<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Üniversitelerde &#8216;İş Hayatına Hazırlık&#8217; Dersi Neden Yok? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Mar 2010 00:38:55 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Fikir Atolyesi Sen Terfi Beklerken, Onlar Facebook Profiline Bakıyor! tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-8094</link>
		<dc:creator>Fikir Atolyesi Sen Terfi Beklerken, Onlar Facebook Profiline Bakıyor!</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 17:13:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-8094</guid>
		<description>[...] insanlara saygılı, çalışkan bir adamsın. Kurumsal iş hayatının da gerektirdiği &#8220;oyunu&#8221; oynuyorsun kuralına göre. Onların gözünde iyi bir çalışansın. Hatta bu söyleniyor [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] insanlara saygılı, çalışkan bir adamsın. Kurumsal iş hayatının da gerektirdiği &#8220;oyunu&#8221; oynuyorsun kuralına göre. Onların gözünde iyi bir çalışansın. Hatta bu söyleniyor [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>tasarımcı tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-5515</link>
		<dc:creator>tasarımcı</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2008 08:02:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-5515</guid>
		<description>bende ömrümün yarısından çoğunu okumakla geçirdim ama ilk okul 1. sınıftan sonra günlük hayatımda işime yarayacak bilgiler edindiğimi söyleyemem :D onlarla okuma yazma toplama çıkarma çarpma bölme :D adı üzerinde 1.sınıf diğerleri çokta önemli olmasa gerek :D konuyu açanlara teşekkürler çok güzel bi konu burdan yetkililere sesleniyoruz bize gereksiz bilgiler vermeyin:D</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bende ömrümün yarısından çoğunu okumakla geçirdim ama ilk okul 1. sınıftan sonra günlük hayatımda işime yarayacak bilgiler edindiğimi söyleyemem :D onlarla okuma yazma toplama çıkarma çarpma bölme :D adı üzerinde 1.sınıf diğerleri çokta önemli olmasa gerek :D konuyu açanlara teşekkürler çok güzel bi konu burdan yetkililere sesleniyoruz bize gereksiz bilgiler vermeyin:D</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>nuxmedya tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-5357</link>
		<dc:creator>nuxmedya</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 15:40:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-5357</guid>
		<description>böyle bir ders olsa hari ka olurdu ama öğrencilerimizi hayata hazırlayan 
öğretmenlerin gerçek iş tecrübesi ne yazıkki yok bence öncelikle öğretmenlerimizi iş hayatına atmalıyız bakalım tahtada ders anlamak kadar kolaymı ...

öğrenciler hiç bişi öğrenemiyor ve iş hayatında titreyerek giriyorlar
okulda hep şu var sanki diplomayı alınca tim iş dünyası önünde diz çökücek miş gibi eğitim veriliyor

yazık yazık</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>böyle bir ders olsa hari ka olurdu ama öğrencilerimizi hayata hazırlayan<br />
öğretmenlerin gerçek iş tecrübesi ne yazıkki yok bence öncelikle öğretmenlerimizi iş hayatına atmalıyız bakalım tahtada ders anlamak kadar kolaymı &#8230;</p>
<p>öğrenciler hiç bişi öğrenemiyor ve iş hayatında titreyerek giriyorlar<br />
okulda hep şu var sanki diplomayı alınca tim iş dünyası önünde diz çökücek miş gibi eğitim veriliyor</p>
<p>yazık yazık</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Sami Koen tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-5160</link>
		<dc:creator>Sami Koen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 13:30:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-5160</guid>
		<description>Herkese Merhaba,

Üniversite&#039;yi iş hayatına hazırlık aşaması olarak görmek tartışılmalı öncelikle. Üniversitenin tanımını yapmak lazım, kuruluş amacını bir gözden geçirmek lazım. İnsanlarla düzgün iletişim kurmak öğretimden çok eğitime giriyor ki bu da 8 yıllık ilk öğretim kapsamında notlandırılan bir konu.

Ayrıca üniversitelerdeki sosyal klupler zaten bu tip konularda kendini geliştirmek isteyen insanlar için var. 
İşin bir diğer boyutuda öğretim görevlileri yani akademisyenlerin iş dünyasıyla olan ilişkilerinde karşımıza çıkıyor. Her akademisyen iş dünyasıyla bir yerde kesişmek durumda değil tabiki fakat bir öğrenci muhakkak iş dünyasıyla temasta bulunan bir öğretim görevlisiyle 4 senelik öğretim hayatı boyunca beraber çalışma fırsatı yakalayabilir. Bu fırsatı nasıl değerlendirdiği öğrencinin sorumluluğudur.

Üniversiteleri iş dünyasına personel yetiştiren çiftlikler haline getirme fikri bana çok sıcak gözükmedi açıkçası.

Teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Herkese Merhaba,</p>
<p>Üniversite&#8217;yi iş hayatına hazırlık aşaması olarak görmek tartışılmalı öncelikle. Üniversitenin tanımını yapmak lazım, kuruluş amacını bir gözden geçirmek lazım. İnsanlarla düzgün iletişim kurmak öğretimden çok eğitime giriyor ki bu da 8 yıllık ilk öğretim kapsamında notlandırılan bir konu.</p>
<p>Ayrıca üniversitelerdeki sosyal klupler zaten bu tip konularda kendini geliştirmek isteyen insanlar için var.<br />
İşin bir diğer boyutuda öğretim görevlileri yani akademisyenlerin iş dünyasıyla olan ilişkilerinde karşımıza çıkıyor. Her akademisyen iş dünyasıyla bir yerde kesişmek durumda değil tabiki fakat bir öğrenci muhakkak iş dünyasıyla temasta bulunan bir öğretim görevlisiyle 4 senelik öğretim hayatı boyunca beraber çalışma fırsatı yakalayabilir. Bu fırsatı nasıl değerlendirdiği öğrencinin sorumluluğudur.</p>
<p>Üniversiteleri iş dünyasına personel yetiştiren çiftlikler haline getirme fikri bana çok sıcak gözükmedi açıkçası.</p>
<p>Teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>hadi   mülkü var.  (    *    ) tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-2764</link>
		<dc:creator>hadi   mülkü var.  (    *    )</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 20:20:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-2764</guid>
		<description>Gerçekten    okul   hayatından     sonra   iş    hayatıyla      uyum  kurmak      biraz   zor.       okulda    hep   bilginiz   ölçülüyor.     iş   yaşamında   ise    hep    kazandırdığınız    miktar  önemli.     neyse      allah   büyük.      her   zaman   için   iş   olacağına    varır.    her   zaman      **  azim  **    şart.

her kese    hayatta    başarılar.      ( MUTLU     OLMAYI     UNUTMAYIN. )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekten    okul   hayatından     sonra   iş    hayatıyla      uyum  kurmak      biraz   zor.       okulda    hep   bilginiz   ölçülüyor.     iş   yaşamında   ise    hep    kazandırdığınız    miktar  önemli.     neyse      allah   büyük.      her   zaman   için   iş   olacağına    varır.    her   zaman      **  azim  **    şart.</p>
<p>her kese    hayatta    başarılar.      ( MUTLU     OLMAYI     UNUTMAYIN. )</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Uğur Özşahin tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-2763</link>
		<dc:creator>Uğur Özşahin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 17:58:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-2763</guid>
		<description>Merhabalar,

Üniversitelerde bu tarz bir uygulamanın olabilmesi için akademisyenlerden yararlanılabilmesinin nerdeyse imkansız olduğunu düşünüyorum. En azından benim üniversitemdeki akademisyenlerin birçoğunun hali hazırda akademisyenlik gelirleri dışında başka bir gelirleri yok. Çoğunun hayatı üniversite ve ev arasında gidip geliyor. Ek bir iş tecrübesi edinebilmeleri pek mümkün gözükmüyor ve anlarsınız ki İş yaşamı boyunca karşılaşılabilecek sürprizlere en az sizin kadar onlarda hazırlıksız. Zaten öyle olmasa idi, üniversitelerimizde teorik bilginin, yanında pratik bilgininde ne kadar önemli olduğu rahatlıkla anlaşılabilirdi. Anlaşılacağı üzere çok kopuk bir düzen var ve daha önce ilgili sektörde herhangi bir tecrübe yaşamamış akademisyenlerin &quot;İş Hayatına Hazırlık&quot; gibi bir konuda faydalı olabileceklerine inanmıyorum.

Ancak iş yaşamında tecrübe sahibi olmuş insanlar ile bu mümkün olabilir. Seminer sistemi benimsenip, ilgili sektör bazında şirketlerin her düzeyde çalışanları ile gerçekleştirilebilecek seminerler bu duruma çözüm olabilir. Tabi bu konuda gönüllü adaylar bulmak muhtemelen başka bir sorun olacaktır. Ayrıca bu seminerlerde ne kadar açık, ne kadar dürüst olunabilir buda başka bir sorun.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar,</p>
<p>Üniversitelerde bu tarz bir uygulamanın olabilmesi için akademisyenlerden yararlanılabilmesinin nerdeyse imkansız olduğunu düşünüyorum. En azından benim üniversitemdeki akademisyenlerin birçoğunun hali hazırda akademisyenlik gelirleri dışında başka bir gelirleri yok. Çoğunun hayatı üniversite ve ev arasında gidip geliyor. Ek bir iş tecrübesi edinebilmeleri pek mümkün gözükmüyor ve anlarsınız ki İş yaşamı boyunca karşılaşılabilecek sürprizlere en az sizin kadar onlarda hazırlıksız. Zaten öyle olmasa idi, üniversitelerimizde teorik bilginin, yanında pratik bilgininde ne kadar önemli olduğu rahatlıkla anlaşılabilirdi. Anlaşılacağı üzere çok kopuk bir düzen var ve daha önce ilgili sektörde herhangi bir tecrübe yaşamamış akademisyenlerin &#8220;İş Hayatına Hazırlık&#8221; gibi bir konuda faydalı olabileceklerine inanmıyorum.</p>
<p>Ancak iş yaşamında tecrübe sahibi olmuş insanlar ile bu mümkün olabilir. Seminer sistemi benimsenip, ilgili sektör bazında şirketlerin her düzeyde çalışanları ile gerçekleştirilebilecek seminerler bu duruma çözüm olabilir. Tabi bu konuda gönüllü adaylar bulmak muhtemelen başka bir sorun olacaktır. Ayrıca bu seminerlerde ne kadar açık, ne kadar dürüst olunabilir buda başka bir sorun.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>D.Özlem tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-2762</link>
		<dc:creator>D.Özlem</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Mar 2008 09:57:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-2762</guid>
		<description>3 yıl... Hayatımın 3 yılı Sabah Gazetesi&#039;nin Barboros Bulvarındaki plazada geçti. Ama orada edindiğim dostluğu hiçbir yerde bulamadım.Şimdi ne zaman başım sıkışsa kendimi oraya atıyorum.

Plazalarda çalışmak biraz hayattan izole ediyor insanı, dışarıda güneşli bir hava varken karşıdaki Boğaz manzarası ağzınızda buruk bir tat bırakıyor.

Sonra plazadaki bütün kızlarla saç, baş yarışı yapmak da ömrünüzü tüketiyor. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Ama çarkların içine bir girdiniz mi aslında çarkın bir dişi olmak istemek de suç değil bence..

Ya zaten anlaşacağınız insanları bulmak zor, çalışmak zaten zor, kendinizi ispat etmek zor, sevdiğiniz işi yapmak zor; ne kolay ki hayatta...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>3 yıl&#8230; Hayatımın 3 yılı Sabah Gazetesi&#8217;nin Barboros Bulvarındaki plazada geçti. Ama orada edindiğim dostluğu hiçbir yerde bulamadım.Şimdi ne zaman başım sıkışsa kendimi oraya atıyorum.</p>
<p>Plazalarda çalışmak biraz hayattan izole ediyor insanı, dışarıda güneşli bir hava varken karşıdaki Boğaz manzarası ağzınızda buruk bir tat bırakıyor.</p>
<p>Sonra plazadaki bütün kızlarla saç, baş yarışı yapmak da ömrünüzü tüketiyor. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Ama çarkların içine bir girdiniz mi aslında çarkın bir dişi olmak istemek de suç değil bence..</p>
<p>Ya zaten anlaşacağınız insanları bulmak zor, çalışmak zaten zor, kendinizi ispat etmek zor, sevdiğiniz işi yapmak zor; ne kolay ki hayatta&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>İbrahim AKÇA tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-2761</link>
		<dc:creator>İbrahim AKÇA</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Dec 2007 21:28:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-2761</guid>
		<description>Fikir Atölyesi ile ilk kez bugün tanıştım. Bazı yazıları okudum ve çok beğendim, ellerinize sağlık, fikrinize sağlık diliyorum..
Ben iş hayatına hazırlık derslerinin lise yıllarında hatta verilebiliyorsa ortaokul yıllarında uygulamalı olarak (stajerlik/part time çalışma gibi) verilmesinden yanayım. Çünkü her ne kadar eğitim önemli ise de iş ilişkileri konusunda tecrübe daha önemlidir.
Ben ilkokul ve ortaokulu köyde okudum. Liseyi ise ilçede okudum. Hiç bir yönlendirenim olmadı, ancak denildi ki oku adam ol, bizim gibi rezil olma. Ama nasıl adam olunur hiç anlatan olmadı. Başarısız bir öğrenci değildim, takdirde aldım teşekkürde. Ancak 1990 yılında lise 3.sınıfa geldiğim ve üniversiteye hazırlanmak için bir dergiye abone olduğumda ne kadar boç ve ezberci bir eğitim hayatım olduğunu anladım. 36 sayılık dergiden ancak 20 tanesini bitirebildim.  Bu arada derginin vermiş olduğu meslekler rehberi benim için tam rehber oldu. Ders kadarda ona çalışıyordum. Hangi meslek ne iş yapar, nerede iş yapar, potansiyel nedir. Şimdiki gençlerde bunu göremiyorum. Üniversite sınavına girdiğimde ÖSS&#039;den okulda 2.puanı aldım ( 146 puan ), ÖSYS&#039;de 427 matematik puanı aldım( bu puanla matematik öğretmenliği gibi bir çok yerlere girilebiliyordu). Okul birincileri bile benden düşük puan aldı. Ben kendi aklıma göre birkaç meslek belirlemiştim kendime, bunlardan başka yazmadım tercihlerime.  2 yıllık tercihim olan Sivas M.Y.O. Bilgisayar Programcılığına girdim 1990 yılında. Arkadaşlar 2 yıllık okula gidilirmi diye alay ettiler. Ama ben o zaman bilgisayarda gelecek olduğunu biliyordum ve vazgeçmedim kararımdan(Bana öyle diyenler yıllarca boş boş gezdiler). O zaman 6 üniversitede bilgisayar programcılığı var ve bizim okul yeni açılmış. Okula başladık, öğretmenlerde bilgisayara yeni alışıyorlar, başka bölümlerden hocalar ders veriyor. Bilgisayarın tuşuna bile ilk sene hocadan izinsiz dokunamadık. Elleme bozulur, program çöker vb.. korkutmalar. 2.sınıfta burs paralarımı biriktirip 286 SX işlemcili  bilgisayar aldım ve serbestçe tuşlara dokunmaya başladım.
Neyse fazla uzattım galiba asıl konuya geleyim. Okulu bitirdim (1992). İş çok ama nerde nasıl çalışacağımı bilmiyorum. Dışardan derslerimize giren ve bilgisayar firması olan bir hocamız vardı ondan yardım istedim. Oda beni Halk Eğitim Merkezi&#039;ne yönlendirdi, öğretmene ihtiyaçları varmış. Okulu yeni bitirdim eğitim işine başladım ( Dos, Windows, Basıc, Excel, Word tabi o zaman ingilizce herşey ). Ben iki grubun eğitimini bitirip sertifika verdim. Milli Eğitimin uyguladığı saat başı ek ders ücreti alıyorum, cüzi birşey tabi. Ancak ben ders veriyorum ama SSK GİRİŞİM YAPILMASI gerekiyormuş, yapılmadı. Ben ozaman bilmiyordum, SSK nedir İş Kanunu nedir. (Okulda gördük ama uygulama yokki bilelim). İki gruba sertifika verdikten sonra işi bıraktım. Daha sonra Adana&#039;da Apple Macintosh bilgisayar satan  küçük bir bigisayar firmasına girdim. Bana 1 ay ücretsiz deneme süresi verdiler. Beni teknik eleman olarak aldılar ancak git PC sat dediler. Hiç bir veri yok, tecrübe yok sadece fiyat listesi. Şehiri bilmiyorum, dolmuş, kira ve yemek paraları cepten gidiyor. Bilmediğim bir şehir. 2 ay oldu ücret yok. O zaman kavga dövüş hakkım olan bir aylık ücretimden daha az bir para alarak işten ayrıldım başka bir firmaya girdim.
Bu firma diğer firmaya bakarak ciddi ve 4 ortaklı bir firma, bilgisayar satış ve yazılım yapıyor. Ben ise satıştan sonra ilk eğitimi veriyorum. Asgari ücretle çalışıyorum (1.5 milyon TL). SSK yine yok. Firmada daha önceden beri çalışan lise ve ortaokul mezunları var benden daha fazla ücret alıyor, daha fazla bilgili. Ben okulunu okuduğum halde onların yanında nerdeyse sıfır kalıyorum. Bu firmada 1 yıl çalıştım ama çok tecrübe kazandım. Firma sahibinin biri (Yılmaz TANKUT ) şu anda milletvekili olmuş çok sevindim, böyle insanlar lazım TBMM&#039;ne.
Daha sonra şu anda çalıştığım bankanın personel alımı ilanını gördüm gazete de. Başvuru sırasında not ortalamesi isteniyor. Üniversitemden posta ile istedim gelmedi otobüse atladım kendim aldım geldim.(mevcut işimden çıkarılma korkusu da var tabi). Belgeleri hazırladım son gün başvuru yapacağım, bir çok kişi kimisi evli, kimi benden yaşça büyük ve tecrübeli kişiler hep sırada bekliyor. Ben kendi kendime nerden kazanacağım bu sınavı diyorum, bu kadar adam içinden. Sıra bana geldi belgelerden biri eksik, askerlikle ilişiği olmadığına dair belge. ( Babam 2 yaş küçük yazdırmış kimliğe, 19 yaşındayım o zaman. Başvurmadan önce askerlik şubesine gittim bana askerlik çağına 20 yaşında girildiğini belge vermelerine gerek olmadığını söylediler). Başvurudaki adama analatamıyorum bunu, illaki belge istiyor. (Sonra bu adamın bölge müdür yardımcısı olduğunu öğrendim. Bu gibi insanlardan tüm kurumların temizlenmesini diliyorum ve isitiyorum) Askerlik şubesi 130 km ve  son başvuru günü. Otobüse atladım askerlik şubesinden yazıyı aldım ve son anda kan ter içinde başvuruyu bitirdim. 3000 kişinin başvurduğu sınavda 75 kişi kazandı ve biride bendim. ( Sınav teorik, uygulama ve mülakat; uygulama da bir listeyi bilgisayar girmemiz söylendi, entere bastıktan sonra geriye dönüş yok, ben hep Q klavye kullanmışım, sınav F klavyede, o sitresi hiç unutmuyorum)
1994 yılında kamu bankasında ve kendi ilçemde işe başladım. Çevremden tanıyanlar kimin torpiliyle girdin diye hemen yapıştırdılar. Ama alnımın teriyle ve hakkımla girdim.
Bankada başladım şube küçük personel çok (30 kişi) , inanın ki oturacak sandalye bile olmuyor. Aynı şubeler şimdi 8 kişiyle çalışıyor. Teknik eleman olarak başladım. Bilgisayar, tamir bakım, yedekleme vb. işler yapıyorum. Maaşım bazı personellerden yüksek olduğu için bana düşman gözüyle bakıyorlar, argo kelimeler konuşuyorlar, ben ne diyeceğimi bilmiyorum  iş tecrübesi yok çünkü. Ama buna rağmen herkese yardımcı oluyorum, yazılar daktiloda yazılıyor, ben o zaman yazıları bilgisayarda yazmaya başladım ve öğrenmek isteyene öğrettim nasıl yazılacağını. Yazı programı, bilmediğim bir program olduğundan boş zamanlarımda komutlarını öğrenmeye çalışırken bile atari oynama işine bak diyen personeller bile oldu. Ama 1-2 sene içinde herkesle anlaştık ama bu arada çok yıprandım.
Şimdi ise o yıllar ile karşılaştırma yapıyorum. Bir amirin veya personel arkadaşın bakışından ne demek istediğini, müşterinin gelişinden, giyinişinden ne için geldiğini hissedebiliyorum.
Hayat hikayem gibi oldu ama bunları neden yazdım. Eğer erken yaşlarda iş tecrübem olsaydı şimdi daha farklı yerlerde olabilirdim. 9 ve 10 yaşında İki oğlum var aynı sıkıntıları yaşamamaları için, iş ve ticari tecrübe, insan ilişkileri ve psikolojisini öğrensinler diye uygun mekanlarda yazın büyük balon ve yelpaze sattırıyorum. ( Çocuklar öyle insanlarla karşılaşıyorlarki; bazıları dilenci diye fazla para veriyor, bazıları ticaret yaptığı için tebrik ediyor fazla alışveriş yapıyor, Bazıları ise o kötü çocuk diye çocuklarını uzaklaştırıyor vb.. bunlar hep tecrübe)
Okulların iş hayatının istediği tecrübede öğrenci yetiştirmesi dileğiyle..
Sitenizi bundan sonra hep takip edeceğim. Hoşçakalın..Mutlu yıllar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fikir Atölyesi ile ilk kez bugün tanıştım. Bazı yazıları okudum ve çok beğendim, ellerinize sağlık, fikrinize sağlık diliyorum..<br />
Ben iş hayatına hazırlık derslerinin lise yıllarında hatta verilebiliyorsa ortaokul yıllarında uygulamalı olarak (stajerlik/part time çalışma gibi) verilmesinden yanayım. Çünkü her ne kadar eğitim önemli ise de iş ilişkileri konusunda tecrübe daha önemlidir.<br />
Ben ilkokul ve ortaokulu köyde okudum. Liseyi ise ilçede okudum. Hiç bir yönlendirenim olmadı, ancak denildi ki oku adam ol, bizim gibi rezil olma. Ama nasıl adam olunur hiç anlatan olmadı. Başarısız bir öğrenci değildim, takdirde aldım teşekkürde. Ancak 1990 yılında lise 3.sınıfa geldiğim ve üniversiteye hazırlanmak için bir dergiye abone olduğumda ne kadar boç ve ezberci bir eğitim hayatım olduğunu anladım. 36 sayılık dergiden ancak 20 tanesini bitirebildim.  Bu arada derginin vermiş olduğu meslekler rehberi benim için tam rehber oldu. Ders kadarda ona çalışıyordum. Hangi meslek ne iş yapar, nerede iş yapar, potansiyel nedir. Şimdiki gençlerde bunu göremiyorum. Üniversite sınavına girdiğimde ÖSS&#8217;den okulda 2.puanı aldım ( 146 puan ), ÖSYS&#8217;de 427 matematik puanı aldım( bu puanla matematik öğretmenliği gibi bir çok yerlere girilebiliyordu). Okul birincileri bile benden düşük puan aldı. Ben kendi aklıma göre birkaç meslek belirlemiştim kendime, bunlardan başka yazmadım tercihlerime.  2 yıllık tercihim olan Sivas M.Y.O. Bilgisayar Programcılığına girdim 1990 yılında. Arkadaşlar 2 yıllık okula gidilirmi diye alay ettiler. Ama ben o zaman bilgisayarda gelecek olduğunu biliyordum ve vazgeçmedim kararımdan(Bana öyle diyenler yıllarca boş boş gezdiler). O zaman 6 üniversitede bilgisayar programcılığı var ve bizim okul yeni açılmış. Okula başladık, öğretmenlerde bilgisayara yeni alışıyorlar, başka bölümlerden hocalar ders veriyor. Bilgisayarın tuşuna bile ilk sene hocadan izinsiz dokunamadık. Elleme bozulur, program çöker vb.. korkutmalar. 2.sınıfta burs paralarımı biriktirip 286 SX işlemcili  bilgisayar aldım ve serbestçe tuşlara dokunmaya başladım.<br />
Neyse fazla uzattım galiba asıl konuya geleyim. Okulu bitirdim (1992). İş çok ama nerde nasıl çalışacağımı bilmiyorum. Dışardan derslerimize giren ve bilgisayar firması olan bir hocamız vardı ondan yardım istedim. Oda beni Halk Eğitim Merkezi&#8217;ne yönlendirdi, öğretmene ihtiyaçları varmış. Okulu yeni bitirdim eğitim işine başladım ( Dos, Windows, Basıc, Excel, Word tabi o zaman ingilizce herşey ). Ben iki grubun eğitimini bitirip sertifika verdim. Milli Eğitimin uyguladığı saat başı ek ders ücreti alıyorum, cüzi birşey tabi. Ancak ben ders veriyorum ama SSK GİRİŞİM YAPILMASI gerekiyormuş, yapılmadı. Ben ozaman bilmiyordum, SSK nedir İş Kanunu nedir. (Okulda gördük ama uygulama yokki bilelim). İki gruba sertifika verdikten sonra işi bıraktım. Daha sonra Adana&#8217;da Apple Macintosh bilgisayar satan  küçük bir bigisayar firmasına girdim. Bana 1 ay ücretsiz deneme süresi verdiler. Beni teknik eleman olarak aldılar ancak git PC sat dediler. Hiç bir veri yok, tecrübe yok sadece fiyat listesi. Şehiri bilmiyorum, dolmuş, kira ve yemek paraları cepten gidiyor. Bilmediğim bir şehir. 2 ay oldu ücret yok. O zaman kavga dövüş hakkım olan bir aylık ücretimden daha az bir para alarak işten ayrıldım başka bir firmaya girdim.<br />
Bu firma diğer firmaya bakarak ciddi ve 4 ortaklı bir firma, bilgisayar satış ve yazılım yapıyor. Ben ise satıştan sonra ilk eğitimi veriyorum. Asgari ücretle çalışıyorum (1.5 milyon TL). SSK yine yok. Firmada daha önceden beri çalışan lise ve ortaokul mezunları var benden daha fazla ücret alıyor, daha fazla bilgili. Ben okulunu okuduğum halde onların yanında nerdeyse sıfır kalıyorum. Bu firmada 1 yıl çalıştım ama çok tecrübe kazandım. Firma sahibinin biri (Yılmaz TANKUT ) şu anda milletvekili olmuş çok sevindim, böyle insanlar lazım TBMM&#8217;ne.<br />
Daha sonra şu anda çalıştığım bankanın personel alımı ilanını gördüm gazete de. Başvuru sırasında not ortalamesi isteniyor. Üniversitemden posta ile istedim gelmedi otobüse atladım kendim aldım geldim.(mevcut işimden çıkarılma korkusu da var tabi). Belgeleri hazırladım son gün başvuru yapacağım, bir çok kişi kimisi evli, kimi benden yaşça büyük ve tecrübeli kişiler hep sırada bekliyor. Ben kendi kendime nerden kazanacağım bu sınavı diyorum, bu kadar adam içinden. Sıra bana geldi belgelerden biri eksik, askerlikle ilişiği olmadığına dair belge. ( Babam 2 yaş küçük yazdırmış kimliğe, 19 yaşındayım o zaman. Başvurmadan önce askerlik şubesine gittim bana askerlik çağına 20 yaşında girildiğini belge vermelerine gerek olmadığını söylediler). Başvurudaki adama analatamıyorum bunu, illaki belge istiyor. (Sonra bu adamın bölge müdür yardımcısı olduğunu öğrendim. Bu gibi insanlardan tüm kurumların temizlenmesini diliyorum ve isitiyorum) Askerlik şubesi 130 km ve  son başvuru günü. Otobüse atladım askerlik şubesinden yazıyı aldım ve son anda kan ter içinde başvuruyu bitirdim. 3000 kişinin başvurduğu sınavda 75 kişi kazandı ve biride bendim. ( Sınav teorik, uygulama ve mülakat; uygulama da bir listeyi bilgisayar girmemiz söylendi, entere bastıktan sonra geriye dönüş yok, ben hep Q klavye kullanmışım, sınav F klavyede, o sitresi hiç unutmuyorum)<br />
1994 yılında kamu bankasında ve kendi ilçemde işe başladım. Çevremden tanıyanlar kimin torpiliyle girdin diye hemen yapıştırdılar. Ama alnımın teriyle ve hakkımla girdim.<br />
Bankada başladım şube küçük personel çok (30 kişi) , inanın ki oturacak sandalye bile olmuyor. Aynı şubeler şimdi 8 kişiyle çalışıyor. Teknik eleman olarak başladım. Bilgisayar, tamir bakım, yedekleme vb. işler yapıyorum. Maaşım bazı personellerden yüksek olduğu için bana düşman gözüyle bakıyorlar, argo kelimeler konuşuyorlar, ben ne diyeceğimi bilmiyorum  iş tecrübesi yok çünkü. Ama buna rağmen herkese yardımcı oluyorum, yazılar daktiloda yazılıyor, ben o zaman yazıları bilgisayarda yazmaya başladım ve öğrenmek isteyene öğrettim nasıl yazılacağını. Yazı programı, bilmediğim bir program olduğundan boş zamanlarımda komutlarını öğrenmeye çalışırken bile atari oynama işine bak diyen personeller bile oldu. Ama 1-2 sene içinde herkesle anlaştık ama bu arada çok yıprandım.<br />
Şimdi ise o yıllar ile karşılaştırma yapıyorum. Bir amirin veya personel arkadaşın bakışından ne demek istediğini, müşterinin gelişinden, giyinişinden ne için geldiğini hissedebiliyorum.<br />
Hayat hikayem gibi oldu ama bunları neden yazdım. Eğer erken yaşlarda iş tecrübem olsaydı şimdi daha farklı yerlerde olabilirdim. 9 ve 10 yaşında İki oğlum var aynı sıkıntıları yaşamamaları için, iş ve ticari tecrübe, insan ilişkileri ve psikolojisini öğrensinler diye uygun mekanlarda yazın büyük balon ve yelpaze sattırıyorum. ( Çocuklar öyle insanlarla karşılaşıyorlarki; bazıları dilenci diye fazla para veriyor, bazıları ticaret yaptığı için tebrik ediyor fazla alışveriş yapıyor, Bazıları ise o kötü çocuk diye çocuklarını uzaklaştırıyor vb.. bunlar hep tecrübe)<br />
Okulların iş hayatının istediği tecrübede öğrenci yetiştirmesi dileğiyle..<br />
Sitenizi bundan sonra hep takip edeceğim. Hoşçakalın..Mutlu yıllar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yasemin Sungur tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-2760</link>
		<dc:creator>Yasemin Sungur</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2007 20:05:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-2760</guid>
		<description>Ben 30 yıldır iş yaşamındayım. 8 yıldır kariyer planlama konusunda çalışıyorum. Yenibiris.com da yazıyor, 2 yıldır üniversitelerde gönüllü olarak Gelecek Planı ve Kariyer konulu seminerler veriyorum.

Şu ana dek çoğunluk Anadolu üniversiteleri olmak üzere pek çok yere gititim. Gaziantep, Elazığ, Trabzon, Ankara, Eskişehir, İzmir, Kocaeli vb. Geçtiğimiz hafta Denizli Pamukkale Üniveristesinde idim.

Yarın da (8 Kasım 2007) PERYÖN ve YENİBİRİŞ ile birlikte Van 100.Yıl Üniversitesine gidiyoruz.

İki amacımız var:

1.Bilgisayar sınıfı kuruluyor öğrenciler için.
2.&quot;Kariyerinizi Yönetin&quot; konulu seminer vereceğiz. Bayram Ünal ve ben. İçerik İŞ HAYATINA HAZIR MISINIZ? ve GELECEK PLANINIZ VAR MI?

Yani güzel işler de yapılıyor...:-)))

&lt;a href=&quot;http://kariyerkocu.blogspot.com&quot;target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;kariyerkocu.blogspot.com&lt;/a&gt; adresinde deneyim paylaşımı yapıyor ve destek vermeye çalışıyorum.

İş dünyasında gerçekleşen eğitim programları ile ilgili görüşlerine katılıyorum. Önemli olan bazı veriler için kişibaşı/saat eğitimden bahsetmek değil.

Şirketlerde yapılan eğitimlerin amacını sorgulamak gerekiyor. Amaç tek yönlü değil, iki taraf için de geçerli olmalı.

Paylaşım fırsatı verdiğin için teşekkür ederim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben 30 yıldır iş yaşamındayım. 8 yıldır kariyer planlama konusunda çalışıyorum. Yenibiris.com da yazıyor, 2 yıldır üniversitelerde gönüllü olarak Gelecek Planı ve Kariyer konulu seminerler veriyorum.</p>
<p>Şu ana dek çoğunluk Anadolu üniversiteleri olmak üzere pek çok yere gititim. Gaziantep, Elazığ, Trabzon, Ankara, Eskişehir, İzmir, Kocaeli vb. Geçtiğimiz hafta Denizli Pamukkale Üniveristesinde idim.</p>
<p>Yarın da (8 Kasım 2007) PERYÖN ve YENİBİRİŞ ile birlikte Van 100.Yıl Üniversitesine gidiyoruz.</p>
<p>İki amacımız var:</p>
<p>1.Bilgisayar sınıfı kuruluyor öğrenciler için.<br />
2.&#8221;Kariyerinizi Yönetin&#8221; konulu seminer vereceğiz. Bayram Ünal ve ben. İçerik İŞ HAYATINA HAZIR MISINIZ? ve GELECEK PLANINIZ VAR MI?</p>
<p>Yani güzel işler de yapılıyor&#8230;:-)))</p>
<p><a href="http://kariyerkocu.blogspot.com"target="_blank" rel="nofollow">kariyerkocu.blogspot.com</a> adresinde deneyim paylaşımı yapıyor ve destek vermeye çalışıyorum.</p>
<p>İş dünyasında gerçekleşen eğitim programları ile ilgili görüşlerine katılıyorum. Önemli olan bazı veriler için kişibaşı/saat eğitimden bahsetmek değil.</p>
<p>Şirketlerde yapılan eğitimlerin amacını sorgulamak gerekiyor. Amaç tek yönlü değil, iki taraf için de geçerli olmalı.</p>
<p>Paylaşım fırsatı verdiğin için teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Efser tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/comment-page-1/#comment-2759</link>
		<dc:creator>Efser</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2007 19:07:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/#comment-2759</guid>
		<description>Tunç, şimdi var.

Üniversite dersleri içinde değil belki ama iş hayatında mezunların işe başlamadaki sıkıntılarını yaşayan biz  ex Banka Yöneticileri Bahçeşehir üniv. ortak bir program hazırladık. Tamamen hayata dönük,dokunduran pozisyonu yaşatan.

Çünkü biz o hayatın içinden çıktık..

Bu yazı hoşuma gitmişti yoğunluktan şimdi bunu bilgilendiriyorum, merak edenler ya da tavsiye edecekler için. &#039;BURADA NELER OLACAK&#039; &lt;a href=&quot;www.bahcesehir.edu.tr&quot;target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;bahcesehir.edu.tr&lt;/a&gt; haberler bölümünde

Sevgi ve saygılarımla. Bu bloga sıkça uğruyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tunç, şimdi var.</p>
<p>Üniversite dersleri içinde değil belki ama iş hayatında mezunların işe başlamadaki sıkıntılarını yaşayan biz  ex Banka Yöneticileri Bahçeşehir üniv. ortak bir program hazırladık. Tamamen hayata dönük,dokunduran pozisyonu yaşatan.</p>
<p>Çünkü biz o hayatın içinden çıktık..</p>
<p>Bu yazı hoşuma gitmişti yoğunluktan şimdi bunu bilgilendiriyorum, merak edenler ya da tavsiye edecekler için. &#8216;BURADA NELER OLACAK&#8217; <a href="www.bahcesehir.edu.tr"target="_blank" rel="nofollow">bahcesehir.edu.tr</a> haberler bölümünde</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla. Bu bloga sıkça uğruyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
