<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Yumrukları Hep İçeride Kalacak yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Mar 2010 20:11:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>uğur çelik tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-2/#comment-4683</link>
		<dc:creator>uğur çelik</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Aug 2008 17:42:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-4683</guid>
		<description>birkaç ay önceki yorumları şimdi okudum. ne yapalım ben de bu siteyi yeni keşfettim. aslında güzel yazılar yazılmış ama bence burda hala daha birşeyler aşılamamış. 

biz hala daha baş örtüsündeyiz (türbanda değil) ya bizim baş örtüsü veya laiklik diye bir sorunumuz olamaz artık bizim laikliğimizi kimse elimizden alamaz. yani TÜRKİYE İRAN O-LA-MAZ. bizim bir sürü ekonomik sorunlarımız varken biz gelmiş hala daha burda bunlarla uğraşıyoruz. bırakalım arkdaşlar bunları. biz bunlarla ekonomimizi bu hale getirdik zaten. bakın ben siyasetçi değilim ama şuna inannıyorum bu ülkenin ekonomisi düzelsin kimsenin baş örtüsü veya laiklik diye bir sorunu kalmaz. ÇÜNKÜ KİMSENİN RANT SAĞLAMAYA İHTİYACI YOKTUR DA ONUN İÇİN.

bu  büyük harflerle yazdıklarım her şeyi anlatıyor aslında, hepinize sevgilerle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>birkaç ay önceki yorumları şimdi okudum. ne yapalım ben de bu siteyi yeni keşfettim. aslında güzel yazılar yazılmış ama bence burda hala daha birşeyler aşılamamış. </p>
<p>biz hala daha baş örtüsündeyiz (türbanda değil) ya bizim baş örtüsü veya laiklik diye bir sorunumuz olamaz artık bizim laikliğimizi kimse elimizden alamaz. yani TÜRKİYE İRAN O-LA-MAZ. bizim bir sürü ekonomik sorunlarımız varken biz gelmiş hala daha burda bunlarla uğraşıyoruz. bırakalım arkdaşlar bunları. biz bunlarla ekonomimizi bu hale getirdik zaten. bakın ben siyasetçi değilim ama şuna inannıyorum bu ülkenin ekonomisi düzelsin kimsenin baş örtüsü veya laiklik diye bir sorunu kalmaz. ÇÜNKÜ KİMSENİN RANT SAĞLAMAYA İHTİYACI YOKTUR DA ONUN İÇİN.</p>
<p>bu  büyük harflerle yazdıklarım her şeyi anlatıyor aslında, hepinize sevgilerle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>pelin yüce tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-2/#comment-2193</link>
		<dc:creator>pelin yüce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:04:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2193</guid>
		<description>türban değil, başörtüsü olacak o! önce bunu öğrenelim! &quot;türban&quot; kelimesi birtakım şahsiyetlerce zihinlere yedirildi yıllardır.. başarılı da oldular nitekim.. fak&#039;at ben ve benim gibilerin kullandığı ne bir üniforma, ne türban, ne simge, ne de başka bir şey.. sadece başörtüsü.. bıktım artık örtümün bu kadar dile dolanmasından! ağızlara sakız olmasından !

herkes ileri - geri konuşuyor da neden bize ne istediğimizi soran yok? başımda örtü var diye neden ben bazı yerlerden kapı dışarı ediliyorum? bunun neresinde insan hakkı, neresinde çağdaşlık, neresinde demokrasi, neresinde özgürlük var, biri bulup bana göstersin artık rica ediyorum!

sizin gibi düşünmeyenleri &amp; giyinmeyenleri kapı dışarı etmekten vazgeçin, yıllardır aynı konu sıkıldım artık..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>türban değil, başörtüsü olacak o! önce bunu öğrenelim! &#8220;türban&#8221; kelimesi birtakım şahsiyetlerce zihinlere yedirildi yıllardır.. başarılı da oldular nitekim.. fak&#8217;at ben ve benim gibilerin kullandığı ne bir üniforma, ne türban, ne simge, ne de başka bir şey.. sadece başörtüsü.. bıktım artık örtümün bu kadar dile dolanmasından! ağızlara sakız olmasından !</p>
<p>herkes ileri &#8211; geri konuşuyor da neden bize ne istediğimizi soran yok? başımda örtü var diye neden ben bazı yerlerden kapı dışarı ediliyorum? bunun neresinde insan hakkı, neresinde çağdaşlık, neresinde demokrasi, neresinde özgürlük var, biri bulup bana göstersin artık rica ediyorum!</p>
<p>sizin gibi düşünmeyenleri &amp; giyinmeyenleri kapı dışarı etmekten vazgeçin, yıllardır aynı konu sıkıldım artık..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Murat tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-2/#comment-2192</link>
		<dc:creator>Murat</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2008 18:08:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2192</guid>
		<description>İran&#039;a şeriatın, &quot;&lt;strong&gt;demokrasi&lt;/strong&gt;&quot; ve &quot;&lt;strong&gt;özgürlük&lt;/strong&gt;&quot; adı altında nasıl geldiğini anlatan ve Türkiye&#039;de de 1988&#039;de çıkan (ve nedense pek de ilgi çekmeyen) bir kitap var; &quot;İran&#039;da Çiçekler Soluyor&quot;

Yazarı Bahman Nirumand, &lt;strong&gt;İranlı bir gazeteci&lt;/strong&gt;. Bu kitaptan bazı alıntıları verdim aşağıda:

&lt;em&gt;Benim adım Bahman Nirumand. İranlı bir gazeteci-yazarım.

Şah&#039;ın devrilmesinde aktif rol oynayanlardanım.

Ve aynı zamanda mollaların, &lt;strong&gt;demokrasi ve özgürlük getireceğine inanan&lt;/strong&gt; milyonlarca solcu, demokrat, liberal ve milliyetçi insandan biriyim.

Evet, Humeyni yeryüzünde cenneti vaat etti bize. &lt;strong&gt;Demokrasi&lt;/strong&gt; gelecek, kimse fikirleri ve siyasal görüşleri yüzünden tutuklanmayacak, işkence yapılmayacak, kadınlara eşit haklar verilecek, giyim serbest olacaktı.

Şah&#039;ı devirdikten sonra mollaların camiye geri döneceklerinden emindik. Devleti yönetecek durumda olduklarına inanmıyorduk.

Yanıldık.

&lt;strong&gt;Kitaplardan ezberlediğimiz cümleleri&lt;/strong&gt;, içi boş kavramları birbirimize söyleyip duruyorduk.

ÜZERİNDE DURMADIK

Her şey 14 Ocak 1979 tarihinde değişti. Şah, İran&#039;ı terk etti. Ardından İran tarihinin en büyük yürüyüşü Tahran&#039;da yapıldı. Sansür, yasak yoktu, istediğimiz gibi bağırıyorduk.

Fakat mitingde ilk dikkatimi çeken, kim liberal Musaddık ya da solcu şehitlerin resimlerini taşıyor ise mollalarca dövülüyordu.

Pek üzerinde durmadık bu olayın, &quot;Hele bir kurtlarını döksünler, sonra sakinleşirler&quot; diye düşündük.

Ertesi gün gazetede, bir hırsızın genç mollalar tarafından yakalanıp, adına &quot;İslam Mahkemesi&quot; denilen bir mahalli heyet tarafından 35 kamçı cezasına çaptırıldığı haberini okuduk.

Haberi ciddiye almadık; &quot;Üç beş sapsızın işi&quot; dedik.

Bu arada bira-şarap fabrikalarının yakılması, sinemaların tahrip edilip filmlerin sokaklara atılması gibi olayların üzerinde hiç durmadık. &quot;Ufak tefek şeylerin&quot; toplumun demokrasi ve ulusal bağımsızlık yolundaki çabaları etkilemesini istemiyorduk.

Biz bunları söylerken, mollalar tarafından, kadın ve erkeklerin yan yana yüzemeyecekleri; okullarda aynı sınıflarda olamayacakları; birlikte spor yapamayacakları gibi &lt;strong&gt;gerici kararlar&lt;/strong&gt; ardı ardına alınmaya başlandı.

&quot;Müslüman kadınların yanında orospuların yeri yoktur&quot; denilerek &lt;strong&gt;kadınlara örtünme zorunluluğu&lt;/strong&gt; getirildi.

Özellikle üniversitelerde bu yüzden çatışmalar çıktı.

Bu çatışmalardan rahatsız olduk; kadın sorununun güncelleşip ön plana geçmesini istemiyorduk!

&quot;Asıl mücadele, &lt;strong&gt;emperyalizme ve kapitalizme&lt;/strong&gt; karşı verilmelidir&quot; diyorduk.

Kadın sorunu bir yan çelişkiydi, ana çelişki sömürüydü.

Kadının giyim sorunu, emperyalizme karşı verilen mücadeleyi baltalamamalıydı!

Peçesiz, başörtüsüz sokağa çıkan kadınlar artık açıkça, gözümüzün önünde dövülüyordu.

Bazı kadınların yüzüne kezzap atılıyordu.

Biz ise hâlâ  büyük lâflar ediyorduk; bu tür olayları &lt;strong&gt;devrimin kaçınılmaz sancıları&lt;/strong&gt; olarak görüp umursamıyorduk!

&quot;İttifak&quot; &quot;Eylem Birliği&quot; gibi terimlerin peşinden koşup duruyorduk.

GEÇİŞ SANCILARI SANDIK

Humeyni, &quot;Bütün sorunlarımızın sebebi, &lt;strong&gt;cemiyetimizdeki ahlâksızlıklardır. Bunların kökünü kazımalıyız&lt;/strong&gt;&quot; diyor; genç mollalar terör estiriyordu.

Kitabevleri yağmalanıyor; gazete bayileri ateşe veriliyordu.

Şiraz&#039;da &quot;İslâm Mahkemesi&quot; eşcinsel ve fahişe olduğu gerekçesiyle dört kişiyi idam ediyordu.

Benzer olay Tahran&#039;da da gerçekleşiyor, üç fahişe ve üç eşcinsel kurşuna diziliyordu.

Sesleri ve görüntüleriyle erkekleri tahrik ettikleri için kadın spikerler televizyondan kovuluyor; uyuşturucu olarak görülen müzik yasaklanıyordu.

Alkol içen, kırbaç cezasına çaptırılıyordu.

Şimdi düşünüyorum da, insan zamanla her türlü aşağılanmaya alışıyor galiba.

Hiçbirini görmüyorduk; &lt;strong&gt;basmakalıp analizlerimizin&lt;/strong&gt; doğru olduğuna o kadar inanıyorduk ki!..

Oysa toplum hızla dincileştiriliyordu.

Alınan her kararda &quot;Tamam bu sonuncusu&quot; diyorduk.

Ama arkası hep geliyordu.

Kızların evlenme yaşı 18&#039;den 13&#039;e düşürüldü.

Parfüm, ruj, saç boyası, mücevher gibi kadın malzemelerinin yurda girişi yasaklandı.

Kadın çamaşırı satan mağazaların vitrinlerine sutyen, kombinezon vs. koymasına bile izin yoktu.

Kamu dairelerinde kadın memurlara tesettüre girme emri çıkarıldı.

Aslında birçok aydın kadının üye olduğu kadın dernekleri vardı.

Onlar kendi küçük çevrelerinde &quot;hamilelik tatilinin uzatılması&quot;, &quot;eşit işe eşit ücret&quot; gibi talepleri tartışıyorlardı.

Biz aydınlar hep aynı düşüncedeydik: &lt;strong&gt;Demokrasi ve özgürlüğe geçiş&lt;/strong&gt; sancılarıydı bu tür vakalar!

Abartmaya gerek yoktu.

Hepimiz &quot;ana çelişki&quot; üzerinde duruyorduk; öncelikle dışa bağımlılık ve ekonomik krizden kurtulmalıydık.

REFERANDUM OYUNU

Üç ay önce Humeyni, Paris&#039;te komünistler de dahil olmak üzere her görüşün rahatça örgütleneceği bir &lt;strong&gt;demokrasiden, özgürlükten&lt;/strong&gt; bahsederken, şimdi tüm solcu, milliyetçi ve liberalleri &lt;strong&gt;İslam düşmanı&lt;/strong&gt; ilan etmişti.

Bu sözler üzerine ilk protestomuzu yaptık.

Mitingimize bir milyonu aşkın insan geldi.

Mollaların en iyi siyasi stratejileriydi; &lt;strong&gt;işlerine gelmediği zaman hemen gündemi değiştiriyorlardı&lt;/strong&gt;.

Referandum meselesini gündeme getirdiler.

Halka soracaklardı:

&quot;İslâm Cumhuriyeti&#039;ni istiyor musunuz, istemiyor musunuz?&quot;

Kuşkusuz bu bir oyundu; halkın yüzde 65&#039;inin okuryazar olmadığı bir ülkede kim ne anlardı cumhuriyetten?

Yapılan propaganda belliydi; dediler ki: &quot;İslâm&#039;a evet mi, hayır mı diyorsunuz?&quot;

Biz bu oyunu biliyorduk ama şöyle düşünüyorduk:

&quot;Önemli olan cumhuriyettir; serbest seçimlerdir; demokratik haklardır; özgürlüklerdir. &lt;strong&gt;İslâm Cumhuriyeti bunu sağlayacaksa neden karşı çıkalım?&lt;/strong&gt;&quot;

Ancak bazı küçük kesimler bu oyuna gelmemek için referandumu boykot ettiler.

Sonuçta, &quot;evet&quot; diyen 20 milyon, &quot;hayır&quot; diyen ise sadece 140 bindi.

Mollalar bu referandum sonucunu çok iyi kullandılar.

Güya tüm ülke yaptıklarını onaylıyordu.

Artık &lt;strong&gt;televizyondan sonra basın da ellerine geçmişti&lt;/strong&gt;.

Sanki tüm muhaliflerin sayısı 140 bin kişi gibi gösterdiler.

Halbuki 20 milyon içinde bizim oyumuz da vardı.

Ama artık bizim &lt;strong&gt;sesimizin çıkmasına&lt;/strong&gt; izin verilmiyordu.

HALKI ANLAYAMADIK

Mollalar güçlendikçe &lt;strong&gt;saldırganlaştılar&lt;/strong&gt;.

Örneğin, tirajı bir milyon olan liberal &quot;Ayendegan&quot; Gazetesi&#039;ni kapattırdılar.

Sıra sonra &quot;Keyhan&quot; Gazetesi&#039;ne geldi; muhalif yazarların işten çıkarılmasını sağladılar.

Tüm bu olanları protesto etmek için mitingler düzenlemeye başladık.

Ama &lt;strong&gt;iş işten geçmişti artık&lt;/strong&gt;; insanlar yılmıştı, korkuyordu.

&lt;strong&gt;Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık&lt;/strong&gt; için ayaklanan halkın, bu kadar kısa sürede değişeceğini düşünememiştik.

Sanmıştık ki, mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak.

Halbuki tersi oldu; mollalar yasak, sansür getirdikçe arkalarından gidenlerin sayısı arttı.

&lt;strong&gt;Örtünmek moda oldu!&lt;/strong&gt;

Tüm bunlara &quot;gelip geçici bir fırtına&quot; diye bakmak ne büyük yanılgıydı.

Komünistlerden, solculardan, demokratlardan, milliyetçilerden sonra liberal İslâmcılar da zamanla mollaların hedefi oldu.

Şah döneminden daha çok insan cezaevlerine konuldu; idam edildi.

Milyonlarca insan canını kurtarmak için yurtdışına kaçtı. Kaçanlardan biri de bendim.

&lt;strong&gt;Umarım bizim hatalarımızdan birileri ders çıkarır.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İran&#8217;a şeriatın, &#8220;<strong>demokrasi</strong>&#8221; ve &#8220;<strong>özgürlük</strong>&#8221; adı altında nasıl geldiğini anlatan ve Türkiye&#8217;de de 1988&#8242;de çıkan (ve nedense pek de ilgi çekmeyen) bir kitap var; &#8220;İran&#8217;da Çiçekler Soluyor&#8221;</p>
<p>Yazarı Bahman Nirumand, <strong>İranlı bir gazeteci</strong>. Bu kitaptan bazı alıntıları verdim aşağıda:</p>
<p><em>Benim adım Bahman Nirumand. İranlı bir gazeteci-yazarım.</p>
<p>Şah&#8217;ın devrilmesinde aktif rol oynayanlardanım.</p>
<p>Ve aynı zamanda mollaların, <strong>demokrasi ve özgürlük getireceğine inanan</strong> milyonlarca solcu, demokrat, liberal ve milliyetçi insandan biriyim.</p>
<p>Evet, Humeyni yeryüzünde cenneti vaat etti bize. <strong>Demokrasi</strong> gelecek, kimse fikirleri ve siyasal görüşleri yüzünden tutuklanmayacak, işkence yapılmayacak, kadınlara eşit haklar verilecek, giyim serbest olacaktı.</p>
<p>Şah&#8217;ı devirdikten sonra mollaların camiye geri döneceklerinden emindik. Devleti yönetecek durumda olduklarına inanmıyorduk.</p>
<p>Yanıldık.</p>
<p><strong>Kitaplardan ezberlediğimiz cümleleri</strong>, içi boş kavramları birbirimize söyleyip duruyorduk.</p>
<p>ÜZERİNDE DURMADIK</p>
<p>Her şey 14 Ocak 1979 tarihinde değişti. Şah, İran&#8217;ı terk etti. Ardından İran tarihinin en büyük yürüyüşü Tahran&#8217;da yapıldı. Sansür, yasak yoktu, istediğimiz gibi bağırıyorduk.</p>
<p>Fakat mitingde ilk dikkatimi çeken, kim liberal Musaddık ya da solcu şehitlerin resimlerini taşıyor ise mollalarca dövülüyordu.</p>
<p>Pek üzerinde durmadık bu olayın, &#8220;Hele bir kurtlarını döksünler, sonra sakinleşirler&#8221; diye düşündük.</p>
<p>Ertesi gün gazetede, bir hırsızın genç mollalar tarafından yakalanıp, adına &#8220;İslam Mahkemesi&#8221; denilen bir mahalli heyet tarafından 35 kamçı cezasına çaptırıldığı haberini okuduk.</p>
<p>Haberi ciddiye almadık; &#8220;Üç beş sapsızın işi&#8221; dedik.</p>
<p>Bu arada bira-şarap fabrikalarının yakılması, sinemaların tahrip edilip filmlerin sokaklara atılması gibi olayların üzerinde hiç durmadık. &#8220;Ufak tefek şeylerin&#8221; toplumun demokrasi ve ulusal bağımsızlık yolundaki çabaları etkilemesini istemiyorduk.</p>
<p>Biz bunları söylerken, mollalar tarafından, kadın ve erkeklerin yan yana yüzemeyecekleri; okullarda aynı sınıflarda olamayacakları; birlikte spor yapamayacakları gibi <strong>gerici kararlar</strong> ardı ardına alınmaya başlandı.</p>
<p>&#8220;Müslüman kadınların yanında orospuların yeri yoktur&#8221; denilerek <strong>kadınlara örtünme zorunluluğu</strong> getirildi.</p>
<p>Özellikle üniversitelerde bu yüzden çatışmalar çıktı.</p>
<p>Bu çatışmalardan rahatsız olduk; kadın sorununun güncelleşip ön plana geçmesini istemiyorduk!</p>
<p>&#8220;Asıl mücadele, <strong>emperyalizme ve kapitalizme</strong> karşı verilmelidir&#8221; diyorduk.</p>
<p>Kadın sorunu bir yan çelişkiydi, ana çelişki sömürüydü.</p>
<p>Kadının giyim sorunu, emperyalizme karşı verilen mücadeleyi baltalamamalıydı!</p>
<p>Peçesiz, başörtüsüz sokağa çıkan kadınlar artık açıkça, gözümüzün önünde dövülüyordu.</p>
<p>Bazı kadınların yüzüne kezzap atılıyordu.</p>
<p>Biz ise hâlâ  büyük lâflar ediyorduk; bu tür olayları <strong>devrimin kaçınılmaz sancıları</strong> olarak görüp umursamıyorduk!</p>
<p>&#8220;İttifak&#8221; &#8220;Eylem Birliği&#8221; gibi terimlerin peşinden koşup duruyorduk.</p>
<p>GEÇİŞ SANCILARI SANDIK</p>
<p>Humeyni, &#8220;Bütün sorunlarımızın sebebi, <strong>cemiyetimizdeki ahlâksızlıklardır. Bunların kökünü kazımalıyız</strong>&#8221; diyor; genç mollalar terör estiriyordu.</p>
<p>Kitabevleri yağmalanıyor; gazete bayileri ateşe veriliyordu.</p>
<p>Şiraz&#8217;da &#8220;İslâm Mahkemesi&#8221; eşcinsel ve fahişe olduğu gerekçesiyle dört kişiyi idam ediyordu.</p>
<p>Benzer olay Tahran&#8217;da da gerçekleşiyor, üç fahişe ve üç eşcinsel kurşuna diziliyordu.</p>
<p>Sesleri ve görüntüleriyle erkekleri tahrik ettikleri için kadın spikerler televizyondan kovuluyor; uyuşturucu olarak görülen müzik yasaklanıyordu.</p>
<p>Alkol içen, kırbaç cezasına çaptırılıyordu.</p>
<p>Şimdi düşünüyorum da, insan zamanla her türlü aşağılanmaya alışıyor galiba.</p>
<p>Hiçbirini görmüyorduk; <strong>basmakalıp analizlerimizin</strong> doğru olduğuna o kadar inanıyorduk ki!..</p>
<p>Oysa toplum hızla dincileştiriliyordu.</p>
<p>Alınan her kararda &#8220;Tamam bu sonuncusu&#8221; diyorduk.</p>
<p>Ama arkası hep geliyordu.</p>
<p>Kızların evlenme yaşı 18&#8242;den 13&#8242;e düşürüldü.</p>
<p>Parfüm, ruj, saç boyası, mücevher gibi kadın malzemelerinin yurda girişi yasaklandı.</p>
<p>Kadın çamaşırı satan mağazaların vitrinlerine sutyen, kombinezon vs. koymasına bile izin yoktu.</p>
<p>Kamu dairelerinde kadın memurlara tesettüre girme emri çıkarıldı.</p>
<p>Aslında birçok aydın kadının üye olduğu kadın dernekleri vardı.</p>
<p>Onlar kendi küçük çevrelerinde &#8220;hamilelik tatilinin uzatılması&#8221;, &#8220;eşit işe eşit ücret&#8221; gibi talepleri tartışıyorlardı.</p>
<p>Biz aydınlar hep aynı düşüncedeydik: <strong>Demokrasi ve özgürlüğe geçiş</strong> sancılarıydı bu tür vakalar!</p>
<p>Abartmaya gerek yoktu.</p>
<p>Hepimiz &#8220;ana çelişki&#8221; üzerinde duruyorduk; öncelikle dışa bağımlılık ve ekonomik krizden kurtulmalıydık.</p>
<p>REFERANDUM OYUNU</p>
<p>Üç ay önce Humeyni, Paris&#8217;te komünistler de dahil olmak üzere her görüşün rahatça örgütleneceği bir <strong>demokrasiden, özgürlükten</strong> bahsederken, şimdi tüm solcu, milliyetçi ve liberalleri <strong>İslam düşmanı</strong> ilan etmişti.</p>
<p>Bu sözler üzerine ilk protestomuzu yaptık.</p>
<p>Mitingimize bir milyonu aşkın insan geldi.</p>
<p>Mollaların en iyi siyasi stratejileriydi; <strong>işlerine gelmediği zaman hemen gündemi değiştiriyorlardı</strong>.</p>
<p>Referandum meselesini gündeme getirdiler.</p>
<p>Halka soracaklardı:</p>
<p>&#8220;İslâm Cumhuriyeti&#8217;ni istiyor musunuz, istemiyor musunuz?&#8221;</p>
<p>Kuşkusuz bu bir oyundu; halkın yüzde 65&#8242;inin okuryazar olmadığı bir ülkede kim ne anlardı cumhuriyetten?</p>
<p>Yapılan propaganda belliydi; dediler ki: &#8220;İslâm&#8217;a evet mi, hayır mı diyorsunuz?&#8221;</p>
<p>Biz bu oyunu biliyorduk ama şöyle düşünüyorduk:</p>
<p>&#8220;Önemli olan cumhuriyettir; serbest seçimlerdir; demokratik haklardır; özgürlüklerdir. <strong>İslâm Cumhuriyeti bunu sağlayacaksa neden karşı çıkalım?</strong>&#8221;</p>
<p>Ancak bazı küçük kesimler bu oyuna gelmemek için referandumu boykot ettiler.</p>
<p>Sonuçta, &#8220;evet&#8221; diyen 20 milyon, &#8220;hayır&#8221; diyen ise sadece 140 bindi.</p>
<p>Mollalar bu referandum sonucunu çok iyi kullandılar.</p>
<p>Güya tüm ülke yaptıklarını onaylıyordu.</p>
<p>Artık <strong>televizyondan sonra basın da ellerine geçmişti</strong>.</p>
<p>Sanki tüm muhaliflerin sayısı 140 bin kişi gibi gösterdiler.</p>
<p>Halbuki 20 milyon içinde bizim oyumuz da vardı.</p>
<p>Ama artık bizim <strong>sesimizin çıkmasına</strong> izin verilmiyordu.</p>
<p>HALKI ANLAYAMADIK</p>
<p>Mollalar güçlendikçe <strong>saldırganlaştılar</strong>.</p>
<p>Örneğin, tirajı bir milyon olan liberal &#8220;Ayendegan&#8221; Gazetesi&#8217;ni kapattırdılar.</p>
<p>Sıra sonra &#8220;Keyhan&#8221; Gazetesi&#8217;ne geldi; muhalif yazarların işten çıkarılmasını sağladılar.</p>
<p>Tüm bu olanları protesto etmek için mitingler düzenlemeye başladık.</p>
<p>Ama <strong>iş işten geçmişti artık</strong>; insanlar yılmıştı, korkuyordu.</p>
<p><strong>Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık</strong> için ayaklanan halkın, bu kadar kısa sürede değişeceğini düşünememiştik.</p>
<p>Sanmıştık ki, mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak.</p>
<p>Halbuki tersi oldu; mollalar yasak, sansür getirdikçe arkalarından gidenlerin sayısı arttı.</p>
<p><strong>Örtünmek moda oldu!</strong></p>
<p>Tüm bunlara &#8220;gelip geçici bir fırtına&#8221; diye bakmak ne büyük yanılgıydı.</p>
<p>Komünistlerden, solculardan, demokratlardan, milliyetçilerden sonra liberal İslâmcılar da zamanla mollaların hedefi oldu.</p>
<p>Şah döneminden daha çok insan cezaevlerine konuldu; idam edildi.</p>
<p>Milyonlarca insan canını kurtarmak için yurtdışına kaçtı. Kaçanlardan biri de bendim.</p>
<p><strong>Umarım bizim hatalarımızdan birileri ders çıkarır.</strong></em></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>neguvon tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-1/#comment-2191</link>
		<dc:creator>neguvon</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jan 2008 15:45:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2191</guid>
		<description>aslında türkiyenin içinden çıkamadığı o kadar sorun var ki birkaç tane statükocu dinazoru yüzünden türkiyede bazı şeylerin önüne geçilemiyor. yukardaki arkadaşların dediği gibi türkiyede  demokrasiden söz edilemez . şimdiki iktidar belli ki bazı şeyleri değiştirmek için küçük şeylerden başlıyor ama sanmayın ki bahsettiğim rejimin tehdit altında olmasıdır aksine türkiyede özgürlükler ve demokrasi adına atılan adımlar bunlar.


not: avrupa devletleri geçmişte büyük savaşlarda fethedemediği ülkelere kendi siyasetçilerini sokup o ülkede hep kargaşa anarşi ya da türkiye gibi darbelere sebep olmuştur. ve özellikle osmanlı sonra osmanlı devletinden nefret  ettirme onun kültürünü yok etme ve yerine yeni idolojiler getirme adına her yola başvurulmuştur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>aslında türkiyenin içinden çıkamadığı o kadar sorun var ki birkaç tane statükocu dinazoru yüzünden türkiyede bazı şeylerin önüne geçilemiyor. yukardaki arkadaşların dediği gibi türkiyede  demokrasiden söz edilemez . şimdiki iktidar belli ki bazı şeyleri değiştirmek için küçük şeylerden başlıyor ama sanmayın ki bahsettiğim rejimin tehdit altında olmasıdır aksine türkiyede özgürlükler ve demokrasi adına atılan adımlar bunlar.</p>
<p>not: avrupa devletleri geçmişte büyük savaşlarda fethedemediği ülkelere kendi siyasetçilerini sokup o ülkede hep kargaşa anarşi ya da türkiye gibi darbelere sebep olmuştur. ve özellikle osmanlı sonra osmanlı devletinden nefret  ettirme onun kültürünü yok etme ve yerine yeni idolojiler getirme adına her yola başvurulmuştur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ORHAN KESKİN tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-1/#comment-2190</link>
		<dc:creator>ORHAN KESKİN</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jan 2008 16:08:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2190</guid>
		<description>Tunç bey yazılarınızı beş altı aydır takip ediyorum. Hayata ve olaylara bakış açınızı takdir ediyorum. Düşüncelerinizin devamını merekla bekliyorum.

Teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tunç bey yazılarınızı beş altı aydır takip ediyorum. Hayata ve olaylara bakış açınızı takdir ediyorum. Düşüncelerinizin devamını merekla bekliyorum.</p>
<p>Teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Düşünceler &#187; Tutarlılık tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-1/#comment-2189</link>
		<dc:creator>Düşünceler &#187; Tutarlılık</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jan 2008 19:52:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2189</guid>
		<description>[...] inilecek trenin adı. [Bakınız: &quot;Yumrukları Hep İçeride Kalacak&quot; yazımıza gelen yorumlar.]&quot; sözünü de günün şakası ilan ediyorum.  O tartışma(*) gösterdi ki, bir kesim [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] inilecek trenin adı. [Bakınız: "Yumrukları Hep İçeride Kalacak" yazımıza gelen yorumlar.]&#8221; sözünü de günün şakası ilan ediyorum.  O tartışma(*) gösterdi ki, bir kesim [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Youtube Yasak, Türban Serbest&#8230; Sessiz Kalmaya Devam! &#124; Fikir Atölyesi tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-1/#comment-2188</link>
		<dc:creator>Youtube Yasak, Türban Serbest&#8230; Sessiz Kalmaya Devam! &#124; Fikir Atölyesi</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jan 2008 18:33:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2188</guid>
		<description>[...] Bu planda kullanılan silahın adı &#8220;demokrasi.&#8221; Hedefe varılınca inilecek trenin adı. [Bakınız: &#8220;Yumrukları Hep İçeride Kalacak&#8221; yazımıza gelen yorumlar.] [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Bu planda kullanılan silahın adı &#8220;demokrasi.&#8221; Hedefe varılınca inilecek trenin adı. [Bakınız: &#8220;Yumrukları Hep İçeride Kalacak&#8221; yazımıza gelen yorumlar.] [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>efsun tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-1/#comment-2187</link>
		<dc:creator>efsun</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jan 2008 11:18:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2187</guid>
		<description>bir yerlerde bir yumruk varsa ve sessizse
bilinsin ki onun tesiri ölçülemez,
o sessiz gazabın büyüyen etkisi harabeye dönüşünce muhatabında felçli bir leş gibi yerlerde süründüğünde takdire muhatap olacaktır...

ama maymunlar hep konuşur, ve aslında konuşmayan parçalamayan, yerle bir etmeyen yumrukların afetlere dönüştüren hakikati zamanla ortaya çıkacaktır ki, her yumruk bir yerlerde bekleyen pusu gibidir cehennemin azablı dağdağalı zindanı misali...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bir yerlerde bir yumruk varsa ve sessizse<br />
bilinsin ki onun tesiri ölçülemez,<br />
o sessiz gazabın büyüyen etkisi harabeye dönüşünce muhatabında felçli bir leş gibi yerlerde süründüğünde takdire muhatap olacaktır&#8230;</p>
<p>ama maymunlar hep konuşur, ve aslında konuşmayan parçalamayan, yerle bir etmeyen yumrukların afetlere dönüştüren hakikati zamanla ortaya çıkacaktır ki, her yumruk bir yerlerde bekleyen pusu gibidir cehennemin azablı dağdağalı zindanı misali&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tartışmak Güzeldir. &#124; Flxi.Org tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-1/#comment-2186</link>
		<dc:creator>Tartışmak Güzeldir. &#124; Flxi.Org</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Sep 2007 07:10:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2186</guid>
		<description>[...] Okuyucusu olduğum Tunç KILINÇ&#039;IN &quot;Yumrukları Hep İçeride Kalacak&quot; konusu üzerine yorum yapan kullanıcılar birbirleri arasında tartışıyorlar. :) Öyleki tartışmayı insan keyifle okuyor ve insanlarin birbirine olan seviyeli yaklaşımları &quot;yanımda birisi olsa da tartışsak&quot; dedirtiyor. [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Okuyucusu olduğum Tunç KILINÇ&#8217;IN &#8220;Yumrukları Hep İçeride Kalacak&#8221; konusu üzerine yorum yapan kullanıcılar birbirleri arasında tartışıyorlar. :) Öyleki tartışmayı insan keyifle okuyor ve insanlarin birbirine olan seviyeli yaklaşımları &#8220;yanımda birisi olsa da tartışsak&#8221; dedirtiyor. [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Herkes Hak Ettiği Gibi Yönetilir. &#124; Fikir Atölyesi tarafından</title>
		<link>http://www.fikiratolyesi.com/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/comment-page-1/#comment-2185</link>
		<dc:creator>Herkes Hak Ettiği Gibi Yönetilir. &#124; Fikir Atölyesi</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jul 2007 15:29:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/05/09/yumruklari-hep-iceride-kalacak/#comment-2185</guid>
		<description>[...] plan programı olan, güvenilir, dürüst, geçmişi sağlam ve laik ve demokratik cumhuriyetin samimi savunucusu tek bir lider göremiyorum. Oysa bunlar zaten minimum beklentiler. Ne yazık! [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] plan programı olan, güvenilir, dürüst, geçmişi sağlam ve laik ve demokratik cumhuriyetin samimi savunucusu tek bir lider göremiyorum. Oysa bunlar zaten minimum beklentiler. Ne yazık! [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
