Emo…
Önce bu yazıyı hazırlarken (yaşca benden çok daha genç) farklı arkadaşlarımla yaptığım msn konuşmalarından örnekler vermek istiyorum:
T: Emo nedir, biliyor musun?
A: Emo mu, demo olmasın o Tunç abi?
T: Emo nedir, duydun mu hiç?
A: Yok. Nedir?
T: Yazı hazırlıyorum da, fikrini alacaktım.
A: [ekşi sözlüğe bakılır o arada] Duygusal müzik mi abi?
T: Hı hı, eyw kardeşim.
T: Emo nedir, bilir misin?
A: Amca oğlu
T: Nasıl yani?
A: Yöreye göre değişir ama hemşerimin kısaltması.
T: Hmm, tamam saol.
T: Emocu tanıdığın var mı?
A: Yok abi, işim olmaz.
T: Neden?
A: Ezik ergen abi onlar.
T: Emo nedir, nasıl emocu olunur bilir misin?
A: Yumuşak insancıklar abi. Zavallılar.. Hayrola?
T: Fikir Atölyesi için bir yazı hazırlıyorum da…
A: Abi kafayı yedin sen de.
T: Eyw baba…
A: Ne zaman yayınlarsın peki? [Merak da var!]
T: Türkiye’de de emolar sayıca artıyor galiba?
A: Maalesef abi.
T: Neden üzüldün?
A: Bunları yakaladığın yerde dövecen abi.
T: Hmm, peki saol…
T: Emo nedir, biliyor musun?
A: Emokid? Teenager’larda yeni bir trend abi.
T: Senin düşüncen ne?
A: Kızları hoş da, erkeklere yakışmıyor…
T: Hmm
A: Bir hayat felsefesi onlara göre. Nasıl felsefeyse!
T: Var mı hiç emo arkadaşın?
A: Uymaz bize abi.
Yaşı 30′un üstünde olan diğer arkadaşlarım ise “emo” kelimesini ilk kez benden duyuyorlardı.
Biraz anlatınca “haa şu punk’çılar..” dedi çoğu:
“Umarım benimkiler benzemez bunlara. Gerçi sen şimdi anlattıkça, arkadaş çevrelerinde buna benzer insanlar var, ister misin bizim oğlan da emocu olsun… Offf..”
Ne zamandır varlar da benim merakım son aylarda başladı. Bilmem büyük şehirlerde veya internette dikkatinizi çekiyor mu; saçlarıyla suratını kapatan, daracık kot giyip parlak kemerler takan, ayaklarda converse, dudaklarda piercing, gözlerde makyaj yapan gençler…
Ben de başta bunları “punk” sanıyordum, ne kadar cahilmişim. Biraz araştırınca anlıyorum ki bu gençlik başka bir akımın temsilcileri.
Şimdi görüyorum ki “emo” öğrenilesi ve paylaşılası bir durum. [İtiraf ediyorum, çok da keyif aldığım bir süreç yaşadım.]
Emo ingilizcede “emotional” dan türemiş, bunda herkes hemfikir de, tanımı konusunda çok farklı görüşler var. [Sesli sözlük bile "emo" için "kendine zarar veren metal dinleyen kişilik" demiş!]
Daha çok kabul gören tanım ise; “emotional hardcore.”
Bir fikrin en merkezinde olma ve onu sonuna kadar, hem de çok sıkı savunmak eğer ‘hardcore’un açıklaması ise, “emotional hardcore” için de; duygusallığı hayatının merkezine koyan, onun sunduklarını sınır tanımaksızın yaşamak diyebiliriz.
“Duygusallıkta uç nokta.” gibi bir şey.
Kısaca EMO işte!
Ergenlik çağında görülen emo’cu olma durumunun en belirgin ortak özellikleri şunlar:
- Günlükleri var. Çoğu myspace’i tercih etse de, sadece defter kullananlar da var.
- Çizim yapmayı seviyorlar.
- Çoğu en az bir enstrüman çalabiliyor.
- Saçlarını boyuyorlar [genelde siyah veya kırmızı]
- Saç yüze gelecek şekilde fönleniyor. Çoğunda tek göz kapanıyor.
- Makyaj yapılıyor. Özellikle göz çevresine kalın ve siyah makyaj.
- Piercing ve dövme.
- Tırnaklarda yıpranmış siyah oje.
- Çok dar ve düşük belli kız kotları [erkekler de!] tercih ediliyor.
- Yanlamasına çarpık duran, parlak kemerler.
- Üzerinde [bir müzik grubunun logosu olan] dar t-shirt’ler.
- Converse veya Vans ayakkabılar.
- Çoğu kez damalı deseni olan atkı [bazılarında yazın bile!]
- Esrarengiz duygusal sorunları var.
- Psikolojik olarak iniş ve çıkışları hep sınırlarda yaşıyorlar.
- Bunu saklamıyorlar da. [Ağlamak en doğal hallerinden biri.]
- Duygularını, düşüncelerini, acılarını, mutluluklarını cesaretle dışa yansıtıyorlar.
- Bunalım ve kederli bir duruşları olsa da kendi aralarında iyi eğleniyorlar.
- Arkadaşlık anlayışları ve birbirlerine bağları kuvvetli.
- Kalpleri en az bir kere çok kötü kırılmış.
- İntihar etme duygusu onlara çok uzak değil.
- Üzüntülerinden kaçmak için uyuşturucuyu çoğu kez çare görüyorlar.
- Hepsi olmasa da, kendini jiletleyenler var.
- Dinledikleri müzik (ve sözleri) hayatlarını da yönetmeye başlamış.
- Anne ve baba ile araları pek iyi değil.
- Pop kültürüne karşılar. [MTV'den nefret ediyorlar.]
- Teknoloji ile araları iyi değil. [Playstation değil, eski Nintendo oyun konsolleri]
- Gelecek kaygıları çok fazla. Ancak koyun olmak da istemiyorlar.
- Yaşadıkları dünyaya karşı duyarlılar ancak kimsenin onları anlamadığını düşünüyorlar.
- Dışarıya karşı agresif değiller.
- Başkalarının onlar hakkında ne düşündüklerini pek takmıyorlar.
- Satanist değiller. Herkesin inancına saygılılar.
- Seks deneyimi erken yaşlarda başlıyor ve çoğunun (eşcinsellik veya biseksüellik gibi) tabuları yok.
Tüm bu özellikleri tiye alan bir video da: “The Emo Song”
Dinledikleri müzik onları gerçekten çok etkiliyor. Hayatlarının merkezinde. ‘Evanescence’ Amy Lee buna iyi bir örnek. Çoğumuzun bildiği “My Immortal” ve “Going Under” “Call Me When You’re Sober” gibi duygusal sözleri olan şarkılar…
Evanescence’in “Everybody´s Fool” şarkısı sanırım daha iyi anlatıyor durumu:
Diğer bir örnek Avril Lavigne.
“Girlfriend” şarkısını [68 milyondan fazla izlenmiş durumda!] dinlerken ne kadar eğleniyorlarsa, “When You’re Gone” ve “My Happy Ending” ile de o kadar hüzünleniyorlar.
1980′li yıllarda Amerika’da (Washington DC) ilk kez ‘Rites of Spring’ ve ‘Embrace’ ile başlayan Emo gruplarının yaptığı müzik o sıralarda daha çok “emocore” olarak anılıyor.
İkinci faza (emo adını alıyor) ‘Moss Icon’ ve ‘the Hated’ gibi gruplar öncülük ederken, 90′lardaki “hardcore emo” için ‘Heroin’ ve ‘Antioch Arrow’ gibi grupları görüyoruz. Sonrası “post-emo indie rock” için ise ‘Sunny Day Real Estate’ ve ‘Mineral’ ve sonlarına doğru ‘Jets to Brazil’ öne çıkanlardan bazıları.
Günümüzde ise pek fazla Emo grubun kalmadığı söyleniyor. ‘Post-emo hardcore’ ve ‘post-emo style rock’ olarak bölünmeler var, ’screamo’lar var…
Var da var!
Son yıllarda çok popüler olan My Chemical Romance [genel inanışta] emo olduğu sanılsa da değil.
Yüzde yüz emin olamasam da, sizlere fikir verebilmek amacıyla, sevdikleri emo gruplardan bazı şarkılar (ve youtube linkleri) şunlar:
- Rites Of Spring: Spring
- Incubus: Drive, Love Hurts
- Jimmy Eat World: Pain, The Middle
- Fall Out Boy: Thanks for the Memories, This Aint a Scene
- Dashboard Confessional: Stolen
- Funeral For A Friend: Juneau, Roses For The Dead
- Hoobastank: Crawling In The Dark, Running Away
- Thursday: Cross out the Eyes, Understanding In A Car Crash
- Hawthorne Heights: Ohio Is For Lovers
Bu liste uzar gider. Ancak dediğim gibi, uzman olduğum bir konu değil. Araştırmalarım yanıltıp seçimlerde hatam olduysa affola. Bilenler yorumlarında düzeltebilirler.
Punk kadar asi, rock kadar hareketli, metal kadar da sert değil. Emo bu üçünün arasında, duygusal yönü ağır basan bir tarz.
Emo olayını biraz anlatabildiysem ne mutlu!
Siz ne dersiniz bilmem ama, bunları öğrenmek biraz zor geldi bana. Bir o kadar da ilginç. Zaman zaman da ürkütücü…

Esasında duygusallık bizi robotlardan ayıran en önemli özellik değil mi? Hepimizde, yaptığımız her işte, her ilişki de… Duygusu olmayan bir müzik olabilir mi? Veya duygusu olmayan bir arkadaşlık?
Sadece duygularımızı nasıl yaşadığımız değişiyor. Ne kadarını su yüzüne çıkardığımız…
Yok saymak, aşağılamak yapabileceğimiz en kolay yöntem değil mi? Anlamaya çalışmak ise emek istiyor.
Herkesin bir hikayesi var. Ve o hikayeyi anlamamak için de ön yargılarımız var gücüyle savaşıyorlar bizle.
Tembellik galip geliyor çoğu kez ve basıyoruz yargıyı.
Onay verip vermemek veya benimseyip benimsememek değil konu. Anlamak için çaba göstermek. Bu ister emo olsun, ister metal.
Bir gruba ait olma ihtiyacı var hepimizde. Kimimiz (bazen tıpkı emo’culardaki fanatizm gibi) tuttuğumuz futbol takımının, kimimiz bir derneğin, siyasi partinin veya başka bir oluşumun taraftarlığını isteyerek yapmıyor muyuz?
Fanatizm ise bu taraftarlığı uç noktalarda yaşamak. [Emo'culara dayak atma günleri düzenleniyor bazı ülkelerde. Bizden de bu video'nun -dili ağır, küfür bol- pek farkı yok.]
Tuttuğu renkler veya inandıkları uğruna karşı görüşte olanları aşağılamak, hatta onlara zarar vermek… Hatta bazen de kendini mağdur etmek… Kısacık insan ömrünü törpüleyen, kısaltan; sonrasında pişmanlığın kaçınılmaz olduğu durumlar…
ABC TV Kanalı’nın aileleri uyaran (biraz da korkutan) haber videosu:
Çevremizde değer verdiğimiz kişiler var. Bunlar bazen bizim kendi çocuklarımız, bazen yakınlarımız, bazen dostlarımız, arkadaşlarımız. Hepsi “iyi ki varlar” dediklerimiz.
Onlarda olan değişimlere gösterdiğimiz tepki; “yasaklamak” veya “görmezden gelmek” olursa, onlar daha ne kadar süre bizim için gerçekten “değer verdiğimiz kişiler” olarak kalabilirler ki?
“Bana benzemeyenle işim olmaz” diyenlerin hayatlarının esasında ne kadar “durağan” geçtiğini fark etmeleri yıllar alıyor. Bir hayat geçiyor oysa.
Punk, hippi, grunge, metal, emo… Fark etmiyor…
Ergenlik çağında olanların zaten geçirdikleri değişimlerden dolayı kafaları karışık. Etraflarında bu durumu bilen, suistimal etmeye hazır (acımasız) kişiler ise bol miktarda.
Biz kabul etsek de etmesek de, dışarıda yaşanılan bir hayat var. Bazen şeffaf, bazen değil.
Biz ya kafayı kuma gömüp, olan bitene razı olacağız ve susacağız. Ya da onların hikayelerini anlamaya çalışıp yanlarında olacağız.
İster anne baba, ister kardeş, ister sevgili, ister arkadaş… Sevmek sorumluluk istiyor.
Keşke “değer vermek” sadece “seni seviyorum” demek kadar kolay olabilseydi.
204 yorum var


Ne yalan soyleyim bana sorsaydin soyle olurdu heralde:
T: Emo nedir biliyor musun?
14/01/08, 13:18S: Elektrik Muhendisleri Odasi (emo.org.tr)
T: ?! peki sagol!
çok güzel bir yazı olmuş, esasında ben de biraz merak etmiştim tam yerinde oldu. yabancı bir arkadaşla tanıştıktan belli bir süre sonra emo diye bir şeyler dedi ben o anda bu ne demiştim. ilk defa bu akımı orda duymuştum, esasında neye benzediklerini az çok araştırmıştım ama bu denli bilmiyordum.
son sözleriniz gerçekten çok mühim, her ne zevki olusa olsun sonuçta zevkim değil bununla geçinemem demek çok saçma.
Tunç abi az yazıyorsun ama iyi yazıyorsun, belki bu yüzden çok farklısın. bir sonraki yazını sabırsızlıkla bekliyorum. esenkal.
14/01/08, 13:32Eline sağlık. Gerçekten çok uğraşılarak hazırlanmış bir yazı.
Dediğin gibi bu akım genelde ergenlik çağındakilerin kapıldığı bir akım. Bu da onların o dönemde kendilerini boşlukta hissetmelerinden kaynaklanıyor, tabi ki bir diğer büyük etken de kendilerini bir grubun içinde hissetmek istemeleri. Bu yüzden o şekilde düşünmeseler bile arkadaşları vasıtasıyla bu şekilde giyinmeye vs. alışıyorlar. Aslında emo olmasalar bile onlar gibi giyinip onlar gibi olan da bir çok kişi var. Hatta eminim ki o şekilde giyinenlerin bir kısmı emonun gerçek manasını bile bilmiyorlar.
Tekrar eline sağlık, yeni yazılarını bekliyoruz.
14/01/08, 14:00Tunç, aslında bu kavram epeydir var. Ben liseye giderken bir üst ve alt dönemimizde okuyan Emokid’ler vardı. Ben ve arkadaşlarım death metal - grindcore - hardcore gibi sert ve duygusallıktan uzak, tepkisel tarzlarda müzikler dinlerdik. Emokid’ler hakikaten de “Kid” gelirlerdi bize. Bakıyorum, 7-8 seneden fazla olmuş… =)
Popüler kültürden uzak durmak istediklerini ve durduklarını söylemişsin ancak Emo olmayı seçmek de kendi alt kültürlerinde popüler olmak demek. Kimisi bunun çok iyi farkında, kimisi ise farkında değil. Kötü durumda olanlar farkında olmayanlar sanırım. Belki Starbucks’lara girmiyorlar ama Converse, Vans vs. bu kültüre ait popüler tüketim araçları. Enteresan bir zıtlık var ortada =)
Arkadaşlarınla yaptığın sohbetlerde Emo’lar hakkında ortaya çıkan sonucun kayıtsızlık ve bilinmeyen şeyden kaçınmak olması da ayrıca komik olmuş =)
Selamlar.
14/01/08, 15:39- Şiir veya şarkı sözü yazıyorlar.
- Günlükleri var. Çoğu myspace’i tercih etse de, sadece defter kullananlar da var.
- Çizim yapmayı seviyorlar.
- Esrarengiz duygusal sorunları var.
- Arkadaşlık anlayışları ve birbirlerine bağları kuvvetli.
- Kalpleri en az bir kere çok kötü kırılmış.
- İntihar etme duygusu onlara çok uzak değil.
- Dinledikleri müzik (ve sözleri) hayatlarını da yönetmeye başlamış.
- Yaşadıkları dünyaya karşı duyarlılar ancak kimsenin onları anlamadığını düşünüyorlar.
- Satanist değiller. Herkesin inancına saygılılar.
Bu maddeler var yalnızca, emo değil ama pesimizm benimki =)
Yazı çok güzel olmuş, keşke her gün farklı düşüncelerini okuyabilsem! Neyse bir dahaki yazını merakla bekliyorum…
14/01/08, 19:20Ben bu tür “tripleri” kimlik arama çabaları ya da keyfine yapılmış imajlar olarak değerlendiriyorum. Kimlik arama çabaları, henüz bir kimliği oluşmamış kişilerin yapacağı bir eylemdir anlaşılacağı gibi.
Üniversite öncesi ve üniversite gençliği -şimdi ya da senelerce önce farketmez- bu tür “akımlara” yönelmiştir/yönelecektir. Neden? Çünkü bu şekilde “cool” olduklarını zannediyorlar. Halbuki bence o kıyafetler ve o imaj ile çok aptal görünüyorlar. Çünkü; o üzerindekiler onları yansıtmıyor, ama birşeyin bir şeyi yansıttığı doğru o da; giydiklerinin ve takıştırdıklarının içlerine yansıdığı..
Ne kadar iç karartıcı ve “cool” tabir edilen kıyafetler giyerlerse, takılar -örneğin; piercing- takıştırırlarsa, tuhaf ve “darkness” -bu kelimeyi de çok sever onlar- makyajlar vs. vs. o kadar kendilerini karanlık ve depresif hissediyorlar. Yani bu bir tercih meselesi bana göre. Depresif ve “cool” görünmeyi kişi kendisi seçiyor. Hatta bir ara modaydı hala da moda sanırım, kara bir melek, ağlayan ve başını dizlerine kapatmış bir kız resmi forumlarda vs. avatarlarında ilk tercihleridir.
Böyle giyinenlerin ve bu “akıma” yönelenlerin bir çoğu “özenti” den başka bir şey değil.
15/01/08, 14:14Din ve Siyasetin sonuna kadar sömürdügü ve toplumu katlettigi bu dünyada böyle gruplarin olusmasi gayet normal. Neden Türkiye’de yaygin degiller bunu anlayamadim..
15/01/08, 21:32Bu yazı süper olmuş diyebilirim. Bu emo akımını artık çok görüyoruz ama isimlendiremiyoruz belki ya da tam olarak punk mı, rocker mı, yoksa grunge mı nedir diye çok da kafa yormuyoruz. Tarz bişey diyoruz ama bu kadar geniş boyutlu düşünmemiştim hiç.
Tanıdığım “önceki jenerasyona” da yazının linkini yolladım ki eskiler de bilsin ne nedir diye..
Sevgilerrr.
16/01/08, 11:31selam,
gercekten cok guzel bir yazı olmus, tebrik ederim.
Yorumları okurken dikkatimi çekti; Türkiye’de neden bu tür grupların az oldugunu ya da yaygın olmadıgını sormuslar. Ben tezimi gecen sene bu tur gruplar yani alt kültürler üzerine yaptım.
Punk, emo, çarşı grubu gibi alt kültürler ve alt kültür oluşturmaya çalısanları inceledim, çarşı grubu tezimi oluşturdu. (çarşı bir alt kültür mü?)
Türkiye kapital sisteme kolay adapte olmus gibi gorulse de ya da bunu savunan dusunceler cogunlukta olsa da, yerel sistemi bırakmayan bir kültüre sahip.
Dışarıdan alınan her fikir, meta ya da herhangi bir şey Türk kültürünü gibi güçlü kültürlerde, ülke kültürüne uygun bir sekilde insanlara sunuluyor. Grup ya da alt kültürün kendine has tarz ve kültürü, ülkenin genel kültürü ve güçlü dini unsurları karşısından zayıflama mecbur kalıyor. Bu tür gruplar ya azaltılıyor ya da ozgurce yasaması sınırlandırılıyor.
Guclu bir kültüre sahip, ekonomik bakımdan issizligin, gelecek kaygısının yogun yasandıgı, bireyselligin adapte edilmeye basladıgı ülkelerde, bu tür gruplar azalıyor ve insanlar daha cok kendilerinin bireysel problemlerine eğiliyorlar.
Sahip olunan problemler ve ülke kültürü bu tür alt kültürleri merak etme fırsatı vermiyor. Ayrıca kişiler bu tür grupların ne oldugunun ve niçin varolduklarının farkında degiller. Halbuki bu oluşumlar farklı olabilme, kişisel problemlerden kaçış, ekonomik, siyasi sebeplerden dolayı ortaya çıkan, haklı ya da haksız bir şekilde varolma savaşı veren farklı kültür parçalarıdır.
Bence bu tür grup ya da alt kültürler ülke bütünüğüne, insanlığa, ülkenin sahip oldugu kültür anlayışına zarar vermedikleri sürece varolabilirler, tanıtılabilirler.
Derinlerdeki sorunlara inilip neden bu tür bir yaşama ya da kültüre ait oldukları sorulabilir ve sorunları bir şekilde çözülebilir.
Benim dikkattimi çeken şey sorunlar çözüldüğü zaman bir alt kültür olmak isteyecekler mi (farklı olmak istemenin dışında) sebebler sürecekler mi? Bu tür grupların genelikle sorunları politik, ekonomik ya da kişisel olduğu düşünülürse…
16/01/08, 17:41“Esasında duygusallık bizi robotlardan ayıran en önemli ayırıcı özellik değil mi?” olmalıydı sanırım. :S Hatam var ise affola.
Ayrıca bu güzel yazınız için de çok teşekkürler.
16/01/08, 20:16merhabalar, yazdıgınız yazı cok ilgimi çekti, ben şu anda 17 yaşındayım ve dediginiz akımlar olsun, bahsettiginiz konular olsun hepsi gercekten var.
ben bir emo muyum? hayır degilim. saclarim uzun ve o tarzda siyah giyinmeyi seviorm, tatoo seviyorum ya da piercingi. fakat ben bu konularda yeteri kadar bilgi sahibi olsam da emo degilim.
emo aslında rock’la beraber dogan isyanin farklı bir boyutu rockda h.rock metalde oldugu kadar somut olmasa da soyutlukta var. emo duygusallık babında bir baglanti kurmuyor insanlarda aci ceken hüzünlü aglayan anlamini kuruyor, bu bir on yargımı evet gayette on yargı, yukardaki yorumlarda bile gorebilirsiniz.
emolar coguna gore ne kadar salak gorunse de gercek emolar aslında burda sanıldıgından cok cok cok daha zekiler, bu tur ortamlarin sohbetlerinde bulundugumdan biliorm. benm kendimi tutamadıgımda yaptıkları saygı duyulucak onunde eyilicek hareketleride biliyorum onlar emo olmayanlari dislayalim demiyorlar ya da bir topluma karşi degiller cogu insan icin cekememezlikten geldigini de biliyorum. bence oldukca şekil bi durum yani ne bilim.
onlar belki de yaşim geregi bana guzel geliyor ama yukarda da belirrttigim gibi bazı yazılan yorumlar olsun yazılar olsun bilgisizce yazilior. yazan abimi de tebrik ediyorum gercekten etkilendim.
şimdi kendimden bahsetmek gerekirse benm akımım dünyada yok :) ya da varsa ben bilmiyorum. duygular üzerine hisler üzerine bir muzik tarzim var, emo gibi ”duygusallık,, demiyorum sadece duygularin her çeşidini kapsiyor yani genel olarak yaşadiklarimin üzerine kurulu. bu tarz üzerinde bir grubum da var =) sadece yaşamayi seviyoruz asla tereddüt etmiyoruz mutluluk eglenmek, gerektigi yerde huzunlenmek de gerek.
saygılarimla.
17/01/08, 17:03Sevgili Tunç,
Yazını (geç de olsa) büyük bir keyifle okurken yaşadığım en büyük endişe, tıpkı ‘90ların sonunda büyük medya organları tarafından zorla gündemde tutulan satanist muhabbetleri sırasında maddeler halinde “satanist tanımlamaları”nın gülünç ve trajikomik vaziyetinin aklımdan çıkmaması oldu. Senin maddelerin her ne kadar iyi niyetli olsa da, hiç bilmeyen birisine bir takım kategorize edilmiş tanımlamalar sunsa da; eşyanın tabiatı itibariyle (burada eşya insan beyni oluyor) ters tepecek bir önyargının kurbanı olma potansiyeli taşıması açısından hafif eğreti duruyor. Ha bu kötü bir durum mu? Sadece bir tespit, asıl meseleye ise şimdi değineceğim.
Tıpkı bu maddeleyerek açıklama, tanım verme, anlatma, kısaca iletişme olgusunun doğal bir getirisi olan başka bir olgudan bahsetmek istiyorum.
Bu dünya üzerinde -kitle iletişim araçları ve tüketim toplumuna teşekkür ediyoruz- üretilen her “şey” (burada şey tırnak içinde, zira gerçekten soyuttan somuta, maddeden düşünceye kadar her şeyden bahsediyorum) aslında umberto eco’nun deyimiyle işaret eden ve işaret edilen parçaların birer yansımasıdır kanımca.
Açacak olursak, ister emo’lar olsun ister üretilen bir cep telefonu; insan algısının dağarcığı içerisinde muhakkak ve muhakkak işaret ettiği bir fikir, düşünce ya da sistem bulunmakta ve her ne kadar masumane bir söylemle “işlevsellik” ön plana çıkarılırsa çıkarılsın; insan algısı süzgecinden geçtikten sonra bu işaret edilen şeyler üreticiden ‘kodlanmış’ olarak çıkarken, son kullanıcı tarafından ‘dekode’ edilmektedir.
Dolayısıyla, üretim-tüketim ilişkisinde, içinde yaşadığımız sistemin yapısı itibariyle aslında salt ihtiyaca yönelik üretilmiş “hiçbir şey” yoktur. Bunu zaten ortalama zekanın üzerindeki herhangi birisi kavramakta büyük güçlük çekmemekte, saptamayı kendiliğinden de yapmaktadır.
Diğer yandan bizi ilgilendiren asıl konu ise, artık hiçbir şeyin “gerçek” olmadığı, sadece onlara izin verildiği bir dünyada; sistemin bizden istediği kişiler olmak yerine, onu “challenge” eden insanların ortaya çıkmasına neden olan (ya da sağlayan mı demeliyim?!) akımların varlığıdır.
Eğer diyorsanız ki, bu sistem de neyin nesi, herkesin ağzına sakız olmuş; size kısaca cevabım Weber’in protestan etiği söylemiyle çerçevelerini belirlediği ve artık sadece anglosakson kültürleri değil, küresel olarak herkesi etkileyen post-endüstriye kapitalist sistem olacaktır. İşte bu yapı, özellikle ‘50lerden sonra kendisini sağlamlaştırdığı bir takım enstrümanların (kitle iletişim araçları bu konuda bayrak gemisi diyebiliriz) azizliğine uğrayarak kimi zaman hırpalanmış, kimi zaman ciddi şekilde ayağı kaydırılacak olmuştur. İster beat’ler, ister ‘68 kuşağı, ister punk’lar, ister emo’lar olsun; her ne kadar bireye özgü ve içebakış (introspective) üzerine temellenirse temellensin, tam da Weber’in tanımladığı dünyada üretmeyen, çarka dahil olmayan parazitlerin ortaya çıkışına önayak olmuştur. Bu yüzden sevilmemektedir, bu yüzden hor görülmektedir.
Ancak, bu ağzımıza sakız olan sistem de gerizekalılardan oluşmamaktadır. Özellikle en “hardcore” küreselleşmenin yaşandığı şu son 15 yılda, bu akımları içselleştirip, tabiri caizse öğütüp birer popüler kültür ikonu haline getirmede (pop kelimesinin ingilizce anlamına dikkat çekmek isterim); dolayısıyla sadece kendisine verilecek zararı engellemekle kalmayıp, bir de kendi safında bir silah olarak kullanmakta oldukça başarılı olmuştur.
Örneğin, ‘68in çiçek çocukları Vietnam Savaşı’na karşı ciddi bir muhalefet oluşturacak gücü bulduysa, bir şeylere işaret ederek (signification) bunu yapmıştır. 70′lerde İngiltere’de punk’lardan en az komünistlerden korkulduğu kadar korkuluyorsa, gene bu tamamen “signified” olma durumuyla ilgilidir. Oysa emolar, henüz 16-17 yaşlarında, yaşadıkları dünyanın nasıl çarklarda döndüğünü henüz kavramamış o taze ve pürüzsüz çocuklar, farkında olmadan sistemi challenge etmektedirler.
Ha bu arada az önce verdiğim sistem tanımı o kadarla sınırlı değil tabii ki. Bu yazıyı yazan ben, okuyan sen, yayınlayan Tunç, servis sağlayıcısı vs. kısaca hepimiz aslında bunun birer parçasıyız. Sistem de parçaların birleşerek oluşturduğu bir bütünse, Yapı Kredi önünde oturan o çocuklar, beni ve seni, “algılarımız” itibariyle rahatsız edebiliyorsa; o zaman çarklarda bir arıza var demektir. Tıpkı bir dilencinin para istemek için yaklaşması, tıpkı bir kapkaççının çantamızı aşırması gibi, bu çocuklar (verdiğim iki örneğin suç unsuru teşkil etmesini bir süreliğine unutalım) aynı düzlemde toplumun “artıklarıdır”. Ama diğer yandan, kendilerini artık olarak algılatmaktadırlar.
İşte tam bu noktada, olup bitenin bizim minik kafalarımızın içindeki algı sınırlarından nasıl filtre edilerek sinapsları dolaştığını anlamak gerekiyor. Hayır, postmodern bir söylem içerisinde herşeyin perspektife bağlı olduğunu iddia edecek değilim, ama hedef göstermeden önce -ki aslında hedef göstemek de bir signification’dır- seçilen hedefi seçen kişinin aklından geçenleri de iyi anlamak gerekmektedir.
Çok fazla soyutlaştırdım mevzuyu farkındayım, bir çoğunuzu da henüz ikinci paragrafta da kaybettiğimi biliyorum; ama kısaca şunu söylüyorum:
Emolar, önyargılara acı bir şekilde kurban giderek yanlış anlaşılmakta ve tartaklanmaktadırlar. Evet böyle olmakta. Ama bu yanlış anlaşılma durumu işaret edilen bir takım “değer”, “yargı” (ya da isterseniz “patates” diyelim) vb. şeylerin süzgecinden geçerek oluşmaktadır. Onları horgörenler kadar, “yürü be yavrum” diyenlerin de samimiyetlerinden şüphe edilmelidir. Hatta kendi kendimize bile, en basit duygulardan ikisi olan “beğenme” ve “beğenmeme” yargılarımızı şekillendiren şeyin nasıl bir filtre olduğunu itiraf etmeliyiz. O şekilde belki de daha “dokunulmamış” bir bakış açısı ile incelediklerimize iki kafa yukarıdan bakabiliriz. Ya da bunları yapma durumunda yanında “default” olarak gelen mutsuzluğa karşı, “ignorance is bliss” diyerek sistemin parçası olmayı tercih edebiliriz.
Gerçek şu ki, her ne kadar nihilist söylemlerle bu yazıyı bitiriyor olursam olayım; nihilist birinin şu anda olduğu yerde olmadığımdan eminim. Yoksa bu kadar yazı yazmaya kasmazdım bile…
Saygılar.
p.s: eğer buraya kadar okuduysan helal olsun. bi bira ısmarlıcam
18/01/08, 19:06Açıkcası tam olarak Emo kimlerdir nedir beni ilgilendirmez de, bizdeki açılımı biraz daha farklı sanki..
Bizde daha çok özentilik kaynaklı.. sanırım.. en azından gördüklerim öyle.. emo adı altında olmasalar da..
21/01/08, 00:11hmmm bana sorsaydın bilirdim ben, bu arada oradaki özelliklerin bana uyması tesadüf değil.
22/01/08, 10:48Selam Tunç,
“Ne bu böyle destursuz girdi söze.” diyeceksin de, deme. Uzun süredir RSS listemde varsın ve her yazdığını da bir türlü okuyorum. Hepsini baştan sonra okuduğumu söyleyemeyeceğim ama en azından bir göz atıyorum.
Bu yazını geçenlerde görüp de pas geçmiştim, şimdi yine denk gelince bu sefer baştan sonra okudum. Yazının içeriği ve anlatımı bir yana akıcılığı beni çok etkiledi. Öyle ki, yazı bittiğinde ne kadar uzun olduğunu görünce şaşırdım, oysa bana bir kaç satır gibi gelmişti.
Sonra diğer yazılarına da tekrar bir göz attım. Bir kaçını zaten okumuşum, bir kaçını da ilk defa okudum.
Çok keyif aldım Tunç. Daha önce bu kadar fark etmemişim siteyi ve seni. Şimdi, dikkatimi çeken yazı bu olduğu için, bunun altına yazayım istedim, yazıyla ilgisiz ama yazarla ilgili düşüncelerimi.
Ellerine sağlık.
Sevgiyle kal.
22/01/08, 11:01:)
Cihangir
Sevgili Tunç, Merhaba…
Bir yazı yazmak için araştırmak, söyleşiler yapmak, video izlemek, müzik grupları vs. için bile sana teşekkür etmeli… Ben senden duydum ilk defa… Emo… Merakımdan da okudum… Bir bilgi, cahillikten uzaklaştırır insanı…
…
Ben de şunu demek istiyorum… İnsanlar nasıl renk renk çeşit çeşit, farklı farklı.. O zaman da düşünceler de duygular da farklı farklı…Dikkat ettim de dünya da şiddetin arttığı zamanlarda mutlaka bundan fazlası ile etkilenen duygusal insanlar ortaya çıkıyorlar. Duyguları onlara hayatlarını yaşarken çok fazla yön veriyor… Esir oluyorlar duygularına… Örnek 2.Dünya savaşı ve Hippi Akımı… şiddete karşı “savaşma! seviş!” felsefesi…
Şimdi bu emo denen akımında etkilendiği ne var dersen ona da derim ki savaştakinden fazla şiddet uyarımları var ve devam ediyor. Gece ve gündüz hem de gönüllü veya mecbur…
Tv’ler de reklam bombardımanı, devamlı al! al! onu da al bunu da al diyenler (sonuna kadar tükettirenler)… şiddet ve korku filmleri, dizileri ve TV Şovları (hep de kavga dövüş ve tartışma)… İnternet üzerinden bilgi, müzik, video bombardımanı…
İnternet üzerinden multiplayer savaş oyunları (en çok rağbet gören oyunlara bakarsak anlaşılır)…Bilgisayarlarda oyunlar (başından kalkmayanı öldüren! oyunlar, bağımlılık demek masum kalır…) Müthiş bir sanal rahatlık… Cinselliğin hiç görülmediği kadar ayaklar altına alınması (Bebeklerle cinselliğe kadar varan iğrençlikler ve bunun çok fazla rağbet görmesi)… - Ben buna biraz zıvanadan çıkmak diyorum. -
Yaa o kadar etkilenme öğesi var ki bu çocuklar da mutlaka bir şeylerle kendilerini avutma ve mutlu etme ihtiyacı duyuyorlar… Kimisi hiç inandığı dinin kitabını okumamış, anlamamış yalnızca etkilenmiş veya sığınmış ama (radikal dindar), kimileri - inançsızlığın bile bir inanç olduğunu anlayamamış - hiçbir şeye inanmıyorum diyip kestirip atanlar, kimileri yeni yeni inançlar oluşturmuş ateşten güneşten şeytandan sonra modern bilimi din olarak inanç sistemlerine alanlar… o kadar çok, o kadar çok ki…
Kısacası mal da yalan mülkte yalan var sende biraz oyalan… Şu kısacık hayatımızda sanki dünyalar yaratmış gibiyiz… Oysa o kadar kısa ki !
İnsanlar hep rahat etmek için ÖTEKİ KAVRAMINA KARŞI ÇIKMIŞLARDIR… Rahat giyinmeyi sevenler başı kapalılara, başı kapalılar açıklara… İçenler içmeyenlere, içmeyenler içenlere, müslümanlar diğer dinlere, diğer dinler müslümanlara bir mezhep diğer mezhebe, onlar diğerlerine…
EMO evet bence de EMO bizim emmioğlunun güzel bir kısaltması…
Sevgi ve devam dileklerimle…
25/01/08, 17:26aslında insan herşeyi yaşadıkça büyüdükçe emolaşıyoo zaten ülkemizde de emo gibi yaşayan çok kişi var zaten ama giyimleri emo tarzı olmadığı için pek fazla anlamıyoruz yani emo olmayıp emo gibi giyinenler de var hani.. bnm gibi :)
27/01/08, 16:17Emo adı verdiğimiz insanlar, ya da emo gibi giyinen diye tabir ettiğimiz özellikle genç kesim konusunda ben de birşeyler söylemek istiyorum.
Belki görünüşleri ve fikirleri bizlere ya da bizden yaşça daha büyük, olgun olan sizlere tuhaf geliyor olabilir. Daha da kötüsü bunu gördükçe korkuyor olabiliriz. Ama unutulmaması gereken bazı şeyler var.
Gençler arasında şöyle bir durum var. Eğer herhangi bir genç arkadaşım, metal müzik dinliyorsa, sürekli siyah renkte elbiseler giyip koluna, bacağına beline boynuna dövmeler yaptırıyorsa, hayranı olduğu black metal veya death metal adı verilen müzik türlerini icra eden müzik gruplarının t-shirt’lerini giyiyorsa, odasına, evinin, kapısına, ya da arabaların kirli camlarına Pentagram çiziyorsa, bu arkadaşımız satanist vb.. olmuş değildir.
Sorduğunuz zaman ben satanistim, black metal dinliyorum, ayinlere katılıyorum falan diyebilir. Ya da ben emoyum diyebilir. Bu gayet normaldir.. Neden mi? Açıklayayım.
Çünkü günümüz gençleri arasında marka olmak ya da bir markaya bağlı olmak modası vardır. Yani birisi onlara sorduğunda,: -’Sen necisin?’ denildiğinde;- ‘Ben emoyum’, yahut ’satanistim’ gibi cevaplar vermek önemlidir onlar için. Dediğim gibi bu bir markalaşma merakı bir bakıma.
Ama aslında, ben satanistim dedikleri için illaki birilerini kesmiyorlar, kedileri öldürmüyorlar ve aslında yapıldığı söylenen kanlı ayinlerden haberleri dahi olmuyor. Arkadaş arasında konuşulurken herhangi bir yere bağlı olduğunu göstermek, onlar gibi giyinmek çok büyük bir moda haline gelmiştir. Satanist olduklarını söyleyen bir çok arkadaşım var benim. Ama aralarında evlerinde çok severek kedi besleyen insanlar çoğunlukta.
Konumuz emo. Ben satanizmden örnek vermek istedim.
Aynı şey emolar içinde geçerlidir. Kendilerine emo adı veren insanlar, emo tarzında giyinerek, o tür müzikleri dinleyerek bir markalaşma çabası içerisindedirler. Yoksa korkulacak herhangi bir şey yok bence. Bunu sadece bir tür gençlik heyecanı, bir merak olarak görüyorum. Kötü birşey değil tabii ki..
Ayrıca emo adı verdiğimiz insanlar tamamen kendi zevklerine göre emo olmayı seçmişlerdir. Eleştirmek bizlere değil onların hitap edecekleri insanlara düşer..
Not: Ben hayatta altta kalmam Tunç ağbi.. Eğer sabredip bu yazıyı sükunetle okuduysan helal olsun sana.. Biran hazır..;)
28/01/08, 03:19ohohohoooow süper olmuş valla cuk diye oturmuş anlattıklarınız.
gerçekten de ben de ilk emo’nun ne olduğunu duyduğumda ve araştırmaya karar verdiğimde ilk defa böyle bir yazıyı okusaydım daha hoş olurdu ama artık napalım geç keşfettim burayı:)
bu arada bir link vereceğim çok güzel emoların ne olduğunu anlatıyor, madem saygılılar biz de saygılıyız ama bi izleyiverin =P
29/01/08, 21:59Özelliklerin çoğu bana da uyuyor. Ama ben kendimi “emo” olarak görmüyorum. Zaten bizm ülkemizde de rahat rahat bi emo oliym otobüste bangır bangır metall müzik dinliyeyim olmuyor :)
01/02/08, 03:22Açıkçası birbirine benzeyen farklı olmaya çalışıpta birbirlerinin kopyası olduğunu düşündüğüm bir tarz bu emo. Bir çok tanıdığım var bu şekilde. İzmir’de yaşamam dolayı Ege Üniversitesi ile çok yakınım. Ege Üniversitesi bunlardan kaynıyor.
Belirttiğin maddelerin bir çoğu bizim Türk Emo’lar ile alakasız. Hiç bir madde neredeyse uymuyor.
Bana kalırsada kişilik arama çabasından başka birşey değil. Bu tarzlarıyla ancak bir barda, diskoda veya grupta çalışabilirler.
Cinsellik ile ilgili tabuları yok. Eşcinsellik gayet normal Emocular için bu doğru. Fakat cinsellikte sınır tanımamalarınıda maddelerine ekleyebilirsin. Kaç kişi olduğu veya fanteziler onlar için önem taşımıyor! Cinselliğin her türlüsü heryerde(!) mübah durumda.
01/02/08, 12:33Bu ‘kişi’leri araştırmak açısından güzel bir yazı muhakkak ki. Yalnız popüler kültürü sevmemeleri kısmına karşı çıkıyorum. Bu denli popüler kültürün bir parçası olacaksın da kendinle çelişir bir vaziyette bir de popüler kültüre karşı çıkacaksın. %100 popüler kültürün getirdiği bir çarpıklıktır bu.
Herneyse bu çarpıklık kısmını daha fazla uzatmayacağım. Zira ne zaman popüler kültürün herhangi bir kısmını eleştirmeye kalksam (adı üstünde popüler olduğu için büyük bir kitle oluyor bu eleştirilen kısım) hemen birileri beni saygı duymaya davet ediyor.
İyi tamam duyuyorum. O birileri de bana saygı duysun lütfen :
Çünkü utanıyorum. Sıkılıyorum. Bu tarz yozlaşmış, kişiliğini kaybetmiş, tamamen televizyonla yönetilen, ne yaptığını bilmeyip, kendi kararlarını verememenin ezikliği içinde kendini asi diye tanımlayan, kumandaları başkalarının elinde olup, birbirinin kopyası olmuş robotlardan ibaret olan bu insanlardan kaçmak, defolmak, uzaklara gitmek istiyorum.
Lanet ediyorum. Ama nefret etmiyorum. Çünkü suçsuzlar. Ama iğrençler…
Bu dünyayı onlara bırakıp defolup gitmek istiyorum!!!
‘Emotion’mış… Robot gibiler birbirlerinin aynısılar… Oturup iki satır sohbet edemiyorsun. Tek yapabildikleri iki üç zibidi repçi şarkıcı, bir kaç holivud şöhreti, bir de televizyon şarlatanları hakkında konuşmak, o da sakız çiğner gibi, hiçbir dünya dili ile anlaşılabilir türden değil!
Kendilerine bir tarz takınmışlar kıllarını bile kıpırdatmıyorlar tarzları bozulmasın diye. Söyleyecek iki çift lafları yok, üretmiyorlar, paylaşmıyorlar. Hayatın içinde koca bir sıfır olmanın ezikliğini kendilerine taktıkları bir isimle (emo(!) pehh…) ve çoğalarak kabul ettirmeye çalışarak yaşıyorlar.
Ha yüz tane gözleri sürmeli eşekle beraber aynı mekanda oturmuşum, ha yüz tane robotla, ha yüz tane emo’yla… Aradaki fark: hiç, koca bir hiç! Emo’ların kendisi gibi koca bir hiç!
Robot ve eşeklerden tek farkları fifti sent hakkında üç beş kelimeyi sakız çiğner gibi konuşarak bir araya getirebilmeleri o kadar!…
Akılları fikirleri seks! Ama bu onların düşüncesi olduğundan değil, kumandaya basanlar öyle buyuruyor. Tamam seks çok doğal yemek gibi su içmek, hava almak gibi… Ama abartmayın dünya seksten ibaret değil. Birileri 13-15 yaşındaki çocukları büyük bir örgütlenmeyle seks düşkünü yapmak için propagandalar yapacak, buna karşı çıkan herkes de “tabulara gömülmüş yobazlar” olacak! E yuh! E yuhhhh!!!
02/02/08, 10:35çok guzel bır yazı yapmıssınız. bn emolara bayılırım yaptıgı sekıller hosuma gıdıyor sacları fellan fıllan işte arkadaşlarım çok var ole ama bn onlara takılmıyorum, istesem bnde olurum ama olmuyorum.
gerçekten yaptığınız yazı çok güzel olmuş, emo gırl guzel vıdeolar fılan cok begendım. bn bir kız olarak pek cok hosuma gıdıor. hanı dıorlar ya özentilik bnce özentilik degil isteyen oluyor ama emo olmaya çalısanlar özentidir bnm için. bnm de kaşım delik bnde mi özentiyim istediğin seyi yapmak istiyorsan bu bir özentilik değildir.
gerçekten çok guzel bir yazıydı cok begendım, bır dahaki yazınızı beklicemm.
02/02/08, 15:05Konuyla ilgisi yok ama EMO deyince aklıma eşimin elektrik mühendisi olması sebebiyle Elektrik Mühendisleri Odası geliyor doğal olarak.
02/02/08, 16:49Bunları yakalayıp döveceksin” demiş bir arkadaş. Biraz hak verdim.
İstiklal caddesinden her geçişimde onlarcasına rastlıyorum. Yanımda arkadaşlarımda olunca “şunlara baksana abi” demeden geçemiyorum. Nasıl bir tarz hala anlamış değilim kendilerini yiyip bitiren bir gençlik grubu. Eğlendiklerini hiç görmedim nedense.
Ama zevkler ve renkler tartışılmaz. Özgür bir ülkede yaşıyoruz dileyen istediğini yapabilir.
06/02/08, 13:44Uzatmaya ne gerek var
06/02/08, 14:36Emo = Duygusal İpne
EMO ile ilgili yazı dikkatimi çekti. Daha önce bu kadar ayrıntılı bir yazı okumamıştım herhangi bir blog’da. Yazılsa bile ‘bizi anlamıyorlar!’ ‘Kahretsin kabul etmiyorlar’ diyip etrafa saldıran ve bir türlü ‘asıl’ derdinin ne olduğunu anlatmayan yazı dizini görmüşümdür.
EMO olanlar sadece normalinden biraz daha duygusaldır. ‘Kendine zarar vermek’ değildir, zaten yeterince zarar gördüğü için bunu vurgulamayı tercih eden bir prototip’dir. Ilk kez böyle biriyle karşılaşan insanların bir kaç kelime etmesi halinde biraz ürkünç gelebilir (aynı gothic’lik gibi), bu da kişinin içinde yaşadığı duygu seliyle alakalıdır. Yoksa görüntülerine bakarsak gayet şirin insanlardır.
Eğer hala ‘anlamadım yav’ diyorsanız EMO’yu çok kuru bi tabirle ifade edebiliriz; “Bildiğimiz arabesk’in modern versiyonu”
06/02/08, 22:36Emeğine sağlık…
18/02/08, 16:16onlar gibi yaşamıyorum ama onlarla çok iyi anlaşıyorum, içini görmek derler ya yalansız samimi..
yorumlarda içe değil de dış görünüşe göre yapıldığı için önyargıyla asıp kesen çok olmuş, düzgün insanlarımız tarafından.. saçma geldi, nedir yani çizginin dışında durmak göz zevkinizi mi bozuyor, şöyle yaşamalılar diye kriter mi belirlediniz çevrenizdekiler için..
Pablo Neruda’nın bi şiiriyle veda etmek istiyorum..
Neden soyunur ağaçlar
Beklemek için karı
Onca Tanrı arasında Kalküta’da
Nerden bileceksin kim asıl tanrı
Neden böyle paçavralar içinde
Yaşıyor bütün ipekböcekleri
Neden böylesine sert
Kirazın tatlı yüreciği
Öleceğinden mi yoksa
Yaşıyacağından mı daha?
Yavaşça ölür onlar
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler,
İzzetinefislerini yıkanlar
Hiçbir zaman yardım
istemeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklara esir olanlar,
her gün aynı yolları
yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve
değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyen,
veya bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan
kaçınanlar,
tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar
yavaş yavaş ölürler.
Yavaş yavaş ölürler
20/02/08, 00:15Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet
değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk
almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin
dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler.
insanların iç dünyalarına girebilmek… okuyabilmek onları..
20/02/08, 12:14ergen çağdaki bir bireyin duygularını tanıyabilmek… kendi yaşadıkları ile özdeşleştirebilmek… empati… insan olmak… basit şeyler ama bazı şeyler gerektiriyor..
“kendini tanı”
bu, sadece kendini tanımak ta değil…
insanı tanımadan kendini, kendini bilmeden de insanı nasıl tanıyabilirsin?
benmerkezci, dünyayı kendisinin kabuğundan ibaret sanan zavallılar..
bu yazınızdan da alacakları çok şey var… abuk sabuk içerik peşinde koşacağına bi zahmet bu tür yazıları da okusalar..
bi şeyler değişir… emin olun.
emo erkeklerin bazılarında özentilik gibi duruo ama kzılara çok yakışıoo. bence videodaki erkekler harika =)
29/02/08, 21:41Emolar hakkında bir de şöyle bir yaklaşım mevcut. Yorumlar ayrı şahane. Hoş bu yazıdan sonra biraz sığ gelebilir ama… :)
07/03/08, 00:55Gothicler gibi bunların da %95′i özenti ve biseksüel…
08/03/08, 21:08evt aslında bundan önce pek yaygın değildi ama… netlog, yonja vb. siteler sayesinde birkaç tane olan emo sayısı inanılmayacak derece çoğaldı…
örn. netlog’da 1000 tane kızdan 900′e yakını kendini emo die tabir eder. tabi bunların yüzde 95′i özentidir… kameraya 85 derecelik açıyla bakarlar, saçları yüzlerini kapar, nicklerinde mutlaka “emo” yazısı bulunur… msnde felan konusurken cümlelerin sonuna “..!xD” die bişiler koyarlar (ama kimsede neden yaptıını bilmio özenti oldukları için)
size bir örnek:
1: NormalKız: Anam Kendimden Korkuyordum:D
EmoKız (Özenti): onom qendümdn qoyqduhm..:D
2: NormalKız: İçimden Geldi de
EmoKız (Özenti): ijimdehn qeYdüdeh
1: NormalKız: Ya Oje Sürüp Çıkaramayınca Böyle Bomb..k Duruo Tırnaklarım
EmoKız (Özenti): yha ojhe süüb jıqaramıınja phöle phompoq duruo dırnaqlaın
1: NormalKız: SAna HAsta Olduğum İçin Ne Yazdığımı Bile Bilmiyorum
EmoKız (Özenti): Sna Hatas Oldum Küe NüFfE yazDımı bİle bİlmiroum..!xD
EmoKız (Özenti): şüqeesiiis isdium aydıq yha pfff puyuufie..!xD
NormalKız: ????
Walla Bunu Ben Bile Anlıyamadım YAni:D:D:D Özentiler İşte:D:D
23/03/08, 18:58tunç abi emo hakkında bir şey bilmiyordum.. sorsaydın bana emo ne diye bizim bi emrah var ona biz emo deriz.. ama bizimki kısaltma..:)
bence emo en alt dip duyguyu (kendince başkasının yaşayamayacağı duygu) yaşamış.. ve bu duyguyu düşüne düşüne hem zekileşmiş hem de kendisini bu duygunun içine çekmiş.. karanlığında gizlenmiş.. kendince en alt duyguyu yaşadığı için daha altını yaşayamayacağını zannetmeye başladığından artık tüm riski almış hayattaki sonraki yaşamında daha rahat en üst duyguya ulaşmaya başlar olmuş.. ve her üst duyguya vardığında daha üstünün olcağını tahmin ederek devam etmiş iyice kendi olmuş.. ve bole bi akım var olmuş..
gibi geldi..
bence bu adamlar çok zekiler.. çünkü bi çok insan bu dip duyguyu yaşıyor ama kendisini bu duygunun içine çekicek kadar düşünmüyor duygularını..
bizde ihmal etmiyor muyuz duygularımızı düşünmeyi..
mesela ben bu perşembe günü dayımı kaybettim ama gözlerimde tek damla yaş yok.. dayımla yaşadıkarımı gözümün önüne getirip onların bir daha yaşanamayacağını hatırlayıp ağlayamıorum.. ağlayamıyor diilim dayımla yaşadıklarımı gözümün önüne getirmekten korkuyorum belki ağlarım die..
emolar bole diil.. getiriyor duygusunu gözünün önüne ağlıyor veya bağrıyor.. en güzelii..
emolar devaaam.. kolay gelsin size zor ve benden uzak..:):)
tunç abi emolandırdığın için teşekkürler..
29/03/08, 21:56E-vcilleştirilememiş M-odern O-dunlar
17/04/08, 03:14yha aslında gsl giyiniyolar qıslar süper yhani ne bilim çoq güsel qıslar ama gerçekden ne yapdıqlarını bilmiyorum ama qısların giyinimi makyajı çoq qüsel:D ama erkeklere kelkül yaqışmıo söleyim qısa yaqışı bide usun saç yaqışmıo ama qısların tarzı çhok gsl
25/04/08, 18:38qıslara herşey yaqısmıs ama o öpeşmeler ıy vıjıq vjıq bide erkeklerde öpüşüo ıyy çhoq iyrenç de qıslara bayılıyorum erkekler gsl değil:(
25/04/08, 18:40yaw erkekler nie makyaj yapıo ben onu anlamadım :( hiç yaqısmamıs gös qalemi qıslar süper yapmıslar:D
25/04/08, 18:42asLınaa baqaRsaan emo nun ne oLduqunuu biLmeipdee sıRf öseneReq emoum dieen çooq amaaa qüseL bii aRaşdıRma oLmuuşş emo Lar içn anLıyan biRinin oLmasıı qüseL heRkess dışaRdan satanist qösüyLeee baqıolar çou zmn qiydiqLerimee diqqat edmem qeReqebiLioo! bu yüsdeen emoo bu işdeee içindee yaşayan bi jojuqunn aqLadınııı biLmeq onu hissedebiLmeq qendi içindee intiaR etmeeq heR dk heR sn. hemdee ne satanist nedee zaRarLıı insanLardan deiLisiiss asLındaa qendi içimisdee aqLamaqdan acı duymaqdan zevq aLanlardaa vaR beLqii ama biss sadecee insanıısss!
03/05/08, 19:14yHaa aSLıNDa éMoLaR qöTü iNSaNLaR DéiL SaDéCé qéNDiLéRiNi ii Bi $éqiLDé iFaDé éDéMioLaR……….!!!!
04/05/08, 17:30günümüzde insanların çok büyük bir bölümü emo olmayı gothic olmayı rocker olmayı veya rapper olmayı özentilik olarak nitelendiriyor ama özenti diyen kişilerin çoğuna özenti kelimesinin açılımı sorulusa eminim ki cevap veremeyecek
bence insanların çoğu önyargılı davranıyor hemen hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da önyargılı davranıyorlar mesela ben rock da dinliyorum gothic de metalde basen bir punkçı gibi bazende bir gothic gibi giyiniyorum ama ben özentimiyim hayır tabiki ilk dinlediğim zamanlar kuzenim metal dinliyor ondan özenmiştim aslında bu tam olarak bir özentilik de sayılmaz
şu an 8.sınıfa gidiyorum belki ilginç ama ben 6.sınıfa gidinceye dek müzikten nefret eder ve dinlemezdim yani tamamen önyargılıydım bu sınır tabularımı ise kuzenim sayesinde üstümden attım yani bir an olsun o önyargımı üzerimden atıp müziğe bıraktım kendimi ve bir daha da alamadım artık müzik benim hayatım oldu yolda giderken evde ve hatta uyurken bile müzik dinlemeden yapamıyorum kendimi eksik hissediyorum o kadar fazla kaptırdım ki kendimi müzikten nefret ederken bas gitar çalarken buldum kendimi
özenti diyen arkadaşlar haklı olabilirsiniz belki çoğu özenti de olabilir ama en azından içlerinden bir kişi bile özenti değilse ki öyle bu o kişiye büyük bir haksızlık olmazmı bence olur artık özenti kelimesinden bıkmış durumdayım çevremdeki hemem hemen herkez ” özenti ya satanist ayinlerine gidiyormusun veya kaç kedi kestin bugün çok uç noktalarda yaşıyorsun ” gibi kelimelele diyalogda bulunuyorlar benimle eğer siz o kişilere özenti deyecekseniz emin olun ki sizde özenti kelimesini söylemeye özenmiş olursunuz.
hayatta kimi zaman en güzel şey herkes kulaklarını tıkasa bile onlara aldırmadan bi kargaya göre güzel fakat bir insana göre çirkin sesinizle kimseye aldırmadan şarkınızı söylemek değilmidir bu tarzda onun gibi birşey kimse ne düşünüyor benim hakkımda ne diyecek diye düşünmeden kendisi istediği için o şkilde yaşamak değilmidir bir genel vardır ama herkez bu genele uymak zorunda da değildir
neyse baya fazla konuştum bu konuda zaten baya bi uzar ama istemedn birini sinirlendirecek veya üzecek birşeyler sözlediysem özürde dilerim sonuçta herkes aynı düşüncelere sahip olsaydı düşünmenin bi anlamı kalmazdı yinede her düşünceye saygı duyarım eminim sizde benim düşünceme saygı duyarsınız
bu arada yazı gerçekten çok güzel olmuş çünkü ben diğer sitelere de baktım onların içinde bulunanlar detaylara inmeden çok genel ve hemen hemen çoğu sitede olan bilgilerdi fakat bu yazı daha açıklayıcı ve kapsamlı olmuş elerinize sağlık
07/05/08, 16:59bn EMO’m'nan bazılarınız yahnlıjınız sizin bhn aq yaf daam sayqı duyuyom da aq bnn souducu iciom qayed qüse bnce!! adam qibi seyapın nann bazı annadmalarda yannısnan amqlar düzeldh nan !!
10/05/08, 02:36Evet bir de bunların yazı olayı var. Sanırım Türkçe’yi normal bir şekilde kullanmak istemiyorlar ya da kullanamıyorlar. Ya da özentilikle gelen kendini ifade edebilme çabası…
13/05/08, 04:57bugüne kadar emo’nun anlamını tam olarak bildiğimi sanırdım hep..
gerçekten mükemmel bir yazıydı asla unutamayacağım cümlelere ve harika bir üslüba sahip kısacası tebrikler..
bu yazıyı elimden geldiğince arkadaşlarımla paylaşmaya çalıştım ve hala da çalışıyorum, ayrıca bu kadar açıklayıcı ve bilgilendirici araştırmalar yapıp sunmanızı takdir ettim.. teşekkürler.
16/05/08, 23:46:D varya bu türkler sadece özentiii vallaha özentii düne kadar tr de emomu vardıı yunan özentilerii bunlar . bende herkesden dygusalım hatta hasta bile oluyom duygusal oldum zaman bendemi emoyum şimdii giyinişleri felan yunan kızlarındakileri gibi olmuş türklerdekilerde yalan valla tr deki sadece özenti ve süs işleri güçlerii herkez şimdi duygusal olduu en kurnazı bile duygusal oldu mal oldu salak salak olduu ne o önceden zeki kızlar ün kazanıodu şimdi ne oldu he sölesenize gülüyorum size aynen en yukarıda yazıya katılıom yunan özentilerini dövücen :D hem yunan kzları güzel onlara yakışıoo kimi kendini fazla kaptırıp ennesini kesmiş türkler netten uzak durun nan :D olmuo böylee ( BENDE TÜRKÜM AMA BEN ÖZENMEM ÖZENENLERİM COOOK ) banada özenmeyinn gidn başka işinizmi yooh.. :D
18/06/08, 11:53yha coqhh ıyı seler yzmıssınızz benım de bole cokk arkadajımm olduuu ve henuzz 13 yasndaımmm okuldakı bı arkadasımnn dsarda emo oldunu ogrenıncee ona karsıı bı mrkk dymaya basladmm ve kendımı o akımnn ıcınde buldumm ama sunu anladımm emolar farklılasma cabasıı ıcındeler
su an o emo olan arkaadajımla aramm bozuqq fakatt su bı gercekkı hepsıının aılevıı sorunlarıı varr vee hayattann kopmuslarr allaha sukredıorumm kı aılemmle aram ıyı zatee o emoo arkadajımdann bnıı uzaklastranda aılemm olduu vee aılemıı coqhh sefıormm aılemm olmasaydıı gercektenn su an farklıı bı durumda olurdumm
vee su an bırısılee karsılastmm bndenn bırazz buyuk ve emoo mutlu olmayıı hıcc dusunmemıss vee onaa sureklıı mutluluu anlattımm vee bnıımlee mtluu olduu ıcınn hayatndaa ılk defa asıkk olduu bna:)))bnde mtluyumm cunkuu bna bıı sozz verdıı vee aılesındenn ozurr dıleıpp bu akımdann kurtulduu:)))))
su an bnde o da coqhh mtluyuz ve artqq bndee emolara mtluluu ogretmeqq ıcın calısıormm ve bu yasta hayat hakkında coqhh tecrubemm oldunu dusunuorumm
bu yazıılar ıcın tesekkurr edermm hepsını brebırr emoo akımına kapılmıss arkadajlarıma anlatıcamm emo sıtelerıne alıntı oolarakk koydurucamm umarmm sayenzzde bska genclerınde hayatlarıı kurtarıcakk
bnde sevdıım cocuu kaybetmedıım ıcın coqhh mtluyumm:)
10/07/08, 15:42yazınızı okudum vede sizin yorumlamız olmuş bunu gören vede tamamını okumadan alıp belirli yerlerde yayınlayan kişiler var vede emo’nun ne oldugunu açıklamamışsınız sadece kafanızdan egoist düşünceleri yazmışsınız bence emo nedir? emo tarihi nedir? başta bunu ogrenirseniz belkide dinlediginiz müziklerin Screamo yada Emcore oldugunu anlarsınız bende emoyum dersiniz?
12/07/08, 01:54ayrıca 28 yaşındayım emo bir moda akımı degildir…
Emo bılgılendirme servisinden bilgi alın emo’nun ne oldugunu bilince emo hakında daha bilgili yazılar yazarsınız
saygılar
Crabbed
İlk önce yazdigin yazi icin cok tesekkür ederim, cok bilgilendirici olmus.
İnsanların yeni çıkan her akıma, yeni çıkan her düşüncüye ilk yaklaşımları biraz önyargılıdır zaten. Kendilerinden farklı olduğu zaman, kendi doğrularıyla çeliştiği zaman karşı tarafa yanlış damgasını çok kolay yapıştırabiliyorlar. (Bir dindarın ateiste bakışı gibi)
Karşı tarafı biraz anlamaya çalışırsak onunda kendi doğruları olduğunu kavrıyabiliriz belki. Ama dünyada bu kadar çok savaş olurken her gün onlarca insan öldürülürken fikir çatışmalarının bu kadar çoğaldığı bir yüzyılda insanların emoya ya da diğer yeni bir akıma önyargısız yaklaşmasını beklemek aptallık olur.
Umarım bir gün her düşüncenin saygıyla kabul edilebildiği bir dünya görebiliriz. Ayrıca her tarzın kötü üyeleri vardır sırf bu yüzden herkese kötü damgasını yediremeyiz.
18/07/08, 15:13Alayı bot alayı mol :( Adam gibi türkçe kulanmazlar. Bi de günümzde saçını uzatan erkeklere emo denmeye başlanması kötü.
Bunlar daha çok internet sitelerinde falan yaygın. Gerçek hayyatta çoğu normal insan. Emo lara karşı bi ilgi var bu aralar internet dünyasında. Erkekler ve kızlar değişik bi tarzda yazı yazıyorlar (KOJAM , YHA , SÜFER , YAFYUM , DAPARIM BEN SAA vs.). Anlamış değilim! Bunlar kendilerinin bizi anlamamasını mı istiyorlar.
Sayısız emo arkadaşım oldu. Çoğuna emo musun dediğimde hazır cevap olarak. Evet cevabını aldım. Neden emosun sorusuna cevapsız kaldılar bir şeyler gevelediler. Bunların %99.99′u özenti %00.01 i ise bottur :(
Yazı gerçekten güzel olmuş emeğine sağlık :) Nice yazılara.
22/07/08, 04:47bu yazı cok guzel tam bır emoları anlatıyor emolar hakkında koyu duşünenelr varsa bnce bu yazıyı okusunn
22/07/08, 18:32yha ark.ilr aransda fna hlde yasş tarslarna taqanlr wr bu şeqlde sadje emojulr yasmıo şu anda msn qonuşmaları yhda ksa mjlr bu şeqildq yasılı!!!!_(okuymayı beceremeyenler tercümeyi okusn)_ya ark.lar aranızda fena halde yazış tarzlarına takanlar war bu şekilde sadece emocular yazmıyo şu anda msn konuşmaları yada kısa mesajlar bu şekilde yazılıo!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
25/07/08, 04:00bu arda yazış şekline yda sadece saç modeline bakarak insanları emocu punkçu satanist yda ataist v.b olarak tanımlayamayız yni tbiki bunlarda etkilidir ama tek başına sadece bunlara dayanarak insanlara bazı etiketler kondurmak çok yanlış tbi bu benim şahsi fikrim siz nası düşünürsünüz bilemen ama lütfen karşınızdaki kim olursa olsun önyargılı dawranmayın emoculara özenti diyenler war aranızda bence onlar kendilerini böyle mutlu hissediolar we iç dünyalarını yansıtmaya çalışıolar bence bu taklit weya özenti deilllll
25/07/08, 04:12yaa orda yunanlara laf eden bi arkadaş war kınıyorum!!!! ben yunanistan göçmeniyim yunancayı türkçeden çok daha iyi konuşuyorum emoyum ve bir sürü emo arkadaşım war sölemek istediğim o sokaklarda gezen “tikky”lerden hayata daha anlamlı bakıyoruz ewet hep mutsuz gbi gözüküoruz ama kendi içimizde mükemmel eğlenebilioruz…
metaller rockerlar emolar cixler we daha hepsi ankaranın karanfil caddesinde tikky*lerin deişiyle siyah giyinen acayip tipler! emin olun herkesten daha çok kafamız çalışıor! lise son sınıfa geçtim kimlik arayışı içinden falan değilim pekala hayattan ne istediğimi we ne beklediğimi biliorum! bzm size bir zararımız yok bizi dışlamanızda hiç umrumuzda değil kendi kendimize yetebilioruz duygusal ve güçlü karakterli inasanlarız biz altını çiziorum insan!!
31/07/08, 14:46ve görüorumki burda ağzı olan herkes bi parça saçmalayabilmek için çırpınıolar size diorumkiiiii beyni olan konuşsunnnnnn sizin ne haddinizeee emolara laf söylemek sadece emolara diill insanların yaşam tarzlarına burnunuzu ve ağznızı sokmak ne haddinize klavye abazalığımı yapıosunuz yoksa yorummu belli deil isteyen siyah giyer isteyen pembe isteyen dudaını deldirir isteyen kulaını isteyen rock dinler isteyen arabesk isteyen amylee dinlr isteyen müslüm elin milleti sizi nie bukdr gocunduruoki aa ayıp size yaa bide bilgilendirioruz die şişiounuz yatıırıp dövemek lazım .. bu laf ne ya şimdi siz milletin rengine biçimine duygusallına takılıcanıza gidip vicdanınızı çamaşır suyuna koyun arada 2 veya 3 savunma yorumu görüorum onun dışındakiler safsada saçmalık görün işte emolar size cvp bile yazmıo gülüp geçioo emin olun basitsinz memlekette sorun kalmamış emolara hakaret edelim hareketi başlmaış nedense mini mini etekler giyip park köşelernde kaşarlık yapan kaltaklara kmse laf söylemeyo ama siyah oje sürüp ağlayan emolara gelnce heydee bastırr vicdansız insanlar fikir atolyesiymiş sizin atolyeniz testerenin cinayet labaratuarından daha ürkütücüüü hadii bybyyy devam edin saçmlıklarınıza ben evanescence dinliorum siznle meşkulken duygusala bağlanamıorum hehe….
31/07/08, 18:14Meksikada hareket başlatılmıştır “emo”lara karşı. 800 kişi civarında bir grup, emo gördükleri yerde taşlı sopalı girişmekteymiş. Aldığımız son haberler bunlar tabii. Metal dinleyen kesim pek haz etmez bunlardan. Kaşık ve su ilişkisi (: Hele ki, “şöyle bir poza.
01/08/08, 12:18loan beni anlatmış %85, uyuyo çok doğru sölemiş ama
02/08/08, 15:001. zavalli deyiliz, zavalli sizsiniz.
02/08/08, 15:112. emo olmak ayricalikdir herkes olamaz.
3. emo hakkinda (-) dusunceleri olan herkesin …
yazınız çok güzel olmuş. merak ettiğim bir konuydu. teşekkür ederim. artık bi sonraki yazılarınızı bekliyorum….
04/08/08, 23:51ben açıkça söylemek gerekirse arkadaşımdan öğrendim emocuların ne olduğunu, daha sonra araştırdım google’dan emo yazınca sayfanız çıktı.
açıkçası bu kadar ayrıntılı mı yoksa akıcı mı anlattınız ondan mı bilmem artık emoculara kötü gözle bakmıyorum… belki biz saçımızı kırmızıya pembeye boyamıyoruz ama aslında biz de insanız, biz de duygusalız, küçük çapta emocuyuz bunu neden söylediğimi inanın ben de bilmiyorum…
sevgiler saygılar emo&rap
06/08/08, 00:36bir de lütfen biz rapçiler saygı duyuyorsak emoculara, onlar da bize saygı duysunlar.
bizim bol kıyafet stilimizse, onların da dar.
emo ya da rap, herkesin zevki kendine.
06/08/08, 00:39saygı peace.