düşünenler bile vardı ama şimdi aynı kişiler beni tekrar gördüklerinde aaaa bu kız baya baya zekiymiş yahu diyorlar :pPp dehayı anlamak zordur diye düşünüyorum ^-^  -bu gecede ne mütevaziyim be </p>
<p>Bahsi geçen mimarın yapıtlarını ilk kez TV8&#8242;de bir programda görmüştüm hayran kalınası şahane bir tarz. Oldukça sıradışı eserler..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yiğiter Uluğ tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-4657</link>
		<dc:creator>Yiğiter Uluğ</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 15:07:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-4657</guid>
		<description>Sevgili Tunc,

Antoni Gaudi&#039;yi ne guzel yazmissin. Eline saglik. Ben de 5 yil once (08/06/2003 Radikal) bir seyler karalamistim onun hakkinda. Gonderiyorum...

&lt;strong&gt;77 Yıl Sonra&lt;/strong&gt;

Mimarlık dünyasının büyük isimlerinden Antoni Gaudi, 1926
haziranında bir gün Barcelona&#039;da bir tramvayın altında kalarak
yaşama veda etti. Bir dahiydi Gaudi... Çağının çok ilerisinde
müthiş bir yaratıcı ve yarattığı her eserin en küçük
detayıyla ilgilenecek, kapı kollarını, merdiven korkuluklarını
tek tek elleriyle üretecek kadar tutkulu bir sanatçıydı.
Çağının ilerisinde olan tüm yaratıcılar gibi, yaşadığı
yıllarda kadri kıymeti bilinmedi. Bugün milyonlarca insanın
dünyanın parasını ödeyerek ziyaret ettiği eserleri, o
hayattayken, hiç beğenilmedi, sürekli eleştirildi, hatta
lanetlendi.

Yine de şanslı bir adamdı Gaudi... Çünkü onun, yüzyılda bir
rastlanabilecek muhteşem bir beyin olduğunu anlayan birileri
çıkmıştı. Kentin aristokratlarından Güell ailesi, bu yetenekli
mimara kucak açtı. Onun parayı pulu düşünmeden,
yaratıcılığını yaşam gailesine kurban etmeden gönlünce
çalışmasını, hayal kurmasını, hayallerini önce çizgilere,
sonra taşa, betona, ahşaba, demire dökmesini sağladı.

Gaudi&#039;nin Sagrada Familia\&#039;sında, La Pedrera&#039;sında büyülenmişçesine
dolaşırken, &quot;Bizim de Gaudi&#039;lerimiz vardır belki, kim bilir?
Ne yazık ki onların dünya çapında tanınmasına destek olacak
Güell&#039;lerimiz yok&quot; diye hayıflandığımı anımsıyorum.

Gerçekten de Türkiye&#039;de bir rönesans yaşanamadıysa eğer, bu,
Leonardo da Vinci&#039;lerin, Michelangelo&#039;ların eksikliğinden değil,
onlara özgürce üretme olanağı veren Medici&#039;lerin olmamasından
kaynaklanmıştır.

***

Gaudi&#039;den 77 yıl sonra bir haziran gününde, Ercan Arıklı&#039;yı
yine &#039;tuhaf&#039; denebilecek bir trafik kazasına kurban verdik. Onun
hakkında çok şey okudunuz, biliyorum... Sağlığında Ercan
Bey&#039;den esirgenen bütün övgüler, beklenmedik ölümünün
ardından gazete sayfalarını doldurdu. Yazıların çoğunda, onun,
12 Eylül&#039;ün sillesini yemiş aydınları, üniversitelerden
atılmış akademisyenleri Gelişim Yayınları çatısı altında
nasıl topladığı, büyük sansasyon yaratan dergileri
Babıâli&#039;de asla iş bulamayacak bu insanlarla yayın dünyasına
nasıl kazandırdığı vurgulanıyordu.

Doğruydu... Bir anlamda bizim Güell&#039;imizdi Ercan Arıklı.
Görüşlerini paylaşmadığı, yaşam felsefelerine uzak olduğu,
bu toplumda marjinal sayılan gençlere kapılarını açmış,
hoşgörüsü ve geniş vizyonuyla onlara şans tanımış,
yaratıcı beyinlere ve mizah duygusuna her zaman prim vermişti.
Belki de bu yüzden, hiçbir zaman &#039;büyük&#039; bir medya patronu
olamadı ama medyada hep &#039;farklı&#039; bir patron oldu. Sürekli
okuyan, dünyayı takip eden, dışarıda gördüklerini bu ülkeye
uyarlama kaygısı olan, projelerle yatıp kalkan ve bütün bunları
yaparken, yanında çalıştırdığı insanların ilgi alanlarına,
hobilerine, hatta bazen çılgınlıklarına da saygı duyan, onlara
müdahale etmeyen, gençlere güvenen bir &#039;çağdaş Medici&#039;...

***

Yaratıcılığın doruklarında bir dehanın ve yaşamı boyunca
zeka ile yeteneğe her zaman değer vermiş rafine bir zevkin,
tekerlekler altında ezilip gitmesi, sadece tatsız bir tesadüf
sayılabilir mi? Eminim ki, 1800&#039;lerin sonunda Barcelona\&#039;da
doğmuş olsaydı Ercan Arıklı, Gaudi\&#039;yi ölümsüzlüğe
taşıyan projelere finansal destek veren Güell olurdu.

Hazır denklemi ters çevirmişken devam edelim: Ya Gaudi, bugünün
İstanbul&#039;unda yaşasa ne olurdu? Birileri tutar mıydı elinden?
Projelerini, hayallerini, coşkularını ona &#039;sponsor&#039; olabilecek
sermaye sahipleriyle paylaşabilir miydi? Sinemada, müzikte, sporda,
edebiyatta, mimaride yeteneğe ve yaratıcılığa ne çok ihtiyaç
duyduğumuzu anlatabilir miydi bugünün İstanbul&#039;una?
Yoksa, tıpkı 77 yıl önce ona dalgın dalgın yürüme hakkı
tanımayan sokakların hoyrat karmaşasında ezilip gider miydi?
Ercan Bey&#039;in ölümüne bakılırsa, bu soruya evet yanıtı vermek
durumundayız, ne yazık...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Tunc,</p>
<p>Antoni Gaudi&#8217;yi ne guzel yazmissin. Eline saglik. Ben de 5 yil once (08/06/2003 Radikal) bir seyler karalamistim onun hakkinda. Gonderiyorum&#8230;</p>
<p><strong>77 Yıl Sonra</strong></p>
<p>Mimarlık dünyasının büyük isimlerinden Antoni Gaudi, 1926<br />
haziranında bir gün Barcelona&#8217;da bir tramvayın altında kalarak<br />
yaşama veda etti. Bir dahiydi Gaudi&#8230; Çağının çok ilerisinde<br />
müthiş bir yaratıcı ve yarattığı her eserin en küçük<br />
detayıyla ilgilenecek, kapı kollarını, merdiven korkuluklarını<br />
tek tek elleriyle üretecek kadar tutkulu bir sanatçıydı.<br />
Çağının ilerisinde olan tüm yaratıcılar gibi, yaşadığı<br />
yıllarda kadri kıymeti bilinmedi. Bugün milyonlarca insanın<br />
dünyanın parasını ödeyerek ziyaret ettiği eserleri, o<br />
hayattayken, hiç beğenilmedi, sürekli eleştirildi, hatta<br />
lanetlendi.</p>
<p>Yine de şanslı bir adamdı Gaudi&#8230; Çünkü onun, yüzyılda bir<br />
rastlanabilecek muhteşem bir beyin olduğunu anlayan birileri<br />
çıkmıştı. Kentin aristokratlarından Güell ailesi, bu yetenekli<br />
mimara kucak açtı. Onun parayı pulu düşünmeden,<br />
yaratıcılığını yaşam gailesine kurban etmeden gönlünce<br />
çalışmasını, hayal kurmasını, hayallerini önce çizgilere,<br />
sonra taşa, betona, ahşaba, demire dökmesini sağladı.</p>
<p>Gaudi&#8217;nin Sagrada Familia\&#8217;sında, La Pedrera&#8217;sında büyülenmişçesine<br />
dolaşırken, &#8220;Bizim de Gaudi&#8217;lerimiz vardır belki, kim bilir?<br />
Ne yazık ki onların dünya çapında tanınmasına destek olacak<br />
Güell&#8217;lerimiz yok&#8221; diye hayıflandığımı anımsıyorum.</p>
<p>Gerçekten de Türkiye&#8217;de bir rönesans yaşanamadıysa eğer, bu,<br />
Leonardo da Vinci&#8217;lerin, Michelangelo&#8217;ların eksikliğinden değil,<br />
onlara özgürce üretme olanağı veren Medici&#8217;lerin olmamasından<br />
kaynaklanmıştır.</p>
<p>***</p>
<p>Gaudi&#8217;den 77 yıl sonra bir haziran gününde, Ercan Arıklı&#8217;yı<br />
yine &#8216;tuhaf&#8217; denebilecek bir trafik kazasına kurban verdik. Onun<br />
hakkında çok şey okudunuz, biliyorum&#8230; Sağlığında Ercan<br />
Bey&#8217;den esirgenen bütün övgüler, beklenmedik ölümünün<br />
ardından gazete sayfalarını doldurdu. Yazıların çoğunda, onun,<br />
12 Eylül&#8217;ün sillesini yemiş aydınları, üniversitelerden<br />
atılmış akademisyenleri Gelişim Yayınları çatısı altında<br />
nasıl topladığı, büyük sansasyon yaratan dergileri<br />
Babıâli&#8217;de asla iş bulamayacak bu insanlarla yayın dünyasına<br />
nasıl kazandırdığı vurgulanıyordu.</p>
<p>Doğruydu&#8230; Bir anlamda bizim Güell&#8217;imizdi Ercan Arıklı.<br />
Görüşlerini paylaşmadığı, yaşam felsefelerine uzak olduğu,<br />
bu toplumda marjinal sayılan gençlere kapılarını açmış,<br />
hoşgörüsü ve geniş vizyonuyla onlara şans tanımış,<br />
yaratıcı beyinlere ve mizah duygusuna her zaman prim vermişti.<br />
Belki de bu yüzden, hiçbir zaman &#8216;büyük&#8217; bir medya patronu<br />
olamadı ama medyada hep &#8216;farklı&#8217; bir patron oldu. Sürekli<br />
okuyan, dünyayı takip eden, dışarıda gördüklerini bu ülkeye<br />
uyarlama kaygısı olan, projelerle yatıp kalkan ve bütün bunları<br />
yaparken, yanında çalıştırdığı insanların ilgi alanlarına,<br />
hobilerine, hatta bazen çılgınlıklarına da saygı duyan, onlara<br />
müdahale etmeyen, gençlere güvenen bir &#8216;çağdaş Medici&#8217;&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>Yaratıcılığın doruklarında bir dehanın ve yaşamı boyunca<br />
zeka ile yeteneğe her zaman değer vermiş rafine bir zevkin,<br />
tekerlekler altında ezilip gitmesi, sadece tatsız bir tesadüf<br />
sayılabilir mi? Eminim ki, 1800&#8242;lerin sonunda Barcelona\&#8217;da<br />
doğmuş olsaydı Ercan Arıklı, Gaudi\&#8217;yi ölümsüzlüğe<br />
taşıyan projelere finansal destek veren Güell olurdu.</p>
<p>Hazır denklemi ters çevirmişken devam edelim: Ya Gaudi, bugünün<br />
İstanbul&#8217;unda yaşasa ne olurdu? Birileri tutar mıydı elinden?<br />
Projelerini, hayallerini, coşkularını ona &#8217;sponsor&#8217; olabilecek<br />
sermaye sahipleriyle paylaşabilir miydi? Sinemada, müzikte, sporda,<br />
edebiyatta, mimaride yeteneğe ve yaratıcılığa ne çok ihtiyaç<br />
duyduğumuzu anlatabilir miydi bugünün İstanbul&#8217;una?<br />
Yoksa, tıpkı 77 yıl önce ona dalgın dalgın yürüme hakkı<br />
tanımayan sokakların hoyrat karmaşasında ezilip gider miydi?<br />
Ercan Bey&#8217;in ölümüne bakılırsa, bu soruya evet yanıtı vermek<br />
durumundayız, ne yazık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Vadi Efe tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-4630</link>
		<dc:creator>Vadi Efe</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2008 23:27:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-4630</guid>
		<description>gaudi&#039;nin eserleri bir harika gerçekten.

birkaç hafta önce ben de barcelona&#039;daydım. avrupa&#039;nın en güzel, en keyifli şehri denilebilir. çektiğim &lt;a href=&quot;http://barcelona-ya-gitmek.istiyor.us/&quot;target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;videoları&lt;/a&gt; izleyip yorumları okuyabilirsiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>gaudi&#8217;nin eserleri bir harika gerçekten.</p>
<p>birkaç hafta önce ben de barcelona&#8217;daydım. avrupa&#8217;nın en güzel, en keyifli şehri denilebilir. çektiğim <a href="http://barcelona-ya-gitmek.istiyor.us/"target="_blank" rel="nofollow">videoları</a> izleyip yorumları okuyabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>dou tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-4548</link>
		<dc:creator>dou</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 20:18:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-4548</guid>
		<description>ben de son uc dort gundur gaudi eserlerini gezdim. ve hayranlik bende de mevcut.

sadece amerika&#039;da ikiz kulelerin yerine yapilacak olan binaya onerilen gaudi projesini bulamadim. eger bu konuda bilgisi olan varsa, paylasin lutfen.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben de son uc dort gundur gaudi eserlerini gezdim. ve hayranlik bende de mevcut.</p>
<p>sadece amerika&#8217;da ikiz kulelerin yerine yapilacak olan binaya onerilen gaudi projesini bulamadim. eger bu konuda bilgisi olan varsa, paylasin lutfen.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zegran tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2008/06/08/antoni-gaudi/comment-page-1/#comment-4353</link>
		<dc:creator>zegran</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 14:45:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2008/06/08/antoni-gaudi/#comment-4353</guid>
		<description>&lt;strong&gt;gaudiye gitmek demekdir barcelona&#039;ya bilet alışlarınız&lt;/strong&gt;... Gaudi sizi çağırır şehrin dörtbir yanından..

gidip görmek yerinde incelemek nasip oldu... yaşanılası tatlardan...

güzel bir anlatım, teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>gaudiye gitmek demekdir barcelona&#8217;ya bilet alışlarınız</strong>&#8230; Gaudi sizi çağırır şehrin dörtbir yanından..</p>
<p>gidip görmek yerinde incelemek nasip oldu&#8230; yaşanılası tatlardan&#8230;</p>
<p>güzel bir anlatım, teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
